CANLI

Klasik Edebiyat ile İlgili Sabahat Kitabından Değerli Satırlar — Nazım Hikmet Ran

Sabahat - Nazım Hikmet Ran kitap alıntıları ve sözleri

Sabahat, klasik edebiyat dünyasına Nazım Hikmet Ran'ın kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı De Yayınevi tarafından yayımlanmıştır. Okurların Sabahat'tan seçtiği en etkileyici satırlar aşağıda sıralanıyor.

Yazar:Nazım Hikmet Ran
İlk Yayın:1966
Yayınevi:De Yayınevi
Sayfa Sayısı:104
Dil:Türkçe
ISBN:9789750803965
Okuma Süresi:2 sa. 57 dk.
Türler:Edebiyat, Senaryo-Oyun, Tiyatro

Sabahat'tan En Beğenilen Alıntılar

Ölümden, ölmekten korkuyor musunuz ?

📖 Sayfa 28 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

ÇOCUK SELİM. (Duvardaki bir afişi heceler.) Yer... le... re... yerlere, tü... tükür... me... me... yiniz. Tükürmeyiniz... (Yere tükürür.)

📖 Sayfa 24 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

Çıkardık ölüyü. Ağzına, burun deliklerine, gözlerinin içine vıcıl vıcıl kurt dolmuş. Kurtlar insanın önce gözlerini yiyor.

📖 Sayfa 8 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

"Seyfi: Boyu da amma uzunmuş...
Ali: Kimin?
Seyfi: Tabuta girecek olanın.."

Sabahat, Nazım Hikmet Ran

Anlayıp da ne olacak? Anlarsam, sanki iflastan kurtula­cak mıyım ?

Sabahat, Nazım Hikmet Ran

Vay anasını, amma da namussuz herifler var bu dünya­da...

📖 Sayfa 7 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

-Beni asamazlardı diyorum sana.
-Asacaklardı... İstedik­lerini asmıyorlar mı?

Sabahat, Nazım Hikmet Ran

ALİ. Vay anasını, amma da namussuz herifler var bu dünyada...

📖 Sayfa 7 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

ALİ. Yok canım, bir elli beşmiş esas boyu hatuncağızın. Fakat, ölüler uzar malum ya... Uzama payına göre tahta kesilecek...

📖 Sayfa 10 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

Fakat şu şeftaliye bak be ustacığım... Nasıl yaşıyor... Güneşin altında şunun duruşunu seyreyle bir... Nasıl da canlı, konuşacak gibi... Rahat da, keyfi de yerinde... İnsan dünyaya ağaç gelmeliymiş...

📖 Sayfa 12 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

İster ecelinle öl, ısmarlama tabutun içine koysunlar seni, ister tekmelenip öl, yol kıyısına gömüversinler, hepsi bir, iş ölmemekte diyeceğim amma, ölmeden önce, daha canlıyken, yediğin tekmenin acısı var...

Sabahat, Nazım Hikmet Ran

Bizim millet itaatlidir...

📖 Sayfa 8 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

Sen benim sarhoşluğumsun...
Ne ayılırım,
Ne ayılabilirim,
Ne ayılmak isterim...
Başım ağır,
Dizlerim parçalanmış,
Üstüm başım çamur içinde, yanıp sönen ışığına,
Düşe kalka giderim.

Sabahat, Nazım Hikmet Ran

Vay anasını, amma da namussuz herifler var bu dünyada...

📖 Sayfa 7 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

MURAT. Ben de erkenden gelirim... Sahi... Sahi bu son günlerde ara sıra ateşim de yükseliyor galiba. İster misin biz de yakalanmış olalım ?

📖 Sayfa 20 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

Hepimiz içimizde, her an patlamaya hazır bir bomba taşıyoruz...

📖 Sayfa 28 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

"İnsan dediğinin üstünde ya tertemiz derisi olmalı; yahut da deri, et, filan büsbütün kalmayıp iskelet haline gelmeli. İkisinin arası kötü, yani on beş günlük kurtlanmış insan ölüsü seyrine dayanılır şey değil."

Sabahat, Nazım Hikmet Ran

Hepimiz içimizde, her an patlamaya ha­zır bir bomba taşıyoruz.

📖 Sayfa 28 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

Ölüm­den, ölmekten korkuyor musunuz?

📖 Sayfa 28 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

- Ölüm­den, ölmekten korkuyor musunuz?
- Hayır, sadece ölmek istemiyorum...

📖 Sayfa 28 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

- Beni asamazlardı diyorum sana...
- Asmak istiyorlardı... Asacaklardı... İstedik­lerini asmıyorlar mı?

