
1992 tarihli Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel'in en bilinen eserlerinden biridir. Çıdam Yayınları baskısıyla 44 sayfadır. Felsefe okurları için Tahrir Vazifeleri 6'den derlenen en akılda kalan sözler burada.
Tahrir Vazifeleri 6'den En Beğenilen Alıntılar
Kurbağa bir gün kırkayağa: "Yahu" demiş “Benim şu dört ayağımı maharetle kullanabilmem epey mesele. Sen nasıl oluyor da, bu kadar çok ayakla yürüyebiliyorsun? Hiç şaşırmıyor musun hangisini önce, hangisini sonra atacağını?" O güne kadar hiç
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
yürüme zorluğu çekmemiş olan kırkayak: "Sahi be," diye düşünmeye başlamış “Nasıl yapıyorum ben bunu?" Düşünmeye başlamış ve bir daha tek bir adım dahi atamamış.
" Bizim karnımız palavraya tok değilse eğer bize karşı sözü yem olarak kullananlar hep çıkacaktır."
📖 Sayfa 31 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Kur'an-ı Kerim hükümlerine uyulmasının kişinin kendi varlığını dilin önüne koymasıyla yakın bir ilgisi vardır ve bunu ihmal ederek yapmaya yeltendiğimiz işlerin bereketine bel bağlamak maddiyata bel bağlamaktan kolay kolay ayırdedilemez.
📖 Sayfa 42 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
İçindeyiz dilin, onun içinde yüzüyor, onunla belirginlik kesbediyoruz.
📖 Sayfa 40 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Acaba birey oluş, verilmiş dili sorgusuz sualsiz kabul etmek yerine onun üzerinde egemenlik kurmakla mı gerçekleşir?
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Kültür adı verilen yaşama ortamının insana özgü alanı ancak dilin taşıyıcı gücü sayesinde varlığını koruyabilir.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Nefsin terbiyesi dediğimiz şey vahşi hayvanların
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
terbiyesine mümâsil değildir.
İnsanlar nefs terbiyesiyle ulaştıkları olgunluğun kendilerine kazandırdığı, kazandıracağı eylem imkânına taliptir.
İnsanın kendini "Yaşamak neye değer?" sorusuyla başbaşa bıraktığı dönem "çile" dönemidir. Demek ki
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
çilenin dolması yaşamanın neye değdiği hususunda "itminan" sahibi olmaktan ibarettir.
.... demek ki çileden çıkmak, insan karakteri üzerinde dış tesirlerin baskın çıkmasıyla benimsenen hareket tarzıdır.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Kurbağa bir gün kırkayağa: "Yahu" demiş “Benim şu dört ayağımı maharetle kullanabilmem epey mesele. Sen nasıl oluyor da, bu kadar çok ayakla yürüyebiliyorsun? Hiç şaşırmıyor musun hangisini önce, hangisini sonra atacağını?" O güne kadar hiç
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
yürüme zorluğu çekmemiş olan kırkayak: "Sahi be," diye düşünmeye başlamış “Nasıl yapıyorum ben bunu?" Düşünmeye başlamış ve bir daha tek bir adım dahi atamamış. Biz insanlar dilimizle düşünüyoruz, ama dilimiz üzerine düşünenimiz pek az. Dilsiz yapamayız, burası tamam da; dil bizim neyimizdir? Bunu düşünmeyi gerekli bulurmuyuz?
Elimizde olan ve olmayan konusundaki belirsizliğimiz bizi duaya sevkeder.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Dua bir geleceğe yöneliştir ve dille yapılır.
Para kazanmak kafesi dediysek boşuna demedik. Herkes bu kafesin içinde.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Çilenin dolmasından ümit kestikleri için kadehlerini ve keselerini dolduranlar çağdaş insanın acılar karşısındaki iki yüzlü tutumunun mümessilleridir.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Çile bize isteklerimizin neye değdiğini anlama gücü kazandırıyor.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Her şeyden önce insan çelişkileri yok etmeye çalışırken içine düştüğü çelişkiyi aşamaz.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Söz veren insanın sözünün eri olup olmadığı yine başka bir dille "lisan-ı hâl" ile anlaşılır. Bizim karnımız palavraya tok değilse eğer bize karşı sözü yem olarak kullananlar hep çıkacaktır.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Kalb gözü açılan kişiler hakikatin üstünü örtme gayretiyle yürürlükte bulunan küresel işleyişin geçersiz olduğu irtibat alanını görebilen kişilerdir.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Bunlar çilelerini inzivada değil günlük hayat içinde doldururlar ve giydikleri “hırka"nın gündelik giysilerden ayırdedilmesine gerek yoktur.
