CANLI

Pandomima Kitabından Klasik Edebiyat Alanında Kalıcı Sözler — Samipaşazade Sezai

Pandomima - Samipaşazade Sezai kitap alıntıları ve sözleri

2009 tarihli Pandomima, Samipaşazade Sezai'nin en bilinen eserlerinden biridir. Akvaryum Yayınevi baskısıyla 70 sayfadır. Okurların yıllar içinde biriktirdiği en sevilen sözler burada bir arada.

Yazar:Samipaşazade Sezai
Editör:Erdal Çakıcıoğlu
İlk Yayın:2009
Yayınevi:Akvaryum Yayınevi
Sayfa Sayısı:70
Dil:Türkçe
Okuma Süresi:1 sa. 59 dk.
Türler:Edebiyat, Hikaye (Öykü)

Pandomima'dan En Beğenilen Alıntılar

Hayatında herkesi güldürdüğü halde ölümünde kimseyi ağlatamayan zavallı Paskal'ın bu seferki hali taklit değil, ölüm gibi gerçekti.

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Yaşamında herkesi güldürmesine rağmen, ölümünde de kimseyi ağlatmayan zavallı Pascalın bu defaki durumu taklit değil, ölüm gibi gerçekti.

Pandomima, Samipaşazade Sezai

“Gözünden dökülen yaşlar yüzündeki unları, kırmızı boyaları bozarak kıvılcım taneleri gibi o harap duvarların yıkılmış taşlarına damlıyordu”

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Reis imzasına başvurdu Arnavut hanındaki yatağını oradaki birine satmış yani yataksız kalmış olduğu için, " kefaletsiz omuzdaş" olamayacaktı arkadaşlarından üçü çapkınlık etmeyeceğine saygısız durumlarda bulmayacağını dair kefil olarak sonunda suphi'yi "koğuş" a kabul ettirdiler. Suphi'ye birkaç yeni Tulumbacı giysisi verdiler gündüzleri kahvede hizmet ederek para kazanmaya başladı Zaten kahve parası" sandık parasından" çıkacaktı hasta olursa veya kazayla" kodese girerse sandık parasından" besleyip tütün içeceği de oradan karşılanacaktı

📖 Sayfa 56 · Pandomima, Samipaşazade Sezai

Çünkü kimseye güveni, hiç bir şeye inancı olmadığından, aklında gizlenerek yaşam nedeni olan sevgi örneğinin görünmesinden sakınıyordu.

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Elveda elveda artık bir daha geri dönmemek üzere yola çıktı Mahsun düşünceli bir halde Küçüklü büyüklük bir takım oransız evli dükkanların oluşturduğu çarşıda geçiyordu

📖 Sayfa 35 · Pandomima, Samipaşazade Sezai

Bitab-ı hayal olarak orada bir köşeye düştü.
Son gününde bir haber-i matem getiren o ay ne kadar da sür'atle cereyan edip gitmişti.

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Reis, Suphi'yi "artçı" olarak görevlendirmişti Fakat daha ilk denemede Suphi Bu görevin üstesinden gelemeyeceğini kestirdi. "Öncülük" dedemesi de başarısızlıkla sonuçlandı ince Hasan içinden kızıyordu Suphi cılızlığı çelimsizliği nedeniyle ne"hortumcu" Dursun'u açlığa alıp sufi'yi kökenci yaptı suphi'nin görevi biraz daha kolaylaşmıştıysa da tehlikesi artmıştı çünkü borucuyla birlikte damlara çıkmak ateşe herkesten yakın olmak zorundaydı

📖 Sayfa 57 · Pandomima, Samipaşazade Sezai

Öyle bir zaman ve mekan içindeydim ki bulunduğum noktaya, " evrenden de daha üstün ve yüce bir yer" demek mümkündü öyle bir zaman ve mekan içindeydim ki sonsuzluğun mutluluğuyla kendinden geçmiş olan Ruhum sanki tanrının katına kadar ulaşmıştı

📖 Sayfa 50 · Pandomima, Samipaşazade Sezai

Hayallerinden yorulmuş bir vaziyette, orada bir köşeye düşüverdi.

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Yıkıntıların arasından yürüdü

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Bir hafta seçmeli bırakacağını ve eğer bir kusur görülürse tekrar geri alacağını kabul ederek Dilberi 150 liraya sattı Eğer biraz çirkince olmasaydı 200 lira isteyeceğini ve ekledi

📖 Sayfa 72 · Pandomima, Samipaşazade Sezai

Boş zihinlerle, dertsiz gönüllerden çıkıp yükselen kahkaha sesleri ve alkışlar arasında gösterisini oynuyordu

Pandomima, Samipaşazade Sezai

“Ölü bir adam taklidi yaparak o meşhur maharetiyle dilini çıkarmıştı lakin Paskal’ın bu seferki hâli taklit değil, ölüm gibi hakikat idi”

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Başucunda 10.000 yıllık Bizans sıkıntılarının yıkılmış duvarlarından oldukça rahatsız edici çok çirkin kahkaya benzer bir ses geldi

📖 Sayfa 69 · Pandomima, Samipaşazade Sezai

özel seyit ateş spor lisesi

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Bu hırsızlıkta ötüşlerine atılan horozların garip sesleri bulunduğu yere yansıdıkça" git git karına git! ” diyordu kiliseler öğle vaktini ilan için Çan çalmaya başladılar o Sessizlik içinde uzaktan uzağa yansıyan Canlar hep bir ağızdan bir sürekli bir ahenkle, " git git karına git! " sözünü tekrar ediyorlardı

📖 Sayfa 39 · Pandomima, Samipaşazade Sezai

Hayatında herkesi güldürdüğü gibi, ölümünde de kimseyi ağlatamayan zavallı Paskal'ın bu seferki hâli taklit değil, ölüm gibi hakikatti.

