CANLI

Kolektif'ten Din Üzerine Zihinde İz Bırakan Sözler: Hilye-i Saadet

Hilye-i Saadet - Kolektif kitap alıntıları ve sözleri

Hilye-i Saadet, din okurlarının yakından tanıdığı, Kolektif'in kaleme aldığı eserlerden biridir. Kapı Yayınları baskısıyla 174 sayfadır. Din okurlarının en çok işaretlediği satırlar, Hilye-i Saadet'ten burada toplandı.

Yazar:Kolektif
Yayınevi:Kapı Yayınları
Sayfa Sayısı:174
Orijinal Dil:Osmanlıca
Dil:Türkçe
ISBN:9789758950492
Okuma Süresi:4 sa. 56 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Din (İslam)

Hilye-i Saadet'ten En Beğenilen Alıntılar

Her dem eylerdi dehân etse küşâd Nice Şirin'i o lebler Ferhad

Her ne vakit bir kelâm için açılacak olsa o şirin dudaklar nice Şirinleri Ferhat'a döndürürdü.

📖 Sayfa 163 · Hilye-i Saadet, Kolektif

“O temiz soylu Nebî ömrü boyunca hiç kimseye kendi nefsi için öfke göstermedi…”

Hilye-i Saadet, Kolektif

Ney-şeker gibi hayâdan her bâr Eğilirdi önüne bir mikdâr

Hayasından dolayı şeker kamışı gibi her vakit önüne birazcık meylederek yürürdü.

📖 Sayfa 156 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Gözleri, sanki hayatın bütün perdelerini aşan bir ferasete sahipti. Birisine baktığında, sadece yüzüne değil, gönlündeki yorgunluğa da bakardı. O’nun bakışlarında hem bir uyarıcı ciddiyeti, hem de bir anne şefkati gizliydi. Kimse O’nun gözlerine uzun uzun bakmaya cesaret edemezdi; çünkü o nazar, insanın kendi kalbindeki kusurlarla yüzleşmesini sağlardı.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Alnı Fetih suresi gibi aydınlık ve açık olunca, kaşı da onun üzerine yazılmış Besmele sayılırdı

📖 Sayfa 89 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Başka bir rivayete göre Tûba ağacında her insanın bir yaprağı bulunurmuş . İnsan ölünce bu yaprak da düşermiş.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Eğer insan bir yolda karşısına ansızın Rasulullah'ı görüverecek olsa...
...onun geçişinden heybete düşer, asalet ve vakarındaki ziyadelik ile ürperirdi.
Eğer bir kişi de Rasulullah ile bir araya gelip onunla söyleşecek olsa...
...o kişi Efendimiz'in kelimelerindeki lezzet ile eğer kabul etsehemen o anda kölesi olmaya razı olurdu.

📖 Sayfa 163 · Hilye-i Saadet, Kolektif

O, konuşmalarında asla aceleci değildi. Sözcükler dudaklarından dökülürken, sanki her biri birer inci tanesi gibi yerini arardı. Sessiz kaldığında ise o sessizlik, boşluk değil; tam tersine, muhatabına düşünme fırsatı veren, hikmetle dolu bir derinlikti. Kimse O’nun huzurunda kendini boşlukta hissetmezdi; çünkü O’nun sükûtu bile bir cevap, bir şifa idi.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Bismillahın heybetini bilmeyen (kişi), Allah kelâmının sırrını anlayamaz.

📖 Sayfa 23 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Vefâ, Onda kemale ermişti.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Ehl-i hüsnün inen a'lâsı idi
Katı şîrîn ü dilârâsı idi

Güzellik sahibi olanların en âlâsı o idi; en şirin ve gönül süsleyeni o idi

Hilye-i Saadet, Kolektif

Uzaktan veya yakından bakıldığında onun şahsında en güzel insanın vasıfları görünürdü.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Hâk-i dergâhın ararlar bî-şek Mahdan mâhiye dek mülk ü melek

Mahdan mahiye (aydan balığa kadar göklerin ve denizlerin arasında) olan bütün mülkler ve melekler, hiç şüphesiz senin yolunun toprağını ararlar.

