
Primo Türk Çocuğu adlı eser, Ömer Seyfettin tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1972'de okurlarla buluşmuştur. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.
Primo Türk Çocuğu'dan En Beğenilen Alıntılar
İlk Fransa’yı hatırlar. Daima fazilete, insaniyete hizmet ettiğini haykıran bu millet, yüz senedir Afrika’yı kana boyamakta, masum, silahsız insanları öldürmekte onları esir edip hayatlarını, ruhlarını zaptetmektedir. Daha sonra İngiliz’leri düşünür ve İspanyol’ları, Almanları hatta Belçika ve Portekiz’lileri en sonunda da İtalyan’ları düşünür. Hepsi aynıdır.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Korkma, sen Türk’sün! Türkler hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir şeyden korkmazlar.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
“Korkma, sen Türk’sün! Türkler hiçbir vakit, hiçbir yerde, hiçbir şeyden korkmazlar...”
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Ölüler sırlarını saklamazlar. Ölmeden evvel bütün hayatımızca gizlediğimiz şeyleri söylemek insanların en mukaddes vazifeleridir.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
"Felaket saatleri ağır geçer."
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Primo ellerini kalçalarına dayar, heyecanlı tavrıyla annesini ve babasını süzer ve gayet bozuk bir Türkçe ile ‘Ben. Turko çoçuk. Ben yok İtalyano.. Ben burda… Ben çoçuk Türk.’ diye haykırır.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Türkler hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir şeyden korkmazlar
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Avrupalılar manevi hücumlarını da ihmal etmiyorlardı. Lisanlarımı, kültürlerini, ahlâklarını, terbiyelerini, âdetleriyle içiçe bir asırdan beri içimizde yalnız isimleri ‹‹Türk ve Doğulu›› kalmış korkunç bir renksiz ordusu oluşturuyorlar, bu ‹‹renksiz» lerle savunmamıza saldırıyorlar, bizi zayıflatıyorlar, milliyet ve Türklük fikrini büyük masonluk efsanesiyle boğuluyorlardı.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Birkaç asır evvel Avrupa'yı terbiye eden bu nesle, Osmanlı Türkleri'ne şimdi tamamı birden, bütün Avrupalılar saldırıyorlar, mahvetmek için uğraşıyorlar, fakat başarılı olamıyorlardı.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Ve bu memlekette kendisi gibi tarihinin büyüklüğünü, mazisinin şerefini, dedelerinin şanını bilmeyen, inkâr eden, milliyetinden utanan ne kadar Avrupalılaşmış renksiz vardı?
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Hayat, hakikaten en uzun vakalarıyla çabuk biten bir sinema şeridinden başka birşey değil!
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
“Milletlerin hayatına gelince… Mesela Türklük… Dünya durduğu müddetçe Türklük yaşayabilirdi. Asıl önemli olan bu milli hayatın, gelenekleriyle, mukaddesatıyla, adetleriyle, şanlarıyla, şöhretleriyle, kısaca tarihi ile yaşamasıydı. Yoksa bir insan yetmiş yıl tembel, esir ve rezil bir hayat yaşamakla övünemezdi. Büyük bir millete, şanlı bir kavme, büyük bir vatana mensup olmak ve onun yolunda ölmek… Övünülecek şey buydu…”
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Atilla Avrupa'yı ezmiş, köpek gibi inletmişti.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Hayat, hakikaten en uzun vak'alariyle çabuk biten bir sinema şeridinden başka bir şey değil!
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
"Öyle ya, insan Türk olduktan sonra, hiç değilse kendi yurdunu olsun Türkleştiremez miydi?"
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
"... seni o kadar severken, sana o kadar taparken dehşetle dolu beynimde aşkım için rahat bir yer kalmıyor."
