
Nicole Bacharan'ın eserlerinden süzülen bu sözler, okur beğenisine göre bir araya getirildi. Toplam 100 söz, kaynak eserleriyle birlikte aşağıda.
En Beğenilen Nicole Bacharan Sözleri
Yaşamı boyunca ortaya hiçbir şey koymamış olsa bile, erkeğin üstünlüğü, zorbalığı, kendinden eminliği, ne kadar başarılı olursa olsun bir kadından daha değerli bulunur. Bütün bunlar çocukluktan itibaren, en azından manevi düzeyde, insanı yok eder, öldürür. Tabii daha sonra ayrımcılık daha da ileri gider, fiziksel şiddete ve hatta sizin de dediğiniz gibi ölüme kadar varabilir.
📖 Sayfa 30 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Kadınlar gerek miras hakkı gerekse evlilikteki yasal mal rejimi konusunda çok dezavantajlı konumdadır. Yaşanılan çağa, ülkeye ve bölgeye göre adetler değişmekle birlikte, kadınlar hemen her zaman kaybedenler tarafındadır.
📖 Sayfa 74 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Kadınlar eskiden beri tarlalarda çalışıyorlar; evle, mutfakla ve tabii ki çocuklarla ilgileniyorlar. Örüyorlar, dikiyorlar, yıkıyorlar, bakıyorlar... Herhangi bir zamanda yaşamış herhangi bir insan topluluğunun, kadınların yaptıkları işler olmadan yaşamını sürdürebilmesi mümkün değil.
📖 Sayfa 143 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
İnsan toplumları, kadın erkek ilişkisi hakkında sabit ve özdeş bir imge sunmazlar. Temelde büyük bir birlik olsa da, çeşitlilikler, uyuşmazlıklar vardır.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Düşünce yetisi ne kadar gelişmiş olursa olsun, insan içinde yaşadığı toplumun ve çağın sınırları içinde kalıyor ve kör noktaları fark edemiyor.
📖 Sayfa 43 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Kadınlar için önemli risklerden biri, bilgiyle üreme arasında, yani kitap ile çocuk arasında seçim yapma imkanı olmamasıdır.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Kadınlar için en önemli risklerden biri, bilgi ile üreme arasında, yani kitap ile çocuk arasında seçim yapma imkânı olmamasıdır!
📖 Sayfa 190 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Zamanda ne kadar geriye gidersek gidelim, cinsiyet ayrımının ezelden beri bir hiyerarşi olarak görüldüğünü fark ediyoruz. Erkek daha iyidir, kadın onun kadar iyi değildir. Bütün bunlar sona erdi mi dersiniz? Açıkça görüyoruz ki hayır! Hala gidilecek çok yol var.
📖 Sayfa 185 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
"Asilce yaşamak, hiçbir şey yapmadan yaşamaktır."
📖 Sayfa 150 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Küçük kızlar uslu olmaları, kavga etmemeleri, sakin kalmaları öğütlenerek “terbiye edilir.” Genellikle kız çocuklarına aktarılan kadın imajı bütünüyle yatıştırıcıdır; kavga olumlanmaz, çocuklarda görülebilen normal şiddet davranışları yalnızca oğlanlara bırakılır. Bir kız fedakâr ve teselli edici olmalı, boyun eğmelidir; erkek çocuk ise kendini kanıtlamalı, mücadele etmelidir. Oysa bırakılsa mücadele isteği kızlarda da vardır!
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Erkekler namuslarını kızlarının, kız kardeşlerinin, eşlerinin bedeniyle özdeşleştirdikleri için, bugün bile kadınlar dövülüyor, hatta öldürülüyor. İçinde bulunduğumuz "gelişmiş toplumlarımız" bile bu tür geriye dönüşlerden kurtulabilmiş değil.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
-Özel bir bilgiye sahip olan kadınlar yok mu?
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
- Evet, şaman kadınlar, ebeler var tabii… Ancak burada sınırlı, belirli bir konuyla ilgili bilgiler söz konusu. Daha genel anlamıyla bilgi erkeklerin tekelindedir. Kadınların kapatıldıkları ve ev yaşamının dışında kalan bu bilgiye ulaşması istenmez. Kadın cahil bırakılır, vesayet altında tutulur ve onun için biçilen yazgıyı kabul etmeye zorlanır. Kaderinde çocuk -özellikle de erkek çocuk- doğurmak, sonra da bu çocukları besleyip büyütmek vardır.
