
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın kaleme aldığı Şehirde Bir Şekavet, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. Şehirde Bir Şekavet adlı eserin okurlar tarafından en çok beğenilen satırları aşağıda.
Şehirde Bir Şekavet'ten En Beğenilen Alıntılar
Hayat serüvenleri insanlara ibret örneği olacak ne hayvanlar gelmiş geçmiştir!
📖 Sayfa 83 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Erişir menzil-i maksûduna âheste giden
📖 Sayfa 12 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Tiz reftâr olanın pâyına dâmen dolaşır.
"Erişir istediği yere yavaş giden/ Hızlı gidenin ayağına etek dolaşır."
Böyle zamanda yedi yüz kuruş maaş... Ölmüyoruz sürünüyoruz...
📖 Sayfa 30 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Korkmayınız. Coğrafya dersi vermeyeceğim. Yerküre üzerinde kaç dağ, nehir, memleket falan varmış. Bu karışık günlerimizde böyle sınıf dersleriyle canınızı sıkacak değilim.
📖 Sayfa 47 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Bir kedinin, bir âlimin, bir cihangirin ölümü, bir dünyanın batması aynı yaradılış kanununa bağlıdır..."
📖 Sayfa 106 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Transatlantik seferlerini bu idareye verseler kim bilir eski dünyayla yenisinin arası kaç aylık olurdu?"
📖 Sayfa 12 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Nüfus çoğalmalı imiş. Hükümet öyle istiyormuş..."
📖 Sayfa 21 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Çocukların ne ayaklarında var, ne başlarında..."
Bir kedi nedir? O da bir babadan olma bir sevda ürünü, bir ana yavrusu değil mi? Leşlerinin çoğu kez çöp arabalarıyla taşınması, netice itibariyle bu benzerliği bozacak bir ayrılık gayrılık değildir.
📖 Sayfa 92 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ama gazeteyi nerede bulmalı? Tanesi kırk paraya çıkmış. Her şey çıkıyor. Benden başka kıymeti on misli artmayan şey kalmadı ki.
📖 Sayfa 31 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Bir ev kedisi, içinde yaşadığı ailenin cins olarak bir gömlek dışarı üyesinden sayılmaz mı?"
📖 Sayfa 92 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Bu patırtılı hayata düşen her canlının bir hayat hikâyesi olur.
📖 Sayfa 83 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"İttihatçılar hangi şeyi memleketin bütçesine, hakiki ihtiyacına, aklıselime uydurarak yaptılar?"
📖 Sayfa 21 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Nüfus çoğalmalı imiş. Hükümet öyle istiyormuş..."
"Çocukların ne ayaklarında var, ne başlarında..."
"Anne biz bugün ne yiyeceğiz?"
📖 Sayfa 23 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Ziftin pekini..."
"Ziftin pekini mi? Onu da bulamayız kızım, şimdi kim bilir okkası kaçadır?.."
"Birisi yirmi bir, yirmi iki yaşında, delikli çorap, tango çarşaf. Sürmeli gözler, çıtır çıtır sözler, incili gerdan, bilezik saat.. Fıkır fıkır. Kırım kırım bir içim su.."
📖 Sayfa 17 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Bana gençliğimi, sıhhatimi, sevincimi yine veremez misiniz?
📖 Sayfa 101 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Bu beladan ne vakit kurtulacağız? Başımızdan ne zaman defolup gidecekler?
📖 Sayfa 27 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ağlamadan gözlerim kızarmıştı. O akşam sofra başında birader sordu:" gözlerindeki kızartı nedir?"
📖 Sayfa 91 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
" Ağladım."
" Niçin?"
" Hani benim acıdığım araba beygiri Kırço yok muydu?"
"Ey...?"
" İşte o ölmüş."
Kaşlarını çatarak:" hay budala hay..."
Birader bana " budala" dedi, bilmem siz ne dersiniz?
Bu yirminci asır, birkaç sene sonra eşkıyalığı lüzumlu bir spor şeklinde programlarına katacağa benziyor. Hayriye Hanım biz o günleri görmeden ölelim. Zaten çok yaşadık.
📖 Sayfa 46 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Açız,aç... İnsaf ediniz. Allah vardır, din vardır, peygamber vardır, kitap vardır.'
📖 Sayfa 39 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
'Hepsi vardır. Lakin onların emirlerine, yasaklarına uyan yoktur. Bol bol karınlarını doyurmanın yolunu bulanlar Allah'ı peygamberi hiç akıllarına getirmiyorlar... Kitap, din, diyanet, ahlak açları denetim altında tutmak için birer korkuluk...'

Kurtların içinde ceylan masumiyetiyle ömür sürülmez.
Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Hayatın her nefesi sezilemez birer değişiklik adımıdır.
