CANLI

Niyâzî-i Mısrî'ın 5 Kitabından Süzülen Etkileyici Sözler

Niyâzî-i Mısrî sözleri ve alıntıları

Niyâzî-i Mısrî'ın kaleminden çıkan eserler, okurların gönlünde özel bir yer tutar. Bu sayfada Niyâzî-i Mısrî kitaplarından derlenen 100 söz, kaynaklarıyla birlikte bir arada.

En Beğenilen Niyâzî-i Mısrî Sözleri

kulluğa bel bağlar isen şâm u seher ağlar isen
sular gibi çağlar isen tîz bulunur ummân sana

📖 Sayfa 368 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Riyâ karışmış amelin kıymeti, saman gibi değersizdir. İhlas ile amel etmek ise çok zor ve ağırdır; ama her ne kadar az da olsa, kıymeti, altın gibidir.

Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî

adâvet kılma kimseyle sana nefsin yeter düşman..

📖 Sayfa 374 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

mâsivâ-yı aşkının sevdâsını gönlümden al
aşkını eyle iki âlemde bana âşinâ..

📖 Sayfa 357 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

nâdânı terk etmeden yârânı arzûlarsın
hayvânı sen geçmeden insânı arzûlarsın

📖 Sayfa 501 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Ey insanları irşadeden alim, insanları bütün dini erkanın ta'mirine, bilhassa bunlar ara­sında tevhid rüknünün i'marına teşvik et. Tevhid, her şeyi ihya eden su gibidir. Tevhid ehline kolaylık ol­sun, tevhid yolu genişlesin diye Alah ve Resulü, tev­hid için çok zikirden başka şart koşmamıştır.

*

📖 Sayfa 99 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

halk içre bir âyîneyem herkes bakar bir ân görür.
her ne görür kendi yüzün ger yahşı ger yaman görür..

📖 Sayfa 414 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Kabuk ile özün makbûliyeti ancak birlikte oluncadır; insanî şerefin ruh ve cisim beraberliğinde olduğu gibi. İçi olmayan cevizden ne çıkar ki... İyi anla!

📖 Sayfa 62 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî

"Ahlak güzelliklerinin en iyisi, iki kişi arasını ıslah etmektir." denilmiştir.

📖 Sayfa 12 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Aşk pazarı ma'murdur. Hakk'ın meta'ı me­zaddadır. Dellal her tarafa koşup durmaktadır. Müş­teri de kıyametin kopmasına kadar rağbetlidir,

*

📖 Sayfa 98 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Sahte dokumacının elinde iplik bez hâline gelmeyeceği gibi, eksik şeyhin elindeki müridin de gönlü cem edilmişlerden olamaz.

📖 Sayfa 65 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî

*

İnsan, dünyanın ruhudur. İnsan da din ile ma'murdur. Din de din ehliyle ma'murdur.
Zira din ehli olmasaydı, hepsi herc-ü merç ile he­lak olup giderdi.

*

📖 Sayfa 97 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

“Allah’a giden yollar, mahlûkatın nefesleri adedincedir."

Vahdetname, Niyâzî-i Mısrî

kopsa kıyâmet bugün gelmez perîşân bana..

📖 Sayfa 375 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Mevlana der ki:

"Nefis ejderhadır; o ne zaman ölmüştür?"

Yani, ona izin vermediğinde solgunlaşıp hissizleşen nefse, sakın ola ki, "Ölmüştür" deme! Zira, ejderha güneşin parıldayışıyla kımıldamaya başladığı gibi, nefs dahi izin bulduğunda harekete geçer. Nefsin aslı emredicidir; belki öldürülebilen onun güç ve kuvvetidir. Nefsin aslını öldürmek birden gerçekleşmediği için ömrün sonuna kadar dâimî cehd ve gayret ile yükseğe ilerlemek lazımdır.

📖 Sayfa 70 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî

"Bülbüllerin yakıcı nağmeleri sebebiyle küstah çiğ tanesinin ömrü, bir anlıktır."

