
Hiroko Oyamada'nın eserlerinden alınan bu sözler, okurların en çok işaretlediği satırlar arasındadır. Toplam 73 söz aşağıda.
En Beğenilen Hiroko Oyamada Sözleri
"Nasıl oluyor da herkes beni gayet iyi tanıdığı halde,ben onlar hakkında hiçbir şey bilmiyordum?
📖 Sayfa 59 · Çukur, Hiroko Oyamada
"Küçük bir böcek bana eşlik ediyordu."
📖 Sayfa 81 · Çukur, Hiroko Oyamada
Temelde hiç kimse bakmıyor. Görmek istemedikleri sürece de bakmazlar zaten.
📖 Sayfa 71 · Çukur, Hiroko Oyamada
Anlıyor musun? Anlayamazsın. Anlarsan sıkıntı çıkar zaten.
📖 Sayfa 76 · Çukur, Hiroko Oyamada
Boşta olmak da yorar insanı. Bütün yaşam yaz tatili gibi geçer.
📖 Sayfa 47 · Çukur, Hiroko Oyamada
"Gözleri gölgede kaldığı için görünmüyordu."
📖 Sayfa 69 · Çukur, Hiroko Oyamada
Kurumsal köleyiz biz, düpedüz köle!
📖 Sayfa 14 · Çukur, Hiroko Oyamada
Evet, utanıyorum. Utanca boğulmuş bir yaşantım var.
📖 Sayfa 77 · Çukur, Hiroko Oyamada
Onlar insansa biz neyiz diye sorasım geliyor…. Kurumsal köleyiz biz, düpedüz köle !!
Çukur, Hiroko Oyamada
“Zaman yavaş ilerlediği halde günler, haftalar garip şekilde çabuk geçiyordu. Onu net olarak bölen planlar, teslim tarihleri, toplantı ya da maaş günü gibi şeyler olmayınca zaman akıp gidiyor, vaktin nasıl geçtiğini anlamak mümkün olmuyordu sanırım.”
Çukur, Hiroko Oyamada
Acayip geliyor ama insan bu işte. Birileri ağır bir yükün altına girmek zorunda kalıyor.
📖 Sayfa 82 · Çukur, Hiroko Oyamada
Çocukların düşünceli davranmalarını sağlayan bir orta yaşlıyım değil mi?
📖 Sayfa 75 · Çukur, Hiroko Oyamada
Aile denen şey tuhaf bir sistem değil mi sence? Bir erkekle kadın eşleşiyor. Peki, ne için? Soylarını devam ettirmek için. Herkesin soyunu devam ettirmesi çok mu lazım?
Çukur, Hiroko Oyamada
“Şüphe etmen de lazım tabii. Fakat bu şeklen öyle değil mi? Gerçekten şüphe etseydin kaçardın, birilerine haber verirdin. Eğer benim buraya izinsiz giren biri olduğumu düşünseydin yani. Böyle şeyler biraz da hislerle anlaşılır.”
Çukur, Hiroko Oyamada
Ben artık hangi ayın kaçıncı gününde olduğumuzu hiç düşünmeden yaşadığım için farkına varmamıştım.
Çukur, Hiroko Oyamada
Yaşım artık otuz. Ömrümde bir kez olsun kadrolu çalışmak isterdim oysa.
📖 Sayfa 9 · Çukur, Hiroko Oyamada
“Bu yere kendi irademle gelmiştim. Beni zorlamamışlardı. Mutsuz değildim. Hoşnutsuz da değildim. Ama bu, her şeyi bildiğim anlamına gelmiyordu.”
Çukur, Hiroko Oyamada
"Zaman yavaş ilerlediği halde günler, haftalar garip șekilde çabucak geçiyordu. Onu net olarak bölen planlar, teslim tarihleri, toplantı ya da maaş günü gibi şeyler olmayınca zaman akıp gidiyor, vaktin nasıl geçtiğini anlamak mümkün olmuyordu sanırım."
📖 Sayfa 23 · Çukur, Hiroko Oyamada
Zaman su gibi akıyor. Bir bakarsın farkına varmadan on yıl, yirmi yıl geçip gidivermiş.