Resimde de, aynı müzikte olduğu gibi kadınları sanatı bir eğlence olarak ve aile içinde gerçekleştirmeleri bekleniyordu. Genç kızların karakalem taslakları çizmesi hoş bir şeydi, ileride çocukların resmini çizebilir, yakınlarına hediye edebilirlerdi. Resimlerin sergilenmesi ve kızların saat okullara gitmesi söz konusu bile değildi ( 1900 yılına kadar kızlar konservatuara alınmadılar).
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Norveç'te bir konferansta sosyologlar kendilerine şu soruyu sordular: "Baba olmak ve çalışmak, dengeyi nasıl kurmalı?" Bu sorunun sorulması bile başlı başına bir devrim niteliği taşıyor!
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Bir kadının doğasının ve bir erkek doğasının bulunduğuna yönelik bu inanış şüphesiz kültüreldir ve kültürel olarak aktarılır. Bence her iki cinste de kişiyi kıskanç, müsrif, aklı havada veya aksine hoşgörülü, tutumlu, ciddi vb. olmaya yatkın hale getiren bir şey yoktur. Yatkınlığı ve davranışların aktarılmasını sağlayan, bir cinsin diğerine üstünlüğünü haklı çıkaracak biyolojik bir özellik yoktur. Farklılıklar bireyseldir. Cinsiyetlerden biri veya diğer için tipik olduğu düşünülen farklılıklar ise, büyük ölçüde kültür tarafından nesile nesilden nesle aktarılmıştır
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
"Annelik ancak bilinçli olduğunda yücedir ve ancak istendiğinde hoştur. İçgüdüsel olarak ya da mecbur kalındığı için anne olmak, ancak hayvansal bir işlev veya çetin bir sınavdır,"
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Duru, beyaz, saf olmalı, makyaj yapmamalı, parfüm sürmemeliydi. Sessiz, kokusuz, hatta tatsız olmalıydı. Söz dinlemeli ve babasının seçimine boyun eğmeliydi.
📖 Sayfa 68 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Çocuk doğurdukları için kadınlara mesleki yönden özürlü gözüyle bakmaktan vazgeçilmelidir. Çocuksuz bir toplum olabilir mi? Böyle bir toplum nereye gider? Hayır, çocuk yalnızca kadınların sorunu olmamalıdır.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Kadınların siyasetten uzak tutulduğu bir ülkede demokrasiden bahsedilemez.
📖 Sayfa 225 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan

Oğlanlara öğretiliyor, kızlar ise eğitiliyor. Oğlanlar büyüdüklerinde seçkinler arasında yerlerini alacaklar, o yüzden de bilgiye erişmeleri şart. Geleceğin bilim ve din adamlarına akademik ve dini bilgiler; geleceğin askerlerine askeri bilgiler; geleceğin tüccar, zanaatkar ve sanatçılarına mesleki bilgiler öğretiliyor. Kızların geleceği ise zaten baştan çizilmiştir: Onlar geleceğin ev kadınları, eşleri ve anneleridir.
📖 Sayfa 59 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Kendi köşesine çekilmek isteyen kadınlar için sanat ve edebiyat da bir çeşit sığınak olabilirdi. Oysa bu hiç de kolay değildi ve kadınlar sanatçı olarak kendini kabul ettirmekte çok zorluk çektiler. Kadınları nesneleştirmek veya fantezilerle sınırlandırmak tercih ediyordu…
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Farklılıklar bireyseldir. Cinsiyetlerden biri veya diğeri için tipik olduğu düşünülen farkliliklar ise, büyük ölçüde kültür tarafından nesilden nesile aktarılmıştır.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Erkekler namuslarını kızlarının, kız kardeşlerinin, eşlerinin bedeniyle özdeşleştirdikleri için, bugün bile kadınlar dövülüyor, hatta öldürülüyor.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
İnsan kendi kendisini değiştirmeden yeni kuşakların değişmesini beklememeli.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Demek kadınları tahakküm altına almada yararlanılan araçlar şunlar: Bağımsızlığın kısıtlanması, bilgiden yoksun bırakma, ev hizmetine mahkum etme. Dolayısıyla güçten ve otoriteden de yoksun bırakma. Bütün bunlara bir de aşağılama durumu ekleniyor.
