CANLI

Kötü Yol: Orhan Kemal'ın Klasik Edebiyat Üzerine Paylaşılası Sözler

Kötü Yol - Orhan Kemal kitap alıntıları ve sözleri

Klasik edebiyat alanına Orhan Kemal'ın kazandırdığı Kötü Yol, 1969'da yayımlanmıştır. Klasik edebiyat alanında Kötü Yol'dan öne çıkan sözler bu sayfada derlendi.

Yazar:Orhan Kemal
İlk Yayın:1969
Yayınevi:Everest Yayınları
Sayfa Sayısı:226
Dil:Türkçe
ISBN:9789752894013
Okuma Süresi:6 sa. 24 dk.
Türler:Edebiyat, Roman

Kötü Yol'dan En Beğenilen Alıntılar

"...ekmekleri yenecek insanlar vardı, yenmeyecek insanlar. "

Kötü Yol, Orhan Kemal

"Gene daldın derinlere..."

Uyandı sanki, "Daldım," dedi. "Dalmamak elde mi?"

📖 Sayfa 24 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Bu zenginler gerçekten de biliyorlardı canlarının kıymetini!

📖 Sayfa 11 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Aldırma. İnsan çabucak uyabilir..

📖 Sayfa 147 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Zenginin keyfi oluncaya kadar fakirin
canı çıkar derler!

Kötü Yol, Orhan Kemal

"Sonra unutma ki, insan her sevdiğini alamaz. Sevmek başka, evlenmek başkadır!"

📖 Sayfa 121 · Kötü Yol, Orhan Kemal

“Her kahroluş, kafasına taktığı değişmez fikrin değişmezliğini biraz daha kuvvetlendiriyordu.”

📖 Sayfa 36 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Atlardı trene, ver elini İstanbul. Ne çıkardı sanki? Kötü yola mı düşerdi annesinin deyimiyle? Neden düşsün? İstanbul dağ başı mı? Tam tersi, İstanbul büyük, kibar şehirdi. Asıl orda değerlenirdi güzelliği. Sonunda koca bulmak değil miydi her kızın ulaşacağı en son aşama? E, o da orda kibar, zengin, yaşamasını bilen bir koca seçerdi gönlünce.

📖 Sayfa 13 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Evet, büyük, güzel, çok güzel bir şehirdi İstanbul. Uçurum kenarlarında bitmiş gözalıcı çiçekler gibi. İnsanı kendine çekiyor, sonra da uçuruma yuvarlanışına sadece bakıyordu.

📖 Sayfa 177 · Kötü Yol, Orhan Kemal

İnsan ekmek yediği yere ihanet etmemeliydi..

📖 Sayfa 18 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Öyle de, böyle de bu dünya fani. Nasıl olsa toprağa gideceğiz. Ha apartmandan gitmişsin, ha kenar mahalle barakasından...

Kötü Yol, Orhan Kemal

Ekmekti, önce ekmekti. Sonra ötekiler!

📖 Sayfa 3 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Uyumaktan beni alıkoyan ne? Şuurumun altındaki endişelerim mi?

📖 Sayfa 62 · Kötü Yol, Orhan Kemal

"Kadınlar, kızlarına karşı yufka yürekli olurlar da..."

📖 Sayfa 25 · Kötü Yol, Orhan Kemal

"Oooof anam of," dedi. "Doğurmaz olaydın!"

📖 Sayfa 87 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Ey güzel İstanbul
Benim sevgili yarim
Güzelliğin aksetmiş Boğaz'ın sularına
Benim her şeyim sensin
Seninle bahtiyarım.

📖 Sayfa 114 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Bu dünyada para insana ne yaptırmaz?

📖 Sayfa 70 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Giderken bir sürü roman da götürürüm. Hem biliyor musun, ben dağ başlarına bayılırım. En çok da akşamüzerleri, güneşin dağlar ardına pespembe batışı yok mu, çıldırırım.

📖 Sayfa 28 · Kötü Yol, Orhan Kemal

" Neredeydi şimdi o günler? O günleri geri versinler, bugünleri, bugünlerin milyonlarını yakabilirdi! "

📖 Sayfa 32 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Neden uyuyamıyorum? Uyumaktan beni alıkoyan ne? Şuurumun altındaki endişelerim mi?

