
Yorgunluk Toplumu adlı eser, Byung-Chul Han tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2010'da okurlarla buluşmuştur. Bu sayfada, eserden akılda kalan bölümler okur beğenisine göre sıralı.
Yorgunluk Toplumu'dan En Beğenilen Alıntılar
Depresyon, geç-modern insanın kendi olmak hususundaki başarısızlığının patolojik bir dışa vurumudur.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
"Hayat hiçbir zaman bugünkü kadar geçici olmamıştı. Kökten geçici olan sırf insani hayat değil, esasen dünyanın kendisidir de. Hiçbir şey devamlılık ya da süreklilik sözü vermez. Bu varlık noksanlığı karşısında sinir bozuklukları ve huzursuzluklar ortaya çıkar."
📖 Sayfa 32 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
"İyi bir hayat yaşama kaygısı, gitgide hayatta kalma kaygısına dönüşüyor."
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Yorgunluğun gönlü geniştir
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Maurice Blanchot
Şiddet yalnızca negatiflikten değil, pozitiflikten de meydana çıkar. Yalnızca başka veya yabancıdan değil aynıdan da doğar.
📖 Sayfa 6 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
21. yüzyıl toplumu artık bir disiplin toplumu değil, performans toplumudur. Sakinleri de 'itaatkar özne' değil, performans öznesidir.
📖 Sayfa 17 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Aynıyla yaşayan, aynıdan ölür.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Baudrillard
“Aynıyla yaşayan, aynıdan ölür.”
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Her çağın nevi şahsına münhasır hastalıkları vardır.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
"Manzara kendisini bende tasavvur ediyor, ben bilinciyim onun,"
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Kişiyi olması gerektiği kişi yapan tek şey faal hayat değil, düşünceye dalmış bir hayattır.
📖 Sayfa 35 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Benzeri aracılığıyla yaşayanın ölümü benzerinden olur.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Handke'nin söylediği gibi,
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
"sana yorgunumdur"
Hayat hiçbir zaman bugünkü kadar geçici olmamıştı. Kökten geçici olan sırf insan hayatı değil, esasen dünyanın kendisidir de. Hiçbir şey devamlılık ya da süreklilik sözü vermez. Bu varlık noksanlığı karşısında sinir bozuklukları ve huzursuzluklar ortaya çıkar.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Ölüler krallığının ortasındaki yegâne yaşam işareti olan küçük çimen, ümitsiz bosluğu daha da güçlendirir yalnızca.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han

Tükenmişlik sendromu, aynının aşırılığından gelip Ben'in fazla hararetle kor gibi yanmasıdır.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
"Yalnızca ötekini görmem, ben kendim de bir ötekiyimdir ve 'öteki' aynı zamanda 'ben'dir". Bu aralık, 'hiç kimse ve hiçbir șeyin hakim' hatta yalnızca 'üstün' bile olmadığı ayrımsızlık [In-Differenz] olarak dostluğun mekânıdır.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Depresif insan, kendi isteğiyle de olsa, her hangi bir kısıtlama olmaksızın kendini sömüren animal laborans’tır.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Depresif bireyin "Hicbir sey mümkūn değildir" şikayeti, ancak "Hicbir sey imkânsız değildir" inancında olan bir toplumda mümkündūr.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
"Insan hicbir sey yapmadığında her zamankinden daha aktiftir, kendi başınayken de her zamankinden daha az yalnızdır."
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
“Yorgunluğun geniş bir kalbi vardır.”
📖 Sayfa 53 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Maurice Blanchot
Kızgınlığın öfkeyle olan ilişkisi, korkunun kaygıyla olan ilişkisi gibidir.
📖 Sayfa 39 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Meditasyon son derece aktif bir süreçtir;
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
kesinlikle pasiflikten bașka her șeydir. Meditasyon, kendi içinde bir egemenlik noktasına ulaşma, merkezde olma egzersizidir.
Tükenmişlik sendromu, aynının aşırılığından gelip Ben'in fazla hararetle kor gibi yanmasıdır.
📖 Sayfa 16 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Bugün, aralık ve ara-zamanlar açısından çok fakir, ara verme kıtlığının olduğu bir dünyada yaşıyoruz.
📖 Sayfa 38 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
“Ne kadar aktif olursan o kadar özgür olacağına inanmak bir yanılsamadır.”
📖 Sayfa 40 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Huzur eksikliğinden dolayı medeniyetimiz yeni bir barbarlığa dönüşüyor.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
"Tanrılar yoruldu, kartallar yoruldu, yara yorgun bir sekilde kapandı"
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
-Ebilme'yi ebilememe, kendini suçlama ve kendine zarar vermeyi tetikler.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
İnsan yalnızca bir şey yapabilme imkanına sahip olsaydı ve bir şey yapmama imkanı olmasaydı sonu ölümcül bir hiperaktiviteye varırdı.
