
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, klasik edebiyat okurlarının yakından tanıdığı, Arthur Schopenhauer'in kaleme aldığı eserlerden biridir. Doğu Batı Yayınları baskısıyla 245 sayfadır. Bu sayfada, eserden akılda kalan en etkileyici bölümler bir araya getirildi.
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine'den En Beğenilen Alıntılar
Örneğin "Bir üçgen, üç çizgi ile kapanmış bir mekândır" yargısının en dipteki temelinde öz- deşlik ilkesi, yani bu ilke ile ifade edilen düşünce vardır. "Uzamı olmayan hiçbir cisim yoktur" yargısının en temelinde çeliş- mezlik ilkesi yatmaktadır. "Her yargı ya doğrudur ya da doğru değildir" yargısının en temelinde üçüncü halin imkânsızlığı ilkesi yatmaktadır. Nihayetinde "Hiç kimse niçin öyle olduğunu bilmeden bir şeyi doğru olarak kabul edemez" yargısının te- melinde tanımanın yeterli temel ilkesi yatmaktadır.
📖 Sayfa 167 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Dünya akıp giden, rüyavari bir cereyandır...
📖 Sayfa 21 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Felsefe, sığınılacak bir limandan çok çıkılan bir yolculuğa benzer.
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Hakikatin gücü, zaferinin zorluklarla ve yorucu bir şekilde kazanabilmesine rağmen, bir kez ulaşıldığında bir daha geri alınamamasında yatmaktadır.
📖 Sayfa 24 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
"Dünya ve bunun içindeki her şey bir başka şey vesilesiyledir"
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Aklın, kalıplar dışında sahip olduğu hiçbir şey yoktur: Akıl dişildir, salt alır ve bir şey üretmez. Aklın ayrıca hem Latin hem de Germen dillerinde dişil olarak ortaya çıkması tesadüf değildir; anlama ise buna karşın erildir.
📖 Sayfa 179 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
İdrak edişi idrak etmek diye bir şey yoktur çünkü bu, öznenin, idrak edişten ayrılmasını ve yine de idrak edişi idrak etmesini gerektirirdi ki bu imkânsızdır.
📖 Sayfa 209 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
"Ben sadece idrak etmem, aynı zamanda idrak ettiğimi bilirim de” şeklindeki itiraza benim cevabım şu olurdu: Senin idrak ettiğini bilmen, idrak etmenden sadece ifadede farklıdır. "Ben idrak ettiğimi biliyorum" demek “Ben idrak ediyorum" demekten başka bir şey değildir ki bu da daha öte bir belirlenim olmadan "Ben" dışında hiçbir şey söylememektedir.
📖 Sayfa 209 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Biliyorlar: nasıl ki bir yerin, mekânın sonu olması veya bir anın zamanın başlangıcı olması düşünülemezse bir "ilk sebep" de tam ve aynı şekilde düşünülemezdir. Zira her sebep bir değişimdir ve kişinin buna vesile olan önceki değişimi sorması zorunludur ve bu böylece in infinitum, in infinitum gider! Maddenin, bütün müteakip ların kendisini takip ettiği bir ilk durumu dahi -bu ilk durum artık olmadığı için- düşünülemezdir. Zira eğer bu, bizatihi kendiliğinde, müteakip durumların sebebiyse o zaman bunlar da ezelden beri var olmalıdırlar ki dolayısıyla eldeki durum da "ilk" olmaz.
📖 Sayfa 81 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Misyoner Gützlaff bile yeni basılan Çin İmparatorluğunun Tarihi, sayfa 18'de dürüstçe "Doğanın ışığına tam olarak sahip olan (Çin'deki) filozofların hiçbirinin bir yaratıcı ve evrenin Rabbinin tanınmasına ulaşacak kadar yükselmemiş olması sıra dışıdır" demektedir.
📖 Sayfa 194 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Dünya akıp giden bir cerayandır; oluş ve yok oluşların ezeli ve ebedi sahnesi olarak bu tasavvur dünyasına "ızrıdap"mührünü vurmaktadır; bu varoluş içerisinde temel işlevi somut olanı soyut kavramlar haline getirmek olan "akıl" ise insana bu dünyanın ötelerinde olduğu varsayılan bir yerlerden hiçbir hakikat sunamaz ya da insanı bu ızdırap sarkacında kurtaramaz; dolayısıyla kendi kendinin nedeni "causa sui" ya da bir ilk neden "causa prima" olarak görülebilen, iyi ve mükemmel bir Tanrı'nın eseri olarak sürekli şükredilmesi mükemmel bir dünya fikri olsa olsa şakadır.
