CANLI

Kişisel Gelişim ile İlgili Büyü Dükkânı'nda İki Çınar Kitabından Zihinde İz Bırakan Sözler — Yeşim Türköz

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar - Yeşim Türköz kitap alıntıları ve sözleri

Yeşim Türköz'ün 2011'de yayımlanan Büyü Dükkânı'nda İki Çınar adlı eseri, Psikoloji türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Epsilon Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Eserin en çok paylaşılan satırları, beğeni sırasına göre burada listelendi.

Yazar:Yeşim Türköz
İlk Yayın:2011
Yayınevi:Epsilon Yayınları
Sayfa Sayısı:237
Dil:Türkçe
ISBN:9789944823944
Okuma Süresi:6 sa. 43 dk.
Türler:Psikoloji, Kişisel Gelişim

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar'dan En Beğenilen Alıntılar

"Binlerce yıl boyunca öğrendikleri sayesinde insanoğlu, soğuk kış günlerinde sağ kalabilmeyi başarıyordu. Soyunu tüketebilecek kadar tehlikeli olan buzul çağı, onu beynini kullanmaya zorladığı için belki de insana en büyük iyiliği yapıyor, onun yarınlara kalmasını sağlıyordu."

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

İnsan kaybetme­ye yakın daha bir dikkatle incelemez miydi sahip olduklarını?

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Siz farkında olmasanız da, hayat sizi bazı tehlike ve kayıplara hazırlar. Bu insanlık tarihinin bizlere bir armağanıdır. Doğduğunuz andan itibaren kaybetmeye başlarsınız. Aslında hayatın kendisi büyük bir kayıpla başlar. Doğmak, annenizin sıcak bedeninden ayrılmaktır. Sonra anne memesini, sonra anne kucağını, sonra sorumsuzluğunuzu, sonra çocukluğunuzu, bazı hayallerinizi, bazı umutlarınızı ve pek çok olasılığı kaybedersiniz. Fark etmeseniz de kaybedersiniz, kaybettikçe öğrenirsiniz. Dayanmayı, yenilenmeyi, yaratmayı...

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Efsane mutluluğa yapılan yatırım, gerçek mutluluk hissini dondurur.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Çocuk, yaşadığı deneyimin, kendi yapı taşlarından biri olduğunun farkında değildir. Ama taşlar çoğalıp duvarlar yükseldikçe, en alttaki taşları fark etmeye, onları tek tek önemsemeye başlar.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Hissedebildiğiniz, gerçektir.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Bir şeye sahip ol­mamakla, onu kaybetmek hiçbir zaman aynı şey olmamıştı.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

"Vaktiyle çok mu incindiniz?"

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Bir yerdeki kavuşma, başka yerdeki bir veda anlamına geliyordu.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Ancak şunu biliyordum ki dikkatlarini üçüncü bir noktaya kilitlemiş olan iki kişi, birbirine hiçbir zaman yeterince bakmaz. Onun için de muhakkak görmedikleri şeyler vardır.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Çocuklar için oyun, oyuncaktan önce geliyordu. Tamlık ve kusursuzluk aramadıklarından, yarım yamalak bir oyuncak parçası bile oyuna başlamak için yeterli oluyordu. Nasıl olsa eksiklikleri tamamlayacak bir hayal dünyasına sahiptiler ve esas olan, oyunun bizzat kendisiydi.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Oysa gerçek hayatta ‘mutlu son’ değil, ‘mutlu an vardır. Elde etmek istediğiniz şeye kavuştuğunuz an bir mutluluk anıdır ama hayatı o noktada donduramazsınız. O akıp gitmeye devam eder. Çok istediğiniz bir şeyin gerçekleşmiş olması, onun hiç değişikliğe uğramayacağı anlamına gelir mi? Ya da çok güçlü bir istek duyuyor olmanız, onun hiç azalmayacağı veya bitmeyeceği anlamına?

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

"Unutmadığını biliyorum çünkü ben de unutmadım.

Eğer roman burada bittiyse, yazar karamsar olmalı."

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

..bazen kendi benliğimizde açılan yaralar o kadar büyüktür ki başka­larını düşünemez hale gelebiliriz.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Bir ilişki sadece fiziksel cazibeye dayanıyorsa zaten gelip geçicidir.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Hayatta en çok istediğiniz şey, hayattan alabileceğiniz en iyi şey midir?

📖 Sayfa 12 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Anıları, değerli ziynet eşyaları gibi koruyabiliyorsak eğer, neden hepsini değil de bazılarını saklıyor, diğerlerini ise siliyorduk?

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Ama çocukluk, biz ne yaparsak yapalım yitip gidiyor mu yoksa biz mi yetişkin olabilmek için kendimizi ondan koparıyorduk?

Çocukların okuduklarını okumayacak kadar, oynadıklarını oynamayacak kadar, onlar gibi düşünemeyecek kadar mı büyüyorduk gerçekten? O kadar mı uzaklaşıyorduk kendi çekirdeğimizden?

