
İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal'ın 240 sayfalık eseridir. İlk kez 1992'de yayımlanmıştır. Bu derlemede İntibah ve Vatan Yahut Silistre'den en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.
İntibah ve Vatan Yahut Silistre'den En Beğenilen Alıntılar
"Nasıl çıldırmadın, hayretteyim hâlâ sevincimden
📖 Sayfa 51 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Lisanından 'seni sevdim' sözün gûş ettiğim demler."
"Yetmez mi temâşâ-yi cemâl de sunarsın
📖 Sayfa 53 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Ey âşık-ı mihnet-zede buldukça bunarsın "
Ah, gönlümde ne ateşler yanıyor! Ciğerime ne hançerler vuruluyor? Gözümden ne zehirler akıyor! Bileydi, belki, beni böyle bırakacağına, acır da öldürür, öyle giderdi!
📖 Sayfa 187 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Aşk bir hastalık gibidir, birden gelir ve hiç gitmez.
📖 Sayfa 69 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Eğer bülbül gerçekten sevdalıysa, bu özgürlüğe olan sevdadır.
📖 Sayfa 14 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
İnsan, vatanının ayaklar altında çiğnendiğini görürse,yaşamaz! İnsan, velinimetinin ayaklar altında çiğnendiğini görürse, uaşamaz! Velinimetini ayak altında görüp de yaşayan, köpekten alçaktır!
📖 Sayfa 189 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
-Pekala! Siz de, bizim gibi, vatan yolunda ölmek istiyorsunuz. Gayretiniz Allah'ın yanında boşa gitmez. Hayatınız giderse, adınız kalır. İnsan olana, öldükten sonra bir güzel ad bırakmak belki hiç ölmemekten hayırlıdır. Gönlünüzü sağlam tutun, ölümden korkmayın ki, korksanız da, korkmasanız da elbet bir gün gelir, sizi bulur! Kurtulamayacağınız şeyden kaçmak, insana yakışmaz!
📖 Sayfa 197 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Tuhaf bir yaratıktır insanoğlu, zaman geçtikçe her şeye alışır, buna karşılık alışamadığı her şeyden korkar. Hatta bazen öylesine korkar ki, ölümü bile kabullenir.
📖 Sayfa 32 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Bana göre dedi Mahpeyker, insan dünyaya bir kez geldiği gibi tüm yaşamı boyunca da gerçek olarak bir kez sever. Ötekiler geçici bir hevestir.
📖 Sayfa 122 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Ah, daima o! Gözümde o!, hayalimde o!, aklımda o! O! O! O!
📖 Sayfa 177 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
(Vatan yahut Silistre'den)
Âmalimiz, efkarımız ikbal-i vatandır
📖 Sayfa 194 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
İşte sen can, ben vücut! Sen muhabbet, ben gönül! Sen güzellik, ben aşk!
📖 Sayfa 180 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
".. Allah büyüktür , Vatan kutsaldır ..!.."
İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Son pişmanlık yarar sağlamaz.
İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
"Sevdiğini üzmek istemiyorsan, sakın doğruyu söylemekten sakınma. Gerçekği gizleme! Çünkü o gizlediğin gerçeği, sevdiğin kişi ilerde öğrenecek olursa, senin şu anda korktuğundan çok daha fazla üzülür..."
📖 Sayfa 45 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
"Sevdiğini üzmek istemiyorsan, sakın doğruyu söylemekten sakınma. Gerçeği gizleme! Çünkü o gizlediğin gerçeği, sevdiğin kişi ilerde öğrenecek olursa, senin şu anda korktuğundan çok daha fazla üzülür..."
📖 Sayfa 34 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
İnsan dünyaya bir kez geldiği gibi, tüm yaşamı boyunca da gerçek olarak bir kez sever. (İntibah)
📖 Sayfa 122 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
İnsanoğlu, adımlarını hep mezardan uzaklaşmak için atar. Ama yine de attığı her adımla mezara daha çok yaklaşır...
📖 Sayfa 39 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Ne derler:
📖 Sayfa 172 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
"Son pişmanlık yarar sağlamaz "

Yeşil, dünyamızda en sevilen renktir. Yeşilden daha güzel, başka bir renk olabilir mi? Ve bahar günlerinde yeryüzünün tamamı yeşile bürünür.