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Dünyada takipçi sayısı en yüksek olan, dolayısıyla da insanlığın büyük bir çoğunluğunu barındıran ve bu bağlamda da en önde gelen diyebileceğimiz dine, yani Budizme baktığımızda, artık günümüzde bunun -sıkı bir şekilde idealist ve dünyadan el etek çeken karakterinin yanında- kesin ve bariz şekilde ateist olduğunu da daha fazla saklayamayız.
📖 Sayfa 190 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
"Herkalitos der ki kozmoz ne bir tanrı ne de bir insan tarafından yapılmıştır."
📖 Sayfa 193 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Ateist yerine Yahudilik-dışı ya da Yahudi-olmayan denmelidir. Bu daha dürüst bir konuşma olurdu.
📖 Sayfa 194 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Bütün tasavvurlarımız öznenin nesnesidirler ve öznenin bütün nesneleri bizim tasavvurlarımızdır. Ancak şimdi bütün tasavvurlarımızın kendi aralarında kurallı bir şekilde ve a priori belirlenebilen bağları olduğu ortaya çıkmaktadır; ve bu bağlantı vesilesi ile hiçbir şey kendi başına ve bağımsız olarak var olamaz da ya aynı şekilde kendi başına ve izole hiçbir de şey bizim için nesne olamaz.
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
- " (...) Hesap etmenin başladığı yerde anlama biter..."
📖 Sayfa 132 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Şu Hegellemelere bir bak yeter: bu boş, zırva ve böylece de mide bulandırıcı lâklâkiyat değildir de nedir?
📖 Sayfa 83 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
"İşte kaldırdım gözlerini kaplayan karanlığı"
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Algısal tasavvurların yardımıyla işleyen düşünme, bütün idrakin asli çekirdeğidir zira kaynağa bütün kavramların temel konumuna geri gitmektedir. Bunun için şansın baş rolü üstlenmediği durumlarda düşünme, bütün hakiki orijinal düşüncelerin, bütün birincil temel bakış açılarının ve bütün icatların yaratıcısıdır.
📖 Sayfa 163 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer

“Anlama ve akıl olarak çıkan ve idrak eden bilincimiz, özne ve nesneye ayrılır ve bunlar dışında hiçbir şey barındırmaz. Özne için nesne olmak ile tasavvurumuz olmak aynıdır. Bütün tasavvurlarımız öznenin nesnesidirler ve öznenin bütün nesneleri bizim tasavvurlarımızdır.”
📖 Sayfa 69 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Ahlâki [zorunluluk]: Buna dayanarak her insan, hatta her hayvan, ortaya çıkan güdüye göre olan davranışı icra etmek zorundadır ve bu davranış onun doğuştan gelen ve karakterine göredir ve dolayısıyla da tıpkı diğer etkilerin bir sebebi takip etmesi gibi kaçınılmazdır.
📖 Sayfa 225 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
'Mutlak'a da sonsuz demek -ki bu da oldukça hoş bir lâklâka varyasyonu sunmaktadır- şeklinde olacaktır ve bizler sanki felsefe ilahiyatmışçasına ve dünya ile ilgili değil de Tanrı ile ilgili aydınlanma arıyormuşçasına esasen daima sadece Tanrı hakkında; onun dünyayı nasıl, niçin, neye yönelik olarak ve neyden dolayı, hangi iradî veya irade dışı işlemler yoluyla yaptığını veya doğurduğunu; onun dünyanın dışarısında mı yoksa içerisinde mi olduğunu vb. konuşacağız.
📖 Sayfa 85 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Algının zihinselliğinin, eskiler tarafından ana hatlarıyla çoktan tanındığına antik filozof Epikharmos'un meşhur sözü delalet etmektedir:
📖 Sayfa 128 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
"Zihindir gören ve zihindir duyan; geri kalan her şey kör ve sağırdır."
Nesnenin, özne ile birlikte anında ortaya konması gibi ve aynı şekilde öznenin, nesne ile birlikte ortaya konması gibi; özne olmak tam olarak bir nesnesi olmak demektir ve nesne olmak da özne tarafından idrak edilmek demektir: (...)
