
William H. McNeill, okurların en çok sevdiği yazarlardan biridir. 4 farklı eserinden derlenen 100 söz, bu sayfada eserleriyle birlikte listelendi.
En Beğenilen William H. McNeill Sözleri
*Tarihi yönlendiren şey, insanın umudunu karşılaması için durumunu değiştirme arzusudur.
📖 Sayfa 16 · Kısa Dünya Tarihi, William H. McNeill
Kuşkusuz çoğulculuk ve uzlaşma, tüm öteki uygar toplumlarda olduğu gibi, Avrupa'da da uygarlığın başladığı tarihten beri var olagelmişti. Gerçekten,
📖 Sayfa 498 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
İnsan yaşamı, her zaman korku ve umut arasındaki gerilim altında kalmıştır.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Başka hiçbir İslam devleti böylesine değişik ve böylesine etkili bir iç örgütleniş biçimi ortaya koyamadı ve hiçbiri, dünya tarihinde, Osmanlı İmparatorluğu'nun oynayacağı role uzaktan yakından benzer bir rol oynayamadı.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
İslam sanatının dıştan görünen biçimiyle görkemine, İslam bilginliğinin karmaşıklığına, Osmanlı, Safevi ve Hindistan Mugal imparatorluklarının kudretine karşın, çöküşün habercileri olan içten ve dıştan gelme meydan okumalara karşı çıkma yolunda geleneksel davranışları ve geleneksel kurumları değiştirmeme, Müslüman kafaların bir yetersizliğinin değil, bir isteksizliğinin ürünüydü.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Yeterince zaman perspektifine sahip olsak, günümüz insanlarına büyük bir kargaşa olarak görünen şeyler arasındaki birleştirici çizgileri de görebiliriz.
📖 Sayfa 697 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
.
.
.
Sükûnet içinde düşünen düşünme’ bizden tek bir fikre tek taraflı olarak saplanıp kalmamayı, tasavvurların tek yönlü yolunun ardında koşmamayı talep eder..
📖 Sayfa 45 · Düşünceye Çağıran Yurt Müdafaası, William H. McNeill
1789'da, Hindistan'da yetiştirilen ve Ümit Burnu yoluyla getirilen pamuğu işleyen İngiliz fabrikalarında dokunan mallar, Hindistan'da bile Hint dokumalarından daha ucuza satılabildi!
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Newton'un hareket yasalarından farklı olarak, hükümetler ve insanlar her zaman rasyonel davranış çizgisinden saptıkları için, bu tür Laissez faire (bırakın yapsın) kuramları hiçbir zaman deneyimin sınavından geçirilemedi.
📖 Sayfa 569 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Günümüzdeki durumdan farklı olarak diktatörlük, Roma'da anayasal bir kurumdu. Olağanüstü durumlarda Senato, sınırlı bir süre için tüm yürütme yetkilerini vererek bir diktatör seçerdi. Caesar önce kendini on yıl için diktatör seçtirmişti; sonra ömür boyu diktatör ilan ettirmeye kalkınca anayasa dışına çıkmış oldu.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Toplumsal gücün nihai temeli, insanlar arasında işbirliğini sürdüren iletişimdir. İletişim bir çok insanın aynı hedeflere doğru çabalamasını mümkün kılar ve insanların en iyi yaptıkları uğraşta uzmanlaşmalarını sağlar. İşbirlikçi bir çevrede, uzmanlaşma ve iş bölümü bir toplumu diğerlerinden daha güçlü hale getirebilir. Ayrıca toplumu daha tabakalı, daha eşitsiz hale getirir. İşbirlikçi bir çerçeve sürdürürülebiliyorsa, ağ büyüdükçe, katılımcı nüfusun gösterdiği zenginlik güç ve eşitsizlik artar.
📖 Sayfa 17 · Kısa Dünya Tarihi, William H. McNeill
İlk çiftçiler, avcılar için önemli olmayan Bunlar, ağaçları kesmek için , tohum ekmek üzere çürümüş yapraklardan oluşan toprakları kazmak için ve olgunlaşmış ekini dermek için tır.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
İtalyan taş işçiliği ve süsleme motifleri,
📖 Sayfa 512 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Rus ahşap kilise mimarlığıyla birleşip İran inceliğiyle canlandırılınca, Moskova'nın Kızıl Meydanı'nı süsleyen ünlü Aziz Basil Katedrali'ni yarattı.
Bilimin ve teknolojinin gelişmesinin bir başka sonucu, yeryüzünün en ileri sanayi ülkelerinde bile çoğu insanın, bilim adamlarının ve teknisyenlerin neler yaptıklarını anlamamaya başlaması oldu. Hatta her gün görüp kullandıkları makinelerin bile nasıl çalıştığını anlayamaz duruma düştüler.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Bilinen en eski Hint heykelciliği Asoka çağına dayanır. Bu tarihten sonra, iki yüzyılı aşmayan bir süre içinde, Sançi'deki büyük Budist stupanın incelikli yontularında açıkça görülen zengin, olgun bir biçem gelişti. Sanat tarihçileri, Hintli sanatçıların Yunanlardan ne ölçüde etkilendikleri sorununu hâlâ tartışmaktadırlar.
