
Jean-Louis Fournier'in 2013'te yayımlanan Dul adlı eseri, Edebiyat türünün önemli örneklerindendir. Can Belge çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Edebiyat severlerin Dul'dan seçtiği en unutulmaz cümleler burada.
Dul'dan En Beğenilen Alıntılar
Kitaplar okuduğunu gördüm, kimi çok uzun, kimi çok ağırdı; sıkıcı olanlar da vardı ve onları da buna rağmen sonuna kadar okurdun.
📖 Sayfa 50 · Dul, Jean-Louis Fournier
Birilerinin mutsuzluğu diğerlerinin mutluluğudur demeyeceğim. Ama mutsuzlar arasında konuşacak daha fazla şey olduğuna inanıyorum. Mutlu insan yabancılaşıyor.
📖 Sayfa 60 · Dul, Jean-Louis Fournier
Haber kipinin hikâyesinden nefret ediyorum. Hatta bazen, şimdiki zamanı sevmediğim de oluyor.
Dul, Jean-Louis Fournier
Sylvie beni terk etti. Ama başka biri için değil. Güz yapraklarıyla birlikte kibarca yere düştü.
Dul, Jean-Louis Fournier
Cep telefonumdan senin ismini sildim.
📖 Sayfa 54 · Dul, Jean-Louis Fournier
García Márquez yazmıştı: "Sevdiğimiz insanlar bütün eşyalarıyla birlikte ölmeli.'
Dul, Jean-Louis Fournier
Seni benim vücudumdan kesip aldılar, beni uyuşturmadan.
Dul, Jean-Louis Fournier
Sokakta çiftler gördüğümde kendi kendime şunu soruyorum: Önce hangisi ölecek?
📖 Sayfa 45 · Dul, Jean-Louis Fournier
Senin fotoğraflarına ihtiyacım yok, hafızam var..
📖 Sayfa 59 · Dul, Jean-Louis Fournier
İyiyim desem inanmayın, kötüyüm desem, o da değil. Yuvarlanıp gidiyorum işte.
Dul, Jean-Louis Fournier
Artık, çantan hep orada ama sen yoksun.
📖 Sayfa 61 · Dul, Jean-Louis Fournier
Garcia Marquez yazmıştı: "Sevdiğimiz insanlar bütün eşyalarıyla birlikte ölmeli."
“Devamlı akan su durduğunda serinliği özlenir, yanan ışık söndüğünde aydınlık özlenir ve insan karısını kaybettiğinde de onu ne kadar çok sevdiğini anlar. Anlayabilmek için en kötüsünün başa gelmesini beklemek ne acı. Neden mutluluğu, ancak çekip giderken çıkardığı sesle tanıyabiliyoruz?”
Dul, Jean-Louis Fournier
Neden mutluluğu, ancak çekip giderken çıkardığı sesle tanıyabiliyoruz?
Dul, Jean-Louis Fournier
İyiyim desem inanmayın; kötüyüm desem, o da doğru değil. Yuvarlanıp gidiyorum işte.
📖 Sayfa 14 · Dul, Jean-Louis Fournier
García Màrquez yazmıştı: "Sevdiğimiz insanlar bütün eşyalarıyla birlikte ölmeli."
📖 Sayfa 61 · Dul, Jean-Louis Fournier
“Cep telefonumdan senin ismini sildim. “Bul”a bastım, “Sylvie”yi bulana kadar aşağı indim, sonra “seçenekler”e bastım ve “sil”i seçtim. Ekranımda korkunç bir yazı belirdi: “Sylvie’yi silmek mi istiyorsunuz?” Epeyce tereddüt ettim. Sonunda, hüzünle “evet” tuşuna bastım. Kendimi atom bombasının kırmızı düğmesine basan bir cumhurbaşkanı gibi hissettim. Ve ekranda küçük bir çöp kutusu resmi belirdi, kapağı kapandı. İşte böyle, seni çöpe attım.”
Dul, Jean-Louis Fournier
Sen benim en iyi tarafımdın, umarım ben de senin en büyük kusurun olmamışımdır.
📖 Sayfa 106 · Dul, Jean-Louis Fournier
O benim pasımı aldı, beni temizledi, beni parlattı.
📖 Sayfa 11 · Dul, Jean-Louis Fournier
Seninle ilgili çok miktarda hatıra kuşatıyor etrafımı (…). Ölüyken canlıyken olduğundan çok daha yapışkansın.
📖 Sayfa 112 · Dul, Jean-Louis Fournier

Elbette zevk sahibiydin, yoksa beni seçmezdin.
📖 Sayfa 75 · Dul, Jean-Louis Fournier
_
📖 Sayfa 37 · Dul, Jean-Louis Fournier
Yarını düşünmeden bugünden zevk almayı, ȧnı yaşamayı öğrenmeliyim. Çünkü yarın bana hiç iyi şeyler vaat etmiyor.
_
Hatıralarım ölü yıldızlar gibi parlamaya devam ediyor.
Dul, Jean-Louis Fournier
Acaba sen de sadece yarım gitmiş olabilir misin?