📖 Sayfa 169 · Hilye-i Saadet, Kolektif

O, insanların en güzeli idi. Yüzü ayın on dördü gibi parlar, görenler O'nun heybetinden ürker, tanıyanlar ise şefkatinden dolayı O’nu severlerdi. Sanki güneş, O'nun mübarek yüzünde seyrediyordu.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Tez geçerdi nerede etse güzer
Nakd-i ömrü güzerân idi meğer

Efendimiz her nereden geçerse tez geçerdi. Bilirdi ki ömür de tez geçip gitmede.

📖 Sayfa 157 · Hilye-i Saadet, Kolektif

O, insanlara tepeden bakmaz, aksine göz hizasında bakar; muhatabına kendini dünyanın en değerli insanı gibi hissettirirdi. O’nun bakışları keskin bir kılıç gibi hakikati görür, ama aynı zamanda bir bahar güneşi gibi muhatabını ısıtırdı. Kimse O’nun huzurunda kendini yabancı veya değersiz hissetmezdi.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Ey Samet (herkesin O'na; O'nun ise kimseye ihtiyacı olmayan), yegâne Tanrım! Dert ehlini "Sümme rededna"nın heybeti ile reddetme.

📖 Sayfa 37 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Bir şey söyleyeceği zaman dudaklarından dökülen her kelime, bir incinin ipe dizilmesi gibi düzgün ve kıymetliydi. Asla lüzumsuz konuşmaz, konuştuğunda ise sanki ağzından nur saçılırdı. O'nun huzurunda bulunanlar, sadece sözlerini değil, sessizliğindeki hikmeti de dinlerlerdi.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Resulullah (s.a.v) buyuruyor ki:
"Hilyemi gören kişi, benden sonra beni görmüş gibidir. Kim ona şevkle bakarsa, Allah o kişiye cehennemi haram kılar, kabir azabından emin olur.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Hilye, bedenin bir aynasıysa; ahlak, ruhun aynasıdır. Hz. Muhammed (s.a.v.) o kadar mütevazıydı ki, meclise girdiğinde başköşeyi değil, boş bulduğu ilk yeri tercih ederdi. O'nun en büyük 'süsü', kimseyi kırmayan, herkese şefkatle yaklaşan o muazzam gönlüydü.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Velhasıl, devlet ve bahtının yüceliği gibi, hiç onun övgüsüne sınır çizilebilir mi ?

Hilye-i Saadet, Kolektif

“Ya Ali! Hilyemi yaz ki vasıflarımı görmek, beni görmek gibidir…”

Hilye-i Saadet, Kolektif

Düşünceler denizine düşüp (boşa) emek harcama da "neden?" ve niçin? en ince mânālarından el çek.

📖 Sayfa 29 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Dünya O'nun için bir konak değil, bir gölgelikti. Bir ağacın altında kısa bir süre dinlenip yoluna devam eden bir yolcu gibi yaşardı. Sofrasında en basit yiyecek varken de şükreder, bir nimet bulamadığında da sükût ederdi. O'nun 'zühd'ü (dünya malına değer vermemesi) bir yokluk değil, aksine her şeye sahipken hiçbir şeye bağımlı kalmama özgürlüğüydü.

Hilye-i Saadet, Kolektif

(Besmele), Hakk cihetine (gideceklere) bir delil olduğu için Kur'anıkerim onu başına tāc edinmiştir.

📖 Sayfa 25 · Hilye-i Saadet, Kolektif

“Bir yere yöneldiği zaman bedeniyle birlikte döner, asla başını çevirerek bakmazdı…”

Hilye-i Saadet, Kolektif

Hâsılı ray-ı arûs-i dehre
Nurdan hâl idi ol gül-çehre

Velhasıl o gül yüzlü, dünya denen şu gelinin yüzüne nurdan bir ben idi

Hilye-i Saadet, Kolektif

O, yürürken sanki yüksek bir yerden aşağıya doğru meylediyormuş gibi, emin ve hızlı adımlarla yürürdü. Adımları ağır değil, aksine gayretliydi; ancak bu hızlılıkta bile öyle bir heybet ve vakar vardı ki, O’nu takip etmek isteyenler nefes nefese kalır, O ise sanki yürümüyor, süzülüyordu.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Bütün varlıkların Rabbi olan Allah onun alnını İslam Sarayı için bir köşk eylemişti.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Söze gelse o dehân-ı bî-ayb
Keşf olurdu sühan-i âlem-i gayb

O ayıpsız ağız, her ne vakit açılıp söze gelse gayb âlemlerinin sözlerindeki sırlar açığa çıkardı.

