
İmâm-ı Rabbânî Risaleleri adlı eser, İmam-ı Rabbânî tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2019'da okurlarla buluşmuştur. İmâm-ı Rabbânî Risaleleri okurlarının en çok işaretlediği bölümler, sayfa numaralarıyla aşağıda.
İmâm-ı Rabbânî Risaleleri'den En Beğenilen Alıntılar
Allah Teâlâ zâtı ile mevcuttur, vücûd (var olma sıfatı) ile değil. Diğer varlıklar ise böyle değildir, onlar vücûd ile mevcutturlar.
📖 Sayfa 63 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Allah Teâlâ'nın başarı ihsan etmesiyle derim ki: Âlem-i kebir olan kâinatta detaylı olarak bulunan her şey, özet hâlde âlem-i sagirde (küçük evrende) de bulunmaktadır. Âlem-i sagir ile insanı kastediyoruz. Âlem-i sagir olan insan cilâlanıp nur ile aydınlanınca evrene ayna olması sebebiyle kâinatta detaylı olarak bulunan her şey onda ortaya çıkar. Çünkü o cilâ ve aydınlanma yoluyla kabını (taşıma hacmini) genişletmiştir. Böylece küçüklüğünün hükmü ortadan kalkmıştır.
📖 Sayfa 43 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
(...) Bu makamın sırlarından bir remz ve işaret söylersem boğazım kesilirdi.
📖 Sayfa 139 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Lâ süpürgesiyle yolu süpürmedikçe
İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
İllallah (tek ilah Allah'tır) sarayına ulaşamazsın.
Allah'ın zâtının tecellisi, zâtın zuhûr edip görünmesinden ibârettir. Bir şeyin zuhûru, taayyün (belirme) ve temeyyüz (sıfatların ayrışması) olmadan imkânsızdır. O hâlde zâtın tecelli ve zuhûru ancak taayyünle olur. O da taayyünlerin en büyüğü ve en genişi olup "vahdet" diye adlandırılan "taayyün-i evvel"dir. (...)
📖 Sayfa 175 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Üstü ve altı yaratan Allah,
📖 Sayfa 135 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Her elin üstünde bir el yarattı.
Müşahede sahasına gelen, görülen, vehim ve hayale sığan tanrıya asla tapmam. Çünkü görülen, bilinen ve hayal edilen şey, gören, bilen ve vehmeden gibi sonradan yaratılmıştır.
📖 Sayfa 68 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Kalp, âlem-i emrden yani ruhlar âlemindendir. Ona âlem-i halk (evren ve insan) ile bağlantı ve sevgi vermişler, alem-i halka indirmişler, göğsün sol tarafındaki et parçası (yürek) ile özel bir irtibat bahşetmişlerdir. Tıpkı padişahın bir hizmetçi kıza aşık olması ve bu sebeple hizmetçi kızın evine inmesi gibi. Kalpten daha ince ve daha hassas olan "ruh" sağ taraf ehlindedir (göğsün sağındadır). (...) "Nefs" hislere (duyulara) komşudur ve beyin ile irtibatlıdır.
📖 Sayfa 101 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
"irşâd, tekmîlden (kemâle erdirme) üstündür."
📖 Sayfa 118 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Bâkî Billah (ks)
Masivayı yani Allah'tan başka her şeyi unutmak, mâneviyat yolunun şartı ve yüce huzura çıkmak için ilk basamaktır. Kalp aynası dünya pasından temizlenmedikçe Hak Teâlâ'nın orada zuhûr etmesi ve görünmesi imkânsızdır.
📖 Sayfa 74 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Allah'ın zâtını hiç kimse kuşatamaz. (İnsanlar) O'nu bilgi ile kavrayamazlar. Çünkü kuşatılma ve bölünme sınırlı olmayı gerektirir. Bu ise Allah Teâlâ hakkında düşünülemez. O hâlde ilim O'na taalluk edemez, bilgi O'na ulaşamaz ve Allah Teâlâ hiç kimse tarafından bilinemez. Netice olarak, insanlar O'nun vechlerini (sıfatlarını) bildikleri zaman zannederler ki bu vechler ile zâtı tanıyacaklar. Aradaki ince farkı anlayamazlar.