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Baykuş ötüyordu aklına Hemen kapıdan çıkıp bütün gücüyle koşarak esircinin odasına kaçmak geldi.
Baykuş ötüyordu başına yorganlığı sararak yaptı elleriyle kulaklarını kapadı yararı yok

📖 Sayfa 70 · Pandomima, Samipaşazade Sezai

hayatında herkesi güldürdüğü halde ölümünde kimseyi ağlatamayan paskalın bu hali taklit değil; ölüm gibi gerçekti.

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Haseki civarında, bir çıkmaz sokağın içinde, yalnız duran, üç odalı bu ev, bir mezar gibi sonsuz sessizlikle çevrelenmişti. Unutulmuş ve terk edilmiş vaziyetteydi

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Ertesi gün öğleden sonra kapısını kıracak gibi vuran yaşıyorum karısı hiçbir cevap alamayınca büyük bir korku ve telaşla mahalleden topladığı adamlarla kapısını kırıp odaya girdi odaya girer girmez herkes gülüşmeye başladı çünkü Pascal asılmış adam taklidi yaparak o ünlü ustalığıyla dilini çıkarmıştı

📖 Sayfa 23 · Pandomima, Samipaşazade Sezai

Fırlattığı çiçekler pascalın yüzüne, göğsüne dokundukça eliyle yüreğini tutarak, en can alıcak yerden vurulmuş bir vahşi hayvan gibi acı acı feryat ediyordu

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Ömründe hiçbir kadının beğenen bakışlarına, hiç kimsenin iltifatlı davranışlarına nail olamamıştı.

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Hayatında herkesi güldürdüğü hâlde, ölümünde kimseyi ağlatmayan zavallı Paskal’ın bu seferki hâli taklit değil, ölüm gibi gerçekti.

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Ben tatlının aşığı, tuzlunun tutkunuyum.
Tuzlu olmayınca tatlının, tatlı olmayınca tuzlunun namı mı olur?

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Kaymakam beyefeni Meram anlamıyor rossine hayranlarından olan bu müziksever italyalı saygı ve adalet ister

📖 Sayfa 32 · Pandomima, Samipaşazade Sezai

Ben bu gece çok korktum bu oda çok kötü dedi esirci korkudan Dilber'in sağlığına gelecek zarar ve dalmanın ticari çıkarana vereceği zararlı düşünerek Aa kızım korkacak ne var Ben senin bu kadar korkak olduğunu bilseydim bu odada yalnız bırakır mıydım Bundan sonra her gece benimle yat diyerek gözlerinden öptü.

📖 Sayfa 71 · Pandomima, Samipaşazade Sezai

Koynundaki çiçekleri çıkarıp bir manevi saygıyla öptükten sonra hücresinin en yüksek yerine bıraktı. Bu çiçekler dedi ah bu çiçekler beni öldürecek.

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Hiç kimsenin geçmediği, hiçbir sesin duyulmadığı, insan hareketlerinin ara ara görüldüğü bu evde, bu ıssız sokakta hayat belirtisi gösteren sadece bir ağaçtı.

Pandomima, Samipaşazade Sezai

Derin bir sessizliğine Kim sürdü ortalıkta birdenbire Bir Çığlık kopmuştu Bülbüller ishaklar daha başka Kuşlar ve uzaklardaki derelerde Kurbağalar hep böyle çağrışmaya koyuyorlar am o sırada İstanbul'un ılımlarının veya güzelliğinin başta gelen nedenlerinden biri olan Kuzey Rüzgarı da esmeye başlayınca zaten Sevda havasıyla dolu olan gönüllerle birlikte ağaçlar ve bitkilerde harekete ve heyecana gelirler

📖 Sayfa 46 · Pandomima, Samipaşazade Sezai

Burada her Cuma ve pazar günleri ünlü Pascal türlü hünerler ve gülünçlü oyunlar oynar hatırlı müşterilerinin alkışlarını kazanan Pascal her Haftaya yeni yeni oynar sahneye koyacaktır

📖 Sayfa 15 · Pandomima, Samipaşazade Sezai

Sıkça Sorulan Sorular

Pandomima kimin eseridir?

Pandomima, Samipaşazade Sezai tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2009'da yayımlanmıştır.

Pandomima kaç sayfadır?

Pandomima, 70 sayfadır (Akvaryum Yayınevi baskısı).

Pandomima'nın en ünlü sözü nedir?

“Hayatında herkesi güldürdüğü halde ölümünde kimseyi ağlatamayan zavallı Paskal'ın bu seferki hali taklit değil, ölüm gibi gerçekti.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Pandomima — Samipaşazade Sezai. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4