CANLI

Doğan Özlem'in Kaleminden Çıkan Kalıcı Sözler

Doğan Özlem sözleri ve alıntıları

Doğan Özlem'in okur kitlesi geniş bir yazardır. 10 eserinden derlenen 100 söz, kaynaklarıyla birlikte bu sayfada.

En Beğenilen Doğan Özlem Sözleri

İnsan, ödevleri ve sorumlulukları ile kaotik ve karanlık tutkuları arasında sıkışıp kalmıştır.

Hermeneutik ve Şiir, Doğan Özlem

"Aklını kullanma cesaretini göster!"

Etik, Doğan Özlem

Esasında etik kavramlar kavram değil, duygu belirten sözcüklerdir.

Etik, Doğan Özlem

Yorumcu, yazarı onun kendisini anladığından daha iyi anlayabilir.

📖 Sayfa 18 · Hermeneutik ve Şiir, Doğan Özlem

Özellikle bir edebi metinden alımlayıcı olarak estetik haz alamayan bir yorumcunun metnin özgül anlamına nüfuz etmesi de beklenemez.

📖 Sayfa 52 · Hermeneutik ve Şiir, Doğan Özlem

"Çünkü "kültür dili" pek çok kültürle temas halinde olan toplumlarda gelişebilirdi. Bu, bir kültür dilinde pek çok yabancı sözcüğün, kültürlerarası etkileşimin olağan bir sonucu olarak yaşaması demektir.
Bu sözcükler, yüzyılların mirası olarak o dile girip yerleşmişlerdir; onları hiçbir gerekçeyle o dilden söküp atamazsınız. Atmaya kalkışırsanız, dilinizi fakirleştirmiş olursunuz. Dil, kültürün taşıyıcısıdır.."

Persona, Doğan Özlem

Kant, "İnsan Tanrı için bile araç olamaz" demekle, ahlak ile teoloji ve dini birbirinden koparırcasına ayırmıştı.

Etik, Doğan Özlem

"Psikolojist estetiğin en önemli temsilcisi Lipps, estetik yaşantının "özdeşleyim"e (Einfühlung, empati, kendinde-hissetme, duygudaşlık) dayandığını ileri sürmüş alımlayanın, sanat eseriyle o esere kendi etkilenimlerini taşımak suretiyle bir duygudaşlık kurarak estetik hoşlanmayı gerçekleştirdiğini belirtmiştir. Öyle ki Lipss'e göre estetik hoşlanma aslında başkasının edim ve eseri sayesinde öznenin kendinden hoşlanma duyumudur.."

Persona, Doğan Özlem

Her çağ kendi doğrularını yaratır. Ahlaklilik, her çağda kendi doğrusunu kuran insanın özgür eyleminde ortaya çıkar.

Etik, Doğan Özlem

"Düşünüyorum öyleyse varım"

📖 Sayfa 117 · Etik, Doğan Özlem

Sözcükler sınırsız olmalıdır.

📖 Sayfa 16 · Hermeneutik ve Şiir, Doğan Özlem

"Gökberk'e göre Cumhuriyet, Aydınlanmacı ve Batılılaşmacı bir tin taşır. Bu nedenle Cumhuriyet gelenekçi olmamıştır, fakat geleneğe saygılı olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk, Osmanlı'yı, yani geçmişi inkar etmemiştir; o sadece Cumhuriyet'in Batılı değerlere göre yapılanması gerektiğini düşünmüş, bunu uygulamaya çalışmıştır.."

Persona, Doğan Özlem

"Çünkü özgürlük, tutkuların doyumundan geçer..."

Persona, Doğan Özlem

Bedensel hazların peşinde koşanlar hep doyumsuz kalırlar ve bu da onların acı çekmelerine yol açar.

📖 Sayfa 62 · Etik, Doğan Özlem

". Bilgelik, belki de evrensel anlamda "doğru"nun bulunmadığı, bununla birlikte paradoksal olarak bir "doğru"lar çokluğu içinde biçimlenen insan dünyasında ve toplumda, hoşgörü temelinde birlikte var olma deneyimi ve becerisidir.."