📖 Sayfa 80 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî

"Kâlp, kemaline ulaşırsa duyular ve uzuvlar da kemaline ulaşır; Allah ile işitir, Allah ile görür, Allah ile konuşur."

📖 Sayfa 22 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Peygamber (S.A.V.) : "Salih kullarıma, (yani Hak'kın ve halkın kendi üzerlerinde bulunan ödev­lerini yerine getiren kimselere) gözlerin görmediği, kulakların duymadığı ve hiçbir beşerln hatırına gel­miyen ni'metler hazırladım." Yani O, kullarına Cen­nette hiç kimsenin görmediği nimetler, hayırlar ve lezzetler saklamıştır.
.

📖 Sayfa 100 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Kalp yöneldiği şeyin sıfat ve rengine bürünür.

*

📖 Sayfa 131 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

"Kişi neyi severse onun zikrini çoğaltır, sürekli onu anar."

Vahdetname, Niyâzî-i Mısrî

Konuşmam, görmem ve duymam, O’nun için, O’ndan, O’nadır.

Divan, Niyâzî-i Mısrî

zulmet-i hicrinde bîdâr olmuşam yâ Rab meded

📖 Sayfa 396 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

*

Tane, toprak altında fani olma­dan içindekini bitirmez.

*

📖 Sayfa 80 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Ya Mevla! rızânı kazanmam için bana yol göster.
çünki sen rıza yollarını gösterenlerin en hayırlısısın..

📖 Sayfa 367 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

cân bu ilden göçmeden cânânı bulmazsa ne güç
yârını terk etmeden yârânı bulmazsa ne güç

📖 Sayfa 390 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Ocak üflenip yakılmadan yemek pişirilemeyeceği gibi, kalbini irşat ateşine tutmayan kimselerin çiğlikten kurtulması da mümkün değildir.

📖 Sayfa 21 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî

Âlemin nakşını hayal gördüm.
O hayal içinde bir cemal gördüm.
Zira bütün âlem Hakk' ın mazharıdır.
Onun için bütün kemalleri gördüm.

📖 Sayfa 45 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Çok da verme kendini dünyâya çek bir dem elin Döndüremezsin beğim kati ağırdır bu dolâb

📖 Sayfa 376 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Bil ki Her insan, sureta cirmi küçük de olsa, manada büyüktür. Yedi gök ve yedi Arz ve bunlar içinde bulunan şeyler, Arş, Kürsî, Levh, Kalem, Cennet. Cehennem günde birkaç defa o vücut şehrine bir yandan girer, döner dolaşır, öbür yandan çıkar. Ama bunu insanlardan pek azı hissedebilir.

📖 Sayfa 77 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

ben sanırdım âlem içre bana hîç yâr kalmadı
ben beni terk eyledim gördüm ki ağyâr kalmadı

📖 Sayfa 555 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Hakk'a vasıl olmuş mürşide teslim olmak gerekir; her
öne çıkana gönül verilmez..

Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî

*

Ey kardeş, sen düşüncesin, kemik ve akıl değilsin.

Eğer düşüncen gül ise gülsün; diken ise külhansın.

*

📖 Sayfa 29 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Allah, bu kâinatı yaratacağını ezelde biliyordu. Yani kâinat, O'nun ilminde vardı. İnsanlar Allah'ta bir tasavvur olarak mevcut idiler. Işte bu hale ilmî mertebe adı verilir. Sonra bu tasavvuru lâtîf olan ruhlar haline getirdi. İnsanlar önce tasavvurdan ibaret iken ruhlar haline geldiler. Bu da ruhlar mertebesidir. İşte Niyazî bu mertebelerde insanların birbirlerini tanımalarını anlatmak istiyor.

📖 Sayfa 90 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

« Çirkin bir söz, yerden koparıl­mış, kökü olmayan kötü bir ağaca
benzer.»

