CANLI

Kitâbü’l-Burhân: Farabi'nin Din Üzerine Kalıcı Sözler

Kitâbü’l-Burhân - Farabi kitap alıntıları ve sözleri

Farabi'nin Kitâbü’l-Burhân adlı kitabı, Kitâbu’l-Burhân özgün adıyla 2012'de yayımlanmış, 200 sayfalık bir Din (İslam) eseridir. Okurların yıllar içinde biriktirdiği en sevilen sözler burada bir arada.

Yazar:Farabi
Çevirmen:Ömer Mahir Alper, Ömer Türker
İlk Yayın:2012
Yayınevi:Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları
Sayfa Sayısı:200
Orijinal Adı:Kitâbu’l-Burhân
Dil:Türkçe
ISBN:9789751737311
Okuma Süresi:5 sa. 40 dk.
Türler:Din (İslam), Felsefe-Düşünce

Kitâbü’l-Burhân'dan En Beğenilen Alıntılar

Bu durumda önce gelen şeyler, sonra gelen şeylerle açıklanması mümkün değildir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Mütekabil ilk olanlar, o cinsin cinsinin kendileriyle bölünmesinin mümkün
olmadığı zatilerdir. Bunun örneği çift ve tektir. Bu ikisi mütekabildir ve bu ikisiyle sayının cinsinin tam olarak taksimi mümkün değildir. Çünkü "Her nicelik, ya çifttir ya da tektir" dememiz mümkün değildir. Zira çizgi, nicelik
olmakla birlikte, çizgi olması bakımından ya çift ya da tektir denilemez. Aynı
şekilde çizgi için mevcut olan doğruluk ve eğrilik de böyledir. Çünkü "Her
nicelik, ya eğridir ya da doğrudur" dememiz mümkün değildir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

“Zalimlerin kolları kendi erişilmez isteklerine göre çok kısadır.”

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

İslam felsefe geleneğinde kurucu bir role sahip olan Farabi (ö.
339/950), felsefenin neredeyse bütün alanlannda özgün ve yaratıcı
ürünler ortaya koymuş eşsiz filozoflardan biridir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Dahası, nefislerimizi, başlangıcımızdan itibaren sanki onlarla birlikte
yaratılmış buluruz; sanki onlar bizim için doğuştandır da onlardan yoksun
kalamayız. Bunlar, insana ait doğal ilk öncüller olarak ve yine "ilk ilkeler"
olarak isimlendirilir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Zorunlu ke­sinlikle kesin olarak bilinen şey, varlıgı zorunlu alandır; ve varlığı zorunlu olana ilişkin tam kesin, zorunlu kesindir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

"Bilgi (ilm)" adı, daha önce
de dediğimiz gibi, genel olarak iki anlamda kullanılır. Bunlardan biri tasdik,
diğeri ise tasavvurdur. Tasdikin bir kısmı kesindir, bir kısmı kesin değildir.
Kesin tasdikin de bir kısmı zorunludur ve bir kısmı zorunlu değildir. Açıktır
ki, "bilgi" adı, kesin olmayan ya da kesin olmakla beraber zorunlu olmayandan
ziyade zorunlu kesine söylenmektedir. O halde bu, "kesin bilgi" olarak
adlandırılsın.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Tanımın parçalarının tertibi, bu parçaların birbiriyle kıyaslanmasıdır.

📖 Sayfa 30 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

"lnsan yürüyendir; yürüyen kimse canlıdır;
o halde insan canlıdır."

