
Edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Yıldız Silier, okurların gönlünde özel bir yere sahiptir. Bu sayfada 3 eserinden 100 söz bir araya getirildi.
En Beğenilen Yıldız Silier Sözleri
____________~
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
“Üretici yaşamının büyük bir bölümünü çalışarak geçirir ama bu aktivite kendisini ifade edip yaratıcılığını ortaya çıkaran bir şey değil, yalnızca hayatını kazanması için katlanmak zorunda olduğu bir çiledir.”
__________________-
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
"Zenginler bir çok şeyi yararlı olduğu için değil, yoksullar buna erişemeyeceği için ister."
_________________-
_________
Kökler, Çarklar ve Bulutlar, Yıldız Silier
"Bir kadın eğer genç, güzel ve uysalsa babası tarafından karısı olacağı bir erkeğe satılacak, sahibine itibar kazandıran bir mal olarak, eğer anneyse, evcilleştirilmiş ezik bir hayvan olarak, eğer yaşlı, çirkin ya da dulsa, kimseye bağımlı olmadığı ve evcilleştirilemediği için yabanıl, tehlikeli, yok edilmesi gereken bir varlık olarak görülüyordu."
__________________________
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
"Miras yoluyla mallarını oğullarına geçirmek isteyen babalar kendilerinin gerçek baba olduklarından emin olmak için kadını "namus" adına eve kapatarak evcilleştirdiler. Böylece kadının kendini gerçekleştirip birey olma ihtimali yok oldu."
_____
Kökler, Çarklar ve Bulutlar, Yıldız Silier
Değerli maden ticareti yapan biri, madenin güzelliğini ya da kendine özgü doğasını değil, sadece ticari değerini görür.
_________
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
“Bir tek kişiyi öldüren katil denilerek hapse tıkılıyor, oysa binlerce kişiyi savaşa gönderen liderler savaşı kazanınca kahraman ilan ediliyor.”
_________
_____
Kökler, Çarklar ve Bulutlar, Yıldız Silier
Nasıl işyerinde ezilen, kendini güçsüz hisseden bir erkek, eve geldiğinde eşini ve çocuklarını "hizaya getirerek" kendini güçlü hissediyorsa, iktidar partisine oy verenler de kendileri
gibilerin ülkeyi yönettiğini düşünüp, iktidardan pay alarak muktedir hissediyorlar.
____________
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
"Herkesin özgür olduğu türden eşitlikçi toplumlarda bireysel özgürlük mümkündür ve ancak cinsiyetlerin eşitliğine dayanan bir toplumda kadın ve erkeğin özgürleşebilmesi mümkün olur."
___________
“İnsanın tam anlamıyla insanlaşabilmesi için estetik değerlendirme yeteneği ve entelektüel donanımını geliştirmesi, yaratıcı eylemler içinde bulunabilmesi gerekir. Herkesin birbiriyle rekabete zorlandığı, tüm insani değerlerin metalara indirgendiği ve insanın özgürlüğünün diğerinin özgürlüğüne tehdit olarak algılandığı bir ortamda insanın kendini yaratması dar sınırlar içerisinde var olabilir. ”
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
________
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
“Farklı olanlar yalnız kalmaya mahkumlar.”
________
İnsanların çoğu bedenine, malına ve mülküne gösterdiği özeni ruhuna göstermez.
📖 Sayfa 36 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
___________
Kökler, Çarklar ve Bulutlar, Yıldız Silier
Kendi tercihiyle köle kalmayı seçen biri aslında özerktir. "Kocamdır, sever de döver de" diyen bir kadının da, güzellik ve moda endüstrisinin taleplerini tümüyle içselleştirmiş olan
başka bir kadının da en az feminist bir kadın kadar özerk olabileceği varsayılır.
