CANLI

Farabi'nin Harfler Kitabı Kitabında Felsefe Konusunda Etkisi Süren Sözler

Harfler Kitabı - Farabi kitap alıntıları ve sözleri

2008 tarihli Harfler Kitabı, Farabi'nin en bilinen eserlerinden biridir. Litera baskısıyla 319 sayfadır. Bu sayfa, Harfler Kitabı'dan damıtılan en akılda kalan cümlelere ayrılmıştır.

Yazar:Farabi
Çevirmen:Ömer Türker
İlk Yayın:2008
Yayınevi:Litera
Sayfa Sayısı:319
Orijinal Adı:Kitabu'l Huruf
Dil:Türkçe
ISBN:9789756329559
Okuma Süresi:9 sa. 2 dk.
Türler:Felsefe-Düşünce

Harfler Kitabı'dan En Beğenilen Alıntılar

Kelam ancak daha önce felsefede burhânlarla temellendind. miş şeyleri, öğretimin bütün insanları kuşatarak gerçekleşmesi için bürün insanlar neadinde ilk bakışta meşhur olanlarla temellendirmeyi destekler ve ister. Dolayısıyla o, bununla da halktan ayrılır. Bundan dolayı kelamcı nın halktan değil seçkinlerden olduğu zannedilmiştir. Onun da seçkinler. den olduğunu bilmek gerekir, ama onun seçkinliği, yalnızca o dinin mensuplarına nispetledir. Oysa filozofun seçkinliği, bütün insanlara ve bütün dinlere nispetledir.

📖 Sayfa 152 · Harfler Kitabı, Farabi

Burhanların yolu, onların farkına bunlardan sonra varılması ol duğuna göre cedeli ve sofistik güçler, zanni felsefe (el-felsefetü'l-maznûne) veya çarpıtılmış felsefe (el-felsefetü'l-mümevvehe), zaman bakımından kesin, yani burhani felsefeden önce gelir. Din ise insânî kılındığında (yani insan ürünü bir şey olarak görüldüğünde) zamanca felsefeden sonradır. Özetle, dinle, felsefede ortaya konan teorik ve pratik şeylerin, ikna etme veya hayal ettirme yoluyla yahut ikisiyle birlikte halkın anlayabileceği tarzlarda onlara öğretilmesi amaçlanır.

📖 Sayfa 148 · Harfler Kitabı, Farabi

Açıktır ki felsefeye karşı olan her millette kelam sanatının felsefeye karşı olacak ve kelamcılar dinin felsefeye karşı olduğu ölçüde filozoflara karşı olacaklardır.

📖 Sayfa 192 · Harfler Kitabı, Farabi

Felsefede cevher denilen şey, iki kısımdır. Birincisi, kesinlikle bir konusu bulunmayan son konudur. İkincisi ise hangi şey olursa olsun mahiyet sahibi şeyin mahiyetidir. Bu ikisinden başkasına cevher denmez.

📖 Sayfa 98 · Harfler Kitabı, Farabi

Gaye, fiilin kendisi için olduğu şeydir. Buna örnek, öğretme ve ondan elde edilen bilgidir. Çünkü bilgi, öğretimin kendisi için olduğu şeydir. Bütün bunlarda zorunlu olarak şeyin kendisi için olduğu şey, zaman bakımından şeyden sonra gelir ve şey onu zaman bakımından önceler.

📖 Sayfa 144 · Harfler Kitabı, Farabi

Şey bazen her nasıl olursa olsun -nefsin dışında olsun veya her- hangi bir yönden tasavvur edilsin, bölünsün veya bölünmesin farketmez- bir mahiyete sahip olanların hepsine denir. Biz "bu şeydir" dediğimizde onunla bir mahiyeti bulunanı kastederiz. Kuşkusuz mevcut, ancak nefsin dışında bir mahiyete sahip olana söylenir ve yalnızca tasavvur edilen bir mahiyete söylenmez. Bu anlamda şey, mevcuttan daha genel olmaktadır.

