CANLI

Okurların Christophe Galfard'ın Kitaplarında Bulduğu Anlamlı Sözler

Christophe Galfard sözleri ve alıntıları

Christophe Galfard'dan derlenen bu 100 söz, okurların yıllardır en çok paylaştığı satırlardandır.

En Beğenilen Christophe Galfard Sözleri

Evrenimizde her şey birbiriyle bağlantılıdır.

📖 Sayfa 185 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Kütleçekim, Einstein’ın bize söylediği gibi, uzay-zamanın bükülmesinin bir sonucuydu. Bir kuvvet değil.

📖 Sayfa 118 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Bilinenin ötesine geçebilmek için daima bir şeylerden vazgeçmek gerekir.

📖 Sayfa 344 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Bir elektron, anti-elektronla karşılaştığında birbirlerini yok eder, “puf” diye kaybolurlar. Kütleleri bir anda yeniden enerjiye, ışığa dönüşüverir.

📖 Sayfa 225 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Gece gökyüzünde görülen kozmik cisimlerin hepsi bizimle aynı atomlardan meydana geliyor.

Öyle olmasaydı, teleskoplarımız bize söylerdi.

Dolayısıyla, doğayı yöneten yasaların her yerde aynı olduğunu varsayabiliriz.

📖 Sayfa 73 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Kuantum parçacıkların uyduğu kurallar, sizlerin gündelik yaşamınıza hükmeden kurallarla aynı değildir. Duyularınız ve sezginiz bu parçacıklar söz konusu olduğunda işe yaramaz. Unutun onları.

📖 Sayfa 208 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Güneş’in gitgide derinlerine dalıyorsunuz. Sıcaklık gittikçe yükseliyor ve akıllara durgunluk veren bir seviyeye ulaşıyor. Çekirdeğe vardığınızda gibi bir dereceyi görüyorsunuz.

📖 Sayfa 16 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Karanlık enerji:
Karanlık madde:
Bildiğimiz madde (ışık dahil):

📖 Sayfa 292 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Karadeliğin etrafında zaman diğer her yerde olduğundan daha yavaş akar.

📖 Sayfa 305 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Kuantum alan teorilerine göre, etrafta alanlar olduğu anda bu alanlar kuanta denen küçük enerji paketlerini veya küçük madde paketlerini oluşturabilirler. . Benzeri biçimde verir. Varsayımsal bir kuantum alan sayılan dediğimiz şeylerdir.

📖 Sayfa 263 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Bilim insanları, yıldızımızın merkezinde kalan hidrojenin miktarını tahmin ederek bu patlamanın ne zaman gerçekleşeceğini öngörebiliyorlar. Çıkan sonuca göre, Güneş bundan 5 milyar yıl kadar sonra, üç günlük yanılma payıyla, bir Perşembe günü patlayacak.

📖 Sayfa 20 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Bu kitapta sadece bir tane denklem göreceksiniz. O da:

📖 Sayfa 1 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Evrenin başka bir yerinde, antimaddeden koskocaman bir dünya oluşuyor olabilir. Anti-dünya diyebileceğimiz bir şey. Bu tür anti-dünyaların var olup olmadığını bilen yok; ama eğer varsa ve günün birinde uzayda karşınıza size benzeyen biri çıkarsa, sakın el sıkışmayın. Siz ve anti-siz bir bombaya dönüşür ve anında patlarsınız. Hem de şiddetle.

📖 Sayfa 227 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Işık herhangi bir kütleyi taşıyamaz, bu yüzden o kadar hızlıdır. Işık yüksüz yol alır.

Kütlesi olan her şey, aşırı hızlandığında daha da ağırlaşır. Dolayısıyla ışık hızına erişebilmek için kişinin hiç kütlesi olmaması gerekir.

📖 Sayfa 140 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Güneş iri bir karpuz hacmine indirgense, Dünya ondan 43 metre ötede, bakmak için büyüteç kullanmanız gereken küçücük bir şey olurdu.

📖 Sayfa 15 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Galileo, Jüpiter'in ayları olduğunu gördü. Dünya olmayan bir şeyin de etrafında dönen gök cisimleri olduğunu gördü.