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Varlığı talep edilen şeyin ya mutlak olarak varlığı talep edilir ya da bir durumda varlığı talep edilir. Mutlak olarak varlığı talep edilen şey, tekil (müfred) bir lafzın ya da tekilin yerine geçen bir lafzın delalet ettiği şeydir. Bu da sadece şartlı bir kıyasla açıklanabilir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Genel olarak tasdik, insanın, bir hükürnle bükümde bulunulan bir şey hakkında, onun zihin dışındaki varlığının, zihinde inanıldığı şekilde olduğuna inanmasıdır. Doğru ise, şeyin zihnin dışında, zihinde inanıldığı şekilde bulunmasıdır.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Farabi eserlerinin büyük bölümü mantığa dair olup İslam dünyasında asıl mantık çalışmalan
onunla başlamıştır.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Zorunlu kesinlik, ancak varlığı sürekli olan şeylerde mümkün olur. Buna
örnek, bütünün parçadan büyük olmasıdır. Çünkü bu durumun değişmesi
mümkün degildir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Çift sayıyla çarpılan her tek sayının yekünü çifttir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

"Bir üçgenin iki kenarı, diğer bir üçgenin iki kenarına her bir kenar diğerine denk gelecek şekilde eşit olursa ve bu iki üçgenin birbirine paralel kenarların çevrelediği iki açısı eşit olursa, bu durumda bu iki üçgen eşittir."

📖 Sayfa 8 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Tasdik; insanın, bir hükümle hükümde bulunulan bir şey hakkında, onun zihin dışındaki varlığının, zihinde inanıldığı şekilde olduğuna inanmasıdır.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Tasdikin bir kısmı kesindir, bir kısmı kesine yakındır ve bir kısmı da nefsin
bir şeyde sükun bulması olarak adlandırılan tasdiktir ki bu, kesinden en
uzak olan tasdik çeşididir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Açıktır ki, "bilgi" adı, kesin olmayan ya da kesin olmakla beraber zorunlu olmayan­ dan ziyade zorunlu kesine söylenmektedir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Bilgiler (el-me'ari), tasavvur ve tasdik olmak üzere iki sınıftır. Bu ikisinden
her biri, ya tamdır ya da eksiktir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

"Varlık alemi insan zihninde oluşur"

📖 Sayfa 79 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Nefsin kendilerinde sükun bulduğu şeyler ise, ya makbullerdir, ya makbul öncüllerden oluşturulan kıyasın gereğidir, ya da mümkün öncüller­den oluşturulan kıyasın gereğidir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Nefis, duyulurlarda onları duyumsadığımızdan
daha fazla bir fiile sahiptir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Varlığı talep edilen şeyin ya mutlak olarak varlığı
talep edilir ya da bir durumda varlığı talep edilir. Mutlak olarak varlığı talep
edilen şey, tekil (müfred) bir lafzın ya da tekilin yerine geçen bir lafzın delalet
ettiği şeydir. Bu da sadece şartlı bir kıyasla açıklanabilir. Bir durumda
varlığı talep edilen şey ise, hem yüklemli hem de şartlı kıyasla açıklanabilir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Önce gelen ve sonra gelen dört sınıftır. Bunlardan birincisi, birbirine
döndürülendir. İkincisi, sonra gelenin önce geleni gerektirmesi ama önce
gelen mevcut olduğunda onun sonra geleni gerektirmemesidir.

Bunun örneği duman ve ateştir.

Bir yerde duman mevcut olduğunda, orada ateş de vardır; ve fakat bir yerde ateş mevcut olduğunda orada dumanın olması gerekmez.

Böylesi şeylerde yalnızca önce gelen sonra gelenle ispatlanabilir; yoksa sonra gelenin önce gelenle açıklanması mümkün değildir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

"Düşünen kişi, bilgisizlikten aydınlığa, yanıltmadan doğruluğa ulaşır."

