CANLI

Birgül Oğuz'un Kaleminden Anlamlı Sözler

Birgül Oğuz sözleri ve alıntıları

Birgül Oğuz'dan derlenen bu 100 söz, okurların yıllardır en çok paylaştığı satırlardandır.

En Beğenilen Birgül Oğuz Sözleri

Mavi önlük istiyordum... Mavi önlük. O kadar.

Hah, Birgül Oğuz

Oturup kendime üzgün uzun bir çukur açsam. İçine girip uyusam. Uyudukça tenhalaşsam. Uzak olsam.

Hah, Birgül Oğuz

Nereyeydi o hiçbir yere gitmeyen yol?

Hah, Birgül Oğuz

Hayat saçma sapandır.

Hah, Birgül Oğuz

" ... kimseye kalmaz, sabır, ah, irmik, zaman, falan..."

Hah, Birgül Oğuz

Ona sokulmak kendi kovuğuma kavuşmaktır.

Hah, Birgül Oğuz

Paslı bir gülüş gibi...

Hah, Birgül Oğuz

Herkesin içinde gezdirdiği boğdurulmuş bir ölü...

Hah, Birgül Oğuz

Ölmeden ölünür mü, şuur dediğin diri diri gö­mülür mü?

📖 Sayfa 17 · Hah, Birgül Oğuz

Madem kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde, kuşanacağım kılıç, çıkıp gideceğim kapı nerede?

Hah, Birgül Oğuz

Acı insanları bir araya getirir ama bir arada tutmaz. Beni kavmimle bir tutmayın.

Hah, Birgül Oğuz

''...sağcı kestanelerin göbekleriyse çoktan çatlamıştı işçi kanı içmekten ama güneşin zaptı yakındı...''

Hah, Birgül Oğuz

Dışarıdan bakınca, içine haciz gelmiş bir adam. İçeride, geçmişin enkazını şimdiye fırlattıkça dirilen bir hayalet, bitmeyen bir yastan çatılmış bir şölen, bolca toz, toprak ve çekirdek.

Hah, Birgül Oğuz

Dünya çok ağırdı. Ben çok azdım. Ve dilde sermayem bir ah kalmıştı.

📖 Sayfa 19 · Hah, Birgül Oğuz

...her şeyin bir zamanı vardı, rüzgarın, katılaşmanın, kuruyup ufalanmanın.

Hah, Birgül Oğuz

''...haritalara gündüzleri çiğ sarı, geceleri kapkara bir leke olarak geçen bu tenhada Akasya ve ben, birbirinin uykusuna dağılan birer rüya işçisi...''

Hah, Birgül Oğuz

Anımsamak için unutmak gerek.

📖 Sayfa 18 · Hah, Birgül Oğuz

Kulağı geçmeyen boynuzun ne faydası olur ki?

📖 Sayfa 26 · Hah, Birgül Oğuz

Kaç hece bu "biz" dedikleri, diyordum.
Kaç kişi sığar bir heceye?

📖 Sayfa 23 · Hah, Birgül Oğuz

Ne haliniz varsa onu olun...

Hah, Birgül Oğuz

“Bilmezler ki gölge, ağacın yere düşen düşüncesidir.”

Hah, Birgül Oğuz

Bacaklar gitmek içindir. Yaptı bunu, gitti.

📖 Sayfa 62 · Hah, Birgül Oğuz

susmanın ve anlatmanın, kalmanın ve kaçmanın boşunalığı...

Hah, Birgül Oğuz

Dünya, ah dünya, kötü işlenmiş bir günah dünya!

📖 Sayfa 6 · Hah, Birgül Oğuz

Acı insanları bir araya getirir ama bir arada tutmaz.

📖 Sayfa 23 · Hah, Birgül Oğuz

"Bıçağın hangi tarafında birikeceksin?"

Hah, Birgül Oğuz

Dik duracaksın. Ve olduğundan kalabalık görüneceksin. Ve üreteceksin. Ve unutmayacaksın.

📖 Sayfa 28 · Hah, Birgül Oğuz

Pis faşistlerin göbekleri çatlamıştı işçi köylü kanı içmekten ama gün doğmuş hep uyanmıştık.

📖 Sayfa 43 · Hah, Birgül Oğuz

Onlar mı? Onların kâbesi vardı. Bizim kâbemizse başkaydı. Her sabah toplanıyorduk çevresinde ekmek kırıntılarının, cam bir tuzluğun ve çelik kaşıkların. "Bak," diyordu baba, elinde bir şeftali çekirdeği, "bir şeftali bin şeftali demektir." Baba öyle deyince, havada sersem eğriler çizen ayaklarımı fark ediyordum. Sanki bir rüyaya uyanıyordum da karnımda kıpırdanan çekirdeğin fıkırtısını duyuyordum. Daha da sıkı tutunuyordum elimdeki kaşığa ve sofrada bir başıma kaldığımda kaşığın sapını masaya vurup "onların kâbesi var," diyordum, "ama şeftali çekirdeği bizim."

