
Niyâzî-i Mısrî'ın kaleminden çıkan eserler, okurların gönlünde özel bir yer tutar. Bu sayfada Niyâzî-i Mısrî kitaplarından derlenen 100 söz, kaynaklarıyla birlikte bir arada.
En Beğenilen Niyâzî-i Mısrî Sözleri
kulluğa bel bağlar isen şâm u seher ağlar isen
📖 Sayfa 368 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
sular gibi çağlar isen tîz bulunur ummân sana
Riyâ karışmış amelin kıymeti, saman gibi değersizdir. İhlas ile amel etmek ise çok zor ve ağırdır; ama her ne kadar az da olsa, kıymeti, altın gibidir.
Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî
adâvet kılma kimseyle sana nefsin yeter düşman..
📖 Sayfa 374 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
mâsivâ-yı aşkının sevdâsını gönlümden al
📖 Sayfa 357 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
aşkını eyle iki âlemde bana âşinâ..
nâdânı terk etmeden yârânı arzûlarsın
📖 Sayfa 501 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
hayvânı sen geçmeden insânı arzûlarsın
Ey insanları irşadeden alim, insanları bütün dini erkanın ta'mirine, bilhassa bunlar arasında tevhid rüknünün i'marına teşvik et. Tevhid, her şeyi ihya eden su gibidir. Tevhid ehline kolaylık olsun, tevhid yolu genişlesin diye Alah ve Resulü, tevhid için çok zikirden başka şart koşmamıştır.
📖 Sayfa 99 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
*
halk içre bir âyîneyem herkes bakar bir ân görür.
📖 Sayfa 414 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
her ne görür kendi yüzün ger yahşı ger yaman görür..
Kabuk ile özün makbûliyeti ancak birlikte oluncadır; insanî şerefin ruh ve cisim beraberliğinde olduğu gibi. İçi olmayan cevizden ne çıkar ki... İyi anla!
📖 Sayfa 62 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî
"Ahlak güzelliklerinin en iyisi, iki kişi arasını ıslah etmektir." denilmiştir.
📖 Sayfa 12 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
*
📖 Sayfa 98 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Aşk pazarı ma'murdur. Hakk'ın meta'ı mezaddadır. Dellal her tarafa koşup durmaktadır. Müşteri de kıyametin kopmasına kadar rağbetlidir,
*
Sahte dokumacının elinde iplik bez hâline gelmeyeceği gibi, eksik şeyhin elindeki müridin de gönlü cem edilmişlerden olamaz.
📖 Sayfa 65 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî
*
📖 Sayfa 97 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
İnsan, dünyanın ruhudur. İnsan da din ile ma'murdur. Din de din ehliyle ma'murdur.
Zira din ehli olmasaydı, hepsi herc-ü merç ile helak olup giderdi.
*
“Allah’a giden yollar, mahlûkatın nefesleri adedincedir."
Vahdetname, Niyâzî-i Mısrî
kopsa kıyâmet bugün gelmez perîşân bana..
📖 Sayfa 375 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
Mevlana der ki:
📖 Sayfa 70 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî
"Nefis ejderhadır; o ne zaman ölmüştür?"
Yani, ona izin vermediğinde solgunlaşıp hissizleşen nefse, sakın ola ki, "Ölmüştür" deme! Zira, ejderha güneşin parıldayışıyla kımıldamaya başladığı gibi, nefs dahi izin bulduğunda harekete geçer. Nefsin aslı emredicidir; belki öldürülebilen onun güç ve kuvvetidir. Nefsin aslını öldürmek birden gerçekleşmediği için ömrün sonuna kadar dâimî cehd ve gayret ile yükseğe ilerlemek lazımdır.
"Bülbüllerin yakıcı nağmeleri sebebiyle küstah çiğ tanesinin ömrü, bir anlıktır."
