CANLI

Uzay ve Zaman Hikayeleri'ni Okuyanların Aklında Kalan Paylaşılası Sözler — H. G. Wells

Uzay ve Zaman Hikayeleri - H. G. Wells kitap alıntıları ve sözleri

Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells'in İngilizceceden dilimize çevrilen 224 sayfalık eseridir. Orijinal adı Tales of Space and Time olan kitap ilk kez 1899'da basılmıştır. Klasik edebiyat alanında Uzay ve Zaman Hikayeleri'den öne çıkan sözler bu sayfada derlendi.

Yazar:H. G. Wells
Çevirmen:Elif Nihan Akbaş
İlk Yayın:1899
Yayınevi:Maya Kitap
Sayfa Sayısı:224
Orijinal Adı:Tales of Space and Time
Orijinal Dil:İngilizce
Dil:Türkçe
ISBN:9786057605573
Okuma Süresi:6 sa. 21 dk.
Türler:Roman, Bilim-Kurgu, Edebiyat

Uzay ve Zaman Hikayeleri'den En Beğenilen Alıntılar

Sonra çok uzaklarda aniden çekilmiş bir kılıç gibibir şimşek çaktı ve uzaklardaki bu fırtına gökyüzünde ilerlemeye başladı.

📖 Sayfa 163 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

"Herhangi bir şeyi-zevki ya da acıyı- unutmak, çok fazla...eksilmektir."

📖 Sayfa 144 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

"Zaman geçtikçe belki de insan daha akıllı olacak."

📖 Sayfa 223 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Daha önce hiç kimsenin bu yaratığın türünden birini öldürdüğü görülmemişti. Kocaman mamutlar bile öfkesinden korkardı. Bir bozayıydı o. Bu çağlarda kudretine başkaldırabilecek kimse yoktu; yeryüzünün sahibiydi.

📖 Sayfa 66 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Eskiden seller, kasırgalar, doğal afetler insanı öldürürken şimdi açıklık öldürüyordu.

Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Hayat bizden rıza göstermekten daha fazlasını ister.

📖 Sayfa 192 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Bir zamanlar aslanlar, ayılar ve geçmişin tüm vahşeti arasında ölüm kalım savaşı verirken şimdi insanlar açlıktan ölüyorlardı. Zaten insanın asıl düşmanı insandı.

Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

"...artık dini tarikatlar yoktu çünkü insanların taptığı tek şey para ve zenginlikti,..."

📖 Sayfa 213 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

"Çok cesurca ama eğer koparmasını bilmiyorsan tutmak pek de bir işe yaramaz."

📖 Sayfa 201 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Sınava hazırlanmak için erken kalkan bir öğrenci, bütün sırrı çözmüştü kendi kendine. "Merkezkaç, merkezcil," dedi çenesini yumruğuna yaslayarak. "Bir gezegen nasıl durabilir? Merkezkaç kuvveti biterse tabii ki. E sonra ne olacak? Merkezcil kuvvete yenik düşecek ve doğru Güneş'e gidecek!"

📖 Sayfa 29 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Bu hikâye, insan hafızasının ulaşabileceğinin çok ötesinden geliyor, tarihin başlangıcından bile daha önce, (şimdiki ismiyle) Fransa'dan Ingiltere'ye ayaklarını ıslatmadan yürüyebileceğin bir zamandan; Thames Nehri'nin Ren Nehri'ne aktığı, günümüzde sualtında olan (bizim Kuzey Denizi diye bildiğimiz sular) geniş arazilerden geçtiği zamandan...

📖 Sayfa 61 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Vücudu bitkin düşmüştü ama onun yerine sen olsan daha çok yorulurdun sevgili okuyucu. O, üç saat içinde en az bir yemek yemeye alıştırılmamıştı. Bazen üç gün kadar aç kalıyor ve rahatsız edici bir açlık hissetmiyordu bile.

Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

“Bir süre için mutluyduk ama dünya çok medeni. Biz şehirlerin çağında yaşıyoruz. Burası bizi öldürecek.”

Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Günün emeği, elektrik gücü üretmek için kullanılan bir koşu bandındaki iki vardiya olarak tanımlandı.

📖 Sayfa 181 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Yıldızların altındayken, her şey ne kadar kötü olursa olsun, göğe bakıp kendimizi çok sakin hissedebiliriz; ancak sonra günlük hayatın rutinine geri döndüğümüzde dertlerimizi tekrar hatırlarız, içimizdeki dayanılmaz öfke ve sinir geri döner.

📖 Sayfa 191 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Elizabeth'e göre şu an yirmi ikinci yüzyıl değil de pekala birinci yüzyıl bile olabilirdi. On sekiz yıllık şehir yaşamının bütün o narinliği, bu en ilkel ihtiyaç karşısında yok olmuştu.