Bu keşif, her şeyin gezegenimiz etrafında döndüğüne ve Dünya’nın evrenin merkezinde olduğuna dair bin yıllık (hatalı) bir anlayışı yerle bir ederek, beklenenden akıl almaz derecede büyük bir gerçekliğin bilimsel keşfine giden yolu açtı.

400 yıl sonra, Galileo teleskobunun yerini ışık temelli çeşitli aygıtların yanı sıra Hubble Uzay Teleskobu, X-ışın teleskopları, morötesi ışık ve radyo dalga teleskopları aldı.

📖 Sayfa 358 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Nobel Ödülü sadece yaşayan bilim insanlarına verilir.

📖 Sayfa 220 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Işık, bir gökadanın, yıldızın, gezegenin, hatta küçük bir kayanın yakınında yön değiştiriyor. Bir cisim ne kadar yoğunsa ve bir ışın onun ne kadar yakınından geçerse, sapma o kadar belirgin olur. Gezegenler, yıldızlar ve gökadalar hareket ederken, yarattıkları kavisler ve eğimler de onlarla birlikte hareket ederek birbirlerinin etrafında dans eder ve birbirleriyle birleşirler. Evrenimizin her yerinde her şey hareket eder. Evrenin kendi dokusu bile.

📖 Sayfa 88 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Dünya’da yaşamın yeşermesi için gereken moleküllerin tümünün oluşumu için sadece altı atom gerekliydi: .
Kısaca:

Yeri gelmişken, vücudunuzu çeşitli şekillerde bir araya gelmiş bu atomların yarattığı moleküller oluşturduğundan, siz de bir CHNOPS’sunuz.

📖 Sayfa 173 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Parçacıkların ortaya çıkabilmek için kuantum alanlardan enerji ödünç almaları gerekir. Söz konusu alanlar, uzay ve zamanın içinde her yeri doldurduğundan, parçacıklar gerçekten de herhangi bir zamanda ve herhangi bir yerde ortaya çıkabilirler. Evrenin hiçbir yerinde "gerçek boşluk" diye bir şey olmamasının nedeni budur.

📖 Sayfa 212 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Hiçbir şey ışık hızından hızlı gidemez.

📖 Sayfa 132 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Evren muazzam bir yer. İki yıldızın, gökadaların, gökada kümelerinin arasında akıl almaz boyutta hacimler var. Ama boşluk yok. Sadece,

📖 Sayfa 229 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Karadelikler o kadar çok madde ve enerji içerirler ki bu yüzden de uzay-zamanda o kadar keskin bir eğim yaratırlar. Yakınlarına gelecek kadar acemi hiçbir şey içlerine düşmekten kurtulamaz.

📖 Sayfa 304 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Kuantum parçacıklar küçük sinsi varlıklardır.

📖 Sayfa 206 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Kütleçekim, uzay-zamanın bir bükülmesi olduğundan, ışığın kendisi de kütleçekime tabidir.

📖 Sayfa 355 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Dünya’yı karadeliğe dönüştürmek için domates büyüklüğüne inene kadar sıkıştırmanız gerekir.

📖 Sayfa 315 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Gözlerimiz, sadece gökadamız Samanyolu’na ait birkaç yüz yıldızı ve nereye bakması gerektiğini bilenler için de başka birkaç yakın gökadanın sönük izlerini görebilir.

📖 Sayfa 102 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Kuantum Alanlar parçacıklara tuhaf şeyler yaparlar.

📖 Sayfa 206 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Herhangi bir atomun içindeki herhangi bir elektronun bir orbitalden diğerine geçmesi için gereken enerjinin, elektronun ait olduğu atoma özgü olduğunu anladılar. Bu da bizler için çok ama çok büyük bir şanstı; çünkü farklı enerjiler, farklı ışık kaynaklarına karşılık gelir ve tabii biz de teleskoplarımızla hemen her yerden ışık toplayabiliriz.

