CANLI

N. İpek Gökdel'in İmzasını Taşıyan Beğenilen Sözler

N. İpek Gökdel sözleri ve alıntıları

N. İpek Gökdel kalemiyle yazılan eserler, okurların favorisi olmayı sürdürüyor. Aşağıda 100 söz, alındığı kitapla birlikte yer alıyor.

En Beğenilen N. İpek Gökdel Sözleri

"Can bağışlanmış olana selam olsun. Dağ taş seni nasıl kavrasın? Ey damarlarında hayat, varlığının özünde ruh taşıyan! Kutsiyet içten dışa akar. İçi temiz olanı çamura bulasak kıymeti azalır mı sanırsın? Sevgi yaşandıkça kutsallaşır. Yaşa."

📖 Sayfa 126 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Yavuz, yavru kargaya dikkatle baktı, karganın boynunda tek bir beyaz tüy vardı!

📖 Sayfa 276 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

Aslı'nın saçlarını her savurduğunda yayılan vanilya kokusunu hatırladı.

📖 Sayfa 249 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Halil cibran'ı sevdiğini söyledin. Onun lafıyla başlayayım. "İnsanın hakikati, sana gösterdiğinde değil gösteremediğindedir. Birini tanımak istersen dediklerine değil, demediklerine kulak ver," demiş.

📖 Sayfa 389 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

"Sağ ve solda olmak üzere iki tane olan, aort yayından ayrıldıktan sonra boyundan geçerek beyne doğru çıkan büyük atardamarlara verilen isim. Şah damarlarına tıp dilinde 'arteria carotis communis' denir. Soldaki şah damarı sağdaki şah damarından beş santimetre daha uzundur."

📖 Sayfa 275 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

"Aşk eşikte durur.
Açacak bir kapın varsa, iyidir.
Kapı sahipliği yetmez,
O kapıyı ardına kadar açmazsan girmez.
Nazlıdır aşk.
Geldiğinde gülümsemek, giderken sırtını sıvazlamak gerektir.
Aşk eşikte az bekler.
Sonra arkasını döner.
Bir yığma duvar örülür tam oraya.
Tuğlası sorular, harcı sessizlik, sıvası pişmanlık.
Küskün aşkın tekrar uğrayıp uğramayacağı bilinmez.
Bir gün dönse bile, sarmaşık bağlamış taş bir kapı çıkar karşısına.
Aşk eşikte yaşayamaz.
Ya girer ya gider."

📖 Sayfa 288 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Heyecanla beklemeye başladı.

📖 Sayfa 416 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Kulaklarında bir kadın sesi "Oku" diye bağırıyor, vücudu o sesle dalgalanıyordu.

📖 Sayfa 127 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

"Uyansın halklar! Uyansın koruyucular! Toplanma vaktidir."

📖 Sayfa 16 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

"Kıyamet Kubbesi... mitolojik bir hikâyedir. Zaman Kapısı ise Çemberlitaş'ın kendisi,"

📖 Sayfa 346 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Viyana kapılarında dehşet salan ordunun davullara vuran Mehter takımından yükselen notalar Avrupa askeri bandolarını etkilemiş, Beethoven başta olmak üzere birçok besteci ilham kaynağı olmuş, Türk Operası kavramı doğmuştu.

📖 Sayfa 269 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

Gökyüzüne küsmüş bir Kartal gibi mağaranın ağzına sırtını vermiş, gündüz ışığa, gece parlayan aya bakmamıştı.

📖 Sayfa 378 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Umut yoksa, konuşacak sebep, paylaşacak hikâye, dayanacak takat yoktu. Umut, ilahi bir hediyeydi.

📖 Sayfa 380 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Ne anne, ne teyze ne bacı, ne nine, ne de sevgili... Oysa kadınların var olduğu ortamlarda hayat daha güzel kokuyordu. Gül, ıtır, karanfil, bin bir yaprak, onlarca baharat mis olup etrafa saçılıyordu.

