
Ömer Seyfettin'in imzasını taşıyan Hikâyeler 1, Edebiyat alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Dergah Yayınları etiketiyle yayımlanmıştır. Bu derlemede yer alan sözler, kitabı okuyanların ortak beğenisini yansıtıyor.
Hikâyeler 1'den En Beğenilen Alıntılar
— Göreceksin ki o zaman, insanlık ne tatlıymış! Güzel ve asayişli şehirler... Tiyatrolar! Geniş ve aydınlık sokaklar, cennet gibi köyler. Birbirine ihtiram etmesini bilen adamlar... Hiçbir sefalete müsaade etmeyen büyük şefkat müesseseleri... Hastaneler, sanatoryumlar... Mektepler, dârülfünunlar... Hâsılı cennet! Mümkün değil bunları tahayyül edemezsin.
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
-Büyük nineciğim, Fransızca bir roman işte... dedi. Lakin büyük nine merak ediyordu, mutlaka anlamak istiyordu:
📖 Sayfa 175 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
-İsmi ne?
-Desenchanté...
-Ne demek?
-"Sevinç ve saadetten mahrum kadınlar" demek.
-Onlar kimmiş?
-Biz... Türk kadınları...
Baki kalan bu kubbede hoş bir seda imiş
📖 Sayfa 392 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Her şey yalan, her şey sahte, her şey taklit oldu. Annelerimiz öldü. Saadet uzak bir hayale, yetişilmez bir hülyaya inkılap etti...
📖 Sayfa 177 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Mânend-i şecer nâbit olur sâbit olanlar
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Hayat, hakikaten en uzun vakalarıyla çabuk biten bir sinema şeridinden başka bir şey değildi.
📖 Sayfa 268 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Büyük nine sordu:
📖 Sayfa 175 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
- O okuduğun ne, kızım?
- Bir roman.
- Neden bahsediyor?
- Hiç.
....
- Söyle yavrum, o roman ne diyor?
Genç kız büyük gözlerini kaldırdı. Kitabı dizlerine indirdi.
Bir naziklik ile:
-Büyük nineciğim, Fransızca bir roman işte..
dedi. Lâkin büyük nine merak ediyordu, mutlaka anlamak istiyordu.
- İsmi ne?
- Desenchanté...
- Ne demek?
- "Sevinç ve saadetten mahrum kadınlar" demek.
- Onlar kimmiş?
- Biz... Türk kadınları...
Genç Kalemler, 11 Nisan 1911
Söyleyeceklerimin hepsini birden söylemek arzu ettiğim için hiçbirini söyleyemiyorum.
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Duâ ederken sordum ki:
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
— Nasıl duâ edeceğim anne?
O duâ ediyor ve dudakları hareket ettikçe baş örtüsü de ihtizâz eder gibi oluyordu. Başını salladı, duâsını bitirdikten sonra, daha hâlâ hatırımda:
— Evvela İslam olduğum için ey cenâb-ı vâcibül-vücut hazretleri sana hamd ederim, de... Sonra vatanımızın düşmanlarını perişan etmeni senden istirham ederim, de... Sonra da bütün eziyet çeken, hasta olan, felakette bulunan, fakir olan Müslümanların selamet ve sıhhatlerini senden temenni ederim, de... Kendin için, kendi iyi olman ve şeytanın yalanlarına aldanmaman için duâ et!
Ah biz.. gençken ne kadar mesut idik. Bütün meşguliyetimiz eğlence ve neşe idi. Bahar, şu arkamdaki bahar bizi sevinçten deli ederdi.
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
—O vakit bazı geceler, minimini evimizde, doğacak çocuğumuz yanımızda oynarken, sa'y ve namusumuzdan emin, ansızın Makedonya'yı, bu yamyamlar memleketini hatırlayacağız. Gözümüzün önüne pis ve dar sokaklar, sefil ve uryan adamlar... Kanlarla lekelenmiş nihayetsiz karlar, kara, müstekreh[11] ve keskin baltalar sonra siyah, müthiş Balkanlar, Pirin gelecek! Tüylerimiz ürperecek, sen yine böyle benim kucağıma kaçacaksın. Bu pis ve müthiş Makedonya'nın kabuslarını buselerimle senin gözlerinden sileceğim...
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Heyhat! Dargın kimdi? Ve kimin barışması lazım geliyordu?
📖 Sayfa 164 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Her şey yalan her şey sahte her şey taklit oldu. Anneannelerimiz öldü saadet uzak bir hayale yetişilmez bir hülyaya inkılap etti. Adetlerimizle beraber sevinçlerimiz de söndü.Simdi şaşkın ve mustarip bir nesil. Her şeyden nefret eden her şeyi fena gören her şeyi karanlık gören berbat hasta tedavisi imkan haricinde bir nesil. Ah şimdiki mariz ve müteverrim bir muhit.
📖 Sayfa 177 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Şimdi düşünüyorum ki, hayatta bu muztar şefkatsiz mazilerin güzariş-i ademinden mütehassıl ne garip bir hiçlik, ne zevalperver ve pürhayal bir beyhudelik, ne müphem, ne esraralud bir sürat var!..