Bu basit olgu sayesinde bilim insanları,

📖 Sayfa 72 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Andromeda Gökadası yaşam kaynıyor olabilir. Çevremizdeki tüm gökadaların en büyüğü o. Üstelik çok da yakın. Tabii galaktik ölçekte; insan ölçeğinde değil. Şu an Dünya’dan Andromeda’nın 1 trilyon yıldızından birinin yakınında bir yere gönderilecek telefon çağrısının ulaşması 2,5 milyon yıl sürer.

📖 Sayfa 42 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Matematik, tanrıların insanlarla konuştuğu dildir.

📖 Sayfa 199 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Nötron ve protonların kütlesinin büyük kısmı, kuarkları kendi sınırları içinde tutan kuvvetten, orada yatan kuark-gluon çorbasından ileri gelir. Higgs alanı birdenbire kapatılsa kuarklar kütlesizleşirdi ve biz de ölürdük. Ama protonla nötronun kütlesi pek fazla değişmezdi.

📖 Sayfa 221 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Karanlık madde gerçekten de gökadaların etrafında, kendi Samanyolu’muzun etrafında, evrenin dört bir yanında... Kısacası, her yerde ve biz onu göremiyoruz.

📖 Sayfa 284 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Şimdiye dek belirlenmiş en büyük karadelik, . Bu karadelik bize 12 milyar ışık yılı uzaklıkta, bugün yakaladığımız ışığı yaydığı sırada çok genç olan bir gökadanın içinde yer alır.

📖 Sayfa 256 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Dinozorlar, şiddetli volkanik patlamalar ve 10 kilometre genişliğindeki bir asteroitle yıkıcı bir çarpışmanın ortak etkisi sonucu yeryüzünden yeni silinmiş ve yalnızca küçük memeliler hayatta kalmış. Onlardan bazıları günün birinde, birbirini izleyen çok sayıda evrimleşmenin ardından, az önce gördüğünüz kıllı atalarımıza, sonra da bize dönüşecek

📖 Sayfa 232 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

"Kuantum teorisi karşısında hayrete düşmemiş bir kimse, onu anlamamış demektir."

📖 Sayfa 200 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Işık, yani diğer adıyla elektromanyetik radyasyon, hem parçacık (foton) hem de dalga olarak düşünülebilir.

📖 Sayfa 64 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Işığın elektrona, elektronların ışığa dönüşebilmesi gibi evrenimizdeki tüm parçacıklar biz bakmazken başka bir şeye dönüşebilir.

📖 Sayfa 206 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Bir terimin başına “” geldiğinde bunun, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığına işaret ettiğini hatırlıyor musunuz? Burada da yine “kuantum siciminin” sicimle (telle) ilgisi yok. Buradaki ilk titreşim bir notayı değil, ışığı doğuruyor. Işığın bir parçacığını. Elektromanyetik kuvvetin taşıyıcısını.

Şimdiye dek karşılaştığınız tüm kuantum parçacıklar, vücudunuzu ve evrendeki tüm maddeleri meydana getiren parçacıklar, aslında bu tür açık sicimlerin titreşimi olabilir...

📖 Sayfa 343 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Britanyalı bilim insanı Dirac, 1932 ile 1969 arasında dünyanın en prestijli bilim makamlarından Cambridge Üniversitesi Lucasian Chair of Mathematics makamına sahipti. Isaac Newton aynı makamda 1669 ile 1702 arasında, Stephen Hawking ise 1979 ile 2009 arasında oturdu.

📖 Sayfa 224 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Dünya’yı meydana getiren ağır atomların, yaşam için gerekli atomların, vücudumuzun içerdiği atomların hepsi, zamanında bir yıldızın kalbinde yoğrulmuştur. Nefes aldığınızda onları solursunuz. Teninize ya da başkasının tenine dokunduğunuzda, yıldız tozuna dokunursunuz.

📖 Sayfa 17 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Güçlü alanın elektromanyetik alan ile aynı olmadığını ama onun da yine evrenin tamamını doldurduğu gerçeğinin altını çizmek gerekiyor. . Üstelik hiçbir şey parçacıkların her iki alana da ait olmasını engellemez: Elektriksel yüke sahip kuarklar hem güçlü etkileşim alanına hem de elektromanyetik alana aittir.

