
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, klasik edebiyat dünyasına Attila İlhan'ın kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Yıldız, Hilâl ve Kalpak için okurların en çok beğendiği sözler bu sayfada bir araya getirildi.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak'tan En Beğenilen Alıntılar
...bir 'cumhuriyet' bir 'cumhuriyet' olarak, kendisini inkâr etmeksizin, kendisine ait savunma işini, bir başka devlete havâle etmez. Onda içerdeki özgürlükle, dışarıya karşı bağımsızlık, bir ve aynı şeydir...
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Demokrasi, burjuvazinin işidir; sosyalizm, proleterya'nın: klâsik gelişme şemasına uygun bir burjuvazi oluşmadıkça, sahici bir sosyalizm olmaz!
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Cumhuriyet'in 'karma ekonomi' modeli, 'tepeden inme' bir emir değil; 'muayyen bir zaman, muayyen bir yerdeki, sosyal ve ekonomik şartların getirdiği' bir sentez, bir çözümdü.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
'Sevgiye dayalı hizmet', acaba sâhiden 'insanlığa' mı?
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Milliyetçi, iç ve dış kapitalizm karşısına dikilen insandır.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Liberalizmi düşünmek, inkilâbı inkâr etmektir!
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
... hangi cumhuriyet'e baksanız, kamunun, kamu teşebbüsünün, kamu kurumlarının ağır bastığını görürsünüz; çünkü cumhuriyet 'toplumcu'dur, 'toplumsal'dır; buna mukâbil, hangi demokrasi'ye baksanız, göreceğiniz 'bireysellik'in ve 'bireycilik'in öne çıkarılması; bir bakıma güçlüye hak tanıyan 'vahşi orman kanunu'nun geçerli olmasıdır.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Hiçbir şeyin değişmemesi için bazı şeyler değişir.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
ABD için Kemalistler'le Bolşevikler arasında pek bir fark yoktur.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
İster Komünist, ister Türkçü, ister Müslüman olsun; Türkiye'nin 'Ulusal Solcuları' yâni 'Yıldız, Hilal ve Kalpak' Cumhuriyeti'nin 'cumhuriyetçileri', 'demokrasi' yandaşıdırlar ama, elbette halkçı, devletçi ve inkilâpçı, 'ulusal' -yâni anti/emperyalist- demokrasiden yana!
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Doğu öyle bir devrim kazanıdır ki, bu kazan tüm Batı Avrupa'yı devrim içinde boğabilir...
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Kaba bir güç, daha güçsüz bir canlıyı, -örgütsüz olduğundan- yoketmiştir.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Ülkemizde, artık 'insan haklarını savunmak', üretici güçlerin tarihteki rollerini savunmak anlamına gelmiyor; ya amacı 'bölücülük' olan 'etnik politikayı' savunmak; ya da, amacı 'Şeriat' olan 'siyasi İslâm'ı savunmak anlamına geliyor.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Eğer bazen ihtiyatlı hareket ediyorsak, aşırı derecede kuşkulu davranıyorsak, bize çok pahalıya mal olan özgürlüğümüzü kaybetmek korkumuzdandır...
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Her 'cumhuriyet', bir 'demokrasi' değildir.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Milliyetçiliğin faşizm ve ırkçılığa, Müslümanlığın da gerici şeriatizme kayma potansiyeli mevcuttur. Bu sapmaları önleyici tek faktör ise 'Ulusallık'tır.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Halk kendi sorunlarını çözecek kişileri, partileri iktidar yapmadığı, seçtiklerini denetlemediği sürece, işler iyi gitmeyecektir.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
...neo/liberal politikaların ürettiği dünya düzeni, kibir, askeri müdahale, egemenlik ve çifte standart ilkesinin, sinsi kullanımı üzerine kurulmuş olmasına, şaşılır mı?
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
ABD 'itaatsiz çocukları' uslandırmak için daima 'ambargo'ya başvurmuştur.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan

Çoğunuz bilmez, Türkiye'de, futbolun ilk oynandığı yer, yanılmıyorsam, İzmir'dir.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Tarihinde bir sürü devlet kurup işletmiş, son imparatorluğu altı yüz yıl sürmüş bir 'kavimle' sömürgelikten, yeni yeni devlet olmaya heveslenen, 'kavimleri', nasıl bir tutabilirsiniz?
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
'Kaşık' ve 'yemek' fark etmez; onların önemsediği, yiyeceklerinin mutlaka 'ecnebi' olması!
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Cumhuriyet'in 'demokrasisi', yönetime halkın el koyması, üretimi halkın yönetmesi anlamına geliyor; bu bir manada, devletin halka dağıtılması, halk olmasıdır.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Üç çeyrek asır oldu, 'Cumhuriyet'i yaşıyoruz; onu anlayabildik mi, pek sanmıyorum.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Yaşayabilirliği sabit bir devlet olmadıkça, hiçbir ekonomi ne işleyebilir, ne de gelişebilir.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
'Sistem'in dayatması'na baş eğerek, davul zurnayla kamu işletmelerini 'özelleştiren' ülkeler, vahametinin derinliği henüz kestirilemeyen bir bunalım çarkına kapılmıştır.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
... bir Cumhuriyet'te; nasıl olur da, 'özelleştirme'ye kalkışılabilir; hele bu işin uygulaması, nasıl milletin malının 'yağmalanmasına' dönüştürebilinir?