📖 Sayfa 61 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

işit Niyâzî’nin sözin bir nesne örtmez Hak yüzin
Hak’dan ayân bir nesne yok gözsüzlere pinhân imiş

📖 Sayfa 445 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

*

İlim, ameli gerektirir.

Ma'rifet de güzel ahlakı gerektirir.

*

📖 Sayfa 136 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

derdini bilmeyen, derman bulamaz.

Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî

"Suyun rengi kabının rengindendir."

Bâyezîd-i Bistâmî (k.s.)

📖 Sayfa 414 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Nefsi bilenin kıblesi Allah Teala'dır. Bu ma­rifet anında kendisine :

"Nereye yönelirseniz orada Allah'ın yüzü vardır."

ayetinin sırrı açılır. Allah kullarını bu bilgiye teşvik ederek buyuruyor :

"Hayır işlerinde yarışınız."
.

📖 Sayfa 40 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Yâ Rab, zelîl kulun bütün heva ve hevesleriyle hastalanmış olarak sana geldi..

📖 Sayfa 367 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

"Ey çaresiz, dermana muhtaç, hor ve hakîr kalmış, zelil kişiler! Yazık ki bu nazlı ömrünüzün kıymetini bilemeyip, onu, abes işlerin gafletiyle ve bitip tükenmez isteklerin hevesiyle ziyan ettiniz. Çünkü bu geçici dünyada, uzun vadeli işler, eksik ve bozuk fikirler ile meşgul oldunuz; nefs-i emmârenin hevâsı içinde kendinizden geçtiniz. Geçiciliğine rağmen dünyaya aldandınız da, kalıcı olan âhireti unuttunuz. Yazık ki, ahiret yolu için yanınıza alacağınız, dokuz arşınlık bezden ibarettir; o da nasip olursa..."

📖 Sayfa 127 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî

*

Bil ki : bütün dünya insan için ve insan da Al­lah için yaratılmıştır.

*

📖 Sayfa 132 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

beni gör n’oldum sararıp soldum
vasl umarken hicrâne kasdın var..

📖 Sayfa 417 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

*

Hz. Peygamber Aley­ihisselam şöyle buyurmuştur :

Allah ilk defa benim ruhumu, nurumu ve aklımı yarattı.

*

📖 Sayfa 125 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Ey Allah yârânlarının yolundan giden talip! Ruhunun güneşi battığı yerden doğana, güneşinin tutulması açılana, kalbinin amelleri nurlanana ve nurunun çehrende aksetmesine kadar Allah için mücâhede et! Böylece [bu güneş], çehrenden seninle karşılaşan kişiye akseder, seninle her kim karşılaşırsa ilmi ve irfanının nurundan yararlanır ve gölgende -cisminin ve bedeninin gölgesinde- dinlenir. İşte bu, güzel huyun kemalidir. Allah bizleri de sizleri de bu sıfatlarla nitelenen, Allah’ın ve insanların katında razı olunan ve sevilen bu ahlakla ahlaklananlardan eylesin. Âmin!

📖 Sayfa 10 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

“Derman arardım derdime derdim bana derman imiş

Bürhan arardım aslıma aslım bana bürhan imiş…”

📖 Sayfa 109 · Niyâzî-i Mısrî Divanı, Niyâzî-i Mısrî

"Öyle ise akşama girdiğinizde, sabaha kavuştuğunuzda Allah’ı tespih edin.”

Rûm/17.

📖 Sayfa 513 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Biz ilahî aşk için geldik ve işimiz aşktır.

Vahdetname, Niyâzî-i Mısrî

Gizli zikir, riyadan uzak olduğu için ef­daldir. Lakin riyadan ve bahsedilen diğer yollardan sakıncalardan uzak olursa; başkalarını da zikre teş­vik eder, yardımlaşmaya sebeb olursa Cehri (açık) zikir ef­daldir.

.

📖 Sayfa 182 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

ne denlü eylesem pend ü nasîhat
bükülmez neyleyim gönlüm belâdır..

