CANLI

Elizabeth Farrelly'in Mutluluğun Sakıncaları Adlı Eserinde Sosyoloji Üzerine Değerli Satırlar Kaleme Almış

Mutluluğun Sakıncaları - Elizabeth Farrelly kitap alıntıları ve sözleri

Elizabeth Farrelly'in Mutluluğun Sakıncaları adlı eseri, sosyoloji alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. Okurların Mutluluğun Sakıncaları'dan seçtiği en etkileyici satırlar aşağıda sıralanıyor.

Yazar:Elizabeth Farrelly
Çevirmen:Ertem Gökyaran
Yayınevi:Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı:252
Orijinal Adı:Blubberland: The Dangers of Happiness
Orijinal Dil:İngilizce
Dil:Türkçe
ISBN:9789750831225
Okuma Süresi:7 sa. 8 dk.
Türler:Kişisel Gelişim, Edebiyat, Deneme-İnceleme, Eleştiri-Kuram, Sosyoloji

Mutluluğun Sakıncaları'dan En Beğenilen Alıntılar

"Gerçek şu ki, gecekondular ile lüks konutlar arasında ki farkı yaratan şey binalar değil, insan faktörüdür. İnsanlara akıllı evler vermekle onların uyuşturucu satmalarının, sarhoş olmalarının ya da karılarını dövmelerinin önüne geçemezsiniz."

📖 Sayfa 75 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Yirmi birinci yüzyıldaki başlıca hastalıkların çoğu fiziksel hareketsizlikle bağlantılı. Hareketsizlik, ölüme ve sakatlığa yol açan nedenler arasında tütünden sonra ikinci sırayı alıyor..."

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"İnsan aklı tarafsız değildir, iradenin ve duyguların etkisi altındadır. Bu da, hayal ürünü bir bilgiye yol açar. İnsan, gerçek olmasını istediği şeye inanmayı yeğler."

📖 Sayfa 85 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Biz farkına bile varmadan, konfor bizim için bir düşmana, sığınağımız ise bir hapishaneye dönüşüyor.

📖 Sayfa 15 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Papyon, köleliğin yara izlerini gizlemeye yarayan bir kamuflajdan ibaret."

📖 Sayfa 63 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Kadınların gizemli ve evrensel simgesi olan el çantasının kökeni burada yatmaktadır. Mızraksız bir erkek düşünebiliriz, ama el çantası olmayan bir kadın bizzat doğaya aykırıdır.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Başkalarıyla paylaştığımız dünyayı, sanki biz dahil kimsenin tırmanamayacağı camdan bir dağ olarak tasavvur ediyoruz.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Eğer herkes mükemmel olsaydı, o zaman her bir bireyin yeri bir başkası tarafından doldurulabilirdi. İnsanlar kusurlu oldukları içindir ki her birey eşsiz ve vazgeçilmezdir."

📖 Sayfa 32 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Sahte bir Rolex, eğer aynı yetkinlikte iş görüyorsa, gerçek bir Rolex’ten daha mı az değerlidir? Bu durumda sahte olduğunu bile söylemek saçma olmaz mı ? Öyleyse orijinallik de tıpkı güzellik gibi, az bulunurluğu korumak isteyen bir piyasanın desteklediği bir kurmacadan mı ibaret?"

📖 Sayfa 89 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Gösterişin kabalık sayıldığı,beğeni sahibi olmanın ve hatta zarafetin bir miktar tevazu ve incelik gerektirdiği günler geride kaldı."

📖 Sayfa 111 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Ne kadar çok şeye sahip olursak, o kadar fazla istiyoruz. Sanki bizim için vazgeçilmez olan şey, arzunun ta kendisiymiş gibi. Bolluk içinde yüzüyor olsak bile, istemeyi bıraktığımız anda varlığımız da son bulacakmış gibi davranıyoruz."

📖 Sayfa 11 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"İnsanlık tutsak bulunduğu mağarada gerçekliği değil, gerçekliğin sadece duvara yansıyan titrek gölgelerini görür."