_______
Kökler, Çarklar ve Bulutlar, Yıldız Silier
"hayvan gibi davranan ve koyun gibi itaat eden bu kitleden devrimci çıkmaz"
Aristo mutluluğu “kendini gerçekleştirmekle” ilişkilendiriyordu; şimdi ise kitleler mutluluğun sırrını “kişisel gelişim” kitaplarından öğrenmenin peşinde. Hızlı tüketim çağının körüklediği stres ve depresyona hızla tüketilen bu kitaplardan medet ummak ne kadar acıklı…
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
____________
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
"Tarihsel ilerlemenin sonucunda özgürlüğümüz değil, "özgürlük yanılsamamız" artmıştır. kendisinin özgür olduğunu kabul eden bir kişi özgürleşmeye çalışır mı ?"
___________
_____________________-
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
"Din, devlet para gibi insan yaratısı kurumlar; git gide insanlardan bağımsız , onların yaşamına egemen olan güçler olarak algılanır. Bu kurumların gücü arttıkça insanın yaratım gücü azalır."
_________________-
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
"Herkes başarı, ün ve para gibi değerlerin peşinden koştuğundan bireycilik hayaliyle farkında olmadan bireysellik yitirilir."
__________________-
.
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
"Cehaletin mutluluk olduğu bir yerde aklı başında olmak deliliktir."
.
_________________
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
"Özgürlük, farklı olasılıkların bilincine varabilmekle ortaya çıkabilir."
______________

________
Kökler, Çarklar ve Bulutlar, Yıldız Silier
"Bu işbölümünde dua edenlerin, yani rahiplerin görevi neydi diye sorarsanız, onların tek görevi bizi teselli etmekti. Bu fani dünyada acı çeken yoksulların, öteki dünyada refah içinde yaşayacağını anlatıyorlardı; yeter ki şeytanın sözüne uyup da bu ilahi düzene isyan etmesinler."
___________
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
•
“Sürekli sıkılan ve yeni oyuncaklar talep eden obur büyükler ile hiç oyuncağı olmayan,zamanından önce büyümüş aç çocukların aynı dünyada bambaşka hayatlar yaşaması,bu sistemin çelişkilerine dair trajik bir kare...”
"Gönüllü kölelik yoktur, duygusal kölelik vardır. Gerçek zincirler duygularımızın ve arzularımızın yarattığı zincirlerdir." Sınıflı toplumların temelindeki hiyerarşi zinciri, üstlerine bağımlılık ve altındakileri araçsallaştırma üzerinden ilerliyor. Örneğin, kapitalizmdeki sermaye ve emek arasındaki ilişkiye ve patriyarkal ailedeki erkek ve kadının ilişkisine baktığımızda, egemen taraftaki temel duygunun kibir ("her şeye iznim var") ve ezilen taraftaki temel duygunun aşağılık kompleksinden kaynaklanan utanç duygusu olduğunu görüyoruz.
Kökler, Çarklar ve Bulutlar, Yıldız Silier
"Geleneksel toplumda ailenin , akrabaların ve törenin baskısı nedeniyle kendin olmak çok zorken modern toplumda insanlar kalabalıklar içerisinde anonim olma özgürlüğüne sahip oluyor ama bu seferde "mahalle baskısının" yerine tek tipleştirici popüler kültür etkili oluyor. Dış baskıların yerini içselleştirilmiş aynı arzular (çok para kazanmaya yüklenmiş bir güç anlayışı) geçiyor.
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
|
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
" Ne mutlu tek hedefi mutluluk olmayanlara, bedeli mutsuzluk olabilecek ideallerin peşinden koşanlara..."
|
_________________________
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
" İnsan, her an eylemleriyle kendi değerlerini oluşturur ancak çoğu kez toplumsal değerleri sorgulamadan içselleştirdiği için mutlak özgürlüğüyle yüzleşmekten kaçınır. "
_______________________
Ne mutlu, tek hedefi mutluluk olmayanlara ve bedeli mutsuzluk olabilecek ideallerin peşinden gitme cesaretini gösterebilenlere!