📖 Sayfa 167 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

ve siyah sessizlik vardı bu hep aynı olmuştu hep te aynı olacaktı bu hep olması gereken birseydi

Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

"...bu eski hayırseverlik modern bir yoksullaşmaydı ve eski istihdam modeli az para verip çok çalıştırmaktan ibaretti."

📖 Sayfa 170 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

"Buradan aşağı bakınca işlerimizi, küçük sıkıntılarımızı ve zevklerimizi, yediklerimizi, içtiklerimizi, acılarımızı ve sevinçlerimizi düşünüyorsun. İnsan böyle yaşıyor ve ölüyor. Ama buradan bakınca her gün yaşadığımız üzüntüleri hayatımızın sonu olarak düşününmemizin saçma olduğu anlaşılıyor. Yukarısı farklı. [...] Burada -bu yıldızların altında- bunların hiçbir önemi yok. Hepsi hayatın bir parçası. Buradan bakınca insan sadece yıldızlara dokunmak istiyor."

📖 Sayfa 189 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Ne de olsa bizler zavallı hayvanlardan yükselen zavallı hayvanlarız.

Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

"Biliyorsunuz ki bilim ilerliyor. Birikmeye ve büyümeye devam ediyor. Ve nesiller değiştikçe bilimin sınırları kalkıyor."

📖 Sayfa 218 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Hiçbir hayvan yukarıya bakmazdı. Sadece olağanüstü canlılar olan insanlar yukarıyı incelemeye harcarlardı zamanlarını ve düşüncelerini.

📖 Sayfa 95 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Zaten insanın asıl düşmanı insandı.

📖 Sayfa 223 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Bugünlerde mucizeyi neredeyse yok ettik, hayatları o kadar düz ve sistemli bir şekilde sürdürüyoruz ki cesaret, dayanıklılık, inanç, tüm asil erdemler insanlıktan kayboluyor gibi görünüyor.

📖 Sayfa 140 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Pek az insan, Güneş sisteminin uzaydaki yalnızlığının farkında olabilirdi. Etrafında dolaşan gezegenleriyle birlikte Güneş, asteroit tozları ve tam olarak ne oldukları pek de anlaşılmayan kuyrukluyıldızlar, manasız bir boşlukta, sonsuzluğa doğru öylece sürükleniyordu.

📖 Sayfa 26 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Vücudu bitkin düşmüştü ama onun yerinde sen olsan daha çok yorulurdun sevgili okuyucu (büyütüldüğün şartlar gereği). O, üç saat içinde en az bir öğün yemek yemeye alıştırılmamııştı. Bazen üç gün kadar aç kalıyor ve rahatsız edici bir açlık hissetmiyordu bile.

📖 Sayfa 68 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Acı çekmeyi bize devrettiler.

📖 Sayfa 203 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Elbette yüzyılların birikmiş literatüründe bulunan son derece çeşitli tariflere uygun olarak 16 yaşından beri hep aşık olmuştu. Ama bu farklıydı.
Bu gerçek aşktı. Doğasında pusuya yatmış tüm iyiliği çağırıyor gibiydi ona.

Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Görüyorsunuz, Bay Fotheringay katı kürenin dönüşünü engellediğinde, yüzeyindeki önemsiz hareketli parçalarla ilgili herhangi bşir hüküm vermemişti. Dünya o kadar hızlı dönüyor ki ekvatordaki yüzey saatte bin milden daha fazla hareket ediyordu. Öyle ki köy, Bay Maydig, Bay Fotheringay, herkes ve her şey saniyede dokuz mil hızla yani bir topla ateşlenmelerine kıyasla çok daha şiddetli bir şekilde ileri doğru fırlamışlardı. Her insan, her canlı, her ev ve her ağaç -bildiğimiz tüm dünya- sarsılmış, parçalanmış ve tamamen yok edilmişti. Hepsi buydu.

📖 Sayfa 55 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Bir icadın neler yapabileceğini asla bilemezsin.

📖 Sayfa 150 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

onun pozisyonundaki bir insan için doğru ve uygun olan her şeye sahipti ve onun pozisyonundaki bir insan için doğru ve uygun olmayan her şeyden uzaktı.

📖 Sayfa 129 · Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells

Sıkça Sorulan Sorular

Uzay ve Zaman Hikayeleri kimin eseridir?

Uzay ve Zaman Hikayeleri, H. G. Wells tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1899'da yayımlanmıştır. Türkçeye Elif Nihan Akbaş çevirmiştir.

Uzay ve Zaman Hikayeleri kaç sayfadır?

Uzay ve Zaman Hikayeleri, 224 sayfadır (Maya Kitap baskısı).

Uzay ve Zaman Hikayeleri'nin en ünlü sözü nedir?

“Sonra çok uzaklarda aniden çekilmiş bir kılıç gibibir şimşek çaktı ve uzaklardaki bu fırtına gökyüzünde ilerlemeye başladı.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Uzay ve Zaman Hikayeleri — H. G. Wells. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4