CANLI

Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler: M. Ertuğrul Düzdağ'ın Tarih Üzerine Anlamlı Sözler

Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler - M. Ertuğrul Düzdağ kitap alıntıları ve sözleri

M. Ertuğrul Düzdağ'ın 2004'te yayımlanan Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler adlı eseri, Tarih türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Zvi-Geyik Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Tarih okurları için Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler'den derlenen en akılda kalan sözler burada.

Yazar:M. Ertuğrul Düzdağ
İlk Yayın:2004
Yayınevi:Zvi-Geyik Yayınları
Sayfa Sayısı:220
Dil:Türkçe
ISBN:9789758516155
Okuma Süresi:6 sa. 14 dk.
Türler:Tarih, Edebiyat, İnsan ve Toplum

Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler'den En Beğenilen Alıntılar

- "Ankara, (...) teokrasi ve Şeriatla onun peşinden giden Mutlakiyetin muhtemel bir hücûmuna karşı, yeni Türk demokrasisinin sığındığı bir kale olmuştur..."

📖 Sayfa 81 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

'un yazıları daima "Türkçü" ve "İttihatçı" gazetelerde çıkmış ve hükûmeti elde bulunduranlara ve genç münevverlere tesir etmeyi gaye edinmiştir; yazılarından sonradır ki, ötekilerde nutuklarında 'den, 'den bahsetmeye başlamışlar, tarihî hâdiseleri bağlama temâyülleri göstermişlerdir...

📖 Sayfa 48 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Moiz Kohen 4. Kitabı "Türk Ruhu"nu hangi gaye ile kaleme aldığını izâh ediyor:
- "Bu eserin gayesi de, işte nice sağlam ve kudretli imparatorluğun yaratılmasını mümkün kılan o Türk ruhunun ahlâkî ve mânevî vasıflarını belirtmektir."(...) "İslâmlararası ruhu Namık kemal şahıslandırır. Namık Kemal hürriyete susamış bir kahramandır. Fakat, milleti hürriyete kavuşturmak için, sentetik ve islâmlararası ruhun esiri olan Türkün atalar ruhuna hürriyet bahşetmek lâzım geldiğini idrak edememiştir..."

📖 Sayfa 87 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

- "(...) Ziya Gökalp'ın Türkçülüğü -tâbir mazur görülsün- bir nevi teslisten ibârettir. Düsturu şu idi. "Türk Milletine, İslâm Ümmetine, Avrupa medeniyetine mensubum!" yâni Türk'lük millî vicdanını asırlarca müddet boyunduruk ve esaret altında tutan

📖 Sayfa 79 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

*"Müstakil bir Türk medeniyeti vücuda getirmek için Türkiye'nin haricinde yaşayan 40-50 milyonluk milletdaşları dahi îkaz ederek onlarla beraber çalışmak lâbüddür. Bu neşriyatla Türklüğe ve Müstakil Türk Medeniyetine nâçizâne bir hizmette bulunmağa muvaffak olursam kendimi bahtiyar addedeceğim."

📖 Sayfa 66 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Hakikat-i hâlde ise Osmanlı Türklerinde vicdan-i millî uyanmışsa da Pantürkizm cereyanı, tek tük tezahürattan sarf-ı nazar, henüz ciddi sûrette tevessü' etmemiştir. Halbuki bütün Türklerin birleşmesi, Türklüğün teâlisi için elzemdir. Bu cereyan lâyıkıyla tevessü' etmezse, Osmanlı Türkleri bir müddetten beri istihdaf ettikleri ni pek güç vücuda getirebileceklerdir...

📖 Sayfa 66 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Asıl adı Osman Nevres olan ve "Hasan Tahsin" takma adıyla tanınan şahıs Dönmeler zümresine mensuptur. Türklük ve Müslümanlık'la bir ilgisi yoktur. Onun fedâkâr bir vatansever olduğunu iddia edebilmek ise, hayat macerasını öğrendikten sonra, imkânsızdır.

📖 Sayfa 177 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Müslüman olan Sabatay Sevi'ye (Mehmed Efendi) "kapıcıbaşılık" payesi verildi ve maaş bağlandı. Bu hâdise Sabatay'ın müridleri arasında bomba tesiri yaptı. Evlerine kapanıp dışarı çıkmadılar. hahamlar ise son derece sevindiler. hakikaten bu suretle Yahudiler parçalanmaktan kurtulmuşlardı. Fakat Müslümanların arasına ne idüğü belirsiz bir zümre girmiş oldu...