📖 Sayfa 43 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
_________>
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
“Kötülüklerin kaynağı, insan doğasında değil; uygarlığın getirdiği eşitsizlikler, rekabet ve yıkıcı hırslarıydı.“
_________>
_______________________
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
"Her şeyin fiyatının belli olduğu ancak hiçbir şeyin değerinin kalmadığı bir çağda özgürlük yozlaşmadan hayatta kalabilir mi ? "
_______________________
••••
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
“Hayatı yaşamadığım, sadece izlediğim duygusuna kapılıyorum. Kimlerin hayatının daha "sahici" olduğunu düşünüyorum. Yanlış çağda, yanlış mekanda doğduğumu düşünüp hayıflanıyorum. ”
"Kendi halimizde yaşayıp giderken her şey hepimize yetiyordu; bereketli toprak rızkımızı veriyordu ve paraya ihtiyacımız yoktu. Oysa toprağımız elimizden alındıktan sonra, parası olanlar tüm hayatımızı kontrol etmeye başladılar. Ambarlar tahıl doluydu ama halk açlık içindeydi, çünkü toprak sahipleri bunları ihraç ederek daha fazla para kazanmak ve mal stoğu yapıp kıtlık yaratmak peşindeydi."
Kökler, Çarklar ve Bulutlar, Yıldız Silier
Özel mülkiyetin kaldırılmasıyla gerçek, güzel, sağlıklı bir bireyselliğe kavuşacağız. Kimse bir şeyleri ve bir şeylerin sembollerini biriktirerek hayatını heba etmeyecek.
Kökler, Çarklar ve Bulutlar, Yıldız Silier
İnsan yaşayacak. Yaşamak dünya üzerindeki en nadide şeydir. Çoğu insan sadece var olur; hepsi budur.
___________________
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
"Marx'a göre bir toplumdaki egemen değerler ve ahlaki normlar egemen sınıfların görüşlerini yansıtır. Yani: hakim sınıfta olanlar ekonomik altyapıyı belirlerken aynı zamanda neyin doğru, neyin yanlış olacağını da belirler."
_______________
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
“Hayatın anlamı bilmek istemeyeceğimiz kadar korkunçsa ? Belki de yaşamımızı sürdürmemizin koşulu bu anlamı bilmemektir.”
___________
_____________________
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
"Yılan Havvayı itaatsizlik yapması için baştan çıkarır: merak ve arzusunu Gizleyemeyen Havva yasaklı meyveyi hem kendi yer Hem de Adem'i doğru yoldan çıkarır. Böylece tüm insanlık lanetlenir. Bundan böyle kadın acılar içinde doğum yapacak erkek ise ekmeğini taştan çıkaracaktır....
_________
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
“Özgürlüğümüzün önündeki en büyük engel içsel korkularımız ve otoritelere duyduğumuz itaatkarlığımızdır.”
_________
“insanların kolayca güdülen bir koyun sürüsüne dönüşmesi, üstelik çobanın kavalından çıkan güzel namelere göre değil de, aba altından gösterilen sopayla ya da yetkisini nereden aldığını belirsiz bir yetkilinin açıklamalarıyla….”
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
_________
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
"Bekaretin fetişleştirilmesi de, hiç önemsenmemesi de kadını bedenine, bedeni de bir metaya indirgeyen iki yanlış bakış açısı değil mi ? Bir tarafta kadına uygulanan açık şiddet, öteki tarafta duyarsızlaşması her şeyin "sınırsız eğlence"ye indirgendiği hiçbir ideale yer bırakmayan nihilizm ortamı. İkisinde de kadın bedenine yabancılaşmış ve cinsellikle sevginin bağı kopartılmış."
_______
Kökler, Çarklar ve Bulutlar, Yıldız Silier
"Diğer hayvanların kirpilerle konuşması yasaktı; konuşanlar vatan haini ilan ediliyorlardı.

_______
Kökler, Çarklar ve Bulutlar, Yıldız Silier
"İktisadi gelişmenin esas hedefi, herkesi edilgen tüketicilere indirgemek değil, ihtiyaçları zenginleşmiş, bireysellikleri gelişmiş, yaratıcı etkinliklerde bulunan insanları yaratmak olmalıdır."
Ne mutlu, tek hedefi mutluluk olmayanlara ve bedeli mutsuzluk olabilecek ideallerin peşinden gitme cesareti gösterebilenlere!