📖 Sayfa 248 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Çıktık açık alınla yüzyılda her savaştan; yüz yılda yüz milyon genç yarattık her yaştan! Göğsümüz Tunç siperi, bize durmak yaraşmaz. Biz bu cumhuriyetin evlatlarıyız, karanlığın üstüne güneş gibi doğarız. Tarihten önce vardık, tarihten sonra da varız. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!"

📖 Sayfa 280 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

"Buyurun Güneş Hanım, Korkut Bey sizi Bedesten'de bekliyor," dedi.
Güneş kanatları kırık bir kuş misali kafese teslim oldu.

📖 Sayfa 230 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Fatih Sultan Mehmet kafes ardından dinlemeye başladığından beri, Divan-ı Hümayun'u padişaha vekâleten sadrazamın yönetmesi gelenek olmuştu.

📖 Sayfa 94 · Karakalem, N. İpek Gökdel

"Bir davet alındıysa icabet etmek gerekir,"

📖 Sayfa 281 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

Akreplerin fink attığı Ağustos gecelerinde Sina Yarımadası'nda zehirli bir sessizlik vardı. İssızlığın ortasında siyah bir göçebe çadırı kuruluydu. Tek bir emirle bir pansiyonu ve içindeki 39 tarikatçıyı yakanlar keçe çadırın etrafına mevzilenip konuşlanmıştı.

📖 Sayfa 414 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Haçlı askerler, zincirlerinden boşalmış gibi... kadın, erkek, çocuk demeden herkesi kılıçtan geçiriyormuş. Camilere sığınmış olanların kellesini kesmişler, sinagoglardakileri diri diri yakmışlar.

📖 Sayfa 224 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Güneş çoktan doğmuştu.

📖 Sayfa 36 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

Boynunda, Çukurova sıcağında demlenmiş acı biber gibi yakan bir iz, aklında gördüğü garip rüya...

📖 Sayfa 18 · Karakalem, N. İpek Gökdel

"Fatih Sultan Mehmet İstanbul surlarını delmiş, şehri fethetmiş. Ayasofya'ya atıyla girdiğinde bir kemere yaklaşırken atı huzursuzlanıp şaha kalkmış. Nalıyla bir sütuna vurmuş. Böylece, sütunların arasına gizlenmiş Bizans tılsımı yüzlerce yıl sonra kırılmış ve İstanbul'da Müslümanların egemenliği başlamış."

📖 Sayfa 147 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Hz. Mevlana'nın cümlesini genç kızın kulağına fısıldadı. "Bu dünyada neyi çok istersen, o senin imtihanındır."

📖 Sayfa 369 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Yeni Saray/1515

Divan erkânı, sabah namazını Ayasofya Camisi'nde kılmış, iki sıra dizilmiş süvari bölüğü ve bir alay yeniçeri arasından, sarayın Bâb-ı Hümayun kapısına doğru yürüyordu.

📖 Sayfa 94 · Karakalem, N. İpek Gökdel

"İstanbul karanlık çökünce karakter değiştiriyor,"

📖 Sayfa 353 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Mozart, 331 La major piyano sonatının son rondo bölümünde dünyanın Türk Marşı diye adlandırdığı Alla Tunca'yı bestelemiş, yer yerinden oynamış, Viyana sokaklarında aylarca bu beste dinlenmişti.

📖 Sayfa 270 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

"Benden daha güçlü olanı doğru taktikle yenebilir miyim? Yoksa yalnız kurt ben miyim?"

📖 Sayfa 322 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Baş Simyacı yerde beliren haritada Lût Gölü'nden tam kuzeye dümdüz bir çizgi çekti, "Antakya... elbette Antakya! Bunu anlamam lazımdı! Kuzeyevi Antakya, demektir! diye bağırdı. Ayağa kalkmasıyla yerdeki harita görüntüsü tuz buz olup dağıldı.

📖 Sayfa 418 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

....yalnız bir kurt!

📖 Sayfa 106 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

İstanbul kabardıkça Yavuz söndü.

📖 Sayfa 23 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Yol olmadan, insanın elindeki kudret ne kadar büyük olursa olsun bir yere varamazdı.

📖 Sayfa 379 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Yavuz göğüs kafesinde bir hafiflik, aklında kazınan kareler, suratında mutluluk hormonunun tetiklediği bir gülümsemeyle, aşk mı, diye düşündü.