Persona, Doğan Özlem

Usta yorumcular usta sanatçılardır da. Bu yüzden yoğun, derinlikli açımlama veya yorumlama, her zaman belli ölçüde dehaya özgü bir yöne sahiptir.

📖 Sayfa 21 · Hermeneutik ve Şiir, Doğan Özlem

“Sanat yaşamayı anlamanın organonudur.”

Hermeneutik ve Şiir, Doğan Özlem

"Çünkü din tarihte ve toplumsal yaşamda en belirleyici, kurucu öğelerden birisidir.
Tarih filozofunun dine bir dogmatik inançlar topluluğu olarak değil, bir toplumun tarihini ve kültürünü yapan öğelerden biri olarak bakma yükümlülüğü vardır. Din, geleneğin en önemli parçasını oluşturur.."

Persona, Doğan Özlem

Evren düzeni aynı za­manda ahlak düzeni için de örnek ve modeli oluşturuyor; doğa yasası potansiyel bir ahlak yasası olarak düşünülüyordu. Örneğin, stoacılar, ileride de göreceğimiz gibi, kendi ahlak öğretile­rinin temel ilkesini "doğa ile uyum içinde yaşamak" olarak be­lirlemişlerdi. Başka bir deyişle, onlar için "iyi yaşam", "ahlak­sal (ahlaklı) yaşam", aklın yol göstericiliğinde gerçekleştirilme­si gereken bir çeşit doğal yaşamdır.

Etik, Doğan Özlem

Platon, Greklerin Homeros'tan sonraki en büyük sanatçısıdır.

📖 Sayfa 51 · Hermeneutik ve Şiir, Doğan Özlem

"Vico tarihte hiçbir zaman bir bütünlüğe ve yetkinliğe ulaşılamayacağına inanır.
Tarihe doğal süreçlerdeki döngüselliğe benzer bir döngüsellik egemendir.
O şöyle der: "İnsanlar önce zorunluluğu tanırlar, daha sonra yararlıyı, hoşa gideni, kendilerine uygun düşeni ve gitgide lüksü öğrenirier; en sonunda baştan çıkarlar ve kendi tözlerini tüketip giderler.."

Persona, Doğan Özlem

İnsani/toplumlar olaylar da, doğal olgu ve olaylarla türdeştirler, aralarında öz bakımından bir ayrım yoktur; doğa yasaları toplum için de geçerli olan yasalardır.

Etik, Doğan Özlem

"İnsan, kendi gerçeğini edimsel olarak kendisi yaratır. Böyle olunca, evren, değerini insanda bulur.."

Persona, Doğan Özlem

Sanat, gökyüzünü ve cehennemi, tanrıları ve hayaletleri bile ancak yaşama gerçekliğinde içerilmiş olan renklerle resmeder.

📖 Sayfa 37 · Hermeneutik ve Şiir, Doğan Özlem

"..insan doğaya bile belli bir değersel açıdan bakmaktadır, onu yorumlamakta, ona kendi "tin"ine uygun bir "anlam" yüklemektedir.."

Persona, Doğan Özlem

"Mengüşoğlu'ya göre insan, olayların akışını kendi niyet ve amaçlarına uygun olarak yönlendirebilen varlık olmasıyla "önceden gören ve önceden belirleyen" dir.."

Persona, Doğan Özlem

Felsefeyi felsefe kılan, onu diğer düşünüş şekillerinden ayıran en önemli yön, onun istisna tanımayan eleştirelliğidir.

📖 Sayfa 33 · Etik, Doğan Özlem

"Zamanın 'şimdi'sinde yaşayan insan kendi çağının, kaynağını bilmediği düşünce akımlarının, görüşlerinin etkisindedir. O, çağındaki görüşlerin düşünce akımlarının ağları içindedir. Bu demektir ki, geçmişimize daima bugünün görüş tarzları, değerleri doğrultusunda yöneliriz. Geçmiş daima bugünümüzün görüş açıları, anlayışları doğrultusunda ele alınır.."

Persona, Doğan Özlem

Modern “özne”, evreni kendi bilme olanakları çerçevesinde kurgular, yani onu kendine göre kurar, zihninde inşa eder.

