
Buğu, Nihan Kaya'nın 2006 tarihli Roman alanında öne çıkan eseridir. Buğu'yu okuyanların en çok beğendiği sözler burada bir araya geldi.
Buğu'dan En Beğenilen Alıntılar
Sesi düş değildin; düşten uyanmak gibiydi. Hani, tuğlaların arasından zayıf bir papatya boynunu uzatır, hiç beklenmedik bir anda hiç beklenmedik bir yerde boy gösteriyor; öyle işte.
📖 Sayfa 79 · Buğu, Nihan Kaya
Sahip olduklarımızı da verirsek geriye bizden ne kalır ki?
📖 Sayfa 9 · Buğu, Nihan Kaya
Sebepsiz gözyaşı dökmek gibisin.
📖 Sayfa 114 · Buğu, Nihan Kaya
İçim dışım dışım içim gibisin.
Ölmek ölmek hep öldürmek gibisin.
Çünkü aşk, canlıdır. Onun varlığını bilenler, bir odaya girdiklerinde içerideki insanları birer birer tanıdıkları gibi, onu da hemen tanırlar. Ellerini yüzlerini cisimlerini bilmediğin yaratıklardan bahsediyorsun sen bazen; aşkın eti budu hepsinden daha soyut, ama hepsinden daha barizdir. Dokunursun, tutamazsın. Yaslanırsın, dayanamazsın. Hep kayıp gitmek gibi, gidip gidip varmamak gibi; sabun gibi...
📖 Sayfa 111 · Buğu, Nihan Kaya
Arka arkaya söylediğim iki şey doğru ise, mesela önce adımı ve sonra yaşımı söylüyorsam ve doğru da söylüyorsam, bu söyleyeceğim üçüncü şeyin de doğru olacağına delalet eder mi? Doğruların arasına sıkıştırılmış yanlışlar ve yanlışların arasına sıkıştırılmış doğrular ne olacak?
📖 Sayfa 123 · Buğu, Nihan Kaya
Karadan ayrılmak için denize çıkmak gerekir; ama denizde olduğumuzun tadına varabilmek için de denizden karaya bakmak esastır.
Buğu, Nihan Kaya
Öldüğümüz için mi hayata bakıp duruyoruz yoksa? Yaşasak ölüme bakardık.
… hayatta paralel çizgilerin olduğu yalandır.
📖 Sayfa 116 · Buğu, Nihan Kaya
Bütünü de içindeki parçaları göremediğimizden biz ayrı zannederiz.
Düştükten sonra tekrar kalkmak gibisin. Kitabın kapağını ilk kez açmak gibisin. Uykuya dalmak, bir anda dalıvermek gibisin.
📖 Sayfa 113 · Buğu, Nihan Kaya
“Uzun bir yolculuktan sonra eve dönmek gibisin.. Kitabın kapağını ilk kez açmak gibisin.”
📖 Sayfa 113 · Buğu, Nihan Kaya
Öldüğümüz için mi hayata bakıp duruyoruz yoksa?
📖 Sayfa 30 · Buğu, Nihan Kaya
Yaşasak ölüme bakardık.
Uzun bir yolculuktan sonra eve dönmek gibisin.
📖 Sayfa 94 · Buğu, Nihan Kaya
"Eve geri dönmek" gibisin...
Kitabın kapağını ilk kez açmak gibisin.
İçimden hiç dışarı çıkmamak gibisin.
Dümdüz bir yola alabildiğine koşmak gibisin.
..
Yaşlanmadan ölmek..gitmeden varmak..hiç aramadan bulmak gibisin.
İçime doğmuş, orda kalmış gibisin.
..
Susmak ama hep anlatmak gibisin.
Ölmek ölmek hep öldürmek gibisin.
Ben hayalimde Nur'un yumuşak ellerini avuçlarım arasını bir kuş yuvası saklar gibi saklarken uyuyunca parmakları sıkmaya korkarım, kıyamam. Nur'un saçlarını iki elimle yavaşça arkaya yatırıp dudaklarımı hafifçe alnına değdirirken parmağımdaki yüzük saç tellerinin arasına takılacak da bu saç tellerinden biri kopacak, dudaklarım Nur'un alnını zaten ince, hassas dereye zarar verecek, orada kırmızı bir leke bırakacak ya da Nur'u rahatsız edecek diye ödüm kopar. Bu yüzden yüzüğümü çıkartır atarım; üzerine basar ezerim onu.