📖 Sayfa 13 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Annelik ezelden beri dünyanın her yerinde kadının kimliğini oluşturmuş, yerini, işlevini, kaderini belirlemiş... Doğum kontrolü yapılamayan dönemlerde, kadınlar ya hamilelermiş veya bebek emziriyorlarmış. Bu yazgı aynı zamanda bir güç kaynağı da oluşturmuş. Erkekler bu güce saygı göstermiş ve bu güçten çekinmişler. Babalığın tek koşulunun kadının karnından geçtiğini, düşledikleri oğlan çocuğunu yalnızca kadınların kendilerine verebileceğini biliyorlarmış.
📖 Sayfa 86 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
- Tecavüze uğrayan kız şikâyette bulunabiliyor mu?
📖 Sayfa 124 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
- Kendini korumayı başaramayan kız suçlu bulunuyor. Hep zaten dünden razı olduğundan şüpheleniliyor, "Kendisi istedi!" deniliyor. Şu veya bu şekilde olaydan kız sorumlu tutuluyor; "O sırada orada ne arıyordu, böyle bir yerde ne işi vardı?" diye düşünülüyor.
Kadınların erkeklere özgü bir giysi olan pantolonu giymeleri yasaktı. Kadının pantolon giymesi, erkek rolünü gasp etmesi demekti ve bu kabul edilemezdi! 19. yüzyılda Paris emniyet müdürü, pantolon giymeye ihtiyacı olan kadınların emniyet müdürlüğüne yazılı talepte bulunmalarını şart koşmuştu.
📖 Sayfa 67 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
İnsan kendini değiştirmeden yeni kuşakların değişmesini beklememeli.
📖 Sayfa 215 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Yazılı ve resmi kuralları biliyordum ama cam tavanlardan, konformizmin ağlarından veya bazen aldatıcı olabilen özgürleşme kavramının kaygan zemininden habersizdim.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
-Bir erkeğe ait olmayan kadın hep tehlike olarak görülmüş
📖 Sayfa 123 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
ama aslında asıl tehlikede olan kadın ...
Bazı farklılıkların olduğunu kabul etmeliyiz ama bu farklılıkları dayatmaktan veya daha da güçlendirmekten de kaçınmalıyız.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Sanayi Devrimi'yle "içerisi" ve "dışarısı" tamamen birbirinden ayrıldı. Eskiden karıkoca kendi evlerinde yan yana çalışıyorlardı. Devrim sonrasında işçi, maaşını "dışarıda" kazanır hale geldi. Maaşlı işçinin aynı zamanda kendi evinin "içi" ile de ilgilenmesi gerekti. Halk arasında kadınların çalışmasına olumsuz bakılmıyordu ama "gerçek" maaşın babanın maaşı olması, babanın karısını ve çocuklarını geçindirmeye yetecek maaşı kazanabilmesi gerekiyordu. Kadınlar biraz para kazanabilirlerse, bu ancak "yardımcı" maaş olabilirdi.
📖 Sayfa 149 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Fransız Devrimi sonrasında kilise, kadınların "kontrol altında tutulmasında" günah çıkaran rahiplere çok bel bağlamıştır. 19. yüzyılda Michelet gibi cumhuriyetçiler, kadınların üzerinden ailelerin içinde neler olup bittiğini öğrenmeye çalışan bu rahiplerden çok rahatsız olmuşlardır.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Sünnet edilmeyen kızlar "temiz" değildir, koca bulamazlar ve kötü yola düşme riskiyle karşı karşıya kalırlar.
📖 Sayfa 34 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Bizler, hepimiz, insanlığın kaderinde ortaya çıkan en büyük devrimin mirasçılarıyız: Doğum kontrolü sayesinde kadınların karnı nihayet erkek egemenliğinden kurtulabildi. Ancak bu özgür kadınların alanı henüz çok dar!