📖 Sayfa 181 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Bu uçsuz bucaksız evrende yalnız olmamız pek mümkün görünmüyor insana:
“”

📖 Sayfa 40 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Bundan yüz yıl önce, Einstein kütleçekime yeni bir bakış açısı getirdiğinde geçmişi sadece ayağımızın altındaki toprakta arkeolojik kazılar yaparak değil, yıldızlara bakarak da bulabileceğimizi anlamaya başladık.

📖 Sayfa 335 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Tarih boyunca filozoflar –ve şimdi de teorik fizikçiler– dünyayı zihinlerinde canlandırmaya çalıştılar. Yasalarının, doğanın yasalarının, varlığı hepimize aşikâr yasaların sırrını çözebilmek için kendilerini, fiziksel ve deneysel anlamda mümkün olmayan durumlarda hayal ettiler.

📖 Sayfa 351 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Bundan 4 milyar yıl kadar önce genç gezegenimize Mars büyüklüğünde başka bir gezegen çarpmış. Çarpışma, gezegenimizden büyük bir parçanın koparak uzaya fırlamasına neden olmuş. Bunu izleyen bin yıllık dönemde, çarpışmayla saçılan tüm döküntü birleşerek Dünyamızın yörüngesinde dönen tek bir küreye dönüşmüş. Böylece, şimdi üstünde durduğunuz Ay da hayatına başlamış.

📖 Sayfa 13 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Dünya yüzeyinden uzaya gidebilmek için bir cismin dikey olarak saatte 40.320 kilometreden fazla bir hızla fırlatılması gerekir. Daha yavaş fırlatırsanız geri düşer. Her defasında.

Bu hıza Dünya’nın kurtulma hızı denir. Karşılaştıracak olursak, Güneş’in kurtulma hızı yaklaşık 2,2 milyon km/s iken, Avrupa Uzay Ajansı’nın uzay keşif aracı Philae’nin 2014’te iniş yaptığı, oyuncak ördek biçimli kuyrukluyıldızın kurtulma hızı sadece 5,4 km/s’tir. Şöyle bir sıçramak, uzaklaşmak için yeterli olur.

📖 Sayfa 89 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Elektromanyetizma ve zayıf kuvvet, başka bir kuvvetin, uzun zaman önce var olmuş başka bir alanın, iki ayrı yönünden başka bir şey değildi. Evrenin ilk günlerinde, gerçekliğimizi dolduran görünmez kuantum denizlerinden en az ikisinin bir zamanlar "tek” olduğu bulunmuştu:

Bu, tek başına bile olağanüstü bir buluştu (Nobel Ödülü’nü de o yüzden hak etti), ama aynı zamanda çok ama çok daha büyük bir şeyin önünü açtı:

📖 Sayfa 201 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Einstein’ın vizyonunun olağanüstü yanı, kütleçekimin Newton’ın düşündüğü şey olmadığını göstermesiydi. Kütleçekimin bükülmeler ve eğimlerden kaynaklandığını göstermesi... Kütleçekim, madde ve enerji... Bunların tümü de birbiriyle son derece doğrudan bağlantılıydı. Evrenimizin “uzay-zaman” denen bir dokusu vardı ve dokunun içindekiler, orada yer alan şeyler, dokuda bükülme ve şekiller yaratıyordu. Bu bükülmelerin yakın cisimler ve ışık üstündeki etkisi ise kütleçekim dediğimiz, deneyimlediğimiz şeyin kendisiydi. İşte genel görelilik teorisi buydu.

📖 Sayfa 354 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Atmosferin en ötesinde, Dünya'nın biraz uzağında, tıpkı salata kâsesi kenarında dönen bir bilye gibi gezegenimizin etrafında dönmeye devam eden Ay var. Aradaki farksa, Ay’ın kendisinin de uzay-zamanda bükülme yaratması. Ay’ın uzay-zamanı bükmesi, Dünya üzerindeki suyun Ay’a doğru düşmesine neden oluyor. Bu yüzden de sular, yeryüzü etrafında dönen Ay’ı takip ediyor ve gelgitler oluşuyor.

