
Buda, Karen Armstrong'un 216 sayfalık eseridir. Kitaptan derlenen sözler, okurların beğeni sırasına göre listelenmiştir.
Buda'dan En Beğenilen Alıntılar
Pali metinlerine göre kendimizi egotizmden arındırdığımızda, benmerkezciliğin esaretinden kurtulduğumuzda ve gerçekleri "olduğu gibi" gördüğümüzde bize gelen "sevinç" "neşe" ve sukûneti uman kişi ancak o zaman deneyimler.
📖 Sayfa 100 · Buda, Karen Armstrong
Bazı insanlar kafalarını kuma gömer ve dünyanın dertleri üzerine düşünmeyi reddeder ama bu mantıksız bir rotadır. Çünkü eğer tamamen hazırlıksız olursak, hayatın trajedisi üzerimizde yıkıcı bir etki yaratabilir.
📖 Sayfa 31 · Buda, Karen Armstrong
Bir zamanlar insanlık ile tanrısallık arasında uçurum yoktu:
📖 Sayfa 39 · Buda, Karen Armstrong
Tanrı akşamın serinliğinde bahçede geziniyordu. İnsanlar da birbirinden ayrılmış değildi. Adem ve Havva cinsiyet farkının ya da iyi ile kötü arasındaki ayrımın farkında olmadan uyum içinde yaşıyordu.
Ahimsa (zararsızlık) yolun sadece bir kısmı olabilirdi: Uman kişi şiddetten kaçınmalı ama aynı zamanda herkese ve her şeye nazikçe, kibarca davranmalıydı. Kötü niyet taşıyan başlangıç aşamasındakitürlü duyguya karşı koymak için iyilikle dolu düşüncelerı geliştirmeliydi. Yalan söylememek çok önemliydi ama "doğru sözler" sarf etmek ve ağzınızdan çıkan her şeyin söylenmeye değer yani "mantıklı, doğru, temiz ve yararlı" olduğuna dikkat etmek de son derece mühimdi.
📖 Sayfa 89 · Buda, Karen Armstrong
Buda'nın bizzat öğrendiği üzere, İlk Yüce Gerçek olan dukkha'yı anlamak başkalarının acılarına empatiyle yaklaşmak anlamına geliyordu; anatta doktrini aydınlanmış bir kişinin kendisi için değil, başkaları için yaşaması gerektiğini ifade ediyordu.
📖 Sayfa 128 · Buda, Karen Armstrong
Gotama insan yaşamına baktığında sadece doğum travmasıyla başlayan ve "yaşlılık, hastalık, ölüm, keder ve yozlaşmaya" doğru merhametsizce ilerleyen amansız bir acı çekme döngüsü görüyordu.
📖 Sayfa 31 · Buda, Karen Armstrong
Kişinin tamamen kendisi olabilmesi için kendi sınırlarının ötesine geçmesi gerekir..
📖 Sayfa 39 · Buda, Karen Armstrong
Biz çok çabuk umutsuzluğa düşen varlıklarız ve etrafımızdaki acı, zulüm, hastalık ve adaletsizliklere rağmen kendi içimizde hayatın güzel olduğuna dair bir inanç yaratmak için çok çaba göstermek zorundayız.
Buda, Karen Armstrong
Ne kadar yüce olursa olsun hiçbir otorite kutsanmamalı..Budistler kendi kendilerini motive etmeli, karizmatik bir liderin çabalarına değil kendi gayretlerine güvenmeliler..
Buda, Karen Armstrong
Hoşgörü ve sabır tüm tasarrufların en yücesidir.
Buda, Karen Armstrong
Buda Gotama'nın bir karısı ve küçük bir oğlu vardı ama oğlu doğduğunda hiçbir sevinç hissetmemişti. Küçük çocuğa "pranga" anlamına gelen Rahula ismini koymuştu.
Buda, Karen Armstrong
Nefret daha fazla nefretle bastırılamaz.
