
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin'in 2004 tarihli Edebiyat alanında öne çıkan eseridir. Bu sayfada, eserden akılda kalan en etkileyici bölümler bir araya getirildi.
Memlekete Mektup'tan En Beğenilen Alıntılar
Bir idealistin ilk vasfı ümitsiz olmamaktadır. Hâlbuki ben bu saat ümitsizim. Bir haftadır kendimi öldürmeyi düşünüyorum.
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Piyasayı gezdim. Diyebilirim ki hemen hemen bütün ticaret bağları Rumların, Yahudilerin elinde... Harp zamanı kazananlar lüks içinde paralarını yemekle meşgul.
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Fikir hayatına ait bir şey yok. Hani o gazetelerde ilanlarını gördüğümüz serbest dersler, konferanslar filan hep yalan! Henüz üniversiteye giremedim. İnşallah üzülmem. Fakat orada da fikirlere hâkim, okur, yazar, eser sahibi bir âlim yok. Âlimlerin en çok yazanı nihayet yarım yamalak tercüme vadisini atlayamamış!
📖 Sayfa 69 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Yarının dehşetini hatırlamak zihnimi alt üst ediyor.
📖 Sayfa 74 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Bu iktisadî hercümerçten ziyade beni meyus eden manevî perişanlık! Edebiyat bir ölünün kalbi gibi durmuş, soğumuş... İlmin namı yok. Felsefe alay! Sanat şaka. Biliyorsun, biz tahsilimizi bitirirken ne kadar idealisttik.
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Biliyorsun, biz tahsilimizi bitirirken ne kadar idealisttik. Daima bir gün Türkiye’nin istibdattan kurtulacağını, Meşrutiyet ilân edilir edilmez gizli membalar gibi bütün istidatlarımızın ortaya fışkıracağını, beş on sene içinde Avrupa’ya yetişebileceğimizi tahayyül ederdik. İstanbul’dan aldığımız nuru memleketimize neşretmek için bir gün durmadık. Doğduğumuz yere döndük.
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Bu asrın milliyet hakikatini en anlamayan, en milliyet hissinden mahrum iki cahil şahsiyeti, Enver’le Cemal’i Türkçü sanıyor. Mantığı kararmış Enver’in Anadolu’dan gasp ederek bol bol Arap illerine saçtığı milyarların dehşetini biz Malatya’da bilmiyorduk
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Evet, saadet rüya gibi çarçabuk geçer...
📖 Sayfa 77 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Biz Türkler tarihte ne kadar felâketler geçirmişiz. Devletimiz hükümdarsız, hükümetsiz kalmış. Kardeşler birbirine düşman olmuşlar. Fakat nihayet, yine toplanmışız. Yine ölmemişiz. Saadetin de, felâketin de geçici şeyler olduğunu hatırlamak insana biraz teselli veriyor.
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Hani bizim Hukuk’a devam ettiğimiz zamanın İstanbul’u, on beş sene evvelki İstanbul artık yok! Sokaklar daralmış, insanlar küçülmüş, kadınlar sıskalaşmış. Çehreler solgun. Herkeste üst baş perişan. İnanılmaz bir zaruret bu halkı eziyor. Mahallelerde birçok evler aç! Buna mukabil haydutlar hâlâ kâşânelerde yaşıyorlar. Otomobillerde geziyorlar. Fakirlikle zenginlik iki barışmaz düşman gibi karşı karşıya geçmiş.
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Ah, bu eski kağıtlardan, eski kitap aralarından, unutulmuş eski defterlerden çıkan matem kokusu!
📖 Sayfa 73 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Burada bu cemiyet, dernek filân meseleleri vakit geçirmek için çıkarılıyor. Kimsenin muayyen bir fikri yok. Yalnız muayyen bir fikir var: İrtica...
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Edebiyat bir ölünün kalbi gibi durmuş, soğumuş... İlmin namı yok! Felsefe alay! Sanat şaka!