📖 Sayfa 185 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Hatta şunu deriz: Allah'ın zâtı gibi sıfatları da bilinemez. Hiçbir şekilde ilmin kuşatmasına gelmezler ve hiçbir yaratılmış tarafından bilinemezler.
Kur'ân'ın hidayeti ve yol göstermesi olmasaydı gerçek mabuda ibadet yolu açılmazdı.
📖 Sayfa 116 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Doğruyu ilham eden Allah Teala'dır.
📖 Sayfa 57 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
şüphesiz mâşûkun seyri âşıkta olur, yani Allah'ın yolculuğu kulda olur.
İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Sıddîk olan kişi şer‘î ilmleri ilhâm yoluyla alır. Tıpkı peygamberin (as) vahiy yoluyla aldığı gibi. Sıddîk ile peygamber arasındaki fark ilmin alınma yerinde değil, alma metodundadır. Her ikisi de Allah Teâlâ'dan alırlar, ancak sıddîk, peygabere tâbî olarak bu dereceye ulaşır. Peygamber asıldır, köktür, sıddîk ise onun fer‘idir, dalıdır. Ayrıca peygamberin bilgileri kesin ve kat‘îdir, sıddîkın bilgileri ise zannîdir. Peygançmberin bilgileri başka insanlar için delildir, sıddîkın bilgileri ise başka insanlara delil değildir.
📖 Sayfa 242 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
İnsanın gölgesi bir ateşin üzerine düşse, o ateşten insan acı duymaz
İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
"Her şey O" değil ancak "her şey O'ndandır."
📖 Sayfa 150 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
"akl-ı mead" (ahiret düşüncesi ön planda olan akıl) denir. Onun tüm düşüncesi ahirete yönelik olur ve dünyevi düşüncelerden, maişet kaygısından kurtulur. Kendisine verdikleri nur ile firaset ve ince görüşlü olmaya lâyık olur. Bu mertebe, aklın kemål ve üstünlük mertebelerinin sonudur.
İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Görülen ve bilinen her şey mukayettir (kayıtlı, şartlı ve sınırlıdır), mutlaklığın yalınlığından aşağıdadır. Matlub olan Hak Teala ise bütün kayıtlardan azadedir. O halde onu görüntü ve bilgi sahasının dışında aramak gerekir. Bu iş, aklın idrakinin ötesindedir. Çünkü akıl, görülen ve bilinen şeylerin ötesini araştırmayı imkansız sayar.
📖 Sayfa 69 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî

"Sevgilinin sarayında olan kişi,
📖 Sayfa 96 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Bağ, bahçe ve lâlezara bakmaz."
Lâ süpürgesiyle yolu süpürmedikçe
📖 Sayfa 123 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
İllallah (tek ilâh Allah'tır) sarayına ulaşamazsın.
“Ancak bir şey kendi sınırını aştığı zaman, zıddına döner.” …
📖 Sayfa 300 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
"Avâmın tevhîdi bir işitmektir, havâssın tevhidi bir bilmektir, en seçkin insanların tevhidi ise bir görmektir"
📖 Sayfa 151 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Abdullah Ensârî Herevî
Hâlin hakikatini en iyi bilen Allah'tır.
📖 Sayfa 59 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
"La ilahe illallah” kelime-i tevhidi olmasaydı, Cenâb-ı Hakk'a giden yolu kim gösterirdi, tevhidin yüzünden perdeyi kim açardı, Cennet kapılarının açılmasını kim söylerdi? Beşeri sıfatlar ve insandaki kötü huylar bu "Lâ" kazması kullanılarak dağ dağ sökülür, bu nefy kelimesinin (Lâ ilâhe: Başka ilah yoktur) tekrarı bereketiyle gönüldeki dünyevî bağlantılar grup grup yok edilir. Bu kelime bâtil ilahları yok eder, gerçek mabud ve ilâhı ispat eder.
📖 Sayfa 123 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
İnanırız ki Hak Teâlâ yakındır ve bizimle beraberdir. Ama yakınlığın ve beraberliğin hakikati nedir, bilmeyiz.
📖 Sayfa 142 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Allah Teâlâ,hedefleri yüksek olanları sever.
