
Kadınların İsyanı, klasik edebiyat dünyasına Nazım Hikmet Ran'ın kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Kadınların İsyanı okurlarının en çok işaretlediği bölümler, sayfa numaralarıyla aşağıda.
Kadınların İsyanı'dan En Beğenilen Alıntılar
İnsanların inanılmaz berbatlıkta bir belleği vardır. Öyle olmasaydı, hiçbir politikaya yaşama olanağı kalmazdı.
📖 Sayfa 69 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
- Geçirdiğimiz o güzel akşamdan sonra hep sizi yeniden göreceğim anı düşünerek yaşadım...
📖 Sayfa 21 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
- O kadar uzakta kaldı ki o akşam...
İnsanların en dehşetli icadı yaşamak
📖 Sayfa 238 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Bağıra bağıra, yüzüm gözüm sevinçten pırıldayarak bir türkü söylüyordum... Sözlerinin tohumlar gibi sırlı vaatlerle dolu olduğuna, bestesinin güneşin altında ulu bir nehir gibi pırıl pırıl, saf, sade ve derin aktığına inanıyordum... Bir delinin türküsünü söylüyormuşum meğer... Sahnede aktörü, sahnede insanı öldüren bir delinin...
📖 Sayfa 230 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Sevmek zamanı ve nefret etmek zamanı vardır
📖 Sayfa 104 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Susmak zamanı ve konuşmak zamanı vardır
Şafak vakti gün ışığını aksettiren bir çiğ damlası olmak ne güzel şey...
📖 Sayfa 236 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Benim çocukluğumun en aydınlık masallarında bile böyle umutlar yoktu.
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
TÜM KADINLARA:
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Çok güçlüsünüz aslında, bütün güç sizin ellerinizde, fakat farkında değilsiniz bunun ...
Siyasette, önemli olan gerçek değildir. Gerçek yoksa, uydurulur. Varsa, görmezden gelinir. Gerçekler bize karşıysa, tersyüz ederiz onları.
📖 Sayfa 51 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Ölmek yeni bir şey değil, ama yaşamak da yeni bir şey değil, diyor büyük Rus şairi Yesenin... Ama bu iki şeyden asıl olanı, yine de ebediyen yeni olanı bence yaşamak...
📖 Sayfa 245 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Yalanın yüzü güzel olursa, çirkin yalandan on kat güçlü olur. Fakat yalan sevdiğimizin yüzüne benzerse gücü yüz kat artar.
📖 Sayfa 160 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Bana öyle geliyor ki, ağaçların sınırı yoktur. .. Her yerde güzeldirler...
📖 Sayfa 26 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Dağlar bir ülkeden bir başkasına geçmek için vize istemezler...Nehirlerin yolculuğu da pasaportsuzdur...Güneş, ay ve yıldızlar tüm yeryüzünü aydınlatır. Doğrusu, dünyada bizim yaptığımız şaraptan daha lezzetlisi olduğunu sanmıyorum...Hani eski türkülerimizden birinde söylendiği gibi...Şarabımızı, kendi ülkemizin kırlarını seviyorum...Fakat bu, dünyanın bütün kırlarını sevmeme engel değil.
Biz kadınlara da gerekli yurtseverlik görevini göstermek kalıyor... Yani isteyen herkesin yatağına girmek... Fakat belki yatağına girmek istemiyorum ben ... Belki, çocuklara bomba atılan yerlerde olmak istiyorum...
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Çocuğunuz sütdişi çıkardığında, bu, dünyanın en büyük trajedisi olarak görünür size... Ama çocuklarınızı, kardeşlerinizi, kocalarınızı savaşa sürmek istediklerinde onları ölümden kurtarmak için kılınızı bile kıpırdatmazsınız...
📖 Sayfa 33 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Bu dünya bir tiyatro, kadını erkeği hep aktör.
📖 Sayfa 192 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Başkan: Canım, ne olacak. İnsanların inanılmaz berbatlıkta bir belleği vardır. Öyle olmasaydı, hiçbir politikaya yaşam olanağı kalmazdı.
📖 Sayfa 70 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Ne hikmettir bilmem ama, dürüst insanlar önünde sonunda başkalarının bulamadıklarını buluyorlar.
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Koşuyorum, ayrılık koşuyor ardım sıra.
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Onun elinden kurtulmam olanaksız. Ayaklarım tutmuyor, düşüyorum.
Ayrılık ne zaman, ne de yoldur.
Bir köprüdür aramızda
Kıldan ince, kılıçtan keskin..
Kıldan ince, kılıçtan keskin
Bir köprüdür aramızda ayrılık
Diz dize oturduğumuzda bile...
... kadınlar kocalarına, kocalar karılarına, öğrenciler öğretmenlerine, halk devlete, devlet halka yalan söylemesini öğrendiler. Kimse kimseye güvenmez, herkes herkesten korkar oldu...
📖 Sayfa 157 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran

senin gibi güzel,
📖 Sayfa 236 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
dost
ve sevgili olsun hayat...
Nazım Hikmet: İnsanları iyi tanıyor musunuz?