📖 Sayfa 142 · Harfler Kitabı, Farabi

"sözün gereği sorudur.oysa konuşmanın gereği başka bir şeydir.fakat onun gücü çoğu zaman bir şey hakkında sormanın gücüdür."

Harfler Kitabı, Farabi

zamanın ters, sohbetin faydasız, insanın bezgin ve her başın bir ağrı taşıdığını görünce, kendime kapanıp haysiyetimi korudum.

Harfler Kitabı, Farabi

harfler, mekâna olan bir nispetin tahayyül edildiği diğer şeylere nakledilirler. Mekân ise şeyi kuşatıp çevrelediğinden ve mekâna mensup şey de mekânla kuşatıldığından kuşatan, kuşatılanı kuşatmakta ve kuşatılan da kuşatan tarafından kuşatılmaktadır.

📖 Sayfa 68 · Harfler Kitabı, Farabi

Mantıkçılar, nispeti/ilişkiyi bir kategori olan izafetten daha genel görürler. Çünkü onlara göre izafet bir nispettir /ilişkidir.

Harfler Kitabı, Farabi

Hiçbir şeyin mahiyeti bilaraz değildir.

📖 Sayfa 134 · Harfler Kitabı, Farabi

Lafızlar ancak şeyler düşünüldükten sonra ihdås edilmiştir. Lafızlar, öncelikle şeyler akılda düşünülmeleri bakımından ve aklın onlarda özel bir fiili meydana geldiğindeşeylerin akıldaki durumlarına delalet ederler. Aklın şeylerde özel bir fiili meydana gelmeden önce ve şeyler, duyulura daha yakın olmaları bakımından şeylere ya işaretlerle ya harflerle ya sesler ve çığlıklarla ya da durumları derinlemesine düşünülmemiş ve delalet tarzları hesaplanmamış lafızlarla delalet ediliyor olması muhtemeldir.

📖 Sayfa 40 · Harfler Kitabı, Farabi

Bileşik lafızlar içinde -birbiriyle irtibatlı bileşik anlamlara delalet eden lafızlar bulunduğunda- lafızların birbiriyle irtibatı olmasını (sağlayan) şeyler tespit edilir; lafızların tertibi, nefisteki anlamların tertibine eşit yapılmaya çalışılır.

📖 Sayfa 166 · Harfler Kitabı, Farabi

Açıktır ki, kelam ve fikih sanatı, dinden sonradır, din, felsefeden sonradır, cedell ve sofistik güçler, felsefeden öncedir, cedell ve sofistik felsefe, burhani felsefeden öncedir, dolayısıyla felsefe, bütün olarak, aletleri kullananın zaman bakımından aletlerden önce gelmesi gibi, dinden önce gelir. Cedeli ve sofistik (güçler), ağacın gıdasının meyveden önce olması gibi veya ağacın çiçeğinin meyveyi öncelemesi gibi felsefeyi önceler. Din ise hizmetçiyi kullanan reisin hizmetçiyi veya aleti kullananın aleti öncelemesi gibi kelam ve fıkhı önceler.

📖 Sayfa 150 · Harfler Kitabı, Farabi

Zaman, ortaya çıktığında zorunlu olarak hareketten kaynaklanır.

📖 Sayfa 16 · Harfler Kitabı, Farabi

Doğru olanın varlığı, makullerin nefsin dışındakine olan bir göreliliğidir. Yüce cinslerden her biriyle nitelenen şeyin varlığı, onun cinsidir. Yine o, mahiyetin ta kendisi olan veya bir mahiyetin parçası olan varlığın anlamına dahildir. Çünkü onun cinsi, mahiyetinin bir parçasıdır ve onu kâim kılan şeyin mahiyetidir.

📖 Sayfa 120 · Harfler Kitabı, Farabi

Felsefede ise cevher, kesinlikle bir konuda bulunmayan duyulur nesneye söylenir; tür, cins veya fasıl gibi duyulur nesnenin ne olduğunu tarif eden her yükleme söylenir; duyulur nesnenin türlerinden her bir türün mahiyetini, mahiyetini oluşturan şeyi veya kaim kılan şeyi tarif eden şeye söylenir.