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Ah zavallı dostum, sen şimdiye kadar piyangoyu çekmeli kısmetine düşen et yığıntısına, et tarlasına razı olmalı, orduya askercikler yetiştirmeliydin... Ve ancak böyle mesut olabilirdin. Halbuki sen hâlâ aşk dalgası geçiyor, sonu bulunmaz bir üzüntü çölüne, içi lav dolu bir cehennem uçurumuna, arkasında ateş fışkıran yanardağlar saklı uzak, aldatıcı, sunî bir serâba koşuyorsun... Bilsen sana ne kadar acıdım...
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Erken kalktığım açık ve bulutsuz sabahlar, herkes gibi bana da, çocukluğumu hatırlatır.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Ve bu memlekette kendisi gibi tarihinin büyüklüğünü, mazisinin şerefini, dedelerinin şanını bilmeyen, inkar eden, milliyetinden utanan ne kadar Avrupalılaşmış renksiz vardı?
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin

"Kabahat bize Türklüğümüzü unutturan sebeplerde..."
📖 Sayfa 69 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Otele vardığımda o gece sabaha kadar hemen hiç uyumadım. Hep Ahmet Nihat'ın mektepteki tatsız, biçimsiz hallerini ve soğuk reveranslarını, garip vaziyetlerini düşünüyor ve sonra İstanbul'da Türklüğünü inkâr eden, Türklükten nefret eden, Türklüğü hakir görüp bütün varlıklarıyla Avrupalılaşmaya çalışan uzun tırnaklı, son moda elbiseli tek gözlüklü züppeleri hatırlıyor, içimden: «Acaba bunların da hepsi piç mi? Hepsinin anneleri Beyoğlu'nda mı gebe kaldı» diyor; korkunç kâbuslar arasında yırtılmış al ve harap hilâller içinde yükselen tunç ve ateş renginde büyük, siyah ve kanlı haçlar görüyordum.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Geçme namert köprüsünden ki apartsın su seni!
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Korkma düşmandan ki ateş olsa yandırmaz seni!
Müstakim ol, Hazret-i Allah utandırmaz seni.
İşte bir asırdan beri içimizde yalnızca isimleri Türk kalmış, yaşantıları tamamen Avrupalılaşmış pek çok insan vardı.
📖 Sayfa 20 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
"Korkma, sen Türksün! Türkler hiçbir vakit, hiçbir yerde, hiçbir şeyden korkmazlar..."
📖 Sayfa 32 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Hayat mutlaka keder ve gözyaşı için yapılmıştır.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Korkma, sen Türksün! Türkler hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir şeyden korkmazlar.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Ey azizim, şimdi halis bir Fransız olduğumu anladın mı?» Gülüyor ve muzaffer bir tavırla yüzüme bakıyordu. Mermere dayalı dirseklerim uyuşmuş, acıyordu. Geri çekildim : - Anladım, lâkin zaten Türk değilmişsiniz ki... Piç mişsiniz!.. diyerek ayağa kalktım.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Büyük saldırılar, büyük felaketler daima büyük değişimlere başlangıç olmaz mıydı?
📖 Sayfa 48 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
İnsanlar kuştan ziyade dört ayaklı hayvanlara yakındı.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
‹‹Geçme namerd köprüsünden, ko aparsın su seni!
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Korkma düşmandan, ki ateş olsa yandırmaz seni!
Müstakim ol Hazret-i Allah utandırmaz seni!››
Uzatmayalım, Türklerin gecesi yoktur.
📖 Sayfa 64 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Hainlerin pis kanı Türk'ün parlak kılıcını kirletemez.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Ben son moda elbise giyer, tırnaklarımı uzatır, dinsizliğimi meydana vurur, Türklüğe dair ne varsa tahkir eder, Türkçe konuşmayacak kadar nefretimde taassup gösterirdim.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
"Sen bir aslansın yavrum, aslan bir Türk. Adın tarihe geçecek" dedi.
📖 Sayfa 127 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Primo bir dakika düşündü. Adını tarihe geçirmek ... Bu nasıl olurdu?
"Bir adamın adı tarihe nasıl geçer?"