📖 Sayfa 150 · Buğu, Nihan Kaya
"Düş kırıklığına uğramayalım diye düş de kurmayalım istersen?"
📖 Sayfa 9 · Buğu, Nihan Kaya
Doğruların arasına sıkıştırılmış yanlışlar ve yanlışların arasına sıkıştırılmış doğrular ne olacak?
📖 Sayfa 123 · Buğu, Nihan Kaya
İncil’de Matthew’nun 6. bölümünün 22 ve 23. kısmında bir şey yazıyor; ama bu doğru, isteyenler gidip kontrol edebilir. O yüzden sen bunu ‘deli’ değil de, ‘gerçek’ kısmına yaz. Orada diyor ki: “Gözünüz bedeninizin lambasıdır. Bu yüzden, bakışınız berraksa, tüm bedeniniz de ışıkla dolu olacaktır.” Şimdi, bu 22 idi. Bir de 23 var: Bakışınız bulanıksa, tüm bedeniniz de karanlıkla dolu olacaktır. Ama eğer içinizdeki ışık zaten karanlığın kendisi ise, o zaman o karanlık ne yüce bir karanlıktır!’”
📖 Sayfa 156 · Buğu, Nihan Kaya
Afedersiniz. Gözlerim buğulanmış birden.
Buğu, Nihan Kaya
Senin gibi kaybolmayı göze alıyorum; eğer sonunda kendime varabilmek varsa.
📖 Sayfa 29 · Buğu, Nihan Kaya
Halbuki hayatta paralel çizgilerin olduğu yalandır. Bütünü de içindeki parçaları göremediğimizden biz ayrı zannederiz.
Buğu, Nihan Kaya
"Anladım, sen deli falan değilsin Yasef;' dedim. "Hatta derdin de bu; sen delirmek istiyorsun, deliremiyorsun....
Buğu, Nihan Kaya
"Sen sapasağlam bir adamsın Yasef. Sapasağlam, yorgun bir adam.
Ben ölürüm, sürünürüm; ama vatanıma, milletime, örflerimize, geleneklerimize ihanet ettirmem!!!
📖 Sayfa 13 · Buğu, Nihan Kaya
Kalabalık dedikleri şeyin yalnızlık, yalnızlık dediklerininse kalabalık olduğunu hiç fark etmezler.
📖 Sayfa 29 · Buğu, Nihan Kaya
Tarih, gerçekmiş gibi gösterilen kurmacayı resmeder. Diğer yandan, hikaye, kurmacaymış gibi gösterilen gerçekleri resmetmektedir.
📖 Sayfa 124 · Buğu, Nihan Kaya
Sesi düş değildi; düşten uyanmak gibiydi. Hani, tuğlaların arasından zayıf bir papatya boynunu uzatır, hiç beklenmedik bir anda, hiç beklenmedik bir yerde boy gösterir ya; öyle işte.
Buğu, Nihan Kaya
Sesi düş değildi; düşten uyanmak gibiydi.
📖 Sayfa 79 · Buğu, Nihan Kaya
"Sen," dedim; "sen çok güzelsin,"
📖 Sayfa 45 · Buğu, Nihan Kaya
"Ben çok yorgunum, " dedi.
"Hayır," dedim; "sen çok güzelsin:'
Hani bazen ne kalabilirsiniz ne gidebilirsiniz ya; işte ben de öyle bir aralıkta, aradaydım.
📖 Sayfa 31 · Buğu, Nihan Kaya
Uzun bir yolculuktan sonra eve dönmek gibisin.
📖 Sayfa 113 · Buğu, Nihan Kaya
“Bakırköy’deki insanlar minnet etmeyi pek bilmez, akıl etmezler. Yine de, içlerinden birine bir fincan çay uzattığınızda, ellerinde olsa o an kalplerini size sunabileceklerini içinizde duyarsınız. Halbuki, yerinden sökebilecekleri bir kalpleri olduğunun bile, çoğu zaman farkında değillerdir. Kalpleri de bu yüzden hep ortada, ortalıktadır.”
