
Hüseyin Nihâl Atsız'ın imzasını taşıyan Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Biyografi alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Ötüken Neşriyat etiketiyle yayımlanmıştır. Bu sayfada Türk Ansiklopedisindeki Yazıları'dan seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.
Türk Ansiklopedisindeki Yazıları'dan En Beğenilen Alıntılar
Büyük Türk hakanı ve Türk milliyetinin kurucusu. Kun’ların ilk yabgusu olan Tuman Yabgu’nun oğludur.
📖 Sayfa 149 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
1230’da Erzincan civarındaki Yassıçimen’de Selçuklularla Harezmliler çarpışırken Selçuklulara yardım ederek onların galebesini sağlayanlar bu Kayı’lardır ve Osmanlı hanedanını kuranlar bu zümrenin beyleridir.
Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Netice olarak Kubilay Kağan’ın Çin’de Moğol devleti kurmak amacı, kendisinin meziyetlerine ve tarihin en büyük imparatorlarından biri olmasına rağmen gerçekleşmedi.
📖 Sayfa 140 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Çok tarihi bir zamanda yaşamış olmakla beraber Barbaros Hayrettin Paşa içinde efsanevi denilebilecek bir söylenti, tarihi gerçek gibi kabul olunmuştur. O da, kendisine Hayrettin lakabının Kanuni ultan Süleyman tarafından verildiği hakkında rivayettir. Bu rivayet, kendisine karşı duyulan hayranlığın maşeri bir sembolüdür.
📖 Sayfa 72 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Ömrü boyunca Kanuni Sultan Süleyman Süleyman tarafından gördüğü itibar, Barbaros Hayrettin Paşa’nın yüksek değerinin en büyük tanıklarından biridir. Zaferlerle dolu savaş hayatında eline hazineler değerinde servet geçtiği halde, bunların çoğunu dağıtmıştır.
📖 Sayfa 70 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
İl Bilge ad olmayıp bütün eski Türklerde adet olduğu üzere unvandır. İl, “devlet ve millet” , bilge “bilgili” demek olduğuna göre bu üç kelimeli tamlama “ilin bilgili imparatoriçesi” anlamına gelmektedir.
📖 Sayfa 91 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Bilge Kağan ağzından yazılıp 732 dikilen Kül Tigin anıtında, Kül Tigin’i yetiştirmiş olması dolayısıyla kendisinden kısaca bahsolunmaktadır. Babası İlteriş Kutluğ Kağan öldüğü zaman 7 yaşında kalmış olan Kül Tigin’in “Umay gibi” olan olan o kadın tarafından yetiştirildiği ifade olunmuştur. Mübalağa hemen hiç yer verilmeyen Orhon yazıtlarında bu kadının şefkat Tanrıçası olan Umay’a benzetilmesi bir meziyet ve faziletin en büyük delilidir.
📖 Sayfa 91 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Oğuzlarda bir de “ongun” , yani kutlu sayılıp öldürülmeyen hayvan geleneği vardı. Şamanizm’den gelen bu geleneğe göre Kayı’ların ongunu yırtıcı kuş doğan idi..
📖 Sayfa 125 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Işbara Kağan çağı, Türklerin felaket çağı olmuştur. Eski kağanların oğlu veya yakınlarına karşı kendisini emniyette hissetmeyen Işbara Kağan, bunlardan üç kişiye daha kağan ünvanını vererek devletin ayrı bölgelerini idareye memur etmiş, bu usul Türk devlet geleneğine uygun olmakla beraber kağanlardan hepsinin kuvvetli ve ihtiraslı şahsiyetler olması neticesinde bundan Çin faydalanmıştır.
📖 Sayfa 77 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
"Toprak devletin temelidir. Nasıl olur da verilir."
📖 Sayfa 152 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Osmanlı padişahlarından I. Ahmed’in zevcesi ve II. Osman (Genç Osman)’ın annesidir.
