
Honore de Balzac'ın Verlorene Illusionen adlı eseri, klasik edebiyat alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. İlk kez 1837'de yayımlanmıştır. Bu derlemede Verlorene Illusionen'den en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.
Verlorene Illusionen'den En Beğenilen Alıntılar
Vicdanı acımasız bir cellattı.
📖 Sayfa 585 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
Petit-Claud Cérizet'e baktı. Bu bakış bir göz duellosuydu; bakışların neşter gibi karşıdakinin ruhunu kestiği ve tüm erdemlerini üstüne yüklemeye çalıştığı bir bakış.
📖 Sayfa 779 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
"Kimi Habil'in soyundandır, kimi de Kabil'in" dedi ruhban; "bense bir melezim; düşmanlarıma karşı Kabil, dostlarıma Habil. Vah olsun içimdeki Kabil'i uyandırana!"
📖 Sayfa 765 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
Hakiki sevgi sürekli olarak çocuklukla ortak çizgiler sergiler: tıpkı onun gibi plansızdır, akılsızdır, israfcıdır ve onunla gülme ve ağlama eğilimini paylaşır.
📖 Sayfa 521 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
Burada iyilik, kötülüğün olması gerektiği kadar ender.
📖 Sayfa 262 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
Bayan Chardon ve kızı Eva, Lucien'e Muhammed'in eşinin (Hz. Hatice) kocasına inandığı gibi inanıyordu; onun geleceğine kendilerini feda edişleri bir sınır tanımıyordu.
📖 Sayfa 34 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
... sevgilisiz bir aşk yaşıyordu.
📖 Sayfa 61 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
Arkadaşlıkları düğümleyen ve çekiciliğini iki katına çıkaran şey, aşkta eksik olan bir duygudur: kesinlik.
Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
Dostluğu kopmaz kılan ve cazibesini iki katına çıkaran, sevgide eksik olan duygudur; kesinlik.
📖 Sayfa 302 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
+ Sizin çaresi olmayan bir hastalığınız mı var?
📖 Sayfa 752 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
- Evet, papaz efendi.
+ Aha, peki nedir o?
- Yoksulluk.
David Lucien ve Eva'ya evlerine kadar eşlik etti ve orada vakit kaybetmek istemeyen bir adamın gayretiyle kızı (Eva'yı) annesinden istedi. Anne kızın elini alıp sevinçle David'in eline koydu; David ise, cesaret bulmuş olarak, güzel nişanlısını alnından öptü, kızsa kızararak gülümsedi. "Fakir insanlar böyle nişanlanır" dedi anne ve bakışlarını yukarıya kaldırdı, Tanrı'nın rahmetini dilenir gibi.
📖 Sayfa 159 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
Yuvarlak yüzünde açgözlü gözlerine rağmen bir iyi niyet eksik değildi, ama bakışlarında kendisinden para istenmeye alışık ve istenen paraya da sahip olan insanların belirsiz tedirginliği vardı.
📖 Sayfa 348 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
Tanıdığı tek mahcubiyet, birisiyle baş başa kalmaktı, çünkü o durumda bitkisel varlığı altüst oluyor, içinin devasa boşluğunda (konuşacak) birşeyler aramak zorunda kalıyordu.
📖 Sayfa 106 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
... çünkü aşırılıklar ne türden olursa olsun vücudu yatkın olduğu yönelime sürükler. İçki bağımlılığı veya alimlerin oturma durumu şişman insanı daha şişman, sıska insanı daha sıska yapar.
📖 Sayfa 13 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
Kıskanmak çözer dili (mesela dedikodu yaptırır), hayran kalmak ise bağlar.
📖 Sayfa 725 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
Hiçbir şeye güvenemiyordu, talihe bile, çünkü bazı varlıklar vardır ki, onlara talih müdahil olmaz.
📖 Sayfa 62 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
Kocasında, bir çocuğun evirip çevrilmesi kolay doğasını görüyordu ve bu doğa yöneltilmekten başka bir şey arzu etmiyordu. Onu bir paltoya bakar gibi iyi bakıyordu, onu temiz tutuyor, tarıyor, ona göz kulak oluyor ve iyiliğini düşünüyordu, ve kocası da kendisini böyle düşünülmüş, taranmış, bakılmış bulduğundan, karısına karşı köpeksi bir bağlılık ile bağlanmıştı.
📖 Sayfa 108 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
"Ne mutlu Cehennem'i burada (dünyada acılara gark olarak) bulana" dedi ciddi şekilde rahip efendi.
📖 Sayfa 598 · Verlorene Illusionen, Honore de Balzac
Sıkça Sorulan Sorular
Verlorene Illusionen kimin eseridir?
Verlorene Illusionen, Honore de Balzac tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1837'de yayımlanmıştır.
Verlorene Illusionen'in en ünlü sözü nedir?
“Vicdanı acımasız bir cellattı.”