📖 Sayfa 243 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Orhan: Hayır, tanımıyorum… İnanıyorum… Gelecek günlerin güzelliğine inanıyorum… Bahtiyarım… Yoksa tanımıyor muyum insanları? Yoksa gelecek günlerin güzelliğine inanmak da bir çeşit delilik mi?
Ben seni isterim:
📖 Sayfa 236 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
senin gibi güzel, dost
ve sevgili olsun hayat...
Tanıdığım tüm insanlar içinde, insana benzeyen bir sen varsın...
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Ölmek yeni bir şey değil, ama yaşamak da yeni bir şey değil, diyor büyük Rus şairi Yesenin... Ama bu iki şeyden asıl olanı, yine de ebediyen yeni olanı bence yaşamak... Her şeye rağmen yaşamanız lazımdı...
📖 Sayfa 245 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
En büyük gerçeği öğrettim onlara;
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
İnsan yalnız doğar, yalnız ölür, öyleyse yalnız yaşamalıdır
Savaşla ne işimiz var öyle mi? Şu soruya bak, şu mantığa bak be! Savaş, o lanet olası, kadın için iki kat gözyaşı demektir.
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Sadece gecenin karası güzeldir ama o da cinayete değil aşka beşik olursa!
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Doğayı seviyorum, doğru... Bana öyle geliyor ki ağaçların sınırı yoktur... Her yerde güzeldirler... Dağlar bir ülkeden bir başkasına geçmek için vize istemezler... Nehirlerin yıldızların yolculuğu da pasaportsuzdur... Güneş, ay ve yıldızlar tüm yeryüzünü aydınlatır. Doğrusu, dünyada bizim yaptığımız şaraptan daha lezzetlisi olduğunu sanmıyorum... Hani eski türkülerimizden birinde söylendiği gibi... Şarabımızı, kendi ülkemizin kırlarını seviyorum... Fakat bu, dünyanın bütün kırlarını sevmeme engel değil...
📖 Sayfa 26 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
- Dünyada sonu gelmeyen hiçbir şey yok mu?
📖 Sayfa 161 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
- Yok, umut ve inançtan başka...
Erkekler anlaşılır mahluklar değil!..
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Siyasette, önemli olan gerçek değildir. Gerçek yoksa uydurulur. Varsa, görmezden gelinir. Gerçekler bize karşıysa, tersyüz ederiz onları. Gerçek dediğin şey, şemsiye gibidir, yağmur geliyorsa, açarsın, güneş göründüğünde, baston gibi kullanırsın. Yani, gerçek diye bir şey yoktur.
📖 Sayfa 52 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Toplanın buraya, toplanın, yiğit kadınlar, savaşçılar!
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Sütçüler, sucukçular, çömlekçiler! Balık satıcıları, sebzeciler, hizmetçiler! Eğer bir adım geri basarsak bu dövüşte... kadın değil ödlek desinler bize!
Evet, gülünç bir düşünce geldi aklıma. Seni ve ötekileri sattığımda, yalan söylediğimde, ulusal kahramandım. Gerçeği söylediğimde ise, beş yıla mahkum edildim.
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Şimdi söyleyin bana, anlattığım bütün bu şeylerden sonra elimi sıkabilir misiniz benim?
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Ah, kadın soyu, güçsüz, zavallı, şıpsevdi soy!.. Sonuna dek tutsak olmaya yazgılıyız kaba okşayışlarına erkeklerin...
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Kentlerin yazgısı kadınların elinde!..
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Sevip de sevilmemek oldukça demode olmakla birlikte çok meraklı bir meslektir... Ne kadar isterdim böylesine sevmeyi...
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Doğada kara otlar, kara nehirler olmayışı boşuna mı? Güneş neden kara değil? Ama kara kargalar var, kara kara fareler… Sadece gecenin karası güzeldir, ama o da cinayete değil, aşka beşik olursa…
📖 Sayfa 71 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran

Mükelena: Nasıl istersem öyle konuşurum ben ve ne istersem onu konuşurum…
📖 Sayfa 29 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Ayrılık demir bir çubuk gibi sallanıyor başımın üzerinde
📖 Sayfa 54 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Beni sağırlaştırıyor.
Ayaklarım tutmuyor, düşüyorum.
Koşuyorum, ayrılık koşuyor ardım sıra.
Onun elinden kurtulmam olanaksız.
Ayrılık ne zaman, ne de yoldur.
Bir köprüdür aramızda
Kıldan ince, kılıçtan keskin...
Kıldan ince, kılıçtan keskin
Bir köprüdür aramızda ayrılık
Diz dize oturduğumuzda bile...
İnsanlar akıllarını yitirmişler.. (Televizyonu göstererek) Tiyatro diyordun... Söylediğin doğruysa, bu oyunun baş oyuncusu korkudur... Korkudan aklımızı kaçırdık hepimiz.. Bir şeyler olmasını bekliyoruz. Savaş bile bir rahatlama, hiç değilse bir sonuç, bir belirlenme gibi görünüyor bize.