📖 Sayfa 241 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
İnsan aklının büyük buluşlarından biri olan sayısal işaretlemenin ondalık yerleştirme sistemi, İ.S. 270'te Hindistan'da ortaya çıktı.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Pers imparatorluğunun çöküşünden sonra Ortadoğu uygarlığında eskiden olduğundan daha belirgin biçimde ortaya çıkardığı, büyük
📖 Sayfa 100 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
önem taşıyan üç gelişmeye bir göz atmalıyız.
1-İmparatorluk tekniklerinin gelişmesi
2-Alfabetik yazının bulunuşu
3-Tek-
tanrıcılığın doğuşu
Abbasiler, daha önce olduğu gibi dinsel yetke ile askeri ve siyasal önderliği aynı kişilerde toplamaya çalışmadılar. Dinsel alanda tüm önemli konuları İslam dini uzmanlarına, denen kişilerin yetki alanına bırakmak yolunda görüş birliğine vardılar.
📖 Sayfa 308 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Politikacılar ve halk artık hem güce başvurmanın hem de Reform çağında apaçık gerçekler olarak görünen şeyler üzerinde evrensel bir görüş birliğine varmanın gerekli olduğu yolundaki görüşe inanmamaya başladılar.
📖 Sayfa 502 · Dünya Tarihi, William H. McNeill

İnsancıl ve barışçıl ülküleri, bunlara inanmayan alaycı bir tutumla reddetmek, bu tür ülküleri gerçeklik dünyasıyla karıştırmak kadar yanlış bir tutumdur. İnsan yaşamı her zaman korku ve umut arasındaki gerilim altında kalmıştır. Bu gerilim, çağımızda da ortadan kalkmayacak, tam tersine artacaktır. Ancak özellikle bu yüzden, hem yıkım tehlikelerinin hem daha insancıl bir dünya toplumu yönünde gelişme olanaklarının büyük oluşu nedeniyle, geçmişteki gibi umut ile korku arasında işleyen akıl ve yüreklilik, kendini ortaya koymak için geçmişte olduğundan çok daha geniş bir alan bulacaktır.
📖 Sayfa 728 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
.
.
.
(...) İmparator Konstantinos, Hıristiyan kilisesinin ilk din konsilini İ.S. 325'te Nikaca'da (bugünkü İznik'te) topladı. Kısa bir inançlar takımı ortodoks (doğru inanç) olarak benimsenip onaylandı. Fakat bu karar, Ariusçu Hıristiyanları ikna etmedi. Öteki sapma hareketleriyle uğraşmak için toplantıya çağrılan sonraki konsiller, yalnızca, geçerli sayılan yolu (ortodoksluğu) gittikçe daha kesin çizgileriyle tanımlamakta ve tartışmalı konularda başka türlü düşünenleri kiliseden atmakta başarılı oldu.
📖 Sayfa 297 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Amerika yerlilerinin kültürlerinin, ister Atlantik ister Pasifik yoluyla olsun, okyanus ötesinden gelen yolculardan önemli herhangi bir şeyi alıp almadığı noktasında düğümlenir. Pasifik adalarında yetişen bazı bitkilerin Avrupalıların gelmesinden önce Amerika'da yetiştirilmesi olgusuyla birlikte, Orta Amerika'yla Güney-
📖 Sayfa 444 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
doğu Asya'nın birkaç sanat motifinin
arasındaki şaşırtıcı benzerlikler, Pasifik'in iki kıyısındaki kültürler arasında şu ya da bu tür bir ilişkinin çok erken tarihlerde kurulmuş ol-
duğunun işaretleridir.
İnsan aklının büyük buluşlarından biri olan
📖 Sayfa 300 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
sayısal işaretlemenin ondalık yerleştirme sistemi, 270'te Hindistan'da ortaya çıktı.Bizim "Arapça" sayısal işaretleme dediğimiz,
Arapların Hindistan'dan çıktığını belirttikleri (ki doğrusu da budur) bu basit sistem, alfabetik yazıyla birlikte insanın buluş yeteneğinin en önemli örneklerinden biridir
Kar sağlamak hiçbir zaman tek amaç olmadı. Japon
📖 Sayfa 708 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
firmaları, her zaman onur ve saygınlık kazanmaya çalıştı. Fabrika yöneticileri, ulusa hizmet etmeyi, üstlerine boyun eğmeyi ve astiarını disiplin altına alıp onları korumayı gö-
rev bildiler.
Yüzyıllar geçtikçe her türden yerel yöneticiler, yavaş yavaş
📖 Sayfa 865 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
yabancıları soyup soğana çevirmektense, onları vergilendirmekten çok daha kazançlı çıkabileceklerini kavradılar
Dionysos şenliklerinde koroya katılanlar, yüzlerine keçi derisinden, yapılmış çeşitli hayvanlan temsil eden maskeler takarlardı. Yunanca "keçi şarkısı" anlamına gelen tragedya, adını bu görenekten almıştır
📖 Sayfa 216 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Batı Avrupa'da son "Roma" imparatoru 1806'da bu sıfatından vazgeçip gerçeğe daha uygun olan "Avusturya imparatoru" sıfatını al-
📖 Sayfa 313 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
dı. Balkanlarda Yunanca konuşan Roma imparatorları, "Yeni Roma" denen
Konstantinopolis'te, egemenliklerini 1204'e kadar kesintisiz sürdürdüler.565'ten sonra bu Roma imparatorlarına genellikle Bizans imparatoru denmeye başlandı; onlarsa kendilerini Romalı [Rum] saydılar ve Roma İmparatorluğu savları, 1453'te Türkler Konstantinopolis'i alana kadar sürdü.