📖 Sayfa 151 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
…
Şehzade Osman unvanı ile 26 Şubat 1618’de tahta geçti ve Mahfiruz Sultan’da valide sultan ünvanını aldı. İyiliksever, sessiz bir kadındı. Bazı hayratlar yaptırmıştır. 1621’de ölerek, Eyüp’teki türbesine gömüldü. Böylece, biraz sonra oğlunun başına gelecek felaketi görmekten kurtuldu.
Toprak,devletin temelidir.Nasıl olurda verilir?
Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Şamanizm’de “Yaratan”ın afı Tengri Kara Han olduğu gibi, Gök Türklerde Kara Kağan adlı bir veya iki Kağan bulunması, Uygurların yerine gelem hanedanın Karahanlılar adını taşıması da bunu göstermektedir.
📖 Sayfa 117 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Barbaros Hayrettin Paşa, dünya tarihinin en büyük deniz kumandanıdır. Yiğitliği, tuttuğunu koparması, azlık çokluğu yenmesi ve üstün kumandanlığı bakımından Türk tarihinin büyük askerleri ile aynı seviyededir.
📖 Sayfa 69 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Oğuz destanının bir şeklinde Oğuz’un babası olan hükümdar. Oğuz destanının Uygur harfleri ile yazılmış olanında Kara Han’dan bahsedilmez. Türk edebiyatı tarihçileri arasında “oğuz destanının İslamiyetten sonraki şekli” diye tanınan parçada ise, Oğuz Han’ın babası Kara Han’dır.
📖 Sayfa 117 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Bu şekil ilk önce XIII. yüzyılda bir bilim heyeti tarafından ve Reşideddin’in başkanlığında yazılan Camiü’t-tevarih’te tesbit edilmiştir.
…
Oğuz’un babasına Kara Han denmesi Şamanizm’den kalan bir unsurdur. Ak, kara, kızıl, gök gibi renk adları Şamanizm’de büyük rol oynar.
Fatih, Hızır Bey Çelebi’ye çok değer vermiştir. İstanbul feth olunduğu zaman onu İstanbul’un ilk kadısı yapmış, oğulları Beyazid’le Mustafa’nın Edirne’de yapılan sünnet düğünü (1457)ne onu da çağırmış ve Hızır Bey Çelebi, ziyarette tarihçi Şükrullah ile beraber padişahın karşısında oturmuştur.
📖 Sayfa 74 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Mete için yalnız birleşik Türk devletini değil, Türk milletini de yaratan adam demek yanlış olmaz.
📖 Sayfa 156 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Çok tarihi bir zamanda yaşamış olmakla beraber Barbaros Hayreddin Paşa için de efsanevi denilebilecek bir söylenti, tarihi gerçek gibi kabul olunmuştur. O da, kendisine Hayreddin lakabının Kanuni Sultan Süleyman tarafından verildiği hakkındaki rivayettir. Bu rivayet, kendisine karşı duyulan hayranlığın mâşeri bir sembolüdür.
📖 Sayfa 72 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Arap emirlerine, Cihan Padişahı Yavuz dururken Fas sultanı adına hutbe okutmanın yanlış olduğunu söyledi ve Yavuz’un aynı zamanda halife olduğunu onlara hatırlattı. Fakat Oruç Reis’im şehit düşmesinden sonra hakimiyetin tamamıyla İspanyollara geçtiğini sanan Araplara söz anlatamadı.
📖 Sayfa 33 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız

Arapların savaş kabiliyeti pek azdı. Savaşı yalnız yağma için yapıyor ve en ufak bir güçlük karşısında kaçıyorlardı.
📖 Sayfa 34 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Donanma Ostia’dan batıya dönerek Korsika ile Sardunya arasındaki Bonifacio Boğazı’nda geçtikten sonra 11 Temmuz 1543’te Fransa’nın Toulon limanına vardı. Buradaki Fransız gemileri direklerine Türk bayrakları çekerek Hayrettin Paşa’yı selamladılar.