📖 Sayfa 43 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
_________
Kökler, Çarklar ve Bulutlar, Yıldız Silier
"Üstelik Çitlerneler İngiltere'den sonra İtalya'ya da gelmişti ve köylülerin ortak alanlarda hayvan otlatması, göllerde balık avlaması, hatta çalılıklardan yakacak odun toplaması bile yasaklanmıştı.
"Hepimizi "iyi para kazanan, eğlenmesini bilen, bakımlı, formuna dikkat eden, nezih sitelerde yaşayan" seçkin bireylere dönüştürme hayalini pazarlayarak tek tipleştiren iktidara karşı mücadele etmek, sömürgeleştirilmiş şimdiyi kurtarmak için hem geçmişi hatırlayıp yeniden yazmamız (avcının yazdığı tarihten bezmişken, öldürülen ceylanın, aslanın, Kızılderililerin, şiddete uğrayan kadınların ve tüm ezilen halkların bize anlatacaklarına kulak kabartmamız) hem de geleceği hayal etmeye ve kurmaya şimdiden başlamamız gerekiyor."
Kökler, Çarklar ve Bulutlar, Yıldız Silier
________
Kökler, Çarklar ve Bulutlar, Yıldız Silier
"Böylece, biz farkına bile varmadan suya sabuna dokunmadan yaşayan, tavşan boku gibi ne kokar ne bulaşır insanlara dönüşüyoruz."
Beyler, hangisi daha kullanışlıdır, bir eş mi yoksa bir fahişe mi? Sadece ekonomi açısından düşünün, elde etmek istediğiniz ürün fiziksel aşksa, bu ürünün maliyetini nasıl düşürebilirsiniz? Eşinize ev ve giysiler almanız lazım, yaşlanıp üretkenliği bitince bile ona bakmanız, sizden önce ölürse de cenaze masraflarını karşılamanız gerekir. Oysa bir fahişeyi ne beslemeniz ne de giydirmeniz gerekir, sadece ihtiyacınız oldukça, saat başı ödeme yaparsınız. Hangisi daha kullanışlı, bir köle mi yoksa ücretli işçi mi?
Kökler, Çarklar ve Bulutlar, Yıldız Silier
“İnsanların ne sorduklarını anlamadan, cevabı bulmak istemesi ne kadar ironik.”
📖 Sayfa 24 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Oysa biz köylülerin hayatındaki en önemli şeyler hız ve para değil, sadelik ve doğaya uyum sağlamak. Horozla uyanıp, gün batımıyla uyuyoruz. Kendi evimizi kendimiz yapmaktan, yün eğirip, giysilerimizi dikmekten, bahçemizde yetiştirdiklerimizi pişirip yemekten, öğle yemeğinden sonra bir-iki saat şekerleme yapmaktan, yani acele etmeden yaşamaktan hoşlanıyoruz.
Kökler, Çarklar ve Bulutlar, Yıldız Silier
İnsan ne zaman büyür? Kendimize hep içeriden bakmaya mahkûmken ve hayatımız genelde bir süreklilik barındırırken, dönüm noktaları yaşadığımız anlarda bunları fark edebilir miyiz? Yoksa ancak zaman geçip, taşlar yerli yerine oturunca mı geçmişimizde yaşadığımız kırılmalar görünür hale gelir?
📖 Sayfa 11 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Platon, "Meno" diyaloğunda bir paradokstan söz eder: Eğer aradığımızın ne olduğunu biliyorsak, aramamıza gerek yoktur. Öte yandan, eğer aradığımızın ne olduğunu bilmiyorsak, onu nasıl bulabiliriz? O şey ne ise, ona rastladığımız anda, birdenbire aradığımızın "o" olduğunu mu idrak edeceğiz? İlk bakışta aşk, ruh ikizini bulma, "bir kitap okudum hayatım değişti" gibi mitolojiler bunu varsayıyor. Ya aradığımız şey baştan beri burnumuzun dibinde olduğu halde onu görmüyorsak?
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
Hegel'e göre arzu ve emek verme, insanın özgürlüğünün ve öz-bilincinin gelişmesinin önkoşullarıdır.
