CANLI

Patricia Highsmith'ten İlham Verici Sözler

Patricia Highsmith sözleri ve alıntıları

Patricia Highsmith'in eserlerinden süzülen bu sözler, okur beğenisine göre bir araya getirildi. Toplam 100 söz, kaynak eserleriyle birlikte aşağıda.

En Beğenilen Patricia Highsmith Sözleri

"Geçmişi midesine oturmuş, sindirilmemiş, belki de sindirilemez bir yemek gibidir. İnsanın, uzatmayıp kussa da kurtulsa, diğeceği geliyor."

Kadın Düşmanlığı Üstüne Küçük Öyküler, Patricia Highsmith

Acı hızla azalmaya başladı, çekilen bir taşkın gibi, kuruyan bir okyanus gibi. Cennet gibi. Hoş, tatlı bir dalgalanma kapladı başını yavaşça dans edermişçesine, hafif bir müzik gibi.

Cam Hücre, Patricia Highsmith

“O, çok sayıda değil, seçilmiş ve asla vazgeçmediği birkaç eşyayı severdi. Bunlar insana öz saygı verirdi. Gösteriş değil, nitelik ve bu niteliği besleyen sevgi. Eşyalar ona var olduğunu hatırlatır ve varoluşundan zevk almasını sağlardı. Bu kadar basitti. Ve bu bir şey ifade etmiyor muydu? Var oluyordu. Dünyada pek çok insan, parası olsa bile, nasıl var olacağını bilmiyordu. Gerçekten de para, çok para gerekmiyordu, belli bir güven duygusu gerekiyordu.”

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

+ seni bir aile içinde düşünmek çok tuhafıma gidiyor.
- neden?
+ çünkü seni sadece sen olarak düşünüyorum. sui generis, eşsiz, tek.

📖 Sayfa 217 · Carol, Patricia Highsmith

Tahammül edemediğim bir şey varsa, o da ikiyüzlülüktür.

Carol, Patricia Highsmith

İnsan kendini seven birini incitmemek için elinden geleni yapar.

📖 Sayfa 92 · Yetenekli Bay Ripley, Patricia Highsmith

“Mutluluk, incecik dallar uzatarak, bedeninin içinden çiçekler açan, yeşil bir sarmaşık gibiydi.”

Carol, Patricia Highsmith

Kimse "en büyük korkun ne?" diye sormuyor.

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Bir şey yaşanmak üzereymişten çok, bir şeyler yaşanıp bitmiş duygusunu veren bir sessizlikti bu.

Ocak Ayının İki Yüzü, Patricia Highsmith

Bir süre kendi hayali standartlarımıza inanırız, sonra gerçeklik gelip kendi intikamını alır.

Derin Sular, Patricia Highsmith

“O, çok sayıda eşyayı değil, asla elden çıkarmadığı seçkin birkaç eşyayı severdi. Bu eşyalar insana öz saygı kazandırırdı. Gösteriş değil, nitelik ve bu niteliği besleyen sevgi. Eşyalar ona var olduğunu hatırlatır ve varoluşundan zevk almasını sağlardı.”

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

“Tüm o harika anılar için teşekkürler. Onlar sanki bir müzede sergilenen ya da kehribar içinde korunmuş, biraz gerçeküstü şeyler gibi; tıpkı senin de bana karşı her zaman hissettiğin gibi.”

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

“Filmlerde el ele tutuşan insanları düşündü ve neden kendisi ve Carol da el ele tutuşmasın ki?”

Carol, Patricia Highsmith

“Dünya her zaman hak edilen cezayı mı verirdi?”

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

“… kolaydır yaşamak… aşık olduğun zaman…”

Carol, Patricia Highsmith

“Sahip olduklarımın tadını, bunlar sürdüğü sürece çıkaracağım.”

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

İnsana varlığını hatırlatan, varolmanın tadını çıkarmasını sağlayan sahip olduğu eşyalardı.

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

carpe diem ve carpe noctem.

Derin Sular, Patricia Highsmith

Gösteriş değil, kalite önemliydi.

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

“Venedik'te araba olmaması hoşuna gidiyordu. Bu, şehri daha insancıl kılıyordu. Sokaklar damarlar gibiydi, diye düşünüyordu, insanlar da her yere dolaşan kan gibiydi.”