Hah, Birgül Oğuz

"Ne kadar uzaklaşırsam her şeyin o kadar netleşeceği düşüncesi ilk kez o an çaktı zihnimde."

İstasyon, Birgül Oğuz

Zaman, dünyaya kayıtsız, başına buyruk bir akıştı.

📖 Sayfa 72 · Hah, Birgül Oğuz

' Başkaları için değerli şeylerin elimden bir daha fırlayıp gitmeyeceği ne malumdu? Kendi sularıma kapılıp baş aşağı batmayacağım ne malumdu?'

📖 Sayfa 88 · İstasyon, Birgül Oğuz

Ölümü sahileştiriyordu evrak. Çantada taşınır hale getiriyordu.

📖 Sayfa 60 · Hah, Birgül Oğuz

Her şeyin bir iç zamanı vardı. Kıpırtının, savruluşun ve durmanın.

Hah, Birgül Oğuz

Bütün mesele taraf olduğumuzu göstermekti. Cür’et etmekti.

📖 Sayfa 26 · Hah, Birgül Oğuz

"Kahkaham geldi ama atmadım."

Hah, Birgül Oğuz

Neydi akan, zaman mı mesafeler mi.

📖 Sayfa 19 · Hah, Birgül Oğuz

Bir ihtimal daha var. Evden çık.
Bir tepe bul kendine. Bir akasya. Çık.

Hah, Birgül Oğuz

Acı olan, ona iyi gelen şeyler arasında benim olmamamdı.

📖 Sayfa 60 · İstasyon, Birgül Oğuz

Çünkü onlar annelerini erken, babalarını ölümlerine yakın seviyor.

📖 Sayfa 24 · Hah, Birgül Oğuz

insan ne sessiz ve dalgın,
sessiz dalgın tozlu ağlamaklı.

📖 Sayfa 41 · Hah, Birgül Oğuz

Her şeyin bir iç zamanı vardı.Kıpırtının,savruluşun ve durmanın. Her şeyin bir zamanı .

📖 Sayfa 59 · Hah, Birgül Oğuz

Etrafında tamamen güvenebileceği bir dünya kuramazdım belki ama bunun için hiç değilse çaba gösterebilirdim.

📖 Sayfa 85 · İstasyon, Birgül Oğuz

Bense bir kurşunun kazasıyım. Zaten vurulmuş bir babanın kı­rık boynuzuyum.

Hah, Birgül Oğuz

..kalp bir kere kalp oldu mu, dünyanın bütün kalpleriyle bir güplüyor.

📖 Sayfa 17 · Hah, Birgül Oğuz

Köpüksü bir iz bırakarak aşağı çekiyordu, döne döne aşağı, aşağı, kendi girdabının dibine, doğru aşağı.

📖 Sayfa 66 · Hah, Birgül Oğuz

Bilmezler ki gölge, ağacın yere düşen düşüncesidir. Bir dudağın rüzgarı yeter onu dağıtmaya.

📖 Sayfa 16 · Hah, Birgül Oğuz

Ben tenha,dünyanın uzağıyım.

Hah, Birgül Oğuz

"Bir daha asla" ölümsüzün sözüdür.

📖 Sayfa 80 · Hah, Birgül Oğuz

Birbirlerine değil, onları vaktiyle birbirine lehimleyen ihtimale bakıyorlar. Çoktan tedavülden kalmış bir cümlenin enkazına bakıyorlar. Aynı adam oluyorlar o zaman: Dışarıdan bakınca, içine haciz gelmiş bir adam. İçeride, geçmişin enkazını şimdiye fırlattıkça dirilen bir hayalet, bitmeyen bir yastan çatılmış bir şölen, bolca toz, toprak ve çekirdek.

📖 Sayfa 41 · Hah, Birgül Oğuz

Sert soğuk bir kabukla kaplı duydu kendini. İçiyle kendi arasında bir mesafenin açıldığını düşündü. Yumuşak, ılık, karanlıktı içi. Ama dünya içine değmiyordu. Dünya akıyordu, o kadar.

📖 Sayfa 63 · Hah, Birgül Oğuz

Madem kaldı bu yaşamak suçu üzerimde, de,kuşanacağım kılıç ,çıkıp gideceğim kapı nerede?