Çevremize baktığımızda gördüğümüz insanların bazılarının bütün faaliyetlerini para kazanmaya hasrettikleri halde bize paranın amaç değil, yalnızca bir araç olduğunu söylediklerini işitiriz.
📖 Sayfa 24 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Dikkatimizi hangi işin yapılacağına değil, o işi kimin yapacağına çevirmemiz gerekiyor.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel

Konuşmak anlaşmanın ön şartı. Yani her iki tarafın aynı anlam bölgesine karşılıklı konması. Çelişkiler, zıtlıklar yine devam edecek. Aşamıyacağız, yok edemiyeceğiz onları. Ama katılıklarımızın muhatabımızdaki yumuşaklığa denk düşeceği; muhatabımızdaki katılığa karşı kendi yumuşaklığımızı sunduğumuz bir konuşmayı gerçekleştirebiliriz. Bu bir imkan yalnızca, kaçınılmaz bir gereklilik değil.
📖 Sayfa 39 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Dünyanın tümünü kaplayan ve kapsayan çırpınış çağımıza, yüzyılımıza ait.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Yeni olan acılar değil, acılar karşısındaki tutumumuzdur.
Kurbağa bir gün kırkayağa: "Yahu" demiş "benim şu dört ayağımı maharetle kullanabilmem epey mesele. Sen nasıl oluyor da, bu kadar çok ayakla yürüyebiliyorsun? Hiç şaşırmıyor musun hangisini önce, hangisini sonra atacağını?" O güne kadar hiç yürüme zorluğu çekmemiş olan kırkayak: "Sahi be," diye düşünmeye başlamış "nasıl yapıyorum ben bunu?" Düşünmeye başlamış ve bir daha tek bir adım dahi atamamış. Biz insanlar dilimizle düşünürüz, ama dilimiz üzerine düşünenimiz pek az.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Biz insanlar söylediğimiz zaman anlamaktan, anladığımız zaman söylemekten vazgeçiyoruz.
📖 Sayfa 38 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
İnsan hayatının bir çelişkiler yumağı olduğunu şikayet konusu etmemeli. O çelişkiler olmasa, zıt kutupların birlikteliği yaşanmasaydı ne insan hayatından, ne de düpedüz hayattan sözedebilirdik. İşin başlangıcının yokla var arasındaki çelişkiden doğduğunu akledebiliyorsak gerek günlük hayatımızın akışının ve gerekse irili ufaklı bütün oluşumların, her yerde, her zaman zıtlıklarla, çelişkilerle gerçekleştiğini de akledebilmeliyiz.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Kısacası, düşünceye dalmakla kazanılan ne dünyayı
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
dünyanın sırrını çözmüşcesine anlamak ve ne de dünyayı değiştirmektir. Kazancımız, başarabilirsek güzellikle hakikatin; aşkla bilginin bütünlüğüne ulaşmak ve eğer oraya varabilmişsek bu bütünlükten kopmamaktır.
... dikkatimizi hangi işin yapılacağına değil, o işi kimin yapacağına çevirmemiz gerekiyor.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Kurbağa bir gün kırkayağa: "Yahu" demiş "benim şu dört ayağımı maharetle kullanabilmem epey mesele. Sen nasıl oluyor da, bu kadar çok ayakla yürüyebiliyorsun?
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Hiç şaşırmıyor musun hangisini önce, hangisini sonra atacağını?" O güne kadar hiç yürüme zorluğu çekmemiş olan kırkayak:
"Sahi be," diye düşünmeye başlamış "nasıl yapıyorum ben bunu?" Düşünmeye başlamış ve bir daha tek bir adım dahi atamamış. Biz insanlar dilimizle düşünürüz, ama dilimiz üzerine düşünenimiz pek az.
Dil Konuşursa "Maneviyat" Konuşur.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Konuşmak anlaşmanın ön şartı.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Çilenin dolmasından ümit kestikleri için kadehlerini ve keselerini dolduranlar çağdaş insanın acılar karşısındaki iki yüzlü tutumunun mümessilleridir.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Onlar sorumluluktan kaçtıklarını itiraf edemedikleri için yalnızca umutsuzluklarını dışa vuran davranışlar sergiliyorlar.
Birey oluş elbette verilmiş dili sorgusuz sualsiz kabul etmeyi aşmakla başlar. Ama bu insanın dile efendilik etme niyetiyle harekete geçmesi değildir.
📖 Sayfa 34 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Yani biz de kainat gibi olmak istiyoruz: Hem tümüyle değişmek, hem de tıpatıp aynı kalmak.
📖 Sayfa 19 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Söz veren insanın sözünün eri olup olmadığı yine başka bir dille "lisan-ı hal" ile anlaşılır. Bizim karnımız palavraya tok değilse eğer bize karşı sözü yem olarak kullananlar hep çıkacaktır.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Söylenen ne kadar çoksa, işiten o kadar az.