📖 Sayfa 96 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

EMİN. Ne olacak ? Ha, bilmem kaç milyon şu kadar yüz bin, ha bilmem kaç milyon bu kadar yüz bin... Hem bana ne ? Daha çok, daha az insan ölecekmiş, bana ne ? Ölmeyenler, ölmedik diye, biz ölmedik bu yüzden Emin’in küçücük porselen fırını söndü diye düşünüyorlar mı? Ben zengin olacaktım... Böyle elli liraya, üç ayda bir, kart karıların büstünü yapmayacaktım... Elâlem milyoner oldu... Ben geç kaldım... Bilmem nerden gelip, bilmem nerde muharebe eden yüz bin insan da benim için ölseydi... Benim için...

📖 Sayfa 53 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

İnsan dünyaya ağaç gelmeliymiş...

Sabahat, Nazım Hikmet Ran

(Duvardaki bir afişi heceler.) Yer... le...
re... yerlere, tü... tükür ... me ... me ... yiniz. Tükür­meyiniz... (Yere tükürür.)

📖 Sayfa 24 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

SEYFİ: Senin şeftali çiçek açmış, usta...
ALİ: Açtı ya...
NURİ: Ne güzel şey, gelinlik kız gibi. İnsanın incitmeden okşayası geliyor. Hani bir daha dünyaya gelişimde, böyle bir şeftali fidanıyla evleneceğim...

Sabahat, Nazım Hikmet Ran

"...taş duvarlar arasındaki karanlığımın senden başka penceresi yok!"

Sabahat, Nazım Hikmet Ran

"Daha çok, daha az insan ölecekmiş, bana ne? Ölmeyenler, ölmedik diye, biz ölmedik, bu yüzden Emin'in küçücük porselen fırını söndü diye düşünüyorlar mı? Ben zengin olacaktım... Böyle elli liraya, üç ayda bir, kart karıların büstünü yapmayacaktım... Elâlem milyoner oldu... Ben geç kaldım... Bilmem nerden gelip, bilmem nerde muharebe eden yüz bin insan da benim için ölseydi... Benim için."

Sabahat, Nazım Hikmet Ran

AHMET. Nesinden belli ne demek ? Karpuzun içi kelekse, kofsa, nesinden belli olur?

📖 Sayfa 23 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

Dünyada benim için senden başka erkek yok da ondan. Öteki erkeklerin hepsi ağaçmışlar, taşmışlar, çiviymişler gibi geliyor bana.

Sabahat, Nazım Hikmet Ran

- İnsan tanımadığı adama küfür eder mi?
- Ben ederim...
- Sen ne tuhaf adamsın?
- Beğenemedin mi?

📖 Sayfa 35 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

MURAT: Bakmayayım öyleyse yüzüne... Gözlerim bu kadar çirkin demek?
SABAHAT: "Çirkin," demedim; "hayın," dedim..

Sabahat, Nazım Hikmet Ran

Bakın ben insanlara karşı dehşetli bir nefret, bir düşmanlık duydum, hatta en yakınlarıma.

Sabahat, Nazım Hikmet Ran

Duvardaki bir afişi heceler.) Yer... le... re... yerlere, tü... tükür... me... me... yiniz. Tükürmeyiniz... (Yere tükürür.)

📖 Sayfa 24 · Sabahat, Nazım Hikmet Ran

Dedim ya, mahkûmdan beter olduk... O hiç olmazsa ölmez sağ kalırsa, cezasının ne zaman biteceğini, ne zaman hürriyetine kavuşacağını bilir... Ben onu da bil­mem..

Sabahat, Nazım Hikmet Ran

Sanki dünyaya bakıyor da görmüyor gibi bir hali var.

Sabahat, Nazım Hikmet Ran

"Seyfi: Senin adın ne?
Hüseyin: Hüseyin...
Seyfi: Şimdi sen işsizsin demek, Hüseyin...
Hüseyin: İşsizim...
Seyfi: Alâ... Dur bakayım, Hüseyin, şosede tamirat var... Yol çavuşu bildiktir. Sana bir kâat yazayım, Hüseyin... (Cebinden çıkardığı not defterinden bir yaprak koparır, yazar, Hüseyin'e uzatır.) Al bunu... Taş kıracaksın... Zor iş değil...
Hüseyin: (Kâadı alır.) İşin zoru mu olurmuş...
Seyfi: Büyük şosede... Bildin mi büyük şoseyi?..
Hüseyin: Bildim...
Seyfi: Mehmet Çavuş diye sorarsın... Mehmet Çavuş... O kâadı verirsin...
Hüseyin: Sağ ol, ağam..."

Sabahat, Nazım Hikmet Ran

Sıkça Sorulan Sorular

Sabahat kimin eseridir?

Sabahat, Nazım Hikmet Ran tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1966'da yayımlanmıştır.

Sabahat kaç sayfadır?

Sabahat, 104 sayfadır (De Yayınevi baskısı).

Sabahat'ın en ünlü sözü nedir?

“Ölümden, ölmekten korkuyor musunuz ?”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Sabahat — Nazım Hikmet Ran. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4