Buda, Karen Armstrong
Kendi kendinizin adası, kendi kendinizin sığınağı olmalısınız ve bunları başka birinde aramamalısınız
📖 Sayfa 180 · Buda, Karen Armstrong
Hayattaki hiçbir şey sabit olarak kabul edilemez. Bir kişi değişmez bir mevcudiyet olarak değil, bir süreç olarak görülmelidir.
📖 Sayfa 123 · Buda, Karen Armstrong
Bu yüzden kendi kendinizin adası, kendi kendinizin sığınağı olmalısınız ve bunları başka birinde aramamalısınız.
Buda, Karen Armstrong
Zihinlerimizi ve yüreklerimizi her tarafımızı saran evrensel acıya kapatmakta israr ettiğimizde, kendimizin gelişmemiş bir versiyonunda kilidli kalırız, büyüyemeyiz ve ruhsal içgörü imkansız hale gelir
📖 Sayfa 55 · Buda, Karen Armstrong
Gotama aydınlanmaya ulaştıktan çok sonra bile, muhtemelen Jungcu psikologların gölge taraf; yani kurtuluşumuza karşı mücadele eden, ruhun içindeki bilinç dışı unsurlar olarak adlandıracağı Mara'ya karşı tetikte olmalıydı.
📖 Sayfa 58 · Buda, Karen Armstrong
Ama önce, hatta Gotama meditasyona bile başlamadan önce, geçerli bir ahlak zemini hazırlamak zorundaydı.
📖 Sayfa 75 · Buda, Karen Armstrong
Aslında sorunun kaynağı da tam olarak buydu çünkü orman keşişlerinin çoğu gibi Gotama da onu acı ve kedere bulanmış gibi görünen bir varoluşa sürükleyen şeyin eşyalara ve insanlara duyulan bağlılık olduğuna inanıyordu. Keşişlerin bazıları fani şeylere duyulan bu tarz bir tutku ve isteği, ruhu aşağıya çekerek evrenin doruklarına çıkmasını engelleyen bir toz tanesine benzetiyordu.
📖 Sayfa 30 · Buda, Karen Armstrong

Kişi her şekilde acı çekecek ve ölecekti; eski büyülü yöntemlerle kaderi engelleme girişimi söz konusu değildi ama böylesine kusurlu bir dünyada varoluşa anlam katan hayat trajedilerinin tam ortasında sakinliğin tadını çıkartabilirdi.
📖 Sayfa 44 · Buda, Karen Armstrong
Gotama(Buda) bir kişilik kültü istemiyordu ancak gerçek şu ki insanlar Gotama, Sokrates, Konfüçyus ve İsa gibi paradigmatik bireylere bir tanrı ya da insanüstü varlık gibi saygı göstermeye meyillidir.
Buda, Karen Armstrong
Bizim bedenlerimiz farklı, ama sanırım tek bir zihne sahibiz.
📖 Sayfa 149 · Buda, Karen Armstrong
Peki ama gotama dünyaya neden bu kadar kasvetle bakıyordu?
Buda, Karen Armstrong
Ölümlülük hayatın katlanılması zor bir gerçeğiidir.
Zen Budizmi'nin Lin-Chi çizgisini kuran dokuzuncu yüzyıl üstatlarından biri otorite figürlerinden bağımsız kalmanın önemini vurgulamak için öğrencilerine, "Eğer Buda'yla karşılaşırsanız, Buda'yı öldürün!" telkininde bulunacak kadar ileri gitmişti.
Buda, Karen Armstrong
Ölümlülük hayatın katlanılması zor bir gerçeğidir.İnsanoğlu bir gün öleceğini bilerek yaşamak zorunda olan tek hayvandır..
📖 Sayfa 31 · Buda, Karen Armstrong
Kendi yüreğinize baktığınızda, neyin doğru olduğunu bildiğinizi göreceksiniz.
📖 Sayfa 156 · Buda, Karen Armstrong
Eğer hayatlarımızda "doğum, yaşlılık, ölüm, keder ve yozlaşma" varsa, bu acı verici durumların olumlu karşılıkları da olmalıydı..