📖 Sayfa 38 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Eğer farkettiğimiz çelişkiden bir şey öğrenebilmişsek bu ortamda bile hâlâ konuşabileceğini göreceğiz. Konuşmak anlaşmanın ön şartı. Yani her iki tarafın aynı anlam bölgesine karşılıklı konması. Çelişkiler, zıtlıklar yine devam edecek. Aşamayacağız, yok edemeyeceğiz onları. Ama katılıklarımızın muhatabımızdaki yumuşaklığa denk düşeceği, muhatabımızdaki katılığa karşı kendi yumuşaklığımızı sunduğumuz bir konuşmayı gerçekleştirebiliriz. Bu bir imkân yalnızca, kaçınılmaz bir gereklilik değil.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Eğer anlama ve düşünme günlük hayatımızda devreye girseydi kolayca yapıverdiğimiz nice işi yapamaz olurduk.
📖 Sayfa 29 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
biz de kainat gibi olmak istiyoruz:
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Hem tümüyle değişmek, hem de tıpatıp aynı kalmak.
Dayanışma, sevgi, sadakat odakları çözülüyor, parçalanıyor ve nihayet hissiyat alanından tard ediliyor. Bu tablonun pek yeni olmadığını, bütün olumsuzlukların sadece son gelişmelerin ürünü olmadığını söyleyenler çıkacaktır. Gerçekten, insanlığın acılarının "yeni" bir tarafı yok. Yeryüzünde acılar hep oldu. Ama insanlık hep hummalar içinde çırpınan bir manzara arz etmedi. Dünyanın tümünü kaplayan ve kapsayan çırpınış çağımıza, yüzyılımıza ait. Yeni olan acılar değil, acılar karşısındaki tutumumuzdur.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel

Kolaycılık denizinde kaybolmuş "birçok insan"dan ayrılıp sen ve ben olmayı başarmak, aramızdan birinin canevinden kopan haykırışı duyacak kadar sese, dilin ne dediğini anlamaya yönelecek kadar sesin duyarlığına açılmak ve böylece arayışa bel bağlayacak bir tazeliği korumak demektir.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
***
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
insanın kendini yaşamak neye değer sorusuyla başbaşa bıraktığı dönem "çile" dönemidir.
Demek ki çilenin dolması yaşamanın neye değdiği hususunda. "itminan" sahibi olmaktan ibarettir.
Çünkü tarih denilince geçmişte olup biten olayların deposunu anlamak doğru değil. Tarihin örgüsünü yöneldiğimiz gelecek doğrultusunda geçmişin olaylarına yüklediğimiz anlam oluşturur.
📖 Sayfa 35 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Para kazanmak kafesi dediysek boşuna söylemedik. Herkes bu kafesin içinde.
📖 Sayfa 25 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Çileye girmeyi göze almışsak isteklerimizin bir insan olarak yaratılışımıza nasıl uygun kılınabileceğini öğrenme rizikosunu üstlenmişiz demektir.
📖 Sayfa 20 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Daha da ötede insan olarak kendimizin sözle ilişkisi ne idüğümüzün belirtisidir. Söz ver insanın sözünün eri olup olmadığı yine başka bir dille, "lisan-ı hâl" ile anlaşılır. Bizim karnımız palavraya tok değilse eğer bize karşı sözü yem olarak kullananlar hep çıkacaktır.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Hassasiyetimiz, hatta bilincimiz var; fakat hassasiyetimiz dayanıksız, bilincimiz kirli.
📖 Sayfa 8 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Eger size bütün kazandırdığı, mantık ve sair şeylerin mutlak meseleleri hakkında sizi bir miktar ukalaca konuşabilir kılmaktan ibaretse ve eğer sizin günlük hayattaki önemli meseleler hakkındaki düşünüşünüzü geliştirmiyorsa felsefeyle ugaşmanın ne faydası var?
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
sistem bir bütün olarak insan tekiyle hakikat arasına girmiştir.
📖 Sayfa 22 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Para kabuğu onlar için yalnızca acılara karşı bir zırh görevini yapan bir kalınlık vermez; aynı zamanda mekanizma içinde dikkate alınmalarını sağlayan bir cesamet de verir.
