
Diyet adlı eser, Ömer Seyfettin tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1918'de okurlarla buluşmuştur. Eserin en çok paylaşılan satırları, beğeni sırasına göre burada listelendi.
Diyet'ten En Beğenilen Alıntılar
Bu kadar narin, bu kadar güzel, bu kadar naif bir vücutta böyle kuvvetli bir ruh...
Diyet, Ömer Seyfettin
Hakikat kitapta değil, hayatın kendisinde idi.
Diyet, Ömer Seyfettin
“Kula kul olmak” fani dünyada birisine minnettar kalmak, azabların en ağırıdır.
Diyet, Ömer Seyfettin
"Kula kul olmak" ölümlü dünyada "Birine minnettar kalmak" üzüntülerin en ağırıydı.
Diyet, Ömer Seyfettin
İçinde mukaddes ateşten bir parça bulunan her mucit gibi para için değil sanatı, sanatının zevki için çalışıyordu.
Diyet, Ömer Seyfettin
“Kula kul olmak”, fâni dünyada “birisine minettar kalmak” azapların en ağırı idi.
Diyet, Ömer Seyfettin
"Ne yazık ki azizim, sen fen adamısın, dedim, geçmişin zevkini duyamazsın."
Diyet, Ömer Seyfettin
"Sen de hayal adamısın. Zamanımızın gerçeğini göremezsin."
Samanyolu, sarı altın tozundan göz alabildiğine bir bulut gibi göğün bir yanından öbür yanına uzanıyordu...
Diyet, Ömer Seyfettin
Tamamıyla bilinmemeyi, unutulmayı istemek... Bu tuhaf bir arzu dedim.
Diyet, Ömer Seyfettin
Kendisiyle tatlı tatlı konuşurken hakikati işitince herifin birdenbire değişip kabalaşması fena hâlde canını sıktı.
Diyet, Ömer Seyfettin
Kentte yaşamakta bir türlü tutsaklıktı.
Diyet, Ömer Seyfettin
Tıpkı kafese koyulmuş iri bir aslanı andırıyordu.
Diyet, Ömer Seyfettin
Kula kul olmak, ölümlü dünyada birisine gönül borcu duymak acıların en büyüğüydü.
Diyet, Ömer Seyfettin
İnsan ne tuhaftır!
Diyet, Ömer Seyfettin
Fikrine, ümidine, arzusuna ters düşen bir şeye rastlayinca hemen bozulur.
"Ben kimseye eyvallah etmeyeceğim."
Diyet, Ömer Seyfettin
Kula kul olmak, şu ölümlü dünyada birisine gönül borcu duymak, acıların en ağırıydı.
📖 Sayfa 20 · Diyet, Ömer Seyfettin
İçinde "mukaddes ateş"ten bir alev bulunan her mucit gibi para için değil, sanatı, sanatının zevki için çalışıyordu.
Diyet, Ömer Seyfettin
Geçmişteki fidan, bugün koca çınardır.
Diyet, Ömer Seyfettin
Şahane gözlerinden mağrur bakışından soylu davranışlarından gururu suskunluğundan düzgün sözlerinden onun öyle sıradan bir adam olmadığı belliydi.
Diyet, Ömer Seyfettin

“İnsan ne tuhaftır!
Diyet, Ömer Seyfettin
Fikrine, ümidine, arzusuna ters düşen bir şeye rastlayınca hemen bozulur.”
"Koca Ali'nin kolu kafasından çok kıymetliydi. Çeliğe "çifte su"yu bu iki kol sayesinde veriyor, bu iki el sayesinde serhatlerde dövüşen binlerce gaziye çelik kalkanları kıran, ağır zırhları yırtan, demir tolgaları ikiye biçen tüy gibi hafif Kılıçlar yetiştiriyor, yok pahasına, pir aşkına çalışıyordu."
Diyet, Ömer Seyfettin
Ufacık bir düşüncenin en büyük bir dikkati iflas ettirdiğini dini gibi bilirdi.
Diyet, Ömer Seyfettin
"Onun vaktiyle geldiği yer gibi, şimdi gittiği yeri de şehirde kimse öğrenemedi."
Diyet, Ömer Seyfettin
Birbirine benzeyen vakasız, boş günler kadar insanı bitiren bir azap olamaz.
Diyet, Ömer Seyfettin
Bütün dünyanın yüzü şekersiz bir su dondurması kaplı...Bir avuç yeseler hemen donacaklar...
Diyet, Ömer Seyfettin
Diyetini ödeyen, özgürlüğünü de eline alır; ancak ruhunun bedeli, hiçbir parayla ölçülemez.
Diyet, Ömer Seyfettin
Zihinlerinin hacmi de, yaşadıkları toprakların sınırları kadardı.
Diyet, Ömer Seyfettin
Hayatın her anında binlerce şaşırtıcı olay, binlerce oyun gizliydi.
Diyet, Ömer Seyfettin
Ali’nin yaradılışında başkasına gönül borcu olmak gibi bir sızlanmaya yer yoktu. Ben kimseye eyvallah etmeyeceğim dedi.
