
Aytunç Altındal'ın Türkiye ve Ortodokslar adlı kitabı 2013'te yayımlanmış, 300 sayfalık bir Din (İslam) eseridir. Kitaptan derlenen bu sözler, okur beğenisine göre sıralanmıştır.
Türkiye ve Ortodokslar'dan En Beğenilen Alıntılar
1831-1914 yıllarında ABD ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi 560.101'den 24.171.596 dolara yükselmişti. Benzer şekilde, 1820'de 2 olan Amerikalı misyoner sayısı da 1914'te 174'e yükselmiş, 17 misyonerlik merkezi, 9 Hıristiyan-Amerikan Hastanesi ve 426 okul açılmıştı. Bu okullarda, pek azı Müslüman gerisi çoğunlukla Ermeni, 25.000 öğrenci bulunmaktaydı. Ünlü Robert College de, Bebek'te 1863'te açılmıştı. Kurucusu Cyras Hamlin adlı misyonerdi. Parayı ise, Osmanlı'yla çok kârlı ticari ilişkileri olan Christopher R. Robert adlı New York'lu bir tüccar vermişti.
📖 Sayfa 153 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Hiçbir şekilde dil, din, etnik ayrım yapmadan, bu topraklarda hep birlikte mutlu yaşayalım istiyorum. Sömürü, hırsızlık, rüşvet, adam kayırmacılık ortadan kaldırılsın istiyorum.
📖 Sayfa 198 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Hıristiyanlık tarihi bir bakıma Ortodokslarla, onlar tarafından "Sapkın" olarak suçlanmış olan diğer Hıristiyan dinsel cemaatlerinin çatışmasının tarihidir. Ortodoksluk, işte bu tip tartışmalardan, çatışmalardan, savaşlardan doğmuş bir dinsel akımdır. Ortodokslar, tarih boyunca diğer Hıristiyanları suçlamışlardır. Hatta bu yazı dizisinde göstereceğiz, bazen en ödün vermez Ortodoks sayılanlar bile bir süre sonra "Sahte Ortodoks" olarak nitelendirilerek lanetlere uğratılmışlardır.
📖 Sayfa 13 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Benzer şekilde İstanbul'un fethi "Salı" (gizli bilimlerinde) gününe rastladığı için haftanın bu zavallı (!) günü tüm Ortodoks alemi için "Lanetli gün" olarak tescil edilmiştir. Hiçbir patrik 1453'ten bu yana salı günü önemli bir karar almaz, inançları gereği alamaz.
📖 Sayfa 24 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Bizans'a rakip olabilecek tek güç ise İran'daki Perslerdi. Bu iki süper güç arasındaki savaş hemen hemen hiç bitmeden sürmüştür. 1071'de Malazgirt'te (Manzikert) Alparslan'a yenilinceye kadar Bizans, İran'la komşu olarak varlığını sürdürmüştü.
📖 Sayfa 24 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Slav-Latin Hıristiyanlığı çekişmesinde Bizans, Rum olmasına rağmen tüm Slavları da desteğine alarak, Latin Hıristiyanlığına karşı mücadele etmiştir. Osmanlı Türkçe'sinde çok kullanılan "Frenk" sözcüğü, işte bu mücadele safhasında doğmuştur. Bizans'ta "Latin Hıristiyanlarına" Frenk denilmeye başlanmıştı. Resmi yazışmalarda bu kelime kullanılırdı.
📖 Sayfa 141 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
İstanbul'un fethi 'Salı' gününe rastladığı için haftanın bu zavallı (!) günü tüm Ortodoks âlemi için 'lanetli gün' olarak tescil edilmiştir. Hiçbir patrik 1453'ten bu yana Salı günü önemli bir karar almaz, gelenek gereği alamaz.