📖 Sayfa 62 · Kötü Yol, Orhan Kemal

"Ben Türkmen, Yörük kızıyım aslanım. Böyle konuştuğuma bakma. Biz bugün burdaysak yarın şurdayız. Dağlarda, tepelerde... Sen bizim yürüyüşümüze ayak uyduramazsın... Şehirlisin sen, çabuk yorulur kalırsın..."

📖 Sayfa 23 · Kötü Yol, Orhan Kemal

" Ne demiş adam, işlet kafanı, doldur keseni!"

📖 Sayfa 12 · Kötü Yol, Orhan Kemal

"Hastaya kar mı soruyorsun? Rakı, meze... Kutu turşusu, kutu balığı, yalancı dolma..."

📖 Sayfa 30 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Unutma ki insan her sevdiğini alamaz.

Kötü Yol, Orhan Kemal

Geçimse kültürden önce geliyordu..

📖 Sayfa 3 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Aşk buysa çok üzücü, insanı harap edici bir şeydi. Ama içerideki bir yerlerin tatlı tatlı acıyışı, hayır sızlayışı da çok hoştu.

📖 Sayfa 164 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Sabaha karşı eve geldi, soyundu, vurdu kafayı. Vurdu ama uyku tutmak ne mümkün? Aşk bu muydu? Aşk buysa çok üzücü, insanı harap edici bir şeydi. Ama içerideki bir yerlerin tatlı tatlı acıyışı, hayır sızlayışı da çok hoştu.

Kötü Yol, Orhan Kemal

Zaman sana uymazsa, sen zamana uyacaksın..

📖 Sayfa 12 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Kızının sıkıntısının ne olabileceğini çözemeyecekti vesselam. Yoksa birisiyle tanışmış da şeytana mı uymuştu? Neden olmasın? Genç, güzel... ardına düşeni çok. Bunlardan birinin yalanına kanıp pekâlâ da iğfal olur, sonra da adam basar gider, kız ne yapacağını şaşırır...

📖 Sayfa 86 · Kötü Yol, Orhan Kemal

“Aşk bu muydu? Aşk buysa çok üzücü, insanı harap edici bir şeydi.”

📖 Sayfa 164 · Kötü Yol, Orhan Kemal

"Doğru. Zaman sana uymazsa, sen zamana uyacaksın!"

📖 Sayfa 12 · Kötü Yol, Orhan Kemal

“Aşk bu muydu?Aşk buysa çok üzücü,insanı harap edici bir şeydi.Ama içindeki bir yerlerin tatlı tatlı acıyışı ,hazır sızlayışı da çok hoştu...”

Kötü Yol, Orhan Kemal

"Ne diye ağlıyorsun ya?"
"Hiç, içim kabardı..."

📖 Sayfa 9 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Bu çocuğun mutlaka tohumu başka.

Kötü Yol, Orhan Kemal

"Film artisti olmama rüyamda bile müsaade etmiyorsunuz. Ne bu ne?"

📖 Sayfa 17 · Kötü Yol, Orhan Kemal

"Ah yavrum ah... İnşallahla maşallahla olmuyor. Şu avuçlarımın nasırına bak. Geceleri sızısından yatamıyorum. Sızıdan geçtim.Bu yaştan sonra kolay mı? Eskiden gençlik vardı, dayanıyordum, yatağa girmiyor muyum, her yanım dövülmüş gibi ağrıyor. Sonra aaah ah eski günler!

📖 Sayfa 11 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Güneş uzaklarda, ta uzaklardaki tül mavisi dağların ardından ağır ağır yükseliyordu.
Hava serindi henüz. Çok değil, yarım saat sonra güneş alev saçan kocaman bir top gibi şehri kavurmaya başlayınca serçe solutan bir sıcak, insanları kırmızı yayla testileri gibi terletip sızdıracak, güneş yükselip ısı arttıkça da şehirlilerin davranışları ağırlaşacaktı.

📖 Sayfa 1 · Kötü Yol, Orhan Kemal

...her şeyin bir zamanı vardı!