📖 Sayfa 13 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
(Kendilerini insan sanan, gerçekte ottan sadece istediklerinde istedikleri yere gidebilen, kısacası yalnızca yer değiştirme farkı bulunan bazı beyler de, karşılaştıkları hanımlara yeşillenmek için uğraşırlar.)
Ya Rabbi! Ya Rabbi! İnsanın, yüzü gibi, gönlünü de meydanda yarataydın ne olurdu?
📖 Sayfa 178 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Hemen tüm hastalıklar geceleri daha şiddetlenir. İşte aşk da tedavisi güç bir hastalıktır.
📖 Sayfa 70 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
"Halka söylemekten bile utanacağın bir işi yapmaktan nasıl utanmazsın? Sen herkesten daha alçak bir kişi misin ki, yaptığın herhangi bir işi başkalarının bilmesinden utanıyorsun."
📖 Sayfa 34 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır
📖 Sayfa 195 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Tuhaf bir yaratıktır insanoğlu, zaman geçtikçe her şeye alışır buna karşılık alışmadığı her şeyden korkar.
📖 Sayfa 29 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
İnsan, uygarlık evreninin tüm nimetlerinden ne denli yararlanırsa yararlansın, ne denli rahatlığa ulaşırsa ulaşsın, yine de ilkel insanlar gibi otların üzerine oturma zevkini bir türlü unutamıyor.
📖 Sayfa 19 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Ne bileyim ben böyle her şeyi düşününce her şey de beni düşünür sandım.
İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Heyhat, her gün içimizde doğan emellerimizin yüzde kaçı, hatta binde kaçı gerçekleşme şansına sahiptir?
📖 Sayfa 31 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Ya Rabbi! İnsanın yüzü gibi gönlünü de meydanda yarataydın ne olurdu?
📖 Sayfa 178 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
İnsanoğlu, adımlarını hep mezardan uzaklaşmak için atar. Ama yine de attığı her adımla mezara daha çok yaklaşır... Her soluğunu ömrünü uzatmak için alır, ama alınan her soluk, kendi ömründen bir solukluk zaman harcar.
📖 Sayfa 28 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Vatan sizden hoşnuttur. Şu taşlar, Topraklar gösterdiğiniz gayreti bilseydi Araya araya evladını bulmuş anneler gibi vücudunuza dokundukça duyduğu sevinçten ferahlıktan parpar titrerdi
📖 Sayfa 239 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
“İnsanoğlu, adımlarını hep mezardan uzaklaşmak için atar. Ama yine de attığı her adımla mezara daha çok yaklaşır. Her soluğu ömrünü uzatmak için alır ama alınan her soluk, kendi ömründen bir solukluk zaman harcar.”
İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
İnsan ne denli genç olursa olsun bir kadını sevmeye başlayınca tüm çocukluğundan sıyrılır birden. Erkeklik çağına girer. Enerjisi artar. Her şeyi yapacağına inanır. Dünyada başaramayacağı bir şey yoktur.
📖 Sayfa 59 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
"Gel ey fasl-ı bahârân, mâye-i ârâm ü hâbımsın
📖 Sayfa 13 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Enis-i hâtırım, kâm-ı dil-i pür ızdırabımsın."
Günümüz Türkçesi ile:
Gel ey bahar mevsimi, uyku ile dinlenmenin mayasısın
Hatıramın dostu, ızdırap dolu gönlümün gamısın.
Acaba, birbirinden ayrılmış da telef olmuş iki kimsesizin toprağını havada birleştirecek kadar olsun, feleğin insafı yok mudur?
📖 Sayfa 183 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
İlkbaharın en güzel tarafı çimenlerdir. Hani çok oldukları için gözlerimizin alıştığı ve bu yüzden küçümsediğimiz çimenler...
📖 Sayfa 13 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
“Sevdiğini üzmek istemiyorsan sakın doğruyu söylemekten sakınma. Gerçeği gizleme! Çünkü o gizlediğin gerçeği, sevdiğim kişi ilerde öğrenecek olursa senin şu anda korktuğundan çok daha fazla üzülür...”
İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Oğlundan hakaret gören Fatma hanım birkaç gün içinde çökmüştü. Çünkü oğlundan başka bir dayanağı yoktu. Aralarında geçen Bu üzücü olaydan sonra artık onun eve döneceğini sanmıyordu. Dönse bile aralarına bir soğukluk girmişti. Eski ana oğul içtenliğini canlandırma umudu yoktu. Her er şeyin tadı, tuzu kaçmıştı.