📖 Sayfa 8 · Hermeneutik ve Şiir, Doğan Özlem

"Kant'ın belirttiği gibi, "Akıl bireyde değil, türde (insan soyunda); tek insanda değil, toplumda gelişir..."

Persona, Doğan Özlem

... tek, kuşatıcı ve bağlayıcı bir ahlak, bir evrensel ahlak geliştirmeyi denemek, evrenselciliğe (üniversalizm) başvurmak, daha ilk çağdan beri rastlanan ve günümüzde de sürüp giden iki temel etik içi yönelim iki ana doğrultu olmuştur.

Etik, Doğan Özlem

öyleki düşünme yasaları, yine düşünme yoluyla aşılamayan bir kader olarak, tinsel yaşamımıza hükmederler.

Metinlerle Hermeneutik Dersleri 1, Doğan Özlem

"Dehayı en iyi ancak deha anlar"

📖 Sayfa 24 · Hermeneutik ve Şiir, Doğan Özlem

Aristippos insan eylemlerinin ereğini, en yüksek derecede ve şiddette hazlara ulaşmak değil, en az acıyla yaşamayı sağlayacak en çok hoşnutluk durumu'na ulaşmak olarak belirlemişti. Mutluluk durumu, bir ılımlılık durumuydu.

Etik, Doğan Özlem

Etik sözcüğü Grekçe "ethos", moral sözcüğü ise Latince "mos" söcüklerinden gelir. Ve "ethos" da, "mos" da, töre, gelenek, görenek, alışkanlık, yerleşik hale gelmiş duygululuk hali, karakter, huy, mizaç vd anlamlarına gelir.

Etik, Doğan Özlem

Akıllı varlık olarak insan, düşünmekten, felsefi soruşturmadan zevk alır. Fakat insan kendisini sadece bunlara adarsa, bütünsel gelişmesine zarar vermiş olur. İçkinin kölesi olmak gibi düşüncenin kölesi olmak da olanaklıdır. Öyleyse akla düşen, kendisini de denetlemektir.

📖 Sayfa 54 · Etik, Doğan Özlem

Din bağlılık ister; felsefe ise tam tersine özgürlük peşindedir. Din dogmalara dayanır, insana güven ve garanti vaad eder; felsefe ise, tam tersine, aynı insanı, kendi varoluşuna gidecek yolu göstermek üzere güven­sizliğe iter.

Etik, Doğan Özlem

Dışarıda kar usulca söylenir
İçimde kirli
Kekeme çocuklar büyür

Etik, Doğan Özlem

" Etkinliğimi çoğaltmaksızın ya da doğruca yaşamıma mal olmaksızın bana öylece öğretilmiş olan her şeyden nefret ediyorum"

Tarih Felsefesi, Doğan Özlem

Örneğin "güzellik", "çirkinlik" gibi değerler nesnelerin bizzat kendilerinde bulunan nitelikler olamazlar; böyle olsaydı onlar doğrudan algı konusu olurlardı. Kendinde güzel, kendinde çirkin bir nesne yoktur; güzellik ve çirkinlik, nesnelerin duygu­sal edimler aracılığıyla bizde bıraktıkları etkiler, bizim nesnele­re yüklediğimiz değerlerdir.

Etik, Doğan Özlem

Tarihsel bilginin nihai amacı ve anafikri, insan yaşamını kavramaktır

Metinlerle Hermeneutik Dersleri 2, Doğan Özlem

Scheler için değerler; hoştan, nahoştan kutsal ve kutsal olmayana kadar tam bir çeşitlilik ve zenginlik arz ederler ve onlar her şeyden önce insan yaşamına "anlam" katan, bu dünyayı "anlamlı" kılan şeylerdir.

Etik, Doğan Özlem

Herder'e göre tinsel dünyadaki her şey insanın malıdır, onun yaptıklarıdır. Yine ona göre, "insan kendisini yapandır".

Metinlerle Hermeneutik Dersleri 1, Doğan Özlem

Ekzistens olmaya başlayan insan acı çeker.
Oysa man alanındaki insan, tam tersine acıdan kaçan ve bu yüzden kitleye sığınan insandır.Ekzistens olmaya başlayan insanın çektiği acı, yaşamına kendisi için bir içerik kazandırma isteğinin doğurduğu bir acıdır.

