CANLI

Şu 1941 Yılında: Klasik Edebiyat Üzerine Nazım Hikmet Ran'ın Özlü Sözler

Şu 1941 Yılında - Nazım Hikmet Ran kitap alıntıları ve sözleri

Nazım Hikmet Ran'ın Şu 1941 Yılında adlı eseri, klasik edebiyat alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. İlk kez 1965'te yayımlanmıştır. Okur oylarıyla sıralanan bu sözler, Şu 1941 Yılında'dan özenle derlendi.

Yazar:Nazım Hikmet Ran
İlk Yayın:1965
Yayınevi:Evren Yayınları
Sayfa Sayısı:102
Dil:Türkçe
Okuma Süresi:2 sa. 53 dk.
Türler:Edebiyat, Şiir

Şu 1941 Yılında'dan En Beğenilen Alıntılar

...''herşey çalışmaktır dedik,
lâkin insanlar insanların etini yiyor''....

....

📖 Sayfa 32 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...balıkların ağzından çıkan nefes
döner döner harf olur
konuşurlar,
otlar bile birbiriyle konuşur
rüzgârla,
sesler havada kalır...

...

📖 Sayfa 32 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

Mesela:
ne bileyim,
deniz hakkında fikri yoktur.
Mesela:
duymamıştır imambayıldının adını.
Ve her seferinde hayretle bakmıştır
-eğer varsa-
kocası kurarken saatini.
Ve mesela:
düşünmemiştir bile
mümkün olabildiğini
gün doğarken uyumanın.

Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...severim akşam karanlığını
böyle şehirden uzak
kırların ortasında
bakın, ateş böceklerine bakın
nereye gidiyorlar böyle parıldayarak?...

....

📖 Sayfa 79 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

Düşmüştü kolları,
ve elleri dizlerinde,
avuçları yukarı dönük.
Halil artık biliyordu hastalığının adını: Göz damarlarının
dumura doğru gitmesi.
Yıllardır, ağır ağır, birike birike,
ve bir gün,
bir anda, bir sıçrayışla; körlük.
Burda da diyalektik, Halil,
her yerde diyalektik.
Ama belki?
Tedavide yeni bir keşif?
Şifaya doğru sıçrayış?
Ve ölümden önce kaybetmemek aydınlığı.»

📖 Sayfa 24 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...''havadis yok mu, ihsan bey, havadis oku''

''var, ama gazetenin bu yanı hepten parçalı''
''olsun, oku ihsan bey''

''taşkışla ve civarındaki yerler
osmanlı, arnavut, rum, ermeni, musevi, bulgar kanlarıyla sulandı,
vatan aşkı ve hürriyet için''

hayretle sordu asri yusuf:
''türk yok muymuş be?''
''osmanlı diyor ya''
''ikisi bir mi?''
''bilmem''...

...

📖 Sayfa 40 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...deveyi yeden,
tabutta yatan
bir yol al
tabutun üstünde şal
tabutta boydan boya
tabuttan büyük
zülfikâr, ağzı, çatal

gökte bir melek
solda bir geyik
sağda bir arslan
ağlıyor hasan
ağlıyor hüseyin
ve ince bir camın üzerinde
gidiyor hazreti alinin devesi...

...

📖 Sayfa 43 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...dipçikle yürüdüler karılara:
''yasak...''

kadınlar dağıldı çığrışarak
taş attılar,
sövdüler avratlarına candarmaların
bilhassa avratlarına...

...

📖 Sayfa 48 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

Tiren işçileri geçiyor.
Yalnız onlar konuşurlar böyle
bağıra bağıra.
Yol aydınlık.
Radyo şarkı söylüyor:
<<Ne gelen var, ne haber, gün uzun, yolar uzak...»
Neden?
Halbuki ben,
halbuki biz
haber her halde
ve çok yakında
gelecek
biliyoruz...»

📖 Sayfa 100 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

"Tahta parmaklık ve tel kafesti görüşme yeri,
ayıracaktı mapuslarla görüşmecileri"

📖 Sayfa 51 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

sen altı yüz kilometre benden uzak
ve başucumda.

📖 Sayfa 88 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

Çocuğun kafası çıktı meydana.
Doktor çevirdi çocuğun yüzünü anasının sağ bacağı içine doğru.
Sonra sol omuzunu,
sonra ötekini çekip çıkardı,
sonra kollar,
gövde ve bacaklar :
çocuk ellerinde doktorun.
Ve göbeğinden bağlı annesinin içerisine.
Doktor, iki pensle sıkıştırdı göbeği kesti makasla.