📖 Sayfa 66 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Oruç ile Hızır “Barbaros kardeşler” diye tanınmıştır. “Barbaros” kelimesinin Baba Oruç’tan bozma olduğu ileri sürülmektedir ve Türk denizcilerinde üstlere “baba” diye hitap etmenin son yıllara kadar uzanmış bir gelenek olduğu, haklı olarak söylenmektedir. Başka bir söylenti de, kızıl sakallı olduğu için Oruç’un Barbarossa, yani Kızılsakal diye adlandırıldı merkezindedir. Orucun evsafını anlatan Diego de Haedo, kızıl sakallı olduğunu açıkça söylemiştir. 
📖 Sayfa 23 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Gök Türk kağanlığının doğudaki merkezi bölgesinin adıdır.
📖 Sayfa 165 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
…
Kelime “Ötüken Yış” şeklinde olarak ilk önce sekizinci asıra ait Orkun yazıtlarında geçmektedir. “Yış” orman demektir.
…
Ötüken, sekizinci asırdaki Türklerce kutlu tanınıyordu. Orkun yazıtlarında Türk milletinin “Mukaddes Ötüken ormanının kavmi” diye hitap olunması bunu gösteriyor.
Mete’nin orduyu, 10, 100, 1.000 ve 10.000 kişilik bölümleri ayırarak bunların başına onbaşı, yüzbaşı, binbaşı ve tümenbaşılar getirmesi Türk ordu teşkilatında ufak tefek değişikliklerle günümüze kadar sürüp gelmiştir.
📖 Sayfa 156 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Ordusuna aşıladığı kayıtsız şartsız itaat duygusu da, daha sonraki devirlerde Türk ordularının geleneği haline gelmiş, Türk askerlerinin savaş gücü disiplin inancı Türk devlet ve milletinin yaşamasını sağlamıştır.
Kül Tegin ve Bilge Kağan anıtlarındaki edebi dil yerine daha ziyade halk dili ile yazılmış olan Bilge Tonyukuk anında kelimenin halk ağzındaki biçimi kullanılmıştır diye düşünülebilir.
📖 Sayfa 109 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
İl Bilge ad olmayıp bütün eski Türklerde adet olduğu üzere ünvandır. İl, “devlet ve millet”, bilge “bilgili” demek olduğuna göre bu üç kelimeli tamlama “ ilin bilgili imparatoriçesi” anlamına gelmektedir.
📖 Sayfa 91 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Kayı’ların tarihteki önemleri Osmanlı hanedanını çıkarması olarak gösteriliyor. Tarihin en uzun ömürlü ve büyük hanedanlarından birini çıkarmak konuların değer önem önemini artırır. Fakat bir de dikkate çarpmayan hareketleri vardır ki o da da Selçukluların anadoluyu istilasında en büyük rolün Kayı’lar tarafından oynanmış olmasıdır.
📖 Sayfa 123 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Mete için yalnız birleşik Türk devletini değil, Türk milletini de yaratan adam da yanlış olmaz. O katı disiplin olmasaydı, türklerin yaşadığı uçsuz ve merhametsiz bozkırlardaki insanları büyük bir devlet haline getirmek mümkün olmaz, uruklar ve boylar birbirlerini yok etmekle uğraşan yiğit, fakat şuursuz yığınlar olmaktan ileri gidemezdi. Mete, Türklere büyük devlet fikrini verdiği gibi, toprağın kutlu olduğu düşüncesini aşılamış, evdeşini verdiği halde çorak bir toprak parçasını, vatan parçasıdır diye vermemiştir.
📖 Sayfa 157 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Gök Türk Kağanlığı’nın doğudaki merkezi bölgesinin adıdır. Kağan ünvanı olan “Tengri + Kaan”ın bileşik bir kelime olup “Tengriken” olması gibi bunun da “Ötük + Kaan”ın birleşmesinden doğup “Ötüken” olduğu düşünülebilir.