📖 Sayfa 436 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

*

Hz.Resul Aleyhisselam:

Günahtan tevbe eden; günahı olmayan gibidir.

*

📖 Sayfa 14 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Mecnûn’um bugün Leylâ derdinden
Aklı neylerim dîvâne geldim

Derdi cânânın açdı yaralar
Bağrım üstünde dermâna geldim

📖 Sayfa 483 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Hz. Pey­gamber :

Adem oğlunun cesedinde bir et parçası vardır ki o düzelirse bütün cesedde düzelir, o bo­zulursa bütün cesedde bozulur.

O, kalbdir.
.

📖 Sayfa 146 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Gözsüze söz söyledüm, sağır anı işitdi
Dilsiz çağırup, eydür, alımadı sözümi

Bu beytin mânâsına uygun bir âyet-i kerîme vardır:
"Onlar öyle kimselerdir ki Allah onları lânetlemiş, (kulaklarını) sağır, gözlerini kör etmiştir."

Yunus, sırların hakikatine eremeyenleri "kör" ve "sağır" olarak vasıflandırmıştır...

📖 Sayfa 133 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî

Allah Taala buyurmuştur :

Allah kendisine şirk koşulmasını affetmez, bunun dışında dilediğini affeder.

*

📖 Sayfa 59 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

ben anın ayağının tozuna kurbân olayım
yoluna gidenlerin izine kurbân olayım

📖 Sayfa 484 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

*

Çıktım erik dalına anda yedim üzümü,

Bostan ıssı kakıyıp der ne yersin kuzumu

Yunus Emre
*

📖 Sayfa 16 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Dağın zirvesine ulaşan en yüksek kulelerde oturan arifler, A'RAF ehlidirler.

*

📖 Sayfa 22 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

İnsan, tabiattaki ağaç misâli fidan iken büyümüş ve budak, çiçek, yaprak ve meyve vermiş bir varlıktır. Ağaçların çekirdekleri mukâbili olarak, insanın hayvanî nefsi; çiçekleri mukâbili, lâtif ruhu; meyveleri mukâbili, nûrlu kalbi; yaprakları mukâbili, aziz aklı; ve gövdesi mukâbili, şerefli vücudu yaratılmıştır.

📖 Sayfa 103 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî

her işde emrini gözle
yürekde aşkını gizle
resûlün izini izle
kim oldur derdine dermân

📖 Sayfa 578 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Ölümü tadan mü'min için ölüm, Yusuf Aleyhisselam'ın zindandan çıkması kadar sevinçli bir hadisedir. Zira Yusuf, zindana köle olarak girmiş, melik olarak çıkmıştı. Mü'min de dünyaya aşık ola­rak girer, maşuk olarak çıkar. Muamele, ölmiyen melikten, ölmiyen melike olur. Artık anla ve dünya zindanında köle ol ki oradan efendi olarak çıkasın.

📖 Sayfa 87 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

O'ndan başka ilah yoktur.

Her şey yok oIucudur.

Yalnız O'nun vechi bakidır.

Hüküm O'nundur ve O'na döndürü­leceksiniz

Kasas : 88

📖 Sayfa 123 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Din her şeyin aslı olduğu gibi esma ilmi de bütün eşyadır. «Adem'e bütün isimleri öğretti.» ayeti bu­nu teyid etmektedir.

*

📖 Sayfa 200 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

“Biz anlayan kimselere âyetleri açıkça bildirdik.”

En’âm/97.

📖 Sayfa 514 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

“Ebediyyen Allah’tan başka bir şey yoktur.”

Vahdetname, Niyâzî-i Mısrî

*

Kalbde bu üç şey (Zühd, Takva ve İhlas), baki kaldıkça cesed salih amel ile, nefis güzel huy ile sıhhat bulur.