Ve Halil o zaman
dünyanın en güzel sesini duydu,
yeni doğanın ilk zafer türküsünü.

Ve yüreği sevinçle dolu kapattı usulcacık kapıyı.

📖 Sayfa 148 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

"Yıllardır, ağır ağır, birike birike,
ve bir gün, bir anda, bir sıçrayışla;
körlük"

📖 Sayfa 23 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

Sarıkamış'ın en karlı dağındayken Ayı İbrahim,
silkindi birdenbire hâkim,
kaldırdı karısını dansa,
bastı bağrına dimdik,
bastı bağrına taş basar gibi.
Ve taze sıcak kokusuyla onun,
ve seyrek beyaz saçları sımsıkı taralı, ve matruş,
ve kaptırmadan kendini dalgasına akerdeonun,
yarı inmeli bacağını
belli belirsiz sürüyerek
mağrur
titrek
gezindi.
Isyan gibi cesur,
adalet gibi hazindi.

📖 Sayfa 98 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

"Görüşmecim yok ama
görüşmecilere bakmak hoşuma gider."

📖 Sayfa 45 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

<Sevgilim,
bu ne rezillik,
derya ufuklarından kopup
baş ve yürek
gelirken üstüme köpürerek,
bir ulu rüzgâr içinde iken,
oturup tahta iskemleye yan gelerek,

Bu bahsi bırak...
Sevgilim,
saçlarının içinde elim,
şarkısı avucumda.
Sen altı yüz kilometre
benden uzak
ve başucumda...

📖 Sayfa 84 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...güneş battıktan sonra
tıpkı açık deniz gibi, büyük dağlar,
büyük ormanlar gibi
bozkır süratle serinleşir.
ve bu saatlarda buralarda aylak insan
keyifli değilse,
hele aydınlardansa eğer,
kabuklu bir hayvan gibi kendi içinde derinleşir...

....

📖 Sayfa 82 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

Kaç çeşit çiçek varsa
ona göre de rüzgarı var.
insan demek ot demektir.

📖 Sayfa 64 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...kederli bir yalnızlık doluyor içerime,
ölümünü düşünen bir insanın yalnızlığı,
sevgisiz ve nefretsiz.
kopuyor insanlarla alâkam,
anlıyorum ki ölümle bir başımayım...

....

📖 Sayfa 85 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

insanoğlu güle benzer
bir dakkada soluverir.

Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...
Dört yıl önce aldılar kocasını, peşinden indi şehre.
Şükrü hapis,
Zeynep çapacı bahçelerde.
Ve her gün dört senedir:
yağmur, çamur,
rüzgâr, sıcak,
kar kıyamet
geliyor demir kapıya aynı saatta.
Ve daha on bir sene
her gün gelecek.
Ve yine hep böyle gözlerini kaldırmadan bakacak erkeğine, hiçbir şey beklemeyen bir anne gibi fısıltılarla konuşacak ve bakracı usulcacık bırakıp gidecektir.
...

📖 Sayfa 56 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...iyice karardı ortalık
lambayı yaktım
baktım aynaya
kocası mahkûm bir kadın her zaman aynaya bakar,
hem de sık sık
her kadından çok duyar bu ihtiyacı
korkar ihtiyarlamaktan
sevdiği adam çıktığı zaman da onu beğensin ister
ama otuz sene sonra da olsa
ne çıkar?....

....

📖 Sayfa 61 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...toprak göz alabildiğine
düm düz
çırıl çıplak
ve kırmızı biber gibi acı
batıda bir tek, uzun
kavak ağacı

bozkırda halâ dolaşıyorsa da
kokusu sararmış kekiklerin,
gökçiçekler çoktan kurumuştu
ve geven otları safî dikendiler...

...

📖 Sayfa 7 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

"Yıldızlar görünüyor bulutların ardından.
Mapusane ceşmesi bir başına avluda
yandan akıyor yandan.
Mapusluk bir şey değil
ayrılık var bir yandan."