📖 Sayfa 22 · Hah, Birgül Oğuz

Tuttular, beni kara bir kadının içine tıktılar. Sonra da karşıma geçip 'hah' dediler,
"Hah."

Hah, Birgül Oğuz

Bazen küçücük bir sarsıntı her şeyi bir arada tutanı yerinden oynatmaya yeter.

📖 Sayfa 27 · İstasyon, Birgül Oğuz

Dik gibi duracaksın. Ve olduğundan kalabalık görüneceksin. Ve üreteceksin. Ve unutmayacaksın.

📖 Sayfa 28 · Hah, Birgül Oğuz

Anımsamanın ilk hecesi ah, ikinci hecesi vah.

📖 Sayfa 18 · Hah, Birgül Oğuz

Hiçbir zaman! Geri dönmek demekse dünyanın lügatlarında anımsamak, anımsamam anımsamam hiçbir şeyi hiçbir zaman.

📖 Sayfa 18 · Hah, Birgül Oğuz

Ölmeden ölünür mü, şuur dediğin diri diri gömülür mü?

Hah, Birgül Oğuz

"Senin aklına böcek kaçmış."

Hah, Birgül Oğuz

Herkesin kalbi kendine.

Hah, Birgül Oğuz

Hazla aşağılayan, aşağılayıp sızlanan, sızlandıkça irileşen, çeperine kabuğuna sığmayan bu gıcırtılı ruh benimdi.

📖 Sayfa 49 · Hah, Birgül Oğuz

Sen bendensin, cânımın şırası, ama benim değilsin.

Hah, Birgül Oğuz

Dört bir ucundan tutuşasın dünya, kalmayasın bana, bize, onlara dünya ah...

📖 Sayfa 15 · Hah, Birgül Oğuz

Hiçbir şey hiçbir zaman yeterince kötü değildir.

📖 Sayfa 11 · İstasyon, Birgül Oğuz

Başkasının yaktığı ateşle ısınmak çok güzeldi. Başkasının pişirdiği yemeği yemek de çok güzeldi. İnsan bunu ancak tek başına uzun zaman geçirdiğinde anlıyordu. Bir de tabii bazı şeyleri takdir etmek için belli bir yaş eşiğini geçmiş olmak gerekiyordu.

📖 Sayfa 69 · İstasyon, Birgül Oğuz

Başıboşluk bazılarının cennetidir.

İstasyon, Birgül Oğuz

Şükürler olsun beni vakitsiz azat eden anama.

Hah, Birgül Oğuz

"Yalnız olduğunu sanıp şevkle burnunu karıştıran birinin ifadesi vardı yüzünde bana her baktığında."

Hah, Birgül Oğuz

Geri dönmek demekse dünyanın lügatlarında anımsamam, anımsamam anımsamam hiçbir şeyi hiçbir zaman.

📖 Sayfa 18 · Hah, Birgül Oğuz

Her ikisinde de bir başkasına eşlik etmenin mutlu uyanıklığı ve eşlik edilmenin hoşnutluğu vardı. Birbirlerine güveniyorlardı.

İstasyon, Birgül Oğuz

Başıboşluk bazılarının cennetidir. Bir sabah uyanırsın ve yapacak hiç ama hiçbir şey yoktur.

📖 Sayfa 53 · İstasyon, Birgül Oğuz

"Hikâyeler hep güzeldir," dedi başka biri, "dinleyecek biri kaldıysa tabii."

📖 Sayfa 12 · Fasulyenin Bildiği, Birgül Oğuz

Hah! Onların hali harap. Dünya hafif, insan eti ağır, diyorlar. İnsanın canı ezelden beri toprakla tıkalı, diyorlar. Teker teker gelip hep bir ağızdan diyorlar: Dünya, ah dünya, kötü işlenmiş bir günah dünya!

📖 Sayfa 15 · Hah, Birgül Oğuz

Bizler içi oyuk adamlarız. Bizler içi doluk adamlarız.
Birlikte eğilen kafaları saman tıkılı. Yazık!

📖 Sayfa 37 · Hah, Birgül Oğuz

Sahi, neden rahimden çıkınca son soluklarını vermemiş bunlar? Şimdiye uyumuş, dinlenmiş olmaz mıydı bunlar?

📖 Sayfa 16 · Hah, Birgül Oğuz

Beni burada unutsalar.. Perdeyi sımsıkı çekip savulsalar..Şakağımda bekleyen namluyla baş başa kalsam.. Oturup kendime üzgün uzun bir çukur açsam.. İçine girip uyusam.. Uyudukça tenhalaşsam.. Uzak olsam..

📖 Sayfa 26 · Hah, Birgül Oğuz

Ey biri, ey kimse, ey hiç kimse, ey sen: Nereyeydi o hiçbir yere gitmeyen yol?