📖 Sayfa 93 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Etraftan bülbüller yeşil bahar neşesinden sanki bu ölüye mersiye okuyorlardı. Bu güzel bestelerin güfteleri neydi? Hazreti Süleyman gibi hayvanların dilini bilmem. Fakat bana öyle geldi ki, şöyle diyorlardı: "Bir kedinin, bir âlimin, bir cihangirin ölümü, bir dünyanın batması aynı yaradılış kanununa bağlıdır..."
📖 Sayfa 106 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Aç, çıplak oturuyoruz da hâlâ fukaralığı üzerimize konduramıyoruz...
📖 Sayfa 21 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Bizim de evlerimizde mangal altında uyuyan kedilerin, kürkler içinde büyüyen finoların aile fertlerini meydana getiren kadından, erkekten, çoluktan çocuktan ne kadar huy kaptıkları aransa insan hayrette kalır.
📖 Sayfa 84 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Bütün hayvani çabanla gece gündüz verdiğin emek karşılığında hayat seni besleyemezken işte ölümünden sonra sular vücudunu şişirmiş. Hayatında hiç bu kadar duyduğunu hatırlıyor musun? Bir lokma yeme kaç kırbaç isabet ederdi? Hiç onu hesapladın mı?
📖 Sayfa 90 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Delik deşik, bu sıcakta birkaç günlük giyilmekten kolalanmış gibi bir katılık almış pis çoraplarının kokularından kaçmak için başını yana çevirerek hemen üzerlerine potinlerini çekti."
📖 Sayfa 19 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ah, bu hayatın insanı bozması, ne kadar küçük yaşlarda öğreniliyor.
📖 Sayfa 57 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Tütünlerin cinsleri bozuldukça fiyatları yükseldi. Dişimizden tırnağımızdan artırarak birkaç kuruş verip bir küçük paket sözüm ona fışkı alıyoruz. Tütünü idare edeceğim diye sigaraları incelte incelte süpürge teline çevirdim."
📖 Sayfa 32 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Kırço' ya oğlum dediğine göre akşamları bari arpa veriyor musun?"
📖 Sayfa 86 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Herif yanıt olarak,"arpa mı?" dedi, durdu. Bu " mı" soru edatı benim için o kadar kuvvetli bir " hayır" manasına geliyordu ki arabacı bana açıktan açığa," şu hayvanı aldım alalı bir tane arpa tattırmadım" demiş olsaydı gizlemek istediği hakikati belki bu kadar açık anlatmış olamazdı.
Ölüler adına yalan sözlerle geçinen diriler çoktur.
📖 Sayfa 103 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Tamlamaya ilişmeyiniz. Dil günde bin hatayla hırpalanıyor. Elbet bizim de ona bu kadarcık nazımız geçer.
📖 Sayfa 11 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Babamın yaptığı fenalığın benim kabahatimden daha büyük olduğunu anladım.
📖 Sayfa 52 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Hayata gelmek ölmek midir?
📖 Sayfa 102 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ölmek dirilmek midir?
Eski sürdüğümüz ömür meğer sultanlıkmış... O zamanlar, et, ekmek, kömür, soğan, zerzevat meğerse parayla değilmiş...
📖 Sayfa 30 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ağlamak iyidir. İçinin zehri akar.
📖 Sayfa 77 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
İnsanın biraz canı sıkılsa hasta olması lazım gelmez ya!
📖 Sayfa 61 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Şanssız hayvan, o da memleketinin insanları gibi şarklılığın bütün sefaletini çekti.
Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Oğlum seni ne yapacak... Kaşsız:, kirpiksiz, hayâsız karı... Seni boşatıp da bir güzelini, temiz etekli bir ırzlı namuslusunu alayım da gör."
📖 Sayfa 68 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar

"Oğlanların başlarına kaynanamın güve yemiş eski kürkünden birer kalpak yaptım. Zavallılar fukara çoban çocuklarına döndüler.."
📖 Sayfa 21 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Vah vah vah... Aç, çıplak oturuyoruz da hala fukaralığı üzerimize konduramıyoruz..."
Çocuklarımız bütün medeniyet dünyasından yok olan terbiye, hak, doğruluk, iyilik yerine bu zamanın gelişmeleriyle haşir neşir olarak kitaplardan, gazetelerden, sinemalardan eşkıyalık dersi alıyorlar. Daima kötü örnek görüyorlar...
📖 Sayfa 46 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Bu patırtılı hayata düşen her canlının bir hayat hikayesi olur.
Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Gazetelere 'Nakdiniz varsa işletelim. Yoksa teminat üzerine pek uygun koşullarda istediğiniz kadar hemen para verelim' tarzında sözler ve türlü adlarla ilanlar vererek müşteri çeken yerlere Halil Efendi hep birer birer başvurdu. Bu işleticilerin çoğunun borçluların canlarına işlettiklerini anladı."