📖 Sayfa 80 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî
"Kâlp, kemaline ulaşırsa duyular ve uzuvlar da kemaline ulaşır; Allah ile işitir, Allah ile görür, Allah ile konuşur."
📖 Sayfa 22 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Peygamber (S.A.V.) : "Salih kullarıma, (yani Hak'kın ve halkın kendi üzerlerinde bulunan ödevlerini yerine getiren kimselere) gözlerin görmediği, kulakların duymadığı ve hiçbir beşerln hatırına gelmiyen ni'metler hazırladım." Yani O, kullarına Cennette hiç kimsenin görmediği nimetler, hayırlar ve lezzetler saklamıştır.
📖 Sayfa 100 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
.
*
📖 Sayfa 131 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Kalp yöneldiği şeyin sıfat ve rengine bürünür.
*

"Kişi neyi severse onun zikrini çoğaltır, sürekli onu anar."
Vahdetname, Niyâzî-i Mısrî
Konuşmam, görmem ve duymam, O’nun için, O’ndan, O’nadır.
Divan, Niyâzî-i Mısrî
zulmet-i hicrinde bîdâr olmuşam yâ Rab meded
📖 Sayfa 396 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
*
📖 Sayfa 80 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Tane, toprak altında fani olmadan içindekini bitirmez.
*
Ya Mevla! rızânı kazanmam için bana yol göster.
📖 Sayfa 367 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
çünki sen rıza yollarını gösterenlerin en hayırlısısın..
cân bu ilden göçmeden cânânı bulmazsa ne güç
📖 Sayfa 390 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
yârını terk etmeden yârânı bulmazsa ne güç
Ocak üflenip yakılmadan yemek pişirilemeyeceği gibi, kalbini irşat ateşine tutmayan kimselerin çiğlikten kurtulması da mümkün değildir.
📖 Sayfa 21 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî
Âlemin nakşını hayal gördüm.
📖 Sayfa 45 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
O hayal içinde bir cemal gördüm.
Zira bütün âlem Hakk' ın mazharıdır.
Onun için bütün kemalleri gördüm.
Çok da verme kendini dünyâya çek bir dem elin Döndüremezsin beğim kati ağırdır bu dolâb
📖 Sayfa 376 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
Bil ki Her insan, sureta cirmi küçük de olsa, manada büyüktür. Yedi gök ve yedi Arz ve bunlar içinde bulunan şeyler, Arş, Kürsî, Levh, Kalem, Cennet. Cehennem günde birkaç defa o vücut şehrine bir yandan girer, döner dolaşır, öbür yandan çıkar. Ama bunu insanlardan pek azı hissedebilir.
📖 Sayfa 77 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
ben sanırdım âlem içre bana hîç yâr kalmadı
📖 Sayfa 555 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
ben beni terk eyledim gördüm ki ağyâr kalmadı
Hakk'a vasıl olmuş mürşide teslim olmak gerekir; her
Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî
öne çıkana gönül verilmez..
*
📖 Sayfa 29 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Ey kardeş, sen düşüncesin, kemik ve akıl değilsin.
Eğer düşüncen gül ise gülsün; diken ise külhansın.
*
Allah, bu kâinatı yaratacağını ezelde biliyordu. Yani kâinat, O'nun ilminde vardı. İnsanlar Allah'ta bir tasavvur olarak mevcut idiler. Işte bu hale ilmî mertebe adı verilir. Sonra bu tasavvuru lâtîf olan ruhlar haline getirdi. İnsanlar önce tasavvurdan ibaret iken ruhlar haline geldiler. Bu da ruhlar mertebesidir. İşte Niyazî bu mertebelerde insanların birbirlerini tanımalarını anlatmak istiyor.
📖 Sayfa 90 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
« Çirkin bir söz, yerden koparılmış, kökü olmayan kötü bir ağaca
📖 Sayfa 61 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
benzer.»
işit Niyâzî’nin sözin bir nesne örtmez Hak yüzin
📖 Sayfa 445 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
Hak’dan ayân bir nesne yok gözsüzlere pinhân imiş
*
📖 Sayfa 136 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
İlim, ameli gerektirir.