Harfler Kitabı, Farabi

Şeyde bulunması ve bulunmaması mümkün olan şey, arazın anlamı değildir. Çünkü araz adı, bu duru- ma sahip olması, yani kimi zaman bulunması ve kimi zaman da bulunmaması bakımından şeye delalet etmez, aksine o, şeyin varlığına araz olarak eklenen bir şeydir. Zira arazın varlığı sürekli olabileceği gibi süreksiz de olabilir ve o, varlığının sürekliliğinden ve çabucak zail olmasından ötürü araz olarak adlandırılmaz. Aksine onun araz oluşunun anlamı, konusunun mahiyetine dâhil olmamasıdır.

📖 Sayfa 82 · Harfler Kitabı, Farabi

Kendilerinden önce yaşayanlardan, öncekilerin de kendilerinden önce yaşayanlardan ve onların da bu lafızları kendileri için ilk vazedenlerden -vazettikleri şeyleri tamamlayarak aldıkları şeyleri adet edinmeleri sayesinde dillerine ve nefislerine yerleşmiş bu lafızlar, onların lafızları içinde fasih ve doğru olanlardır. O lafızlar, o milletin dilidir. Bunlara aykırı lafızları ise yabancı ve yanlış lafızlardır.

📖 Sayfa 168 · Harfler Kitabı, Farabi

insanın kaim kılan ve onun tanımının delalet ettiği şey, onun cinsi ve faslıdır yahut biri madde, diğeri de suret ve hilkat mesabesinde olan iki şeydir.

📖 Sayfa 50 · Harfler Kitabı, Farabi

....bir şeyin bilinmesi, ister sonlu ister sonsuz olsunlar hepsinin bilinmesi demektir. Nitekim insan anlamının ve bu anlam olması bakımından ona eklenenlerin (bilinmesi), ister sonlu ister sonsuz olsunlar bütün insanların ve insan olanların bilinmesi demektir.

Harfler Kitabı, Farabi

Nefiste tasavvur ve tahayyül edilen her şey ile akledilen her şeye -nefsin dışındaki aynıyla nefiste bulunan gibi olduğunda- söylenir. Bu onun doğru oluşunun anlamıdır. Çünkü doğru ve mevcut, eşanlamlıdırlar.

📖 Sayfa 118 · Harfler Kitabı, Farabi

insan iradi fiillerin bir kısmını diğerlerinden daha kolay yapacak şekilde yaratılmıştır. Bu nedenle başından beri kendi başına bırakılsa ona daha kolay gelen fiilleri yapar. Şayet o fiiller, iyi fiiller ise o kişiye "fıtratı ve doğası iyidir" denir. Durum, bunda ve öteki birincide iyi veya kötü fiillerin insana daha kolay gelmesi şeklinde insanın yaratıldığı fıtrat doğrultusunda meydana gelir. Bu fıtrat ise ya babalarının fıtratı ve adetleridir ya da onun kendi fıtratıdır.

Harfler Kitabı, Farabi

Sen ameli sanatlardan her birinin konusunu düşündüğünde görürsün ki bu konu [yani her bir sanatın konusu), kategorilerin kıyaslandığı işaret edilir bir şeydir, fakat sanat erbabının kendi nefsinde konuya dair tasavvur ettiği şey onun türüdür ve işlem yaptığında ise o türün "o nedir?" yoluyla yüklendiği işaret edilirde işlem yapar.

📖 Sayfa 32 · Harfler Kitabı, Farabi

doğa ilmi, onlardan her birinde o nedir? nedendir? neyledir? ve niçindir? sorularının cevabınıaraştırır. Matematik, mahiyetini verdiği şeylerin her biriyle ilgili olarak o nedir? sorusunda kesinlikle kategorilerin dışında kalan şeyleri almaz. Oysa doğa ilmi, onun sebepleri içinde kategorilerin dışında kalan başka şeyleri de verir.