📖 Sayfa 173 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

1908'den önce İstanbul'a gelen Yahudi lideri Theodore Herzl'in Sultan Abdülhamid'den Osmanlı borçlarını ödemelerine karşılık Filistin'i istediği ve red olunduğu malûmdur. Sulan Abdülhamid'e hal'i tebliğ eden heyette Yahudi Karaso Efendi'nin de hazır bulunması; onun talebesi Talât'ın meşrutiyetteki rolü, sonra

📖 Sayfa 47 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

1626-1675 yıllarında yaşamış ve Mesihlik iddiasıyla ortaya çıkmış Sabatay Sevi adlı bir hahama bağlı olan ve sahte olarak müslüman gibi görünen Yahudiler'e "Dönme" adı verilir. Bunlara, yine aynı mânâda olmak üzere "Avdeti" de denilmiştir.

📖 Sayfa 149 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Moiz'in, Yahudilere telkin ettiği evamir-i aşeresine uyulmuştur, Yahudiler, artık Türklerden ayırt edilemeyeceklerdir! Geriye Türklerin milliyet duygusu ve dindarlığı kalıyor ki, o da lâiklik ve hümanistlik ile halledilecektir. Moiz'in ana fikir, milliyetin sadece bir kültürden ibaret olduğudur. Kültür ise Avrupa kültürüdür ve din zaten bırakılmıştır... Bu dinsiz kültüre uyan bir Türk'ün, esasen Yahudi'den farkı kalıp kalmayacağı da doğrusu düşünülmeye değer bir meseledir.

📖 Sayfa 71 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Kemalist inkılâb hiçbir zaman din aleyhtarı bir hareket olmamıştır! Bu hareket sırf ayırmış ve Türk cemiyetini, din perdesi altında araya sokulan inançlardan telâkkîlerden ve zihniyetlerden kurtarmıştır. koymaktı. kemalist inkılâbın tam zaferi sâyesinde, yeni nesil, kemalist hava içinde büyüyen nesil, milleti asırlarca müddet, Garp terakkisinden uzakta tutan her türlü tamamen uzaktır!

📖 Sayfa 91 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Pavrus 1910 yılı Kasım'ında İstanbul'a gelip yerleşti. Fransızca çıkan "Jön Türk ile Tanin ve tasvir-i Efkar" gazetelerinde, "Bilgi ve Türk Yurdu" mecmualarında yazıları çıkmaya başladı.

📖 Sayfa 20 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Atatürk ve İnönü gibi devlet adamları, Onların harp zaferleri, muharebe sahnelerinde yarattıkları mucizeler, sahiplerine öyle bir otorite hâlesi kazandırmıştır ki, uzun tarih asırlarının Türk milletine bıraktığı , iktidar mevkiine giden yol üzerinden uzaklaştırmak selâhiyetini kendilerinde bulabilmişlerdir...

📖 Sayfa 89 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Cahiller bilmedikleri şeyleri yok sanırlar.

📖 Sayfa 129 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Tarihçi Ahmed Refik, "İki Komite, İki Kıtal" adlı hatıra ve tarih kitabında, 1. Cihan harbinde Dönmeler ve Türklerden şöyle bahsediyor:
- "İrtikâb ve irtişa alenî idi. Türk kendi vatanında en âciz, en istinâdsız bir kuvvetti! Selânikli dönmeler bile Türk'ü İslâmiyet kisvesi altında iğfal ederlerdi. Türklerden ziyâde Musevîlerle teşrîk-i mesâî eden dönmeler, mağazalarında Musevîleri çalıştırır, Türk bulundurmazlardı...

📖 Sayfa 400 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

“Kahrolsun Şeriat Hükümeti” yazısından

Lozan muâhedesinden sonra, İstiklâl mücâdeleşj (...) dâhili düşmana tevcih edildiği zaman, kafası ezilecek olan bu düşmanın adı teokrasi idi. (...) Ve hep aynı muzır zihniyet yüzünden bütün Türk Milleti göze görünmez kafeslerin arkasında Garp kültüründen uzak, menbaı Arabistan çöllerinde bulunan ruhâni ve şer'i kanunların tesiri altında yaşamaya mecbur bulunuyordu.

