
Serap adlı eser, Mehmet Rauf tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2019'da okurlarla buluşmuştur. Klasik edebiyat dünyasından Serap'tan seçilen bu sözler, okur beğenisiyle sıralandı.
Serap'tan En Beğenilen Alıntılar
"Ömrünün yalnız saadet için yaratılmış en müsait, en hassas, en bahtiyar olmaya layık bu en güzel seneleri en alçak bir mahrumiyet içinde nasıl harap olmuştu."
📖 Sayfa 16 · Serap, Mehmet Rauf
"Ah başkalarını kusurlu görenler, asıl kendi şu hareketlerinin en büyük bir kusur olduğunu olsun teslim ve itiraf etselerdi. "
📖 Sayfa 59 · Serap, Mehmet Rauf
"Ah yarabbi, hayatın bütün saadetleri, bütün zevkleri bile böyle birer tesadüf mahsulü olduktan sonra..."
📖 Sayfa 11 · Serap, Mehmet Rauf
Zaten hayatımız âdet ile tesadüfün elinde zalim ve yırtıcı bir pençe içinde dayanıklılık ve katlanabilme yetisini kaybetmiş sefil bir hastalıktan başka bir şey miydi?
Serap, Mehmet Rauf
Zavallı hiç! Bazen en etkili olarak zıddını ifade etmek ve anlatmak için kullanılır ve bir bakış açısına göre hiç olan bütün şeyler diğer bir bakış açısına göre ne büyük, ne kahredici birer heptir!
📖 Sayfa 73 · Serap, Mehmet Rauf
Demek halkın aşağılanırcasına uyuşukluğuyla beslenen bu hunharca diktatörlük muhakkak ve meşruydu...
📖 Sayfa 18 · Serap, Mehmet Rauf
Ve bu canavar bu kudurmuş diktatörlüğü meşru ve doğru olmak üzere tanımaya mecbur olması, ona felaketlerin en tamiri mümkün olmayanı gibi geliyordu.
"En şairimizi, en uçarı, güzellik düşkünü, güzelliği arzulayan şairimizi kazısak altından ilk atalarımız olan maymun cenapları, en hayvani çirkinliğiyle meydana çıkıyor. "
📖 Sayfa 56 · Serap, Mehmet Rauf
"Mesut olamayışımızın mühim sebeplerinden birisi de, bugün saadet saydığımız bir güzel hayata ulaşır ulaşmaz, evvelki kadar şiddet ve duyguyla mest ve mesut olmak kabiliyetinden uzak bulunuşumuz değil miydi? "
📖 Sayfa 34 · Serap, Mehmet Rauf
Ah , hiç olmazsa her gün uzaktan olsun bir kerecik görmek nasip ve mümkün olsaydı...
📖 Sayfa 23 · Serap, Mehmet Rauf
Ömrümüzün en güzel senelerini, gençliğimizin en kıymetli günlerinin istibdat devrinin zincirleri altında soluyarak geçen değersiz hayatın, başka memleketlerde, her iklimdeki gençlere bahşettiği müsaadelere sahip olamayarak harap ve perişan olduğuydu, o kadar acı bir hakikat ki...
📖 Sayfa 55 · Serap, Mehmet Rauf
"Yani okul hayatının emel dolu gecelerinde umduğu, beklediği gibi sevinçle uçacağım zannettiği hayatın gökyüzüne, her an her gün başka bir yarayla ağlamaklı ve kanadı kırık, her an bir başka elemle yaralı ve ağlamaklı sürünmekten başka bir şey yapamadı."
📖 Sayfa 14 · Serap, Mehmet Rauf
Lakin bu kadar mesut olmak için bu erkeklerin diğerlerinden ne farkları ve başka ne meziyetleri vardı?
📖 Sayfa 11 · Serap, Mehmet Rauf
Aylık geliri, kendince gençliğinin başarısına büyük engel teşkil etmekteydi; istediği gibi giyinemez, istediği gibi yaşayamazdı.
Serap, Mehmet Rauf
"Hayatında artık bulantı veren bu senelerin kendisini ne kadar harap ettiğini kimse bilemezdi."
📖 Sayfa 16 · Serap, Mehmet Rauf
Zavall hiç! Bazen ne etkili olarak zıddını itade etmek ve anlatmak icin kullanılır ve bir bakış açısına göre
📖 Sayfa 73 · Serap, Mehmet Rauf
hiç olan bütün şeyler diğer bir bakış açısına göre ne büyük, ne kahredici birer heptir!