Ma'rifet de güzel ahlakı gerektirir.
*
derdini bilmeyen, derman bulamaz.
Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî
"Suyun rengi kabının rengindendir."
📖 Sayfa 414 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
Bâyezîd-i Bistâmî (k.s.)

Nefsi bilenin kıblesi Allah Teala'dır. Bu marifet anında kendisine :
📖 Sayfa 40 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
"Nereye yönelirseniz orada Allah'ın yüzü vardır."
ayetinin sırrı açılır. Allah kullarını bu bilgiye teşvik ederek buyuruyor :
"Hayır işlerinde yarışınız."
.
Yâ Rab, zelîl kulun bütün heva ve hevesleriyle hastalanmış olarak sana geldi..
📖 Sayfa 367 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
"Ey çaresiz, dermana muhtaç, hor ve hakîr kalmış, zelil kişiler! Yazık ki bu nazlı ömrünüzün kıymetini bilemeyip, onu, abes işlerin gafletiyle ve bitip tükenmez isteklerin hevesiyle ziyan ettiniz. Çünkü bu geçici dünyada, uzun vadeli işler, eksik ve bozuk fikirler ile meşgul oldunuz; nefs-i emmârenin hevâsı içinde kendinizden geçtiniz. Geçiciliğine rağmen dünyaya aldandınız da, kalıcı olan âhireti unuttunuz. Yazık ki, ahiret yolu için yanınıza alacağınız, dokuz arşınlık bezden ibarettir; o da nasip olursa..."
📖 Sayfa 127 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî
*
📖 Sayfa 132 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Bil ki : bütün dünya insan için ve insan da Allah için yaratılmıştır.
*
beni gör n’oldum sararıp soldum
📖 Sayfa 417 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
vasl umarken hicrâne kasdın var..
*
📖 Sayfa 125 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Hz. Peygamber Aleyihisselam şöyle buyurmuştur :
Allah ilk defa benim ruhumu, nurumu ve aklımı yarattı.
*
Ey Allah yârânlarının yolundan giden talip! Ruhunun güneşi battığı yerden doğana, güneşinin tutulması açılana, kalbinin amelleri nurlanana ve nurunun çehrende aksetmesine kadar Allah için mücâhede et! Böylece [bu güneş], çehrenden seninle karşılaşan kişiye akseder, seninle her kim karşılaşırsa ilmi ve irfanının nurundan yararlanır ve gölgende -cisminin ve bedeninin gölgesinde- dinlenir. İşte bu, güzel huyun kemalidir. Allah bizleri de sizleri de bu sıfatlarla nitelenen, Allah’ın ve insanların katında razı olunan ve sevilen bu ahlakla ahlaklananlardan eylesin. Âmin!
📖 Sayfa 10 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
“Derman arardım derdime derdim bana derman imiş
📖 Sayfa 109 · Niyâzî-i Mısrî Divanı, Niyâzî-i Mısrî
Bürhan arardım aslıma aslım bana bürhan imiş…”
"Öyle ise akşama girdiğinizde, sabaha kavuştuğunuzda Allah’ı tespih edin.”
📖 Sayfa 513 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
Rûm/17.
Biz ilahî aşk için geldik ve işimiz aşktır.
Vahdetname, Niyâzî-i Mısrî
Gizli zikir, riyadan uzak olduğu için efdaldir. Lakin riyadan ve bahsedilen diğer yollardan sakıncalardan uzak olursa; başkalarını da zikre teşvik eder, yardımlaşmaya sebeb olursa Cehri (açık) zikir efdaldir.
📖 Sayfa 182 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
.
ne denlü eylesem pend ü nasîhat
📖 Sayfa 436 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
bükülmez neyleyim gönlüm belâdır..