Çukur, Hiroko Oyamada

Temelde hiç kimse bakmıyor Görmek istemedikleri sürece de bakmazlar zaten. Senin de görmediğin bir çok şey vardır...
📖 Sayfa 71 · Çukur, Hiroko Oyamada
Bakmıyorlar elbette. Temelde hiç kimse bakmıyor. Görmek istemedikleri sürece de bakmazlar zaten.
Çukur, Hiroko Oyamada
Güneş tepede olduğu sürece dışarı çıkmak yasaklanmış gibiydi âdeta.
Çukur, Hiroko Oyamada
Fakat işte baksana, aile denen şey tuhaf bir sistem değil mi sence? Bir erkekle kadın eşleşiyor. Peki, ne için? Soylarını devam ettirmek için. Herkesin soyunu devam ettirmesi çok mu lazım?
📖 Sayfa 76 · Çukur, Hiroko Oyamada
Anlıyor musun? Anlayamazsın. Anlarsan sıkıntı çıkar zaten. Ailede isyan bayrağını çeken bir kişi olması yeterli.
Çukur, Hiroko Oyamada
Görmek istemedikleri sürece de bakmazlar zaten.
Çukur, Hiroko Oyamada
“Herkesin öyle bir şeye merakı yok sanırım. Hiç görmüyorlardır belki de. Çevrede dolaşan hayvanlara, uçan ağustos böceklerine, yere düşen dondurma kalıntılarına, evine kapanmış adama dönüp bakıyorlar mı sanıyorsun? Bakmıyorlar elbette. Temelde hiç kimse bakmıyor. Görmek istemedikleri sürece de bakmazlar zaten.”
Çukur, Hiroko Oyamada
Zor zamanlarda bile insanın karnı acıkıyor işte.
Çukur, Hiroko Oyamada
Ben öyle uzun yaşamak niyetinde değilim zaten.
Çukur, Hiroko Oyamada
Aile içinde para meselesi konuşulur mu hiç?
📖 Sayfa 6 · Çukur, Hiroko Oyamada
“Öyleyse sen boştasın Gelin Hanım. Boşta olmak da yorar insanı. Bütün yaşam yaz tatili gibi geçer.”
Çukur, Hiroko Oyamada
Başımı sallayarak onayladım. Birden gözlerim doluyor gibi oldu, kendime şaşırdım.”
Aniden ölmek, uzun yaşayan yaşlıların tek dileğidir.
📖 Sayfa 90 · Çukur, Hiroko Oyamada
Bakmıyorlar elbette. Temelde hiç kimse bakmıyor. Görmek istemedikleri sürece de bakmazlar zaten. Senin de görmediğin birçok şey vardır Gelin Hanım.
Çukur, Hiroko Oyamada
"Ailede isyan bayrağını çeken bir kişi olması yeterli."
📖 Sayfa 76 · Çukur, Hiroko Oyamada
"Onlardan ziyade siyah kuşlar (karabatağı andırıyorlar ama türlerinden emin değilim) kafama takılıyor. Büyük nehrin kıyı bentlerinde bir sürü var. Sayıları her geçen yıl artıyor, sonyıllarda neredeyse ikiye katlandı. İnsanlara da iyice alışmışlar, yanlarından geçseniz bile oralı olmuyorlar."
📖 Sayfa 51 · Fabrika, Hiroko Oyamada
"İyi de, herkes görmezden mi geliyor?" "Neyi?" "Yani işte, şu siyah hayvanı..." "Bak işte, adı olmayınca zorluk çıkıyor. Neyse. Herkesin öyle bir şeye merakı yok sanırım. Hiç görmüyorlardır belki de. Çevrede dolaşan hayvanlara, uçan ağustosböceklerine, yere düşen dondurma kalıntılarına, evine kapanmış adama dönüp bakıyorlar mı sanıyorsun? Bakmıyorlar elbette. Temelde hiç kimse bakmıyor. Görmek istemedikleri sürece de bakmazlar zaten (...)"
📖 Sayfa 71 · Çukur, Hiroko Oyamada
Bir bakarsın farkına varmadan on yıl, yirmi yıl geçip gidivermiş.