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Hume'un] bu sorusu, Kant'ın transandantal idealizme yol açan derinlikli araştırmalarının itici gücü ve başlangıç noktası olmuştur ki transandantal idealizmden de bizim bireysel olarak dünyaya bağlı oluşumuz gibi bütün olarak dünyanın da bize bağlı olduğuna dair kanaat hasıl olmaktadır. Bu idealizm ise Berkeley 'in önceden var olan idealizmine göre esasen çok daha derinden kavranmış ve sağlam temellidir.
📖 Sayfa 63 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
["öğrenmeye ilk ve konunun başlangıcı olanla başlama; daha ziyade öncelikle en kolay olanla başla" 1013a]
📖 Sayfa 220 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
-Aristoteles-
Bir hayvanın hâlihazırdaki beynini (loblar serebral yarı küreleri) çıkarırsak, hayvan görüşünü kaybeder. veya Ancak göz ile ilgili olarak, hiçbir şey değişmemiştir: nesneler retinaya yansımaya devam eder; iris büzülme kapasitesini korur ve optik sinir mükemmel derecede duyarlı ve yanıt veren şekilde kalır. Ve yine de hayvan artık görmemektedir; duyuya dair her şey hâlâ mevcut olmaya devam etse de artık herhangi bir görüş yoktur; zira artık herhangi bir algı yoktur.
📖 Sayfa 128 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
...felsefe, kişinin kendisine verilmiş, öğretilmiş olanlarla hesaplaşması ve böylelikle de tutunduğu dalları bırakabilmesi anlamına gelir; dolayısıyla da felsefe, sığınılacak bir limandan çok çıkılan bir yolculuğa benzer.
📖 Sayfa 14 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Ἀχλὺν δ᾽ αὖ τοι ἀπ᾽ ὀφθαλμῶν ἕλον, ἣ πρὶν ἐπῆεν
📖 Sayfa 150 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
"işte kaldırdım gözlerini kaplayan karanlığı"
Nihayetinde tüm bunların ispatladığı şudur: Zaman, mekân ve nedensellik bize ne görme ne de dokunma ile gelmektedir; bunlar bize katiyen dışarıdan gelmez, aksine bunların kaynağı içseldir ki dolayısıyla da empirik değil zihinseldir. Buradan da cisimsel dünyanın algısının aslen zihinsel bir süreç, anlamanın işi olduğu sonucu çıkar ki duyu hissiyatı tekil durumda kullanılmak üzere salt vesile olmakta ve veriyi sağlamaktadır.
📖 Sayfa 106 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Leibniz, elbette nesnenin özneye olan koşullanmışlığını duyumsamıştı; lakin nesnelerin, özneyle olan ilişkisinden -yani tasavvur oluştan- bağımsız kendi başlarına var olduğu düşüncesinden kurtulamadı.
📖 Sayfa 75 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Zihindir gören ve zihindir duyan; geri kalan her şey kör ve sağırdır.
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Budizm sistemi sonsuz, yaratılmamış, zaman öncesinden beri var olup görünen ve görünmeyen ne varsa yaratmış olan ilâhi bir varlık tanımaz. Bu fikir Budizm'e tamamen yabancıdır ve Budizm'in kitaplarında buna dair en ufak bir iz bile yoktur. Aynı şekilde 'yaratım'a dair de bir şey yoktur; her ne kadar görünür evren değişmez doğa yasalarına uygun olarak boş mekândan ortaya çıkmış olsa da bunun bir başlangıcı yoktur.
📖 Sayfa 191 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Kant, olduğu halleriyle transandantal ilkeleri göstermiştir. Bu ilkeler ile nesneler ve bunların imkânlarını a priori yani bütün deneyimden önce belirleyebiliyoruz. Kant bu şeylerin kendilerini sundukları şekilde bizim idrakimizden bağımsız var olamayacaklarını ispatlamıştır. Böylesi bir dünyanın rüya ile akrabalığı ise açıktır.
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Hatta şu bile söylenebilir: Hesap etmenin başladığı yerde anlama biter zira saymakla mesgul kafa hesap ederken nedensel bağlantıya ve fiziksel akışın geometrik yapısına tamamen yabancılaşır ve katıksız sayısal kavramlara gömülür. Sonuç ise asla "ne"lik hakkında değildir, ve "ne kadar" ın ötesine geçemez.
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Νοῦς ὁρῇ καὶ νοῦς ἀκούει· τ'ἆλλα κωφὰ καὶ τυφλά·
📖 Sayfa 128 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
[Zihindir gören ve zihindir duyan; geri kalan her şey kör ve sağırdır.]
