
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın kaleme aldığı Namusla Açlık Meselesi, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. İlk kez 1972'de yayımlanmıştır. Namusla Açlık Meselesi okurlarının en çok işaretlediği bölümler, sayfa numaralarıyla aşağıda.
Namusla Açlık Meselesi'den En Beğenilen Alıntılar
Aslında çok yaşadık. Kurtların içinde ceylan masumluğuyle yaşanmaz.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Damarlarından satırlarına titremeler akıtmak istedi.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Oh, ben ölmek istemem. Ne vakit öleceğiz?
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Ne vakit yaşamamız biterse.
"- Anne, biz bugün ne yiyeceğiz?
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
- Ziftin pekini...
Kocakarı baygın baygın geğirerek:
- Ziftin pekini mi? Onu da bulamayız kızım, şimdi kim bilir okkası kaçadır?"
— Bey, nereye savuşuyorsun?
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Eyvah, uyandın mı?
— Ah, ne insafsızsın Bey, yine usulca sıvışacaksın.
— Bana hâlâ Bey demeye sıkılmıyor musun Hanım?
" Cenab-ı Hak,huzurunda inançla titreyen ruhun dileğini geri döndürmez. "
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ne talihsiz başım varmış.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
- Bey, nereye savuşuyorsun?
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
- Eyvah, uyandın mı?
- Ah, ne insafsızsın Bey, yine usulca sıvışacaksın.
Neler vaat ettiler, bak sonra bizi ne duruma getirdiler?
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Bu haline bakma onun, domuz gibi aklı vardır.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Bir hırsız gibi kimseye görünmeden evden kaçmak istiyordu.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Önce kendine güveniş
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sonra tam bir direniş...
Bütün mucizeler işte bu iki güzel huydan doğar.
... hangi şeyi memleketin bütçesine, gerçek ihtiyacına, sağduyuya uydurarak yaptılar?
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Nefi'iyi boğan, Şinasi'nin mezarını kaybeden insanlar onu mu düşüneceklerdi.
📖 Sayfa 287 · Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Doğa çok zalimdir ama eşitçidir. Yaşayan her yaratık bu sonuca doğru yürüyor. Biz sıramızı savıyoruz. Bugünün gençleri yarının yaşlılarıdır. Her şey geçici, her iki devir de bir ışık yanıltmacı.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Böyle zamanda gençlikten, güzellikten iyi sermaye mi olur?
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Doğa çok zalimdir ama eşitçidir. Yaşayan her yaratık bu sonuca doğru yürüyor. Biz sıramızı savıyoruz. Bugünün gençleri yarının yaşlılarıdır. Her şey geçici, her iki devirde bir ışık yanıltması. Başka bir şey değil.
📖 Sayfa 285 · Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Cenabı Hak, huzurunda inançla titreyen ruhun dileğini geri döndürmez. Kalplerimizi bu kutsal titremeye kadar yükseltmeliyiz.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
...kendini aynada görmekten iğreniyordu.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Unutulmaktan pek çok korktuğu için her söz arasına varlığını sıkıştırmak çaresini bulur.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Cenabı Hak, huzurunda inançla titreyen ruhun dileğini geri döndürmez. Kalplerimizi bu kutsal titremeye kadar yükseltmeliyiz. Bizi kurtaracak ibadet budur.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Şimdi kutsal vatanın bağrında ateş tütüyor.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Ruh nedir, Beybabacığım?
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Ah kızcağızım, en büyük akılların eremediği Allah'ın bir sırrıdır.
Hiç unutamadığı bir gerçek vardı. Her günün geçim ihtiyacı.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Umutsuzluğunu yenmek gerekti.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
«Karnımın içinde çırılçıplak küçücük bir insan var. Bu sıkıntılı yaratılış yerinin pek dar kapısından bu geniş dünyaya nasıl çıkacak? Akıl alacak şey değil. Çıldıracağım...»
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Nef'iyi boğan, Şinasi'nin mezarını kaybeden insanlar onu mu düşüneceklerdi?"