Harfler Kitabı, Farabi

İçinde olanı veya içinde amaçladığını başkasına bildirme ihti­yacı duyduğunda ilk önce istediği şeye delalet etmek için onu anlatmayı istediği kimseler karşısında -şayet anlatmayı istediği kimse onun işaretini görecek durumdaysa- işareti kullanmıştır; sonra da seslenmeyi (tasvit) kullanmıştır. Seslenmelerin ilki, nidadır. Kuşkusuz maksadını anlatmak istediği kimse, nida sayesinde, anlatmayla kastedilen şeyin başkası değil de o olduğunun farkına varır

📖 Sayfa 73 · Harfler Kitabı, Farabi

Halkın sultanları da halktandır.

📖 Sayfa 180 · Harfler Kitabı, Farabi

Bir şeyle olmuşsa veya onunla kâimse o şey onun sebebi olur. Çünkü şayet onun mahiyeti, ondan olmaksa veya bir mahiyet, o şeyin ondan olmasının sebebi ise "o, ona bizâtihi aittir" denir. Eğer ikisinden herhangi birinin mahiyetinde bu durum yoksa "o, o şey için, onda, onunla, ondan, onunla birlikte veya onun nezdinde bilarazdır" denir.

📖 Sayfa 136 · Harfler Kitabı, Farabi

Aristoteles, Kategoriler kitabında "görelilik" bölümünün başında göreliyi şöyle resmetmiştir: "Mahiyetleri, hangisi olursa olsun nispet tarzlarından biriyle diğerine kıyasla söylenen şeyler hakkında onlar göreli kategorisindendir denir". Aristoteles "mahiyetleri" sözüyle genel olarak her nasıl olursa olsun lafızlarının delalet ettiği şeyi kastetmiştir.

📖 Sayfa 66 · Harfler Kitabı, Farabi

Şeyin anlaşılmasını sağlayanların en eksiği, onun en uzak cinsiyle anlaşılması veya mahiyetinden ya da mahiyetinin bir parçasından en uzaktaki yüklemleriyle anlaşılmasıdır. Şeyin anlaşılmasını sağlayanların en yetkini ise onun tanımıdır. Şeyin zâtının dışında kalan şeyler ile onun ne olduğunu anlatmayan ve onun zâtını kâim kılmayan sıfatlarının -ki bunlar, onun arazlarıdır- bir kısmı, şeyin zâtına daha yakın bir kısmı ise şeyin zâtından daha uzaktır.

📖 Sayfa 214 · Harfler Kitabı, Farabi

Açıktır ki, avam ve halk, zaman bakımından seçkinlerden daha öncedir. Bütün insanların ilk bakışı olan ortak bilgiler, pratik sanatlardan ve bunlar içinde her bir sanata özgü bilgilerden zaman bakımından daha öncedir. Bunların tamamı, avama ait bilgilerdir.

📖 Sayfa 154 · Harfler Kitabı, Farabi

Din, bozuk bir felsefeye tabi olduğunda, sonra da din mensuplarına bunun ardından sahih-burhani felsefe nakledildiğinde felsefe o dine bütün yönlerden karşı olur ve din de bütünüyle felsefeye karşı olur. Din ve felsefeden her biri, diğerini iptal etmeyi ister. Bu nedenle hangisi galip gelir ve nefislerde yer edinirse diğerini iptal eder ve hangisi o millete håkim olursa diğerini geçersizleştirir.

📖 Sayfa 190 · Harfler Kitabı, Farabi

Felsefe mensupları dindeki şeylerin felsefedekilerin misalleri olduğunu bildiklerinde dine karşı çıkmazlar. Ama din mensupları, o felsefenin mensuplarına karşı çıkarlar ve ne felsefenin ne de felsefecilerin o din ve mensupları üzerinde bir reisliği olmaz, aksine gerek felsefe gerekse onun mensupları bir kenara atılırlar, felsefenin dine fazla bir yardımı ulaşmaz ve o dinden ve mensuplarından felsefeye ve mensup larına büyük bir zarar gelmesinden emin olunamaz.