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Yaratı geniş anlamda Söz’dür, Tanrı’dır. Dünyada yeni bir şey yaratmanın tanrısal, kutsal bir yönü vardır. Başlangıcı tek yaratıcı Tanrı’dır. Eğer bu gücün temsilcisi olarak birini görevlendirdiyse, bu ancak yaratılanların en asili, yani erkek olabilir.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Doğu Afrika'da yakın zamanlara kadar dikiş ve dokumacılık erkeklere ayrılmış görevlerdi.
📖 Sayfa 7 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan

Anneler oğullarına ve kızlarına farklı davrandıklarını genellikle kendileri de kabul edeceklerdir. Çoğu anne, bulaşığı yıkamasını oğlundan değil de kızından istemeye eğilimlidir. Oysa biz kadınlar bulaşıkta erkeklerden daha yetenekli değiliz! İnsan kendi kendisini değiştirmeden yeni kuşakların değişmesini beklememeli.
📖 Sayfa 215 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Düşünce yetisi ne kadar gelişmiş olursa olsun, insan içinde yaşadığı toplumun ve çağın sınırları içinde kalıyor ve kör noktaları fark edemiyor. Hepimizin kör noktaları var, bu kaçınılmaz. Diğer yandan, zamanlarında hakim olan söylemin tamamen zıddı olan görüşleri mantık adına savunan nadir insanlara, savları ne kadar mantıklı olursa olsun pek kulak asılmamıştır.
📖 Sayfa 43 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Yıllar yılı ev kadınları için "çalışmıyor" denildi. Karşılıksız olarak ev işlerini yapmaları "doğal", "toplumsallaşma dışı" olarak görüldü ve ekonomik sisteme dahil edilmedi. Bu iş aile için yapılıyordu. Bununla birlikte bu eski şemalar yavaş yavaş değerini yitirmeye başlamış durumda, çünkü teknolojik gelişmeler sayesinde ev işleri büyük oranda azaldı.
📖 Sayfa 216 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Yeni bilimsel gözlemler, erkeğin kadının içine küçük bir tohumcuk yerleştirmediğini ve kadının da erkeğin yerleştirdiği çocuğun buyüdüğü bir tarla olmadığını anlamamızı sağladı. Çocuk iki üreme hücresinin, yumurtanın ve spermin birleşmesinin ürünüdür.
📖 Sayfa 51 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Uzun yıllar, istenmeyen çocuğun baştan atılması konuşmaya değer bulunmadı. Yeni doğmuş bebek insandan sayılmıyor, "döl” diye bahsediliyordu ondan. Kadınlar sıkça bebeğin zaten ölü doğduğu" bahanesini öne sürüyorlardı. Çok da sorgulanmıyordu gerisi. Bebek cinayetleri ancak ortaçağda ayıplanıp kınanmaya başlandı.
📖 Sayfa 102 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Doğum kontrol hapı 1950'li yılların ortalarında Amerikalı biyolog Gregory Pincus tarafından geliştirilmişti. Hap 1956'da Almanya'da, 1960'ta ABD'de ve Neuwirth Kanunu'yla 1967 yılında nihayet Fransa'da ruhsat aldı. Böylelikle doğum kontrolü hakkında bilgilendirme de, doğum kontrol yöntemleri de yasallaştı.
📖 Sayfa 182 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
"Ne biçim bir dünya! Kızların Latince öğrenmesi de ne demek!"
📖 Sayfa 160 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Jules Vallés
çok eski zamanlarda
📖 Sayfa 55 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
olduğu gibi ilkçağda da, eşitsizlik doğumda başlardı...
Kız doğar doğmaz, kimle evleneceğiyle ilgili stratejiler geliştirilmeye başlanıyordu. Asalet düzeyi yükseldikçe, feodal siyaset oyununda rol oynama imkânı arttıkça, daha incelikli stratejilere başvuruluyordu. 2-3 yaşlarındaki kız çocukları sanal olarak evli sayılıyorlardı.