📖 Sayfa 9 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Bütün olumsuzlukların sadece son gelişmelerin ürünü olmadığını söyleyenler çıkacaktır. Gerçekten, insanlığın acılarının "yeni" bir tarafı yok. Yeryüzünde acılar hep oldu. Ama insanlık hep hummalar içinde çırpınan bir manzara arz etmedi. Dünyanın tümünü kaplayan ve kapsayan çırpınış çağımıza, yüzyılımıza ait. Yeni olan acılar değil, acılar karşısındaki tutumumuzdur.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
İnsanoğlu çabasını mekanizma içinde tuttuğu yeri iyileştirmeye, mekanizmanın hiyerarşisi uyarınca terfi etmeye değil de, özlemleri ve istekleri yönünde bir arayış halindeyken bu özlem ve istekleri gölgede bırakacak, daha doğrusu isteklerine de muhteva kazandırdığını farkettiği "hayati değeri" hissetmeye hasrederse görünüşte herkesin yapıp ettiği işlerle uğraşsa bile herkesten farklı bir anlam alanına kavuşmuş olur. Kısacası, çileyi doldurmak "herkes" olmaktan kurtulmak demektir.
📖 Sayfa 15 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
İşin başlangıcının yokla var arasındaki çelişkiden doğduğunu akledebiliyorsak gerek günlük hayatımızın akışının ve gerekse irili ufaklı bütün oluşumların , her yerde, her zaman zıtlıklarla, çelişkilerle gerçekleştiğini de akledebilmeliyiz.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Çelişkiler, zıtlıklar yine devam edecek. Aşamıyacağız, yok edemiyeceğiz onları.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Ama katılıklarımızın muhatabımızdaki yumuşaklığa denk düşeceği; muhatabımızdaki katılığa karşı kendi yumuşaklığımızı sunduğumuz bir konuşmayı gerçekleştirebiliriz. Bu bir imkan yalnızca, kaçınılmaz bir gereklilik değil.
Hiç kimse, hem sorumluluk ve hem de umutsuzluk hissine aynı anda kapılamaz.
📖 Sayfa 10 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Madem mekânizma yegâne değer olarak parayı tanımakla çalışıyor, o halde bazı insanlar kişiliklerini "de facto" tanıtmayı keselerini ve mümkünse (varsa) kasalarını doldurmak suretiyle başarırlar.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Biz insanlar dilimizle düşünürüz, ama dilimiz üzerine düşünmemiz pek az.
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Dünyanın tümünü kaplayan ve kapsayan çırpınış çağımıza, yüzyılımıza ait. Yeni olan acılar değil, acılar karşısındaki tutumumuzdur.
📖 Sayfa 7 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
İnsanlık hummalar içinde çırpınmaktadır.
📖 Sayfa 5 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel

Kurbağa bir gün kırkayağa "Yahu" demiş "benim şu dört ayağımı maharetle kullanabilmem epey mesele. Sen nasıl oluyor da, bu kadar çok ayakla yürüyebiliyorsun? Hiç şaşırmıyor musun hangisini önce, hangisini sonra atacağını?" O güne kadar hiç yürüme zorluğu çekmemiş olan kırkayak: "Sahi be," diye düşünmeye başlamış "nasılyapıyorum ben bunu?" Düşünmeye başlamış ve bir daha tek bir adım dahi atamamış. Biz insanlar dilimizle düşünürüz, ama dilimiz üzerine düşünenimiz pek az. Dilsiz yapamayız, burası tamam da, dil bizim neyimizdir? Bunu düşünmeyi gerekli bulur muyuz?
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Acaba "insanlık hummalar içinde çırpınmaktadır" denildiğinde kastedilen nedir?
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Dünyada mutlak anlamıyla açlık, hastalık, yoksulluk, mahrumiyet var. Olumsuzluklar bununla sınırlı kalınıyor, insanları yeryüzünde manevi zenginliklerle donatacak değerlerin ve onları yaşamanın anlamı konusunda bilinç sahibi kılacak ortamın da günden güne daha hızlı, daha yaygın yıkımını gözlemliyoruz.
Diyoruz ki yeryüzündeki yaşama şartlarını ve özellikle geçim şartlarını kuşatan zulüm mekanizmasını altetmek tek tek insanların elinden gelmez.
📖 Sayfa 12 · Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel
Sıkça Sorulan Sorular
Tahrir Vazifeleri 6 kimin eseridir?
Tahrir Vazifeleri 6, İsmet Özel tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1992'de yayımlanmıştır.
Tahrir Vazifeleri 6 kaç sayfadır?
Tahrir Vazifeleri 6, 44 sayfadır (Çıdam Yayınları baskısı).
Tahrir Vazifeleri 6'in en ünlü sözü nedir?
“Kurbağa bir gün kırkayağa: "Yahu" demiş “Benim şu dört ayağımı maharetle kullanabilmem epey mesele. Sen nasıl oluyor da, bu kadar çok ayakla yürüyebiliyorsun? Hiç şaşırmıyor musun hangisini önce, hangisini sonra atacağını?" O güne kadar hiç yürüme zorluğu çekmemiş olan kırkayak: "Sahi be," diye düşünmeye başlamış “Nasıl yapıyorum ben bunu?" Düşünmeye başlamış ve bir daha tek bir adım dahi atamamış.”