📖 Sayfa 41 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han

"Aktiflik toplumu olarak yorgunluk toplumu kendini yavaş yavaş bir doping toplumuna dönüştürdü."
📖 Sayfa 51 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
"Kişiyi olması gerektiği kişi yapan faal hayat
📖 Sayfa 35 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
değil, düşünceye dalmış bir hayattır."
"Her çağın nevi şahsına münhasır
📖 Sayfa 7 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
hastalıkları vardır. (...) Depresyon, dikkat
eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu,
sınırdaki kişilik bozukluğu veya tükenmişlik
sendromu gibi sinirsel hastalıklar 21.
yüzyılın patolojik manzarasını tayin
etmektedir."
Huzur eksikliği sebebiyle medeniyetimiz yeni bir barbarlığa dönüşüyor.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
"Yalnızca başkasını görmem, ben kendim
📖 Sayfa 53 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
de bir başkasıyımdır ve 'başkası da aynı
esnada bendir.'"
...Depresyon, geç-modern insanın kendi olmak hususundaki başarısızlığının patolojik bir dışa vurumudur.
📖 Sayfa 20 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Geçtiğimiz yüzyıl bir bağışıklık çağıdır. İç ile dış, dost ile düşman veya kendi ile yabancının açık seçik ayrımlarla ele alındığı bir çağdır.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Tükenmişlik Sendromu, yalnızca yorulmuş benliği değil, yorgun ve yanıp kül olmuş nefsi de ifade eder.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Bütün yaşama çabaları ölüme doğru götürür.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
"Tam anlamıyla çıplak ve kökten geçicilik haline dönüşmüş yaşama, insanlar hiperaktiviteyle, işkoliklikle ve üretimle karşılık veriyor. Günümüzdeki hızlanma da, bu varlık noksanlığıyla alakalıdır. İş ve performans toplumu kesinlikle bir özgürlük toplumu değildir."
📖 Sayfa 33 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Öfke, bir duruma ara verebilme ve yeni bir durumun ortaya çıkabilmesine izin verme yetisidir.
📖 Sayfa 39 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Aynının hüküm sürdüğü bir sistemde, direnç mevzubahis edilecekse bundan ancak mecazen bahsedilebilir.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Nietzsche, "Meşgul İnsanının Temel Eksikliği" isimli aforizmasında şöyle der:
📖 Sayfa 39 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
"Meşgul olanlarda ekseriyetle daha yüksek bir meşguliyet eksikliği vardır... Bu açıdan tembeldirler. Meşgul olanlar, mekaniğin ahmaklığı uyarınca, bir taşın yuvarlanışı gibi yuvarlanıyorlar." Çok farklı meşguliyet tarzları vardır. Mekaniğin ahmaklığını takip eden meşguliyet ara vermek bakımından fakirdir. Makine duraklayamaz. Bilgisayar, devasa hesaplama yeteneğine rağmen ahmaktır çünkü tereddüt etme noksanlığı vardır.
Varlığın yerine iradeyi koyan Nietzsche bile insanca hayatın, kendisinden yoğunlaşabilme unsurlannın tümünün çıkarıdığında, ölümcül bir hiperaktivitede biteceğini biliyordu: "Huzur eksikliğinden dolayı medeniyetimiz yeni bir barbarlığa dönüşüyor. Hiçbir zamanda çalışanlar, yani huzursuzlar, bu kadar muteber değildi. Bu sebeple insan karakterine dair ele alınması gereken en önemli düzeltmelerden biri ondaki dalgınlaşma unsurunun önemli bir derecede güçlendirilmesidir.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Kendisini özgür zanneden performans öznesi (insan) aslında Prometheus gibi zincirlenmiştir. Sürekli büyüyen ciğeriyle beslenen kartal, performans öznesinin savaştığı alter egosudur.
📖 Sayfa 7 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han

"Günümüz toplumu artık Foucault'un
📖 Sayfa 17 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
bahsettiği hastaneler, tımarhaneler,
hapishaneler, kışlalar ve fabrikalardan
oluşan bir disiplin toplumu değil. Bunların
yerini çoktan beridir fitness salonları,
bürolardan oluşan gökdelenler, bankalar,
havaalanları, alışveriş merkezleri ve gen
laboratuvarları aldı. 21. yüzyıl toplumu
artık bir disiplin toplumu değil, performans
toplumudur. Sakinleri de 'itaatkar özne'
değil, performans öznesidir."