📖 Sayfa 52 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Günümüzde alışveriş merkezleri sahip oldukları "Gruen transferi" katsayısına göre alınıp satılıyor. Gruen transferi, bir müşterinin alışveriş merkezine adım attığı an­dan itibaren kaç saniyede ya da nanosaniyede amacını unutarak ("yönlendirilmiş kaybolma" etkisiyle) salına salına gezinmeye baş­ladığını hesaplar. Bu, bir bakıma, avcının toplayıcıya ve kurdun kuzuya dönüşme süresidir.

📖 Sayfa 30 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Kibar çevrelerde makyaj yapılmasına bu denli şiddetle karşı çıkan babalar ve erkek kardeşler, uygunsuz salonlarda makyaj kullanılmasını umuyor ve talep ediyorlardı."

📖 Sayfa 100 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Her zaman istediğin şeyi elde edemezsin. Ama bazen denediğinde, bir de bakarsın ki ihtiyacın olanı elde etmişsin.
Mick Jagger ve Keith Richards (1968)

📖 Sayfa 17 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Yokluk ve darlık günlerimizi çoğu zaman en güzel günlerimiz olarak hatırlarız. Kıt kanaat geçinmek çoğu kez bize kendimizi mutlu hissettirir.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Bir köpek yavrusunun bir kemik parçasını -sırf onu yeniden bulmanın hazzı için- bahçeye gömmesi gibi, biz de hakikati şiirlere, resimlere ve şarkılara gömüyoruz. Bazen, hakikatimizi nereye sakladığımızı hatırlamıyoruz. Hatta bazen, bulunacak bir hakikat olduğunu bile unutuyoruz. "

📖 Sayfa 69 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Gezegenimiz mahvola dursun, kişisel mutluluk her yerde satışa sunulan büyük bir işletme."

📖 Sayfa 19 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Güzellik mutluluk vaadidir."

📖 Sayfa 43 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Arzu her zaman tatmin edilmeye gerek duymaz. Tatmin çoğu kez bize umduğumuzdan daha az ve daha kısa süreli bir haz verir. Haz ise, elde edildiğinde bile, mutluluk getirmez. Çoğu zaman haz, olsa olsa mutsuzluğa karşı bir avuntudur sadece; en kötü ihtimalle de, sefaletimizi pekiştirmekten başka bir işe yaramaz."

📖 Sayfa 18 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Güzelliğin tanımında anlaşamadığımız, hatta tanımlanabilir olup olmadığı konusunda bile uzlaşamadığımız halde, neden ona sahip olmak için bu denli yanıp tutuşuyoruz?"

📖 Sayfa 42 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Canınız mı sıkkın? Bir şey satın alın.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Güzellik ; herkese göre değişen öznel bir değer değildir sadece.
Aynı zamanda, değeri kısmen ya da tümüyle başkalarında uyandırdığı beğeniye göre belirlenen konumsal bir metadır. Arzu ya da kıskançlık uyandırmasaydı güzellik değerini yitirirdi.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Giysilerin amacı, yeni bir kimlik yaratmaktır."

📖 Sayfa 102 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Sadece şimdi için, içinde bulunduğumuz an için inşa ediyor ve yaşıyoruz. Her şey kısa vadeli, her şey demode olmak üzere tasarımlanmış. Bu boş gurur, yaşamlarımızı yüzeysel, inşa ettiklerimizi bayağı kılıyor. Bunu idrak edemesek de hissediyoruz."

📖 Sayfa 73 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Hepimiz ihtiyaç duyduğumuzdan daha fazla eşyaya sahibiz, ama yine de kredi kartı borcumuz aldığımız kilolardan daha hızlı bir şekilde artıyor, çünkü sahip olmak zorunda olduğumuz Alfa Romeo Spider'lar, Fransız marka kırışık önleyici kremler var. Eşya, eşya, hep daha fazla eşya."