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Kendisi gibiydi ama kendisi değildi.

Yetenekli Bay Ripley, Patricia Highsmith

“Ocak. Her şeydi. Ve aynı zamanda tek bir şeydi, tıpkı sağlam bir kapı gibi. Soğuğu şehri gri bir kapsüle hapsetmişti. Ocak anlardı ve Ocak bir yıldı. Ocak anları yağmur gibi yağdırdı ve onları hafızasında dondurdu: [...] Her insan eylemi bir sihir yaratıyor gibiydi. Ocak iki yüzlü bir aydı, soytarı çanları gibi çınlayan, kar kabuğu gibi çıtırdayan, her başlangıç ​​kadar saf, yaşlı bir adam kadar kasvetli, gizemli bir şekilde tanıdık ama bilinmeyen, neredeyse tanımlanabilen ama tam olarak tanımlanamayan bir kelime gibiydi.”

Carol, Patricia Highsmith

Sende büyük sabırla bekleyen birinin hali var , ama bir gün - bir şey olacak.

📖 Sayfa 64 · Derin Sular, Patricia Highsmith

Ve insan kendisini sevenleri kırmamak için özel bir çaba harcar bilirsin.

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Nefret ettiği bir duygu varsa, o da birinin, herhangi birinin kendisini izlediği duygusuydu.

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Yalnızdı ve tek kişilik bir oyun oynuyordu.

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Bir keresinde bana nefretin ve içerlemenin yararsızlığını anladığını söylemiştin. Umarım şimdi bu her zamankinden daha geçerlidir ve orada bir tür huzura kavuşmuşsundur.

Ocak Ayının İki Yüzü, Patricia Highsmith

"do people always fall in love with things they can't have?"
"always," carol said.

📖 Sayfa 126 · Carol, Patricia Highsmith

Önüne her kim çıktıysa, her kim çıkarsa çıksın onları asla tanıyamayacağını tekrar tekrar anlayacaktı; en kötüsü de hep aynı yanılgıya düşecek olmasıydı, bir süre için onları tanıdığını, birbirlerine benzediklerini ve uyum içinde olduklarını düşünecekti.

📖 Sayfa 101 · Yetenekli Bay Ripley, Patricia Highsmith

.. ne var ki sevgi denen de garip bir şeydi.

📖 Sayfa 344 · Ripley ve Peşindeki Çocuk, Patricia Highsmith

Ortada insan varsa, mantık her zaman işe yaramıyor.

📖 Sayfa 293 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

İsmim beni belirliyor. Herkes öncelikle adımı, sonra işimi, son olarak da yaşımı öğrenmek istiyor. Kimse "en büyük korkun ne?" diye sormuyor.

Yetenekli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Hikayeleri güzeldi çünkü onları yoğun bir şekilde hayal ediyordu, o kadar yoğun ki onlara inanmaya başlamıştı.”

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Yemek zamanı yaklaştığında hep keyifli olurdu zaten.

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

"Bir yerde okumuştum, insanlar duygusal bakımdan büyümezlermiş."
"Ne okuduğun umurumda değil. İnsanlar büyür. Bunu sana kanıtlamak için elimden geleni yapacağım!"

📖 Sayfa 54 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

love was supposed to be a kind of blissful insanity.

Carol, Patricia Highsmith

seni özleyip özlemediğimi soruyorsun. sesin, ellerin, gözlerimin içine bakan gözlerin aklımdan çıkmıyor.

📖 Sayfa 299 · Carol, Patricia Highsmith

+insanlar hep elde edemedikleri şeylere mi aşık olurlar?
-hep(...)

📖 Sayfa 130 · Carol, Patricia Highsmith

Beklemenin, yaşamaktan daha keyifli olduğunu fark etti.

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Dostça bir gülüş genellikle mucizeler yaratırdı.

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Bir an, çıldıracağını düşündü. Çılgınlıkla dehanın sınırları da karışırdı ara sıra. Ya çoğu insanın sürdürdüğü renksiz yaşama ne demeli! Çoğunluk, balık gibi sığ bir suyu seçiyordu!