📖 Sayfa 162 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Hızır Bey Çelebi, kısa boylu, ufak tefek olduğu için kendisine “ilim dağarcığı” lakabı takılmıştı. İstanbul’un bugün Kadıköy denilen semti, onun dirliği olduğu için Kadıköyü adını almıştır.
📖 Sayfa 75 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Gök Türk katun(imparatoriçe)u. Türk tarihinin büyük şahsiyetlerinden İlteriş Kutluğ Kağan’ın zevcesi ve Bilge Kağan’la Kül Tegin’in anasıdır.
📖 Sayfa 91 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
…
Babası İlteriş Kutluğ Kağan öldüğü zaman 7yaşında kalmış olan Kül Tigin’in “Umay gibi” olan kadın tarafından yetiştirildiği ifade olunmuştur. Mübalağaya hemen hiç yer verilmeyen Orhon yazıtlarında bu kadının şefkat Tanrıçası olan Umay’a benzetilmesi, meziyet ve faziletinin en büyük delilidir.
Kür Şad’ın bu kahramanca davranışı başarısızlıkla bittiyse de Çinlileri fena halde korkuttugundan Türkler’i Çin’de alıkoyarak Çinleştirmek sevdasından vazgeçip onları unvanlar verdikleri bir Gök Türk prensinin idaresinde eski yurtlarına gönderdiler.
📖 Sayfa 129 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
…
Kür şad, tarihin nadir yetiştirdiği insanlardan biridir. Hem milletini kurtarmak, hem de türeyi sayarak, Kağan olmak hakkı varken, bunu yeğenine vermeyi düşünmek gibi büyüklüklerle şeref kazanmıştır.
Kür Şad, adı tek olaya karışan şahıs olmakla beraber bu alayın şümul ve sonuçları bakımından Türk tarihinde çok büyük rol oynamış en büyük şahsiyetlerden biridir.
📖 Sayfa 130 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Barbaros Hayreddin Paşa, dünya târihinin en büyük deniz kumandanıdır. Yiğitliği, tuttuğunu koparması, azlıkla çokluğu yenmesi ve üstün kumandanlığı bakımından Türk tarihinin büyük askerleriyle aynı seviyededir.
📖 Sayfa 69 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
En büyük rakibi olan Andrea Doria, ömrü boyunca Hayreddin Paşa'dan çekinmiş, ancak üç dört kat üstün bir donanmaya kumanda ettiği zaman Preveze önünde onunla çarpışmaya kıyışabilmiş, fakat onda da bozguna uğramıştır.
Doğu Gök Türk Kağanlarından biri. Zahiri de olsa bütün Türklerin büyük kağanı olarak tanınmıştır. Bilge kağan (Bilge Han)’ın oğludur ve 735’te dikilen Bilge Kağan Anıtı bunun ağzından yazılmıştır.
📖 Sayfa 87 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
…
Yedi yıllık kağanlığı sırasında büyük devlette boylar ve uluslar arasında ki geçimi sağladığı gibi, üç defa elçi gönderdiği Çin’le de barış içinde yaşayarak ticaretle milleti zengin etmiş, Türk tarihinde görülmedik bir hadise olarak, yedi yıllık kağanlığında savaş olmamıştır.
Fakat elçi heyeti başkanı olan Manyah'ın teklif ettiği ittifakın değerini Bizanslılar değerlendirememişlerdi. Çünkü henüz Türklerin gücünü bilmiyorlardı.
Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
"Türk askerinin savaş gücü ve disiplin inancı Türk devlet ve milletinin yaşamasını sağlamıştır."
