
Halide Edib Adıvar'ın kaleme aldığı Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. İlk kez 1998'de yayımlanmıştır. Bu derlemede yer alan sözler, kitabı okuyanların ortak beğenisini yansıtıyor.
Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt'ten En Beğenilen Alıntılar
Elime uzattığı Peyamı Sabah gazetesinde Kürt Mustafa Paşa mahkemesinin verdiği idam ilamı ile fetva vardı. İdama mahkûm olan yedi kişi arasında sıra ile
📖 Sayfa 22 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Mustafa Kemal Paşa, Bekir Sami Bey,
Dr. Adnan, Ali Fuat, Ahmet Rüstem,
Kara Vasıf ve Halide Edib vardı.
Ne garip bir durumdaydık. Bir taraftan Hilafet kuvvetleri halka musallat olmuştu. Bir tarafta Kilikya'da Fransız kuvvetleri halkı öldürtüyor, diğer taraftan Yunanlılar etrafı yakıp yıkıyor, adam öldürüyordu. Nihayet, İstanbul'daki
📖 Sayfa 35 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
itilaf kuvvetleri de halkı eziyordu. Adeta, Garbin, hakikat halde, Şark'a "Sopa siyaseti" tatbik ettiklerini ve "Kahrolsun Türkler" diye bağırdıklarını duyuyor gibiydim, Türklerin
kendileri de aralarında boğuştukları için, Milletin Ateşle îmtihanı'nın en korkunç anlarını yaşıyorduk.
İşte, savaş denilen kanlı ziyafetin burası mutfağı. Orada insan parçaları, gelip geçiyor. Savaş büyük isimler yapıyor, siyaset adamlarının, kumandanlarının heykelleri yapılıyor, halk onlara tapıyor. Halbuki, burada, iki dakikada gelip geçen büyük ruhları kimse ne biliyor, ne anıyor.
📖 Sayfa 105 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Mustafa Kemal Paşa fikirlerini telkinden hiç yorulmaz, etrafını nihayet kendi düşüncelerine sürüklerdi. İnanıyorum ki, tarihin dramatik ve ani değişmeleri, çok zaman, dinamik fertlerin eseridir.
📖 Sayfa 21 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
"Sınıflar ve milletler arasındaki mücadele, insanların haysiyetlerindeki müsavilik ve haklar tanınıncaya kadar devam edecektir."
📖 Sayfa 28 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Fakat, rahat uyumak da pek mümkün olmazdı. Çünkü, Hilafet Ordusu mensuplarının ne zaman bizim yerimizi de basıp, yatağımızda bizi boğazlayacaklarını tahmin edemiyorduk. Bugünlerde, bu vatan hainleri Bolu Hastanesi'nde yatan bazı subayları da yataklarından sürükleyip hastahanenin önünde kafalarını taşla ezmişlerdi.
📖 Sayfa 36 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Mustafa Kemal Paşa fikirlerini telkinden hiç yorulmaz, etrafını nihayet kendi düşüncelerine sürüklerdi.
📖 Sayfa 21 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
İnanıyorum ki tarihin dramatik ve ani değişmeleri, çok zaman dinamik fertlerin eseridir.
Ne garip bir durumdaydık. Bir taraftan Hilafet kuvvetleri halka musallat olmuştu. Bir tarafta Kilikya'da Fransız kuvvetleri halkı öldürtüyor, diğer taraftan Yunanlılar etrafı yakıp yıkıyor, adam öldürüyordu. Nihayet, İstanbul'daki
📖 Sayfa 35 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
İtilaf kuvvetleri de halkı eziyordu. Adeta, Garbin, hakikat halde, Şark'a "Sopa siyaseti" tatbik ettiklerini ve "Kahrolsun Türkler" diye bağırdıklarını duyuyor gibiydim. Türklerin
kendileri de aralarında boğuştukları için, Milletin en korkunç anlarını yaşıyorduk.
Bana öyle geliyor ki, insanlar arasında herhangi anlaşmazlık ve düşmanlık zamanla geçebilir, ama bir tanesi kalır. O da, karşıdakinin yükseklik iddiası. O gün düşündüm ki, eğer Doğu'yla Batı herhangi bir zaman birbirlerinin boğazına sarılırlarsa, bunun en büyük sebebi, bu yukarıdan bakma olacaktır.