📖 Sayfa 8 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Apartmanlarda buzdolapları, elektrik süpürgeleri, elektrik fırınları vardı. Zenginler börek tepsilerini fırınlara göndermiyor, fırından dönen kızarmış tepsileri görüp imrenen fakir fukaraya tattırmıyorlardı.
Sevmiyordu apartmanları!

📖 Sayfa 5 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Zaten sızılı,kalbi sancılı kadındı.

📖 Sayfa 37 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Ağabey olduysa Allah olmadıydı ya! İnadına sokağa çıkacak, daracık, kısacık giyinecek, hoplaya hoplaya yürüyüp, oğlanlara gülecekti işte. Evet, gülecekti, gülecekti, hadi bakalım. Hem ne çıkardı gülmeyle? Bu ufacık şehirdeki oğlanlar da kim oluyordu? Hiçbiri ne Erol Flayn'dı, ne Klark, ne de Alen Delon. Ayhan Işık bile değillerdi be. Olsalar bile ne çıkardı yani? O, İstanbul'a gidecekti, İstanbul'a! Elbette gidecekti, tabii, kimse ama hiç kimse karışamazdı ona. On sekizini bitirmeye şurda kaç ay kalmıştı? Ondan sonra ver elini İstanbul!

📖 Sayfa 9 · Kötü Yol, Orhan Kemal

"Demek," dedi, "kız kısmının işine akıl sır ermez?"

"Ermez."

"Niye?"

"Niyesi var mı? Belki de birine vurulmuştur!"

📖 Sayfa 81 · Kötü Yol, Orhan Kemal

"Giderken bir sürü roman da götürürüm. Hem biliyor musun, ben dağ başlarına bayılırım. En çok da akşamüzerleri, güneşin dağlar ardına pespembe batışı yok mu, çıldırırım. Böyle zamanlarda insanın yanında sevdiği bir arkadaşı olacak, batan güneşe karşı kafaları çekecekler. Ha?"

📖 Sayfa 28 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Eksik olma yavrum. 'Zenginin keyfi oluncaya kadar fakirin canı çıkar,' derler. Bir kahve pişirsem içer misin?

Kötü Yol, Orhan Kemal

Karı milleti tuhaftır, koşarsın kaçar, kaçarsın kovalar..

📖 Sayfa 34 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Ne olmuşsa Alman harbinden sonra olmuştu bu memlekete! Bir zamanların bin ricadan sonra gittiği, tüm pencereleri aydınlık, zengin konakları birer ikişer uçmuş, yerlerini apartmanlar almıştı. Apartmanları sevmiyordu. Eski zengin konakları yumuşak yüzlüydü, ekmeği bol, lafi tatlı. Apartmanlarsa asık yüzlüydüler. Üstelik içlerinde kocaman kocaman "gâvur icatları" taşıyor, çamaşır yıkamakla geçinmeye çalışan fakir fukaranın ekmeğini ellerinden alıyorlardı.
Sevmiyordu apartmanları!

📖 Sayfa 5 · Kötü Yol, Orhan Kemal

“Yaşamamak, ölmek bir şey değildi, geride kalanlar ne olacaklardı?”

Kötü Yol, Orhan Kemal

Vız gelirdi dünya! Ne Nuran ne de ağabeyi İhsan. Şimdi Nermin'le sarışını düşünüyordu. Sarışın elde birdi. İş Nermin'de. O da terslediği, yanaşmadığı için. Yanaşsa, sihrini yitirecek, koklandıktan sonra kaldırılıp atılacaktı.

📖 Sayfa 145 · Kötü Yol, Orhan Kemal

En çok da şu Nuran pisine kızıyordu. Alt tarafı nereden bakılsa kaba saba, fakir, görgüsüz bir çamaşırcı kadının kızıydı. Enstitüden arkadaşları diye aralarına aldılar diyelim, niçin böylesine yüz verip şımartıyorlardı? "Bu kız vallahi sanatkâr, billahi sanatkâr!"mış... Hiç de bile. Diyelim ki sanatkâr. Neden her fırsatta tekrarlıyorlar? Niçin İstanbul'a Yeşilçam Sokağı'na gitmesini ısrarla söylüyorlardı?