📖 Sayfa 107 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Sevgili oğlu Ali ölmemiş, ama bilinmeyen bir aleme göç etmişti.
Dünyada bir anne için, oğlunu canlı canlı yitirmekten daha kötü bir şey olur muydu?

“Ah sen, vatanını düşündükçe ne kadar büyüyorsan ben de seni düşündükçe gönlümde o kadar büyüklük görüyorum.”
İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Güller, yabancılarla karşılaşınca ağaçların arkasına saklanan fidan boylu tazeler sanılır. Rüzgar çıktıkça, gizlendikleri yerden çıkarak, dudak dudağa gelirler birbirleriyle. Rüzgar tersine esince, yine eski yerlerine dönerler. Arkasından da birbirlerine hasretle bakışırlar, gülümserler.
📖 Sayfa 14 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Ya laleler... Baharın içkisiyle sarhoş olan laleler. Sanki daha geceden başlamışlar, çimenlikte kurdukları içki sofrasında içmeye. Ve sonra sızmışlar, bu eğlencenin sonunda. Lalelerin hepsi, şarapla dolu olan kadehlerini yanıbaşlarına bırakıvermiş. Rüzgar estikçe çeşitli biçimlerde duran kadehler kâh eğriliyor kâh doğruluyor.
📖 Sayfa 14 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Rüzgar süt emme çağındaki yavrusunun uykusunu izleyen bir annenin nefesinden bile daha hafif esmekteydi
📖 Sayfa 24 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Ama ülkemizin de, insanlarımızın da durumu belli. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovuyorlar. Arkadaşlar, dostlar arasında da gerçekleri dosdoğru ve içten söylemek, çoğunlukla hoş karşılanmıyor. Buna karşılık, eğlence gibi yalın konularda bile, insanın beğenmediği bir şeyi beğeniyormuş gibi ikiyüzlülük yapması, insanlar tarafından hoşnutlukla karşılanıyor.
📖 Sayfa 26 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Tuhaf bir yaratıktır insanoğlu, zaman geçtikçe her şeye alışır, buna karşılık alışmadığı her şeyden korkar. Hatta bazen öylesine korkar ki, ölümü bile kabullenir (Herhalde ölüm, insana yaşam boyunca bir kez geldiği için alışılması mümkün olmayan bir şeydir ve bu yüzden tüm insanlarda vardır ölüm korkusu.).
📖 Sayfa 32 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Ama ülkemizin de insanlarımızın da durumu belli. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovuyorlar.
📖 Sayfa 26 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
“Sesinin yankısı hâlâ kulağımda, etkisi hâlâ yüreğimde duruyor!”
İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Osmanlı adı her duyana lerze-resândır,
📖 Sayfa 195 · İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Ecdadımızın heybeti ma'ruf-i cihâddır.
Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır.
Gavgada şehadetle bütün kâm alırız biz!
Osmanlılarız, can veririz, nâm alırız biz!
Tuhaf bir yaratıktır insanoğlu, zaman geçtikçe her şeye alışır, buna karşılık alışmadığı her şeyden korkar. Hatta bazen öylesine korkar ki, ölümü bile kabullenir.
İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Kim bilir? En güzel çiçeklerin arasında yılan bulunuyor...
İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Ya Rabbi! Ya Rabbi! İnsanın, yüzü gibi, gönlünüde meydanda yarataydın ne olurdu?
Yaktın ey ateşzen-i aram yanmış gönlümü
İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Nev-heves kıldın şu kendinden usanmış gönlümü.
(Ey erinci yakan sevgili, gönlümü yaktın.
Şu kendinden usanmış gönlümü yeni hevesler ister hale koydun)
Sıkça Sorulan Sorular
İntibah ve Vatan Yahut Silistre kimin eseridir?
İntibah ve Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1992'de yayımlanmıştır.
İntibah ve Vatan Yahut Silistre kaç sayfadır?
İntibah ve Vatan Yahut Silistre, 240 sayfadır (Morpa Kültür Yayınları baskısı).
İntibah ve Vatan Yahut Silistre'nin en ünlü sözü nedir?
“"Nasıl çıldırmadın, hayretteyim hâlâ sevincimden Lisanından 'seni sevdim' sözün gûş ettiğim demler."”