📖 Sayfa 127 · Karakalem, N. İpek Gökdel

"Ahmet, çocuk İstanbul'a yola çıktı. Gömlek de yanında. Arkasında düşman yok. Kimse bir şey bilmiyor. Ben on dört yıllık görevimi bitirdim. Sıra sende. Gözün gibi bak ona, e mi? Artık sana emanet!"

📖 Sayfa 62 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Kısa ömürlü kelebeklersiniz.

📖 Sayfa 166 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

ANKARA'NIN TAŞI

Ankara'nın taşına bak,
Gözlerimin yaşına bak.

📖 Sayfa 77 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

MUSA DAĞI

Mucize ayaklarının dibinde yükselir,
Yakından bakarsan, görmezsin.
Sana ait olanın kıymetini,
Kaybetmedikçe bilemezsin.
Dağlar vardır, bizim der çıkmaz,
Ovalar vardır, alçak diye inmezsin.
Toprağına sahip çıkmayanın halini,
Yersiz yurtsuz kalıncaya dek idrak edemezsin.
Nereye göçersen göç,
Köklerinin olduğu yerde değilsen, hiçsin.

📖 Sayfa 371 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Kur'an Maide Suresi 31. ayette kargadan bahsediliyor. Allah, kabil ilk cinayeti işleyip kardeşini öldürünce, onu nasıl gömeceğini bilmediği için, yeri eşeleyen bir karga gönderiyor. Kargayı seyretsin de cesedi toprağa gömmeyi akıl etsin diye.

📖 Sayfa 210 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Gölgesi binanın etrafında odaklandığı bir duvara yaklaştı, sevdiği kıza sesini duyurmak için fısıldamaya başladı: "Hisset beni. Seni kırdığım için affet. Seni almaya geliyorum, Aslı."

📖 Sayfa 381 · Karakalem, N. İpek Gökdel

"... Ancak bizden istenen şu ana odaklanmamızdır. Geçmişi değiştiremeyiz. Olanı düzeltemeyiz. Geçmişin karanlığına dalan, zaten ölmüş gibidir! Oysa insanın -her ne olursa olsun- yaşaması emredilir..."

📖 Sayfa 318 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Osmanlı Ordusu Viyana'yı kuşatınca Avrupalılar Türkler hakkında yakın bilgi sahibi olmaya başlamış, uzak zannettikleri kültür diplerine kadar sokulmuş, kapılarına dayanmıştı. Kuşatma başarısız olup da Viyana kurtulunca, daha önceleri ölesiye korktukları, adını duyunca titredikleri düşman artık basit bir merak konusuna dönüşmüştü. Kimdi bu Türkler? Nasıl giyinir, nasıl konuşurlardı? Ne yer ne içerlerdi? Avrupalılar arasında Osmanlı giysileri moda olmaya, Mozart'ın tiryakisi olduğu Türk kahvesi davetlerde ikram edilmeye başlamış, oryantalizm akımı görsel sanatları, müzisyenleri etkilemişti.

📖 Sayfa 269 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

HAREM,1646

Anlamı "kutsal, dokunulmaz olan"dı.
Haneden ailesinin iç içe yaşadığı Osmanlı Haremi
yabancı gözlere yasaktı.
Bir zamanlar sarayın en derin sırrı kapalı kutusuydu.
Kim bilir neler yaşandı,saklandı, unutuldu.

📖 Sayfa 145 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

"Bu Türklerin bir ozanı var, çok severim, 'Rızasız bahçenin gülü derilmez' der."

📖 Sayfa 138 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

Zaman, yazmakta olduğu senaryoyu dondurmuş, kalemi elinden bırakmıştı.
Diyetin ödenmesini bekler gibi.

📖 Sayfa 57 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

Yavuz, vücudundaki tılsımlı dövmelerden yayılan ve onu örten ışığa "Görsünler beni," dedi.
Birdenbire tılsımlı dövmelerin parlaklığı söndü, Yavuz salonun ortasında belirdi!