Çukur, Hiroko Oyamada
Aile denen şey tuhaf bir sistem değil mi sence? Soylarını devam ettirmek için. Herkesin soyunu devam ettirmesi çok mu lazım?
Çukur, Hiroko Oyamada
"Kocan senden erken geldiğinde yemek yapar mı?" "Hayır, yani rica edersem bir iki gün yapar belki, ama... Nasıl desem?" Söyleyecek söz arayarak dudaklarımı kapatınca, o çevik bir hareketle aynaya dönüp yansımasını sert bakışlarla süzerek, "İstemek zor elbette. Çok iyi anlıyorum!" dedi, bağırmaya yakın bir sesle. "Ben de isteyemiyorum zaten. Aklımdan geçiyor gerçi. 'Yemeği sen yap. Erken geldiğin günlerde en azından,' diyecek oluyorum. Fakat söyleyemiyorum iște. Neden acaba? Kadrolu çalışsam eşitmişiz gibi konuşabilirim belki onunla."
📖 Sayfa 15 · Çukur, Hiroko Oyamada

Bir erkekle kadın eşleşiyor. Peki, ne için? Soylarını devam ettirmek için. Herkesin soyunu devam ettirmesi çok mu lazım?
Çukur, Hiroko Oyamada
Bir çukurun içine düşmüştüm.
Çukur, Hiroko Oyamada
Ne o? Harikalar diyarındaki Alice mi sandın kendini Gelin Hanım? Nasıldı? Tavşancığı kovalarken çukura düşüyordu, büyük macera da başlıyordu.
📖 Sayfa 65 · Çukur, Hiroko Oyamada
Bir çukurun içine düşmüştüm. Ayaklarım çukurun dibine değiyordu.
Çukur, Hiroko Oyamada
Çukurda kendimi iyi hissediyordum ama çıkması biraz zor olacak gibiydi
Çukur, Hiroko Oyamada
Yalnız kalır kalmaz dönüp çukura bir göz attım. Karanlıktı, içi görünmüyordu. Elbette dibi de görünmüyordu. Düşündüğümden daha derindi.
Çukur, Hiroko Oyamada
Nasıl oluyor da herkes beni gayet iyi tanıdığı halde, ben onlar hakkında hiçbir şey bilmiyordum?
📖 Sayfa 59 · Çukur, Hiroko Oyamada
Yaşamın amacı, hayatın anlamı gibi kavramlarla çalışmak arasında bir bağ kuramıyordum. Bir zamanlar arada bir bağ olduğunu düşünürdüm ama artık olmadığını çok iyi anlamıştım. Bunları İtsumi'ye söylesem o mangal gecesinde yaptığı gibi yine daha savaşmadan yenildiğimi falan söylerdi belki de ama öyle değildi, şu âna kadarki hiçbir çalışmama savaş denemezdi, bu anlaşılmaz, garip, kendi içimde olmayan, dışarıdaki, başka bir dünyaya ait bir şeydi.
📖 Sayfa 97 · Fabrika, Hiroko Oyamada
yirmi yıl önce inzivaya çekildiğimden beri tek bir şey bile değişmedi.
Çukur, Hiroko Oyamada
"Yağmurlu günlerde ağustos böcekleri ötmüyor herhalde, dedim içimden. Eğer doğdukları günden sonra yağmur hiç durmadan devam etse ağustos böceklerine ne olurdu acaba? Bir kez bile ötemeden ölüp giderler miydi?"
Çukur, Hiroko Oyamada
“Çok çalışmaktan sık sık bunalır ve maaşıma oranla yaptığım işi ağır bulurdum.”
📖 Sayfa 7 · Çukur, Hiroko Oyamada
Trajedi gibi değil mi? Tek başına, kuşaklar arası alışveriş olmaksızın. Kaç yaşında olduğunu bilmiyorum ama ömrü boyunca tek başınaydı. Ne şişmanlıyor ne de zayıflıyor. Görüntüsü hiç değişmiyor. Kazdığı çukura girip orada kalıyor, sonra dışarı çıkarak çevrede dolaşıyor. Tıpkı benim gibi. Değil mi?