Barut yerel savaş beylerinin eskisinden daha kolaylıkla boyun eğdirilmelerine yaradı ve imparatorluk yönetimine Ming hanedanını Moğolları Çin'den sürüşünden 1911e dek tüm Çin üzerinde az çok etkin bir denetim kurma olanağı sağladı.
📖 Sayfa 397 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Yazılı kayıtlar bulunmadığına göre, ulu-
📖 Sayfa 76 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
taş dininin öğretileri hakkında çok daha sonraki zamanların lrlanda ve öteki Kelt toplulukları folklorlarına dayanılarak yapılacak tahminlerde bulunulabilir.
Hiçbir Müslüman, bir zamanların onurlu lslam dünyasının 1850de düştüğü acıklı durumdan hoşnut olamazdı.Ekonomik alanda, Avrupa'nın makine yapımı malları, 1830 dolaylarından başlayarak lslam dünyasının geleneksel zanaatçı topluluklarını yoksulluğa düşürmeye başladı. Böylebir dünyada gerçekten Allah var mıydı?
📖 Sayfa 621 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Birçok ülkeden insanın çalışmak için bir araya geldiği dünya madenleri ve plantasyonları, genellikle "pidgin" adı verilen tamamen yeni dillerin potası oldu. Pidginler, ortak bir dilleri olmadan bir araya gelen insanlar tarafından yaratılan, minimal gramere sahip, sadeleştirilmiş dillerdir.
📖 Sayfa 306 · Kısa Dünya Tarihi, William H. McNeill
Yönetim, son derece etkin bir tutum takınarak Japonya'nın endüstri alanında gelişmesinde başrolü oynadı. İlk aşamalarda bir çok yeni fabrika devlet fonlarıyla kuruldu. Bunlar kuruluş ve işletme giderleri çıkarıldıktan sonra özel kesime devredildi. Hatırı sayılır bir özel kesim endüstrisi ortaya çıktıktan sonra bile, endüstri alanında, yönetimin isteklerinin ve politikalarının sahip olduğu ağırlık sürdü. KÂR SAĞLAMAK HİÇ BİR ZAMAN KENDİ BAŞINA AMAÇ OLMADI. JAPON FİRMALARI HER ZAMAN ONUR VE SAYGINLIK KAZANMAYA ÇALIŞTI.
📖 Sayfa 641 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
İnka İmparatorluğuyla eski Mısır'ın dinsel-siyasal merkezileşmelerinin arasında şaşırtıcı benzerlikler vardır. Meksika bölgesi, çok daha büyük çeşitlilik göstermesi bakımından eski Mezopotamya ile karşılaştırılabilir.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
“ Tek tek ağaçlara odaklanmak ormanı gözden kaçırmaya neden olabilir; yaprakların sonsuz çeşitliliğiyle meşgul olmaksa ağacın kendisini görünmez kılabilir. “
📖 Sayfa 42 · Parazitler, Göçler ve Dünya Tarihi, William H. McNeill
III. İvan, Moskova'yı taş yapılarla güzelleştirip görkemini artırmak için, İtalyan işçilerinin ve mimarlarının getirilmesi göreneğini başlattı. İtalyan taş işçiliği ve süsleme motifleri, Rus ahşap kilise mimarlığıyla birleşip İran inceliğiyle canlandırılınca, Moskova'nın Kızıl Meydanı'nı süsleyen ünlü Aziz Basil Katedrali'ni yarattı. Bu şaşılacak güzellikte ve son derece başarılı yapı, 1556'da Astrahan Hanlığı'na karşı kazandığı zaferi kutlamak üzere, IV. İvan adına yapılmıştı.
📖 Sayfa 464 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
“ İnsanlar doğal dengeleri kendilerine göre değiştirmekte ne kadar ustalaşırlarsa, felaket ihtimali de o kadar büyür. “
📖 Sayfa 27 · Parazitler, Göçler ve Dünya Tarihi, William H. McNeill
İslam sanatının dıştan görünen biçimiyle görkemine, İslam bilginliğinin karmaşıklığına, Osmanlı, Safevi ve Hindistan Mugal imparatorluklarının kudretine karşın, içten ve dıştan gelen meydan okumalara karşı çıkma yolunda çöküşün habercisi olan bir tutumla geleneksel davranışları ve geleneksel kurumları değiştirmeme,
📖 Sayfa 485 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
(...) İslamların -ya da hiç değilse zengin İslamların- vazgeçemedikleri ve profesyonel uzmanlarca karşılanan iki gereksinimleri vardı: Çok geçmeden (bilimsel) merak, tıpla ve astrolojiyle doğrudan herhangi bir ilişkisi olmayan öteki alanlara da yayıldı.