📖 Sayfa 33 · Buda, Karen Armstrong
Ağaçlar sessizdir; hiçbir ahenksiz ses huzurlarını bozmaz; insanın sıradan dünyadan ve hayatın zalimliklerinden uzakta huzur bulabileceği bir yer hissi verirler.
📖 Sayfa 23 · Buda, Karen Armstrong
Ancak yürekten yaşamayı ve diğer canlıların acılarını kendi acımızmış gibi hissetmeyi öğrendiğimizde, gerçek anlamda insan oluruz.
Buda, Karen Armstrong
Tanrılardan gelecek bir mesajı beklemek yerine, cevabı kendi içinde arayacak, zihninin en uzak köşelerini keşfedecek, tüm fiziksel kaynaklarından faydalanacaktı.
Buda, Karen Armstrong
İnsanoğlu bir gün öleceğini bilerek yaşamak zorunda olan tek hayvandır
📖 Sayfa 31 · Buda, Karen Armstrong
Yogi bilinçaltının kontrolüne ulaşmak için normal dünyayla tüm bağlarını korparmak zorundaydı. Önce, her keşiş gibi toplumu ardında bırakarak "çıkış" yapması gerekiyordu. Ardından onu adım adım sıradan davranış şablonlarının ve zihinsel alışkanlıkların ötesine götürecek sert bir perhizden geçmeliydi. Deyim yerindeyse eski benliğini ölüme yatırmalıydı. Bu şekilde tamamen farklı bir varlık biçimi olan gerçek özbenliğin uyanacağı umuluyordu.
📖 Sayfa 71 · Buda, Karen Armstrong
Tıpkı Gotama gibi, siyasi bir şiddet çağında yaşıyoruz ve insanın insana yaptığı insaniyetsizliğin korkunç işaretiyle karşı karşıya kalıyoruz. Bizim toplumumuzda da rahatsızlık, kentsel umutsuzluk ve kuralsızlık yaygın; biz de bazen, ortaya çıkan yeni dünya düzenine korkuyla yaklaşıyoruz.
Buda, Karen Armstrong
Yogi transa (jhana) girdiğinde, giderek artan ve olağan deneyimlerle çok ilgisi olmayan bir dizi derin zihinsel durumun içinde ilerlemişti.
Buda, Karen Armstrong
Eğer var olmasaydı, bir çıkış yolu bulmak imkansız olurdu.
Buda, Karen Armstrong
"Gerçekten özgür olan bir zihin, sahip olduğu her şeyin geçici olduğunu ve hiçbir şeyin kalıcı olmadığını kabul eder. Bu farkındalık, acıyı azaltır ve huzura giden yolu açar."
Buda, Karen Armstrong
Hayal kırıklığının, kederin ya da acının yer bulmadığı; kontrolümüzün dışındaki unsurlara bağlı olmayan bir yaşam şeklini tanımlamak, hatta öngörmek bile zordur
📖 Sayfa 36 · Buda, Karen Armstrong
İsa kesinlikle var olmuştu ama hikayesi İnciller'de bir paradigma olarak sunulmuştu.
📖 Sayfa 17 · Buda, Karen Armstrong

Tanrıların onuruna yapılan fedakârlıklar insan sefaletini azalmıyordu.
📖 Sayfa 34 · Buda, Karen Armstrong
Zararlı olan her şeyden sakınmak,
Buda, Karen Armstrong
yararlı olana erişmek ve
kişinin kendi zihnini arındırması;
İşte Buda'ların öğrettikleri bunlardır.
Hoşgörü ve sabır tüm tasarrufların en yücesidir;
Buda'lar der ki Nibbana en üstün değerdir.
Birini inciten kişi ev yaşantısından gerçek anlamda
"Çıkış" yapmış sayılmaz.
Diğer insanları inciten kişi gerçek bir keşiş değildir.
Yermek yok, zarar vermek, baskı yapmak yok.