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Siyasette, önemli olan gerçek değildir. Gerçek yoksa, uydurulur. Varsa, görmezden gelinir. Gerçekler bize karşıysa, tersyüz ederiz onları. Gerçek dediğin şey, şemsiye gibidir, yağmur geliyorsa, açarsın, güneş göründüğünde, baston gibi kullanırsın. Yani, gerçek diye bir şey yoktur.
📖 Sayfa 51 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Şu çılgın dünyada bir dost sahibi olmak ne kadar güzel bir şey.. Senin gibi bir dosta sahip olmak ne kadar güzel bir şey.
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
İnsan aklı üzerindeki her türlü baskıya lanet okuyarak dua ettim Tanrı'ya.
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Bir yerlerde, yolun yarısına kadar insanın geride bıraktığı şeyleri, öteki yarısında ise onu ileride bekleyen şeyleri düşündüğünü okumuştum.
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
"Ben akan suyun dibindeki beyaz taştım.
📖 Sayfa 227 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Suyun sürükleyemediği beyaz taş..."
Başkan: Siyasette, önemli olan gerçek değildir. Gerçek yoksa, uydurulur. Varsa, görmezden gelinir. Gerçekler bize karşıysa, tersyüz ederiz onları. gerçek dediğin şey, şemsiye gibidir, yağmur geliyorsa, açarsın, güneş göründüğünde, baston gibi kullanırsın. 
📖 Sayfa 52 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Şiiri ve resmi severim... Tiyatroyu ve müziği de... Tüm güzel ve yüce şeylere bayılırım... Doğuştan duygusalımdır ben...
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
... birlikte yaşamayı öğrenirsek, bilsen neler başarabiliriz... Ne açlıktan ölünür o zaman, ne de bombadan...
📖 Sayfa 62 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
"sahne bir satranç tahtasıdır. Aktörler de satranç taşları..."
📖 Sayfa 199 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Gerçek dediğin şey,şemsiye gibidir,yağmur geliyorsa,açarsın;güneş göründüğünde,baston gibi kullanırsın.Yani gerçek diye bir şey yoktur.
📖 Sayfa 52 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Ölmek yeni bir şey değil, ama yaşamak da yeni bir şey değil, diyor büyük Rus şairi Yesenin ... Ama bu iki şeyden asıl olanı, yine de ebediyen yeni olanı bence yaşamak ... Her şeye rağmen yaşamamız lazımdı...
📖 Sayfa 245 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Yaşlı kadın şair: (Sade bir tavırla) Ama bombadan birlikte öleceğiz… Oysa birlikte yaşamayı öğrenirsek, bilsen neler başarabiliriz… Ne açlıktan ölünür o zaman, ne de bombadan…
📖 Sayfa 64 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Hiç kimseyle paylaşılamayan ekmek nasıl yenir?
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Bir an için dünyanın bütün kadınlarının bu oyunda benimle oynamalarını düşledim...
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
"ben çok ağır yüklü harap bir gemi gibiyim,
📖 Sayfa 213 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Sağa sola kolayca dümen kıramıyorum, manevra yapamıyorum..
Bana öyle geliyor ki, ağaçların sınırı yoktur… Her yerde güzeldirler… Dağlar bir ülkeden bir başkasına geçmek için vize istemezler… Nehirlerin yolculuğu da pasaportsuzdur… Güneş, ay ve yıldızlar tüm yeryüzünü aydınlatır.
📖 Sayfa 26 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran

Kadın olmak suçtur bu hayatta,
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Seversin deli derler, sevmesin kötü derler,
Elde ederler basit olursun, elde edemediklerinde de konuşmalara meze olursun,
Susarsın bir şey bilmiyor derler, susmazsın dili uzun derler.
Yaşamak zamanı ve ölmek zamanı vardır
📖 Sayfa 104 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Öldürmek zamanı ve iyileştirmek zamanı vardır
Yıkmak zamanı ve kurmak zamanı vardır
Ağlamak zamanı ve gülrnek zamanı vardır.
Hıçkırmak zamanı ve dans etmek zamanı vardır
Taş atmak zamanı ve taş toplamak zamanı vardır
Kucaklamak zamanı ve kucaklanmamak zamanı vardır
Sevmek zamanı ve nefret etmek zamanı vardır
Susmak zamanı ve konuşmak zamanı vardır
"Bütün insanlar, yaşama, özgürlük ve mutluluğu arama haklarına sahip olmakta eşittir."
📖 Sayfa 131 · Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran
Sıkça Sorulan Sorular
Kadınların İsyanı kimin eseridir?
Kadınların İsyanı, Nazım Hikmet Ran tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1997'de yayımlanmıştır.
Kadınların İsyanı kaç sayfadır?
Kadınların İsyanı, 246 sayfadır (Yapı Kredi Yayınları baskısı).
Kadınların İsyanı'nın en ünlü sözü nedir?
“İnsanların inanılmaz berbatlıkta bir belleği vardır. Öyle olmasaydı, hiçbir politikaya yaşama olanağı kalmazdı.”