📖 Sayfa 425 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Sana Edgar Allan Poe'nun Kuzgun şiirinden bir parça yolluyorum.
"İpekli, kararsız, hazin hışırtısı mor perdenin
Korkulara saldı beni, daha önce duyulmayan.
Yatışsın diye yüreğim ayağa kalkarak dedim,
Bir ziyaretçidir mutlak usulca kapıyı tıklatan,
Gecikmiş bir ziyaretçi olmalı kapıyı çalan.
Başka kim olur böyle bu zamanda?"

📖 Sayfa 211 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Halil Cibra'nın lafı geldi aklına; "Hakikat en az iki kişiye muhtaçtır; biri onu dillendiren, diğeri onu anlayan."

📖 Sayfa 44 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Gözlerine yerleşen hüzünle kağıda daldı gitti. Onun da cevaplanmasını istediği o kadar çok soru vardı ki...

📖 Sayfa 15 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Biraz ilerlediğinde ruhunu parçalayan aynı telsiz sesini duydu, havasızlıktan inleyen mürettebatın Allah diyen sesi kulaklarında yankılandı. Dumlupınar'ın telsiz başındaki astsubayı Selami'nin tarihe kazınan son sözünü işitti: "Vatan sağ olsun!"

📖 Sayfa 265 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

Mardin, insanın insanlığı böldüğü, birleştirip satır satır yazdığı tılsımlı bir kitaptır.

📖 Sayfa 14 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

Delikanlı Ahmet Hoca'nın kolunu tuttu, kulağına eğildi, "Hocam. Bu tarikat, her ne hikmetse bana dokunamıyorlar ya... yakınımdaki sevdiklerime de dokunamıyorlar. Ama bana bir şey olursa... sizi koruyamam. Kaçın buradan!" diye fısıldadı.
"Yavuz sus!"

📖 Sayfa 319 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Tarikatçılar merakla "Ne yazıyor?" diye sordular. Rehber tercüme etti, "Tabiaattan aldığını tabiata geri ver! Çöle ait olanı çöle iade et! Yavru balinanın emanet kemiklerini annesine geri ver! Belki o zaman sen de ana rahmindeki gibi tamamlanırsın!' yazmış," dedi.

📖 Sayfa 277 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

"Dostuyla uğraşan, düşmanını seçemez,"

📖 Sayfa 242 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Tarikatçılar çaktırdayan duvarlara, başlarına çökmek üzere olan tavana şaşkınlıkla bakarken, delikanlı ayağa kalkmaya çalışıyor, harcadığı gücün etkisiyle her seferinde yere düşüyor, mırıldanmaya devam ediyordu;
"Ecdadın eli bendedir. İçimdeki güç şehit kanıyla yıkanmış toprağın muhafızıdır. Gömlek, geçmişimin gücüdür."

📖 Sayfa 408 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Yavuz aralarındaki Marmara Denizi mesafesi uzaklıkta, Zeytinburnu'nda bir binada bedbaht halde esir tutulan bu üç insana umut vermek için yanıp tutuşuyordu.
"Bana uzağa yakın et. Duvarları aşayım, sesimi duyurayım." Aynı cümleyi defalarca tekrar etti.

📖 Sayfa 380 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Bahsi geçen, tek tanrılı dinlerin en karanlık hikâyesiydi, Deccal'in son savaşı!
Düşmanlık - Depremler - virütik hastalık - kaos - yağma - kıyamet alametleri...

Istanbul'un başına gelebilecekler yüreğine korku saldı, tasavvur ettiği sahneler canını acıttı. Depremler başlamıştı, Ortadoğu coğrafyası karmakarışıktı... Yakında salgın hastalıklar da başlayacak, diye düşündü...

📖 Sayfa 263 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Yaşadığı garip olayları, Karakalem'i, Topkapı Sarayı'nda gömlekler arasında yaşanan akımı, Aslı'yı... Aslı'yı...
Defalarca kez Aslı'yı düşünürken birkaç elli dakika geçivermişti.

📖 Sayfa 178 · Karakalem, N. İpek Gökdel

İstanbul, gece olunca göze güzel görünen geçkin ama mihrabı yerinde Doğulu bir kadın gibiydi.