📖 Sayfa 186 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

Proust’un, “İnsanoğlu duygusal yönden asla olgunlaşmaz,” deyişi geldi aklına. Ürkütücü bir düşünceydi bu.

Ocak Ayının İki Yüzü, Patricia Highsmith

“Arkadaş değillerdi. Birbirlerini tanımıyorlardı. Bu, Tom'a korkunç bir gerçek gibi geldi; her zaman için geçerli, geçmişte tanıdığı ve gelecekte tanıyacağı insanlar için geçerli: her biri onun karşısında durmuştu ve duracaktı ve o, onları asla tanımayacağını defalarca bilecekti; en kötüsü de, bir süreliğine, onları tanıdığı ve kendisiyle onların tamamen uyum içinde ve birbirine benzediği yanılsaması her zaman var olacaktı. Bir an için, bu farkındalığın sözsüz şoku, dayanabileceğinden daha fazla geldi.”

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

neden onu sevdiğini itiraf etmiyorsun?

📖 Sayfa 60 · Beceriksiz, Patricia Highsmith

aşkın bir tür mutlu bir çılgınlık olması gerekiyordu(...)

📖 Sayfa 46 · Carol, Patricia Highsmith

İnsanın ruhu gözlerinden okunur.

Yetenekli Bay Ripley, Patricia Highsmith

O saniyelerin geri dönüşü olmayan bir zaman gibi, geri dönüşü olmayan bir mutluluk gibi geçip gittiğinin bilincindeydi, çünkü o saniyeler içinde arkasını dönebilir ve bir daha hiç görmeyeceği yüzü görebilirdi.

📖 Sayfa 57 · Carol, Patricia Highsmith

Bir sürü insan, cinselliğin fazla abartıldığını düşünüyordu. Psikologlar, hiçbir aşk sonsuza kadar süremez, diyorlardı.

📖 Sayfa 236 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

Beklentinin kendisinin, onu yaşamaktan daha güzel geldiğini fark etti.

Yetenekli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Sıcak in­sanlar asla yalnız olmaz..

📖 Sayfa 15 · Merhameti Ertelemek, Patricia Highsmith

-“are you a painter, too?”
+“no, i’m nothing.”
-“the hardest thing to be.”

Carol, Patricia Highsmith

Tüm dünyanın büyük bir cezaevi gibi olduğunu ve cezaevlerinin yalnızca dünyanın abartılı bir biçimi olduğunu düşünüyorum.

Cam Hücre, Patricia Highsmith

Bence aslında üzüldüğün falan yok senin, yoksa hep aynı şeyi yapmazdın!

📖 Sayfa 138 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

Nefret de bir tür günahtı. İsa, zinayı ve adam öldürmeyi lanetlerken nefreti de lanetlemişti. Kötülüğün ana tohumuydu nefret.

Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

Kendim olmak için dayanılmaz bir ihtiyaç duyuyorum.

Yetenekli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Dünya, gaddar, acımasız insanlarla doluydu.

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Her geçen gün onun kişisel güvenliğini artırırken varoluşunun anlamsızlığını da vurgulamıştı.

Yetenekli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Artık böyle gider, diye düşündü Bruno, kafasında bir şimşek çaktı, bir daha asla benim bayıldığım o genç kadın olamayacak.

📖 Sayfa 234 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

"Şaşırtıcı derecede sessizsin,"

📖 Sayfa 56 · Merhameti Ertelemek, Patricia Highsmith

Tanrı'ya inanmasa mesleğini götüremeyeceği kanısındaydı. Ama cinayet işlerken neredeydi bu inanç?

📖 Sayfa 184 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

"Sen medyum musun?
Ortada var olmayan şeyler mi görmeye başladın? Yoksa yalnızca bir yazarın hayal gücü mü var sende?"

📖 Sayfa 152 · Derin Sular, Patricia Highsmith

burada ne yaşamışsan yaşa, bir gün geri dönmek istersin.

📖 Sayfa 90 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

Bruno'nun dediği gibi işlenme nedeni olmayan bir cinayeti nasıl aydınlatabilirlerdi?

📖 Sayfa 117 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

Sonuçta insanın saçını başını yolacağı, daktilosunu en yakın uçurumdan aşağıya attıktan sonra kendisinin de atlayacağı bir gündü.