Kamâl Atatürk, hasmın kuvvetini hiç bir zaman azımsamamıştır. Ona cepheden hücum etmenin cüretkârlık olacağını bilmiyor değildi. (s. 94-95)

Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

- "(...)Acaba İttihatçıların ve akıl hocası, Batılı sosyologların sâdık takipçisi 'in , bu 'la görüşmesi konuşması olmuş mudur? Acaba İngiliz gizli servislerinin Orta-Doğu danışmanı adlı meşhur eserinde bu adamdan bir satırcık olsun neden bahsetmemiştir?.."

📖 Sayfa 49 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Dönme: Sabatay Sevi'nin "Mesih"lik iddiasıyla, Yahudi inancında bâzı değişiklikler yaparak uydurduğu yeni inanca bağlı olan ve yine onun emri gereğince sahte olarak müslüman görünen Yahudilere denir. Bunlar Mûsevîlik'ten çıktıkları gibi İslâmiyet'e de girmemişlerdir. "Mesih" tanıdıkları Sabatay Sevi'nin koyduğu kaidelere tâbi olarak, üçyüz küsur senedir, küçük fakat kuvvetli bir zümre halinde ve müslüman görünüşü altında, hayatlarını devam ettirmişlerdir. Eski Sabatayist ailelerin ferdleri dışında, herhangi bir kimsenin, bunların arasına girerek "Dönme" olmasına imkân yoktur.

📖 Sayfa 151 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

*Genel olarak "Jön" Türklerin, özel olarak İT önderlerinin Bektaşîlik, Masonluk, Musevîlik ve Siyonistlikle ilişkileri üzerine yazılan yazıların hemen hepsi kasıtlı olarak din, siyaset ya da ırk görüşleri ile ile yazıldığından bu ilişkilerin niteliğinin objektif olarak belirtilmesi dikenli bir mesele olmuştur.

📖 Sayfa 62 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Karadeniz'de Lâz aşiretleri M. Kemal' yardım edenlerin başında gelirler. Fakat Osman Ağa'nın öldürülmesinden sonra ona muhalif kesildiler. İsyanlar çıktı. Onları silâh zoru ve sürgünlerle bastırdılar. Bu vak'adan sonra M. Kemal, Ankara'ya giderken bile çekinmeye başladı. Şehre âdetâ bir askerî kuvvetin muhafazasında inmeye başladı. Ankara serbestlik havasın kaybetti. Şüphe ve inanmazlık hâkim oldu...

📖 Sayfa 141 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

*Moiz ikinci kitabını (Türkleştirme) Tekin Alp imzasıyla yayınlar. Mukaddimesinde, çerçeve içinde "Gazi Mustafa Kemal" imzalı birkaç cümle: "Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin mesnedi Türk câmiasıdır. Bu câmianın efradı ne kadar Türk harsıyla meşbû' olursa o câmiaya istinâd eden Cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur." (sh.5)

📖 Sayfa 68 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Bu ideal gâyeyi (Kemalizmi) temsil eden şey, vaktiyle olduğu gibi bir hayâl, bir efsâne ve bir masalı değil, belik eşsiz bir dinamizm ve hayatiyete sahip, etten ve kemikten bir insan, hayır, bir fevkalinsandır (insanüstüdür)." (sh 19)

📖 Sayfa 78 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Ziya Gökalp 1909 yılının sonlarında Diyarbakır'dan, Selânik'e İT Cemiyeti'nin dâveti üzerine gelmiştir ve İT'in fikir adamı vazifesini görmüştür. Selânik'e geldiği sırada adı 'dır. adını burada almış;
sizliği tercih etmiştir. Tekinalp o sırada Selânik'te bulunuyordu ve Ziya Gökalp'in ölümünden 30 sene sonra 1954'te "Vatan" gazetesinde yazdığı üç makalede, memleketin le kalkınacağını yazıyordu...

📖 Sayfa 60 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

"Otuzbir Mart Hadisesi'nden sonra "hürriyet'i yeniden kurmak için Selanik'ten İstanbul'a yürüyen "Hareket Ordusu"nda, Rum, Ermeni, Bulgar her çeşit çeteci ile birlikte Dönmelerden de bir takım bulunuyordu. Esasen gerek Meşrutiyet'in ilk ilânı günlerinde yapılan nümayişlerin tertip ve tahrikinde ve gerek Otuzbir Mart günlerinde, meşhur İpekçiler'in ve diğer Dönme mağazalarının İttihadcılara geniş yardımları olmuştur.