📖 Sayfa 109 · Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
Oysa kuralsızlık aslında insanın davranışlarının dış etkiler tarafından belirlenmesi ve kolayca manipüle edilebilmesi demek. Ancak kendi koyduğu ilkelere göre yaşayan birisi özgür olabilir.
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Belki de özgürlüğümüzün önündeki en büyük engel, içsel korkularımız ve otoritelere itaatkârlığımızdır. Ama otoriteyi yaratan ve yeniden üreten de bizim onu otorite olarak kabul edip, itaat etmemiz değil mi? Otoriteye başkaldırsak, ya da onu yok saysak belki de tuzla buz olacak...
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Eğer bizi tüketen zihinsel acılarımızı, bizi perişan eden şiddetli tutkularımızı, yoksulun sırtındaki aşırı çalışma yükünü, zenginin kendini bırakıverdiği tehlikeli aylaklığı düşünürseniz, yoksul ihtiyaçlarının karşılanmaması sonucu ölürken, zengin aşırılıkları nedeniyle ölmektedir.
📖 Sayfa 68 · Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
Bence insanların en büyük hatası özgürlüğün kuralsızlık olduğunu sanmaları. Oysa kuralsızlık aslında insanın davranışlarının dış etkiler tarafından belirlenmesi ve kolayca manipüle edilmesi demek. Ancak kendi koyduğu ilkelere göre yaşayan birisi özgür olabilir.
📖 Sayfa 59 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Ece Temelkuran ne de güzel söylüyor: "Aldanmazsan, kapılmaz ve yanılmazsan varamazsın yolun gideceği yere. Yolculuğun gizi budur: Kaybetmezsen yolunu bulamazsın aslında. Bir soru'n olmalı mutlaka. Sarsılmışsan, soru'nu kaybetmekten korkmuşsan, hiçbir yere gitmemişsindir aslında. Yolculuk, bir düşmek ve kalkmak meselesidir. Eve yaralarla dönülmüyorsa hiç gidilmemiştir... Sadece uzaklardan gelenler bilirler evlerinin kokusunu.”
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
Özgürleşmek istiyoruz ama bunun bedelini ödemek istemiyoruz.
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Hükümetlerin bize danışmadan bizim adımıza kararlar vermesinin nedeni paternalizmden ziyade, bir kez seçildikten sonra onları denetleyecek mekanizmaların olmamasıdır.
📖 Sayfa 31 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
"Yüzemeyen balık, uçamayan kuş gibi, aklını kullanamayan insan da eksik ve mutsuzdur."
📖 Sayfa 39 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier

“Belki de özgürlüğümüzün önündeki en büyük engel, içsel korkularımız ve otoritelere itaatkârlığımızdır.”
📖 Sayfa 21 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Sürekli daha fazlasını talep eden, her şeye hakkı olduğunu düşünen bireyler, oburluğun ve açgözlülüğün günah ya da ayıp olmaktan çıkıp erdem haline dönüştüğü bir sistemin ürünleri.
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Kendini akılcı biçimde kontrol edebilmek özgürleşmenin anahtarıdır.
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Ne tüketeceğimizi seçmenin, kendi zevklerimizi belirleyerek, kimliğimizi özgürce oluşturmak olduğunu sanıyoruz. Oysa tüketimin amacı sürekli yeni arzular ve tatminsizlikler yaratmak olduğu için, sahip olduğumuz şeyler çok kısa bir süre için bize haz veriyor; hep yeni oyuncak isteyen şımarık çocuklar gibi, son moda ıvır zıvırın peşinde dolaşıp, vakit öldürüyoruz.
📖 Sayfa 171 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
...insanların çoğu bedenine, malına ve mülküne gösterdiği özeni ruhuna göstermez.
📖 Sayfa 36 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
“Aydınlanmanın parolası şudur; Kendi aklını kullanma cesaretini göster!”
📖 Sayfa 57 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Kapitalizmin yaygınlaşmasıyla, Hıristiyanların Yedi Ölümcül Günahından biri olan açgözlülük, hem doğallaştırıldı, hem de bireyin ve toplumun yararına olduğu iddia edilerek yüceltildi.