*

📖 Sayfa 147 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

kimseye ta‘n etmeğe hîç dilimiz yokdur bizim
lâ-mekândan gelmişiz biz ilimiz yokdur bizim
bu fenâ gülzâra hergiz meylimiz yokdur bizim
her seher bülbül gibi nâlân olan anlar bizi

📖 Sayfa 553 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

«Öyle ilim vardır ki kapalı inci gibidir. Onu Allah'ı bilen alimlerden başkası bilmez. Onu söyle­dikleri zaman kibirlilerden başkası inkar etmez.»

📖 Sayfa 56 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Zahir ilim; sarf, nahiv, mantık, maa­ni ve diğer alet kitaplanm okumak veya erbabından dinlemekle öğrenilebilir.

Batın ilim : halis amel, teh­zib-i ahlak, zikir, riyazet ve gece gündüz Allah yo­lunda mücahede ile kalbi temizliyerek elde edilebi­lir.
.

📖 Sayfa 114 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

"De ki O Allah birdir."

İhlâs/1.

📖 Sayfa 453 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

"Yeryüzünde bulunan her şey fânidir."

Rahmân/26.

📖 Sayfa 585 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Mevcudattaki bütün eşyaya tecelli eden ve diğer isimleri kendinde toplayan, Allah'ın "Nûr" ismidir.

Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî

*

Sevgilinin yaptığı her şey, sevgilidir.

*

📖 Sayfa 133 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

zuhûr-ı kâinâtın madenisin yâ Resûlallâh
rumûz-ı küntü kenz'in* mahzenisin yâ Resûlallâh

📖 Sayfa 527 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Allah'a koşman, yolların en yükseğinde olsun.

Çün­kü Allah'a giden yollar, mahlukatın nefesleri sayısı kadar çoktur.

Nefsi bilmeğe çalışmak, insanı Allah'ı ve gayelerin en yükseği olan tevhid mertebelerini bilmeğe götürür.

*

📖 Sayfa 52 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

"Bu sensin dediğin bil sen değilsin
Sen Ol’sun cân değilsin ten değilsin"

Vahdetname, Niyâzî-i Mısrî

Bütün alem, bir tek insan-ı kamilden ibarettir. Bu in­san, Allah'ın fiillerİnin sıfatlarının ve zatının mukabili ve mazharıdır. Kimin bakışı olgunlaşır ve aleme vahdet ve kemal gözüyle bakarsa, alemde bir eksiklik görmez, yani o kimse, alemde hiçbir kimsenin ayıbına bakmaz, hatta ayıp ve noksan diye birşey görmez.

📖 Sayfa 22 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

iç evvel zehri bal olsun sonunda
sonunda zehr olan balı n’idersin

📖 Sayfa 497 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Dermân arardım derdime derdim bana dermân imiş
Bürhân arardım aslıma aslım bana bürhân imiş

📖 Sayfa 444 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Sağlığı ganîmet bil her sâ‘ati ni‘met bil Gizlice ibâdet kıl yalvar güzel Allâh’a

📖 Sayfa 521 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

“Şüphesiz bunda işiten bir toplum için ibretler vardır.”

Yûnus/67; Nahl/65; Rum, 23

📖 Sayfa 513 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

*

Bil ki : Büyük alemde bulunan her şey, küçük alem olan insanda da vardır.

Zira alem, büyük olmakla beraber insani hakikat üzerine yaratılmıştır.

*

📖 Sayfa 129 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Hz. Peygamber Aley­hisselam buyurmuştur :

İhlas ile yapılan az amel, ihlassız yapılan çok amelden hayırlıdır.

*

📖 Sayfa 120 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Ademi dedikleri endişedir, gayr-i adem us­ tuhan-ü rişedir (Adam olmıyan kemik ve tüydür.) Ademin endişesi olsa latif, Şüphesiz zatı olur anın şerif.

.