Etik, Doğan Özlem

“Dünya üzerinde yaşayan bir kimseye olgunluk konusunda en çok yardımı dokunacak, her şeyden daha çok yararlı ve verimli olacak şey, historia okumaktır.”

Tarih Felsefesi, Doğan Özlem

Kant, insa­nın doğal yanını esas alan tüm antropolojik temellendirme şekil­lerini şu gerekçeyle reddeder: Bu temellendirmelerde insanın doğal yanı esas alınmakla kalınmamış, hatta insan doğal varlık olmaya indirgenmiştir. Oysa Kant'a göre, insan aynı zamanda bir tinsel varlıktır.

Etik, Doğan Özlem

İnanca yer açmak için bilgiyi ortadan kaldırmak zorunda kaldım.

Etik, Doğan Özlem

Kültürel varlık olalı beri, bizim evrenimiz "doğa" değil, dildir, kültürdür. "Dil insanın evidir."

📖 Sayfa 182 · Kültür Bilimleri ve Kültür Felsefesi, Doğan Özlem

"Ahlaka asla bulaşmak istemeyen bir tuhaf ahlak" yaşıyoruz.

Etik, Doğan Özlem

Özgür insan kendini gerçekleştirebilmiş insandır.

📖 Sayfa 125 · Etik, Doğan Özlem

Felsefi planda nihilizm, pek tabii ki, her türlü ontolojiyi, metafiziği, epistemolojiyi yadsımak anlamına gelir. Hakikatin yadsınması, elbette ki etik alanında da mevcut değerlerin, ahlak ilkelerinin yadsınmasını getirir.

Etik, Doğan Özlem

"Gereksinimlerimizin kaynağı olan eğilimlerin mutlak bir değeri yoktur ki, onlar arzu edilebilsinler. O halde, onlardan tamamen kurtulmak her akıl sahibi varlığın arzusu olmalıdır."

Etik, Doğan Özlem

Özgürlük, kendimizi kendimizin belirlemesin­den başka bir şey değildir.

Etik, Doğan Özlem

Nesneleri oldukları gibi mi, yoksa bize göründükleri gibi mi biliyoruz?

Mantık, Doğan Özlem

Dil, nesnelerin adlarının toplamı değil, sözcüklerle yapılan işlerin toplamıdır.

📖 Sayfa 186 · Bilim Felsefesi, Doğan Özlem

Din de bilim gibi evreni açıklama amacı güder. Dinin de mantıksal bakımdan tutarlı bir yapısı vardır. Ama din, evreni, olguya değil de olgunun ardında görülemeyen bir güce dayanarak, bu gücün varlığına bir iç-sezgiyle inanması gerektiğini vurgulayarak açıklar. Bu nedenle, bilimin özelliği olgusal-mantıksal olmaksa, dinin özelliği mistik-mantıksal olmasıdır.

📖 Sayfa 15 · Bilim Felsefesi, Doğan Özlem

Bilinç, yaşamayı belirlemez;tersine, yaşama bilgi ve eylemin birbirine aidiyetleri temelinde, özbilinci de dünya bilinci belirler.

Metinlerle Hermeneutik Dersleri 1, Doğan Özlem

Borges'in belirttiği gibu, İbni Rüşt, Aristoteles'in Poetika'sını Arapçaya çevirirken, "tragedya", "komedya", "aktör" gibi terimlerin anlamlarını kavrayamamıştı. Çünkü İslam kültüründe "tragedya" ya da "komedya" ya karşılık olabilecek bir kültürel olgu yoktu. Bu yüzden de alanlarda, agoralarda yüksek sesle oyun sergileyen aktörlerin işlevini, yüksek sesle ezan okuyan müezzinlerin işlevlerine benzetmişti.

📖 Sayfa 143 · Bilim Felsefesi, Doğan Özlem

... bir ahlaksal sorumluluk bilincine sahip olunmadan bir etik çalışması ortaya konamaz. Ahlakçı olmadan etikçi olunmaz.

