CANLI

Mehmed Alagaş'ın Kaleminden Din Üzerine Özlü Sözler — Yoldaki Musibetler

Yoldaki Musibetler - Mehmed Alagaş kitap alıntıları ve sözleri

2008 tarihli Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş'ın en bilinen eserlerinden biridir. İnsan Dergisi Yayınları baskısıyla 160 sayfadır. Okur oylarıyla sıralanan bu sözler, Yoldaki Musibetler'den özenle derlendi.

Yazar:Mehmed Alagaş
İlk Yayın:2008
Yayınevi:İnsan Dergisi Yayınları
Sayfa Sayısı:160
Dil:Türkçe
ISBN:2880000065470
Okuma Süresi:4 sa. 32 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Din (İslam)

Yoldaki Musibetler'den En Beğenilen Alıntılar

"Kimilerinin endişeyle, kimilerinin umutla cevaplandırmaya çalıştıkları bir soru var.
Türkiye İslamlaşıyor mu?
İnsanlar fevc fevc İslam'a mı giriyor?
Marş ve ilahilere bakılırsa evet!.

Müslümanların, pratikleriyle atbaşı olması gerekirken, reel pratiği çok gerilerde bırakan bu marşları, bu ezgileri, bu ilahileri dinlerken, yapmanız gerekerirken yapmadıklarınızın hemen yapılıverdiğini, yaşamanız gerekirken yaşamadıklarınızın hemen yaşanıverdiğini görerek, İslami gelişimin hangi engin(!) boyutlara vardığını anlıyorsunuz!."

📖 Sayfa 10 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

"Bütün bu insanlar, bilerek veya bilmeyerek, isteyerek veya istemeyerek tek bir sıfata sahip olmaktadırlar...
Dünyaya seyirci olmak!"

Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Bu yüce davanın öncelikle hedefi, insanların dünyevi değil uhrevi maslahatı, uhrevi kurtuluşudur.

📖 Sayfa 14 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Çünkü yaşadığımız coğrafyada tevhidi dikkate almayan geleneksel bir din anlayışına veya ılımlı bir muhafazakarlığa doğru gelişen bir rağbet ve her geçen gün daha da artan bir katılım olduğu doğrudur.

📖 Sayfa 14 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

...dillerindeki teorilerle ahireti, ellerindeki pratiklerle dünyayı kazanmak istemektedirler.

📖 Sayfa 31 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Vahyin bildirdiği yol, elbette geri dönülecek bir yol değildir. Bu yolda geri dönmek olmadığı gibi, durmak ve duraksamak da yoktur.

📖 Sayfa 153 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Günümüz coğrafyasında şeytandan ve şeytanın dostlarından sakındığımız gibi, ne tuhaftır ki "Ben Müslümanım" diyen insanlardan da sakınmamız gerekmektedir! Çünkü halkında müslüman olan birçok ülkede şeytanın misyonunu,
"Ben Müslümanım" diyen gafiller,
"Ben Müslümanım" diyen cahiller,
"Ben Müslümanım" diyen hainler yürütmektedir!

Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Bir insanın ne olduğu veya ne olmadığı, sorduğu sorudan bellidir denilir. İnsanların ne yapacakları veya ne yapmak istedikleri de, herhalde konuştukları meselelerden, daha açık bir ifadeyle oluşturdukları gündemlerden belli olsa gerek.

Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Özgürlük,
kullara kulluğu değil, başlı başına kulluğu reddeden bir kavramdır. İnsanları Allah'a kulluktan ve bu kulluk psikolojisinden soyutlamak ve Allah'a isyanı meşrulaştırmak için firavunlar tarafından uydurulan bu kavram, bir put gibi yüceltilmiş ve zavallı insanlara birer ideal olarak benimsetilmiştir. Özgürlüğü ideal olarak benimseyen bir insanın, bu idealinin perde arkasında ilahlaşma özlemi vardır. Çünkü dileğini, dilediği şekilde yapacak olan sadece ve sadece Allah'dır.