📖 Sayfa 35 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

İyice karardı ortalık.
Lambayı yaktım.
Baktım aynaya.
Kocası mahkûm bir kadın her zaman aynaya bakar, hem de sık sık.
Her kadından çok duyar bu ihtiyacı, korkar ihtiyarlamaktan.
Sevdiği adam çıktığı zaman da onu beğensin ister,
ama otuz sene sonra da olsa,
ne çıkar?
Aynadaki kadın heriüz ihtiyar değil,
saçları kırmızı,
ve gözleri bazan yeşil bazan bal rengi.»

📖 Sayfa 100 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...hotoz...

...
(kadınların süs için saçlarının üstüne taktıkları, çeşitli renk ve biçimde yapılmış küçük başlık)

📖 Sayfa 72 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

Mapusluk bir şey değil
ayrılık var bir yandan

Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...ve meselâ,
düşünmemiştir bile
mümkün olabildiğini
gün doğarken uyumanın.
bakmayın yüzüme öyle muhabbetle
ben hapiste yatamam!
malûm,
dünyaya bir kere gelir adam
ve ölüm
birleştirmiyor,
ayırıyor insanları...

...

📖 Sayfa 71 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

", Harpokul ve Deniz Harpokulu öğrenci ve assubaylarıyla ilişkili olarak tutuklanıp haksız yere ve hiç bir delile dayanmadan çok ağır hapis cezasına çarptırıldı."

Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...''cezamı okudu reis
bağırdım ''yaşasın cumhuriyet'' diye
''az mı kestiler cezayı?''
''az değil çok...
lâkin öyle sırma giymiş, sıralanmış kürsüde reisler
hoşuma gitti, keyiflendim, bağırdım''...

''insan oğlu güle benzer
bir dakkada soluverir''....

...

📖 Sayfa 24 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...memleketimde ve yeryüzündeki insanların çoğu
mahrumdur bol bol düşünebilmek saadetinden.
vakitleri ve imkânları yok
o kadar çok çalışıyor, öyle yorgundurlar ki,
gece altmış yaşında bile yatağa girdikleri zaman,
uyku kurşun gibi bastırıyor...

...

📖 Sayfa 87 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

....istimbot...

...
(çatana, küçük vapur anlamında)

📖 Sayfa 40 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...ilyas kaptan devam etti,
bilgiç ve muzaffer:
''para var, allah var,
para yok, allah yok...
yüksek bir sözdür bu,
dört bin sekiz yüz kelimedir
ağır siyaset.
ben ağır siyaset kullanırım,
şark siyaseti''....

....

📖 Sayfa 31 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...gazaplı....

...
(öfkeli, sinirli, kızgın anlamında)

📖 Sayfa 39 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...pösteki...

...
(koyun veya keçiden elde edilen post anlamında)

📖 Sayfa 28 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...herk...

...
(toprağı sürüldükten sonra dinlenmeye bırakılan tarla anlamında)

📖 Sayfa 21 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

"Ama bilmiyoruz nereye gidilecek?"

📖 Sayfa 66 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...''görüşme günü
görüşmecim yok ama,
görüşmecilere bakmak hoşuma gider''

kırptı yumuk gözlerini:
''katık ta çıkar bubacığım,
görüşmeciler sevabı sever''....

...

📖 Sayfa 17 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...giriftar...

...
(yakalanıp tutuklanmış, tutsak anlamında)

📖 Sayfa 55 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...karısı ayşeye mektup yazıyordu halil
hapihanede, üst katta
pencereden geceye bakarak...

....

📖 Sayfa 52 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...menhus...

...
(uğursuz, kötü talihli anlamında)

📖 Sayfa 41 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...elbette saçlarınız kırmızıdır
gözleriniz
bazan yeşil
bazan bal rengi
ve bir şey daha var ki, farkında değilsiniz belki
elleriniz hârikulâdedir...

...

📖 Sayfa 62 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...kör olursam, kızım karanlıkta büyüyecek,
bana göre karanlıkta
onun nasıl değiştiğini göremiyeceğim...

...

📖 Sayfa 83 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

....yumurta biçiminde açılıp büyüdü
çıplak ve müthiş çiçeğin ortası
ve bir karartı belirdi derinliklerde:
bu, yumuşak ve ıslak saçlarıydı gelen çocuğun...

....

📖 Sayfa 102 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...abdülhamidin çenesi titriyor imiş,
benzi fena halde uçuk
fakat çehresi gayet gazaplı ve korkunç:
--ben bu işin böyle olacağını bilir idim-- demiş...