📖 Sayfa 31 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Konstantin tarafından formüle edilen İznik Amentüsünde görüldüğü gibi, İsa dıştalanmıştı. Bu nedenle İznik Konseyi'nde İsa'nın dıştalandığını gören bazı din adamları buna itiraz etmişlerdir. Bu itiraz üzerine Konstantin, bu din adamlarını Ortodoks olmamakla suçlamış ve bunları heretik-sapkın ilan ettirerek ölüm cezasına çarptırmıştır.
📖 Sayfa 23 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Perns Thum und Taxis'in loca arkadaşı Franz von Papen, o sıralarda Türkiye'deydi ve buradan gizli Alman politikasını yöneterek Türkiye'yi Almanlar'ın safında savaşa sokmaya uğraşıyordu. Sebottendorf, İstanbul'da Asmalımescit'te, Tünel'de illuminati adının Türkçeleştirilmiş şekli olan Nur-u Ziya Sokağı'nda, Kurtuluş'ta ve Pangaltı'nda yaşadı. Zengin Levanten aileleriyle ve İstanbul'daki İsviçreli, Avustralyalı ve Alman aileleriyle beraber oldu.
📖 Sayfa 78 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Türkiye'de sık rastlanan bir talihsizlik vardır. Ortaya çıkan bir kavram bir süre sonra bilir bilmez kişilerce kullanılır ve 'malapropizm' e (yanlış yerde kullanılan kavram) uğrar.
📖 Sayfa 216 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Komünyon ise, şarap ve ekmekle yapılan törendir. Papazdan şarap ve ekmek alarak bunları yiyen vaftiz edilmiş her şahıs Hıristiyan olur. Burada şarap İsa'nın sembolik kanını, ekmek de İsa'nın sembolik etini temsil eder. Daha sonra, 19. yüzyılda ortaya çıkan Ateistler, işte bu töreni ilkel bir Kanibalizm (Yamyamlık) olarak değerlendirmişlerdir. Komünyonda sembolik olarak insan yendiğini öne sürmüşlerdir!
📖 Sayfa 42 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
1. Konstantin, 337 yılında öldüğünde Yeni Roma'da egemen olan din, Hıristiyanlık değil, Pagan dini olan güneşe tapıcılıktı. Konstantin, 306 yılında babası Konstantius Chlorus ölünce, rakibi Maxentius'la birlikte imparator ilan edilmişti. Daha sonra Milvian Köprüsü Savaşı'nda Maxentilus'un nehirde boğulması üzerine rakibini yenerek tek başına imparator olmuştur.
📖 Sayfa 22 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Yeni değerler üretemez hale getirilen ve kendine güven duygusunu yitirerek şaşkınlığa sürüklenen kitleler kolayca dış güçlerin yıkıcı ve bozguncu emellerine alet olurlar.
📖 Sayfa 111 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Osmanlı'ya iletilen Ermeni Anayasası nihayet 3 Şevval 1279/30 Mart 1863'te Sultan Abdülaziz tarafından onaylandı. Nizamname-i Millet'i Ermenyan (Ermenicesi: Azgayin Sahmanadruthin) böylelikle yasallaşmış oldu. Bu Nizamname 1898 ve 1906'da Abdülhamid'in isteği üzerine bazı değişikliklere uğradı ve 1923'te Cumhuriyet'in kurulmasıyla birlikte ilga edildi.
📖 Sayfa 96 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Avrupa'da İngiltere'de ortaya çıkmış bir söz vardır. Ama Türkler'le ilgili olsa herkesin dilinden düşmeyecek olan bu atasözü çok bilinmez. Şöyledir bu atasözü: "Sana çiçek getiren Yunanlı'dan kork, seni aldatacaktır."
📖 Sayfa 202 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Tek-Tanrılı dinlerde kimin neye inandığı önemli değildi. Önemli olan Monoteizmin Tanrısı'na inanıyor olmak ya da olmamaktı.