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
"Eğer hainler, Allah'ın gazabına daha uğramazlarsa dünyada Müslüman kalmayacak!" dedi.
📖 Sayfa 80 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Gayri ihtiyari,
— Bu hainler kim? diye sordum.
— Kimler olacak? Millete ekmek diye kum toprak yedirenler! Katığı dünya yüzünden kaldıranlar! Fukarayı soyup zengin olanlar. Otomobillerde uçanlar!
— .......
Evet, burda ufuksuz bir çölde kalmış gibiyim. Ruhumu, elemimi anlayan yok,
📖 Sayfa 64 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Fakat bizim bir ruhumuz var ki, “öldü, öldü” sanılır da yine ölmez.
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Aklım, fikrim, muhakemem yerinde değil. Ruhumdan bir zehirli okla vurulmuş gibiyim.
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Heyhat, artık ne kaldı? Fakat ümit ölmez.
📖 Sayfa 134 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Namık Kemal’in şiirlerini nasıl heyecanla okuduğumuzu hatırla. Şimdi o ilâhî vecd yok. İstanbul mefluç bir gölge hâlinde uzanmış! Uyuyor. Fakat baygın. Bu cesedi kımıldatacak ruh ölü... Biz Malatya’da İstanbul’u, payitahtımızı nasıl tahayyül ederdik. Sakın gelip de görmeğe kalkma. Benim gibi buhran içinde kalırsın.
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin

On beş sene evvelki İstanbul artık yok! Sokaklar daralmış, insanlar küçülmüş, kadınlar sıskalaşmış. Çehreler solgun...
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Şimdi herkes yarını bekliyor. Fakat her yarın başka bir ümitsizlik bırakarak geçip gidiyor. Hatırasız bir dün oluyor.
📖 Sayfa 143 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
“Her Müslüman millet, bizim gibi milliyetini, sanatını, tarihini, İslamiyet'ten evvelki mazisini inkâr edecek mi?" diye sordum.
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Bu asrın milliyet hakikatini en anlamayan, milliyet hissinden en mahrum iki cahil şahsiyeti, Enver'le Cemal'i Türkçü saniyor. Mantığı kararmış Enver'in Anadolu'dan gasp ederek Arap illerine bol bol saçtığı milyarların dehşetini biz Malatya'da bilmiyorduk.
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Bir tanecik âlimi olmamak! Bu milliyet çağında bir millet için ne feci mahrumiyet!
📖 Sayfa 69 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
yine sükûn, yine matem...
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
İşittiğime göre onlar şahsî servetlerinin selâmeti için İstanbul’un bütün bütün başka bir devlete verilmesini istiyorlarmış.
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Biz Araba, Aceme karışmayız. Buradaki Türkler hiç milliyetlerinden bahsetmemeli! Selâmet ancak bundadır!
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Biz Türkler tarihte ne kadar felaketler geçirmişiz. Devletimiz hükümdarsız, hükümetsiz kalmış. Kardeşler birbirlerine düşman olmuşlar. Fakat nihayet yine toplanmışız. Yine ölmemişiz. Saadetin de, felaketin de geçici şeyler olduğunu hatırlamak insana biraz teselli veriyor. Evet, Celilciğim, insan için mutlaka bir teselli var.
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Birbirine benzeyen günler. Bazen yağmur, bazen güneş.
📖 Sayfa 145 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Karını, kendin gitmediğin yere gece yatısına gönderme!
📖 Sayfa 88 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Derler ki: "Tarihsiz millet mesuttur!" Ben de "Hatıratsız insan mesuttur!" diyeceğim.
📖 Sayfa 73 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Ben çok şükür bu pir aşkına sürünmek faziletini kaybettim. Gerçi şimdi bulunduğum çevre biraz adi. Fakat kesinlikle ukala değil... Herkesin emeli, felsefesi, arzusu bir: Para kazanmak! Mücerredat yok! Hayal yok! Oldukça karışık bir piyasa dalaveresi var. Açıkgözlülük en büyük kuvvet...