📖 Sayfa 93 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Dünya aslında Güneş tarafından bükülmüş bir uzay-zamanda dümdüz hareket eder. Gezegenimiz ne direksiyon kırar ne de hareket etmek için enerji harcar. Sadece yıldızımız tarafından yaratılan görünmez uzay-zaman bükülmelerini takip eder. Salata kâsesi etrafında dönen bir bilye gibi.

📖 Sayfa 95 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Tüm elektronlar, elektromanyetik alanın özdeş ifadeleridir ve hepsi o alanın vakumundan kaynaklanarak, ondan yayılır. Tüm fotonlar da öyle.

Bir elektron ne zaman gerçeğe dönüşse, etrafını kuşatan elektromanyetik alan vakumunun yarattığı bir itkiyle hayalîmsi ataletinden uyanmış demektir. Ne zaman bir gluon belirse, güçlü etkileşim alanının vakumundan verilen ya da alınan bir enerjiden geliyor demektir. Ne zaman radyoaktif bozunma oluşsa, zayıf alan vakumu işin içindedir ve temel nötrinoları fırlatır. Ayrıca bir vakum ne kadar enerjikse, içinden o kadar çok temel parçacık çıkabilir.

📖 Sayfa 215 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Madde ve ışık birbirine dönüşebilir ve dönüşür.
İçinde yaşadığımız dünyada her şey, maddeyle ışığın bir oyunudur.

📖 Sayfa 167 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Evrenimiz bir anlamda böyle bir tekillikten doğdu, çünkü uzay ve zaman bugünkü hallerine bu tür bir tekillikten çıkarak geldi.(Big Bang)
Bir diğer tekillikse, evrenimizin dört bir yanına serpiştirilmiş tüm karadeliklerin derinliklerinde yatar.
Pek çoklarının kanaatinin aksine, karadelikler boş deliklerin tam tersidir: Yıkıcı bir çöküş sonucu çok fazla miktarda madde, çok küçük bir hacim içinde sıkıştığı zaman doğarlar. Dev bir yıldızın ölümü bu tür süreçleri tetikleyebilir.

📖 Sayfa 298 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Kuarkları ve gluonlarıyla güçlü kuvvet, vücudumuzu oluşturan kütlenin yüzde 99,97’sini meydana getirir. 60 kiloluk bir insan, kuarklarının ve onların bağlayıcısı gluonların tamamını kaybetse, anında 18 grama düşer. Haliyle ölür.

📖 Sayfa 181 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Evrenimizde hiçbir şey karadeliğin kütleçekim kıskacından kaçamaz. . Hiçbir şeyin hiçbir zaman geri dönemediği dönüşsüz nokta ise —karadelik ufku— dışarıdan bakıldığında kaya ve elmas görüntülerinin donmuş gibi göründüğü yerdir.

📖 Sayfa 304 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Gezegenleri, asteroitleri ve kuyrukluyıldızlarıyla Güneş Sistemimizi kozmik ailemiz ve Proxima Centauri’yi komşu yıldızımız gibi düşünecek olursak, Samanyolu’nu, Güneş’in sadece aralarından biri olduğu 300 milyar yıldız gücünde bir megalopolis, büyüyen dev bir kent olarak kabul edebiliriz.

📖 Sayfa 35 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Gravitonların çevrelerini nasıl etkileyeceğini hesaplayan teorisyenler, etkilerin tam da uzay-zaman bükülmesi gibi olacağını buldular.

📖 Sayfa 264 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Newton’ın teorisi, bırakın uzay-zamanın genişlemesini, Merkür’ün garip yörüngesini bile açıklayamıyordu. Dolayısıyla teori bir anlamda yanlıştı. Ama yine de müthişti. Hatta mükemmel bile denebilir çünkü nerelerde işlediğini ve nerede, neden çöktüğünü biliyoruz.

📖 Sayfa 353 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Kütleçekim, evrenin dokusunun, içinde barındırdığı cisimler yüzünden bükülmesiydi. Newton bunu görememişti.

📖 Sayfa 60 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Henüz dünyada aklın kanıtını bulabilmiş değiliz.