📖 Sayfa 32 · Buğu, Nihan Kaya
Senin gibi kaybolmayı göze alıyorum; eğer sonunda kendime varabilmek varsa.
Buğu, Nihan Kaya
Rüzgar ne taraftan eserse essin, kendi bildiği yönde havalanmakta ısrar eden kuş tüyü gördün mü sen hiç?
📖 Sayfa 79 · Buğu, Nihan Kaya
Anlamıştım. "Geçmiş olsun" denecek bir şey değildi. Ama geçecek bir şey de değildi. Bu, sadece, böyleydi.
📖 Sayfa 168 · Buğu, Nihan Kaya
“Suyun üç hali var”, dedi.
📖 Sayfa 26 · Buğu, Nihan Kaya
"Sen de küçük, zayıfsın Nur," diyordum. "Ama benim için dünyaya bedelsin."
📖 Sayfa 58 · Buğu, Nihan Kaya
İki insanı birbirine bağlayan, gerçekten bağlayan, hep ortak bir acı mıdır? O zaman, hayatımız ve ilişkilerimiz de acı üzerine mi kurulu aslında? Neden ortak bir sevinç bu kadar bağlayamıyor bizi birbirimize? Öyle bir bağ mevcut da, yolu benim hayatımdan mı geçmedi yoksa?
📖 Sayfa 120 · Buğu, Nihan Kaya
bakışınız berraksa, tüm bedeniniz de ışıkla dolu olacaktır...
📖 Sayfa 156 · Buğu, Nihan Kaya
'Gözünüz bedeninizin lambasıdır. Bu yüzden , bakışınız berraksa, tüm bedeniniz de ışıkla dolu olacaktır'..
📖 Sayfa 156 · Buğu, Nihan Kaya
Uzaktan her şey birbirine benzer, yaklaştıkça ayrı olduklarını anlarsın.
📖 Sayfa 155 · Buğu, Nihan Kaya
İnsanlar ekseriyetle böyledir, zihinlerinde bir şeye karar verir, sonra ona, doğru olup olmadığını sorgulamadan inanırlar.
Buğu, Nihan Kaya
Nereye gitse kendisini de beraberinde götürüyordu. İşin içinden çıkamıyor ama çıkıp da gidemiyordu.
📖 Sayfa 70 · Buğu, Nihan Kaya
Kalabalık dedikleri şeyin yalnızlık, yalnızlık dediklerininse kalabalık olduğunu hiç fark etmezler. İşte, bu yüzden, kelimelerin ne kadar tehlikeli olduğunu da bilmezler. Kelimelerin içinde yalnızca, yalnız kelimeler görürler.
📖 Sayfa 29 · Buğu, Nihan Kaya
Hiçbiri senin suçun değil. Hiçbiri senin mesuliyetin değil. Olmayacak da. Elinden gelen bir şey yok.
📖 Sayfa 74 · Buğu, Nihan Kaya
Uzun bir yolculuktan sonra eve dönmek gibisin.
Buğu, Nihan Kaya
"Eve geri dönmek" gibisin...
Düştükten sonra tekrar kalkmak gibisin. Kitabın kapağını ilk kez açmak gibisin. Uykuya dalmak, bir anda dalı- vermek gibisin.
"Sen hiç İsrail duvarı gördün mü Yasef?" diye sordu.
📖 Sayfa 108 · Buğu, Nihan Kaya
"Hayır." dedim.
"Duvarın İsrail tarafı boydan boya, eğimli tarhlarla kaplıdır. Tarhların üzerinde de rengarenk, çeşit çeşit çiçekler... Rengarenk çiçek bahçeleri duvarı öyle güzel kapatır ki, İsrail tarafında duvardan, betondan hiçbir iz görünmez.
Sadece tarhları görürsün. Halbuki Filistin tarafında yalnızca, yüksek, beton bir duvar dikilir karşına."