Merhameti Ertelemek, Patricia Highsmith

Ölüm bizleri ayırana kadar durmadan sürükleniş, ceza buydu çünkü. Daha büyük ne ceza arıyordu ki?

📖 Sayfa 199 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

"Aklın ne alemde canım? Yoksa onu tümüyle yitirdin mi?"

📖 Sayfa 34 · Baykuş Çığlığı, Patricia Highsmith

Bugün yeni bir fikir ürettiğinizi sanmıştım.

📖 Sayfa 9 · Merhameti Ertelemek, Patricia Highsmith

Vic dört-beş yıldır cevap bulamadığı soruları çözmeye çalışıyordu: Melinda'yla işler nereye gidiyordu, Vic nereye gitmesini istiyordu?

📖 Sayfa 159 · Derin Sular, Patricia Highsmith

Dikkat, diye uyardı kendini, güven aldatıcıdır.

📖 Sayfa 163 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

Sanat, dedikleri gibi uzundu ve hayat çok kısaydı.

Merhameti Ertelemek, Patricia Highsmith

-Hiç bir şeyin en iyisini yapamam... Ama her şeyi yapa bilirim-

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Şurada seninle yan yana yürürken zamanımı bunları anlatmakla harcadığım için nefret ediyorum ondan.

📖 Sayfa 53 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

"Her ayrılık," dedi, her ayrılık. bir darbe indirir ve bir şeyleri alır götürür.

Cam Hücre, Patricia Highsmith

Kendisini bir sükûnet denizindeymiş gibi hissediyordu ve bu sükûnet yüz ifadesine de yansıyordu; içiyse çelik gibi katıydı, ama bileşimini bilmediği -nefret mi, hınç mı, korku mu, suçluluk duygusu mu, yoksa yalnızca gurur ve hoşnutluk mu?- bu katılık nedense onun hoşuna gidiyordu. Sanki bu katılık ona özgü bir cevher gibiydi. Bir başka soru da bu katılığın onda yeni mi olduğu, yoksa öteden beri içinde var olduğu muydu.

📖 Sayfa 138 · Derin Sular, Patricia Highsmith

Ölümden korkusu yoktu. Ölüm, daha önce yaşamadığı serüvenlerden biriydi yalnızca.

📖 Sayfa 70 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

birinin suçsuz olduğunu kendinize saklayabilir misiniz?

📖 Sayfa 164 · Beceriksiz, Patricia Highsmith

-sandviç ister misin?
+hayır, istemem(...) göbeğime dikkat etmem gerekiyor.

📖 Sayfa 24 · Beceriksiz, Patricia Highsmith

Beni karşına alırsan ayvayı yiyeceğine kalıbımı basarım.

📖 Sayfa 227 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

Ortadan kayboluverdin ha!Bak bu hoşuma gitti.Bunu yapabildiğin için ne kadar şanslısın.Özgürsün.Bunun farkında mısın?

📖 Sayfa 90 · Carol, Patricia Highsmith

sadece burada, senin yanında olmak istiyorum.

📖 Sayfa 107 · Carol, Patricia Highsmith

"İnsan ne durumda olursa olsun bir şeyler yapabilir, ama ben öyle değilim,"

📖 Sayfa 187 · Baykuş Çığlığı, Patricia Highsmith

...şimdi gitti o. Şimdi suskunluktan başka hiçbir şey kalmadı..!

📖 Sayfa 343 · Ripley ve Peşindeki Çocuk, Patricia Highsmith

Bir işe yaramayan, korkularla dolu, tanımadığı ortamlarda terleyen, konuşmayı sevmeyen, rahatlamasına alkolün yetmediği, zavallı bir adamım.

Yetenekli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Bence İtalya Avrupa'nın en güzel ülkesi.

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

-Tek başına mısın?
-Evet. Her yıl burada kendimle bir randevum var.

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

"Öç almasını iyi bilirim, bunu unutma"

📖 Sayfa 229 · Baykuş Çığlığı, Patricia Highsmith

Ölüm buydu. Daha önce göğüslemeye çalışıp göğüsleyemediği, hazırlanmaya çalışıp hazırlanamadığı ölüm. Ölüme hazırlanmak diye bir şey olamazdı. Ölüm, teslim olmaktı, o kadar. O güne kadar yaptığı, yanlış yaptığı, başardığı ve başarmaya çabaladığı her şey saçma görünüyordu artık.