📖 Sayfa 312 · Dünya Tarihi, William H. McNeill

(...) insan yalnızca doğal çevreyi yağmalayarak yaşayabilen bir canlı olmaktan çıkınca, insanların sayısında büyük bir artış görüldü. Oldukça seyrek karşılaşılan bir tür olarak kalmak yerine, insan, bir ölçüde amaçlanmış, bir ölçüde önceden amaçlanmamış ve sonuçları önceden görülemeyen etkinlikleriyle, bitki ve hayvan dünyasının doğal dengesini kökten değiştirebilecek duruma geldi.
📖 Sayfa 32 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Savaşlarda tarafların birbirlerini tehdit ettiği, fakat kesin zaferin merhaba daha kazanılmış olmadığı durumlarda, savaşın istekleri bitmez.
📖 Sayfa 43 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
İyi bir adam, dedi, yaşamın tüm sıradan koşulları ve beklenmedik olayları karşısında erdemin yolunu izlemelidir.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
İnsan, oldukça seyrek karşılaşılan bir tür olarak kalmak yerine, yoğun nüfuslu yerleşim yerleri kurmaya başladı ve bir ölçüde amaçlanmış, bir ölçüde de sonuçları önceden amaçlanmamış, önceden görülemeyen etkinlikleriyle bitki ve hayvan dünyasının doğal dengesini kökten değiştirdi.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Cortez, 1519'da orta Meksika Yaylası'nı istila ettiği zaman, on bir milyon olan nüfusun, 1650'de bir buçuk milyona düştüğü hesaplanmıştır ve bu rakamın içinde buraya yerleşen İspanyollar da vardır!
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Afrika'nın ve Okyanusya'nın eskiden beri süren yalnızlıkları ve geri kalmışlıkları temelde coğrafi nedenlere dayanıyordu.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Uzak geçmişten gelen her türlü mirasın toptan reddedilmesi, geçmişin kültürel kalıntılarının çok önemsiz sayılacak biçimde silikleşmesine yol açacak kadar güçlü olamaz.
📖 Sayfa 722 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
.
.
.
Iyonyalı filozoflar Tanrılar hakkındaki birbiriyle çelişkili ve desteksiz öyküleri yetersiz bularak, tanrıları tümüyle hesap
📖 Sayfa 160 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
dışı bırakmak gibi yürekli bir adım attılar ve evrenin yönetici gücü olarak, tanrıların yerine doğa yasasını koymak gibi kökten farklı bir tutum takındılar.
Sınır bölgesinin eşitlikçi koşullarında, işgücü pazarının hiçbir ekonomik yasası bir insanı bir başkası için çalışmaya zorlayamaz. Toplumsal hiyerarşinin en alt katmanlarındaki bir insanın ıssız yerlere kaçıp özgürlüğüne sahip çıkması güç bir iş değildir. Bu nedenle bu tür kaçışlar, ancak yasal ve bazen fiziksel güce başvurularak önlenebilir.
📖 Sayfa 539 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
(...) Budacılık, Çin kültürüne реk çok katkıda bulundu. Örneğin Konfüçyüsçüler, eski metinleri, örnekseme (analoji) ve simgesel yorum yoluyla, yeni anlamlar vererek okuma yöntemini Budacılardan öğrendiler. Dahası, Konfüçyüşçü klasiklerde böylece keşfettikleri metafizik ve kozmomojik sorunlarla ilgili yeni anlamlardan birçoğu, ilk kez Budacılar tarafından Çinlilerin ilgisine sunulanlardı.
📖 Sayfa 321 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Asya'nın, Hindistan'ı Çin, Japon, Kore, Moğolistan, Tibet, Burma, Kampuçya ve Seylan halklarıyla birleştiren bir ortak kültürel geleneğe sahip olması, eski Hint uygarlığının, özellikle dinsel yönlerinin yayılmasının yarattığı bir sonuçtur. Helenizmin vardığı yer bundan daha büyük değildi.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Tarihte pek az toplum Batı dünyasının yirminci yüzyılın ilk yarısında olduğu kadar yenilikçi olabildi. Düşüncede ve uygulama alanında, bilimde, sanatta ve teknolojide, toplumsal ve siyasal örgütlenmede, ekonominin yönetiminde görülen yeniliklerin sürmesi, tüm dünyada Batı yaşam biçimlerinin egemenliğinin sürmesine yardımcı oldu.
📖 Sayfa 697 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
.
.
.
Bilinen tüm yazı biçimlerinin doğrudan ya da dolaylı olarak Sümer yazısından kaynaklanmış olması olası görünüyor.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Piramitler, ancak tarlalarda yapılacak herhangi bir işin olmadığı mevsimde, Mısır'ın kırsal bölgelerindeki tüm insan gücünün bir araya toplanmasıyla yapılabildi.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Demirin gelişi, aristokratik egemenliğin gidişi demektir. Demir, savaş alanında güçler dengesini değiştirince, her savaşçının siyasal kararların alınışına katıldığı küçük devletler ortaya çıkacaktır.