📖 Sayfa 80 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Batılın ve batıl sahiplerinin Haktan uzak kalmalarının önemli bir nedeni, Hakkı kendi batıl ölçülerine göre değerlendirmelerinden kaynaklanmaktadır. Nitekim birçok peygambere hitaben "sen madem ki Allah'ın elçisisin! Seninle birlikte meleklerin indirilmesi, sana hazinelerin verilmesi, senin mal, mülk ve makam sahibi olman gerekmez miydi!" denilmesi, söz konusu hakkın, batıla göre değerlendirilmesidir. Çünkü bu batıl yaklaşıma göre bir insanın Allah'ın sevgili bir elçisi olup da malsız, mülksüz, makamsız olması mümkün değildir!.

📖 Sayfa 67 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

İnsanlar gördükleri ve duydukları olaylar karşısında sorumludurlar.

📖 Sayfa 59 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

... mucizelere şahit olmaları için illa ki o dönemlerde mi yaşamaları lazımdı?
Bizlere bütün bu mucizeleri hak ve doğrunun gerçek sahibi olan şanı yüce Rabbimizin bildirmesi yetmiyor mu?
Bütün bu mucizelerin ilahi kelamda yer alması, bu mucizeleri bizzat görmüş, bizzat yaşamış gibi iman etmemize yeterli değil mi?

📖 Sayfa 29 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Teknoloji benden aldıklarını bana geri versin,ben teknolojinin bana bütün verdiklerini geri vermeye hazırım.

📖 Sayfa 48 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

İlâhi vahye göre tarif ve tanımı yapılacak olan "Müslümanım" sıfatı neden yetmiyor, neden yetemiyor, neden ikinci ve üçüncü plâna bırakılıyor.

Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

... herhangi bir insan, yaşantısına ve tavırlarına kendi iç dünyasındaki değer ölçülerine göre yön verebiliyor ve dış çevreden etkilenmiyorsa; nesne durumuna düşmeden özneliği yaşayan bu insan, varoluşlara göre özgür bir insandır. Bunun karşıtı olarak herhangi bir insan, toplumdan veya bazı otoritelerden etkilenebiliyor ve onların ölçülerine, onların prensiplerine göre yaşıyorsa, özneliği terk ederek nesne durumuna düşen bu insan, varoluşçulara göre özgürlüğünü yitiren bir insandır.

📖 Sayfa 78 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

"Gerçek özgürlük İslam'dadır" değil. "En özgür kulluk, Allah'a kulluktur!" denilebilir.

📖 Sayfa 77 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Dünya mı değişti, yoksa dünyadakiler
mi? İslam'ın dünyaya yaklaşımı mı değişti,
yoksa müslümanların İslam'a yaklaşımı mı?

Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Son zamanlarda dünyevi kaygılar, dünyevi istekler, dünyevi beklentiler neden arttı?
Dünya mı değişti, yoksa dünyadakiler mi?
İslam'ın dünyaya yaklaşımı mı değişti, yoksa
Müslümanların İslam'a yaklaşımı mı?
Dünyaya yönelik bu rağbet o kadar arttı, o kadar arttı ki,
"Benim hayatım, yaşantım ve ölümüm Allah içindir" demesi gereken Müslümanlar dahi, dilleriyle olmasa da elleriyle, halleriyle, yönelişleriyle ve amelleriyle "benim hayatım, yaşantım ve ölümüm dünya içindir" demeye başladılar!.

📖 Sayfa 31 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Asil olan Allah ve Allah'ın hükümleridir.
Hak adına haklı tebliğ ederken sadece bir vekil olan Müslüman hiç kuşkusuz ki bu vekillikte özgür, bu vekillikte bağımsız değildir. Çünkü İslam'a teslim olan müslümanlara bu vekilliği veren Allah, müslümanlara ve hatta peygamberlerine dahi bu vekillikte özgürlük, bu vekillikte bağımsızlık vermemiştir.

📖 Sayfa 74 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Kalp ve kalbi yaratan Allah unutulmuş,hazır bir kalbi nakleden ve insanlara küçücük bir kalp pili veren teknolojiye,insanlara kalbi veren Allah’tan daha çok şükredilmeye başlanmıştır.

Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Çünkü kulluk teslimiyet, özgürlük ise bağımsızlık demektir.

