
Yazılar 1, klasik edebiyat dünyasına Nazım Hikmet Ran'ın kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Klasik edebiyat meraklılarının Yazılar 1'dan seçtiği en etkileyici satırlar aşağıda.
Yazılar 1'dan En Beğenilen Alıntılar
Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan adlı romanında, Türkiye faşistleri, ırkçıları ve pantürkistlerinin içyüzünü meydana çıkardı. Bu kitabın ortaya çıkması, büyük gürültülere sebep oldu. Faşist basını onun üzerine atıldı. Kuyucaklı Yusuf romanı, bazı manasız romantizm elemanları ihtiva etmesine rağmen, Türk romanı tarihinde yeni bir merhale teşkil eder. Türk edebiyatında, bir Türk kasabacığının ve kısmen köylülerin hayatı, bu kadar büyük bir kuvvetle ilk defa olarak tasvir ediliyordu. Hatta mürteci münekkitler bile, eserin bedii kıymetini itiraf etmek mecburiyetinde kaldılar.
📖 Sayfa 292 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Sanatkâr demek, beynine akseden tabiatı en güzel veya en çirkin, en kuvvetli olarak bize betekrar iade eden adam demektir.
📖 Sayfa 11 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Halkın sevgisi ne güzel şey! Halk çok güç sever. Sevgisine en ufak bir ihanet yapılırsa hemen ya unutur, ya düşman kesilir.
📖 Sayfa 217 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Hakiki dehayı bulmak için sahte dehaları, kafalarımıza zorla dikilen putları yıkalım...
📖 Sayfa 20 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Dil yürüyor... Yürüyenin önüne durulmaz...
📖 Sayfa 60 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Düşünmek kadar güzel, düşünmek kadar korkunç, düşünmek kadar dinlendirici ve çıldırtıcı bir nesne olmasa gerek, diye düşündüm.
📖 Sayfa 94 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Bugün realizm en ileri edebiyatın bayrağıdır.
📖 Sayfa 230 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Uzun söze ne hacet,
📖 Sayfa 17 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Düşünelim ve ibret alalım!
Halbuki herkesçe malum olduğu üzre "Anarşizm", bir ferdiyetçi, inkılapçı küçük burjuva hareketidir.
📖 Sayfa 48 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
1. Hakiki sanatı herkes anlar.
📖 Sayfa 13 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
2. Herkesin anlayabileceği sanatı en basit ve en sade vasıtalarla vücuda getirmek lazımdır.
3. Teknik sanatkâra değil, sanatkâr tekniğe hâkim olmalıdır.
4. Kabil olduğu kadar çerçevesiz ve hudutsuz bir sanat istiyorum.
Bethoven'in eserleri harikuladedir. Bir büyük Avrupa parkı gibi işlenmiş.
📖 Sayfa 201 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
"GÜLERİZ AĞLANACAK HALİMİZE!"
📖 Sayfa 97 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
"Zaman sana uymazsa sen zamana uy!"
📖 Sayfa 243 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Osman Cemal halk muharriridir. Yani bir muharrire verilebilecek en güzel, en temiz, en değerli sıfatlardan birini halk ona vermiştir. Halk ona "halk muharriri" demiştir.
📖 Sayfa 222 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Gidenleri kılığını değiştirip geri getirmeyelim!..
📖 Sayfa 71 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Güldürmek,ağlatmaktan güçtür.Bu neden böyle? Sosyal şartlar kalabalıklarının yüzüne kaşları çatık,avurtları çökük,kederli,sapsarı bir maske geçirdiği için...
📖 Sayfa 138 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Ben, inanan, cesaretli, kavgadan yılmayan insanlara saygı beslerim.
📖 Sayfa 196 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Bana sorsalardı, Süleyman'ın yerinde mi olmak isterdin, Süleymaniye'nin yaratıcısı usta Sinan'ın mı? diye.
📖 Sayfa 96 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Ben, Sinan'ın yerinde olmak isterdim.
Hür yaşamak isteyen beşeriyet için faşizmden büyük felaket olamaz.
📖 Sayfa 283 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran

"En korkunç düşman unutmaktır bence."
📖 Sayfa 172 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Sanatkâr "ruhların mühendisi" olmalıdır.
📖 Sayfa 222 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
9'uncu Hariciye Koğuşu'nun bir tek kahramanı var: 9'uncu Hariciye Koğuşu.
📖 Sayfa 38 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
İnsanlık büyük bir insan kaybetti. Dünyanın en büyük inkılabı, çok kuvvetli bir şiir üstadından mahrumdur bugün. Şiirlerini Rusça yazan fakat hemen hemen her dilde tercümeleri yapılan Mayakovski isimli büyük şair, büyük mücahit ve büyük insan kendi eliyle canına kıymıştır.
📖 Sayfa 43 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Dünyada Gorki kadar ölümü emin ve "müsterih" karşılayabilecek az insan vardır.
📖 Sayfa 214 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
"Musiki ruhun gıdasıdır!.." Ne mühim laf! Şu iktisadi buhran devrinde, midemizin gıdasını adamakıllı temin edemiyoruz. Hiç olmazsa ruhumuzu doyuralım... Musiki ile taayyüş edelim, dostlar!..