📖 Sayfa 69 · Karakalem, N. İpek Gökdel

"Dünya bir ülke olsaydı başkenti İstanbul olurdu."

📖 Sayfa 121 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

...bebeğin boynundaki belirgin ize baka kaldılar. Kanatlı bir hilale saplanmış Elif harfi şeklinde bir kılıç!

📖 Sayfa 61 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

Çok heyecanlı bir gece! Gözümde dirhem uyku yok. Bekliyorum.

📖 Sayfa 232 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Galatasaray Üniversitesi'nde Fransızca hazırlık derslerinden birine girmek üzere beş numaralı dersliği bulup en arka sıralardan birine oturdu.

📖 Sayfa 177 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Yavuz, Sarıyer kıyısına doğru yüzerken, "Vatan sağ olsun!" diye bağırdı.

📖 Sayfa 268 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

Acı öyle zannedildiği gibi bedendeki ıstırap değil, ruhtaki parçalanıştır. Acı, kapladığı yüzeyin büyüklüğüne göre artandır. Eğer hayatında büyük yer açtığın biri varsa, onun yokluğu giderek yutar insanı. Hiçleşir, acının kendisi olursun,....

📖 Sayfa 59 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

Şehrin tepesine oturmuş kaleden komşu memlekete Kartallar uçar, buruk rüzgârlar aşkı fısıldar.

📖 Sayfa 14 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

"Sen ilk erkek torunsun. Allah seni hep korusun. Büyük adam ol, bu dünyaya bir faydan dokunsun."
Yavuz "Duydum seni!" diyerek yere çöktü. İlk kez annesinin sesini duymuştu. Boğazında bir yumru, gözlerinde biriken yaşlarla kırmızı mermere çöktü.

📖 Sayfa 360 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Hızla mağaraya doğru yüzdüğü anda kulaklarında çınlayan tiz bir sesle irkildi.
"Kayıpbey, ölü bir kurttan arta kalanlar gibisin, cesetten farkın yok!" diye kahkaha atan Baş Simyacı'nın sesiydi!

📖 Sayfa 323 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

"İlk darbeyi her zaman en çok sevdiğin kişi vuruyor, en çok onun yanında yalnızlaşıyorsun,"

📖 Sayfa 43 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Baş Simyacı Zenon'un sesi kulaklarında vızıldıyor, beyninin kıvrımlarında yankılanıyordu: "Hesaplaşma yakındır! Hesap günü yakındır!"
Sesi susturabilmek, ayağa kalkabilmek için gücünü topladı.

📖 Sayfa 435 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Aklında Yunus Emre'nin, "Kimde bir güzellik var ise ödünçtür," sözleriyle ayağa kalktı.
Artık İstanbul'a dönme vakti geldiğini biliyordu.

📖 Sayfa 379 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Ölüm karşısındaki çaresizlik, kalan duyguları sömürmüş, içini boşaltmıştı. Ağlamak istedi, ağlayamadı.

📖 Sayfa 221 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Karakalem avlunun üzerinde turlar attı ve bir duvarın dibindeki kuyunun başına tünedi.

📖 Sayfa 187 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Aslı'daki hüzün öylesine bir çekim gücü yaratıyordu ki, onun hakkında her şeyi merak ediyor, sadece onunla konuşmak istiyor, onu keşfetmek arzusuyla tutuşuyordu.

📖 Sayfa 179 · Karakalem, N. İpek Gökdel

"Bu dünyada atın ürkeği, insanın korkağı yaşar."

📖 Sayfa 52 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Herkesin uyuduğu saatler Yavuz'un yalnızlığıyla barışma zamanıydı.

📖 Sayfa 19 · Karakalem, N. İpek Gökdel

4 Nisan 1953'te NATO tatbikatından dönmekte olan Dumlupınar Denizaltısı, Çanakkale Boğazı'nın Nara Burnu'nda İsveç bandıralı bir gemiye çarpmış, metrelerce derinde ölümü bekleyen Dumlupınar kahramanları son saniyelerine kadar telsizden yayın yapmışlardı. Kurtarma gemisini kaptanı ile Dumlupınar mürettebatının konuşmalarını duyuyordu Yavuz. Boğulurcasına ağlıyordu. Suya girdiği anda Dumlupınar'da şehit olan 81 Mehmetçik'in son sözlerini tekrar işiteceğini, bu acıya yüreğinin dayanamayacağını biliyordu. Bir süre suyun üzerinde öylece kaldı.