Etik, Doğan Özlem

Hegesias'a göre hazza ulaşmak pek olanaklı olmadığından, yapılabilecek olan şey, acıdan kaçmak olmalıdır.

Etik, Doğan Özlem

Tüm etikler normatiftirler. Ne var ki, tam da normatif olmaları bakımından, kendi ilkelerinin evrensel olduğunu ne kadar iddia ederlerse etsinler, evrensel olamazlar; çünkü her normun ait olduğu etiğe göre ve bu etiği benimsemiş olanlar için bir geçerliliği olabilir.

Etik, Doğan Özlem

Örneğin etiğin kurucusu olarak gördüğümüz Aristoteles de, bir ahlakçı tavrıyla, insan yaşamının, özellikle ahlaksal yaşamın ereğinin mutluluk olduğunu öğretir; fakat yine de etikçi yanının ağır bastığı bir tavırla, mutluluğun ne olduğu konusunda hiçbir uzlaşım olmadığını da belirtmekten geri kalmaz. Öyle ki, ahlakçı Aristo­teles'i etikçi Aristoteles uyarır ve frenler gibidir.

Etik, Doğan Özlem

Etiğin görevi, herhangi bir ahlâk geliştirmek, ahlâklar çokluğuna bir yenisini eklemek ve insanlara bu ahlâka uyulmasını öğütlemek değildir. Tam tersine, etik, "ahlâk" denen fenomeni inceleme alanıdır. Başka bir deyişle, etik, pratik bir etkinlik alanı olan ahlâkı teorik bir inceleme konusu kılan felsefe disiplinidir.

Etik, Doğan Özlem

Etik göreciliği ve bağlı olarak değer göreciliğini temsil eden sofistlerin karşısında, insanın ahlâksal yaşamını evrensel ilkelere göre düzenleyen bir rasyonel/evrensel ahlâk geliştirmek konusundaki çabalarıyla, Sokrates ve Platon'un felsefe tarihinde etik evrenselciliğin (üniversalizm) temsilcileri oldukları görülür.

Etik, Doğan Özlem

Bilim, olguları açıklama vaadi taşıyan hipotezler arar.

📖 Sayfa 63 · Bilim Felsefesi, Doğan Özlem

... erdemli olmak bilgi sahibi olmaktan geçer.

Etik, Doğan Özlem

Gelenek, bu yüzden “bugünde yaşayan geçmiş”tir.

Tarih Felsefesi, Doğan Özlem

Despotun üstün gücü, istenmese de uzun sürmüş bir boyun eğmişliğe dayanır; boyun eğenlerin saf dil, uysal zayıflığı, giderek tevekküle dönüşen bir durağanlığı hazırlar ki, bu durağanlığın kendisi, sonradan boyun eğenlerin biricik ve en büyük sığınağı olup çıkar. Çünkü bir şeyi güç kullanarak daha iyi hale getirmektense, tevekküle sığınmak kuşkusuz daha kolaydır.

Tarih Felsefesi, Doğan Özlem

Hartmann'a göre özgürlük, nedensellik yasalarına bağlı olan insanın belli bir aşamada ulaştığı bir durum, "bağımlılıklar içerisindeki bağımsızlık"tır.

Etik, Doğan Özlem

Erdemin, bir ereğin gerçekleştirilme­sinde kişinin belirli tarzlarda eylemlerde bulunabilme kapasitesi ve yeterliliği olduğu da söylenebilir.

Etik, Doğan Özlem

Empirizm duyumu ve tasarımı dogmalaştırmış, dogmatizmi eleştiren Kant ise düşünme yasası ve bilme öznesini dogmalaştırmıştır.

Metinlerle Hermeneutik Dersleri 1, Doğan Özlem

Aristoteles'te insan "nesneler arasında bir nesne", diğer varolanlar arasında varolan iken; Heidegger'de Varlık'ın ne olduğunu soran ve bu soruya verdiği yanıta göre Varlık'ı kuran konumundadır.