📖 Sayfa 81 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
"Eğlenilecek kız" ile “evlenilecek kız" ayrımı ben lisedeyken hem kızlar, hem de erkekler arasında sıkça kullanılırdı. Kızlar kendilerinden daha "cesur" bir kızla ilgili konuşmalarında onun "eğlenilecek kız” olduğunu söyleyip onu aşağılar, erkekler ise platonik biçimde âşık oldukları kızı yüceltmek için ondan "evlenilecek kız" diye söz ederlerdi.
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Özgürleşmek istiyoruz ama bunun bedelini ödemek istemiyoruz. Oysa bu, ıslanmadan yüzmek kadar imkânsız değil mi?
📖 Sayfa 21 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Bence insanların en büyük hatası özgürlüğün kuralsızlık olduğunu sanmaları. Oysa kuralsızlık aslında insanın davranışlarının dış etkiler tarafından belirlenmesi ve kolayca manipüle edilebilmesi demek. Ancak kendi koyduğu ilkelere göre yaşayan birisi özgür olabilir.
📖 Sayfa 59 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Cehaletin mutluluk olduğu yerde, aklı başında olmak deliliktir...
📖 Sayfa 90 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Hayatımızda cenneti elde edebileceğimize inandırıldık; bununla karşılaştırıldığında geldiğimiz noktayı görmek, acı veriyor (...) Gençliğimizi servet edinmeye çalışarak, servetimizi gençlik elde etmek için harcıyoruz (...) Çoğumuzun hayatında birkaç gerçekten ilginç an var, gerisi sadece vakit doldurmak için. Hayatımızın sonunda bu özel anlar bir araya gelip birilerinin biraz ilginç bulacağı bir hayat hikayesi oluşturursa şanslıyız.
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Birden çok kişinin bebek bakımını paylaştığı, mesela annenin emzirdiği, babanın gazını çıkarıp uyuttuğu ve anneannenin bebekle ilgilendiği durumlarda bebeğin "iyi" gelişemeyeceğine inanıyor musunuz? Ben inanmıyorum.
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Marx üzerine yalnızca kulaktan dolma birkaç şey bilen birisi, onun her şeyi ekonomiye indirgeyerek açıkladığını söyleyecektir. Evet, ekonomi Marx için çok önemlidir, ama neden? İnsanın sabit bir doğası olmadığını düşünen Marx, değerlerimizin ve arzularımızın tarih içinde nasıl değiştiğini anlamak istiyorsak, somut yaşam koşullarındaki değişime bakmamız gerektiğini vurgular. Hayatında hiç televizyon, bilgisayar, reklam görmemiş birisiyle aynı arzulara sahip olmamız mümkün olabilir mi? Hayatımızın büyük bölümünü çalışarak geçirdiğimize göre, mesleğimiz hayata bakış açımızı etkilemez mi?
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
Acaba özgürlüğü, her istediğini sınırsızca yapabilmek olarak algılamamız, çağın ruhunu yansıtıyor olamaz mı?
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
İyi yaşamın anlamı eğlenmesini bilmek olarak tanımlanıyor; sanat, edebiyat ve felsefe gibi uğraşlar "entel-dantel" takımının hava atmak için kullandığı boş sözler olarak algılanıyor.
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
Neden bu kadar çok insan kendinden hoşnut değil ve depresyonda?
📖 Sayfa 16 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Neden kafa karışıklığı ve kendini kandırma bu kadar yaygın?
Neden çevremiz farklı olmaya çabalarken bir örnekleşen tiplerle dolu?
"Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm.
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
“Herkes kendi çıkarını en iyi şekilde bilir”
📖 Sayfa 69 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier

Marx, iş alanındaki yabancılaşmayı yaratanın ücretli kölelik olduğunu iddia ediyordu. Ne kadar doğru! Yaşamımızın çoğunu çalışarak geçirmek zorunda olduğumuzdan, oradaki diğer çalışanlarla rekabet, kendini üstlerine beğendirme çabasının, hiçbir yaratıcı faaliyette bulunmadan ve nefes almadan çalışarak geçen anlamsız günlerin sıkıntısının insanın tüm karakterini etkilemesi kaçınılmaz gözüküyor, Lodziak, bunu “zamanın manipülasyonu" olarak adlandırıyor.