📖 Sayfa 41 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Uzay-zamanı keskin biçimde büken Güneş yer alıyor. Güneş Sistemi’ndeki tüm gezegenler, kuyrukluyıldızlar ve asteroitler, o bükülmenin içinde, farklı hızlarda ve yüksekliklerde, salata kâsesinin çeperindeki bilyeler gibi dönüyor. Tabii, komşu yıldızlarla rekabeti de unutmamak gerek.

📖 Sayfa 94 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Uzay, görünürdeki boşluğuna karşın boş değildir. Statik de değildir. Onu hareket eden ve değişen geometrik bir nesne yapan şey ise tam olarak şu ana dek "evrenin dokusu" dediğim şeydir.

📖 Sayfa 92 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Dünya’dan 13.500 milyon ışık yılı kadar bir mesafeye vardığınızda, hemen hemen tüm ışık kaynakları kaybolup gidiyor.

Aradığınız yere gelmiş olabilir misiniz? Evrenin gerçekten de bir sonu var mı?

📖 Sayfa 46 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Aslında bizler birçok açıdan denizde yüzen balıklar gibiyiz. Tek farkımız sudan meydana gelen bir denizde değil, dostumuz ’ın haritasını çıkardığı, evrenin tamamını dolduran, “” isimli çeşitli denizlerde yüzüyor olmamız. Bizlerin de karışık ve hayli karmaşık birer ifadesini oluşturduğumuz alanlarda...

📖 Sayfa 229 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Bir şeyi görmüyor olmamız, var olmadığı anlamına gelmez.

İnsan, çevresini kuşatan görünmez havanın atomlar ve moleküllerden oluştuğunu anlamadan önce, içi boş olduğunu düşünüyordu.

📖 Sayfa 92 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Dünya’dan bakıldığında Andromeda, geceleyin gökyüzünde dolunayın altı katı kadar bir alan kaplar ama o kadar uzaktadır ki içerdiği 1.000 milyar yıldıza karşın çıplak gözle sadece ortadaki kabartılı bölgesi görülebilir. Üstelik o kabartı da küçücüktür.

📖 Sayfa 37 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Karadelik yaratmak için muazzam bir enerji gerekir.

📖 Sayfa 303 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Bir gezegenin yüzeyinde sıvı su bulundurabilmesi (ve bildiğimiz anlamda yaşamı destekleyebilmesi) için ne çok soğuk ne de çok sıcak olması gerekir. Bunun için de etrafında döndüğü yıldıza ne çok yakın ne de çok uzak olması şarttır. Bir yıldızı kuşatan ve yörüngesinde yer alan gezegende sıvı su olmasına olanak tanıyan bölgeye denir.

📖 Sayfa 26 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Evren, büyük ölçekte de tıpkı küçük ölçekte olduğu gibi, neresine baksanız sırlarla doludur.

📖 Sayfa 256 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

"Zihinde görsel olarak canlandırılmaya elverişli hiçbir dil, kuantum sıçramayı tanımlayamaz."

📖 Sayfa 200 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Şu ana dek yalnızca uzayın bükülmesini deneyimlediniz. Zamanın bükülmesini değil. Ya da öyle sanıyorsunuz. Aslında, zaman bükülmesi daima gerçekleşiyordu. Hatta şu an, bu kitabı okuduğunuz sırada bile etrafınızda gerçekleşiyor. Etkileri, duyularınızla fark edemeyeceğiniz kadar zayıf ama yakında kendinizi, zaman bükülmesinin son derece belirgin olduğu ve aklınızın karışacağı yerlerde bulacaksınız.

📖 Sayfa 93 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Kuantum etkiler karadelikleri buharlaştırıyordu. İçeri düşen şeyler, sonsuza dek içeride kalmaya mahkûm değildi. Dışarı çıkıyorlardı ama tanınır hâlde değil. Buharlaşabilen karadelikler bu nedenle gerçekten de sıcaklıkları varmış gibi davranıyordu. Günümüzde Hawking sıcaklığı diye bilinen bir sıcaklık…

📖 Sayfa 312 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Evrende istediğiniz gökadayı seçin, ortasında büyük olasılıkla süper kütleli bir karadelik bulursunuz.
Ayrıca, kütlesi yıldızımızın sadece birkaç katı olan, dört bir yana yayılmış başka birçok küçük kütleli karadelik bulunduğu da tahmin ediliyor

📖 Sayfa 255 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Yıldızlar ne kadar büyükse, ömrü o kadar kısalıyor.