📖 Sayfa 156 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Oğuzlar’ın 24 boyundan biri ve birincisi, bu bakımdan şeref ve itibarca başta gelendir. Oğuz geleneğine göre Oğuz Han’ın altı oğlundan en büyüğü Gün Han’ın büyük oğlu Kayı’dır. Üstünlükleri buradan gelmektedir. Yine oğuz geleneklerine göre, Batı Türkistan’da yaşadıkları sırada Oğuz yabgularını çıkaran beş boydan biri Kayı’lardır.
📖 Sayfa 122 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız

Büyük Türk hakanı ve Türk milliyetinin kurucusu. Kunlar'ın ilk yabgusu olan Tuman Yabgu (M.Ö. 220-209)'nun oğludur.
Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Kür Şad, Gök Türk prensi ve doğu Gök Türk Kağanlığı’nı Çin tutsaklığından kurtarmak için, delice denecek bir kahramanlıkla yapılan ihtilalin kahramanı.
📖 Sayfa 128 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Doğu Gök Türkleri’nin kağanlarından Kara Kağan zamanında (619-630) han ünvanını almış bir şahsiyet ise de, hakkında fazla bilgi yoktur. Ünvanı, kendisinin Göktürk Eçine hanedanına mensup olduğunu ve memleketin mühim bir bölümünü idare ettiğini göstermektedir.
📖 Sayfa 76 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
…
Işbara Han, 630 yılında Kara Kağan ile birlikte tutsak edilerek Çin’in başkenti Siganfu’ya getirilmiş ve kendisine hassa kumandanlığı verilmişti.
Dokuz Oğuz-On veya Uygur denilen Türklerin ilk kağanıdır. Gök Türk hanedanı yıkıldıktan sonra Türkeli’nde bunlar hakim olmuştur.
📖 Sayfa 149 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
…
Devletin sınırları Amur Irmağı’ndan İrtiş’e kadar uzanıyordu.
….
📖 Sayfa 32 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Hayreddin Paşa kritik bir durumda idi. Vurucu ve güvenilir kuvvetlerini teşkil eden Türk leventlerinin çoğu iki ağabeyi ile birlikte şehit düşmüş, İspanyol başarıları ve Arap ileri gelenlerinin kışkırtmaları sonucu olarak Araplar çoğunlukla Türk düşmanı ve İspanyol taraftarı kesilmişlerdi. Türklere taraftar kalanlar daha ziyade onların Endülüsten kurtardığı Araplardı. Bu suretle Hayreddin Paşa bir dayanağa muhtaçtı. Bu da olsa olsa Türk Hakanı Yavuz Sultan Selim Han olabilirdi
Mete için yalnız birleşik Türk devletini değil, Türk milletini de yaratan adam demek yanlış olmaz. O katı disiplin olmasaydı, Türklerin yaşadığı uçsuz ve merhametsiz bozkırlardaki insanları büyük bir devlet hâline getirmek mümkün olmaz, uruklar ve boylar birbirlerini yok etmek le uğraşan yiğit, fakat şuursuz yığınlar olmaktan ileri gidemezdi. Mete, Türklere büyük devlet fikrini verdiği gibi, toprağın kutlu olduğu düşüncesini de aşılamış, evdeşini verdiği hâlde çorak bir toprak parçasını, vatan parçasıdır diye vermemiştir.
📖 Sayfa 156 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
7 yıllık kağanlığı sırasında büyük devlette boylar ve uluslar arasındaki geçimi sağladığı gibi, üç defa elçi gönderdiği Çin’le de barış içinde yaşayarak ticaretle milleti zengin etmiş, Türk tarihinde görülmedik bir hâdise olarak, yedi yıllık kağanlığında savaş olmamıştır.
📖 Sayfa 87 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Mete, Türklere büyük devlet fikrini verdiği gibi, toprağın kutlu olduğu düşüncesini de aşılamış, evdeşini verdiği hâlde çorak bir toprak parçasını, vatan parçasıdır diye vermemiştir.