📖 Sayfa 163 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Hariçten sürme sürülmediği hâlde siyah olan o iki göz, her an Allah'ın nazarı altında idi.

📖 Sayfa 75 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Hâsılı ey şeh-i iklîm-i Vefâ
Sana cânım da fedâ ben de fedâ.

Hilye-i Saadet, Kolektif

1.Sözü besmeleyle açalım. Ta ki şu büyük sır çözülsün.

2. O güzel yüz(lü)nün pak hilyesini, (ancak) besmele aynası gösterir.

3. Bismillahın heybetini bilmeyen (kişi), Allah kelâmının sırrını anlayamaz

4. Besmele yazısı (yan yana) uzayıp gitmeseydi, çeşit çeşit eşya vücut bulabilir miydi hiç?

5. Hāsık söz besmelesiz (olunca) yarı ölü gibidir; asla kuş gibi kanat açamaz

📖 Sayfa 23 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Güzellik sahibi olanların en âlâsı o idi; en şirin ve gönül süsleyeni o idi.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Şu gerçeği ârif olan her kişi bilir ki; asıl olan (kök) budur (Hz. Muhammed'dir), diğerleri ise dal budak...

📖 Sayfa 37 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Dişleri saf beyaz ve seyrek idi. Her biri bir kese (veya bir dizi) inciden daha değerliydi. O şeref denizi olan ağız, ne vakit incileriniz açacak olsa, sadefin yusyuvarlak olan en müstesna incisi (güzelliğiyle alay edilmiş gibi) utanırdı.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Anlı Fetih Suresi gibi aydınlık ve açık olunca, kaşı da onun üzerine yazılmış Besmele sayılırdı. (Bilhassa talik yazıda besmele yazılırken ba harfi bir keşide ile kavislenir ve uzatılır. Bazen sülüs yazıda da uygulanan bu yazış biçimine göre ba harfi bir kaşı andırır.)

Hilye-i Saadet, Kolektif

Târumâr olsa o zülf-i şeb-gûn
Nice Leylâ'lar olurdu Mecnûn .

Hilye-i Saadet, Kolektif

143. Miraç gecesinde Allah ile baş başa kalmışlığınız hakkı için;
yönden ve yandan azade olarak gördüğün o güzellik ve cemal hakkı için...

144. ...noksanlığıma bakmayıver. İhsanda bulun; affedilmem ve bağışlanmamı ferman eyle (ki ancak o zaman seni sevmeye layık olabileyim).

145. Günahlarımdan dolayı içimi kaplayan tedirginlik ve sıkıntıları (gamı ve kederi) gider ve beni salihler yoluna gidenlerden eyle (dilimi çöz).

📖 Sayfa 55 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Onu anlatanların hepsi sözlerini şöyle bağlar:
"Ne Ondan önce, ne de Ondan sonra bir benzerini görmedim ".

Hilye-i Saadet, Kolektif

611. Görmedik böyle gül-i rûyu güzel
Ten-i gül-buyû güzel boyu güzel

611. ..."Yüzünün gülü böylesine güzel açmış bir fidanı hiç görmedik; gül kokulu teni böylesine güzel olanı da, boyu böyle çekici olanı da hiç görmedik."

📖 Sayfa 150 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Denilir ki, yaratılışın kaynağında o yegâne zat, galiba tek başına ayrı bir cevher idi.

📖 Sayfa 167 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Allah yolunun yolcuları için en uygun olanı " Lâ na'budu illâ iyyâh (u) " demektir.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Velhasıl o canlar canı, cihana misk saçan bir nane gibiydi. A Canım! Misk kokusu da gizlen (e) mez ya!..