📖 Sayfa 63 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Dünü tamamıyla unutuyor, yarını asla düşünmüyor; hali behimi ve suni bir maddiyetle, memnun ve müsterih geçiriyordum.
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Alçak, seni elimle boğacağım.
📖 Sayfa 162 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
"Ben tesellisi mümkünsüz bir felaketin, intikamı alınamaz bir mağlubiyetin şaşırttığı bir adamım."
📖 Sayfa 149 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Ah biz... gençken ne kadar mesut idik. Bütün meşguliyetimiz eğlence ve neşe idi. Bahar, şu arkamdaki bahar bizi sevinçten deili ederdi. Şimdi siz bunları görmüyorsunuz, siz bu zehirleyici kitaplar üzerine düşüyor, kabarıyor, soluyor, soluyor, hırçın, berbat, tahammül olunmaz bir mahluk oluyorsunuz...
📖 Sayfa 176 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
İlimsiz, irfansız, fensiz, felsefesiz bir vatan yaşar mıydı?
📖 Sayfa 344 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin

Her zaman çıldırasıya sevdiğim bu hayatın bütün acılıkları, bütün boşlukları gözlerimin önüne geliyor.
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
...zavallı kadın, bir taraftan bana git diyor, diğer taraftan gözyaşlarını zapt etmek için uğraşıyor. Ah bu kadın kalpleri ne kadar da hassastır.
📖 Sayfa 94 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Aynı kanunlar,aynı şeylere tesir edince neticeler de aynı olur.
📖 Sayfa 308 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
"Biz bir çölde yaşıyoruz, kimse kimseyi anlamıyor. "
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Bir his, anlaşılmaz bir sebep bana daima mazimi düşündürüyor.
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Acaba ne için bunları düşünüyorum, bu akşam bana bu siyah, bu acı hatıraları tekrar ettiren şey nedir?
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Her şey yalan, her şey sahte, her şey taklit oldu. Saadet uzak bir hayale, yetişilmez bir hülyaya inkılap etti.
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
“Pek uzun gurbetlerden sonra vatanına dönen bir adam doğduğu yerin ufkunu koyu bir sis altında bulup da sevdiği şeyleri uzaktan bir an evvel göremediği için nasıl mahzun olursa, bende tıpkı böyle meraka sabırsızlığa benzer elem duyarım.”
📖 Sayfa 259 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
- Monşer, biz bir çölde yaşıyoruz, derdi, kimse kimseyi anlamıyor.
📖 Sayfa 326 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Genç ve iri Boris müştak gözlerle zevcesini süzüyor, ruhundaki sıkıntıyı atmaya, bu meçhul kederi unutmaya çalışıyordu. Konuşmak istedi:
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
— Yaşasın sa'y ü teab! dedi, değil mi
Magdacığım? Çalışan mesut olur. Acaba
sosyalistlerin hayali ne vakit hakikat
olacak!
Magda başını salladı, gülümsedi:
— Hiç, hiç, hiçbir vakit... Onların hayali hep
hayal kalacak! Yine insanlar fenalar elinde
esir olacak, çalışmanın faziletini birçok
adamlar inkar edecek.
Annemi bir meleğe benzetiyordum. Bu tahayyülle melâikeleri düşünerek... Kur'an okuyan annemin şimdi etrafına toplanmaları gereken melâikeleri müşahede ediyorum zannederek dalıyordum. Yüzümün üstünde, ahirette güller bitecek ve cehenneme girecek olursam katiyyen yanmayacak olan sol kaşımın ucunda tatlı bir ürperme duyuyor, sonra annemin münevver bir zambak aydınlığıyla parlayan dudaklarının kımıldamasına bakarak.... O görülemeyen melâike kanatlarının saçlarıma, annemin şimdi Kur'an tutan ince parmaklarıyla okşadığı sarı ve çok saçlarıma dokunduklarını hisseder gibi oluyor ve dalıyordum.
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
her şeyi öğrenmek isteyen hiçbir şeyi öğrenemez
📖 Sayfa 64 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Dün burada birisine, mektep arkadaşıma tesadüf ettim ki beş senedir kendisini görmemiştim.
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
“Ne yapıyorsun?”
“Ressamım…
…
“Oh, gıpta ettim, fakat nâ-tamam levhalarının ikmali için biraz da sebata malik olsan...”
Sigarasını şiddetle içerek “Rica ederim” dedi, “bu sebat dediğin şeyi benim için temenni etme... Ondan nefret ederim. Kendimde meşgul olduğum bir şeye karşı azıcık sebat hissedecek olursam bütün muvaffakiyetsizliklerin, kederlerin, teessüflerin bende toplanacağına katiyen eminim…
Küçük, rahat, âsûde bir evimiz olacak. Ne komite, ne eşkiya, ne vahşet, ne cinayet! Yalnız çalışacağız. Gider gitmez çocuğumuz orada doğacak. Zavallı babam geçirdiği yetmiş senelik azabın mükafatını orada görecek. Kalbi rahat, yatağında ölecek. Geceleri hücum ve boğazlanmak korkusundan uzak, tatlı tatlı konuşacağız. Aşkı, hayatı, güzelliği, iyiliği, fazileti hissedeceğiz.