Bir kadın ne kadar mühim ve ulaşılmaz olursa olsun kendini teslim edeceği erkeği her yönden yüksek meziyet sahiplerinden biri olduğundan ziyade, hayat yoluna tesadüfünden dolayı tercih ettiği aşikâr bir hakikat değil miydi?
Serap, Mehmet Rauf
Ah bilsen, bu yaş kadar ihanetini gizli ve şiddetle icra eden başka bir hayat kuvveti bulunamaz.
📖 Sayfa 47 · Serap, Mehmet Rauf
.... bu vefasız kadınlar arasında, aşk hayatı da zehir ve acıdan ibaret kalmıştı ...
📖 Sayfa 19 · Serap, Mehmet Rauf
Siyah veya aydınlık fikirlerin olayların sürüklemesiyle değil kendi eğilimlerimizin mahsulü olduğunu senelerden beri tasdik ve kabul etmişti.
📖 Sayfa 12 · Serap, Mehmet Rauf

... İnsanların adetin elinde ne aciz bir oyuncak, ne zayıf, hatta isyansız bir esir olduğunu düşünerek gülüyordu.
📖 Sayfa 9 · Serap, Mehmet Rauf
Zaten hayatımız adet ile tesadüfün elinde zalim ve yırtıcı bir pençe içinde dayanıklılık ve katlanabilme yetisini sefil bir hastalıktan başka bir şey miydi?
📖 Sayfa 11 · Serap, Mehmet Rauf
İyimser ve karamsar olmak arasında
📖 Sayfa 12 · Serap, Mehmet Rauf
bir savaş...
"Yalnız ne yazıktı ki, bizi bir gün mesut etmeye kâfi olan bütün hayat kuvveti, bu kavuşmayı daima muhafaza edemiyordu. Mesut olamayışımızın mühim sebeplerinden birisi de bugün saadet saydığımız bir güzel hayata ulaşır ulaşmaz, evvelki kadar şiddet ve duyguyla mest ve mesut olmak kabiliyetinden uzak bulunuşumuz değil miydi?"
📖 Sayfa 34 · Serap, Mehmet Rauf
"İskele üstünde yürürken insanların âdetin elinde ne âciz bir oyuncak, ne zayıf, hatta isyansız bir esir olduğunu düşünerek gülüyordu."
📖 Sayfa 9 · Serap, Mehmet Rauf
Şüphesiz senelerden beri bütün tecrübeleriyle ve sair bilgilerle kabul etmiş, inanmıştı ki sevilmek için insan güzel olmayabilirdi ve aşk güzellikten çok çehrenin bir zevk ve meyilde uzaklaşmasından ibaretti.
📖 Sayfa 63 · Serap, Mehmet Rauf
Kendini en çok meşgul eden şey, mazisinden ziyade gelecek emelleriydi. Ve Yarabbi, bu emeller o kadar çok ve çiçekli, o kadar sonsuz ve güneşliydi ki bugün bütün bunları gülmeden düşünmek imkânsızdı.
Serap, Mehmet Rauf
Bunun için mektepte geçirdiği beş sene zarfında kendini en çok meşgul eden şey, mazisinden ziyade gelecek emelleriydi.
📖 Sayfa 13 · Serap, Mehmet Rauf
Düşünüyor musun, arzusuz, adeta esas hayatımızı teşkil eden en büyük zevklere bile lakayt olarak geçirilecek hayatın manasızlığını düşünüyor musun?
📖 Sayfa 49 · Serap, Mehmet Rauf
Hayatın, bir sıkıntılar hanesinden başka
📖 Sayfa 34 · Serap, Mehmet Rauf
bir şey olmadığını tasdik etti.
Nihayet büyük aşkına o vakit tesadüf etti; büyük yani evliliğine sebep olan son aşkına... İşte hayatının en esası, en büyük, tek olayı bu sevda macerasıydı.
Serap, Mehmet Rauf
"Bu ne kadar ihtiyat Yarabbim!" diye düşündü. Sonra da, "Ah, kadınlık!" diye güldü.
Serap, Mehmet Rauf
Seni temin ederim ki en büyük cellatlık, insanı kendi hakkında gençliğinden istifade etmeden, bu güzel ve ilahi kuvveti beyhude fikirlere, beyhude fikirlere feda ederek reva gördüğü zulümdür!
📖 Sayfa 50 · Serap, Mehmet Rauf
etrafında tek meziyetleri yalnız falanın oğlu veyahut falanın damadı olmaktan ibaret bulunan, bayağılıklarından, liyakatsizliklerinden başka bir hususiyetleri bulunmayan birtakım sefilin ulaştıkları servetleri ve bu servetlerin sayesinde elde ettikleri saadetleri kin ve husumetten köpürerek lanetlerdi...