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Dahası, nefislerimizi, başlangıcımızdan itibaren sanki onlarla birlikte yaratılmış buluruz; sanki onlar bizim için doğuştandır da onlardan yoksun kalamayız.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Bunlar, insana ait doğal ilk öncüller olarak ve yine "ilk ilkeler" olarak isimlendirilir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Tümevarımda tümel bir hükme dair zorunlu
kesinlik meydana gelmezken, tecrübede tümel bir hükme dair kesinlik
meydana gelmektedir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Herkesin ya da çoğunluğun tanıklığının üzerinde
uzlaştığı şeye duyulan güven, bir kişinin ya da nispeten az bir topluluğun
tanıklık ettiği şeye duyulan güvenden daha güçlü ve daha çoktur.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

O, varlık ve sebebi birlikte verendir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Ne var ki, meşhûr, herkesin ya da, çoğunluğun veya benzerinin [çoğunluğa yakın bir topluluğun], hakkında tanıklık ettiği şeydir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

"Eğer dairesel olarak dönüşüm gösteren
cisim sonsuz olursa, onun merkezinden çıkan çizgiler, sonsuza dek gider; ve
eğer merkezinden çıkan çizgiler sonsuza dek giderse, o çizgiler arasındaki
mesafeler de sonsuz mesafelerdir."

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

"Mantık, insanın düşünce ve akıl yürütme yetisini geliştirir ve doğruyu bulmasına yardımcı olur."

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Şeyin niçin olduğu sorusu ise, ancak varlığının bilgisi bizde daha önceden meydana gelmiş
şey hakkında sorulabilir. Çünkü biz · "İnsan niçin ölür?" sorusunu ancak onun "ölen" olduğunu bildiğimiz zaman sorarız.

Dolayısıyla bunun cevabı, ya "Çünkü o, zıtlardan mürekkeptir", ya "Çünkü o, düşünen ölümlü canlıdır", ya "Çünkü onun için en iyi olan ölmektir" ya da "Çünkü onun muhafaza
edeni veya faili değişkendir" şeklinde olur.

İlk cevap, onun maddesinden; ikinci cevap, suretinden; üçüncü cevap, gayesinden; dördüncü cevap ise, failinden alınmıştır.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

"Akıl, insanı hem doğruyu görmeye hem de yanlışı ayırt etmeye yeten bir yetiştir."

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

"Her doğru düşünce, bir delil ve kanıta dayanmalıdır."

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Zorunlu kesinlik, ancak varlığı sürekli olan şeylerde mümkün olur.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Genel olarak tasdik, insanın, bir
hükürnle bükümde bulunulan bir şey hakkında, onun zihin dışındaki varlığının,
zihinde inanıldığı şekilde olduğuna inanmasıdır. Doğru ise, şeyin zihnin
dışında, zihinde inanıldığı şekilde bulunmasıdır. Tasdik, gerçekte doğru
olana ilişkin olabileceği gibi, yanlış olana ilişkin de olabilir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Zihinde ideaların kodlanması gibi, soyut kodda parçacık çıktı da değişmiyor. Elma'nın yuvarlak olması gibi ama kırmızı olması gibi değil renk parçacık olarak yok zaten..

"Hem varlığa hem de sebebe ilişkin kesinlik, mutlak olarak 'burhani bilgi' diye adlandırılır. Mutlak burhan, bilaraz değil de bizatihl bir şeyin hem varlığını hem de varlık sebebini veren kesin kıyastır. Böylece her
burhan, kendisinden elde edilen bilginin sebebidir".