Babası onun kurnral ve kıvırcık saçlarını okşayarak cevap verdi:
"Gayet büyük ve yüce bir şey yapmakla ... Herkesi hayretten şaşırtacak bir kahramanlık göstermekle ... "
Türk değilmişsiniz ki... Piçmişsiniz!
📖 Sayfa 82 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Primo Türkçe bilmiyordu. Orhan Fransızca söylüyordu. Ona elindeki Genç Türklerin bildirisini tercüme etti. Şimdi Türklerle İtalyanların savaştığını anlattı. Anlatırken coşuyordu; Türkler dünyanın en cesur, en asil, en güçlü bir milletiydi. Krallar, hükümdarlar, bakanlar, beyler, emirler nesliydi ...
📖 Sayfa 117 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Geçme nâmerd köprüsünden kopartsın su seni!
📖 Sayfa 134 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Korkma düşmandan, ki âteş olsa yandırmaz seni!
Müstakim ol, Hazret-i Allah utandırmaz seni!
Bu milletin içinde namuslu insan yok muydu?
📖 Sayfa 18 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin

İstanbul'da Türklüğünü inkâr eden, Türklükten nefret eden, Türklüğü hakir görüp bütün varlıklarıyla Avrupalılaşmaya çalışan uzun tırnaklı, son moda giysili, tek gözlüklü züppeleri hatırlıyor, içimden: "Acaba bunların da hepsi piç mi? Hepsinin anneleri Beyoğlu'nda mı gebe kaldı?" diyor; korkunç kâbuslar arasında yırtılmış al ve harap hilaller içinde yükselen tunç ve ateş renginde büyük; siyah ve kanlı haçlar görüyordum.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Fakat ihtiyaç her şeyi insana buldurur.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
-Primo sana bir Türk ismi koyalım! Demişti.
📖 Sayfa 41 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Hemen sevinerek razı oldu:
-Koyalım Enver mesela...
-Bu Türkçe değil
-Öyleyse Niyazi...
-O da değil
-Tuhaf şaka ediyorsun baba... Türklerin kullandıkları bu adlar nasil Türkçe olmaz?
- Şaka etmiyorum yavrum bu adlar Türkçe değil
- Ya nece?
-Arapça
-Türkçe başka mıdır
-Başkadır
-Ne gibi
-Mesela Oğuz Turan Orhan Cengiz Turgut Alp gibi...
Oh Oğuz Oğuz koyalım diye ellerini çırptı.
Asıl önemli olan bu milli hayatın gelenekleriyle, mukaddesatıyla, adetleriyle, şanlarıyla, şöhretleriyle, kısaca tarihiyle yaşamasıydı. Büyük bir millete, şanlı bir kavme, büyük bir vatana mensup olmak ve onun yolunda ölmek... Övünülecek şey buydu.
📖 Sayfa 83 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Geçme nâmerd köprüsünden, koparsın su seni!
📖 Sayfa 21 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Korkma düşmandan ki ateş olsa yandırmaz seni!
Müstakim ol, Hazret-i Allah utandırmaz seni!
''Bu millet âlim değildir ama ariftir. Bu irfanı sayesinde pek çok şeyi okumuşlardan daha iyi sezer, fark eder ve bilir.'
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Her zulmü, kahrı boğmağa bir parça kan yeter,
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Ey Şark uyan, yeter ey Şark, uyan, yeter...
Türkleri, Türklerin vatanını mesele mesele taksim edip takside maddi olarak parçalamaya çalışan bu yağmacı ve doymaz Avrupalılar manevi hücumlarını da ihmal etmiyorlardı.
📖 Sayfa 103 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Müstakim ol, Hz Allah utandırmaz seni
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Türkler dünyanın en cesur, en asil, en eski bir milleti idi. Asırlarca bütün Asya'ya hâkim olmuşlar, Atillâ Avrupa'yı ezmiş, köpek gibi inletmişti. Türkler medeniyet yollarını açmış, her yere kahramanlık, temiz kan, saf ahlâk, yenilik ve temizlik götürmüşlerdi.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Ve kavmiyetimizden, sezgisel Türklükten uzaklaştıkça daha pis kokulu derinliklerine yuvarlandığımız karanlık uçurumun, bu ahlaksızlık ve bozukluk, vefasızlık ve bencillik, adilik ve miskinlik cehenneminin dibinde ümitsiz ve yabancılaşmış kıvranırken, saf ve nurdan mazi, kaybolmuş bir cennetin hakikatten uzak bir serabı halinde karşımda açılır ..