📖 Sayfa 51 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
"Cami ne kadar büyük olsa, imam bildiğini okur,"
📖 Sayfa 277 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Ölü bir fotoğraf makinesi gibi değil, bir sarhoş şarkısı, bir deli sayıklaması verimi gibi de değil, olanı olduğu gibi gören canlı bir insan kafası gibi, bir "ruhlar mühendisi"ne benzeyen kitapları severim.
📖 Sayfa 164 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Mayakovski ölümünden evvel bir mektup bıraktı. Bu mektupta:
📖 Sayfa 46 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
"İntihar hiçbir şeyi halletmez... Vatandaşlarıma bu işi katiyen tavsiye etmem," diyor...
Üç çeşit insan:
📖 Sayfa 99 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
1. Ölü
2. Can çekişen
3. Yaşayan.
Bence filmcilik, tıpkı yapıcılık, resimcilik, ozanlık gibi bir ardır. Bence dahası var, filmcilik birçok arları toplayan sentetik bir kafa, gönül, göz ve bilgi verimidir.
📖 Sayfa 87 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Şiirin şiir olmasından bu yana nice şair vardır inançlarının bedeli olarak özgürlüğünü ve hayatını yitiren. İnancı uğruna yurdunun toprağı dışında kalmış, orda özlem dolu bir ömürden sonra ölüp gitmiş nice şair vardır.
📖 Sayfa 342 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Korkaklık kadar ayıp şey yok bu dünyada. Atla. Atlayamazsan düşersin çukura, canın yanar, zarar yok, bir kere daha atlamaya çalışırsın. Atla...
📖 Sayfa 334 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
- Nesin?
📖 Sayfa 243 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
- İnsanım! dedi.
- Kâfi değil, dedim, sadece "insan" sözü, sadece "ağaç" sözü gibi hiçbir şey anlatmaz. İnsan dediğin, her şeyden önce, sosyal, tarihi, konkre bir varlıktır.
"Sarp yollar aşarak feraha çıktık, ilerisi daha da ferahtır, yoldaşlar,"
📖 Sayfa 319 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Gerçi, sağlam kafa sağlam vücutta bulunur ama, bazen vücut kendi sağlamlığı ile o kadar meşgul oluyor ki, biçare kafa dumura uğruyor.
📖 Sayfa 30 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Öyle ölüler vardır ki, ben onların öldüklerini düşündükçe, vakit olur, yaşadığımdan utanırım. Onlar kadar değerli, onlar kadar büyük, onlar kadar iyi olmadığıma bakmaksızın yaşamaklığım kötü bir iş gibi gelir bana. Sonra, yine onlar kadar iyi, değerli ve büyük olmak için yaşamak, isterim yalnız.
📖 Sayfa 98 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Rahat ve refahlı bir seyirci kalabalığını güldürmek pek o kadar güç değildir belki. Fakat gülmeyi unutmuşları güldürebilmek büyük bir ustalıktır.
📖 Sayfa 162 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Kültürün, belki biraz sathi fakat en kestirme tarafı bilgidir. Bilgi olmadan kültür olmaz. Kültür bilgi demektir. Bilgiyi elde etmek için başvurulacak ilk yol okumaktır, okutmaktır...
📖 Sayfa 158 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran

Sabahattin'in birçok mecmualarda şiirleri çıkmıştır. Onu şair olarak tanıyan bir kari zümresi vardır. Fakat Sabahattin'in asıl kuvvetli tarafı nesri ve bilhassa hikâyeci cephesidir.
📖 Sayfa 50 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Bana göre, ölümün en büyük vasfı durgunluk, hareketsizliktir. Yaşamanın en derin ifadesi hareket, can çekişmeninki ise hareketten, sükûna geçme seyridir. Bunu başka sözlerle şöylece anlatmak da kabildir. Ölüm sükûn, hareketsizlik, yani mazidir. Can çekişme hal. Yaşayış hareket, akış, yani gelecektir, istikbaldir.
📖 Sayfa 100 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Bugün, Türkçe şiirde yeni bir yol açmak isteyen keşşafların, şiir mazisini iyice bilmeleri, hiç değilse hece veznini iyice kavramaları lazımdır.
📖 Sayfa 31 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Gelen edebiyat neslinin, giden edebiyat nesline vereceği en kahredici, en kestirme, en kati cevap meydana eser çıkarmasıdır. Bilhassa keyfiyeten eskisinden üstün, eskisinden ileri eser...
📖 Sayfa 27 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Bugün mevcut sanayi-i nefisenin en mütekâmili "MİMARİ"dir.
📖 Sayfa 16 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Niçin?..
ÇÜNKÜ:
"Mimari", tabiatın muhtelif unsurlarını toplayarak tabiatta mevcut olmayan fakat TABİİ olan bir terkip vücuda getiriyor.
Ben, bütün bilinen ağrılarına bakmaksızın, yaşamayı seviyorum... Kavgayı seviyorum, sonun - sonuna erişilemeyeceğini bildiğim için, kavgaya inanıyorum, parça parça birbiri ardına gelen sonlara erişerek, sonun - sonuna doğru akılıp gidildiğine inanıyorum.