Çukur, Hiroko Oyamada
Yağmurlu günlerde ağustosböcekleri ötmüyor herhalde, dedim içimden. Eğer doğdukları günden sonra yağmur hiç durmadan devam etse ağustosböceklerine ne olurdu acaba? Bir kez bile ötemeden ölüp giderler miydi?
Çukur, Hiroko Oyamada
Ama bir şeyler yanlıştı işte. Kocam her gün gece yarılarına kadar çalışırken ben nasıl boşta olabilirdim? Çalışmam gerekiyordu. Çalışmasam bile bir şeyler yapmalıydım. Vücudum günden güne hantallaşıyordu. Aslında kilo almış değildim, aksine, zayıflamıştım. Buna rağmen kaslarım, eklemlerim, vücudumdaki hücrelerin her biri hantallaşmıştı sanki, bir şey yapmaya kalktığımda gözüm korkmaya başlamıştı. Hayır, bunlar benim yüzümden değil, vücudumun yüzünden gibi bir bahaneye sığınamazdım. Tembelleşmiştim ve bu tamamen benim suçumdu.
📖 Sayfa 48 · Çukur, Hiroko Oyamada
Sanki kendim ile işim, kendim ile fabrika, kendim ile toplum arasında hiçbir bağ yokmuş, incecik bir kâğıt parçasıyla her şeyden ayrılmışım da dokunsam bile dokunduğum algılanımıyormuş, aslında belki de hepsinden çok uzaktaymışım da ben bir şeyleri yanlış anlıyormuşum gibi hissediyordum.
📖 Sayfa 93 · Fabrika, Hiroko Oyamada
“Furufue-San ,fabrikada kaç yıldır çalışıyorsunuz ?”
📖 Sayfa 114 · Fabrika, Hiroko Oyamada
“On beş yıldır”
“On beş yıl boyunca gözle görülür hiçbir sonuç çıkmadı mı ?”
"Öyleyse sen boştasın Gelin Hanım. Boşta olmak da yorar insanı. Bütün yaşam yaz tatili gibi geçer."
📖 Sayfa 47 · Çukur, Hiroko Oyamada
"Kurumsal köleyiz biz, düpedüz köle! Kadrolu bile değiliz."
📖 Sayfa 14 · Çukur, Hiroko Oyamada
Bütün gün çalışmadan yaşayamayacak o kadınla, öğle yemeği olmadan işlerini bitirip akşam yemeği hazırlığı başlayana kadar bomboş oturan ben, aynı insan mıydık gerçekten?
📖 Sayfa 22 · Çukur, Hiroko Oyamada

Ölesiye hizmet. Gelin ve anne olarak. Bu yükün altına ne için girdi babamla annem? Yalnızca beni, yani soylarını sonraki kuşak olarak bırakabilmek için. Bu beni tiksindiriyor. Kötülük ettim. Anlıyor musun? Anlayamazsın. Anlarsan sıkıntı çıkar zaten. Ailede isyan bayrağını çeken bir kişi olması yeterli. Ben bütün bunlara dayanamayarak kaçtım.
Çukur, Hiroko Oyamada
"Annem son zamanlarda şişmanladı değil mi? Astığı çamaşırlara bakıyorum da gören bir Sumo güreşçisinin eşyaları zanneder."
📖 Sayfa 68 · Çukur, Hiroko Oyamada
“Zaman yavaş ilerlediği halde günler, haftalar garip şekilde çabucak geçiyordu.”
📖 Sayfa 23 · Çukur, Hiroko Oyamada
"Ben aslında bunu çocukluğumdan beri tasarlıyordum. Bir gün o insanların yanından çıkıp gitmeyi."
📖 Sayfa 58 · Çukur, Hiroko Oyamada
Ne hayvanlar ne çocuklar ne de çukurlar vardı ortalıkta.
📖 Sayfa 95 · Çukur, Hiroko Oyamada
"Aileme uyum sağlayamadım," dedi. "Nasıl söylesem? Kötü insanlar değiller. Annem olsun, diğerleri olsun. Aksine iyi vatandaşlar olduklarını düşünüyorum. İyi kalpli, insanlara zararsız vatandaşlar. Asla kötü insan değiller. Fakat işte baksana, aile denen şey tuhaf bir sistem değil mi sence? Bir erkekle kadın eşleşiyor. Peki, ne için? Soylarını devam ettirmek için. Herkesin soyunu devam ettirmesi çok mu lazım?