📖 Sayfa 190 · Harfler Kitabı, Farabi

Oluş ve bozuluşunun yakın sebepleri tamamlanan her şeye araz denir.
...
Arız ise çabucak zail olan her oluştur.

📖 Sayfa 80 · Harfler Kitabı, Farabi

Açıktır ki, duyulura söylenen kategorilerden her biri,
akledilmeden önce nefsin dışında bir mahiyete sahiptir -bu mahiyet
ister bölünsün isterse de bölünmesin fark etmez-. Bununla birlikte
onlar düşünüldükten sonra doğrudurlar, çünkü düşünüldüideri ve
tasavvur edildiklerinde nefsin dışındaki şeylerin makulleri olurlar. Dolayısıyla
onlarda diğer iki yönden mevcut olmaları birleşir. Böylece
mevcudun anlamları, iki anlama yükselir: Doğruluk ve nefsin dışında
bir mahiyete sahip olmak.

Harfler Kitabı, Farabi

Öyleyse mevcut, üç anlama söylenmektedir: Bütün kategorilere,
doğru denilen şeye, ister tasavvur edilsin isterse edilmesin nefsin
dışında bir mahiyete sahip olan şeye. Bölünerek bir toplama ve o toplamın
özetine sahip olan şeye gelince, mevcut ve varlık bunda farklılaşır.
Bu takdirde mevcut, toplamdır -ki bu, mahiyetİn zatıdır-, varlık
ise o şeyin özetlenmiş mahiyetidir veya toplamın parçalarından her
biridir, ya cinsi ya da faslıdır. Faslı ona özgü olduğundan ona özgü
varlığı olmaya daha layıktır. Doğru olanın varlığı, makullerin nefsin
dışındakine olan bir göreliliğidir.

Harfler Kitabı, Farabi

zaman, mekândan sonra gelir, çünkü zamanın varlığının nispeti, cismin bir mekânda bulunmasıdır. Bu takdirde şeye örtüşen ve onun varlığına örtüşmesi nedeniyle ona nispet edilen zaman meydana gelir. İşte bu nispet, o nispete, yani şeyin mekânına nispetine benzemektedir.

📖 Sayfa 58 · Harfler Kitabı, Farabi

duyuyla idrak edilen duyulurlar vardır, bu duyulurlar içinde benzer ve farklı şeyler vardır. Birbirlerine benzer olan duyulurlar, ortak olduklan tek bir makul anlamda benzerdirler ve bu anlam, ben. zerlerin tamamı arasında ortaktır ve her birinde düşünülen diğerinde de düşünülür. Çok şeye yüklenen bu makul anlama "tümel" ve "genel anlam" denir.

📖 Sayfa 164 · Harfler Kitabı, Farabi

Sıkça Sorulan Sorular

Harfler Kitabı kimin eseridir?

Harfler Kitabı, Farabi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2008'de yayımlanmıştır. Türkçeye Ömer Türker çevirmiştir.

Harfler Kitabı kaç sayfadır?

Harfler Kitabı, 319 sayfadır (Litera baskısı).

Harfler Kitabı'nın en ünlü sözü nedir?

“Kelam ancak daha önce felsefede burhânlarla temellendind. miş şeyleri, öğretimin bütün insanları kuşatarak gerçekleşmesi için bürün insanlar neadinde ilk bakışta meşhur olanlarla temellendirmeyi destekler ve ister. Dolayısıyla o, bununla da halktan ayrılır. Bundan dolayı kelamcı nın halktan değil seçkinlerden olduğu zannedilmiştir. Onun da seçkinler. den olduğunu bilmek gerekir, ama onun seçkinliği, yalnızca o dinin mensuplarına nispetledir. Oysa filozofun seçkinliği, bütün insanlara ve bütün dinlere nispetledir.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Harfler Kitabı — Farabi. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4