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Beni üzen şeylerin hiç birini unutmadım.
📖 Sayfa 5 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
İnsan ne tuhaftır! Fikrine, ümidine, arzusuna muhalif bir şeye rastgelince hemen bozulur
📖 Sayfa 15 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
her şey yalan, her şey sahte, her şey taklit oldu.
📖 Sayfa 93 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
"Hele otuz yaşına gir. Ondan sonra ömür o kadar çabuk geçer ki, insan can sıkıntısı duymağa vakit bulamaz!..."
📖 Sayfa 32 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
"Kula kul olmak" fani dünyada "birisine minnettar kalmak" azapların en ağırıydı.
📖 Sayfa 61 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin

Fakat artık evlenmeliyim.
📖 Sayfa 38 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Evet, evlenmeliyim.
Daha ne bekliyorum?
- Çok ihtiyarsın baba.
📖 Sayfa 42 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
- fakat kalbim kuvvetlidir.
"Hayat yalnızken pek kederlidir. İnsan çift oldu mu, bu hayat daha lâtif olur. Üçleşince hayat pek tatlıdır."
📖 Sayfa 38 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
-Ulan İboş, sen be!
📖 Sayfa 138 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
-Vay Mıstık, sen ha?
-Ben ya...
-Sanmak bilmek değildir...
📖 Sayfa 110 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Adetlerimizle beraber sevinçlerimiz de söndü.
📖 Sayfa 93 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
hayattaki her gülünç şeyin altında görünmez bir facia yok mudur?
📖 Sayfa 30 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Ben daima ıstırap içinde yaşayan bir adamım!
📖 Sayfa 5 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Ben, artık bu "yalnızlık"tan kurtulmalıyım.
📖 Sayfa 38 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Ne vakit, nerede, nasıl sustuğumu bugün hatırlayamıyorum. Sanki ebediyen ağlıyorum.
📖 Sayfa 7 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Gel zaman, git zaman, bir gün gelecekti ki artık kimse kimseye inanmaz olacaktı.
📖 Sayfa 87 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
ihtiyarlığa uygun gelen şey gençliğe uygun gelmezdi; gençliğe uygun gelen şey de ihtiyarlığa...
📖 Sayfa 35 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Fakat nasıl olsa bir gün evlenmeyecek miyim? "Herkes gibi..." Âh herkes gibi... Herkese benzemek insan için ne güç! Tabiî ben de kendimden evvel gelenleri taklit edeceğim. Onlar gibi nişanlanacağım. Onlar onlar gibi güvey gireceğim. Onlar gibi çocuklarım olacak. Onlar gibi aile sahibi bir baba olacağım. Onlar gibi ihtiyarlayacağım, onlar gibi, heyhat... Onlar gibi öleceğim.
📖 Sayfa 38 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Tolstoy, daha dokuz aylık bir çocukken kendisinin banyoya sokulduğunu hatırlıyor.
📖 Sayfa 5 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Her şeyden nefret eden, her şeyi fena gören, karanlık gören, berbat, hasta, tedavisi imkân haricinde bir nesil, ah şimdiki marîz ve müteverrim muhit...
📖 Sayfa 94 · Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Maddi hayat adilikten başka bir şey değil. Asıl hayatın manası ruhta. Ruhun varlığı da aşkla kaimdi.
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Hayat uyku ise, aşk onun rüyasıdır.
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
…mutluluklar rüyadan başka bir şey midir?
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
'Hain, her yerde haindir'
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin

Mehmet, Mehmet!.. Canını verdin! Başını verme, Mehmet!..
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Gece hulul etmişti. Ah bu leyl-i şita... Her taraf sakin, beyaz ve sessiz idi.
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Şimdi ne yapacaktı? Ne cevap verecekti? Düştüğü bu tuzaktan nasıl kurtulacaktı?
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin
Sıkça Sorulan Sorular
Hikâyeler 1 kimin eseridir?
Hikâyeler 1, Ömer Seyfettin tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2012'de yayımlanmıştır.
Hikâyeler 1 kaç sayfadır?
Hikâyeler 1, 402 sayfadır (Dergah Yayınları baskısı).
Hikâyeler 1'in en ünlü sözü nedir?
“— Göreceksin ki o zaman, insanlık ne tatlıymış! Güzel ve asayişli şehirler... Tiyatrolar! Geniş ve aydınlık sokaklar, cennet gibi köyler. Birbirine ihtiram etmesini bilen adamlar... Hiçbir sefalete müsaade etmeyen büyük şefkat müesseseleri... Hastaneler, sanatoryumlar... Mektepler, dârülfünunlar... Hâsılı cennet! Mümkün değil bunları tahayyül edemezsin.”