Yiyecek, tek bir yatak ve sandalye; bununla ilgili kuralları bilmek
Bunları meditasyondan gelen daha yüksek algıda uygulamak.
Aydınlanmış Kişiler'in öğrettiği şey budur.
Gotama'da bulduğumuz şey tam, nefes kesici bir kendini terk etme halidir.
📖 Sayfa 21 · Buda, Karen Armstrong
Öfke, suçluluk, şefkatsizlik, kıskançlık ve açgözlülük gibi " zararlı" ruh hallerinden, bir tanrı tarafından yasaklandığı ya da "günah" olduğu için değil, bu tarz duygulara düşkünlüğün insan doğasında hasara yol açtığı fark edildiği için kaçınılmalıydı. Keşiş hayanının gerektirdiği merhamet, nezaket, anlayış, samimiyet ve kibarlık yeni münzeviliği oluşturuyordu.
📖 Sayfa 151 · Buda, Karen Armstrong
Benliğini seven bir kişi diğerlerinin benliğine de zarar vermemeli
📖 Sayfa 155 · Buda, Karen Armstrong
Aslında İsa'yı tamamen anlamak ancak kişinin bazı açılardan kişisel dönüşümü deneyimlemesiyle mümkündür. Aynı şey yirminci yüzyıla kadar muhtemelen tüm zamanların en etkili figürlerinden biri olan Buda için de geçerlidir.
📖 Sayfa 17 · Buda, Karen Armstrong
Gotoma, bu kusurlu dünyanın tam ortasında aradığı özgürlüğü bulduğunu düşünüyordu. Tanrılardan gelecek bir mesajı beklemek yerine,cevabı kendi içinde arayacak, zihninin en uzak köşelerini keşfedecek, tüm fiziksel kaynaklarından faydalanacaktı.
📖 Sayfa 34 · Buda, Karen Armstrong
Bilgelerin ruhsal arayışı evrenin kişilerüstü özünü ve var olan her şeyin kaynağını ifade eden brahman'ın gerçekliğiydi. Ama brahman sadece uzak ve aşkın bir gerçeklik değildi, aynı zamanda yaşayan ve nefes alan her şeyi saran içkin bir mevcudiyetti. Aslında bir uygulayıcı Upanişadik disiplinler aracılığıyla brahman'ın, kendi varlığının özündeki mevcudiyet olduğunu anlayacaktı. Kurtuluş, brahmin'lerin öğrettiği gibi kurban ritüelinde değil; tanrılardan bile büyük, mutlak ve sonsuz gerçeklik olan brahman'ın kişinin en derin özbenliğiyle (atman) özdeş olduğunun fark edilmesinde yatıyordu.
📖 Sayfa 50 · Buda, Karen Armstrong
Yogi "istiyorum" demek yerine diğerlerinin iyiliğini istemeyi öğreniyordu.
📖 Sayfa 95 · Buda, Karen Armstrong
Siddhatta'nın babası, Suddhodana otorite figürünün bir örneğiydi. Oğlunu kişisel görüşünü benimsemeye zorluyor, kendi kararlarını vermesine müsaade etmiyordu. Kişiye özgün olmayan bir benliğin, çocuksu ve uyanmamış bir ruh halinin içine hapseden bu tarz bir baskının yaptığı tek şey aydınlanmayı engellemek olabilirdi.
📖 Sayfa 55 · Buda, Karen Armstrong
Buda yıllar boyunca bilincini ve bilinçaltını gerçekliği tamamen farklı bir bakış açısıyla; çoğu insanın yargısına gölge düşüren egotizmin gerçekleri çarpık gösteren ortamından uzak görmek için eğitmişti.
📖 Sayfa 190 · Buda, Karen Armstrong
Yoganın amacı yoginin zihnini Özbenliğiyle birleştirmek, zihnin tüm güç ve dürtülerini bağlamak, böylece bilincin normalde insanlar için imkansız olan birleşik bir hale gelmesini sağlamaktı.