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Çünkü insan kendi çocukluğunu da bırakıp gidiyordu hiç arkasına bakmadan.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Başkaları sizin aynanızdır..

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

"Heykelin kırılan parçasının bir daha gelmeyeceğini kabul eder ve geriye kalan sağlam parçanın eksik olmasına tahammül edebilirseniz, onu yontma isteği, sizi kendiliğinden gelip bulacaktır."

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Ya da huzuru, neşesi, adaleti...

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Zamanın sonsuz ama yaşamın sınırlı ve kusurlu olduğu gerçeğini kabullendikçe çaresizlik duygularınızdan kurtulurdunuz çünkü çare yoksa çaresizlik de yoktur...

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

İşte bu yüzden, kendini güçlü, başarılı ya da haklı hissetmeden de yaşamayı öğrenmesi, sadece varolmaktan zevk almayı bilmesi gerekiyordu.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

İnsan geçip giden ya da henüz gelmemiş olan zaman dilimlerine, içinde bulunduğundan daha fazla meraklıydı nedense. Bu yüzden hatırlama veya hayal etme, şu anın gerçeğinden daha çok şey hissettirebiliyordu insana.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

İnsan kaybetmeye yakın daha bir dikkatle incelemez miydi sahip olduklarını?

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Sihir senin gözlerindedir. İnsanların kendisi sihirlidir...

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

"Peki, söyle bakalım. Sen Mars olsaydın, Dünya'ya ne derdin?"

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Ancak şunu biliyordum ki dikkatlerini üçüncü bir noktaya kilitlemiş olan iki kişi, birbirine hiçbir zaman yeterince bakmaz.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Evet, aslında insan güzellikleri yakalama telaşı içindey­ken hep gergin, diken üstünde oluyor.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Hiçbir şey başarmadan, sadece varolmaya çalışmak...

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

İnsan, önündeki gerçe­ğe değil de kafasındaki resme sarılmayı yeğ tutar, o gerçek olduğunda da tutunacak başka bir hayal bulurmuş.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Yaşam bazen beklenmedik şekilde, birbiriyle bağlantısı olmayan kişi ve olayları, aynı tema etrafında buluşturuyordu. Bu tamamen rastlantısal bir şey mi yoksa gizli bir evrensel düzenin sonucu muydu?

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Çocuklar için oyun, oyuncaktan önce geliyordu. Tamlık ve kusursuzluk aramadıklarından, yarım yamalak bir oyun­cak parçası bile oyuna başlamak için yeterli oluyordu. Nasıl olsa eksikleri tamamlayacak bir hayal dünyasına sahiptiler ve esas olan, oyunun bizzat kendisiydi.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Hayatımın ilk otuz yılını, ‘bir an önce geçsin’ diyerek, ikinci otuz yılını da ‘neden bu kadar çabuk geçiyor’ diye hay­ret ederek yaşadım. Ancak bunun ne kadar boş bir sorgulama olduğunu, altmış yılın ardından yeni yeni idrak ediyorum.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Bir şeye hiç sahip olmamakla onu kaybetmek arasında çok büyük bir fark var.

📖 Sayfa 64 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Hep aynı kalmak çok ürkütücü... Hayat ilerliyor, herkes de­ğişiyor ama siz hep aynı şeyleri aynı şekilde yaşıyorsunuz. Hatta yaşlanıyorsunuz ama hep gençliğinizde çaldığınız mü­zikleri çalıyor, aynı sularda yüzüyor, sevdiklerinize hep aynı sözleri söylüyor, onlara hep aynı şekilde sarılıyor, aynı ye­mekleri yapıyorsunuz. Hiçbir şey öğrenemiyorsunuz. Tüm yenilikler suya yazılan yazı gibi silinip gidiyor zihninizden.Çok sıkıcı. Fazlasıyla sıkıcı.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Bazen, siz gerçeği öğrendiğinizde iş işten geçmiş olurdu ve daha önce öğrenmediğinize hayıflanırdınız ama bazen de gerçekleri değiştirebilecek fırsatınız olduğu halde hiç dokun­mazdınız.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

İnsan, ta bebekliğinden öğrenirdi kendisini büyütenin her zaman sevdiği yiyecekler olmadığı gerçeğini...

📖 Sayfa 98 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

"Bugüne kadar ona veda etmekten hep kaçındım. Sanki gizli gizli bir mucize bekliyordum; onun yokluğunu kabul edersem mucize gerçekleşmeyecekti. Oysa veda edebilmek önemliymiş. Artık onu geri getirme uğraşısı vereceğimi sanmıyorum."

📖 Sayfa 79 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Anıların hep içinizde olduğunu bilseniz de onlarla karşılaşmak, bilmekten çok ama çok farklı bir şeydir. Tıpkı yağmurun ıslatacağını bilmek ile yağmurda iliklerinize kadar ıslanmak arasındaki fark gibi...