📖 Sayfa 264 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

"Bin Kalleş Akbaba burcuna çıkarsa, bin kıyamet başlar!
Bin kıyamet başlarsa, biner biner yok olur idrak."

📖 Sayfa 134 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

Gözlerinin önünde Küçük Asya'nın tarihinden kesitler akıyordu. Romalılar, ilk Hıristiyanların Anadolu'ya kaçışı, Muş yakınlarındaki Malazgirt ovasında Bizans'ı yenen Alparslan, Konya'ya yerleşen Selçuklular, Moğol İstilası... Osmanlı'nın kurulduğu Söğüt'teki Kayı Boyu toplantıları, İstanbul'un fethi, Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı, Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyetin ilanı...

📖 Sayfa 359 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Benim ideoloji çok net; önce vatan Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet ve daima insan!

📖 Sayfa 385 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Biraz daha ilerlemişti ki sanki kimyası farklı bir alana geldiğini anladı. Bir avuç su aldı, ağzına götürdü. Su tuzlu değil tatlıydı! Dalmaya karar verdiği anda göğüskafesindeki ve sırtındaki tılsımlı dövmelerden gökkuşağı renginde ışıklar sızmaya başladı.
Gülümsedi, "Açıldı," diyerek, suya daldı.

📖 Sayfa 323 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

"Bu arada söyleyeyim, Selamünaleyküm sadece selamlaşmak için söylenmez, o bir dilektir. Allah'ı rahmeti, esenliği sizin üzerinize olsun, demektir. Bilmiyorsan öğren!"

📖 Sayfa 299 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

"Şu illerin taşı bana hiç değmez, ille dostun gülü yaralar beni.
Pir Sultan Abdal."

📖 Sayfa 267 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

SELAHADDİN

Seher yelinin pembesi,
Senin yüzünü de yıkar, benimkini de.

Haddeden süzülmüş nezaket
Havva'nın kızlarına da yaraşır, adam olana da.

Kıyafet gerekmez, edep giyilirse üste başa
İster beyaz olsun tenin ister kara.

Ölüm yakaladığında
Ha o dinden, ha bu dinden,
Ha olmuşsun Sultan, ha fukara.

Azrail tanır mı hiç
Kim inana, kim inanmaya.

Rahmet ise gani gani,
Topumuza.

📖 Sayfa 217 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

"Kendi boşluklarıma eğildiğimde başım dönüyor!"

📖 Sayfa 36 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Kadın evden çıkıp uzaklaştı. Adam kapıyı kapattı. Koca bir duvar örüldü araya. Duvarın üzerinde nemli yosunlar, ayrık otları, zehirli sarmaşıklar bitti.

📖 Sayfa 293 · Karakalem, N. İpek Gökdel

Hesaplar tutsun, takvim hatası olmasın diye gecenin önünde abdest almış, dualar etmiş, hacet namazı bile kılmıştı. Önü kıbleye doğru serilmiş hazırda bekleyen seccadesine adım attı, sabah namazına sığınmak istercesine kollarını bağlayıp, boynunu edeple yana eğdi, "Buyurun cenaze namazıma," dedi.

📖 Sayfa 88 · Karakalem, N. İpek Gökdel

"Yalnızlık, gereksiz sohbetlerle zaman tüketen kalabalıklardan daha bereketli bir çokluk," diye iddia eden bir yazara hak verdi.

📖 Sayfa 31 · Karakalem, N. İpek Gökdel

"Bizler kirlenmemekle değil, temizlenmekle yükümlüyüz." Muhyiddin İbnü'l- Arabî

📖 Sayfa 245 · Kefaret, N. İpek Gökdel

Suya tamamen atladığı anda bedenindeki tılsımlı ayetler, tılsımlı desenler yakamoz gibi ışılladı.