Ben § 21'de nedensellik yasasının a priori oluşuna dair tek doğru ispatı sundum. Bu, herkesin deneyimin her durumu için her an sarsılmaz kesinlikle nedensellik yasasının sonuç vereceği beklentisiyle -yani bu yasaya atfettiğimiz kesinlikle- de onaylanmaktadır ve bu yasa, deneyim dünyasında bunun bir istisnaya tâbi olabileceğini düşünmenin imkânsız oluşuyla tümevarıma dayanan diğer bütün kesinliklerden –örneğin empirik olarak tanınan doğa yasalarından- ayrılır. Örneğin, yerçekimi yasasının bir an işlemeyeceğini düşünebilsek bile bunun bir sebebi olmadan gerçekleşebileceğini düşünemeyiz.
📖 Sayfa 146 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Bacon von Verulam şu sözü çoktan söylemişti: "Üniversitelerde gençler inanmayı öğreniyorlar."
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer

"Eğer düşünen özneyi aradan çıkartacak olsaydım, tüm materyal dünya da, -sanki o özneliğimizin duruşunda tezahür ve bunun bir tür tasavvuru dışında hiçbir şey değilmişçesine- çökerdi."
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
-Schopenhauer alıntısı ile,
-Kant, Arı Ussun Eleştirisi, çev: Aziz Yardımlı.
"Dünya benim tasavvurumdur."
📖 Sayfa 28 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Yeterli temel ilkesi, bütün tasavvurların ortak kalıbı ve zorunluluk kavramının tek kaynağıdır ve bu kavramın da kesinlikle "temel" mevcut olduğunda "sonucun" meydana gelmesi dışında hiçbir hakiki içeriği ya da delili yoktur.
📖 Sayfa 147 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Kant diyor ki zaman algılanamaz: Bu ise tasavvurların hiçbir art ardalığının empirik şekilde nesnel -yani, salt öznel tasavvurlardaki değişimlerden farklı olarak tezahürlerdeki değişiklikler- olarak algılanamaması demektir.
📖 Sayfa 143 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Bunca büyük düşünürün hemfikir olduğu öğretiyi hiçe sayarak, kendi çıkrık felsefelerinin faydası için aksini hadsizce sürdürmekte ısrar eden cahiller ve mankafalardan dolayı bunu tekrar tekrar yinelemekten asla yorulmayacağım. Neyse ki ben başkalarının aptallıklarına boyun eğmesi gereken bir felsefe profesörü değilim.
📖 Sayfa 225 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
"Kendi her şeyi gören ama görünmeyen; her şeyi duyan ama duyulmayan; her şeyi bilen ama bilinmeyen; her şeyi anlayan ama anlaşılmayan. Bunun, görmenin, duymanın, anlamanın dışında bir şey yoktur."
📖 Sayfa 209 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Hıristiyanlığın çekirdek öğretisi olan "ilk günah", düz kafalı rasyonalistler için çocuk alaycılığına konu oldu; zira onlar herkesin mevcudiyetinin doğumla başladığından, dolayısıyla da bu dünyaya gelmiş olmanın günah barındırmayacağından daha açık ve kesin hiçbir şey olmadığını düşünmektedirler. Aman ne keskin zekâ!
📖 Sayfa 186 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Deneyimlediklerimizi okuduklarımıza nazaran çok daha iyi hatırlarız.
📖 Sayfa 219 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Katolik bir piskoposa Ava'daki Budist baş rahip tarafından verilen bir makalede, "dünyayı ve her şeyi yaratan ve de ibadete layık olan tek bir varlığın olduğu" öğretisi altı lanetli kâfirlikten biri olarak geçer.
📖 Sayfa 191 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Benden asla felsefeyi hor görülesi bir seviyeye getirenler hakkında özenle konuşmam beklenmesin.
📖 Sayfa 50 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Zira kendisini hesapsızca sadece hakikate yönelten bir felsefe, binbir kişisel hesabı göz önünde tutan ve ana nitelikleri uslu duruş olan insanlar tarafından oluşturulan sistemciklerin yanında kilden çanak çömlekler arasındaki demirden bir kabın görevini görmez mi?