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Bir bebek de ancak isteklerinin tümü karşılanmamaya başladığında yani hayat, kusurlarını göstermeye başladığı zaman hayal kurma yetisi geliştirir.

📖 Sayfa 181 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

"O halde gördüğünle yetinme ama gördüğüne o kadar iyi bak ki sana göremediklerini de göstersin."

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

"Canlı canlı gömülen aşklar var; kırılan umutlar var..."

📖 Sayfa 107 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Hayatımın en doğru kararını verdim derken, sonradan pişman oluyorum. Ya da bir gün aradığım erkeği bulduğumu düşünürken, aynı kişi bir anda gözümden düşüyor. O yüzden de artık hata yapmaktan çok korkuyorum. Neden böyle oluyor?

📖 Sayfa 174 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

İstiyorum ki güzellikler hayatın her zerresine işlesin. Herkes bunu hissetsin;bozmamak için uğraşsın, el birliğiyle bu dünyada bir cennet yaratalım. Eserimizin üzerine titreyelim. Evrensel bir doyum yaşayalım.

📖 Sayfa 170 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Ama ne su sıkılır yatağından, ne yatak sıkılır üstünden akan sudan; bilirler ki aralarındaki hiçbir buluşma bir öncekinin aynı değildir.

📖 Sayfa 176 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Dünün tahayyülü, bugünün gerçeğine dönüşünce kıymetini yitiriyormuş.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Bazen gerçeğin kendisi, görüne­nin tamamen zıttıdır; biliyor musunuz?

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

"Gördüğünle yetinme ama gördüğüne o kadar iyi bak ki sana göremediklerini de göstersin."

📖 Sayfa 61 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Yoruluyordu yorulmasına ama hiç yakınmıyordu. Ne de olsa bir müddet sonra bugünleri özleyecekti. İnsanın hünerli belleği, yorgunluk, bitkinlik, acı gibi bedensel kayıtları siliyor ama hissiyatı saklı tutuyordu.

📖 Sayfa 221 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Ancak şu soruya hazırlıklı olun:
Hayatta en çok istediğiniz şey, hayattan alabileceğiniz en iyi şey midir?

📖 Sayfa 12 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

İnsan, kibrinin kendisine vaat ettiği kişi olamadığını hissettiği anda büyük bir utanç yaşıyordu. Kendini küçülmüş, değersizleşmiş hissediyordu. Oysa insan küçük ve değerliydi. Ancak bunu hissedebilmek için dünya yüzündeki gerçeğini kabullenmeye ihtiyacı vardı.

📖 Sayfa 159 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Artık onun gittiğini kabul etse ve çok acı çekmese dahi, ilk aşkını bu kadar çabuk unutmaması gerektiğini düşünüyordu.

📖 Sayfa 125 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

"Neden bir imkânsızın peşinden koşup duruyorum bilmiyorum."

"Yeterince koşarsanız, olacağına inanıyorsunuz da ondan. Kimse imkânsızlığından emin olduğu bir şeyin peşinden koşmaz."

📖 Sayfa 184 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Damla gölü bilmez ama göl, kendisini oluşturan her bir damlayı bilir.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

...bazen kendi benliğimizde açılan yaralar o kadar büyüktür ki başkalarını düşünemez hale gelebiliriz.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

İnsan geçip giden ya da henüz gelmemiş olan zaman dilimlerine, içinde bulunduğundan daha fazla meraklıydı nedense!

📖 Sayfa 100 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

İnsan daima en rahat, en iyi, en kolay olana ulaşmaya çalışsa da kendisini asıl geliştirenin bunlar değil, yeterince rahatsız, yeterince kötü, yeterince zor olanlar olduğunun gizliden gizliye farkında olmalıydı. Yoksa neden yeryüzü, varolanla yetinenlerin değil de kendine türlü zorluklar yaratarak hep yeni şeyler arayanların mekânı olsundu ki?

📖 Sayfa 98 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Kimimiz düşlerle dost olur; düş kurar alabildiğine...
Kimimiz düşlerden korkar; gerçeğe dönüş zor olur diye...

📖 Sayfa 11 · Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz

Sıkça Sorulan Sorular

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar kimin eseridir?

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, Yeşim Türköz tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2011'de yayımlanmıştır.

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar kaç sayfadır?

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar, 237 sayfadır (Epsilon Yayınları baskısı).

Büyü Dükkânı'nda İki Çınar'ın en ünlü sözü nedir?

“"Binlerce yıl boyunca öğrendikleri sayesinde insanoğlu, soğuk kış günlerinde sağ kalabilmeyi başarıyordu. Soyunu tüketebilecek kadar tehlikeli olan buzul çağı, onu beynini kullanmaya zorladığı için belki de insana en büyük iyiliği yapıyor, onun yarınlara kalmasını sağlıyordu."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Büyü Dükkânı'nda İki Çınar — Yeşim Türköz. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4