📖 Sayfa 70 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Kalp, âlem-i emrden yani ruhlar âlemindendir. Ona âlem-i halk (evren ve insan) ile bağlantı ve sevgi vermişler, âlem-i halka indirmişler, göğsün sol tarafındaki et parçası (yürek) ile özel bir irtibat bahşetmişlerdir
İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Mürid, kelime-i tevhidde "Lâ ilâhe" (başka ilah yoktur) derken içteki ve dıştaki tüm bâtıl ilâhları yok etmeye çalışmalı, "illallah" (sadece Allah vardır) derken ve gerçek mabudu ispat ederken aklına ve hayaline gelen şeyleri de, bâtıl ilahları gönlünden sildiği gibi silmeli ve sadece Allah'ın mevcudiyetini (varlığını) düşünmekle yetinmelidir
📖 Sayfa 40 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Hadis-i Kutsi de Allah Teala şöyle buyurmuştur: “Yerim ve göğüm beni içine alamaz, lakin mü’min kulumun kalbi alır.” ️
📖 Sayfa 44 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
"Lâ ilâhe illallâh" kelime-i tevhîdi ile nefy u ispat yapmanın en üstün mertebesi şudur: Sâlik, görülen, bilinen ve müşahede alanına giren her ne varsa, hepsini "Lâ" (yoktur) kelimesinin altına dahil etmeli, gönlünden çıkarmalı, isbat tarafında ise kalbin muvafakati ile oluşan "İllallâh" (sadece Allah vardır) ifadesinden gayrı şeylerle ilgilenmemelidir.
📖 Sayfa 120 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Hak Teâlâ kayıtsız şartsız mâliktir. Kulların kalpleri onun (kudret) parmaklarından ikisinin arasındadır, dilediği gibi çekip çevirir. Bilindiği üzere, mutlak ve genel anlamda İslâm (Müslüman olmak) zulüm ve kul hakkı haricindeki günahları yok eder. Bir şeyin hakîkati ve kemâlinde ise, genelinde olmayan bir üstünlük vardır.
📖 Sayfa 62 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Az çoğa delâlet eder.Bir damla, büyük bir denizin varlığından haber verir.
📖 Sayfa 55 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
“Başlangıç ve son iki âlemdir: Dünya ve âhiret. Bu iki alemden her biri altı mertebe üzere düzenlenmiştir. Bu mertebeler dünyada iniş şeklinde, âhirette ise yükseliş şeklindedir.” …
📖 Sayfa 253 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Kur'ân'ın ve Ka'be'nin hakikatleri, Hz. Muhammed'in(as) hakikatinden (Hakikat-ı Muhammedi'den) üstündür. Bu sebeple Kur'ân'ın hakikati, Muhammed'in (as) hakikatine imam olmuştur. Ka'be'nin hakikati de Kur'ân'ın hakîkatinden üstündür. Orası (Ka'be'nin hakikati) tümüyle sıfatsızlık ve renksizliktir. Sıfatların asılları olan şuun ve itibarlar oraya giremez. Tenzîh ve takdis o mertebede dolaşamaz.
📖 Sayfa 121 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
“Âlemin varlığı aslî değil zıllîdir (gölge gibidir). Gölge asılla kâim olduğu gibi, âlem de Allah ile kâimdir.”
📖 Sayfa 150 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
bir şeyin özü ve hakikati, o şeyin kendisinden ibârettir.
📖 Sayfa 184 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Hidayete tâbi olanlara selâm olsun!
📖 Sayfa 25 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî

Aşk kimyasından vücudumun bakırı altına döndü.
📖 Sayfa 53 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
O kalp hem dar hem geniştir, hem sade hem uçsuz bucaksızdır, hem az hem de çoktur. Bu güzel latîfeden (kalpten) başka, bu özellikte hiçbir şey yaratılmamıştır. Yaratıcısıyla bu kadar çok münasebeti olan bir şey yoktur. Yaratıcısına dair başka yaratılmışlarda görülmeyen ilginç alâmetler, onda görülür. Bu sebeple hadis-i kudside Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Yerim ve göğüm beni içine alamaz, lâkin mü'min kulumun kalbi alır."
📖 Sayfa 44 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Günahtan korunmak ve başarıya ulaşmak O'ndandır.
📖 Sayfa 43 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Âlimin ilmi, Onun kuds (ilâhlık) âlemine ulaşamaz, târif edicinin tarifi Onu ifade edemez. O, idrak edilmekten çok yüce, târif edilmekten çok üstün ve bilinmekten çok uludur.