Ama içimizde uzanan bitmez tükenmez bir çöl; onu biliyorum.
📖 Sayfa 8 · Buğu, Nihan Kaya
Onlar," dedi nihayet, "zihinlerinde hep aynı hikâyeyle yaşarlar. Ne zaman ardışık birkaç olay yaşansa gözlerinin önünde, başka bir yol bilmediklerinden olsa gerek, aralarındaki ilişkiyi de hep bu tek hikâyeye bağlarlar. Onlar yalnız hikâyeler bilirler; bu yüzden de sayısız varlıklar arasında tek, yalnız bir varlık olarak yaşayıp giderler. Kalabalık dedikleri şeyin yalnızlık, yalnızlık dediklerininse kalabalık olduğunu hiç fark etmezler. İşte, bu yüzden, kelimelerin ne kadar tehlikeli olduğunu da bilmezler. Kelimelerin içinde yalnızca, yalnız kelimeler görürler."
Buğu, Nihan Kaya
Bir şey söylesem çok incinecekti. Zaten yaralıydı. Susmayı seçtim.
📖 Sayfa 141 · Buğu, Nihan Kaya
Sesler içimde; sesler dışımda; sesler her yerde.
📖 Sayfa 7 · Buğu, Nihan Kaya
Hep seferiyim. Ben burdayım, kendim başka yerdeyim.
📖 Sayfa 124 · Buğu, Nihan Kaya
Burada İmran'ın yakışıklı olup olmadığından dem vurmaya çalışmıyorum. Anlatmak istediğim, İmran'ın hatları kesin ve keskindi. Çizgileri gevşek değil, sertti. Imran'ın ne olduğu ve ne olmadığı belirgindi.
📖 Sayfa 121 · Buğu, Nihan Kaya
İnsanlar ekseriyetle böyledir; zihinlerinde bir şeye karar verir, sonra ona, doğru olup olmadığını sorgulamadan inanırlar.
📖 Sayfa 103 · Buğu, Nihan Kaya
Hayatta paralel çizgilerin olduğu yalandır. Bütünü de içindeki parçaları göremediğimizden biz ayrı zannederiz.
Buğu, Nihan Kaya
Ellerini yüzlerini cisimlerini bilmediğin yaratıklardan bahsediyorsun sen bazen; aşkın eti budu hepsinden daha soyut, ama hepsinden daha barizdir. Dokunursun tutamazsın. Yaslanırsın, dayanamazsın. Hep kayıp gitmek gibi, gidip gidip varmamak gibi; sabun gibi.
📖 Sayfa 111 · Buğu, Nihan Kaya
Yaşlanmadan ölmek gibisin. Gitmeden varmak gibisin. Hiç aramadan bulmak gibisin. İçime doğmuş, orda kalmış gibisin.
Buğu, Nihan Kaya
"Aklımdan geçenleri hep içimde tutuyor, bütün düşündüklerimi her yerde söylemiyorum."
📖 Sayfa 33 · Buğu, Nihan Kaya
"Kalabalık dedikleri şeyin yalnızlık, yalnızlık dediklerininse kalabalık olduğunu hiç farketmezler."
Buğu, Nihan Kaya
Siz yanlış yerdesiniz, yanlış hareket içindesiniz; işinizi iyi yapmanız bile, bu gerçeği değiştiremiyor.
📖 Sayfa 26 · Buğu, Nihan Kaya
İnsanlar ekseriyetle böyledir; zihinlerinde bir şeye karar verir, sonra ona, doğru olup olmadığını sorgulamadan inanırlar.
📖 Sayfa 103 · Buğu, Nihan Kaya
Sıkça Sorulan Sorular
Buğu kimin eseridir?
Buğu, Nihan Kaya tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2006'da yayımlanmıştır.
Buğu kaç sayfadır?
Buğu, 208 sayfadır (İthaki Yayınları baskısı).
Buğu'nun en ünlü sözü nedir?
“Sesi düş değildin; düşten uyanmak gibiydi. Hani, tuğlaların arasından zayıf bir papatya boynunu uzatır, hiç beklenmedik bir anda hiç beklenmedik bir yerde boy gösteriyor; öyle işte.”