*
📖 Sayfa 14 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Hz.Resul Aleyhisselam:
Günahtan tevbe eden; günahı olmayan gibidir.
*
Mecnûn’um bugün Leylâ derdinden
📖 Sayfa 483 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
Aklı neylerim dîvâne geldim
Derdi cânânın açdı yaralar
Bağrım üstünde dermâna geldim
Hz. Peygamber :
📖 Sayfa 146 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Adem oğlunun cesedinde bir et parçası vardır ki o düzelirse bütün cesedde düzelir, o bozulursa bütün cesedde bozulur.
O, kalbdir.
.
Gözsüze söz söyledüm, sağır anı işitdi
📖 Sayfa 133 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî
Dilsiz çağırup, eydür, alımadı sözümi
Bu beytin mânâsına uygun bir âyet-i kerîme vardır:
"Onlar öyle kimselerdir ki Allah onları lânetlemiş, (kulaklarını) sağır, gözlerini kör etmiştir."
Yunus, sırların hakikatine eremeyenleri "kör" ve "sağır" olarak vasıflandırmıştır...
Allah Taala buyurmuştur :
📖 Sayfa 59 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Allah kendisine şirk koşulmasını affetmez, bunun dışında dilediğini affeder.
*
ben anın ayağının tozuna kurbân olayım
📖 Sayfa 484 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
yoluna gidenlerin izine kurbân olayım
*
📖 Sayfa 16 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Çıktım erik dalına anda yedim üzümü,
Bostan ıssı kakıyıp der ne yersin kuzumu
Yunus Emre
*

*
📖 Sayfa 22 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Dağın zirvesine ulaşan en yüksek kulelerde oturan arifler, A'RAF ehlidirler.
*
İnsan, tabiattaki ağaç misâli fidan iken büyümüş ve budak, çiçek, yaprak ve meyve vermiş bir varlıktır. Ağaçların çekirdekleri mukâbili olarak, insanın hayvanî nefsi; çiçekleri mukâbili, lâtif ruhu; meyveleri mukâbili, nûrlu kalbi; yaprakları mukâbili, aziz aklı; ve gövdesi mukâbili, şerefli vücudu yaratılmıştır.
📖 Sayfa 103 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî
her işde emrini gözle
📖 Sayfa 578 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
yürekde aşkını gizle
resûlün izini izle
kim oldur derdine dermân
Ölümü tadan mü'min için ölüm, Yusuf Aleyhisselam'ın zindandan çıkması kadar sevinçli bir hadisedir. Zira Yusuf, zindana köle olarak girmiş, melik olarak çıkmıştı. Mü'min de dünyaya aşık olarak girer, maşuk olarak çıkar. Muamele, ölmiyen melikten, ölmiyen melike olur. Artık anla ve dünya zindanında köle ol ki oradan efendi olarak çıkasın.
📖 Sayfa 87 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
O'ndan başka ilah yoktur.
📖 Sayfa 123 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Her şey yok oIucudur.
Yalnız O'nun vechi bakidır.
Hüküm O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz
Kasas : 88
*
📖 Sayfa 200 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Din her şeyin aslı olduğu gibi esma ilmi de bütün eşyadır. «Adem'e bütün isimleri öğretti.» ayeti bunu teyid etmektedir.
*
“Biz anlayan kimselere âyetleri açıkça bildirdik.”
📖 Sayfa 514 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
En’âm/97.
“Ebediyyen Allah’tan başka bir şey yoktur.”
Vahdetname, Niyâzî-i Mısrî
*
📖 Sayfa 147 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Kalbde bu üç şey (Zühd, Takva ve İhlas), baki kaldıkça cesed salih amel ile, nefis güzel huy ile sıhhat bulur.