📖 Sayfa 78 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
en güzel eğlence kırda yayan gezmek, kırların havasından istifade etmektir.
📖 Sayfa 42 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Felaketler, ıstıraplar, matemler ruhumuzda adeta bir yara gibi derin bir iz bırakıyor. Saadetlerimiz, sevinçlerimiz, hoş günlerimiz tıpkı bir rüya hafifliğiyle eriyiveriyor, unutuluyor.
📖 Sayfa 72 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Atı ay sonra, zavallı samimi defter! Seni nasıl heyecanla elime alıyorum; acı, öldürücü bir bunalım içindeyim. Söylemek için günahı dudaklarından taşan, kalbine sığmayan bir suçlu gibiyim. ... Evet insanları açlıktan öldüren bizdik! Bize yol gösteren, bize müsaade edip, bizimle beraber çalanlardı!
📖 Sayfa 80 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Hani mektepte okuduğumuz Mantık kitabında, Mi'yâr-ı Sedâd'da [Aristo mantığı kitapları] gördüğümüz tasnifi bile burada anlayan aydın yok. Uzmanlığa kimsenin aklı ermiyor. Şarlatanlık moda... Fikir hususunda fırıldak gibi dönmek, dün söylediğini bugün inkâr etmek haysiyetsizlik kabul edilmiyor.
📖 Sayfa 69 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
İstanbul inmeli bir gölge halinde uzanmış! Uyuyor. Fakat baygın. Bu cesedi kımıldatacak ruh ölü... Biz Malatya'da İstanbul'u, payitahtımızı nasıl hayal ederdik. Sakın gelip de görmeye kalkma. Benim gibi bunalım içinde kalırsın. Bir idealistin birinci niteliği umutsuz olmamaktır. Halbuki ben bu saat umutsuzum.
📖 Sayfa 70 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Evet, keşke yazacak anılarım olmayaymış! Birbirine benzeyen muntazam, olaysız günler ne kadar boş! Fakat ne kadar ıstırapsız...
📖 Sayfa 73 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin

Yolunu, izini bilmediğin yere gitme!
📖 Sayfa 86 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Gurbet İstanbul demektir.
📖 Sayfa 84 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
masraf gelire göre değil ihtiyaca göre yapılır.
📖 Sayfa 42 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
"Para kazanmak erkeğin, kazanılan paranın satın alma gücünü artırmak da kadının vazifesidir,"
📖 Sayfa 41 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Zaman ne dehşetli bir ilaç! Şimdi o acıların binde bir zerresini duyamıyorum.
📖 Sayfa 73 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
— Canım nasıl yaşarsın? Otuz kuruşla küçük bir kanarya geçinemez.
📖 Sayfa 13 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Güneş görmediği halde bilmem niçin sararan bu sayfaları gayri ihtiyari kokladım. Keskin, bayıltıcı, hasta bir sonbahar kokusu! Ah, bu eski kâğıtlardan, eski kitap aralarından, unutulmuş eski defterlerden çıkan matem kokusu!
📖 Sayfa 73 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Artık ne işitsem efsane diyorum. Çünkü hiçbirisinin başı, ucuna uymuyor.
📖 Sayfa 135 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Artık bu defteri [günlük] dolduracağımı ümit etmiyorum. İnsan zengin olunca okumaktan olduğu gibi yazmaktan da nefret ediyor.
📖 Sayfa 78 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
insan için mutlaka bir teselli var.
📖 Sayfa 70 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Dikkat ettim; tarih denen şey felaket nakili! Saadetten hiç bahsetmiyor; yahut şöyle üstünkörü geçiyor. En sevinçli, en talihli devirlerin içinde bile bir facia, bir hıyanet, bir acı, bir zehir bulmakta usta!
📖 Sayfa 72 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
[On sene evvel] Yazdıklarıma baktım. Hiç huzur verecek bir şey yok! Kanserden ölen anneciğimin yavaş yavaş nasıl söndüğünü, zavallı kurtarılmaz bir pençe ile inleye inleye hiçliğe sürüklenirken nasıl öldürücü acılar duyduğunu uzun uzadıya kaydetmişim... Zaman ne dehşetli bir ilaç! Şimdi o acıların binde bir zerresini duyamıyorum.