Hilye-i Saadet, Kolektif

Güvenilir kaynaklar şu rivayette görüş birliği içindedirler: Allah‘ın zat ve sıfatlarının eserlerini taşıyan Hazreti Peygamber, her vakit Allah Teala’dan utandıkları için yeni ay gibi eğik olurlardı.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Onun eli ve ayağı yanında, dünya güzellerinin eli ve ayağı yok sayılırdı.

Hilye-i Saadet, Kolektif

456. Boynuna almasa aşkı ol cân
Boynu bağlı kulu olmazdı cihân

456. Eğer o kutlu varlık Allah'ın aşkını (kutsal emaneti) boynuna almasaydı, cihan onun boynu bağlı kulu olmazdı.

📖 Sayfa 122 · Hilye-i Saadet, Kolektif

O, yer ile gökte mevcut olan bütün bilgilerin özü; O , bütün marifetleri kendinde toplayan meleklerin en olgunu.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Tûba, Sidre'de bulunan ve kökü yukarıda, dalları aşağıda olmak üzere Cenneti gölgeleyen İlahi bir ağaçtır.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Türk edebiyatında divan tarzı şiirlerinden çok Hilye'siyle ün kazanmış bir şairdir.

📖 Sayfa 7 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Hal, insanın irade ve çabası dışında sırf Allah'ın bir lütfu olarak kalbe gelen mânâ, feyiz, bereket ve heyecandır.

Hilye-i Saadet, Kolektif

592: Ebedî diriliğe mazhar olan elbette yok olmayacaktır. Velev ecel İskender'i önüne set çekmiş olsa bile.

📖 Sayfa 147 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Kalbin ilhâm-geh-i Mevlâ'dır
Sana şiir dememek evlâdır

📖 Sayfa 19 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Güft ü gûdan budur el-hak matlûb
Bir duâ eyleyeler ehl-i kulûb.

Hilye-i Saadet, Kolektif

Bir hadîs-i şerîfe göre Peygamberimiz; "Beni rüyâsında gören kimse, beni sağlığımda görmüş gibi olur; çünkü şeytan benim sûretime giremez." buyurmuşlardır. Onu rüyâda görmek için de hilyeyi ezberlemek âdet olunmuştur.

📖 Sayfa 4 · Hilye-i Saadet, Kolektif

• Bir yere yöneldiği zaman bedeniyle birlikte döner, asla başını çevirerek bakmazdı. Başını çevirip bakmak insanı hâyâsız eylediği için O'nun bu tavrı Ümmetine sünnet olmuştur.

Hilye-i Saadet, Kolektif

129: Sözün özü; her şeyi hakkıyla bilen ve yegâne Alîm olan Allah(c.c), onlar hakkında nice övgüler ve selâmlar düzüp..
130: ..o altın silsileyi her bakımdan cemalinin nurlarından oluşan okyanusa gark etsin.

📖 Sayfa 51 · Hilye-i Saadet, Kolektif

68: Şu gerçeği ârif olan her kişi bilir ki; asıl olan (kök) budur. (Hz. Muhammed'dir), diğerleri ise dal budak.

📖 Sayfa 37 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Efendimiz’in o güzel kaşlarının mihrabı, bütün dünyanın yöneldiği bir kıblegah idi.

Hilye-i Saadet, Kolektif

525: Velhasın onu feleğe örnek edindiren (Allah), onun da bahtının yıldızını yükselttikçe yükseltmişti.

📖 Sayfa 135 · Hilye-i Saadet, Kolektif

Sıkça Sorulan Sorular

Hilye-i Saadet kimin eseridir?

Hilye-i Saadet, Kolektif tarafından yazılmıştır.

Hilye-i Saadet kaç sayfadır?

Hilye-i Saadet, 174 sayfadır (Kapı Yayınları baskısı).

Hilye-i Saadet'in en ünlü sözü nedir?

“Her dem eylerdi dehân etse küşâd Nice Şirin'i o lebler Ferhad Her ne vakit bir kelâm için açılacak olsa o şirin dudaklar nice Şirinleri Ferhat'a döndürürdü.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Hilye-i Saadet — Kolektif. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4