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
İnkılâp gerçekleştikten sonra da, devirdiğini içinde taşır; diyalektiğin gerçeğidir bu, hâkimiyet halkındır demek yetiyor mu, hayır; halifenindir diyen pusudadır, işe Allah'ı karıştırır; ortak olmak hevesindeki 'bölücü' pusudadır, işe 'ecnebi'yi karıştırır!
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Osmanlı, liberal emperyalist 'Sistem'in denetiminde, ona boyun eğerek, 'Batılılaşma'yı deniyordu; Anadolu İhtilâli ise, 'Sistem'e karşı silâhlı direnişe gecmişti; 'uluslaşarak çağdaşlaşmayı' öngörüyordu: Aradaki fark muazzamdır, sonuçları da farklı olmak gerekirdi.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Azerî komünistlerinin, amele kısmına 'zehmetkeş' dediğini bilir misiniz?
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
'İşçi Muhalefeti' olmayan 'burjuva demokrasisi' olamaz, olamaz; olursa, onun adı 'gizli faşizm'dir.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
'Sovyet Parantezi', 'Mazlumların Davası'nı, Rusya lehine, aşağı yukarı yarım yüzyıl yok saymıştır.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Türkiye'de siyaset, sermâye kesimine ta'viz verme üzerine kuruludur.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Futbol, sanayileşmeyle gelişmiş, sporu soylu kısmından halk yığınlarına aktarmış oyundur; 'teknik futbol' sanayi altyapısının disiplinini, üstyapısına aktarabilmiş toplumlarda, daha başarılı uygulanır.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
DP, AP, DYP, ANAP (yeni liberaller) iktidar oldular mı, kültürel düzeyde 'alaturkalık' ve 'gericilik'; piyasada tüccar ve sanayici egemenliği görülmüş; CHP, DSP vb. kısacası Bürokrasi iktidar oldu mu, İnönü tipi 'Tanzimat Alafrangalığı', memurların egemenliği öne çıkmıştır.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
“… Türkiye’de siyaset, sermaye kesimine taviz verme üzerine kuruludur. Kriz diye gündeme getirilen olayların gerçek sorumlusu, bir türlü doymak bilmeyen sermaye kesiminin büyük bölümü ve vurguna, talana, haksız kazanca çanak tutan siyasilerdir. Halk kendi sorunlarını çözecek kişileri, partileri iktidar yapmadığı, seçtiklerini denetlemediği sürece işler iyi gitmeyecektir…”
📖 Sayfa 45 · Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım
Bu gece dağ başları kadar yalnızım
Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından
Dudaklarımda eski bir mektep türküsü
Karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim
Gözlerim gözlerini arıyor durmadan
Nerdesin?
Türkiye'nin Sistem'le ilişkilerinin sıkılaştığı zamana kadar, bu iki medeniyet tarikatından ses çıkmaz; DP iktidarı ile başlayan uyanış ve gelişme; anti-emperyalist, radikal lâik ve cumhuriyetçi, 'Kemalist' aydının; yavaş yavaş 'ilericilik' ya da 'sosyalizm' yerine, 'seçkinci' bir 'evcilleşmeye' yönlendirilmesi; bu sayede, zamanla geliştirilecek neo-liberal -daha Türkçesi Neo/Tanzimatçı- 'aydın tipi'ne zemin hazırlaması şekline dönüşmüştür.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan

İnkılâp gerçekleştikten sonrada devirdiğni içinde taşır diyalektiğin gerçeğidir
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
bu hâkimiyet halkındır demek yetiyormu hayır halifenindir diyen pusudadır işe Allahı karıştırır
ortak olmak hevesindeki bölücü pusudadır işe ecnebiyi karıştırır
ortak olmak hevesindeki bölücü pusudadır işe ecnebiyi karıştırır
Bolşevizm, proletaryası olmayan bir 'proleterya diktatörlüğü' idi, artık sınıfını yaratma çabasındaydı; ne var ki, asıl 'yaratabildiği' 'apparatçikler'den mürekkep bir 'nomenklatura' oligarşisi oldu.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan
Sıkça Sorulan Sorular
Yıldız, Hilâl ve Kalpak kimin eseridir?
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, Attila İlhan tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2004'te yayımlanmıştır.
Yıldız, Hilâl ve Kalpak kaç sayfadır?
Yıldız, Hilâl ve Kalpak, 312 sayfadır (İş Bankası Kültür Yayınları baskısı).
Yıldız, Hilâl ve Kalpak'ın en ünlü sözü nedir?
“...bir 'cumhuriyet' bir 'cumhuriyet' olarak, kendisini inkâr etmeksizin, kendisine ait savunma işini, bir başka devlete havâle etmez. Onda içerdeki özgürlükle, dışarıya karşı bağımsızlık, bir ve aynı şeydir...”