Hah, Birgül Oğuz

Ama illa aklıyla mı bilmeli insan? İşte, göğsüyle de bilmeyi bilen bilir: Fecrin kirpiklerini görmek güzeldir.

Hah, Birgül Oğuz

Bizler içi oyuk adamlarız Bizler içi doluk adamlarız.

Hah, Birgül Oğuz

Madem kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde, de, kuşanacağım kılıç, çıkıp gideceğim kapı nerede?

Hah, Birgül Oğuz

Neden sersemdir insan? Neden yalpalar durur?

Hah, Birgül Oğuz

Etrafımdaki insanların benden bağımsız varlıklar değil zihnimin şekilden şekle giren uzantıları kalmaları beni rahatlatıyordu..

📖 Sayfa 19 · İstasyon, Birgül Oğuz

Kaldı ki yalnızken zaten cennetteydim.

İstasyon, Birgül Oğuz

Sesi kumral sazlıklar gibi dal­galanır kulaklarımda. Elimi avucunun sıcağına bırakır, iyi geceler, derim.

📖 Sayfa 39 · Hah, Birgül Oğuz

Ve dilde sermayem bir ah kalmıştı.

📖 Sayfa 12 · Hah, Birgül Oğuz

Biz harapmışız. Biz hiç olmamalıymışız. Biz eski bir hataymışız.

📖 Sayfa 17 · Hah, Birgül Oğuz

Bir an, ama sadece bir an, davranışlarının kaynağına inmeyi başarırsam her şeyi düzeltebileceğimi, anlamadan kopup kötü tekrarları önleyebileceğimi, daha iyi bir insan olabileceğimi düşündüm..

📖 Sayfa 85 · İstasyon, Birgül Oğuz

Bile isteye kandığı, sonra inandığı, sonra inandığına inanmadığı, şimdi ise ne inandığı ne de inanmadığı bu iki kıyıdan hangisinin onu kendine çağırdığının da bir önemi yoktu artık.

📖 Sayfa 69 · Hah, Birgül Oğuz

Başıbozukluk bazılarının cennetidir.

📖 Sayfa 53 · İstasyon, Birgül Oğuz

Anımsamak için unutmak gerek.
Ben anımsayamam. Ama bu yasa eski, bu gergef ondan eski. Ve herkes biliyor:
Anımsamanın ilk hecesi ah, ikincisi vah. Peki unutmak kaç hece, Akasya?
Ya benim takatim nereye kadar?

📖 Sayfa 18 · Hah, Birgül Oğuz

Günün ışığı eğrilip sol­dukça, beni dünyayla bir arada tutan dikiş tıkır tıkır çözülürdü. Bir yanım uyur, öbür yanım susardı.

📖 Sayfa 29 · Hah, Birgül Oğuz

Bilmezler ki gölge, ağacın yere düşen düşüncesidir. Bir dudağın rüzgârı yeter onu dağıtmaya.

Hah, Birgül Oğuz

İnsanın canı ezelden beri toprakla tıkalı, doğrudur. Ama illa aklıyla mı bilmeli insan? İşte, göğsüyle de bilmeyi bilen bilir: Fecrin kirpiklerini görmek güzeldir.

Hah, Birgül Oğuz

Hem biz niçin doğunca ölmedik, rahimden çıkınca son soluğumuzu vermedik? Alacağın alacağın alacağın olsun dünya!

Hah, Birgül Oğuz

"Dünya hafif, insan eti ağır, diyorlar.."

Hah, Birgül Oğuz

Geri dönmek demekse dünyanın lügatlarında anımsamak, anımsamam anımsamam hiçbir şeyi hiçbir zaman.

📖 Sayfa 18 · Hah, Birgül Oğuz

Şuur ki cana acıdır, ben şuuru canıma tattırmadım.
Ben tenha, dünyanın uzağıyım.

📖 Sayfa 15 · Hah, Birgül Oğuz

Bizi hem ha­yatta hem yaşantıda tutan, birbirimize ve dünyaya rapteden bir cevher vardı. Emindim. Çünkü dünyayı idrak ediyorduk ama ne dünya ne idrak bizi öldürebiliyordu. Demek biz bunlardan biraz daha fazla bir şeydik.

Hah, Birgül Oğuz

Yenik düşmüş bir haklılık içindeydik, beceriksiz bir iyilik.

📖 Sayfa 9 · İstasyon, Birgül Oğuz

birbirlerini severlerdi ama damak tatlarına aykırı bir lezzetin özgünlüğünü sever gibi...

📖 Sayfa 50 · İstasyon, Birgül Oğuz
Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Her sözün altında alındığı eser belirtilmiştir.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4