📖 Sayfa 122 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
(...) İran'da, devrimci yönü çok daha belirgin bir inanç, Mazdek adında bir peygamber tarafından öne sürüldü. Mazdekçiliğin ayrıntılarını, Mazdekçileri kadınlarda ve mülkiyette ortaklığı savunmakla suçlayan düşmanlarının nefret dolu açıklamaları içinden bulup çıkarmak olanağı yoktur. Bununla birlikte, şiddetle eşitlikten yana olmak Mazdek bildirisinin odağını oluşturmuş görünüyor. Mazdekçilik, bir süre için krallığın hoşgörüsünden yararlandı. Fakat (İ.S. 531-579 arasında yöneten) I. Khosroes, Mazdek mezhebinin kökünü kazıyan bir şiddet ve bastırma politikası başlattı.
📖 Sayfa 293 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
(...) Hindu dini, yüksek metafizik düşünceler ile halkın kaba boşinanlarını bir araya getirerek, herkes için geçerli bir inanç sunmuş oldu. Bu bileşim son derece güçlüydü. Bu gücünü sonunda Budacılığı doğduğu topraklardan sürüp yerini alarak kanıtladı.
📖 Sayfa 244 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
“ Fosil yakıtların sunduğu olanaklarla, insanların istedikleri zaman kullanabilecekleri enerji miktarı artınca, insan ve mal hareketine dair eski sınırlamalar ortadan kalktı.
📖 Sayfa 81 · Parazitler, Göçler ve Dünya Tarihi, William H. McNeill
Sonuç olarak, genişlemekte olan Avrupa merkezli dünya sistemi içinde karşılıklı hareket kolaylaştı;hastalıklara maruz kalmış büyük insan kitleleri dünyanın uzak köşelerine taşındı ve bunların daha önce izole kalmış topluluklarla karşılaştıklarında yaydıkları hastalıklar,büyük nüfus kayıplarına yol açarak Avrupalılar için yeni genişleme alanları yarattı.“
Aslında Avrupa (daha sonraki çağlarda verilen adıyla Batı) uygarlığının en göze çarpan özelliği, olağanüstü değişebilme yeteneğidir.
Dünya Tarihi, William H. McNeill

Kâr sağlamak hiçbir zaman tek amaç olmadı. Japon firmaları, her zaman onur ve saygınlık kazanmaya çalıştı. Fabrika yöneticileri, ulusa hizmet etmeyi, üstlerine boyun eğmeyi ve astlarını disiplin altına alıp onları korumayı görev bildiler.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Dünyanın en eski uygarlığı, Dicle ve Fırat ırmaklarının aşağı kıvrımları boyunca Basra Körfezi'ne kadar dayanan düz lığ (alüvyon) ovası üzerinde uzanan Sümer ülkesinde doğdu.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Makedonya kralları saraylarını Yunan düşünüş ve davranışının öğretildiği bir okul durumuna getirdiler. Örneğin tragedyacı Euripides, Makedonya krallık sarayında onur konuğu olarak bir süre kaldı ve Aristoteles, Büyük İskender'in eğitmenliğini yaptı.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
İlk yeldeğirmenlerinin, bir çemberi döndürerek Budist bodhisattvalara yakarı göndermek için Orta Asyada yapıldığı söylenir. Su değirmenleri,Roma halkına buğday öğütmek için üçüncü yüzyılda Tiber ırmağı üzerinde kurulmuştu.
📖 Sayfa 371 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
İnsanlığın yeryüzündeki yaşamının
📖 Sayfa 882 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
başlarından beri, güç durumlar birbirini, bunalımlar birbirini izledikçe, her çağda insan becerileri havuzuna katkılarda bulunup insan yaşamının at oyunattığı alanı genişleterek yayılmamış mıydı?
Afrika'da az çok birörnek bir Zenci nüfusun yaşamakta olduğu ve bunun eskiden beri hep böyle olduğu nahif düşüncesi hiçbir somut temele dayanmamaktadır. Gerçek durum çok daha karmaşıktır. Ne var ki elimizdeki kayıtlar, gerçek durumun ortaya konabilmesine elverecek kadar sağlıklı değildir.
📖 Sayfa 384 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
(...) onbirinci ve onikinci yüzyıllarda Çin, Batı Avrupa'yı onsekizinci yüzyıldan sonra kökten değiştiren ekonomik gelişmeye benzer bir değişme sürecinden geçmekteydi. Örneğin Çinliler yakıt olarak kömürü kullandıkları büyük bir demir endüstrisini, aynı şeyi yapacak olan İngiltere'den yedi yüzyıl kadar önce kurdular. Gene onbirinci on-ikinci yüzyıllarda bölgeler arasında [farklı ürün ve mal üretimi biçiminde] uzmanlaşma, tüm ülkede gittikçe artacak olan ticaretin temellerini attı.