📖 Sayfa 28 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Mustafa Kemal Paşa, fikrini yürütmek için her nevi sistemi kullanıyor, zaman zaman, bir George Washington tavrı alıyor, bazen de bir Napoleon havası yaratıyordu. Fakat ilim sahasında çok yüksek olanlar bile onun kudretine yaklaşamazlardı. İnsan tabiatının en zeki bir mümessili olan Mustafa Kemal Paşa daima mevkiini muhafaza edebildi.
📖 Sayfa 49 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
"Fakat, dünya, eğer savaş zaferle bitmezse, hiçbir fedakârlığı dikkate almaz."
Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Birbirini takip eden bozgunlar karşısında bulunuyorduk. Ne yazık ki, ihtilal, alelade harpten çok, başka hususiyetler taşıyordu. Sadece cesur ve sadık olmak bir ihtilali başarmaya yetmiyor Mukaddes bir gaye için de olsa, ihtilal ilerledikçe içindeki küçük unsurlar tepeye çıkıyor, canlarını gaye uğrunda feda edenleri bertaraf ediyorlar.
📖 Sayfa 31 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
O gece, yatakta hep beyaz gömlekle Bayezit'da idam sehpasına gittiğimi hayal ediyor ve bir nutuk hazırlıyordum.
📖 Sayfa 24 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Hem aklımdan, Babillilerin meşhur kadını Kurretülayn'in idam edilmeden önce Farsça olarak söylediği cümle geçiyordu:
"Ayaklarımı yerden kaldırın ki, yüksekten dünyayı daha iyi göreyim."
Memleketimizde Erzurum'dan, İzmir'e kadar kanlı bir yol vardır. Orada ölenlerin her biri isimsiz ve memleketlerini esirlikten kurtarıp hür ve müstakil bir yurt yaratmak için canlarını vermişlerdi. Onlardan biri olmak ve o yolda can vermek benim için daima kâfi bir mükâfattı.
📖 Sayfa 26 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Odada etrafı tetkik ediyordum. Mustafa Kemal Paşa da meşgul görünüyordu. Önünde İslam tarihinin ilk sayfaları, yani demokrasiye en yakın olan ve yirmi dört seneyi ihtiva eden kısmı okuyordu. Emeviye hükümetinin kudretli nüfuzunu tetkik ederken, belki Ankara'daki din unsurlarını nasıl elde edeceğini düşünüyordu.
📖 Sayfa 41 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Ordunun insanüstü gayret ve kahramanlığının herhangi bir zaferden daha büyük olduğunu söylemeye çalıştım. Fakat, dünya, eğer savaş
📖 Sayfa 106 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
zaferle bitmezse, hiçbir fedakârlığı dikkate almaz. İsmet Paşa da bunu ifade etti. Fakat, bu gibi fedakârlıkları yapanlar ölmez bir eser bırakırlar.
Her ne olursa olsun Mustafa Kemal Paşa'nın kudreti milletin eline bırakmak istediği, herhangi bir diktatör veya sultan istemediği görünüyordu.
📖 Sayfa 22 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
O, bir hükümetin verdiği sözde daima durması gerektiğini ve ancak bu sayede halkın güvenini kazanabileceğini iddia ediyordu.
📖 Sayfa 34 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Bu kanlı ve tehlikeli günlerde iki şey büyük
📖 Sayfa 19 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
ümit veriyordu. Birincisi, Mustafa Kemal Paşa ile İsmet Bey'in yakınlıkları. Çünkü ismet Bey'in yumuşatıcı bir tesiri vardı, ikincisi de hayatlarını savaş yolunda fedaya karar
vermişlerin arasında hayli sıkı dostluk vardı.

Gitti Mecnun hane-i dehri bana ısmarladı
📖 Sayfa 8 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Bir harap evdir kalır divaneden divaneye
Lütfen bana acımayınız, bu hayatı kendim seçtim.