📖 Sayfa 76 · Çukur, Hiroko Oyamada
“Öyleyse sen boştasın Gelin Hanım. Boşta olmak da yorar insanı. Bütün yaşam yaz tatili gibi geçer.”
📖 Sayfa 47 · Çukur, Hiroko Oyamada
Başımı sallayarak onayladım. Birden gözlerim doluyor gibi oldu, kendime şaşırdım.
Yapacak işim olmamasını sevmiyor değildim.
Öyle yüksek maaşlı kadrolu çalışan olma saplantım da yoktu. Çalışma ihtiyacı hissedemiyordum yalnızca. En büyük etken buydu. Çalışmasam bile yaşamımı sürdürebilirdim.
Bütün gün çalışmadan yaşayamayacak o kadınla, öğle olmadan işlerini bitirip akşam yemeği hazırlığı başlayana kadar bomboş oturan ben, aynı insan mıydık gerçekten?
📖 Sayfa 22 · Çukur, Hiroko Oyamada
Fakat işte baksana, aile denen şey tuhaf bir sistem değil mi sence? Bir erkekle kadın eşleşiyor. Peki, ne için? Soylarını devam ettirmek için. Herkesin soyunu devam ettirmesi çok mu lazım? Sözgelimi ben, tesadüfen babamın ve annemin soyundan geliyorum, peki sonraki kuşak olarak soyumu devam ettirebilecek miyim? Bunu bilmemesine rağmen babam beni büyütmek için canla başla çalıştı.
Çukur, Hiroko Oyamada
"Herkesin öyle bir şeye merakı yok sanırım. Hiç görmüyorlardır belki de. Çevrede dolaşan hayvanlara, uçan ağustosböceklerine, yere düșen dondurma kalıntılarına, evine kapanmıș adama dönüp bakıyorlar mı sanıyorsun? Bakmıyorlar elbette. Temelde hiç kimse bakmıyor. Görmek istemedikleri sürece de bakmazlar zaten."
📖 Sayfa 71 · Çukur, Hiroko Oyamada
“Çocuklara aldırış etmeyen insanlar onların varlığını da yokluğunu da kafalarına takmazlar.”
📖 Sayfa 64 · Çukur, Hiroko Oyamada
Acayip geliyor ama insan bu işte. Birileri ağır bir yükün altına girmek zorunda kalıyor. Bu rol, Gelin Hanım, size düşsün istemezdim ama bunu siz isteyerek seçtiniz sonuçta. Bunu derken, akıntıya karışmayı diyorum. Benim kaçtığım her şeye.”
Çukur, Hiroko Oyamada
Maaşların her yıl düzenli olarak artmadığı bir çağda yaşıyoruz artık.
📖 Sayfa 112 · Fabrika, Hiroko Oyamada
Ucunda bir milimetreyi bile geçmeyen ufacık siyah bir taş bulunan altın kolyesinin ince zinciri, çekiştirmenin etkisiyle gerilip kıvrılmıştı. "Bu nedenle saldırıları cinsel suç olarak görülmüyor." Erkeklerden, belki de yaşlılardan hoşlanıyordu, belki de takım elbise giyenler karşısında iktidarsızdı. Farklı eğilimleri olabileceğine göre, yalnızca genç kadınları hedef almıyor diye saldırılarının cinsel suç olmadığı gibi bir yargıda bulunulamazdı.
📖 Sayfa 45 · Fabrika, Hiroko Oyamada
“Nasıl oluyor da herkes beni gayet iyi tanıdığı halde,ben onlar hakkında hiçbir şey bilmiyorum?”
Çukur, Hiroko Oyamada
Ev kadını yaşamıyla “üç öğün yemek, yatak, yanına bir de öyle uykusu” diye dalga geçildiğini duymuştum ama aslına bakarsanız öğlenleri uyumak en ekonomik seçenekti.
Çukur, Hiroko Oyamada