📖 Sayfa 17 · Serap, Mehmet Rauf
Kendini bu kadar kolaylıkla siyah ve matemli düşüncelere sevk ve teslim edişini gülerek karşılıyordu.
Serap, Mehmet Rauf
"Hayatın asla merhamet bilmeyen ne zalim pençelerle silahlanmış olduğunu görüyor, 'Ah bu hain, bu murdar hayat!' diye haykırmak istiyordu."
📖 Sayfa 41 · Serap, Mehmet Rauf
"Siyah veya aydınlık fikirlerin olayların sürüklenmesiyle değil kendi eğilimlerimizin mahsulü olduğunu senelerden beri tasdik ve kabul etmişti."
📖 Sayfa 12 · Serap, Mehmet Rauf
"Bugünü ele alalım; bugünü, çünkü geçen günlerimizden bugün artık acı olan bir hatıradan başka bir şey kalmamıştır değil mi? O halde bugünü yani vereceği saadetten istifade imkânı olan hakiki günü... Çünkü dün bizim için bir yalandan başka bir şey değildir... Ve bütün eski saadetler, yalnız yalan birtakım saadetlerdir... Hakiki saadet bugün hissettiğimiz veyahut hissetmemiz mümkün olanlar değil midir?"
Serap, Mehmet Rauf
yalnız saadet hakkını değil, hayat hakkını da bu kadar lakaytça küçülten bir tevekkülle cellatlarına teslim edip sonra da hayatta bir lezzet sebebi, bir istifade hakkı bularak yaşayabilen bu miskin ve alçak halktı; zira bu baskının vücut bulmasının sebebi, bu halkın hayat hakkında arzusuz ve emelsiz yaşayabilmesinden, bu ruh sefaletinden başka bir şey olmadığını teslim ederdi; demek halkın aşağılanırcasına uyuşukluğuyla beslenen bu hunharca diktatörlük muhakkak ve meşruydu.
📖 Sayfa 18 · Serap, Mehmet Rauf

Mademki hayat ve gençlik herkes için de seraptan başka bir şey değildi.
📖 Sayfa 76 · Serap, Mehmet Rauf
“Madenci hayat ve gençlik herkes için de bir seraptan başka bir şey değildir…”
Serap, Mehmet Rauf
Çünkü gençlik her şey ve tamamen saadet demektir!
Serap, Mehmet Rauf
En büyük cellatlık insanın kendi gençliğinden istifade etmemesidir.
📖 Sayfa 50 · Serap, Mehmet Rauf
Bu vicdan muhasebesinin acılığı altında, bir ses çıkaramayarak somurtmuş oturmuştu; en çok kendini üzen şey ise bu sözlere susturucu bir cevap bulup veremeyecek kadar haklı buluşuydu ve kendini o kadar alçaltan bu düşüncelere hak verdikten başka, bir düşmandan intikam almak ister gibi kendisine işkence etmek, işkenceye layık bulmak arzusunu hissediyordu.
📖 Sayfa 70 · Serap, Mehmet Rauf
Diyebilirim ki her emelim bir başka yaradır ve varlığım en kıymetli emellerimden oluşan, sonsuz yaralarla doludur...
Serap, Mehmet Rauf
Ah, hayatımızda hiç beklemediğimiz bir ferahlık ânında, hiç ummadığımız bir taraftan gelen bu tekmelerle sersem ve zayıf kalışımız kadar insaniyet için çöküş sebebi olan başka bir şey var mıydı?
📖 Sayfa 39 · Serap, Mehmet Rauf
Demek hayatın bu zulmü ve zorbalığı yüzünden, gençliği bütün nurlu rüyaları, bütün duygulu emelleri, bütün emellerinin güzelliği, bütün yücelikler, sade bir seraptan başka bir şey değildi. Ve bütün bunların adi bir serap olduğunu kabul edecek bir yaşa gelmek, sefaletlerin en acısından başka bir şey değildi.
📖 Sayfa 66 · Serap, Mehmet Rauf
"Öyle uğursuz bir şehirde yaşadık ki hayattan mahrumdu; hayattan, zevkten, şahsiyetten mahrumdu."
📖 Sayfa 53 · Serap, Mehmet Rauf
... Ah gençlik, bir nefesine bile minnettar olmak lazım gelen bu kıymetli seneleri biz lakayt ve kişisel kederlerle acı çekerek avuç avuç sarf ve helak ederiz değil mi? Seni temin ederim ki en büyük cellatlık, insanı kendi hakkında gençliğinden istifade etmeden, bu güzel ve ilahî kuvveti beyhude fikirlere, beyhude fikirlere feda ederek reva gördüğü zulümdür! Düşünmeli ki her an, gençliğimizin en kıymetli bir saniyesini bizden gasp edip bizi ihtiyarlığa sevk eden bir tekmedir...