📖 Sayfa 79 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Hep gözümün önünde savaş ziyafetinin bulaşıklarıyla dolu, hastahane denilen mutfak beliriyordu. Zavallı Türkler!.. Zavallı Yunanlılar!.. Zavallı dünya!..
📖 Sayfa 107 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Öfke gösterisi ve hitabe büyükleri durdurabilir. Çocuklara karşı ise samimi olmalıdır.
📖 Sayfa 99 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Burada dikkate değer bir nokta, muntazam asker birliklerinin sivillere nispeten daha çok insan olmalarıdır. Onlar, harp safları dışında kan dökmeyi sevmezler.
📖 Sayfa 32 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Sadece cesur ve sadık olmak bir ihtilali başarmaya yetmiyor.
📖 Sayfa 31 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Ne garip bir durumdaydık. Bir taraftan Hilafet kuvvetleri halka musallat olmuştu. Bir tarafta Kilikya'da Fransız kuvvetleri halkı öldürtüyor, diğer taraftan Yunanlılar etrafı yakıp yıkıyor, adam öldürüyordu. Nihayet, İstanbul'daki itilaf kuvvetleri de halkı eziyordu.
📖 Sayfa 35 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Adeta, Garbın, hakikat halde, Şark'a "Sopa siyaseti" tatbik ettiklerini ve "Kahrolsun Türkler" diye bağırdıklarını duyuyor gibiydim, Türklerin kendileri de aralarında boğuştukları için, Milletin Ateşle İmtihanı'nın en korkunç anlarını yaşıyorduk.
Bu mahlûka çocukluğunda rastlamış olsaydım onu ecinnilerin insanken hayvan kılığına soktukları bir mahlûk sanırdım.
📖 Sayfa 55 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Dr. Adnan (Halide Edip'in eşi), köpeklerde tenya olduğu için onu koynuma almaktan beni men etmişti. Bu yüzden köpekçik, ayak ucumda bir minderin üzerinde yatardı. Fakat garip olarak, uyur gibi göründüğü halde, Dr. Adnan'ın uykuya daldığını sezer sezmez hemen yatağıma atlayarak koynuma girerdi. Bu köpeği bir küçük evlât gibi sevmiştim.
Mustafa Kemal Paşa deniz fenerlerini hatırlatıyordu. Işık saldığı zaman göz kamaştıracak kadar parlak fakat ışık söndüğü zaman bir şey görmek ihtimali yok.
📖 Sayfa 11 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
"Senin ne dediğini anladığımı söylemek istiyorum. Benim Darülmuallimatta bir kızım var. O da hizmet edecek, sulh yapacaktır. Ben fukara bir çamaşırcı kadınım. Ona bu tahsili verebilmek için her gün çalışıyorum. O da
📖 Sayfa 91 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
bir gün hoca olacak. Senin konuştuğun gibi konuşacak" dedi.
"İşte, Türkiye'nin geleceğini kuracak bir kadın vatandaş!
Ankara'ya yerleştiğimiz ilk günlerde, Anzavur hareketi başladı. Bu okumak yazmak bilmeyen basit bir Çerkezdi. Milli harekete karşı koysun diye padişah tarafından kendisine paşalık unvanı verilmişti. Bandırma'da harekete geçti. Çarçabuk Bursa'ya yaklaştı. Ondan sonrada, İzmit'e doğru yöneldi.
📖 Sayfa 30 · Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar
Sıkça Sorulan Sorular
Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt kimin eseridir?
Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, Halide Edib Adıvar tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1998'de yayımlanmıştır.
Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt kaç sayfadır?
Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt, 111 sayfadır (Cumhuriyet Yayınları baskısı).
Türk'ün Ateşle İmtihanı - 2. Cilt'in en ünlü sözü nedir?
“Elime uzattığı Peyamı Sabah gazetesinde Kürt Mustafa Paşa mahkemesinin verdiği idam ilamı ile fetva vardı. İdama mahkûm olan yedi kişi arasında sıra ile Mustafa Kemal Paşa, Bekir Sami Bey, Dr. Adnan, Ali Fuat, Ahmet Rüstem, Kara Vasıf ve Halide Edib vardı.”