📖 Sayfa 26 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Uzaya ilk yolculukları yapanların hepsi, gezegenimizin güzelliği ve karanlıklar okyanusu içindeki küçücük boyutları karşısında hissettikleri tevazu duygusuyla geri döndüler.

📖 Sayfa 34 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Evrenin dokusu artık daha çok uzay-zaman olarak biliniyor ve Einstein’ın genel görelilik teorisi, bu uzay-zamanın, içinde yer alan şeylerle nasıl büküldüğünü (ve tabii tersini de) anlatıyor. Kütleçekim açısından bir yanda enerji ve madde, diğer yanda uzay-zamanın geometrisi aslında özdeş kavramlardır.

📖 Sayfa 92 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Genel göreliliğe göre, karadeliğin içinden ne siz çıkabilirsiniz ne de size ait tek bir atom.

📖 Sayfa 308 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Samanyolu’ndaki tüm yıldızların yarattığı tüm uzay-zaman bükülmeleri birbirine eklenerek, gökadamızın yarattığı bükülmeyi oluşturuyor. Yani gökadamızın kütleçekim alanını. Bu alan da komşu gökadaların kütleçekim alanlarıyla rekabet ediyor. Sonra Yerel Grup’un kendisi, diğer grupların yarattığı bükülmenin birleşimiyle rekabet ediyor ve bu böyle devam ediyor. Albert Einstein, tüm bunları tek bir formülle anlamanın yolunu keşfetti işte.

Aklına sağlık, Einstein.

📖 Sayfa 94 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Evrenin her yerinde her şey, her şeyin etrafında hareket ediyor.

📖 Sayfa 45 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Elektromanyetizma, etkileri açısından uzun erimli ve ya çekici ya da itici özellikte olabiliyor. Kütleçekim sadece çekici özellikte; güçlü etkileşimse çok kısa erimlidir.

📖 Sayfa 216 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Kuvvet taşıyıcılar geçmişte bazı parçacıklara kütle verdiler, bazılarını ise kütlesiz bıraktılar. Örneğin, onun varlığını hissetmedi, hâlâ da hissetmiyor. Onun alanından, onu hiç hissetmeden geçebiliyorlar. Böylece

Ancak

📖 Sayfa 220 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Dünya ekseninin eğikliği nedeniyle güney yarımküre daima gökada merkezine bakarken, kuzey yarımküre de daima merkezden uzağa, çok daha az yıldızın olduğu yöne bakar. Bu nedenle kuzeyde geceler, güneye kıyasla oldukça yavandır.

📖 Sayfa 36 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Görünür evrenimiz, yarıçapı 13,8 milyar ışık yılı olan bir küredir.

📖 Sayfa 337 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Doğadaki tüm kuantum alanlar, evrende bilinen en güçlü kütleçekime sahip cisim tarafından uyarılırlar. Karadelikler küçüldükçe alanların uyarılmaları da o kadar artıyor ve parçacıklar o kadar yüksek enerjiyle fırlıyorlar. Kütleçekimsel enerji bir kez daha madde ve ışığa dönüşüyor.

📖 Sayfa 311 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Radyoaktivite olmasaydı, yeryüzünde yaşam imkânsız olurdu.

📖 Sayfa 195 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Şişme dönemi, Büyük Patlama’dan önce gerçekleşti.

📖 Sayfa 331 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Karanlık Madde hiçbir zaman laboratuvarda üretilemedi. Karanlık enerji de. Aynısı karadelikler için de geçerli.

📖 Sayfa 315 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

İki alanın içine yolculuk yaptınız ve alanların etkileşim içindeki parçacıkları ile kuvvet taşıyıcılarının, yaşadığımız dünyaya hem ele geçirilemez hem de katı yapısını kazandırdığını gördünüz. Fotonlarla elektronların birbirleriyle oynadığını ve birbirlerine dönüşebildiğini gördünüz. Değerli altın atomlarının ve yıldızların kalplerinde kaynaştırıp sizi ve beni oluşturan bir madde olarak harmanladığı, evrenin en küçük ve en bol yapıtaşı olan hidrojen atomlarının merkezinde, gluon ve kuarkların kıpır kıpır edişini gördünüz.