📖 Sayfa 157 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Oruç ile Hızır, “Barbaros Kardeşler” diye tanınmıştır. “Barbaros” kelimesinin Baba Oruç’tan bozma olduğu ileri sürülmekte ve Türk denizcilerinde üstlere “baba” diye hitap etmenin son yıllara kadar uzanmış bir gelenek olduğu, haklı olarak, söylenmektedir.
📖 Sayfa 23 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Başka bir söylenti de kızıl sakallı olduğu için Oruç’un Barbarossa yani Kızılsakal diye adlandırıldığı merkezindedir. (…) Bundan dolayı Barbaros adının her iki deyimin birleştirilmesinden ve karıştırılmasından doğduğu kabul olunabilir.
"Hayreddin Paşa'nın hatıralarında söylediği gibi, Arapların savaş kabiliyeti pek azdı. Savaşı yalnız yağma için yapıyor ve en ufak bir güçlük karşısında kaçıyorlardı."
📖 Sayfa 34 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Hayreddin Paşa ihtiyattaki Turgut Reis filosuna düşmanın arkasını çevirme emrini verdi. Hızlı gemileriyle bu emri büyük bir çabuklukla yerine getiren Turgut, düşman donanmasını iki ateş arasında bırakınca, Doria çekilme emrini vermekten başka çare bulamadı. Akşam karanlığı basarken, denizciler için şerefsizlik sayılan, bütün gemilerin fenerlerini söndürterek kaçtı.
📖 Sayfa 59 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Bununla beraber kağan’ın kısaltılmış biçimi olan ‘kan’ kelimesinin 720-725 yıllarında dikilen Bilge tonyukuk anıtında görülmesi de dikkate değer.
📖 Sayfa 109 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
"Hayreddin Paşa, vaktiyle ezan okunurken topla keyif için ateş edip minare yıkan topçubaşıyı topa koyup deniz attırdığı gibi, 10 yardımcısının da başını kestirdi."
📖 Sayfa 41 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Bir millet her şeyden önce bütün veçheleriyle kendisinden olanları anıp kutlar. Hümanist demek Türk'ü başkalarıyla eşit tutan demektir.
Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Âli, yaşadığı devrin fikir ve kalem adamları arasında birinci sırada gelen insanlardan biridir. Nazmı da nesri kadar kuvvetlidir. Aynı zamanda, tanınmış bir hattattır. Târihe, biyografyaya, sanata, ahlâka, muaşeret âdabına, siyasete, dine ve tasavvufa ait, bir kısmı manzum, telif veya tercüme elli kadar eser bırakmış, Türkçe ve Farsça şiirleri için ayrı divânlar tertip etmiştir.
📖 Sayfa 10 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Mükrimin Halil Yinanç, Osmanlı hanedanının Kayı’lardan olduğunu kesinlikle kabul ettiği hâlde, Faruk Sümer aynı kesinlikle karar vermemekte, yalnız bunu kuvvetle muhtemel saymaktadır.
📖 Sayfa 123 · Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız
Osmanlıların kendilerini Kayı’lara bağlaması iddiası II.Murat zamanında başlamıştır. Bu padişah bazı paralarında Kayı damgasını kullanmış, daha sonra da resmî belgelerde, silahlarda ve padişahların özel eşyalarında bu damga bulunmuştur. II.Murat'a kadar Kayı’lığın hatırlanmaması bunun uydurma olduğunu göstermez.
Sıkça Sorulan Sorular
Türk Ansiklopedisindeki Yazıları kimin eseridir?
Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, Hüseyin Nihâl Atsız tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2012'de yayımlanmıştır.
Türk Ansiklopedisindeki Yazıları kaç sayfadır?
Türk Ansiklopedisindeki Yazıları, 163 sayfadır (Ötüken Neşriyat baskısı).
Türk Ansiklopedisindeki Yazıları'nın en ünlü sözü nedir?
“Büyük Türk hakanı ve Türk milliyetinin kurucusu. Kun’ların ilk yabgusu olan Tuman Yabgu’nun oğludur.”