📖 Sayfa 355 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Rus din adamları, çok geçmeden saf ve temiz bir ortodoksluğun yalnızca Rusya'da kaldığı görüşüyle (Konstantinopolis'in, Tiber Irmağı üzerindeki Birinci Roma'nın yerine geçen İkinci Roma oluşu gibi) Moskova'nın da Konstantinopolis'in yerini alan Üçüncü Roma olduğu düşüncesini geliştirdiler. Rusya'nın yeryüzünde gerçek inancı korumak için özel bir görevle seçilmiş tek ülke olduğu düşüncesinin o zamandan beri Rusya'nın kamusal yaşamında her zaman veri ve rolü oldu. Bu düşüncenin 1917 Komünist Devriminden sonra oynadığı rol daha önce oynadığı rolden daha az olmadı.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Arap bilimi, matematik dışında, temel ilkelerde hep Yunan yazarlara bağlı kaldı ve ancak ayrıntılarda onlardan ayrıldı.
📖 Sayfa 313 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Eski Dünya ülkeleri arasında ilişkilerin yoğunlaşması çok farkı bir başka sonuç daha doğurdu. Toplumdan topluma dolaşan şeyler yalnızca mallar, düşünceler ve teknikler olmadı. Hastalık mikropları da taşınabildi. İlişkiler çoğaldıkça, Avrasya'nın ve Afrika'nın daha çok şu ya da bu bölgesiyle sınırlı kalmış [endemik] çeşitli salgın hastalıklar öteki bölgelere yayılmış [epidemik] olmalı.
📖 Sayfa 261 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Türklerin Hindistan'ın ve Avrupa'nın içlerine doğru sel gibi akışı, onüçüncü yüzyılda Moğolistan'dan kopup gelen bir fırtınayla, bir süre için durduruldu. Bu büyük Moğol gücünün kurucusu (Moğolları 1206-1227 arasında yöneten) Cengiz Han idi.
📖 Sayfa 340 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Dünyanın öteki bölgeleri, Batı Avrupa'ya oranla çok daha az araştırılmıştır. Eski Dünya'nın kuzey bölgelerinde bu değişiklikler olurken, başka yerlerde nelerin olup bittiğini ayrıntılarıyla ortaya çıkarma olanağına daha sahip değiliz.
📖 Sayfa 30 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Başka hiçbir Asya halkı, Avrupa uygarlığıyla temasın yarattığı olanaklardan yararlanmaya Japonya kadar hazır durumda değildi; çünkü, hiçbir halk, Tokugava dönemi boyunca Japonya'ya egemen olan ikili kültür ve rakip düşünceler arasında sürtüşmeler gibi bir deneyim geçirmemişti.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
İ.Ö. bin yıllarının gerçekten verimli düşünce akımları, Ortadoğu uygarlığının iki eski merkezinde değil de, iki uç bölgesinde, Filistin'de ve İran'da doğdu.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Samoslu Aristarkhos (ölümü İ.Ö. 320 dolayları) dünyanın güneş çevresinde döndüğü düşüncesini ileri sürdü; ancak yıldız paralaksı o dönemin araçlarıyla gözlenemeyecek kadar küçük olduğundan, bu düşünce kanıtlanamayıp reddedildi.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Arap orduları ne çok kalabalıktılar ne de öyle pek iyi donanımlıydılar. Fakat Allah'ın kendilerinden yana olduğuna, savaş alanında ölmekle cennette mutlu bir yaşamı güvence altına almış olacaklarına inanmaları ve Ömer'in başarılı önderliği düşmanlarına üstün gelmelerine yetti.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Orta Avrupa'da siyasal statükonun sürmesi, 1848'den sonra Rusya'nın tutumuna bağlı oldu. Ruslar Türklerle savaşa girme yanılgısına düşünce, Fransa ve Büyük Britanya, büyük bir isteklilikle Türklerin yardımına koştular ve Rusları kendi topraklarında, Kırım'da yendiler.
📖 Sayfa 666 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Hiçbir İslam, bir zamanların onurlu İslam dünyasının 1850'de düştüğü bu acıklı durum karşısında hoşnut kalamazdı. Gene de hiçbir kültürel yeniden doğuş ya da düşünsel uyanış bu karanlık siyasal duruma son veremedi. Öte yandan, ekonomik alanda, Avrupa'nın makine yapımı malları 1830 dolaylarından başlayarak İslam dünyasının geleneksel zanaatçı topluluklarını yoksulluğa düşürmeye başladı. Böyle bir dünyada gerçekten Allah var mıydı?
📖 Sayfa 562 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Avrasya bozkırlarının göçebe halkları, çatlak bir kap içindeki gaz moleküllerine benzetilebilir. Herhangi bir noktaya yapılan baskı her yana hızla yayılır.
📖 Sayfa 283 · Dünya Tarihi, William H. McNeill

1930-lara kadar Mısırın yeryüzünün en eski uygarlığı
📖 Sayfa 55 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
olduğuna inanıldı. Fakat günümüzün Mısırbilimcileri, eskiliği ilk olarak 1920-lerde ortaya çıkarılan Sümerin Mısır uygarlığından önce doğduğu konusunda görüş birliği içindeler
Çin'in, imparatorluğunun doruğa ulaştığı onsekizinci yüzyıldaki noktadan düşüşü birden olmuştu. Ancak, daha önceki hanedanların düşüşü de kesinlikle böyle olmuştu. Bu nedenle, Çin yaşamının eski, geleneksel yapısı, 1850'den sonraya dek özünde bir değişikliğe uğramadan kaldı. Yabancılar karşısında uğranılan yenilgiler de, hoş şeyler olmamakla birlikte, Çin tarihinde görülen geleneksel olaylardan biriydi. Bu nedenle, geleneksel çarelere başvurulması yeterli bulunup başka bir yola başvurma gereği duyulmadı.