Diyet, Ömer Seyfettin
Herifin ikide bir yaptığı iyiliği başa kakması ölümden pek güç, ölümden pek acı, ölümden pek ağırdı...
Diyet, Ömer Seyfettin
Madem ki ilerlemeden kaçınmak mümkün değildi; ilerleme ise mutlaka değiştirmek, eskiye benzememek idi.
Diyet, Ömer Seyfettin
Kula kul olmak”, fâni dünyada “birisine minnettar kalmak” azapların en ağırıydı.
Diyet, Ömer Seyfettin
"Kolunun diyetini benim verdiğimi unutuyorsun galiba," dedi, "ben olmasam şimdi çolak kalacaktın..."
📖 Sayfa 18 · Diyet, Ömer Seyfettin
Koca Ali, yine cevap vermedi. Acı acı gülümsedi. Kızardı. Sonra birden sarardı. Hızla döndü. Bilediği satırların en büyüğünü kaptı. Sıvalı kolunu, yüksek kıyma kütüğünün üstüne koydu. Kaldırdığı ağır satırı öyle bir indirdi ki... O anda kopan kolunu tuttu. Gördüğü şeyin dehşetinden gözleri fırlayan Hacı Kasap'ın önüne, " Al bakalım, şu diyetini verdiğin şeyi!" diye hızla fırlattı.
Kıssadan hisse:
Diyet, Ömer Seyfettin
İnsan bir halt ettiği zaman damın üzerine çıkıp bağırmamalıdır !
“Faziletli olmak insanın elinde değildir.Fakat kim isterse namuslu olabilir.Bu, tercihe bağlı bir şeydir...”
Diyet, Ömer Seyfettin
Ne yapacağım, ne yapacağım diye düşünüyor,
Diyet, Ömer Seyfettin
Hiçbir şeye karar veremiyordu…
Dünya değişti. Eski günler geçti. Acıma, iyilik, insanlık kalmadı. Herkes keyfinde, eğlencesinde, kimse kimseyi düşünmez oldu. Bu ne haldir?
Diyet, Ömer Seyfettin
"Insan ne tuhaftır! Fikrine, ümidine, arzusuna ters düşen bir şeye rastlayınca hemen bozulur."
Diyet, Ömer Seyfettin

Kitaba inanan esir olur, zihni katılır, kafası kerpiçleştirilir. Hâlbuki, ancak her gün değişen, hiçbir kavramın dar çerçevesine sığmayan hayat okunmaya layıktı.
Diyet, Ömer Seyfettin
İnsan bir halt ettiği zaman damın üzerine çıkıp bağırmamalıdır.
Diyet, Ömer Seyfettin
Hayatın her adımında binlerce garibe, binlerce sır, dalavere gizliydi.
Diyet, Ömer Seyfettin
Ya ben akıllanmamışım ya bütün dünya zırdeli olmuş.
Diyet, Ömer Seyfettin
Hayatın her adımında binlerce garibe, binlerce sır, binlerce dalavere gizliydi.
Diyet, Ömer Seyfettin
İlim, hikmet, hars, felsefe, irfan, hep hayatın içinde idi
"Kula kul olmak", ölümlü dünyada "birisine gönül borcu duymak" acıların büyüğüydü.
Diyet, Ömer Seyfettin
Kula kul olmak fani dünyada birisine minnettar kalmak azapların en ağırıydı
📖 Sayfa 18 · Diyet, Ömer Seyfettin
"... İnsan ne gariptir! Fikrine, ümidine, arzusuna ters bir şeye rastlayınca hemen bozulur..."
📖 Sayfa 69 · Diyet, Ömer Seyfettin
Koca Ali. en kalın, en katı demirleri mısır yaprağı gibi incelten, kâğıt gibi yumuşatan sanatını kimseden öğrenmemis, kendi kendine bulmustu. Daha on iki yaşındayken sert bir beylerbeyi olan babasının başı vurulmus, öksüz kalmıştı. Amcası cok zengindi. Debdebeli bir vezirdi. Onu vamına aldı. Okutmak istedi. Belki devlet katında yetistirecek, büyük mevkilere cıkacaktı. Fakat Ali'nin mizacında "baskasına minnettar kalmak" ihtimali derin bir elem sizlatıyordu.
Diyet, Ömer Seyfettin
"Ben kimseye eyvallah etmeyeceğim.'' dedi.
Yürüyecek hali olsa İstanbul'un yolunu tutacak, hemen Edirne'ye kapağı atacaktı.
Diyet, Ömer Seyfettin
"Ah Çingenelik! Diye mırıldandı.
Evet bu bir saadetti.
Ne gidilecek Kâbe'si...
Ne de üstüne binilince çarpılacak tekinsiz mübarek bir hayvanı vardı!"
Sıkça Sorulan Sorular
Diyet kimin eseridir?
Diyet, Ömer Seyfettin tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1918'de yayımlanmıştır.
Diyet kaç sayfadır?
Diyet, 80 sayfadır (Timaş Çocuk baskısı).
Diyet'in en ünlü sözü nedir?
“Bu kadar narin, bu kadar güzel, bu kadar naif bir vücutta böyle kuvvetli bir ruh...”