Etik, Doğan Özlem

Ahlaksal yaşam için genelgeçer olacak tanımlar için ölçüt; bilgi, doğru bilgidir. Doğru eylem doğru bilgiden çıkar. Öyle ki, bilgi yönünden "doğru" olan ahlak yönünden "iyi"dir de. Buna göre, doğru bilgiyi izleyen, doğru bilgiye dayalı eylem ahlak yönünden de doğrudur ve bu eyleme yön veren ilke, hem bilgi hem de ahlak ilkesi olarak "iyi"dir.

📖 Sayfa 25 · Etik, Doğan Özlem

“... felsefe ve felsefi yönelimli tüm bilimler şiir sanatının uçsuz bucaksız okyanusu içinde tek bir akıntı halinde akarlar.”

Hermeneutik ve Şiir, Doğan Özlem

Schiller’e göre, “Şiir sanatı insanlığa olanaklı en yetkin ifadesini verebilen en üstün etkinliktir.”

Hermeneutik ve Şiir, Doğan Özlem

İnsani ve tinsel olan şeyler hakkında kesinliği, o da bir dereceye kadar, refleksif/analitik yoldan değil, empati ve anlama yoluyla sağlayabiliriz.

Hermeneutik ve Şiir, Doğan Özlem

İnsanın özniteliği olarak belirtilen asal niteliklerin en önemlilerinden biri, bilindiği üzere, onun akıl sahibi olmasıdır; bu bakımdan, ona akıllı hayvan denir.

Etik, Doğan Özlem

Başka bir deyişle, ahlaklılığın kökeni insan aklındadır ve eylemi doğru eylem kılan tek şey, otonomidir. Doğal gereksinimlerin veya toplu halde yaşamanın gerekleri arasında birçoğunun yeri­ne getirilmesinde bir otonomi söz konusu olamayacağından, ey­lemlerimizin büyük bir bölümü, Kantçı etik açısından "ahlak­sal" sayılamaz. Ahlaksal (ve aynı anlama gelmek üzere: doğru) eylemler, eylemler çokluğu ve çeşitliliği içinde ancak küçük bir bölümü oluştururlar.

Etik, Doğan Özlem

Mantık felsefenin konusu olması anlamında "felsefi"dir; ama niteliği yönünden salttır.

Mantık, Doğan Özlem

Türkçe felsefe literatürü hâlâ çok cılızdır; temel felsefe eserlerinin büyük bölümünün hâlâ çevirileri yoktur; felsefe disiplinlerini genişliğine ele alan telif ve çeviri kitap sayısı hâlâ son derece yetersizdir.

📖 Sayfa -18 · Felsefe ve Doğa Bilimleri, Doğan Özlem

... "iyi", insanın doğal ve toplumsal gereksinimlerini en uygun şekilde gidermesinde ölçüt olan şeydir.

Etik, Doğan Özlem

"Her sanat, her öğreti, bunun gibi her eylem ve her istençli karar, herhangi bir "iyi" ye ulaşmaya çabalar görünüyor.

Etik, Doğan Özlem

... doğru eylemin, insanın kendi akıl ve iradesiyle kendisine koyduğu ilkelerin (otonomi) gerçekleştirilmesine yönelik eylem olduğunu belirtirler.

Etik, Doğan Özlem

“Tarih Felsefesi” sözcüğü, “tarih” sözcüğünün çifte anlamına göre içerik kazanan bir sözcüktür. “Tarih” sözcüğü, hem geçmişte kalan insani ve toplumsal olaylar topluluğunu, yaniyaşanmış geçmişi adlandırmada kullanılır hem de bu sözcükle, bu yaşanmış geçmişi konu edinen bilim,tarih bilimi kastedilir.

Tarih Felsefesi, Doğan Özlem

“Tarihin konusu, insanın (psişik) yaşantılarının geçmişidir.”

📖 Sayfa 183 · Tarih Felsefesi, Doğan Özlem

Kant'ın ödev etiğinde ise, vicdan, kendi ken­dimize koyduğumuz ahlak ilkeleri (ahlak yasaları) ile eylemle­rimiz arasındaki tutarlılığı akılcı ölçütlere göre denetleyen, bir tutarsızlık halinde bu tutarsızlığı bize bir çeşit acı olarak yaşatan bir üst-duygudur.