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Tüketimin artması, malların hızla eskimesine ya da modası geçip çöpe atılmasına bağlı olduğu için, tüketimle birlikte çöp dağları da büyüyor. Örneğin, Amerika'da satılan tüm malların kullandığı malzemelerin % 99'u sadece altı ay sonra çöpü boyluyor. Tüm dünyadakiler bu hızla tüketseydi, beş gezegene ihtiyacımız olacaktı.
📖 Sayfa 176 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Eğer yeterince büyük bir yalan uydurur ve sürekli tekrarlarsan, sonunda insanlar buna inanacaktır.
📖 Sayfa 73 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Eğer hepimiz birbirimizden farklıysak, nasıl oluyor da hepimiz sonuçta aynı şeyin peşindeyiz? İki ihtimal var: Ya birbirimize sandığımızdan daha çok benziyoruz, ya da bambaşka hedeflerimizi muğlak "mutluluk" kavramına indirgeyerek farklılıklarımızın üstünü örtüyoruz.
📖 Sayfa 45 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Kadının ücretlendirilmemiş ev içi emeği aslında erkeklerin değil, kapitalizmin yararınadır; kadınların ev işlerini yapmayı reddetmeleri durumunda bütün sistem çökecektir.
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
“İnsanların, kişisel özelliklerini sürekli başkalarıyla kıyaslayıp rekabet ettiği bir durumda, birey hem kendini hem de başkalarını nesneleştirmek zorunda kalır.”
📖 Sayfa 181 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
“Bugünün dünyası çıkar dünyası, eskinin değerleri bir işe yaramıyor, güçlü olan ayakta kalıyor.”
📖 Sayfa 50 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Oysa gerçek özgürlük ve mutluluğun kaynağı öncelikle kişinin kendisini iyi tanımasından, hem yeteneklerinin, hem de zaaflarının farkına varıp, buna uygun yaşamasından geçer. Kendine özgü kişisel ihtiyaçlarının farkına varabilmesi belirli toplumsal olanaklara bağlıdır. Örneğin, herkesin birbiriyle rekabete zorlandığı, her an işsizlik tehlikesinin olduğu bir düzende, kişinin genellikle hayatının anlamını sorgulamaya, kendini keşfetmeye ve geliştirmeye fırsatı olmaz.
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
"Yani benim iyiliğimi istediklerini söyleyerek bana hayatı zindan etmelerine karşıyım. Okulda kaç yıl boyunca üniforma giyme zorunluluğuna, ramazanda sokakta sigara içenlere yapılan baskıya, kızların istediği kıyafetle tacize uğramadan sokakta dolaşamamasına, uzun saçlı ve küpeli erkeklere yönelen tahammülsüz bakışlara."
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Akla dayanan adaletin yüce ilkesi şöyle der: "Başkalarına kendine davranılmasını istediğin gibi davran." Oysa merhamet, diğer ilkeden daha az mükemmel, ama belki de daha yararlı olan şu doğal iyilik ilkesinin ilham kaynağıdır: “Kendi iyiliğinin peşinde koşarken başkalarına mümkün olan en az zararı ver."
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
“Cinsel şiddet uygulayan saldırgan erkeklerin hemen tümü saldırdıkları kadının kendilerini kışkırttığını iddia eder ve üstelik büyük bir çoğunluğu buna inanır..."
📖 Sayfa 186 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
“Tüketimciliğin hayatın her alanına yayıldığı geç kapitalizmin yarattığı en büyük “öteki” ne acaba? Çöpler ve “çöp” addedilen insanlar değil mi?”
📖 Sayfa 184 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
“Neden bu kadar çok insan kendinden hoşnut değil ve depresyonda? Neden kafa karışıklığı ve kendini kandırma bu kadar yaygın? Neden çevremiz farklı olmaya çabalarken bir örnekleşen tiplerle dolu?