📖 Sayfa 97 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Çin'de Budizm'le birlikte varlığını sürdüren diğer iki din olan Lao-Tzu'nun ve Konfüçyüs'ün dinleri de aynı şekilde ateisttir; dolayısıyla misyonerler Tevrat'ın ilk sözünü bile tam da bu yüzden Çinceye çevirememişlerdir zira bu dilde ne Tanrı ne de yaratıma dair herhangi bir ifade yoktur.
📖 Sayfa 194 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Bilgelik sadece bizim için değildir; fakat her yaşayan canlının da zihni/anlaması vardır.
📖 Sayfa 129 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
“Diplomasi ilkesinin, yalan söyleme ve inkar etme üzerine kurulu olduğu söylenir.”
📖 Sayfa 40 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Otuz metre uzağımda duran bir kişi, sadece yarım metre uzağımda duran bir kişiye göre yirmi dört kat daha küçük bir görme açısında olsa da ben yine de onun boyunu çoğu durumda doğru bir şekilde tahmin edebilirim; ki bu da algının zihinsel olduğunu ve salt hissî olmadığını tekrar ispatlamaktadır.
📖 Sayfa 117 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
“Her şeyin niçin olduğunun bir temeli vardır.”
📖 Sayfa 41 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Hesap etmenin başladığı yerde anlama biter zira saymakla meşgul kafa hesap ederken nedensel bağlantıya ve fiziksel akışın geometrik yapısına tamamen yabancılaşır ve katıksız sayısal kavramlara gömülür.
📖 Sayfa 132 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Kant'ın argümanlarının sonucu olarak Tanrı'nın varlığına dair ispatlar tamamen geçersiz kılınıp işe yaramaz hale gelmiştir.
📖 Sayfa 189 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
“Nedensellik zamanın kendisine değil sadece zamandaki olaylara hükmeder.”
📖 Sayfa 68 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer

Bu pratik kullanımı içerisinde artık anlama [Verstand] "zekâ" olur ve eğer bu diğerlerininkini aşıyorsa buna "açıkgözlülük"; amaçları vasat ise buna "sinsilik ve başkalarının zararı ile bağlantılıysa "şeytanlık" denir. Diğer taraftan buna salt teorik kullanımında dümdüz "anlama" denilir; fakat buna, yüksek derecelerinde keskin duyu", "vâkıf oluş", "feraset", "nüfuz ediş" denilirken eğer bu eksikse buna da "donukluk", "aptallık", "sersemlik" vb. denilir.
📖 Sayfa 132 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Ve bu bir nedensellik meselesi de değildir zira nedensellik zamanın kendisine değil sadece zamandaki olaylara hükmeder. Ancak nedensellik yoluyla değil dolaysızca kendi salt var oluşuyla başlaması kaçınılmaz olan şimdiki an, geçen anı geçmişin dipsiz uçurumuna atıp bunu sonsuza dek bir hiçe dönüştürür.
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Özne için nesne olmak ile tasavvurumuz olmak aynıdır. Bütün tasavvurlarımız özenin nesnesidirler ve öznenin bütün nesneleri bizim tasavvurlarımızdır. Ancak şimdi bütün tasavvurlarımızın kendi aralarında kurallı bir şekilde ve a priori belirlenebilen bağları olduğu ortaya çıkmaktadır; ve bu bağlantı vesilesi ile hiçbir şey kendi başına ve bağımsız olarak var olamaz ya da aynı şekilde kendi başına ve izole hiçbir şey de bizim için nesne olamaz.
📖 Sayfa 69 · Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer
Sıkça Sorulan Sorular
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine kimin eseridir?
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, Arthur Schopenhauer tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2021'de yayımlanmıştır. Türkçeye A. Onur Aktaş çevirmiştir.
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine kaç sayfadır?
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, 245 sayfadır (Doğu Batı Yayınları baskısı).
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine'nin en ünlü sözü nedir?
“Örneğin "Bir üçgen, üç çizgi ile kapanmış bir mekândır" yargısının en dipteki temelinde öz- deşlik ilkesi, yani bu ilke ile ifade edilen düşünce vardır. "Uzamı olmayan hiçbir cisim yoktur" yargısının en temelinde çeliş- mezlik ilkesi yatmaktadır. "Her yargı ya doğrudur ya da doğru değildir" yargısının en temelinde üçüncü halin imkânsızlığı ilkesi yatmaktadır. Nihayetinde "Hiç kimse niçin öyle olduğunu bilmeden bir şeyi doğru olarak kabul edemez" yargısının te- melinde tanımanın yeterli temel ilkesi yatmaktadır.”