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Şeytan, hayatta zevk aldığımız her şey için bizi cezalandırır. Ya hastalanırız ya ruhen acı çekeriz ya da şişmanlarız."

📖 Sayfa 109 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Kusurlu da olsa sahici olanı istiyoruz...

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Oscar Wilde'ın dediği gibi, "Ahlaklı ya da ahlaksız kitap diye bir şey yoktur. Kitaplar ya iyi yazılmıştır ya da kötü. Hepsi bu."

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Eşya, kıskançlıktan kaynaklanan arzularımızın en olağanı ve belki de en dolaysızıdır. Çünkü eşyaya sahip olmak bizi güven­ de hissettirir. Azap içindeki ruhlarımıza fısıldadığı tatlı yalanlar içindir ki eşyaya sahip olmayı arzularız. O kusursuz, o ışıltılı nes­ neye sahip olduğumuzda, biz de bir bakıma kusursuz olur, kısaca­ sı ölümsüzleşiriz. Orta yaş krizine girenler bu yüzden sürekli bir şeyler edinme ihtiyacı içindedirler."

📖 Sayfa 29 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Kendimi ve çocuklarımı fazlasıyla şımartıyorum. Çok fazla su, enerji ve hava tüketiyor, çok fazla alan işgal ediyorum. Kısacası varoluşum, gezegenin kaldırabileceğinden fazlasına mal oluyor.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Birdenbire her şey sanat eserine dönüştü;aynı şekilde,hiçbir şey sanat değildi artık.

📖 Sayfa 47 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Günümüzde geriye kalan tek erdem, umutsuzluk karşısında cesaret göstermek.

📖 Sayfa 46 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Tarih boyunca doğa bizim için hem bir düşman hem de bir ana rahmi olmuştur.

📖 Sayfa 132 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Eğer hakikat güzel değilse, en azından güzel gözüksün istiyoruz. Estetik ameliyatların -ne kadar "gerçek" görünürse o kadar iyi- sayısındaki büyük artış da buradan kaynaklanıyor.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

İnsan, gerçek olmasını istediği şeye inanmayı yeğler.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"İnsan ırkı daima olabildiğince hızlı yol almıştır."

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Aziz Augustinus, o ünlü duasında, Tanrı'dan
kendisini erdemli ve ölçülü kılmasını isterken, "Ama hemen değil," diye de eklemiştir.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Nietzsche, "Hakikat çirkindir," der ve ekler: "Sanat, hakikat karşısında helak olmayalım diye var." Günümüzde geriye kalan tek erdem, umutsuzluk karşısında cesaret göstermek. Mümkün olan tek sanat ise, yaşamın temel hakikatini, yani trajedisini ifade edebilecek simgelere sahip bir sanat. Primitif sanat büyüleyicidir, çünkü dehşet duygusu tarafından şekillendirilmiştir.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Nasıl ki para bir güç göstergesiyse, şişmanlık da temel ihtiyaçların aşırı tatmin edildiğinin bir göstergesi.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Daha fazla para harcıyoruz, çünkü buna gücümüz yetiyor.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

H.L. Mencken zenginliği şöyle tanımlıyor: "Yıllık gelirinizin, karınızın kız kardeşinin kocasınınkinden en az yüz dolar daha fazla olması."

📖 Sayfa 26 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Narsisizm, çağımızın günahıdır.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Şişman kişiler mutludurlar, çünkü sinirleri iyi korunmuştur."

📖 Sayfa 117 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"İnsan, en az kendi şahsında konuşurken kendisidir.
Ona bir maske verin, size hakikati söyleyecektir. "

Oscar Wilde

📖 Sayfa 91 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Statü bizim için paradan daha önemlidir. Para, temel ihtiyaçların ötesinde, bize sağlayacağı statü için arzulanır. Statü sahibi olmak, bize kendimizi üstün hissettirir. Ve statünün temelinde imrenme -ya da en azından başkalarının bize imrendiği varsayımı- yatar.