📖 Sayfa 160 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
"Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize tarafından rahmet bağışla. Lütfu en bol olan sensin." (Âl-i İmrân, 3/8)
📖 Sayfa 62 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Kalp aynası dünya pasından temizlenmedikçe Hak Teâlâ'nın orada zuhûr etmesi ve görünmesi imkânsızdır.
İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
O kalp hem dar hem geniştir,hem sade hem uçsuz bucaksızdır,hem az hem de çoktur.
📖 Sayfa 44 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
“Kişi, fenânın içinde bâkîdir, bekânın içinde fânîdir.” …
📖 Sayfa 324 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Duyulan şey, görülen gibi nasıl olabilir?
📖 Sayfa 113 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
“…Bir kulumu sevdiğim zaman onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum…
📖 Sayfa 30 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Mürid, kemâl ve olgunluktan her ne elde ederse, şeyhini taklit sayesinde elde eder. Şeyhin hatası, müridin doğrusundan daha iyidir. Bu sebeple Hz. Ebû Bekr Hz. Peygamber'in hatası olmayı istemiş ve, "Keşke Muhammed'in hatası olsaydım" demiştir. Hz. Peygamber de Bilâl hakkında şöyle demiştir: "Bilâl'in Sîn harfi Allah katında Şîn'dır."
📖 Sayfa 126 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Bilal, Acem olduğu için (ezan okurken dili tam dönmez) Sin harfi ile "Eshedü" derdi. Allah katında onun "Eshedü"sü "Eşhedü"dür. O hâlde Bilal'in hatası diğerlerinin doğrusundan daha üstündür.
Nakledilir ki,İmam Şafii, İmam-ı Azam Ebu Hanife'nin kabrini ziyarete giderken kendi ictihadını terk eder, kendi görüşleriyle amel etmez ve," Onların huzurunda, onların görüşüne aykırı olarak kendi içtihadımla amel etmekten utanıyorum." derdi.
📖 Sayfa 82 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Lâ süpürgesiyle yolu süpürmedikçe
📖 Sayfa 123 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
İllallâh sarayına ulaşamazsın.
Arif, kendi zât ve sıfatlarını fenâya ulaştırdıktan sonra bekâ billâh ile müşerref olur, benliği kevni varlığından tamamen sökülüp atılır, hakikate muttali olur ve şüphesiz ilm-i husûliden ilm-i huzurîye intikal eder. "Bilmek" ten "bulma"ya yükselir. Bulmak da, bulanın zâtının dışında olmaz.
📖 Sayfa 183 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Hâce Muhammed Pârsâ Fusûl-i Sitte isimli eserinde buyurduğu üzere, yarın (kıyamete yakın) İsa(as) yeryüzüne inince Ebû Hanîfe'nin mezhebi ile amel edecektir. Büyük bir peygamberin onun mezhebiyle amel etmesi, İmâm-ı A'zam’ın büyüklüğüne delil olarak yeterlidir. Başka yüz fazilet, bu bir fazilete denk tutulamaz.
📖 Sayfa 82 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Hak Teâlâ'nın dilediği her şey O'nun razı olduğu şeyler değildir, küfür (Allah'ı inkâr) ve günah işlemek gibi.
📖 Sayfa 115 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Hizmetçi nerede olursa olsun, efendinin artığı olan yiyecek ona ulaşır.
📖 Sayfa 57 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Özü olmayan görüntünün de faydası azdır.
📖 Sayfa 25 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Cehl-i mürekkeb içindedirler yani bilmezler,bilmediklerinin de farkında değildirler.
📖 Sayfa 99 · İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî
Sıkça Sorulan Sorular
İmâm-ı Rabbânî Risaleleri kimin eseridir?
İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, İmam-ı Rabbânî tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2019'da yayımlanmıştır. Türkçeye Necdet Tosun çevirmiştir.
İmâm-ı Rabbânî Risaleleri kaç sayfadır?
İmâm-ı Rabbânî Risaleleri, 363 sayfadır (Timaş Yayınları baskısı).
İmâm-ı Rabbânî Risaleleri'nin en ünlü sözü nedir?
“Allah Teâlâ zâtı ile mevcuttur, vücûd (var olma sıfatı) ile değil. Diğer varlıklar ise böyle değildir, onlar vücûd ile mevcutturlar.”