....

📖 Sayfa 39 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...hâl'etmek...

...
(tahtından indirilmek, devrilmek anlamında)

📖 Sayfa 38 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...bir kadın bir dipçik yedi,
düştü, doğruldu
ağzının içinde kan.
''kavaklar gibi boyun devrilsin'' dedi
''benim oğlum da candarma olur elbet,
senin köyüne gider,
bana ettiklerini anana eder''...

...

📖 Sayfa 49 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...hastahane kâtibi oturmuştu doktordan boş kalan iskemleye
(kitaba ve resme meraklı kırk yaşlarında bir adam)
solda, uzaktaki dağı gösterdi halil'e:
''sabahları'' dedi
''bir de akşam
bu vakitler,
böyle eflâtun olur bu dağın rengi
acayıp bir dağ
arazi volkanik.
bazı madenlerin tesiri belki
meçhul bir şua
bir şey var,
civardaki köylerin
ağaçları kalın,
hayvanları yüksek
ve çok güzel oluyor çocukları''....

....

📖 Sayfa 72 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...sokuldu kapıya halil,
ve her nedense kötü bir iş yaptığını sanarak
bakmaması gereken bir yere baktığından utanarak
içeri baktı

ve kasıklarına kadar geçirilmiş beyaz bezlerin ortasında,
kocaman, çıplak müthiş bir çiçek gibiydi
çiftleşme yeri...

....

📖 Sayfa 101 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

Bir yol yeşil bir yol al,
tabutun üstünde şal.
Tabutta boydan boya
tabuttan büyük
Zülfikar, ağzı çatal.

Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...otoklav...

...
(laboratuvar işlerinde ve ameliyatlarda yararlanılan her türlü araç ve gereçleri mikropsuzlaştırmak için kullanılan basınçlı buhar kazanı)

📖 Sayfa 68 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...ve konuşma sırasında eski hâkan,
iki gündür aç bırakıldıklarını söylediği zaman,
bahsetmeyi unutmuştur şüphesiz,
pisküvitlerden, şekerlemelerden, havyarlardan, tereyağlarından,
haber aldığımıza göre, saraya giren asker
sepetler dolusu yiyecek bulmuştu her tarafta...

...

📖 Sayfa 39 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

Isyan gibi cesur,
adalet gibi hazindi.

Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...majüskül...

....
(boyut olarak diğer harflerden daha büyük olan harfler anlamında)

📖 Sayfa 30 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...''mehmetçiklere bak, hele, mehmetçiklere bak''
''onlar mehmetçik değil be, ingilis askeri''
''olsun, hepsi mehmetçik''

recep damdan düşer gibi karıştı söze:
''harbe girdiğin zaman, bir gâvur öldürüp
bir yudum içersen kanını
korku kalmazmış''

''şimdi bunu nerden çıkardın ülen?''
aydınlı talip çavuş vurdu dergiyi recebin kafasına:

''canın çıksın recep''...

....
(baskıda ''ingilis'' olarak yazılı)

📖 Sayfa 98 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...isyan gibi cesur,
adâlet gibi hazindi...

...

📖 Sayfa 60 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...aynadaki kadın henüz ihtiyar değil
saçları kırmızı
ve gözleri
bazan yeşil
bazan bal rengi...

...

📖 Sayfa 61 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...piyore...

...
(diş etinde oluşan iltihap)

📖 Sayfa 70 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...evladü ayal...

...
(evlad ü ıyal, kişinin çoluk çocuğu, eşi, ailesi anlamında)

📖 Sayfa 38 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

...ifâdat...

...
(söylenmesi lüzumlu olan şeyler, söylenmesi gereken açıklama anlamında)

📖 Sayfa 38 · Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran

Sıkça Sorulan Sorular

Şu 1941 Yılında kimin eseridir?

Şu 1941 Yılında, Nazım Hikmet Ran tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1965'te yayımlanmıştır.

Şu 1941 Yılında kaç sayfadır?

Şu 1941 Yılında, 102 sayfadır (Evren Yayınları baskısı).

Şu 1941 Yılında'nın en ünlü sözü nedir?

“...''herşey çalışmaktır dedik, lâkin insanlar insanların etini yiyor''.... ....”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Şu 1941 Yılında — Nazım Hikmet Ran. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4