📖 Sayfa 30 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Varlığın şekilsiz hali Allah'tır. Buna Gayb-i Mutlak mertebesi de denir. Bunun mahiyyetini kendisinden başkası bilmez. Bunun altında derece derece varlığın şekil almış hali de yaratıklar, yanı şekilli varlıklar âlemidir. Şekilsiz varlığı, şekiller âlemini meydana getirişine, Allah'ın isim ve sıfatlarında sereyanı veya Allah'ın esyaya inmesi denir.

📖 Sayfa 63 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Âlemin zerrelerinden her biri zıdlarını cami'dir (kendinde taşır). Çünkü Allah Taâlâ'nın Cemal ve Celâl (sıfatları) vardır. Allah Zülcelâl, her zerrede tecelli eder. Her zerrede O'nun bütün sıfatlarının eseri vardır.

.

📖 Sayfa 142 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Sufi ib­nu'l-vakt (vaktin oğlu) olmalı denilmiş. Yani vaktini kaybetmemeli.

Geçene üzülerek, geleceği düşü­nerek şimdiki vaktini zayi etmemelidir.

*

📖 Sayfa 124 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Güneş, geceleyin nasıl ay vasıtasiyle görünürse.
Allah, Allah'ın Resulü (SAV.) vasıtasiyle gö­rünür. Çünkü Allah'ın Resulü (SAV.) daima Allah' ın nuru karşısında bulunan bir dolunaydır.

Kim dünyada Allah'ın nurunu görmek isterse Hz. Resul'ün şeriatina baksın ve ondaki emirIere itaat etsin ki o nur, Re­suluIlah'ın ay fenerinden kendisine doğsun.

📖 Sayfa 23 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Peygamber Aleyhisselam şöyle buyur­muştur : Bildiğiyle amel edeni Allah, bilmediği ilimIere varis kılar.

*

📖 Sayfa 35 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Kiminin tatlı balın eder acı
Kiminin acısın tatlı bal eyler

📖 Sayfa 411 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

"Bu dünyada kör olan âhirette de kördür."

İsrâ Sûresi, 72.

Vahdetname, Niyâzî-i Mısrî

gâh olur benden hakîr hîç kimse olmaz dünyada
gâhi kâf’dan kâf’a hükm eden Süleymân olurum

📖 Sayfa 478 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

bir dem beni şâd etmedin
âh veyletâ vâh veyletâ

📖 Sayfa 373 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Hak ilmine bu âlem bir nüsha imiş ancak
Ol nüshada bu âdem bir nokta imiş ancak

O noktanın içinde gizli gizli nice bin deryâ
Bu âlem o deryâdan bir katre imiş ancak

Âdemliğini her kim bulduysa odur âdem
Yoksa görünen suret bir gölge imiş ancak.

📖 Sayfa 125 · Niyâzî-i Mısrî Divanı, Niyâzî-i Mısrî

*

Ey FazıI kardeşim, sen düşüncenden iba­retsin, yoksa büyüttüğün et ve kan değilsin.

*

📖 Sayfa 29 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Mütekellimlere göre zaman, kendisiyle başka bir müteceddidin ölçüldüğü bir müteceddidden ibarettir. Yani «ne zaman» sorusunun cevabında bir olayı başka bir olayla kıyaslamaktır. Mukarenet (kıyaslamak), izafî bir şeydir. Birbiriyle karşılaştırılan iki müteceddidin (tazelenen olayın) bir durumuna bağlıdır.

📖 Sayfa 136 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Şerîatin sözleri hakîkatsız bilinmez Hakîkatın sırları tarîkatsız bulunmaz

📖 Sayfa 440 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Şerîatsız hakîkat oldu ilhâd
Hakîkat nûr, ziyâsıdır şerîat

📖 Sayfa 387 · Divan, Niyâzî-i Mısrî

Ârif olan, zâhirden bâtını anlayan kimsedir.

Vahdetname, Niyâzî-i Mısrî

“Kanaat, tükenmez bir hazinedir. “

📖 Sayfa 123 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî
Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Her sözün altında alındığı eser belirtilmiştir.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4