📖 Sayfa 56 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Kan aslında yaşamın sembolüdür ama kızların kanı kirli kan, buna karşılık erkeklerin savaşlarda dökülen kanı onurlu, şanlı bir kan olarak görülür.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
- 21. yüzyılda kadınların bedeni hala satılabiliyor, baştan aşağı örtülerin altına gizlenebiliyor ...
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
- Özellikle kadın özgürlüğü konusunda hiçbir şey yerine oturmadı. Baştan aşağı örtünme, Akdeniz'e özgü eski pagan geleneklerden biri. İslam'ın doğuşundan çok daha önceden, 2. yüzyıldan beri varlığını sürdürüyor. Başın örtülmesine gelince, bunun uzun süre Hıristiyanlara da şart koşulduğu unutuluyor.
Tecavüze uğrayan kız şikâyette bulunabiliyor mu? -
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
- Kendini korumayı başaramayan kız suçlu bulunuyor. Hep zaten dünden razı olduğundan şüpheleniliyor, "Kendisi istedi!" deniliyor. Şu veya bu şekilde olaydan kız sorumlu tutuluyor; "O sırada orada ne arıyordu, böyle bir yerde ne işi vardı?" diye düşünülüyor. Köyde "şerefi lekelenmiş" kız gözüyle bakılıyor ve herkes biliyor bu durumu. Bekareti bozulduğu için artık evlenilebilir bir kız olmaktan çıkıyor. Çoğu zaman başka çaresi kalmadığından, şehre gidip kötü yola düşüyor bu kızlar.
Zamanda ne kadar geriye gidersek gidelim, cinsiyet ayrımının ezelden beri bir hiyerarşi olarak görüldüğünü fark ediyoruz. Erkek daha iyidir, kadın onun kadar iyi değildir. Bütün bunlar sona erdi mi dersiniz? Açıkça görüyoruz ki hayır! Hala gidilecek çok yol var. Yok, hayır, kadınların tarihi hala sona ermedi!
📖 Sayfa 185 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Kendini korumayı başaramayan kız suçlu bulunuyor. Hep zaten dünden razı olduğundan şüpheleniliyor, "Kendisi istedi!" deniliyor. Şu veya bu şekilde olaydan kız sorumlu tutuluyor; "O sırada orada ne arıyordu, böyle bir yerde ne işi vardı?" diye düşünülüyor.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
"Evlilik dışı bir bebek doğduğunda kadın bu bebeği öldürürse cezalandırılmamalıdır, çünkü bebeğin zaten yaşamaya hakkı yoktur,"
📖 Sayfa 171 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Bütün eğitim kurumlarının kız erkek karışık hale gelmesi ise ancak 1970'te mümkün oldu.
📖 Sayfa 160 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Kadınların hikayesi böyle çünkü: Zorlu, çoğunlukla trajik, bazen de komik.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Günümüzde çift yaşamı, iki bireyliğin, bazen de iki bireyciliğin birleşmesi gibi. Herkesin kendi işi, kendi arkadaşları, kendi sosyal yaşamı var.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
"Çift olmak iki ucu keskin bıçak gibidir."
📖 Sayfa 251 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan

Özel yaşam modern bir kavramdır.
📖 Sayfa 79 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Kızlara yalnızca eş ve anne olacakları bir gelecek vaat edilmiştir.
📖 Sayfa 59 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Cinsellik ve çocuk doğurmanın birbirinden ayrılması ve kadının kendi bedenine sahip olması düşüncesi, cinsel ve toplumsal rolleri derinden sarsmıştır.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Sartre'ın dediği gibi, her kadın ve her erkek, kesin bir modele bağlanmadan "kendi yolunu kendisi çizmek zorunda."
📖 Sayfa 194 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Rol modelleri bize üst kuşaklardan aktarılıyor, biz de onları bilinçsizce tekrarlıyoruz. Bunda çocuklarımızı eğitme şeklimizin yanında, kendi oluşumuz, davranışlarımız da etkili. Anneler oğullarına ve kızlarına farklı davrandıklarını genellikle kendileri de kabul edeceklerdir. Çoğu anne, bulaşığı yıkamasını oğlundan değil de kızından istemeye eğilimlidir. Oysa biz kadınlar bulaşıkta erkeklerden daha yetenekli değiliz! İnsan kendi kendisini değiştirmeden yeni kuşakların değişmesini beklememeli.