Dul, Jean-Louis Fournier
Cep telefonumdan senin ismini sildim. "Bul" a bastım, "Sylvie"yi bulana kadar aşağı indim, sonra "seçenekler"e bastım ve "sil'i seçtim. Ekranımda korkunç bir yazı belirdi: "Sylvie'yi silmek mi istiyorsunuz?" Epeyce tereddüt ettim. Sonunda, hüzünle "evet" tuşuna bastım. Kendimi atom bombasının kırmızı düğmesine basan bir cumhurbaşkanı gibi hissettim.
📖 Sayfa 54 · Dul, Jean-Louis Fournier
Anlayabilmek için en kötüsünün başa gelmesini beklemek ne acı. Neden mutluluğu, ancak çekip giderken çıkardığı sesle tanıyabiliyoruz?
Dul, Jean-Louis Fournier
Bana inanıyordu, onun sayesinde ben de kendime inanmaya başladım. O dönem neredeyse bir hiçtim, şimdiyse neredeyse bir şeyim.
📖 Sayfa 23 · Dul, Jean-Louis Fournier
.. sonsuzluğu seninle birlikte geçirmek istiyorum.
Dul, Jean-Louis Fournier
Sadece küçük mutsuzluklar için ağlıyorum, büyüklere ağlamıyorum. Ve sanırım gözyaşım kalmadı.
Dul, Jean-Louis Fournier
Bir arkadaşım bana, karısının cenazesi sırasında, karısının bir hanım arkadaşının sarılmasının, yan etkileriyle birlikte onu heyecanlandırdığını anlatmıştı.
📖 Sayfa 41 · Dul, Jean-Louis Fournier
.. sanırım gözyaşım kalmadı.
Dul, Jean-Louis Fournier
Bazı insanlar vardır, yüzlerine bakınca yakında öleceklerini anlarsın, sen öyle biri değildin, neşeli bir görüntün vardı, devamlı gülümserdin. Ölmemeliydin, bu kesinlikle bir hata olmalı. Hayatı çok severdin, hayatın tatlarını çok severdin.
📖 Sayfa 93 · Dul, Jean-Louis Fournier
Seni hak ediyor muydum?
📖 Sayfa 106 · Dul, Jean-Louis Fournier
, umarım ben de senin en büyük kusurun olmamışımdır.
Seni benim vücudumdan kesip aldılar, beni uyuşturmadan. Yarımı benden aldılar, en güzel yarımı. Yeniden çık diye senin parfümünle suluyorum kendimi.
📖 Sayfa 33 · Dul, Jean-Louis Fournier
"Sevdiğimiz insanlar bütün eşyalarıyla birlikte ölmeli."
📖 Sayfa 61 · Dul, Jean-Louis Fournier
-Gabriel Garcia Marquez-
ÇOK tuhaf, insanlar büyük bir mutsuzluk yaşayanlara mutluluktan bahsedemiyor.
📖 Sayfa 16 · Dul, Jean-Louis Fournier
Anlamıyorum. Aslında tam da büyük bir mutsuzluk halinde mutluluk dileklerine ihtiyaç vardır, halihazırda mutlu olanların ihtiyacı yoktur. Mutsuz olduğunuzda, sanki herkes öyle kalmanızı diliyor. Sonsuza kadar.
İyi bir hatıra iyi bir şarap gibidir, yalnız içmemek gerekir..
Dul, Jean-Louis Fournier
Bana inanıyordu, onun sayesinde ben de kendime inanmaya başladım.
📖 Sayfa 23 · Dul, Jean-Louis Fournier
Güzel şeyler asla büsbütün hüzünlü olmazlar. Beni “şeylerin güzelliği içinde” bıraktın, şairin dediği gibi.
📖 Sayfa 112 · Dul, Jean-Louis Fournier

Sen gitmeden önce mutlu muydum? Büyük bir acıdan sonra insanın daha önce her şey hep çok iyiydi diye düşünme eğilimi vardır. Her şey hep çok iyi değildi, daha iyiydi sadece.
📖 Sayfa 90 · Dul, Jean-Louis Fournier
Her geçen gün, her bakımdan daha iyiyim, çok daha iyi olacağım.
Dul, Jean-Louis Fournier
Sık sık yaptığımız bir tartışmayı hatırlıyorum, insanların ölümümden sonra da okuyacakları kitaplar bırakmanın beni çok memnun etmesi seni şaşırtıyordu. “Sana ne yararı var, burada olmayacaksın ki?” derdin.
Dul, Jean-Louis Fournier
Sana kendimden bahsetmeyi özlüyorum...
Dul, Jean-Louis Fournier
Her şey hep çok iyi değildi, daha iyiydi sadece.