📖 Sayfa 88 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Avrupa Birliği istiyor diye, dinimizden, dilimizden, tarihimizden, gelenek ve göreneklerimizden vazgeçecek değiliz.
Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Weishaupt'un görüşlerine göre idealize ettiği yeni dünya düzeninde başta kralların, sonra kiliselerin ve en sonda da "özel mülkiyetin" ortadan kaldırılması öngörülüyordu. Örgüte tam üye olunabilmesi için üç aşamadan geçiliyordu. İlkin çıraklık, sonra "Minerval" denilen öğrencilik safhası, sonra da "Minerval Illuminatis" denilen üyelik safhası başlıyordu.
📖 Sayfa 73 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Buradaki "Rum" kelimesinin gündelik Türkçe'de kullanılan anlamıyla hiçbir bağlantısı yoktur. Türkiye'de, basında ve TV'lerde yanlış olarak Rum denilerek, Yunanistan ve Hellenler kastedilmektedir. Oysa Rum kelimesi, geçmişi itibariyle İmparator Konstantin'in İstanbul'u "Yeni Roma" ilan etmesiyle birlikte doğmuştur. Buradaki Rum, doğrudan doğruya Roma'ya bağlı olan, Romalı olan Hıristiyan anlamına gelmektedir. Yunanlı olan değil! Bu Roma da dinsel bağlamda, İtalya'daki Roma değil, yeni Roma'dır, İstanbul'dur.
📖 Sayfa 22 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal

Gurdjieff'ten çok etkilenenlerden biri Sebottendorf ise diğeri de Ünlü Rıza Nur'dur. Daha sonraki yıllarda Almancı-Dinciler'in bayrağı yapılan slogan "Ey Almanya Uyan" Gurdjieff'in mitoloji bağlamında ve ırksal üstünlük gütmeksizin çok sık kullandığı bir deyişti. (Not: Rıza Nur, İsmet Paşa'ya ve Mustafa Kemal'e karşıydı. Rıza Nur, gizli temaslar yaparak oluşturduğu kabinesinde ilginçtir ki Nazım Hikmet'i Maarif Vekili olarak almıştı. Bu belgeyi, rahmetli Cavit Orhan Tütengil hocamız Londra'da Rıza Nur'un evrakları arasında bulmuştu ve Cumhuriyet'teki köşesinde yayınlamıştı.)
📖 Sayfa 76 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Yalnız Ortodoks dini kurtulacaktır. Yalnız Hristiyan Ortodokslar cennete gideceklerdir. Diğer dinler örneğin, Hristiyan Katolikler, Protestanlar, Budistler, İslamiyet ve bütün diğer dinler, tabi başta Yahudiler, hiçbir din cennete giremeyecektir.
📖 Sayfa 195 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'na bugün karşı çıkan çeşitli görüşlerden insanlar vardır. Bunlardan bazıları, gerçekte niçin karşı çıktıklarını bilmeden, modaya uygun olsun diye karşı çıkarken, bazıları da kendi çıplak görüşlerini "çok orijinal" fikirleri olan "feylesof" adam pozlarında sergilemektedirler. Muhtemeldir ki, bu feylesof bozuntularını birileri dolduruşa getirmekte, bunlar da havalandırıldıkça uçmaya doyamamaktadırlar!
📖 Sayfa 115 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Şimdilik çöplük edebiyatı yapılıyor.
📖 Sayfa 197 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Sana çiçek getiren yunanlıdan kork, seni aldatacaktır.
📖 Sayfa 241 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Ve nihayet ABD'de yaşayan Ortodokslar, özellikle Ortodoks Yunan asıllı senatör Dr. John Bredames'in yönlendiriciliğinde yoğun bir propaganda ve lobicilik faaliyetlerini yürüterek 21 Mart 1994'te Başbakan Çiller'e iletilen Clinton'un mektubunda Patrikhanenin statüsünde değişiklik yapılmasını şu anda dünyanın en güçlü lideri olan devlet adamı tarafından Türkiye'ye dayatmışlardır.