📖 Sayfa 215 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Toplum ve gelecek kuşaklarla ilgili sorumluluk kavramı, bireysel özgürlüklerin sonsuz oranda genişletilmesine bir sınır çekmelidir. Uygarlık her an yenilenmelidir.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
"Renk resmin erkeksi yönüdür; desen ise kadınsı yönü."
📖 Sayfa 208 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Madame de La Fayette'in La Princesse de Cleves'in (Cleves Prensesi) yazarı
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
olduğu çok sonraları ortaya çıkıyor. Yazar gizli tutuluyor; bu da kadınlar için yaratmanın ne denli zor olduğunun bir kanıtı. 19. yüzyılda bile mavi çoraplılara karşı kampanyalar sürmüştür. "Yazar" kadınlara kara çalındığından, bu kadınlar kendilerini gizlemişlerdir. Çoğu kadın yazar, erkek takma adlarıyla yazmıştır. Örnek olarak başta George Sand olmak üzere, Daniel Stern'i, George Eliot'u ve daha nicelerini sayabiliriz.
Örneğin küçük kızlar uslu olmaları, kavga etmemeleri, sakin kalmaları öğütlenerek "terbiye edilir". Genellikle kız çocuklarına aktarılan kadın imajı bütünüyle yatıştırıcıdır; kavga olumlanmaz, çocuklarda görülebilen normal şiddet davranışları yalnızca oğlanlara bırakılır. Bir kız fedakar ve teselli edici olmalı, boyun eğmelidir; erkek çocuk ise kendini kanıtlamalı, mücadele etmelidir. Oysa bırakılsa mücadele isteği kızlarda da vardır!
📖 Sayfa 49 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Fransız Devrimi kadınlara yurttaşlık hakkı vermemiş olsa da, onları sosyal birer yurttaş olarak anar çünkü kadın annedir ve geleceğin yurttaşlarını yetiştirendir. "İyi" anneyi konu alan sayısız edebi eser yazılmıştır. Bir annenin nasıl davranması, neleri söylememesi ve neleri yapmaması gerektiğini anlatan uzun denemeler vardır. Kadınların toplumsal ve siyasal yönden, yalnızca ve yalnızca anne .olarak yararlı olabileceği düşüncesi giderek güçlenmiştir.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
-Düş kuran veya düşünen kadınlara dikkat!
📖 Sayfa 155 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Bu feodal aristokraside, erkekler uzun yıllar kendi aralarında evlenmeden yaşarlar ve eşcinsel ilişkilerde bulunurlar. Kadın aslında onlara yabancıdır, onları ürkütür. Hıristiyanlık da bu korkuyu körüklemiştir; kadın kötüdür, tüketir demiştir. Evlilik cinsel ilişkiyi hemen gerçekleştirmek ve erkeğin iktidarını kanıtlamak için tasarlanmıştır. Gerdek gecesinin ertesi sabahı çarşaf gösterilir; bakire kızı alan erkek kendini kanıtlamıştır. Cinsel birleşmeler, savaşı gerdek yatağına aktarır: Taarruz, fetih ve sahiplenme.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
- Kendi köşesine çekilmek isteyen kadınlar için sanat ve edebiyat da bir çeşit sığınak olabilirdi. Oysa bu hiç de kolay değildi ve kadınlar sanatçı olarak kendilerini kabul ettirmekte çok zorluk çektiler. Kadınları nesneleştirmek veya fantezilerle sınırlandırmak tercih ediliyordu ...
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
- Tecavüze uğrayan kız şikayette bulunabiliyor mu?
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
- Kendini korumayı başaramayan kız suçlu bulunuyor. Hep zaten dünden razı olduğundan şüpheleniliyor, "Kendisi istedi!" deniliyor. Şu veya bu şekilde olaydan kız sorumlu tutuluyor; "O sırada orada ne arıyordu, böyle bir yerde ne işi vardı?" diye düşünülüyor.