📖 Sayfa 26 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Kolektif ağzımıza biberonu dayayıp bizi tombul birer çocuk durumuna sokuyor.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Nasıl ki anne sütünde plastik polimerler saptandıysa, zırva da kendisini harika bulmanıza yol açacak kanserojen maddeyi kafanıza yerleştirmek üzere herhangi bir derenin çamurlu sularında usulca beklemekte.

📖 Sayfa 129 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Sürücü ehliyetimizde ve pasaportumuzda yüzümüzün fotoğrafı yer alır. Bunun nedeni, klişe bir deyişle, gözlerin ruha açılan birer pencere olarak görülmesidir.

📖 Sayfa 98 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

İnşa ettiğimiz dünyada güzellik son derece ender rastlanan bir şey. Güzelliği ne kadar çok istersek, sanki o kadar az mümkün kılıyoruz. İnsanlar,çaresizlik içinde, yeni yapılan ucube binalara kimin onay vermiş olabileceğini, herkesin söz hakkına sahip olduğu bir sistemde bu kadar çirkinliğin nasıl olup da normal bir şey hâline geldiğini düşünüyorlar. Elimizden geleni yaptığımız halde, büyük zenginliğimize ve neredeyse sınırsız teknik becerimize rağmen, çevremizi güzel ya da en azından hoş kılmak neden bu kadar zor ?

📖 Sayfa 65 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

İnsan aklı tarafsız değildir, iradenin ve duyguların etkisi altındadır.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

İnsanlar, hayal güçlerini harekete geçiren şehirleri severler.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Bugün çoğumuz için güzellik sadece tanımlanamaz ve ifade edilemez olmakla kalmıyor, adeta bir rüküşlük olarak görülüyor. Güzellik demode oldu, çünkü onu nesnel ya da ahlaki öneminden yoksun bırakarak, yüzeysel anlamı dışındaki her şeyi çıkarıp attık. Güzelliği bayağılaştırdık.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Depresyonun en iyi tedavisi özgeciliktir.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Şeytan, hayatta zevk aldığımız her şey için bizi cezalandırır.
Ya hastalanırız ya ruhen acı çekeriz ya da şişmanlarız."

Albert Einstein

📖 Sayfa 109 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Zarif İran halılarındaki kasıtlı hatalar gibi, her kusur tanrıların işine öykünmediğimizin bir güvencesidir

📖 Sayfa 32 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Harvard Üniversitesi'nden psikiyatri profesörü George Vaillant, depresyonun en iyi tedavisinin *özgecilik olduğunu gösterdi.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Kitabevleri nasıl mutlu olunacağını anlatan el kitaplarıyla dolup taşıyor.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

"Derin olan her şey maske takmayı sever."


"İnsan, en az kendi şahsında konuşurken kendisidir. Ona bir maske verin, size hakikati söyleyecektir."

📖 Sayfa 91 · Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Hız arzusunu muhtemelen içimizde daima hissetmişizdir; bu gün sadece araçlarımız farklı. Daldan dala sıçrayan örümcek maymunlarını, sırf eğlenmek için birden son sürat koşmaya başlayan çocukları düşünün. Hızdan keyif almaya programlanmış olabiliriz.

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Sıkça Sorulan Sorular

Mutluluğun Sakıncaları kimin eseridir?

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly tarafından yazılmıştır. Türkçeye Ertem Gökyaran çevirmiştir.

Mutluluğun Sakıncaları kaç sayfadır?

Mutluluğun Sakıncaları, 252 sayfadır (Yapı Kredi Yayınları baskısı).

Mutluluğun Sakıncaları'nın en ünlü sözü nedir?

“"Gerçek şu ki, gecekondular ile lüks konutlar arasında ki farkı yaratan şey binalar değil, insan faktörüdür. İnsanlara akıllı evler vermekle onların uyuşturucu satmalarının, sarhoş olmalarının ya da karılarını dövmelerinin önüne geçemezsiniz."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Mutluluğun Sakıncaları — Elizabeth Farrelly. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4