Etik, Doğan Özlem

oysa "ben" ortak bir dünya, bir yaşama dünyası, bir tarih dünyasının ürünüdür. çünkü ben aynı anda bir "sen" e aittir. onunla eşzamanlı olarak yanyanadır.

Metinlerle Hermeneutik Dersleri 1, Doğan Özlem

Örneğin Platon mutlu olmak için gerekli dört erdem sayar:Kendine hakim olma, bilgelik, adalet, cesaret.

Etik, Doğan Özlem

... sanat, yaşantılarımızı ve dolayısıyla içlerinde kuşatılmış halde olduğumuz bu yaşantıların dar çerçevesini genişletir.

📖 Sayfa 91 · Hermeneutik ve Şiir, Doğan Özlem

Her varlık, doğasına uygun davrandığı, işlevini gerçekleştirdiği, formunu edimselleştirdiği ölçüde ereğine de ulaşmış olur. (entelekhia)

Etik, Doğan Özlem

Ruhun en üst parçasına uygun düşen erdem ise bilgeliktir.

Etik, Doğan Özlem

Erdem (arete), bir işlevi yerine getirme yeterliği, becerisi ve kapasitesidir.

Etik, Doğan Özlem

Erdem, ruhun akıllı parçasının etkinliğinde insanın işlevlerini en iyi şekillerde yerine getirme halidir.

Etik, Doğan Özlem

Erdem, ölçülülük, şiddetli ve geçici hazlardan kaçınmayı, cesaret ise bilgi eşliğinde temelsiz korkulardan kurtulmayı sağlarlar.

Etik, Doğan Özlem

suç ve ceza kavramları sadece bireyi hedef alan kavramlar olarak ele alınabilir mi? Her suçta her cezada bir kolektivite karşımıza çıkmıyor mu? Yani suçu sadece birey mi işliyor? suçun kendisinde de bir ben- sen ilişkisinin ürününü görmek mümkün değil midir? Bu, işte dediğim gibi, Marx'tan öte kolektivite anlayışı. Yani birey olarak yaptığımız her şeyde bir ortaklaşalığın payı vardır.

Metinlerle Hermeneutik Dersleri 1, Doğan Özlem

Dilde, dinde, sanatta, bilimde insan kendi dünyasını kurmaktan başka bir şey yapmaz.

📖 Sayfa 168 · Bilim Felsefesi, Doğan Özlem

Ahlak yasası bize kendisine uymamız gerektiğini buyurur; ona uymak bize bir ödev olarak görünür. Bu yüzden, doğa yasasını zorunluluk tasarımı altında düşündüğümüz halde, ahlak yasasını gereklilik tasarımı altına sokarız. Doğada olup biten her şeyi tek bir sözcükle "olan" olarak adlandırırsak, ahlak yasasını bize buyurduğu şey, bir "olması gereken" olarak adlandırılabilir.

📖 Sayfa 81 · Etik, Doğan Özlem

"Bilgi, doğru bilgidir. Doğru eylem doğru bilgiden çıkar. Öyle ki, bilgi yönünden "doğru” olan, ahlak yönünden "iyi"dir de. Buna göre, doğru bilgiyi izleyen, doğru bilgiye dayalı eylem ahlak yönünden de doğrudur ve bu eyleme yön veren ilke, hem bilgi hem de ahlak ilkesi olarak, "iyi"dir."

Etik, Doğan Özlem

Tüm etikler normatiftirler. Ne var ki, tam da normatif olmaları bakımından, kendi ilkelerinin ev­rensel olduğunu ne kadar iddia ederlerse etsinler, evrensel ola­mazlar; çünkü her normun ait olduğu etiğe göre ve bu etiği be­nimsemiş olanlar için bir geçerliliği olabilir.

Etik, Doğan Özlem

Bir kişinin eylemini değerlendirirken "iyi" ve "kötü" terimlerini kullanarak bir yargıda bulunuyoruz; fakat acaba bu yargılarımız somut, nesnel bir olgu bilgisine mi dayanmaktadır, yoksa onlar sadece bizim öznel eğilimlerimizi, duygularımızı, arzularımızı mı yansıtmaktadır?

📖 Sayfa 21 · Etik, Doğan Özlem
Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Her sözün altında alındığı eser belirtilmiştir.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4