📖 Sayfa 16 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Belki de çağımızda sorun, çocukluğun yitirilmesi değil de, tüketim toplumu yoluyla şehirlerde yaşayan orta-üst sınıf insanların büyümesinin engellenip, istediğini elde edemeyince yaygarayı koparan ve her yola başvuran şımarık çocuklar olarak yaşamaya mahkûm edilmesi.”
Güçsüzler ancak birleşerek ve kurnazca yöntemler kullanarak güçlüleri dize getirebilirler. Güçlüler, doğal olarak ayırılmaya, zayıflar bir araya gelmeye eğilimlidir, örgütler temelde efendilerin keyiflerini kaçırır, tepelerini attırır.
📖 Sayfa 103 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Özgürlüğün artışı, mutluluğun artışı anlamına gelmez. Marx'a göre özgürleşen insanın dünyası genişlediği için, hem mutluluklarını, hem de acılarını daha yoğun ve derinden yaşar; yani mutluluğun niceliği değil niteliği artar.
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
Yaşadığımız çağda felsefenin durumu çok parlak görünmüyor. Artık felsefi diyaloğun yerine monologlar geçtiyse, derin düşünme ve yoğunlaşma yerini durmadan TV zaplayıp, internette sörf yapıyor ve dikkatimizi tek bir konuya yoğunlaştıramıyorsak, merak yerine kayıtsızlık, hakikat arayışı yerine alaycı bir nihilizm geçtiyse, şüphe yerine otoriteye tapınma, itaatkarlık ve korku kültürü yerleştiyse, felsefe nasıl yaşamını sürdürebilir?
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
“Bilinç hayattaki nihai amacı mutluluk olanlar için bela olabilir, ama temel hedefi özgürlük olanlar için nimettir.”
📖 Sayfa 91 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
“Her şeyin aynı olacağını bal gibi biliyoruz ya, yine de en insani yanımızla karşı koyuyoruz. Yaşamanın anlamı biraz da bu galiba.”
📖 Sayfa 121 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
“Birey kendini seçerken aslında insanı seçer…”
📖 Sayfa 63 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier

‘Herkes mutlu olmak ister,ama mutluluktan anladıkları farklı şeylerdir.’Bu yalnızca mutluluğa dair en yaygın ‘klişe’ değil,aynı zamanda konunun uzmanlarından Aristotales’in 2400 yıl önce söyledikleri.Peki mutluluk bu kadar öznel bir kavramsa , felsefi tartışmalar ya da popüler kişisel gelişim kitapları ‘gerçek mutluluğun’ne olduğunu kavramamıza yardımcı olabilir mi?
📖 Sayfa 32 · Oburluk Çağı, Yıldız Silier
"Çalışanlar işini kaybetmekten korkuyor. Çalışmayanlar asla iş bulamamaktan korkuyor. Açlıktan korkmayan, yemekten korkuyor...
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, Yıldız Silier
Siviller askerlerden korkuyor, askerler silahsız kalmaktan korkuyor ve silahlar savaşsız kalmaktan korkuyor. Şimdi korku mevsimi. Kadının erkeğin şiddetinden korkusu ve erkeğin korkusuz kadından korkusu.”
Kitleler mutluluğun sırrını bir çırpıda “kişisel gelişim” kitaplarından öğrenmenin peşinde. Hızlı tüketim çağının körüklediği stres ve depresyona, hızla tüketilen bu tür kitaplardan medet ummak ne kadar acıklı…
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
Okulların esas hedefi ağaçları yaşken eğerek, çocukları kapitalist sisteme uyumlu bireyler haline getirmek: rekabetçi, bireyci, otoriteye itaatkâr ve ikiyüzlü (köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyen).
Oburluk Çağı, Yıldız Silier
"Belki de hayatın anlamı, onu arama yolculuğuna çıkmak ve tüm caydırıcı etkenlere rağmen kendi hayallerinin peşinden gitmek, onlar uğruna mücadele etmekten ibarettir."
Oburluk Çağı, Yıldız Silier