📖 Sayfa 7 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Kesine yakın tasdik, cedeli [diyalektik] tasdiktir; nefsin bir şeyde sükun bulması ise, hatabi (belagi [retorik]) tasdiktir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Şeyi bilmemek (cehalet) ise iki sınıftır: Birincisi, bilgisizlik (cehalet) olduğu fark edilen bir bilgisizliktir. İkincisi ise bilgi olduğu zannedilen bir bilgisizliktir. İşte ögretim, daha önce bilgisizlik (cehalet) olduğu fark edilen bir bilgisizlik seviyesinde bilinmeyen bir şeyin bilinmesinin amaçlandığı muhatabadır.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Nefsin sükunu, muanidinin farkına va­rılan ve bu muanidin dile getirilmesi mümkün olan şeyi tasdiktir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Kendileri hakkında zorunlu kesinliğin kıyassız olarak meydana geldiği tü­mel öncüller iki sınıftır. Bunlardan biri doğal olarak elde edilen, diğeri tecrübeyle elde edilen öncüllerdir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Daha önce, bilinmesini amaçladığımız her matluba kendileriyle genel olarak ulaştığımız şeyler hakkında konuştuk. Aynı şekilde, düşünenin zihni­ni, bilmeyi amaçladığı şeyden alıkoyan ve onu yanlışa düşüren şeyleri de kı­saca ifade ettik. O halde şimdi, her bir bilgi çeşidinin kendileriyle elde edil­diği özel şeylerden bahsetmeye geçebiliriz.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Gerçek felsefe, bilimsel kanıtlamaya (Burhan) dayanan felsefedir ve bir toplumda din, ondan sonra ve onun kesinleştirdiği hakikatleri izleyerek ortaya çıktığında sahip din olmaktadır. Sahte felsefeye dayanan din ile de bozukluk gelişmektedir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Kesine yakın tasdik, cedeli [diyalektik] tasdiktir; nefsin bir şeyde sükun bulması ise, hatabi (belaği [retorik]) tasdiktir.

📖 Sayfa 13 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

"lnsan yürüyendir; yürüyen kimse canlıdır;
o halde insan canlıdır." Bir kıyastan bilaraz olmaksızın elde edilen zorunlu
kesin ise, yine zorunlu bir kesinlikle kesin olarak bilinen iki öncüiden mey-
dana gelir. Bunlar da ya ilk başlangıçlarında bir kıyas olmaksızın elde edil-
mişlerdir ya da kendileri hakkında zorunlu kesinliğin kıyassız meydana gel-
diği öncüilere tahlil yoluyla irca edilebilirler.

📖 Sayfa 4 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Farabi'ye göre mantığın ilk üç bölümü, Burhan'a sadece bir giriş ve hazırlık olma özelliği göstermekte; son dört bölüm ise, bir yandan Burhan'a alet hizmeti görürken diğer yandan burhana ve kanıta dayalı kesin bilgi ile zanna, mugalataya, ikna ve hayale dayalı kesinlikten uzak düşünce ve görüşleri ayırt etmeye yönelik işlev görmektedir.

📖 Sayfa 6 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

"İşte öğretim, daha önce bilgisizlik olduğu fark edilen bir bilgisizlik seviyesinde bilinmeyen bir şeyin bilinmesinin amaçlandığı muhatabadır."

📖 Sayfa 54 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

"lnsan niçin ölür?" sorusunu ancak onun "ölen" olduğunu bildiğimiz zaman sorarız. Dolayısıyla bunun cevabı;
ya "Çünkü o, zıtlardan mürekkeptir",
ya "Çünkü o, düşünen ölümlü canlıdır",
ya "Çünkü onun için en iyi olan ölmektir"
ya da "Çünkü onun muhafaza edeni veya faili değişkendir" şeklinde olur. Bu cevapların insana nispeti aynı değildir.
İlk cevap, onun maddesinden;
ikinci cevap, suretinden;
üçüncü cevap, gayesinden;
dördüncü cevap ise, failinden alınmıştır.

📖 Sayfa 51 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Doğru ve tutarlı düşüncenin ilke ve kurallarını koyan mantığın esası dördüncü bölüm olan Burhan'dır. Zira Burhan, kesin ve zorunlu bilginin ilke ve kurallarını vermekte, felsefeyi mükemmel hale getiren kaideleri içermektedir.
[Burhan = kanıt, delil]

📖 Sayfa 6 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Kesin (yakin) kendisine dair tasdiğin meydana geldiği doğru hakkında şu şekilde inanmamızdır. O şey hakkında inandığımız şeyin dış dünyada ki varlığının zihinde inandığımız şeyden farklı olması asla mümkün değildir.öyleki kişinin ilk inancı hakkında herhangi bir inanç alındığında bu böyle devam eder.