Dul, Jean-Louis Fournier
Cep telefonumdan senin ismini sildim. "Bul" a bastım, "Sylvie"yi bulana kadar aşağı indim, sonra "seçenekler"e bastım ve "sil"i seçtim. Ekranımda korkunç bir yazı belirdi: "Sylvie'yi silmek mi istiyorsunuz?" Epeyce tereddüt ettim. Sonunda, hüzünle "evet" tuşuna bastım. Kendimi atom bombasının kırmızı düğmesine basan bir cumhurbaşkanı gibi hissettim. Ve ekranda küçük bir çöp kutusu resmi belirdi, kapağı kapandı. İşte böyle, seni çöpe attım. Muhakkak bir gün, daima yeni numaralar icat eden Madam SRF çöp kutusunun yerine kapağı kapanan bir tabut koymayı akıl edecektir.
📖 Sayfa 54 · Dul, Jean-Louis Fournier
Kitaplar okuduğunu gördüm, kimi çok uzun, kimi çok ağırdı; sıkıcı olanlar da vardı ve onları da buna rağmen sonuna kadar okurdun. Cesaretine hep imrenmişimdir. Ben, kitaptan sıkıldım mı bırakırım. Benim komodinim başlanmış ama asla sonuna kadar okunmayacak kitaplarla dolu. Sen, yazara sonuna kadar bir şans vermekten yana olduğunu söylerdin. Dört yüz elli sıkıcı sayfadan sonra, son sayfaların sürükleyici geçeceğini düşünürdün. Yazarlar senin gibi bir okurları olduğu için şanslıydılar.
📖 Sayfa 50 · Dul, Jean-Louis Fournier
Garcia Marquez yazmıştı: "Sevdiğimiz insanlar bütün eşyalarıyla birlikte ölmeli."
📖 Sayfa 61 · Dul, Jean-Louis Fournier
En güzel halinle, kıvrılarak düşen bir yaprak gibi gittin.
Dul, Jean-Louis Fournier
Herkesten özür dileyen sen, neden haber vermeden gittin, benden sıkılıyor muydun? Üstelik özür de dilemedin bu sefer, hiçbir şey demedin. “Öldüğüm için özür dilerim” demedin bana.
Dul, Jean-Louis Fournier
Bana, kimsenin beğenmediği bana, kırk yıl dayandı.
📖 Sayfa 10 · Dul, Jean-Louis Fournier
Birbirimizi tamamlıyorduk. Benim eksilerim, onunsa artıları vardı. İyimserle kötümserin buluşmasıydı bu. Ve bir özgeciyle bir egoistin.
Üzüntülerinin yanında bir yerim olmalı.
Dul, Jean-Louis Fournier
Sylvie öldüğünden, sönüp gittiğinden beri ev oldukça karanlık, yarı gölgede yaşıyorum.
📖 Sayfa 13 · Dul, Jean-Louis Fournier
Ne kadar ampul değiştirsem, ne kadar güçlülerini koysam değişmiyor, sürekli karanlık.
Kitaplarda, yazar ne isterse o olur, patron odur,hayat öyle değildir.
📖 Sayfa 58 · Dul, Jean-Louis Fournier
Yarımı benden aldılar, en güzel yarımı.
Dul, Jean-Louis Fournier
Okşayacak kimsem yok; ne kedim, ne kadınım.
📖 Sayfa 20 · Dul, Jean-Louis Fournier
Çok tuhaf, insanlar büyük bir mutsuzluk yaşayanlara mutluluktan bahsedemiyor.
📖 Sayfa 16 · Dul, Jean-Louis Fournier
Anlamıyorum. Aslında tam da büyük bir mutsuzluk halinde mutluluk dileklerine ihtiyaç vardır; hâlihazırda mutlu olanların ihtiyacı yoktur.
Mutsuz olduğunuzda, sanki herkes öyle kalmanızı diliyor. Sonsuza kadar.
Sonra küçük kedi öldü, şimdi de sen. Sonun başlangıcı bu.
Dul, Jean-Louis Fournier
Sanırım sana hiç bu kadar güzel şeyi bir arada söylemedim. Kuşkusuz aptalca utangaçlığımdan. Sevimsiz şeyleri ne kadar rahat söyleyebiliyorsam, güzel şeyler de o kadar boğazımda kalıyor.
📖 Sayfa 90 · Dul, Jean-Louis Fournier

Mutsuz olduğunuzda, sanki herkes öyle kalmanızı diliyor. Sonsuza kadar.
Dul, Jean-Louis Fournier
“Yarını düşünmeden bugünden zevk almayı, ânı yaşamayı öğrenmeliyim. Çünkü yarın bana, hiç iyi şeyler vaat etmiyor.”
📖 Sayfa 37 · Dul, Jean-Louis Fournier
Sevdiğimiz insanlar, bütün eşyalarıyla birlikte ölmeli.
📖 Sayfa 61 · Dul, Jean-Louis Fournier
Sıkça Sorulan Sorular
Dul kimin eseridir?
Dul, Jean-Louis Fournier tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2013'te yayımlanmıştır. Türkçeye Can Belge çevirmiştir.
Dul kaç sayfadır?
Dul, 120 sayfadır (Yapı Kredi Yayınları baskısı).
Dul'un en ünlü sözü nedir?
“Kitaplar okuduğunu gördüm, kimi çok uzun, kimi çok ağırdı; sıkıcı olanlar da vardı ve onları da buna rağmen sonuna kadar okurdun.”