📖 Sayfa 163 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Lozan muahedesinden sonra, istiklâl mücadelesi (...) dahilî düşmana tevcih edildiği zaman, kafası ezilecek olan bu düşmanın adı teokrasi (Şeriat) idi. (...) ve hep aynı muzır zihniyet yüzünden bütün Türk milleti göze görünmez kafeslerin arkasında Garp kültüründen uzak, menbaı bulunan ruhanî ve şer'î kanunların tesiri altında yaşamaya mecbur bulunuyordu...

📖 Sayfa 80 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Şemsi Efendi'nin (1852-1917), kendisinin büyük dedesi olduğunu bildiren Ilgaz Zorlu, "Evet, Ben Selanikliyim" adlı kitabında (İstanbul 1999, s.17,21,116,157), Şemsi Efendi'nin, Dönmelerin Kapancılar koluna mensup olduğunu; okulunu onların parası ile açtığını; "yaşadığı dönemin en büyük Sabetaycı kabalistlerinden biri" olduğunu ve "Akaid-i Diniye öğretmeni olarak görev yapmasının da, onun, Sabetaycı dinî kuralları gençlere aktarma amacından kaynaklandığını" yazmaktadır...

📖 Sayfa 184 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Moiz Kohen'in 2. kitabında çerçeve içinde "İsmet Paşa" imzalı bir cümle:
- "Vazifemiz bu vatan içinde bulunanları behemahal Türk yapmaktır."

📖 Sayfa 69 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

- "(...) Kemalizm'in eserleri hakkında konferans verdiğim Avrupa Hükûmet merkezlerinden birinde (...) Türk Milletinin Şarklılıktan Garplılığa (...) geçtiğini söylemiştim..." (sh 13)

📖 Sayfa 78 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Tekinalp, 1944'de çıkan adlı 187 sayfalık eserinde, daima Ziya Gökalp'ten bahsetmekte ve ona: gibi sıfatlar vermekte. Aynı eserde Ziya Gökalp'ın oluşunun sebebini olmasında bulmaktadır...

📖 Sayfa 59 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

İzmir'de başarılı olamayacağını anlayan Sabatay, 1650'de İstanbul'a geliyor; bir hahamdan yardım görüyor, fakat burada da tutunamıyor ve Selânik'e gidiyor. İyi karşılandıysa da Mesihlik iddiasını tekrarlayınca, orada da duramıyor ve Atina'ya gidiyor ve yine İstanbul'a dönüyor. 1659'da izmir'e babasının yanına dönüyor ve dikkati çekecek hiçbir şey yapmadan 1666 yılını beklemeye başlıyor. 1653'de Kahire ve Kudüs'e gidiyor fakat bu sefer ihtiyatlı davranarak Mesihlik dâvasını açmıyor...

📖 Sayfa 165 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Sabatay Sevi gibi zeki ve haris bir adam için yapılacak bir şey vardı: Mesih olmak... Ayrıca, kabalistik eserlerle fazla uğraşması neticesi, garip huy ve hareketler neticesi garip huy ve hareketler edinmişti. Kararını verdikten sonra her gün oruç tutmaya ve sık sık yıkanmaya başladı. Kendisini tasfiye ediyor, mukaddes vazifesine hazırlanıyordu. Rivâyete göre, gençken evlendiği ilk karısına da yaklaşmamış, bekâretini muhafaza etmişti...

📖 Sayfa 164 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Türkçülüğün büyük üstadı ile 1910 senesinden beri tâ vefatına kadar yaptığım şahsî sıkı temaslardan peyda ettiğim kanaate dayanarak şurasını belirtmeyi bir vazife sayarım: Ziya Gökalp imî kanaatını hiçbir zaman değiştirmemiştir. bidayetten sonuna kadar bir gâye değil, bir vasıta olarak ileri sürmüştür...

📖 Sayfa 89 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

- "(...) Buna mukabil, halk ve avam, İslâmiyet cereyanına kendisini tam kaptırmış değildi. Halk, her şeye rağmen, kendi dilini, kendi kültürünü ve atalar mirası ruhunun meşbû bulunduğu mânevî telakkîlerini İslâmiyet devrinde dahi muhafaza etmiştir. Eski Türklerin Tanrısı halkın ruhunda hâlâ yaşıyordu; (...) Camilerde, Allah'a ibadet ediyordu, fakat için için Tanrıya tapıyorlardı..."