📖 Sayfa 263 · Karakalem III: Muhafızname, N. İpek Gökdel

"Akasyamı ver, gülü al."
"Önce bana kadınımı gönder!"
"Seni hafife almışım Kayıpbey. Madem kargamı çaldın, ben de senin kurdunu aldım. Göze göz... dişe diş. Sırığımı o Arap kurdunun dişlerine teslim edeceksin."
"Önce sen kadınımı geri vereceksin!"
"Sıcak mermerlerden ilerle. Dokuz kat aşağı in. Kıyamet Kubbesi'nin altından geç. Zaman Kapısı'nın önünde dur. Sırığı kurdun ağzına bırakırsan... ben de gülünü toprağına geri bırakırım."

📖 Sayfa 338 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Bulunduğu binanın tepesinden hamamın damına atladı. İçeri girebilmenin tek yolu birinci kubbenin cam fanuslarından birini kırmaktı. Tarihe kıymak! 1584'ten beri ayakta duran yapıya zarar vereceği için o kadar huzursuz hissetti ki... içinden, kubbelerin efendisi Mimar Sinan'dan özür dilemek geldi. "Affet Koca Sinan," dedi.

📖 Sayfa 355 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

"O tarikat cadısını yakalamam şart!"

📖 Sayfa 156 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

"Birader çek arabanı, çıkacağım. Acelem var."
Minibüsün camı açılmadı, içerden cevap gelmedi.
Hızır ağa etrafa bakındı, kimseler yoktu.
"Ya sabır" çekerek kapıya asıldı, kilitliydi.
"Allah Allah. Yasaklamak lazım bu filtreleri! Kimle muhatap olduğun belli değil! Kara çarşafa girmiş Arap kadın gibi! Hop... içerideki! Çek şunu da arabamı çıkarayım," dediği anda minibüsün içinden yükselen garip sesle irkildi. Biteviye, mekanik, hayatında hiç işitmediği bir düzenek sesiydi bu.

📖 Sayfa 85 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

"Aşk; birlikteyken yaşanan, imkânsızlaşınca putlaşan bir duygu."

📖 Sayfa 264 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Her gece saat tam üçte toplanıp eskiden Mescid-i Aksa denen yere... Yani Mebat Tepesi'ne giderler.

📖 Sayfa 232 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Derken bir sabah Selahaddin Sultan kuşattı, alın yazımı.
Kudüs'ün kapısında Müslüman bir ordu!
Haçlıların vicdansızlığına gem vurmaya gelmişler.
Dedim ki, "Boş versinler Haçlıları! Dünya elden gidiyor, durduramazlarsa Tapınakçıları!

📖 Sayfa 231 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

"Bir süre rahat bırakırlar beni, didiklemezler,"

📖 Sayfa 43 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Mevlâna Celaleddin-i Rumi'nin beyitlerini mırıldanmaya başlamıştı. "Neye nasıl bakarsan, o da sana öyle bakar. İnsanı ateş değil, kendi gafleti yakar; herkeste kusur görür, kendisine kör bakar. Neye nasıl bakarsan, o da sana öyle bakar."

📖 Sayfa 27 · Karakalem II, N. İpek Gökdel

Aynı cümlelerle yazılmış tek bir mesaj yedi kez yollamış, peşine bazı fotoğraflar eklenmişti.
Açıp okudu: "Libasyon nedir bilir misin Yavuz? Antik dünyada insan kanı akıtılarak adak adanırdı. Kurbanın kanı kutsaldı. Bana gelmediğin her gün, sunağımda kan akıtıp kabımı dolduracağım. Sende olanlara kan borcum var. Tılsımın iki parçasını ve gömleği bana getir, kanı durdur."
Korkut'un gönderdiği fotoğraflara baktı. Aslı'nın, Ahmet Hoca'nın, Güneş'in halleri canını öylesine acıttı ki yere çöktü.

📖 Sayfa 379 · Karakalem, N. İpek Gökdel

... İçimizdeki sesler, dışarı dökülenlerden güzel, diye düşündü.

📖 Sayfa 303 · Karakalem, N. İpek Gökdel
Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Her sözün altında alındığı eser belirtilmiştir.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4