📖 Sayfa 258 · Ripley'nin Oyunu, Patricia Highsmith

Her insan cinayet işleyebilir. Durumlara bağlı, yapıyla hiç ilgisi yok! Kişi sınıra kadar gelir bazen - bardağı taşıran damlada, tamam. Kim olursa olsun. Ninen bile işler. Bilmez miyim?

📖 Sayfa 28 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

Gösteriş değil, kalite önemliydi. Ve kaliteyi korumasını sağlayan sevgi.

📖 Sayfa 227 · Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Bence, kişi ölmeden önce elinden geleni yapmalı, hatta belki elinden gelmeyeni gerçekleştirmeye kalkışırken ölmeli.

📖 Sayfa 19 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

Bay Greenleaf öyle iyi niyetli bir insandı ki, dünyadaki herkesin de kendisi gibi olduğunu sanıyordu. Tom böyle insanların var olduğunu neredeyse unutmuştu.

Becerikli Bay Ripley, Patricia Highsmith

Canım, şu sabah içkilerine dikkat etsen biraz? Sabah içmek yolun sonudur. Ne alkolikler gördüm, hepsi...

📖 Sayfa 108 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

-senin yerinde olmak istemezdim...
+ne demek istiyorsun?
-yani durumun hiç de parlak değil demek istiyorum(...)

📖 Sayfa 170 · Beceriksiz, Patricia Highsmith

Gazetelere 'neler hissedeceğimi anlamak için öldürdüm' türünden açıklamalar yapacak, uyduruk özürlere sığınacak salaklardan değildi. 'Sandığın kadar müthiş değilmiş'miş! Kendisine sorsalar, "Harikaydı!" derdi. "Başka hiçbir duyguyla kıyaslanmaz!" ("Aynı cinayeti bir daha işler miydiniz Bay Bruno?") 'Bilmem, belki de',

Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

O anda kapıldığı güven duygusu da bir düş olabilirdi ama, sona ermedikçe, herhangi bir şey kadar gerçek görünüyordu. Mutluluk dedikleri insanın kendi zihinsel tutumundan başka neydi ki?

📖 Sayfa 147 · Ripley'nin Oyunu, Patricia Highsmith

İnsanların hayatlarında olup bitenlere akıl ermiyor!

📖 Sayfa 223 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

Guy, eski Alman Dinbilimi'nde, yargıçların bir sanığı yargılarken kişiliğine kefil olacak dostlarının sayısını göz önünde tuttuklarını okumuştu. Şu anda kaç dostu ona arka çıkardı ki? Onlara fazla zaman ayırmamıştı, çünkü bu tür özveriyi bekleyen kişiler değillerdi, ama şimdi sanki bu ilgisizliğinin bedelini onu defterlerinden silerek ödetiyorlardı, yüzünü çoktandır görmeseler de ona sırt çeviriyorlardı.

📖 Sayfa 197 · Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

"Hep bunu soruyorsun. Her dakika düşünmem mi gerekiyor?"

📖 Sayfa 19 · Baykuş Çığlığı, Patricia Highsmith

Bana öyle geliyor, aslında da öyle, diye düşündü; yaşam, tıpkı yukarıdan gelen kahkaha gibi. Aslında, acımasız koşullar kişinin elini kolunu bağlamışsa, karabasandan farkı yoktu yaşamın.

Trendeki Yabancılar, Patricia Highsmith

Sanki kör olmuştu da kız gelince gözleri onu görmek için açılmıştı. Onu görmekle ilk kez dünyayı görüyordu. Görmenin başka türlüsü olamazdı. Her şeyin ve her davranışın bir anlamı vardı şimdi. Kız ona dokunmuş ve o dokunuşla yaşamın dilini öğretmişti. Hiçbir şey değişmemişti, ama anlamları vardı artık.

📖 Sayfa 127 · Derin Sular, Patricia Highsmith
Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Her sözün altında alındığı eser belirtilmiştir.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4