Özgürlük başkalarına zarar vermeden istediğini yapabilmektir.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Evlilik cinsel ilişkiyi hemen gerçekleştirmek ve erkeğin iktidarını kanıtlamak için tasarlanmıştır. Gerdek gecesinin ertesi sabahı çarşaf gösterilir; bakire kızı alan erkek kendini kanıtlamıştır. Cinsel birleşmeler, savaşı gerdek yatağına aktarır: Taarruz, fetih ve sahiplenme.
📖 Sayfa 79 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Ayrımcılık öldürür…
📖 Sayfa 29 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Özgürleşme anneliğin reddedilmesiyle değil, gebeliğin kadının iradesine bağlı hale gelmesiyle mümkün olabilir ancak.
📖 Sayfa 204 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Erkeklere özgü bir unvan kazanmak, uzun yıllar bir kadın için başarının bir kanıtı olarak görülmüştür. Bu nedenle pek çok kişi unvanların dişileştirilmesi konusunda ikilem yaşar ("bakan hanım" örneğini verebiliriz buna). Ortamdaki kadın düşmanlığını bazen bizzat kadınlar da paylaşır. Mesela kendilerine "avukat hanım" denmesini istemeyen kadınlar olabilir pekala; çünkü çocukluğundan beri yalnızca "avukat" olmayı düşlemiştir ...
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan

Yine de evlilik, bireyler arasında değil de aileler arasında
📖 Sayfa 70 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
bir mesele olmayı sürdürüyor.
Aileler, özellikle de babalar, kız çocukların hırslı olma ve ileride başarabileceklerine inanma özgürlüğünde çok büyük rol oynuyor
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Feodal aristokraside, erkekler uzun yıllar kendi aralarında evlenmeden yaşarlar ve eşcinsel ilişkilerde bulunurlar. Kadın aslında onlara yabancıdır, onları ürkütür. Hıristiyanlık da bu korkuyu körüklemiştir; kadın kötüdür, tüketir demiştir. Evlilik cinsel ilişkiyi hemen gerçekleştirmek ve erkeğin iktidarını kanıtlamak için tasarlanmıştır. Gerdek gecesinin ertesi sabahı çarşaf gösterilir; bakire kızı alan erkek kendini kanıtlamıştır. Cinsel birleşmeler, savaşı gerdek yatağına aktarır: Taarruz, fetih ve sahiplenme.
📖 Sayfa 79 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Siddtli ve gelip geçici niteliğiyle tutku,sonsuza kadar sürmesi planlanan evliliğin temeli olamaz!!!!
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Feminizmin talebi, ister siyasal isterse kişisel olsun bütün hakların eşit olmasıdır.
📖 Sayfa 171 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Tıp bilimi uzun yıllar boyunca genel olarak acıya ve özellikle de doğum yapan kadınların acısına kayıtsız kaldı. Bunun doğal olduğu, Tanrı'nın böyle istediği söyleniyordu.
📖 Sayfa 90 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
"Eğer kiranı ödeyemiyorsan özgürlükten bahsetmenin bir anlamı yok!"
📖 Sayfa 192 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
- Eğer erkek iktidarsız değilse, kısırlıktan sadece kadın sorumlu tutulur. Bugün bile çoğu zaman erkeğe uygulanacak testlere geçmeden önce, kadınla ilgili bütün testlerin yapılmış olması gerekir. Sorunun erkekte olduğundan şüphelenmek çok hassas, hatta düpedüz yakışıksız bir durumdur!
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Ayrıca hormonların etkisi hiçbir şeyin kontrol edilemeyeceği anlamına gelmez. Özellikle de insanlar hayvan olmadıkları için bu böyledir. Kültür ve mantık, insanın kendini, güdülerini kontrol etmesini de içerir.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Geçmişte-hatta günümüzde- bazı sosyal sınıflardaki bilinçsizliğin derecesini tahmin etmek bile zor.
📖 Sayfa 88 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Evet, kadınlar mutluluk içinde evlerinden çıkmışlardır ama akşam geri döndüklerinde onları ikinci bir iş günü bekler. Dikkat edilecek olursa, gündelikçi çalıştıran kadınlar hala, "evde bir yardımcımız var" değil de, "evde bir yardımcım var" derler.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Amerikalı feministler aşırıya mı kaçıyorlardı? Çoğu zaman evet. Sert ve saldırgan mıydılar? Evet, hiç kuşkusuz. Ancak bu azimli öncü kadınlara borçlu olduğumuz öyle çok zafer var ki!