📖 Sayfa 53 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Erkek dediğin kıskanç olurdu, hırslı olurdu. Değil karısını, kızını, anasını, kız kardeşini bile kıskanırdı . Oğlu öyleydi şükür. Babasının tam istedi­ği oğlan. Rahmetli, "Bir erkek," derdi, "eline, beline, diline sağ­lam olmalı!" Oğlu böyleydi işte. Ona varacak el kızının vay halineydi ama, kadınlar da doğrucası bu türlü erkekleri sever, bu türlü erkeklere bağlanırlardı.

📖 Sayfa 116 · Kötü Yol, Orhan Kemal

"Bu dünyaya yaşamak için geldim ben arkadaş. Posam çıkıp, işe yaramaz hâle gelinceye kadar çiçek çiçek dolaşacağım!"

📖 Sayfa 29 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Geçimse kültürden önce geliyordu.
...
Ekmekti, önce ekmekti. Sonra ötekiler!

📖 Sayfa 3 · Kötü Yol, Orhan Kemal

" Yavrusu, yavruları kanadının altında, onun yanı başında olmalıydılar. "

Kötü Yol, Orhan Kemal

Fakir ama pırıl pırıl bir kızı nikahlamak zorunda kaldığı sıra, ellisine basmak üzereydi. Kızsa yirmi yoktu daha. Canlı, alev alev, yakıcı bir dişi. Altmışa kadar da o alıp götürmüştü gücü­nün artakalanını. Altmıştan sonra anlamıştı hanyayı Konya'yı
ama, iş işten geçmiş, ok yaydan, kuş kafesten fırlamıştı. Birtakım
haplar, iğneler, şuruplar, şerbetler, banyolar ...

📖 Sayfa 32 · Kötü Yol, Orhan Kemal

"Ulan aptal, bir duvar, bir duvar ötende hayatının en büyük hırsızlığını yapıyorlar da kımıldamıyorsun. Namusunu, namusunu çalıyorlar!"

📖 Sayfa 65 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Neden sonra kaldırdı başını: Islak kirpikleriyle gece yansından sonraki İstanbul'a dalgın dalgın baktı: Evet, büyük, güzel,çok güzel bir şehirdi İstanbul . Uçurum kenarlarında bitmiş gö­zalıcı çiçekler gibi . İnsanı kendine çekiyor, sonra da uçuruma
yuvarlanışına sadece bakıyordu.

📖 Sayfa 177 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Sabaha karşı arabayı garaja çekip eve geldi, soyundu, vurdu
kafayı. Vurdu ama uyku tutmak ne mümkün? Aşk bu muydu?
Aşk buysa çok üzücü, insanı harap edici bir şeydi . Ama içerdeki
bir yerlerin tatlı tatlı acıyışı, hayır sızlayışı da çok hoştu..

📖 Sayfa 164 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Hava serindi henüz. Çok değil, yarım saat sonra güneş alev saçan kocaman bir top gibi şehri kavurmaya başlayınca serçe solutan bir sıcak, insanları kırmızı yayla testileri gibi terletip sızdıracak, güneş yükselip ısı arttıkça da şehirlilerin davranışları ağırlaşacaktı.

📖 Sayfa 1 · Kötü Yol, Orhan Kemal

"Sen başka kadınlarla aldatılacak cinsten misin? İnsanın gözü kör olur be!"

📖 Sayfa 95 · Kötü Yol, Orhan Kemal

"Gideceğiz buradan, bu pis insanların arasından uzaklaşacağız. Uzaklara, çok uzaklara gideceğiz. Hani şu, kırmızı kiremitli evimize gideceğiz.!"

📖 Sayfa 204 · Kötü Yol, Orhan Kemal

Sıkça Sorulan Sorular

Kötü Yol kimin eseridir?

Kötü Yol, Orhan Kemal tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1969'da yayımlanmıştır.

Kötü Yol kaç sayfadır?

Kötü Yol, 226 sayfadır (Everest Yayınları baskısı).

Kötü Yol'un en ünlü sözü nedir?

“"...ekmekleri yenecek insanlar vardı, yenmeyecek insanlar. "”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Kötü Yol — Orhan Kemal. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4