📖 Sayfa 50 · Serap, Mehmet Rauf
... bu esnada karısı gözlerini açarak ve kocasını orada hazır bulmaktan kaynaklı ani bir sevinçle gözleri parlayarak hafif bir tebessümle renklenen yüz ifadesiyle elini uzattı ve bu kendine karşı şifacı bir tavırla uzanan eli ellerini alıp onları buz gibi olmaktan doğan bir merakla ve serzenişli bir bakış ve sesle, "Ne oldun Allah aşkına?" diye sordu.
📖 Sayfa 36 · Serap, Mehmet Rauf
Ruhların birbirine o kadar yakınlaşması ve uyuşması ve vücutların bu yabancılığı huzurunda gayet mustarip beş-on dakika geçirdikten sonra ancak birbirlerini bulabilmişler, tekrar arkadaşlık edebilmişlerdi; şimdi düşünürken bu ilk buluşmayı ve bunu takip eden buluşmaları, o zaman her birinden ayrı ayrı duyduğu saadetleri hatırlayışın hoş bir titreyişini tekrar hissediyordu...
📖 Sayfa 29 · Serap, Mehmet Rauf
... içinden istiyordu ki bir ayak evvel yalnız kalsın da koşup karısının yanına otursun, onun ellerini ellerinin içine alsın, temasın sıcaklığının sevk edeceği bir ısrarcılıkla, onu muhabbetiyle, sadakatiyle temin ederek, ne olduğunu, niçin bayılmış olduğunu sorsun ve aldığı tafsilatla, o kadar sevdiği bu kadının bir tehlikede bulunmadığına emin olsun...
📖 Sayfa 37 · Serap, Mehmet Rauf
Ah gençlik, bir nefesine bile minnettar olmak lazım gelen bu kıymetli seneleri biz lakayt ve kişisel kederlerle acı çekerek avuç avuç sarf ve helak ederiz değil mi?
Serap, Mehmet Rauf
"Sonsuzlukla gecenin sırrına uğrayarak uçamayıp kanatları acizlik gösteren ve üzgün bir şekilde düşüşe mecbur kalan, çaresizliği içinde zulme uğramışçasına dövünen bir kuş gibi,ilk harekette sersem bir acizlik ve yorgunluk içinde mahsur kalmış ve yaralar daha ilk temasta kanamaya başlamıştı;
📖 Sayfa 14 · Serap, Mehmet Rauf
... Umduğu, beklediği gibi sevinçle uçacağım zannettiği hayatın gökyüzüne,her an ,her gün başka bir yarayla ağlamaklı ve kanadı kırık,her an bir başka elemle yaralı ve ağlamaklı sürünmekten başka bir şey yapamadı."
... Lakin ne büyük bir delilik etmişti ve şimdi bile bu deliliğini düşününce otuz beş senelik hayatında biriktirmiş olduğu ihtiyat ve akıl ve mantık hükümlerine o kadar aykırı buluyordu ki o harekete cesaret eden adamın kendisi olduğunu inkâr edemeyerek hayret ediyordu.
📖 Sayfa 29 · Serap, Mehmet Rauf
Zavallı hiç! Bazen ne etkili olarak zıddını ifade etmek ve anlatmak için kullanılır ve bir bakış açısına göre hiç olan bütün şeyler diğer bir bakış açısına göre ne büyük, ne kahredici birer heptir! Mesela içinde önemsiz bir kısım olduğumuz dünya, kainata kıyas edilince kendisi nasıl âciz bir hiçse biz de bu dünyaya göre adi bir hiçten başka bir şey değiliz. Ve sonra bizdeki emellerin ve fikirlerin sonsuzluğu yanında bütün kâinat sefil bir hiçten başka bir şey midir?
📖 Sayfa 73 · Serap, Mehmet Rauf
“Hakiki saadet bugün hissettiğimiz veyahut hissetmemiz mümkün olanlar değil midir?”
Serap, Mehmet Rauf
Sıkça Sorulan Sorular
Serap kimin eseridir?
Serap, Mehmet Rauf tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2019'da yayımlanmıştır.
Serap kaç sayfadır?
Serap, 80 sayfadır (Can Yayınları baskısı).
Serap'ın en ünlü sözü nedir?
“"Ömrünün yalnız saadet için yaratılmış en müsait, en hassas, en bahtiyar olmaya layık bu en güzel seneleri en alçak bir mahrumiyet içinde nasıl harap olmuştu."”