📖 Sayfa 569 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Bu süre içinde, kadercilik öğretisiyle desteklenen dünyaya küsmüş edilgin bir tutum, Batı'nın yükselişi boyunca İslamların Avrupalılara karşı tepkisini oluşturdu.
📖 Sayfa 554 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
İ.Ö. 500- İ.S. 1500 yılları arasında uzanan bundan sonraki iki bin yılı, başka şeylerin yanı sıra, uygar yaşayış biçimlerinin, her zaman olmamakla birlikte, komşu barbar toplulukların zararına olarak başarıyla yayılmasının öyküsüdür. .
📖 Sayfa 170 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Çağın en büyük edebi kişiliği Floransalı sürgün Dante (ölümü 1321) idi. Dante'nin aşk soneleri, siyasal yazıları (De Monarchia) ve hepsinden önemlisi adlı Hıristiyan destanı, onüçüncü yüzyıl Avrupasının çok çeşitli yüzlerini yakalayan, başka herhangi birinin yapabileceğinden çok daha kapsamlı bir dünya görüşü ortaya koyar .
📖 Sayfa 373 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Latin (Roma Katolik) ve Yunan (Ortodoks) Hıristiyanlık dünyalarının ayrılması, 1054'te Papa ve Konstantinopolis Patriği birbirlerini afaroz edip günümüze dek süren bölünmeyi yarattıkları zaman resmi ve kesin biçimini aldı. Tartışma bahanesi, Hıristiyan iman ikrarının en uygun biçimi üzerinde doğan bir görüş ayrılığıydı.
📖 Sayfa 350 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Türkler, Hıristiyanlık dünyasına karşı da büyük başarılar kazandılar. Malazgirt Savaşı'ndan (1071'den) sonra Bizanslılar, Küçük Asya'nın iç bölgelerinin denetimini Selçuk Türklerine kaptırdılar. Aynı tarihlerde bir başka Türk kabilesi (Kıpçaklar) bugün Ukrayna olarak bilinen topraklara girdi.
📖 Sayfa 339 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Ortadoğu uygarlığında eskiden olduğundan daha belirgin biçimde ortaya çıkardığı büyük önem taşıyan üç gelişmeye kısa da olsa bir göz atmalıyız. Bunlardan birincisi gelişmesi, ikincisi ve üçüncüsü doğuşudur.
📖 Sayfa 90 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Babil orduları İ.Ö. 587'de Yeruşalim'i ele geçirdi, kenti yıktı, halkını Babil'e sürdü. Kendi başına üzerinde özellikle durmayı gerektirmeyen bu olay, ileride Yahudiliğin göstereceği evrim açısından yaşamsal bir önem taşır.
📖 Sayfa 87 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
İlkel avcı toplulukları, Güney Amerika'nın en güney ucundaki 'ya, ancak Ortadoğu'da insan yaşamının yeni bir çeşidinin kesin olarak biçimlendiği bir tarihte ulaştılar. Bir olasılıkla, İ.Ö. 8500 ile 7000 arasında, Mezopotamya'nın kuzeyindeki ve doğusundaki dağlık bölgeye yerleşmiş birkaç topluluk, bitkileri ekip biçerek ve hayvanları evcilleştirerek doğal çevrelerine yeni bir biçim vermeye başladı.
📖 Sayfa 31 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Erdem ise, Konfüçyüs'e göre her zaman için insan yaşamının en yüce amacıdır.
📖 Sayfa 175 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Marksist-Leninist ülküyü benimsemiş kişiler olarak Ruslar Asya'da, Avrupa'da ve dünyanın öteki herhangi bir bölgesinde önem kazanan komünist akımlara dostluk gösterme gereğini duyarken, Amerikalılar ulusların kendi yazgılarına kendilerinin karar vermeleri yolundaki Wilsoncu ilkeyi savunma adına komünizmin dünya çapındaki yayılma hareketine dur demelerinin gerektiğini düşündüler.
📖 Sayfa 700 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
.
.
.
Güneşin altında -ve Aristoteles'in bilgi alanı söz konusu olduğunda güneşin üzerinde- hiçbir sorun, Aristoteles'in ilgi alanı dışında kalmamıştır.
Dünya Tarihi, William H. McNeill
Afrikalı hükümdarlar kendi amaçları için savaşıyor ve bunu yaparken de esir alıyorlardı. Bu esirleri etrafta tutmak belaya davetiye çıkarıyordu. Onları kıyıya satmak daha mantıklıydı. Bir düşmana saldırmak, mümkün olduğunca çok askerini ele geçirmek ve onları satmak mükemmel bir siyasi anlam ifade ediyordu. Tüm bunların altında yatan gerçek, Afrikalı köle tacirlerinin Afrikalı kölelerin kaderiyle hiçbir bağlarının olmamasıydı, çünkü o zamanlar ortak bir Afrikali kimliği duygusu yoktu.