📖 Sayfa 2 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Genel olarak tasdik insanın, bir hükümle hükümde bulunulan bir şey hakkında, onu, Zihin dışındaki varlığının, zihin de inanıldığı şekilde olduğuna inanmasıdır. Doğru ise şeyin zihnin dışında, zihinde inanıldığı şekilde bulunmasıdır. Tasdik gerçekte doğru olana ilişkin olabileceği gibi,yanlış olana ilişkin de olabilir.

📖 Sayfa 1 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

"İnsan niçin ölür? Sorusunu ancak onun ölen olduğunu bildiğimiz zaman sorarız."

📖 Sayfa 21 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

"Sınamayla amaçlanan, insanın yetkin olduğu zannedilen ilimdeki gücünün ölçüsünü öğrenmektir.

📖 Sayfa 67 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

"Çünkü bir sanat tek bir şey hakkında yalnızca bir sebep verdiği halde, sonra aynı şey başka bir sanatta incelendiğinde o diğer sanatta başka bir sebep verebilir."

📖 Sayfa 44 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Kesine yakın tasdik, cedelî [diyalektik] tasdiktir; nefsin bir şeyde sükun bulması ise, hatabî (belâğî [retorik]) tasdiktir. Kesine yakın tas­dikle tasdik edilen şeyler, ya meşhûrlar ve onlar gibi işlev görenlerdir, ya meşhur öncüllerden oluşturulan kıyasların gereğidirler ya da araştırılan ti­kellerin bütününü içine aldığından emin olunamayan tümevarımın gereği­dirler. Nefsin kendilerinde sükun bulduğu şeyler ise, ya makbûllerdir, ya makbûl öncüllerden oluşturulan kıyasın gereğidir, ya da mümkün öncüller­den oluşturulan kıyasın gereğidir.

📖 Sayfa 2 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Şimdi maksadımız, kendisinden bilginin meydana geldiği ögretim hakkında konuşmaktır. Çünkü bunun öğretim olarak adlandırılması daha uygundur. Diğerlerine gelince onların bir kısmı, alıştırma (riyazet) olarak adlandırılır ve bir kısmının da herhangi bir adı yoktur. Bunlardan ahlaki olanlarına "öğretim" denmektense, "eğitim" (ted'ib) denmesi daha uygundur.

📖 Sayfa 115 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Parçaları tanımlanandan daha önce gelen tanım, şeyin zatını, bilaraz değil bizzat bu şeyin varlığı olanla ayrıntılı olarak anlatır. "Tanım" adının buna denk düşmesi, parçaları tanımlanandan sonra gelene denk düşmesinden daha fazladır.

📖 Sayfa 59 · Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Sebepler ise dörttür:
Şeyin maddesi ile maddeyle birlikte maddede sayılan [maddi sebep]
şeyin tanımı ve tanımının parçaları ile tanımlarla birlikte onlarda sayılan [suri sebep]
fail ve onunla birlikte sayılan [fail sebep]
ve gaye ve onunla birlikte sayılan [gai sebep].
Bu sebeplerden her biri, ya yakındır ya da uzaktır; ya bizzattır ya da bilarazdır; ya daha geneldir ya da daha özeldir; ya bilkuvvedir ya da bilfiildir.

Kitâbü’l-Burhân, Farabi

Sıkça Sorulan Sorular

Kitâbü’l-Burhân kimin eseridir?

Kitâbü’l-Burhân, Farabi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2012'de yayımlanmıştır. Türkçeye Ömer Mahir Alper, Ömer Türker çevirmiştir.

Kitâbü’l-Burhân kaç sayfadır?

Kitâbü’l-Burhân, 200 sayfadır (Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları baskısı).

Kitâbü’l-Burhân'un en ünlü sözü nedir?

“Bu durumda önce gelen şeyler, sonra gelen şeylerle açıklanması mümkün değildir.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Kitâbü’l-Burhân — Farabi. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4