📖 Sayfa 55 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Emr-i-bil maruf-nehyi anil münker diye bilinen bu formülasyon çerçevesinde İslamiyet kendi içinde bir tür özeleştiri yaparak, artık kullanılmaz hale gelmiş, kötüleşmiş olan unsurları savunmayı bırakıp, yeni ortaya çıkmış, faydalı ve güzel olanı benimsemekle yükümlüdür.
📖 Sayfa 19 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Aynaroz'un ilginç özelliklerinden biri de tam bir kadınsız erkekler cenneti olmasıdır. Kadın, pek bilinmez ama Hıristiyanlık'ın "saf" öğretisinde çok aşağılanan ve insan olup olmadığı dahi tartışılan bir varlıktır. Şeytan ve yılanla özdeş sayılan kadın, özellikle Aynaroz'a sığınan çilekeş papazlar için yeryüzünde işlenebilecek en büyük GÜNAH'ın temsilcileridir. Bu nedenle yüzyıllardır bu manastırlara kadın ayağı değmemiştir. Kadını uğursuz sayan bu keşişler Aynaroz'a kadın girerse intihar edeceklerini beyan ederler.
📖 Sayfa 44 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
"Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir."
📖 Sayfa 123 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Eski için yeni fikirleri dene, olmazsa yeni fikir için eski fikirlere sarıl.
📖 Sayfa 25 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Benzer şekilde Cihad, Papalar tarafından da defalarca ilan edilmişti. En tipik Cihad Orduları, Haçlı Seferleri'dir. Bir Din Ordusu olan Haçlılar, gerçekte Cihad'ı uygulamaktaydılar. Örneğin I. Haçlı Seferi başta din adamları olmak üzere öncelikle Hıristiyan mezheplerinin katılımıyla gerçekleşmişti. Kudüs'ü Müslümanlardan geri alan bu Cihad ordusu, Müslümanları kızartarak yemişti!
📖 Sayfa 34 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Şimdi şaşıracaksınız belki ama, tarihteki ilk CIA da Bizans'ta, Yeni Roma olan İstanbul'da kurulmuştu. İmparatorlara özellikle yabancılarla ilgili raporlar, bilgiler ileten ve "Saray darbeleri" düzenleyen bu teşkilat, başka ulusları ve rakip devletleri gizlice izlemekte ve verilecek rüşvetlerden, öldürülecek rakiplere kadar her türlü kirli organizasyonu yapmaktaydı. ABD'li Bizans tarihçisi Merle Severy'nin deyimiyle "Konstantinopolis CIA'sı" tarihte daha sonra ortaya çıkan benzerlerinin ilki ve en kanlısıydı.
📖 Sayfa 25 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
İstanbul'u ele geçiren Haçlılar, burada bir Latin İmparatorluğu kurdular. Tarihe Konstantinopolis Latin İmparatorluğu adıyla geçen bu devlet papalık tarafından "Romanya" adıyla resmi belgelere geçildi. Diğer bir anlatımla bugünkü Romanya, gerçekte Bükreş ve çevresinde değil, doğrudan doğruya başkenti İstanbul olan Bizans Devleti'nin silah zoruyla yıkılarak, yerine kurulmasıyla ortaya çıkmıştır.
📖 Sayfa 30 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
1970'li yıllarda Türkiye'de belirli resmi çevrelere göre VIP sayılan ve üstün saygı gösterilen Türk dostu lakaplı, Marsiyla Gizli Güvenlik Örgütü Başmüfettişi Jaques Massie, bir akşamüstü beş yardımcısıyla birlikte kurşuna dizilmiş olarak bulunmasaydı bu saygıdeğer müfettişin Türkiye'deki ve İtalya'daki sağ ve sol örgütlere silah temin eden örgütün başı, "Service d'Action Critique" (SAC)'in önde gelen yöneticilerinden biri olduğu belki de hiçbir zaman anlaşılamayacaktı.