"Her şeyden önce depresyon, bir yapabilme
📖 Sayfa 21 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
ve edebilme yorgunluğudur. Depresif bireyin
hiçbir şey mümkün değil çığlığı ancak
her şeyin mümkün olduğuna inanılan bir
toplumda mümkündür."
"Şiddet yalnızca negatiflikten değil,
📖 Sayfa 12 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
pozitiflikten de meydana çıkar. Yalnızca
başka veya yabancıdan değil aynıdan da
doğar. Baudrillard, açıkça bu pozitif şiddete
işaret ederek şöyle yazmıştı: 'Aynıyla
yaşayan aynıyla ölür.'"
İnsan hiçbir şey yapmadığında her zamankinden daha aktiftir, kendi başınayken de her zamankinden daha az yalnızdır.
📖 Sayfa 36 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Başarılı bir şekilde birlikte yaşamayı da içine alan iyi bir yaşam kaygısı, gitgide yerini canlı kalma kaygısına terk ediyor.
📖 Sayfa 26 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Yalnızca tanrıya veya öte dünyaya değil, gerçekliğin kendisine karşı da yitirilen inanç insan hayatını da kökten geçici kıldı. Hayat hiçbir zaman bugünkü kadar geçici olmamıştı.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
“Disiplin toplumunun negatifliği deliler ve caniler doğurmuştur. Performans toplumuysa depresif ve mağluplar yaratır.”
📖 Sayfa 10 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Hemen tepki vermek ve her dürtünün peşinden gitmek zaten bir hastalık, bir çöküş ve bir tükenmişlik semptomudur.
📖 Sayfa 39 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
İnsan yaşamı hiçbir zaman bugün olduğu kadar geçici olmamıştı. Yalnızca insan yaşamı değil, genel olarak dünya da radikal bir şekilde geçici hale geliyor.
📖 Sayfa 33 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Alain Ehrenberg bugünkü insan tipini Nietzsche'nin egemen insanıyla aynı kefeye koyarak hata yapar: "Nietzsche'nin gelişini ilan ettiği, kendi kendini andıran egemen insan toplumsal olarak gerçekleşmek üzeredir." Nietzsche de ona, direkt olarak, gerçek olmak üzere olan bu insan tipinin egemen üst-insan [Übermensch] değil, olsa olsa sadece çalışan son-insan olduğunu söylerdi.
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Gelgelelim halihazırda kişiyi hasta eden toplumunun yeni kanunu olan performans buyruğudur...
📖 Sayfa 21 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Performans öznesi kendini kendi kendiyle savaş eder halde bulur. Depresif kişi bu içselleştirilmiş savaşta yaralanmış kişidir. Depresyon, pozitifliğin aşırılığı altında ızdırap çeken toplumun hastalığa yakalanmasıdır. Kendi kendisiyle savaşı sürdüren insanlığın akisidir .
"Zamanın hızı içinde kaybolmak istemiyorsan, durmayı ve hiçbir şey yapmadan beklemeyi öğrenmelisin. Gerçek özgürlük, bir şeyleri kaçırma korkusundan kurtulduğun an başlar."
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Baudrillard, açıkça bu pozitif şiddete işaret ederek şöyle yazmıştı: "Aynıyla yaşayan, aynıdan ölür."
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Günümüz toplumu artık Foucault'nun bahsettiği hastaneler, tımarhaneler, hapishaneler, kışlalar ve fabrikalardan oluşan bir disiplin toplumu değil. Bunların yerini çoktan beridir fitness salonları, bürolardan oluşan gökdelenler, bankalar, havaalanları, alışveriş merkezleri ve gen laboratuvarları aldı. 21. yüzyıl toplumu artık bir disiplin toplumu değil, performans toplumudur. Sakinleri de 'itaatkar özne' değil, performans öznesidir. Bu özneler kendi kendilerinin müteşebbisleridir.
📖 Sayfa 17 · Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
“Manevi, mana kelimesinden gelir, dolayısıyla anlama ve anlam ufkuna ilişkindir.”
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han
Sıkça Sorulan Sorular
Yorgunluk Toplumu kimin eseridir?
Yorgunluk Toplumu, Byung-Chul Han tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2010'da yayımlanmıştır. Türkçeye Samet Yalçın çevirmiştir.
Yorgunluk Toplumu kaç sayfadır?
Yorgunluk Toplumu, 64 sayfadır (Açılım Kitap baskısı).
Yorgunluk Toplumu'nun en ünlü sözü nedir?
“Depresyon, geç-modern insanın kendi olmak hususundaki başarısızlığının patolojik bir dışa vurumudur.”