📖 Sayfa 87 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

'in 'sında Selânik'teki bahsolunurken 'ın da adı geçiyor: (Batıcılık taraftarlarının, Balkan harbinde Batı'nın ihanetine uğranılması üzerine düştükleri) Bunalımın öteki bir sonucu, Selânik'teki Sosyalistimsi çevresindeki halkçılık akımının Türkçülüğe dönüşmesi, bunun da Turancılık yönüne doğru eğiliminin başlamasıdır. Türkçüler çevresinde yazar Tekin Alp (Musevî Moses Cohen) Almanca çıkan bir kitabında bunu şöyle belirtir: "Selânik ve Rumeli'nin kaybından sonra Türklerin yüzü Turan'a çevrildi."

📖 Sayfa 56 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Moiz Kohen, asıl adını ancak bir kitabında ve birkaç yazısında kullanmıştı. Sayısı hayli kabarık olan eserlerinin çoğunda ve bazılarında da takma adını kullandığı için, Türk okuyucuları kendisini Türk ve Müslüman zannetmişler ve bu Yahudi yazar tarafından aldatılmışlardır...

📖 Sayfa 55 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Ankara'daki küçük memur zümresi Anadolu'dan tamamıyla bîhaber, Batılı gibi yaşamak-görünmek için kendilerini balolarda oyalamaktadırlar. Halk vergi bile veremeyecek kadar fakirdir. Bugünkü rejimin yarası, memurların dejenere oluşudur!..

📖 Sayfa 142 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Sabtay Sevi'nin Mesihliği ilân edip taç giydiği yıl, padişah 4. Mehmed tahttaydı, sadrâzam ise Köprülü Fâzıl Ahmed Paşa idi. Devlet Girit seferi ile meşguldü. İzmir Kadısı, Sadrâzama meseleyi arzetti ve sahte Mesih tevkif edildi, deniz yoluyla İstanbul'a gönderildi. Sabatay sorguya çekildi. Her şeyi inkâr etti, fakat Zindan kapısına hapsedildi. Daha sonra ziyaretçisinin çokluğu sebebiyle , Çanakkale'de Kumkale'ye götürülerek , orada hapsedildi.

📖 Sayfa 169 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

, meşhur İtiihatçı ve kavgacı yazar, Batıcı Hüseyin Cahid (Yalçın) tarafından çıkarılıyordu. , Yeni Osmanlılardan Ebuzziya Tevfik'in oğlu Ebuzziyâzâde Velid'indi. mecmuası, Türkçülük cereyanının gibi bir diğer merkezi olan Ocak'la birlikte çalışan tarafından çıkarılıyordu. Bu derneğin ve derginin kurucusu idi... Pavrus'un , yazı ve kitaplarını neşreden gazete ve müesseselerle (50'yi aşkın yazısı yayınlanmış) temas hâlinde olduğu anlaşılmakta beraber , bunu dışında olarak İstanbul'da ne yaptığı tam olarak mâlum değildir...

📖 Sayfa 20 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Sabatay, bütün müridlerini kendi kıyafeti altında toplamak istiyordu. Bunun için Müftü'ye müracaat ederek, Yahudileri İslâm'a dâvet etmek için izin istedi. izin verilmesi üzerine, yine Mesihliğini yaymak ve dışı Müslüman içi Sabatayist olan yeni Mezhebini kurmak için çalıştı. Böylece sahte Mesih'in taraftarları her yerden gelerek, cübbe ve sarık altına girdiler. Müslümanlar bu gizli ve bozuk mezhebin içyüzünü kısa zamanda anlayarak mensuplarına yerine, samimi olmadıklarını anlatır şekilde adını taktılar...

📖 Sayfa 174 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Reis yeniliklere mâni olur en ufak bir sapmayı cezalandırırdı. Kıyafetinde veya yaşayışında âdetler bir aykırılık görülen kimse cezaya uğrardı. Bunu erkeklerde , kadınlarda yapardı. Ceza, ihtar, tekdir ve kabahatliden, bütün ailenin uzaklaşıp konuşmaması şeklinde olurdu. Bu emirlerin dışına kimse çıkmazdı. Bu kapalılık ve taassup sebebiyle, Dönme gençlerine ancak 1884'te yabancı dil tahsiline, daha sonra hukuk, mülkiye, eczacılık ve baytarlığa, en nihayet tıp tahsiline müsaade edilmiştir...