📖 Sayfa 186 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Onun varlığından yola çıkılarak, kütleçekim de dahil, şimdiye dek gördüğünüz her şey açıklanabilir. Evrenimizin tamamının varlığı bile.

Karşınızdaki kuantum sicim titreşiyor. Kuantumsal olarak. Kenarlarını tam seçemeseniz de var olduğunu söyleyebilirsiniz. Gerçi sicimin her şeyi çok ama çok hızlı hareket ediyor...

Neşeli bir enerjiyle titreşen bu hali öyle güzel ki, çekimine kapıldığınızı hissediyorsunuz. Kendinize engel olamadan ileri doğru uzanıyor ve kendi kendine zaten kıpırdaştığı halde sicimi gitar teliymiş gibi çekiyorsunuz.

📖 Sayfa 343 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

"Yüce Tanrı kurnazdır ama kötücül değildir."

📖 Sayfa 200 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Yıldızların patlayarak yeni dünyalar, beyaz cüceler ve karadelikler oluşturduğunu, o karadeliklerin buharlaştığını ve bu eylemle henüz bilinmeyen bir kuantum kütleçekim teorisinin varlığına işaret ettiğini gördünüz.

📖 Sayfa 342 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Doğa , biz insanların neyi akla
yatkın bulduğuyla ilgilenmez.

📖 Sayfa 203 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Yeni doğrular bulmamızı sağlayacak
bazı yanlışlar ...( gereklidir)

📖 Sayfa 360 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Hiçliğin ortasında tüm yönler eşittir.

📖 Sayfa 82 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Newton'un Tanrı bakış açısına
göre ileri ve geri yönde sonsuzluğa
uzanan insan zamanın çizgisi,
tek bir andan öte bir şey değildir.
Tanrı onu tek bir göz kırpmalık süre
içinde görür.

📖 Sayfa 10 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Hakikatin savunmaya ihtiyacı yoktur.

Evren Avucunda, Christophe Galfard

Bir cisim ne kadar yoğunsa(kütlesi fazlaysa), elimizde tuttuğumuz ışık sinyalinin cismin uzay-zamanda yarattığı eğimden yukarı tırmanabilmesi için sinyalinizin o kadar enerjik olması gerekir. Tıpkı salata kâsesi örneğindeki gibi: Kâse ne kadar derinse, dipten fırlatacağınız bilyeyi yukarı tırmanıp dışarı çıkması için o kadar hızlı fırlatmanız gerekir. Bir gezegen, yıldız ya da beyaz cücenin üstünde otururken, sinyalinizin geri düşmeden bu cisimlerin çekiminden kaçarak uzaya ulaşabilmesi için verilen sıraya göre giderek artan bir enerjiye ihtiyacınız olacaktır.

📖 Sayfa 304 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Birinci Kozmolojik İlke:
-her ne olursa olsun- Doğa yasaları her yerde aynıdır.

İkinci Kozmolojik İlke: Çok uzaklarda neler olduğunu tahmin edebilmek için herhangi bir yerde tercih edilebilecek bir konum yoktur.

Üçüncü Kozmolojik İlke: Tıpkı dünyada olduğu gibi uzak gökadalar, gözlemcinin bulunuğu yerden de daima uzaklaşır.

Not:
Üçüncü Kozmolojik İlke yakınımızda olan şeylerle ilgilenmez. Sadece büyük tablo ile ilgilenir. Gökadalardan çok, çok daha büyük ölçeklerle, olağanüstü büyük ölçeklerde evrenin, herhangi yönüne bak bakarsanız bakın: benzer görüldüğünü söyler.

📖 Sayfa 81 · Evren Avucunda, Christophe Galfard

Son , başlangıçtan daha
anlamlı görünebilir.

📖 Sayfa 203 · Evren Avucunda, Christophe Galfard
Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Her sözün altında alındığı eser belirtilmiştir.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4