*
kimseye ta‘n etmeğe hîç dilimiz yokdur bizim
📖 Sayfa 553 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
lâ-mekândan gelmişiz biz ilimiz yokdur bizim
bu fenâ gülzâra hergiz meylimiz yokdur bizim
her seher bülbül gibi nâlân olan anlar bizi
«Öyle ilim vardır ki kapalı inci gibidir. Onu Allah'ı bilen alimlerden başkası bilmez. Onu söyledikleri zaman kibirlilerden başkası inkar etmez.»
📖 Sayfa 56 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Zahir ilim; sarf, nahiv, mantık, maani ve diğer alet kitaplanm okumak veya erbabından dinlemekle öğrenilebilir.
📖 Sayfa 114 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Batın ilim : halis amel, tehzib-i ahlak, zikir, riyazet ve gece gündüz Allah yolunda mücahede ile kalbi temizliyerek elde edilebilir.
.
"De ki O Allah birdir."
📖 Sayfa 453 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
İhlâs/1.
"Yeryüzünde bulunan her şey fânidir."
📖 Sayfa 585 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
Rahmân/26.
Mevcudattaki bütün eşyaya tecelli eden ve diğer isimleri kendinde toplayan, Allah'ın "Nûr" ismidir.
Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî
*
📖 Sayfa 133 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Sevgilinin yaptığı her şey, sevgilidir.
*
zuhûr-ı kâinâtın madenisin yâ Resûlallâh
📖 Sayfa 527 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
rumûz-ı küntü kenz'in* mahzenisin yâ Resûlallâh
Allah'a koşman, yolların en yükseğinde olsun.
📖 Sayfa 52 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Çünkü Allah'a giden yollar, mahlukatın nefesleri sayısı kadar çoktur.
Nefsi bilmeğe çalışmak, insanı Allah'ı ve gayelerin en yükseği olan tevhid mertebelerini bilmeğe götürür.
*
"Bu sensin dediğin bil sen değilsin
Vahdetname, Niyâzî-i Mısrî
Sen Ol’sun cân değilsin ten değilsin"

Bütün alem, bir tek insan-ı kamilden ibarettir. Bu insan, Allah'ın fiillerİnin sıfatlarının ve zatının mukabili ve mazharıdır. Kimin bakışı olgunlaşır ve aleme vahdet ve kemal gözüyle bakarsa, alemde bir eksiklik görmez, yani o kimse, alemde hiçbir kimsenin ayıbına bakmaz, hatta ayıp ve noksan diye birşey görmez.
📖 Sayfa 22 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
iç evvel zehri bal olsun sonunda
📖 Sayfa 497 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
sonunda zehr olan balı n’idersin
Dermân arardım derdime derdim bana dermân imiş
📖 Sayfa 444 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
Bürhân arardım aslıma aslım bana bürhân imiş
Sağlığı ganîmet bil her sâ‘ati ni‘met bil Gizlice ibâdet kıl yalvar güzel Allâh’a
📖 Sayfa 521 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
“Şüphesiz bunda işiten bir toplum için ibretler vardır.”
📖 Sayfa 513 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
Yûnus/67; Nahl/65; Rum, 23
*
📖 Sayfa 129 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Bil ki : Büyük alemde bulunan her şey, küçük alem olan insanda da vardır.
Zira alem, büyük olmakla beraber insani hakikat üzerine yaratılmıştır.
*
*
📖 Sayfa 120 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Hz. Peygamber Aleyhisselam buyurmuştur :
İhlas ile yapılan az amel, ihlassız yapılan çok amelden hayırlıdır.
*
Ademi dedikleri endişedir, gayr-i adem us tuhan-ü rişedir (Adam olmıyan kemik ve tüydür.) Ademin endişesi olsa latif, Şüphesiz zatı olur anın şerif.
📖 Sayfa 30 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
.