📖 Sayfa 73 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Meşrutiyeti getirdikleri için Anadolu'nun sırtı sıra on yıl liyakatlerine aldandığı İttihatçı güruhu da iki kısım olmuş. Biri kuvvet ellerinde iken halkı soyup soğana çeviren yeni zengin sınıfı! Öteki fırsatı kaçırıp umumi soyguna şahsi namus endişesiyle katılmayanlar.
📖 Sayfa 64 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Fakirlik ve zenginlik iki barışmaz düşman gibi karşı karşıya geçmiş, biri karargahını Şişli'ye Nişantaşına diğeri Fatih'e Aksaray'a kurmuş sanki vakti bilinmeyen bir meydan muharebesini bekliyorlar. Köprü adeta uluslararası bir sergi ...
📖 Sayfa 4 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Un işi yapıyoruz. Zaten bundan kârlı şey yok. Biraz zahireye de karışıyoruz. Şeker filan kapatıyoruz. Dört ay evvel yazdıklarımı okurken gülümsedim. Vay enayi! O sefaletlere nasıl dayanmışım! Günde yarım liraya kapalı bir dershanede beş saat kafa patlat! Sonra da son derece açık bir eşekliği fazilet zannetmek!
📖 Sayfa 78 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Biz Türkler tarihte ne kadar felaketler geçirmişiz. Devletimiz hükümdarsız, hükümetsiz kalmış. Kardeşler birbirlerine düşman olmuşlar. Fakat sonunda, yine toplanmışız. Yine ölmemişiz. Saadetin de, felaketin de geçici şeyler olduğunu hatırlamak insana biraz teselli veriyor.
📖 Sayfa 70 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Bu ekonomik alt üst oluştan çok, beni umutsuz eden manevi perişanlık! Edebiyat bir ölünün kalbi gibi durmuş, soğumuş... Bilimin adı yok. Felsefe alay! Sanat şaka.
📖 Sayfa 66 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Harp zamanı, propagandası bizim vilayete kadar gelen milli ticaretten de bir şey anlamadım. Piyasayı gezdim. Diyebilirim ki, hemen hemen bütün ticaret bağları Rumların, Yahudilerin elinde... Harp zamanı kazananlar lüks içinde paralarını yemekle meşgul.
📖 Sayfa 66 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
İşte yirmi sekiz sene bir çatı altında beraber ihtiyarladıkları halde ruhları birbirine yabancıydı. Aralarında ummanların, karlı şahikaların ayırdığı geçilmez bir hudut var gibiydi.
📖 Sayfa 49 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin

"Kuvve-i Maneviye" denilen şey külliyen iflas etti.
📖 Sayfa 120 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Tuhaf talih. O kadar kaçtıktan sonra şimdi kovala.
📖 Sayfa 138 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Unutamıyorum. Açlıktan öldürdüklerimizi unutamıyorum. Yangın yerinde gördüğüm kadın ölüsünün bana bakışını unutamıyorum. On ay kan, gözyaşı, irin içtiğimi, sütsüzlükten, şekersizlikten küme küme ölen masumcukların hakkını yediğimi unutamıyorum. Siyah bir hayal her an ruhumu takip ediyor.
📖 Sayfa 82 · Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin
Sıkça Sorulan Sorular
Memlekete Mektup kimin eseridir?
Memlekete Mektup, Ömer Seyfettin tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2004'te yayımlanmıştır.
Memlekete Mektup kaç sayfadır?
Memlekete Mektup, 159 sayfadır (İnkilap Yayınevi baskısı).
Memlekete Mektup'un en ünlü sözü nedir?
“Bir idealistin ilk vasfı ümitsiz olmamaktadır. Hâlbuki ben bu saat ümitsizim. Bir haftadır kendimi öldürmeyi düşünüyorum.”