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
İnsan, kültürüyle anne babalık yapıyor. Çocuk yetiştirmek sadece onun beslenmesi ve bakımıyla ilgilenmek değildir. Manevi ve estetik değerleri aktarmak, birlikte spor yapmak, gezmek, yolculuğa çıkmak...
📖 Sayfa 219 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Öğretmen karıkoca ideal cumhuriyetçi tipidir aslında: Eğitimli, laik, eşitlikçi, hem kızlara hem de erkeklere aynı titizlikle eğitim veren aydınlardır.
📖 Sayfa 158 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
"İşçi kız ifadesi, bir küfürdür!"
📖 Sayfa 147 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
…Tanrı önünde eşit olması, kadının toplumdaki yeri açısından bir fark yaratmamıştır.
📖 Sayfa 56 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Yaşlılık kadınlar için ezelden beri korkutucu olmuştur. Genellikle yalnızlık ve sefaleti de beraberinde getirir çünkü.
📖 Sayfa 104 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
1880-1914 arasında yüzden fazla kadın gazetesi çıktı. Bunların içinde en ünlüsü olan La Fronde, üç yıl boyunca yayımlandı. Feminist bir günlük gazete için oldukça uzun bir süre bu. La Fronde, eski bir aktris olan Marguerite Durand tarafından kurulmuştu. Çok güzel bir kadın olan Durand, güzelliğini amacı uğrunda kullanmaktan çekinmiyordu. "Feminizmin sarı saçlarıma neler borçlu olduğunu bilseniz şaşarsınız!" diyordu. Birçok kocası, sevgilisi ve erkek arkadaşı oldu; hepsinden de kütüphanesi için para istedi. Fransa'nın ilk ve tek feminist kütüphanesi işte böyle kuruldu.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Bütün enlemlerde, birbirinden çok farklı gruplarda kadın değiş tokuşu yapan erkekleri görüyoruz ama bunun tersine hiç rastlanmıyor. Hiçbir zaman erkek değiş tokuşu yapan kadınlara veya aralarında kadın ve erkek değiş tokuşu yapan karışık gruplara rastlamıyoruz. Hayır; yalnızca erkekler bu hakka sahip ve bu durum dünyanın her yerinde geçerli.
📖 Sayfa 7 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan

Ütü yapmak daha saçma ve küçültücü bir iş mi ? Gerekli diplomaları alıp anaokulu öğretmeni olmak onurlu da, evde oturup kendi çocuğuna bakmak mı değersiz kılıyor insanı ? Evde yapılan bütün işlerin değersiz olduğunu varsayan bu paradokstan çıkmak gerek. Bütün bunları kadınların "eve geri dönmesini" yüceltmek için değil, eskiden riyakarca övülen "annelik" ile annenin yaptığı işlerin toplumsal olarak küçümsenmesi arasındaki karşıtlığın altını çizmek için söylüyorum. Asıl olan, yapılan bütün işlerin bir toplum hizmeti olarak görülmesi ve çocukların eğitiminin paylaşılması.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
İtalyanlar gibi eski Akdeniz kültürlerinin izinde giden maço bir toplumda iktidarsız olmak en kötü şeydir. Nasıl çocuk doğuramayan kadın kadından sayılmıyorsa, kısır erkek de erkekten sayılmaz.
📖 Sayfa 87 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
“Kocalarımızın eline sınırsız bir güç vermemeli, çünkü erkeklerin doğuştan zorba oldukları yadsınamaz bir gerçektir.”
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Fransız Devrimi kadınlara yurttaşlık hakkı vermemiş olsa da, onları sosyal birer yurttaş olarak anar çünkü kadın annedir ve geleceğin yurttaşlarını yetiştirendir.
📖 Sayfa 93 · Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan
Erkek egemenliği, doğurgan olduğu çağda kadının doğurganlığına sahip çıkma arzusuna karşılık gelir.
Kadınların En Güzel Tarihi, Nicole Bacharan