📖 Sayfa 58 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
"Bizim vatanımız, efendiler," dedi, " Bağdat'tan ta Viyana'ya kadar olan yerlerdir. Orada bizim atalarımızın kemikleri vardır. Biz ilerleyip hatta oralarını geri almaya gayret etmeliyiz. Bunun için mutlaka Meşrutiyet, eşitlik lazımdır ... "
📖 Sayfa 25 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
"Senin baban Türk değil mi?"
📖 Sayfa 117 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Primo kızardı:
"Niçin soruyorsun?"
"Sciruyorum, niye inkar ediyorsun? Senin baban Türk mühendisi değil mi?"
"Evet ... "
"O halde sen de Türk'sün!.."
“Ya ordumuz, babacığım, ya ordumuz?” diye haykırdı.
📖 Sayfa 70 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Babası başını salladı:
“Heyhat yavrum, heyhat... Artık o bir efsane... Topla, tüfekle savaş olmaz. Ruh ister, maneviyat ister.
Ey şark ! Uyan yeter, ey şark ! Uyan yeter
📖 Sayfa 73 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Gündüz garsona gazeteleri aldırır, okur, bir koltuğa uzanarak saatlerce adı dünya yüzünden kaldırılmaya çalışılan Türklüğün talibini düşünür ve terlerdim.
📖 Sayfa 72 · Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Türkler hiçbir zaman hiçbir şeyden korkmazlar.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Birçok at, eşek ve köpek doğuyor, yaşıyor ve ölüyordu. Ama hepsi büyük bir hayatları olmadığından ölümleriyle beraber unutuluyorlardı. Kimbilir, dünyadan ne kadar at, eşek, köpek geçmiş ve hiçbir iz bırakmamışlardı. Halbuki kahramanlar öyle miydi? Dört bin yıl önceki bir kahramanın methiyesi bugün okunuyordu.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Aşk... Bir hiç, bir ihtiras. Geçici bir buhran... Öyle bir buhran ki neticesi mutlak nefret ve yorgunluktur.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin

Geçme namert köprüsünden, koparmasın seni! Korkma düşmandan ki ateş olsa yandırmaz seni! Müstakim ol, Hazreti Allah utandırmaz seni!
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Hakiki bir zindan hayatı geçirir, yıllardan beri düşmanların eline düşmüş olan bu kıymetli vatanın sönmez matemlerini tutar, elemler içinde kıvranmaktan acı bir zevk duyarım.
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Bahçede kiraz ağacının içindeki serçeler bile diğer kuşlara karışmıyor, bir cins bir millet olarak geçinmiyorlar mıydı? Bir serçe var mıydı ki kendi sürüsünü bıraksın da, gitsin kargalara, güvercinlere karışsın?
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin
Sıkça Sorulan Sorular
Primo Türk Çocuğu kimin eseridir?
Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1972'de yayımlanmıştır.
Primo Türk Çocuğu kaç sayfadır?
Primo Türk Çocuğu, 96 sayfadır (Timaş Çocuk Yayınları baskısı).
Primo Türk Çocuğu'nun en ünlü sözü nedir?
“İlk Fransa’yı hatırlar. Daima fazilete, insaniyete hizmet ettiğini haykıran bu millet, yüz senedir Afrika’yı kana boyamakta, masum, silahsız insanları öldürmekte onları esir edip hayatlarını, ruhlarını zaptetmektedir. Daha sonra İngiliz’leri düşünür ve İspanyol’ları, Almanları hatta Belçika ve Portekiz’lileri en sonunda da İtalyan’ları düşünür. Hepsi aynıdır.”