Varlığın şekilsiz hali Allah'tır. Buna Gayb-i Mutlak mertebesi de denir. Bunun mahiyyetini kendisinden başkası bilmez. Bunun altında derece derece varlığın şekil almış hali de yaratıklar, yanı şekilli varlıklar âlemidir. Şekilsiz varlığı, şekiller âlemini meydana getirişine, Allah'ın isim ve sıfatlarında sereyanı veya Allah'ın esyaya inmesi denir.
📖 Sayfa 63 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Âlemin zerrelerinden her biri zıdlarını cami'dir (kendinde taşır). Çünkü Allah Taâlâ'nın Cemal ve Celâl (sıfatları) vardır. Allah Zülcelâl, her zerrede tecelli eder. Her zerrede O'nun bütün sıfatlarının eseri vardır.
📖 Sayfa 142 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
.
*
📖 Sayfa 124 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Sufi ibnu'l-vakt (vaktin oğlu) olmalı denilmiş. Yani vaktini kaybetmemeli.
Geçene üzülerek, geleceği düşünerek şimdiki vaktini zayi etmemelidir.
*
Güneş, geceleyin nasıl ay vasıtasiyle görünürse.
📖 Sayfa 23 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Allah, Allah'ın Resulü (SAV.) vasıtasiyle görünür. Çünkü Allah'ın Resulü (SAV.) daima Allah' ın nuru karşısında bulunan bir dolunaydır.
Kim dünyada Allah'ın nurunu görmek isterse Hz. Resul'ün şeriatina baksın ve ondaki emirIere itaat etsin ki o nur, ResuluIlah'ın ay fenerinden kendisine doğsun.
*
📖 Sayfa 35 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Peygamber Aleyhisselam şöyle buyurmuştur : Bildiğiyle amel edeni Allah, bilmediği ilimIere varis kılar.
*
Kiminin tatlı balın eder acı
📖 Sayfa 411 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
Kiminin acısın tatlı bal eyler
"Bu dünyada kör olan âhirette de kördür."
Vahdetname, Niyâzî-i Mısrî
İsrâ Sûresi, 72.
gâh olur benden hakîr hîç kimse olmaz dünyada
📖 Sayfa 478 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
gâhi kâf’dan kâf’a hükm eden Süleymân olurum
bir dem beni şâd etmedin
📖 Sayfa 373 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
âh veyletâ vâh veyletâ
Hak ilmine bu âlem bir nüsha imiş ancak
📖 Sayfa 125 · Niyâzî-i Mısrî Divanı, Niyâzî-i Mısrî
Ol nüshada bu âdem bir nokta imiş ancak
O noktanın içinde gizli gizli nice bin deryâ
Bu âlem o deryâdan bir katre imiş ancak
Âdemliğini her kim bulduysa odur âdem
Yoksa görünen suret bir gölge imiş ancak.
*
📖 Sayfa 29 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Ey FazıI kardeşim, sen düşüncenden ibaretsin, yoksa büyüttüğün et ve kan değilsin.
*

Mütekellimlere göre zaman, kendisiyle başka bir müteceddidin ölçüldüğü bir müteceddidden ibarettir. Yani «ne zaman» sorusunun cevabında bir olayı başka bir olayla kıyaslamaktır. Mukarenet (kıyaslamak), izafî bir şeydir. Birbiriyle karşılaştırılan iki müteceddidin (tazelenen olayın) bir durumuna bağlıdır.
📖 Sayfa 136 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî
Şerîatin sözleri hakîkatsız bilinmez Hakîkatın sırları tarîkatsız bulunmaz
📖 Sayfa 440 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
Şerîatsız hakîkat oldu ilhâd
📖 Sayfa 387 · Divan, Niyâzî-i Mısrî
Hakîkat nûr, ziyâsıdır şerîat
Ârif olan, zâhirden bâtını anlayan kimsedir.
Vahdetname, Niyâzî-i Mısrî
“Kanaat, tükenmez bir hazinedir. “
📖 Sayfa 123 · Çıktım Erik Dalına, Niyâzî-i Mısrî