📖 Sayfa 70 · Buda, Karen Armstrong
Sokrates dışarıdan bir bilgi almaktansa (Vedaları duymak gibi), her kişinin gerçeği kendi benliğinde bulması gerektiğine inanıyordu.
📖 Sayfa 43 · Buda, Karen Armstrong
Upanişadlar acının ana sebebinin cehalet olduğunu öğretmişti.
📖 Sayfa 61 · Buda, Karen Armstrong
Aynı şekilde monoteistler de "Tanrı" adını verdikleri gerçekliği layığıyla tanımlayacak bir kelime olmadığını savunurlar.
📖 Sayfa 103 · Buda, Karen Armstrong
Nibbana aydınlanmış kişiye trans benzeri bir bağışıklık kazandırmaz; bir kadın ya da erkeğin acı ile yaşamasını, acıyı sahiplenmesini, onaylamasını ve acı çekme halinin ortasında derin bir gönül rahatlığı yaşamasını sağlayan içsel bir sığınak verir. Dolayısıyla Nibbana kişinin kendi içinde, varlığının tam kalbinde bulunur.
📖 Sayfa 102 · Buda, Karen Armstrong
"Yoga" kelimesi "bağlamak" ya da "birleşmek" anlamındaki "yuj" fiilinden gelir. Yoganın amacı, yoginin zihnini Özbenliğiyle birleştirmek, zihnin tüm güç ve dürtülerini bağlamak, böylece bilincin normalde insanlar için imkansız olan birleşik bir hale gelmesini sağlamaktı.
📖 Sayfa 70 · Buda, Karen Armstrong
İstek ve beraberinde gelen nefret dünyadaki sefaletin ve kötülüğün ortak sebebiydi
📖 Sayfa 92 · Buda, Karen Armstrong
Biz çok çabuk umutsuzluğa düşen varlıklarız ve etrafımızdaki acı, zulüm, hastalık ve adaletsizliklere rağmen kendi içimizde hayatın güzel olduğuna dair bir inanç yaratmak için çok çaba göstermek zorundayız.
📖 Sayfa 32 · Buda, Karen Armstrong

Gotama bu düşüncenin içindeki şiddeti onaylamayabilirdi ama hayatı boyunca kișiliğe tapma düşüncesiyle mücadele etmiş, öğrencilerinin ilgisini devamlı kendinden uzaklaştırmaya ve başka tarafa yönlendirmeye çalışmıştı. Önemli olan kişiliği ve hayatı değil, öğretisiydi. Var oluşun en temelinde yazlı olan bir gerçeğe uyandığına inanıyordu. Bu bir dhamma'ydı.
📖 Sayfa 9 · Buda, Karen Armstrong
Kendisinin de ortaya koyduğu gibi: "Beni gören dhamma'yı (öğretiyi) görür, dhamma'yı gören kişi beni görür.
📖 Sayfa 17 · Buda, Karen Armstrong
"Buda insan olmanın yeni bir yolunu bulmaya çalışıyordu. Batı'da bireyciliğe ve kendini ifade etme haline değer veririz ama bu kolayca kişinin kendi tanıtımını yaptığı bir duruma dönüşebilir. Gotama"da bulduğumuz şey tam, nefes kesici bir kendini terk etme halidir."
📖 Sayfa 21 · Buda, Karen Armstrong
Sıkça Sorulan Sorular
Buda kimin eseridir?
Buda, Karen Armstrong tarafından yazılmıştır. Türkçeye Filiz Tülek çevirmiştir.
Buda kaç sayfadır?
Buda, 216 sayfadır (Pegasus Yayınları baskısı).
Buda'nın en ünlü sözü nedir?
“Pali metinlerine göre kendimizi egotizmden arındırdığımızda, benmerkezciliğin esaretinden kurtulduğumuzda ve gerçekleri "olduğu gibi" gördüğümüzde bize gelen "sevinç" "neşe" ve sukûneti uman kişi ancak o zaman deneyimler.”