📖 Sayfa 72 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Doludizgin, önceden öğrenilmişlere dayanmayarak, korkmadan düşünmek!
📖 Sayfa 94 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Osmanlıcada: "Musiki ruhun gıdasıdır" diye bir söz vardır. Eğer, gövdenin dışında, gövdeden ayrı CAN denen bir nesne olsaydı, biz de: "Şunu aç bırakmayalım, besleyelim," deseydik, ona musikiden daha doyurucu bir yiyecek bulamazdık.
📖 Sayfa 68 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
"Caddenin sefaleti" mektep çocuklarının sırtından ıslah edilemez!..
📖 Sayfa 254 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Bugünkü kargaşalık, asıl fırtına kopmadan önce ortalığın kararmasıdır.
📖 Sayfa 186 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Mensup olduğu milletin lisanında bir dönüm noktası teşkil etmeyen, o milletin büyük mücadelelerinin sesini duyuramayan bir şair nasıl milli şair olabilir?..
📖 Sayfa 26 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Büyüdük. Kollarımızı açtığımızda bir kişiyi bile sığdıramayacak hale geldik. Küçülene kadar büyüdük, çok büyüdük yani. Biz olamadık bir daha. Sen, ben olduk. Büyüklük lüks değildi, zenginlik değildi. Koşa koşa büyüdük. Büyürken ne de çok küçüldük.
Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Bence sosyalist gerçekçi sanatın iki düşmanı vardır: revizyonizm ve sekter dogmatizm.
📖 Sayfa 315 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Biz güzel sanatlar sahasında ananelerin hâlâ esiriyiz... Sanatı hâlâ afyon çekmek kabilinden bir şey telakki edenler az değildir.
📖 Sayfa 45 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
"Kuş olup uçsam!" Bu bir vakitler göresimle dolu, olmazlıkla yanan bir gönül isteğiymiş. Bugün kuş olmak bir motor ve iki mekanik kanat işi.
📖 Sayfa 101 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Entelektüel dediğin, şarkıya benzer. İyisi, özlüsü, derini ve düzenlisine doyum olmaz. Kötüsü çekilmez bir nesnedir. Ne dinlenir, ne tadılır.
📖 Sayfa 107 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
"Şiirin gayesi... Kâinatın sırlarını sezip sezdirmektir. Şiir, sanat, âlemin ve hayatın tefsiridir ve sanatkâr insanları bu tefsir etrafında toplanıp işlerinde, insanoğlunun yeryüzündeki vazifesinde ondan ateş almaya davet eden adamdır."
📖 Sayfa 189 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Kabukla çekirdek, içle dış, kalıpla öz arasındaki bağın en iyi örneğini, dilimizin son yıllarda geçirdiği değişikliklerde görebiliriz...
📖 Sayfa 62 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
İnsan, yahut ben, nefret ettiğim, kızdığım vakit çok söyleyebiliyor ve çok yazabiliyorum. Fakat sevdiğim zaman o kadar çok seviyorum ki, sevdiğim şeyi uzun uzadıya anlatamıyorum. Nefretim sevgimden daha mı kuvvetli? Zannetmem. Bildiğim bir şey varsa o da, sevince susmak istediğimdendir...
📖 Sayfa 38 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran

"Sanat samimi olmalıdır".
📖 Sayfa 178 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Tolstoy'un bir yazısını okudum. Sanat için düşündüklerini söylüyor. "Sanat, diyor, her şeyden önce aydınlık ve hilesiz olmalıdır. Sanat, diyor, iyilik, güzellik ve ışık için çalışmalıdır. İyilik ülküsünü gütmeyen bir sanat sadece bir eğlencedir."
📖 Sayfa 171 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Bırak, yumurta ve köfte, camekânın arkasına girsin, onların orada temiz temiz oturmaları lazımdır, fakat kitap sokağa, kaldırıma çıksın!
📖 Sayfa 200 · Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran
Sıkça Sorulan Sorular
Yazılar 1 kimin eseridir?
Yazılar 1, Nazım Hikmet Ran tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1995'te yayımlanmıştır.
Yazılar 1 kaç sayfadır?
Yazılar 1, 352 sayfadır (Yapı Kredi Yayınları baskısı).
Yazılar 1'ın en ünlü sözü nedir?
“Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan adlı romanında, Türkiye faşistleri, ırkçıları ve pantürkistlerinin içyüzünü meydana çıkardı. Bu kitabın ortaya çıkması, büyük gürültülere sebep oldu. Faşist basını onun üzerine atıldı. Kuyucaklı Yusuf romanı, bazı manasız romantizm elemanları ihtiva etmesine rağmen, Türk romanı tarihinde yeni bir merhale teşkil eder. Türk edebiyatında, bir Türk kasabacığının ve kısmen köylülerin hayatı, bu kadar büyük bir kuvvetle ilk defa olarak tasvir ediliyordu. Hatta mürteci münekkitler bile, eserin bedii kıymetini itiraf etmek mecburiyetinde kaldılar.”