📖 Sayfa 179 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

- "(İngilizler hariç) Lozan'dan kimse memnun değildi, Mısır'dan gelen müşahidler de, zaten kim memnun kalmıştı ki... Mısırlılara da Hind Müslümanları gibi Ankara hükûmetini desteklemişlerdi. Türkler ise, her çeşit ihtiâl hareketine has, olanca nankörlükleriyle, bu ilk yardımcılarını ekarte ettiler. İngiliz-Türk zâhirî anlaşmasının faturasını Hind ve Mısır Müslümanları ödediler. Halbuki onlar, Ankara'yı, İslâmî uyanış ve diriliş hareketinin kuvvetli bir temsilcisi olarak görüyorlardı ve bunların Ankara'yı kötü niyetli bir tenkide bile tahammülleri yoktu..."

📖 Sayfa 135 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Hilmi Ziya Ülken "Türkiye'de Çağdaş Düşünce tarihi" adlı eserinde Ziya Gökalp ve Pavrus ile birlikte Tekinalp'ten de bahsediyor: Tekin Alp (asıl adı Moiz Kohen) Gökalp'ın çalışmalarında iktisadî yazılarıyla ona yardım etti. Daha önce 'nda bu görevi görüyordu. Göklap'ın faaliyeti sırasında bu görevi Tekin Alp gördü. İlk eserini adıyla Fransızca ve Türkçe yayınladı. yeni Mecmua'da yazıları çıktı. Tekin Alp son kitaplarını, yâni (1938, Fransızca ve Türkçe) ile nu (Fransızca ve Türkçe) Atatürk devrine tahsis etmiştir...

📖 Sayfa 55 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Sabatay taraftarları yâni sözde tamamen Müslüman olunca, hükûmet onların peşini bıraktı. Sabatayda bu suertle yeni kurduğu mezhebin itikat ve ibadetlerini tanzim ile uğraştı ve 18 emri ve bayram günlerinin listesini çıkarttı. 18 emirden, 16. ve 17 emirler in en mühim hususiyetlerini belirler: 16. madde: Türklerin âdetlerine, onların "gözlerini örtmek" maksadıyla dikkat edilsin, Ramazn orucunu tatbik için sıkıntı gösterimesin ve aynı şey kurban için de yapılsın. "Gözün gördüğü" her şey ifa edilmelidir. 17. madde: Müslümanlarla nikâh akdedilmemesi lâzımdır...

📖 Sayfa 174 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Sabatay, 1666 Eylül'ünde İzmir'e geldi, burada Mesihlik tacını giydi. Sabatay bütün dünyayı ele geçireceğine inanarak, 38 parçaya böldü ve her birine kral tayin etti. Bazı Musevî inançlarını değiştirdi. imzasıyla beyannameler gönderdi. Kendini ve inin kurucusu olarak görüyordu

📖 Sayfa 167 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

1648 yılına gelince, Sabatay Sevi zaten fikren hazırlamış olduğu yakınlarına Mesihliğini ilân etti. Güçlük çıkarmadan kabul ettiler. Fakat haber İzmir Musevîleri arasında yayılınca gürltü koptu; hahambaşı ve diğer hahamlar ve Musevî âlimleri onu ölüme mahkûm ettiler. Sabatay buna pek aldırmadı. Çünkü Osmanlı devleti zabıtası, böyle bir cinayeti cezasız bırakmazdı. Onun için Sabatay'a düşmanları bir şey yapamadılar...

📖 Sayfa 165 · Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ

Sıkça Sorulan Sorular

Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler kimin eseridir?

Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, M. Ertuğrul Düzdağ tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2004'te yayımlanmıştır.

Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler kaç sayfadır?

Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler, 220 sayfadır (Zvi-Geyik Yayınları baskısı).

Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler'in en ünlü sözü nedir?

“- "Ankara, (...) teokrasi ve Şeriatla onun peşinden giden Mutlakiyetin muhtemel bir hücûmuna karşı, yeni Türk demokrasisinin sığındığı bir kale olmuştur..."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler — M. Ertuğrul Düzdağ. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4