📖 Sayfa 200 · Kısa Dünya Tarihi, William H. McNeill
Afrika’da ve Kolomb öncesi Kuzey Amerika’da, ekim esas olarak kadınların işi olarak kalmıştır. Belki de erkeklerin tahıl tarlalarında çalışmaya başlaması evcilleştirilmiş hayvanların erkeklerin kontrolüyle pullukları toprakta çekmeye başlamasıyla doğal süreç içerisinde gerçekleşti.
📖 Sayfa 42 · Kısa Dünya Tarihi, William H. McNeill
'ı yinelemeyi ve Şer'i Hukuk üzerine yapılmış eski yorumları izlemeyi, böylece Allah'ı hoşnut etmeyi daha uygun buldular.
📖 Sayfa 481 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
(...) 'in yeryüzünde görünüşünden bugüne dek geçen zamanın onda dokuzu kadarında, insanların, basit tahta ve taş araçları ve ateşi kullanarak, kuşaktan kuşağa hemen hemen değişmediğini söyleyebileceğimiz bir yaşam sürdürerek avcılık ve toplayıcılık yaşamı dışına çıkamadıklarını görüyoruz.
📖 Sayfa 27 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
İnsanın davranışları, bireylerin DNA moleküllerinin insana hayranlık veren düzenekleri yoluyla biyolojik olarak kalıtımla edindikleri herhangi bir şeyden çok daha fazla, insanların toplumda öğrendikleri şeylerle yönetilmeye başlandı.
📖 Sayfa 26 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Gereğinden çok bilgi vermek bütünü görebilmemizi güçleştirecektir. Gereğinden az bilgi vermek ise tarihi gerçekliğe uygunluğundan yoksun bırakacak ve insan deneyiminin sonu gelmeyen şaşırtıcılığını gizlemiş olacaktır.
📖 Sayfa 16 · Dünya Tarihi, William H. McNeill

Atina, Yunan düşünüşünün ilk dönemlerinin önemli bir odağı değildi. Fakat Ege'nin egemeni durumuna gelince, çeşitli mesleklerden yabancıların yanı sıra filozoflar da Atina'da toplanmaya başladılar. Atina halkının filozoflara hiç güveni yoktu. Örneğin ünlü bir filozof ve Perikles'in dostu olan Anaksagoras, güneşin bir tanrı değil de yalnızca kor derecesinde kızgın bir taş olduğunu öne sürdüğü için tanrılara saygısızlık suçlamasıyla sürgün edildi.
📖 Sayfa 196 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Ortaçağ kültürel bireşimlerinde görülen genel bir yıpranma, 1300'den sonraki dönemin özelliklerinden biriydi. Ondördüncü ve onbeşinci yüzyıllarda, ne kutsallığa varma ne de insanı bu dünyada doyuma ulaştırma yolunda (birbiriyle yarışan) düşünce, gerçekten doyurucu herhangi bir çözüme ulaşabildi.
📖 Sayfa 374 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Sofu İslamlar insan resimleri puta tapmaya davet ediyor diye resim sanatını her zaman hor gördüler. Bununla birlikte İran'da, minyatürleri genellikle büyük İranlı ozanların elyazmalarını süsleyen bir kitap süsleyicileri okulu ortaya çıktı. Bu resimlerin parlak renkleri, ince ayrıntıları ve çizgilerle ince ince işlenmeleri, onların dünyanın en zarif ve en yetkin sanat yapıtları arasında yer almalarını sağladı. Bunların en iyileri, 1400 ile 1600 yılları arasında saray işliklerinde yapılan ve sanatçısının kimliği belli olmayan yapıtlardı.
📖 Sayfa 348 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
Budacılığın Çin'de kabul edilişi, Konfüçyüsçü geleneklerden ve değerlerden bilinçli bir kopuş oluşturdu. Gerçekten Konfüçyüsçülüğün, aileye ve siyasal görevlere önem vermesi yanı sıra, ağırbaşlı "budünyacı" ılımlılığına, hiçbir şey, dünyadan kaçma yolunu izleyen ve çileci uygulamalarla insanı dünyaya bağlayan tüm bağlardan kaçınmayı öğütleyen Hint Budacılığından daha yabancı olamazdı. Belki de Çinlileri çeken Budacılığın Konfüçyüsçülüğe bu kadar ters, Konfüçyüsçülüğün bir antitezi oluşuydu.
📖 Sayfa 276 · Dünya Tarihi, William H. McNeill
(...) insan aklının büyük buluşlarından biri olan sayısal işaretlemenin ondalık yerleştirme sistemi İ.S. 270'te Hindistan'da ortaya çıktı. Bizim "Arapça" sayısal işaretleme dediğimiz, Arapların Hindistan'dan çıktığını belirttikleri (ki doğrusu da budur) bu basit sistem, alfabetik yazıyla birlikte insanın buluş yeteneğinin en önemli örneklerinden biridir.
📖 Sayfa 269 · Dünya Tarihi, William H. McNeill