📖 Sayfa 25 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Dokunmayınız ağlasın… Ağlamak iyidir. İçinin zehri akar."
📖 Sayfa 77 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
İttihatçılar hangi şeyi memleketin bütçesine, hakikî ihtiyacına, aklıselime uydurarak yaptılar? Nüfus çoğalmalı imiş. Hükümet öyle istiyormuş... Çocukların ne ayaklarında var, ne başlarında...
📖 Sayfa 21 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Bana gençliğimi, sıhattimi, sevincimi yine veremez misiniz?"
📖 Sayfa 101 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Evde kimse yok ki; bizimki (eliyle cenazeyi işaret ederek) oraya gitti. Kaynanam evde ama o artık insandan sayılmıyor...
📖 Sayfa 76 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ya o akla sığmaz laf atmaları? Namuslu kulaklara birer zehirli ok acısıyla işliyordu.
📖 Sayfa 70 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
“Bahtiyarlığı hep zamanın dışında ve koştukça insandan kaçan uydurma bir gelecekte görerek, elindeki nimetlerin tadını bu olmayacak bir şey için boşuna uğraşarak kaçırmadın.”
📖 Sayfa 103 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Bizim de evlerimizde mangal altında uyuyan kedilerin, kürkler içinde büyüyen finoların aile fertlerini meydana getiren kadından, erkekten, çoluktan çocuktan ne kadar huy kaptıkları aransa insan hayrette kalır.
📖 Sayfa 84 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Acayip düşünür Jean Jacques Rousseau şimdi hayatta olsaydı insanlar için ihtimal vermediği ve belki de zararlı gördüğü ilerleme ve medeniyet fikrini böyle insanoğlundan örnek alarak hayvanlara atfettiğim için kim bilir bana ne kadar sövüp sayardı."
Hoppa kadınlara koca olanların vazifeleri doğacak çocuklara belediyede 'baba' kaydolunmaktır.
📖 Sayfa 70 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
" 'Erişir menzil-i maksûduna âheste giden
📖 Sayfa 13 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Tiz reftâr olanın pâyına dâmen dolaşır.'
(Erişir istediği yere yavaş giden
Hızlı gidenin ayağına etek dolaşır.)
Edirneli Hatemî merhum, bu mısraları besbelli erkeklerimizin uzun etekli elbise giydikleri bir zamanda yumurtlamış olmalı. Biz pantolon giyeli bir asrı geçti ama bu şiirin modası hala geçmedi."
"Böyle zamanda açlıktan ölmek kendi kendine yapılmış bir kötülük, bir cinayettir."
📖 Sayfa 39 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Söyle cicim ne vakit geleyim? Akşam sular karardıktan sonra iki ezan arasında mı? Sabaha karşı bülbüller yanık yanık ötmeye başlarken mi? Kocanın döşeğine bir avuç ölü toprağı at. Gel, sevdalı kollarımın ateşleri içine yat."
📖 Sayfa 71 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Hüseyin Rahmi, ustası Ahmet Mithat gibi olayların akışını keserek okuruna doğrudan seslenir, bilimsel, felsefi açıklamalara girişir; yaşıtı Ahmet Rasim gibi hoşsohbet bir adam olur.
📖 Sayfa 7 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Bazı mezheplere bağlı okumuş insanların atlaslar, dibâlar, sırmalar giyerek, mumlar yakarak ölülerini ilahilerle çukur başına kadar uğurlamalarına bakıp da aldanma... Bu tantana ölünün mahiyetini zerrece değiştiremez. Bu debdebe ölüleri yüceltmekten çok, dirileri aldatmak ve soymak içindir."
📖 Sayfa 103 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ahmet Mithat'ın başlatmış olduğu "halk için roman yazma" anlayışını sürdürmüş, hayatı boyunca bu doğrultuda ilerleyerek realist ve natüralist nitelikte yapıtlar ortaya koymuştur.
📖 Sayfa 111 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Aman eski devirleri bırakalım. Yenilerine bakalım. Eski sürdüğümüz ömür meğer sultanlıkmış... O zamanlar, et, ekmek, kömür, soğan, zerzevat meğerse parayla değilmiş... Söyletme beni, gözlerimden yaşlar geliyor...
📖 Sayfa 30 · Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sıkça Sorulan Sorular
Şehirde Bir Şekavet kimin eseridir?
Şehirde Bir Şekavet, Hüseyin Rahmi Gürpınar tarafından yazılmıştır.
Şehirde Bir Şekavet kaç sayfadır?
Şehirde Bir Şekavet, 116 sayfadır (Yapı Kredi Yayınları baskısı).
Şehirde Bir Şekavet'in en ünlü sözü nedir?
“Hayat serüvenleri insanlara ibret örneği olacak ne hayvanlar gelmiş geçmiştir!”