📖 Sayfa 77 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Hak ile yumuşamasına rağmen bu hakkın gereğini yapmayan kalpler, dünyevi kaygılarla kararmaya, nefsi yönelişlerle katılaşmaya başlamıştı!.

📖 Sayfa 25 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

"Ölüm anınızda anlamını ve değerini yitirecek olan herşey, şimdi de fazla anlam, fazla değer vermemeniz gereken şeylerdir,
ölüm anınızda değer kazanacak olan herşey, şimdide değer vermeniz, var gücünüzle peşinden koşmanız gereken şeylerdir!."

📖 Sayfa 126 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Hevadan fetvaya,
fetvadan takvaya doğru olan istikamet,
takvadan fetvaya, fetvadan hevaya doğru değişti!.

📖 Sayfa 18 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Fakat hiç kuşkunuz,
hiçbir kuşkunuz olmasın ki, ölümle burun buruna geldiğiniz beden çekişmeye başladığınız zaman, dünyanın ve dünya yaşantısının gerçek yüzünü açık, apaçık bir şekilde göreceksiniz.
Uzun yıllardır taş taş üstüne koyarak yaptığınız evlerin, taş taş üstüne koyarak yaptığınız fabrikaların, kumsalda oynayan çocukların yaptıkları kumdan evlere, kumdan kalelere döndüklerini şahit olacaksınız!

📖 Sayfa 128 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

İlahi gerçekleri esas alan ve bu gerçekler işiğında cahilliyi reddeden Müslümanlar, elbetteki cahilliyenin gıpta ettiği, övdüğü veya methettiği insanlar olmayacaktır

📖 Sayfa 98 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Salat ve selam da, alemlerin Rabbi tarafından sevilen, insanların ise tanıyıp, idrak edebilme nispetince sevdikleri, efendimiz, önderimiz, rehberimiz Hz Muhammed Mustafa'ya, a'line, ashabına ve onun yolunu izlemeye çalışan ümmeti üzerine olsun.

📖 Sayfa 7 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Bir damla nutfe halindeyken acizdiniz ve ana rahmine muhtaçtınız,elli altmış kilo et ve kemik haline geldiğinizde çok şey mi değişti?
Bir damla nutfe halindeyken nasıl aciz isek,şimdi de aciziz,muhtacız Rahman ve Rahim olan Allah’a.

📖 Sayfa 106 · Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

"Ben Müslümanım" demelerine rağmen, İslam ve tevhid gerçeğinden bihaber olan gafillere, kızmaktan ziyade acıdığımı hissediyorum. Ancak "Ben Müslümanım" demelerine ve birçok İslami gerçeği bilmelerine rağmen, bildikleri hakkı gizleyenler ve insanları batıla davet edenler yok mu, işte bunlar çıldırtıyor beni! Bu yaşına kadar şeytanı hiç görmeyen ve hiç de görmek istemeyen ben, hakkı gizleyen bu bel'amları görünce, sanki şeytan görmüş gibi irkildiğimi hissediyorum!

Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz?.
Güneşe göç var da kalan biz miyiz?

Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş

Sıkça Sorulan Sorular

Yoldaki Musibetler kimin eseridir?

Yoldaki Musibetler, Mehmed Alagaş tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2008'de yayımlanmıştır.

Yoldaki Musibetler kaç sayfadır?

Yoldaki Musibetler, 160 sayfadır (İnsan Dergisi Yayınları baskısı).

Yoldaki Musibetler'in en ünlü sözü nedir?

“"Kimilerinin endişeyle, kimilerinin umutla cevaplandırmaya çalıştıkları bir soru var. Türkiye İslamlaşıyor mu? İnsanlar fevc fevc İslam'a mı giriyor? Marş ve ilahilere bakılırsa evet!. Müslümanların, pratikleriyle atbaşı olması gerekirken, reel pratiği çok gerilerde bırakan bu marşları, bu ezgileri, bu ilahileri dinlerken, yapmanız gerekerirken yapmadıklarınızın hemen yapılıverdiğini, yaşamanız gerekirken yaşamadıklarınızın hemen yaşanıverdiğini görerek, İslami gelişimin hangi engin(!) boyutlara vardığını anlıyorsunuz!."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Yoldaki Musibetler — Mehmed Alagaş. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4