📖 Sayfa 31 · Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Yüzünün aşağı kısmını çerçeveleyen top sakalında bir çeşit tatlılık var.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Şimdi günah işlemeden kimsenin karnı doymuyor. Gazetecisi, bakkalı, çakkalı, tüccarı hep böyle yapmadılar mı? Neler vadettiler bak sonra bizi ne hale getirdiler? Onlar alyon oldular biz dilenci... Herkes nesi para ederse onu satıyor.
📖 Sayfa 6 · Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Allah’a yalvar Allah’a! Başka yerden umudumuz kalmadı.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Aman Allah, ne günlere kaldık. Sekiz yaşındaki çocuklar haydut oldu. Biz küçüklüğümüzde körebe, saklambaç, köşe kapmaca, misafirlik oynardık. Şimdikiler eşkıyalığa özeniyorlar.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Nefiy'i boğan, Şinasi’nin mezarını kaybeden insanlar onu mu düşüneceklerdi?
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Ağlama, yüreğim yufkadır.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Ah, şöyle biraz insafa gel, filozof ol, karıcığım. Ben de ucuzluğa aldandım da bu haltı ettim. Bundan sonra helalinden çocuk yapmaya cesaret edecek erkeğin ben alnını karışlarım.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Vah vah vah... Aç, çıplak oturuyoruz da hâlâ fukaralığı üzerimize konduramıyoruz.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Açlıktan kırılan ailenin genç güzel kızı fahişelik yaparak baba evini geçindirmeye başladı, savaş yıllarında Anadolu ailelerin çoğu öyle yapardı... Bu, namusla açlık meselesi...
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Halkı eğlendirmek, aldatmak, ziyana, günaha sokmalı ki ceplerin dolsun. Efendi, âhır zaman oldu âhır zaman...
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Herkes nesi para ederse onu satıyor...
📖 Sayfa 27 · Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

...kaba, saygısız, insafsız yeni kuşağın içinde kendini şapşal giyinişi, pos bıyıkları, buruşuk süratiyle zavallı bir yabancı memlekete düşmüş kimse sandı.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Ümmeti Muhammed, yanıyoruz!
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ah insanlar, ne acıklı, gülünç görünüşler.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Gülünecek şeylere şimdi ağlıyorum.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Tehlikenin büyüklüğü ruhumuzu sarsarsa kudretimizin on kat üstünde mucizelere atılır, Allah'ın yardımıyla başarırız.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Düşmez kalkmaz bir Allah.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Biraz daha bu kahpe yaygaraları dinlersem bana da inme inecek. Onu Azrail’den önce sen öldürdün be kadın!
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Benim gibi Beyin Hanımı da elbette senin gibi olur.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Şimdi kutsal vatanın bağrında ateş tütüyor. Düşman her yere od (ateş) koymuş.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Şimdi günah işlemeden kimsenin karnı doymuyor. Gazetecisi, bakkalı, çakkalı, tüccarı, bulgurcusu hep böyle yapmadılar mı?
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Doğanın bu hususta kadınlar için ne kadar haksızlık ve insafsızlık ettiğini biliyor musun? Bütün acılan bize çektiriyor. Size düşen yalnız tat almak...
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Efendi, âhır zaman oldu âhır zaman...
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Küçük oğlan evde otura otura arsız oldu.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— ötekiler okula gidiyorlar da bilgin mi oldular?
— Benim dinlemeye gücüm yok.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Ay, neden?
— Çünkü hepsini biliyorum. Bildiğim şeyleri niye dinleyeyim? Senin ağzına, benim kulaklarıma yazık değil mi?
Esmer, kalın dudaklı, kara kartal gözlü, koca kafalı, inatçı bir yaramaz.
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sıkça Sorulan Sorular
Namusla Açlık Meselesi kimin eseridir?
Namusla Açlık Meselesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1972'de yayımlanmıştır.
Namusla Açlık Meselesi kaç sayfadır?
Namusla Açlık Meselesi, 64 sayfadır (Atlas Kitabevi baskısı).
Namusla Açlık Meselesi'nin en ünlü sözü nedir?
“Aslında çok yaşadık. Kurtların içinde ceylan masumluğuyle yaşanmaz.”