📖 Sayfa 94 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Lozan Antlaşması'nı onaylama sırası Amerika Birleşik Devletleri'ne geldiğinde üç yıl süren tartışmalardan sonra 18 Ocak 1927'de antlaşma 50'ye karşı otuzdört oyla reddedildi (ratification). Başta Calvin Coolidge tarafından senatoya sunulmuş olan Lozan Antlaşması'nın reddedilmesinde en etkin rolü ABD'de yaşayan Ermeniler ile onlara destek veren Episcopal Kilisesi sağladılar.
📖 Sayfa 116 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
İsrail de, Vatikan da "Devlet" olarak kendilerinin yeryüzünde "Tanrı Düzenini" temsil ettiklerini öne sürerler. Bu iki devlet de TEODOKSİ denilen bir iddiaya sahiptirler. Buna göre yeryüzünde yaşayan tüm halklara ve topluluklara Tanrı'nın Düzeni'ni tanıtmayı kendileri yapmaktadırlar! Diğer bir deyişle iki tarafa göre de Tanrı bunları insanlara yol göstermekle görevlendirmiştir.
📖 Sayfa 198 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Yunanistan'da din ve vicdan özgürlüğü de kilisenin denetiminde. 1973 yılında çıkartılan bir yasayla Yunanistan'da Ortodoks İncil'inin dışında İncillerin okunması ve dağıtılması yasak. Bu yasağa uymayanlar 3.5 yıl tecilsiz ağır hapis cezasıyla cezalandırılıyorlar. Nitekim 1985 yılında üç Briton genci sırf bu gerekçeyle üçer buçuk yıl hapis cezasına çarptırılmışlardı.
📖 Sayfa 92 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Türk-Ortodoksları, Selçuklu Rum Devleti'nden kalmadırlar ve özellikle de Konya'da ve Karaman'da yaşadıkları için Karamanlı Hıristiyanları diye bilinirler. Türk'türler ve anadilleri de Türkçe'dir. Kendilerini Rum ve Hellenler'den ayrı görürler ve Kurtuluş Savaşı'nda Mustafa Kemal'in yanında yer almışlardır. İstanbul'un işgalinin sona erdiği gün, yabancı işgal güçleri İstanbul'u terk ederlerken iki adamıyla Fener Patrikhanesi'ni basan Papa Eftim, Yunanlılar tarafından aforoz ettirilmişti.
📖 Sayfa 123 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Katolik Kilisesi'nin formülü şudur : " Eski için yeni fikirleri dene, olmazsa yeni için eski fikirlere sarıl."
📖 Sayfa 25 · Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye ve Ortodokslar kimin eseridir?
Türkiye ve Ortodokslar, Aytunç Altındal tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2013'te yayımlanmıştır.
Türkiye ve Ortodokslar kaç sayfadır?
Türkiye ve Ortodokslar, 300 sayfadır (Alfa Yayıncılık baskısı).
Türkiye ve Ortodokslar'ın en ünlü sözü nedir?
“1831-1914 yıllarında ABD ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi 560.101'den 24.171.596 dolara yükselmişti. Benzer şekilde, 1820'de 2 olan Amerikalı misyoner sayısı da 1914'te 174'e yükselmiş, 17 misyonerlik merkezi, 9 Hıristiyan-Amerikan Hastanesi ve 426 okul açılmıştı. Bu okullarda, pek azı Müslüman gerisi çoğunlukla Ermeni, 25.000 öğrenci bulunmaktaydı. Ünlü Robert College de, Bebek'te 1863'te açılmıştı. Kurucusu Cyras Hamlin adlı misyonerdi. Parayı ise, Osmanlı'yla çok kârlı ticari ilişkileri olan Christopher R. Robert adlı New York'lu bir tüccar vermişti.”