
Yu Hua'nın Yedinci Gün adlı kitabı 2016'da yayımlanmış, 216 sayfalık bir Roman eseridir. Okurların yıllar içinde biriktirdiği en sevilen sözler burada bir arada.
Yedinci Gün'den En Beğenilen Alıntılar
”Oraya gitmesini, orada yaprakların ona el sallayacağını, taşların gülümseyeceğini, nehrin sularının onu selamlayacağına söyledim. Orada ne yoksulluk ne zenginlik, ne keder ne acı, ne kin ne nefret vardı. Orada herkes ölüm karşısında eşitti.
📖 Sayfa 215 · Yedinci Gün, Yu Hua
-“Neresi orası?” diye sordu.
-“Mezarı olmayan ölülerin diyarı,” dedim.”
Yüreğimi sızlatan hoş bir anıydı.
📖 Sayfa 33 · Yedinci Gün, Yu Hua
Bu devirde ölmek bile ateş pahası!
Yedinci Gün, Yu Hua
“Kendimi, ormanına geri dönen ağaç, nehre karışan bir damla su, toprağa dönen bir toz zerresi gibi hissediyorum.”
Yedinci Gün, Yu Hua
Sanki aynı anda birbirimizin yasını tutuyor gibiyiz.
Yedinci Gün, Yu Hua
"O, kaderine yön verebilecek biriydi, bende kaderimin çizdiği yolda akıntıya kapılıp sürüklenen biriydim."
Yedinci Gün, Yu Hua
“Sevgili seçerken çok seçici olmamak gerektiğinden, ortalama birinin kafi olacağından bahsediyorlardı, ne kadar seçici biri olmasına karşın, nihayetinde seçe seçe dandik bir mal seçmişti.”
📖 Sayfa 45 · Yedinci Gün, Yu Hua
“Yine mi ağlıyorsun?” diye sordu. “Mutluluktan,” dedim.
Yedinci Gün, Yu Hua
Anılarım bu karmakarışık dünyada dört nala koşturuyordu.
📖 Sayfa 85 · Yedinci Gün, Yu Hua
Buradaki herkes hikayemizi bilir.
📖 Sayfa 137 · Yedinci Gün, Yu Hua
Kendimi , ormanına geri dönen ağaç,nehre karışan bir damla su , toprağa dönen bir toz zerresi gibi hissediyordum ..
Yedinci Gün, Yu Hua
Vay arkadaş! Bu devirde yaşamak istemeyen o kadar çok kişi var ki.
📖 Sayfa 118 · Yedinci Gün, Yu Hua
Sesinden müzmin bir dermansızlık akıyordu
Yedinci Gün, Yu Hua
“Neden intihar etsin ki?”
📖 Sayfa 118 · Yedinci Gün, Yu Hua
“Belli ki yaşamak istemiyor.”
“Neden yaşamak istemesin ki?”
“Vay arkadaş! Bu da soru mu? Bu devirde yaşamak istemeyen o kadar çok kişi var ki…”
“…her an babamın sesini duymayı, önümden, arkamdan, sağımdan ya da solumdan birden bana seslendiğini duymayı umuyordum.”
📖 Sayfa 134 · Yedinci Gün, Yu Hua
bir metrekarelik mezarda nasıl kalınır ki?
Yedinci Gün, Yu Hua
Yağmur damlaları ve uçuşan kar taneleri de tıpkı ölüler gibi sessiz ve yalnızdı.
📖 Sayfa 34 · Yedinci Gün, Yu Hua
Ölümden korkmuyorum, hem de hiç korkmuyorum, dedi. Korktuğum tek şey, seni bir daha görememek.
Yedinci Gün, Yu Hua
Duygusal körlüğüm, kapı ve pencereleri sıkı sıkıya kapatılmış bir eve benzetilebilirdi.
📖 Sayfa 42 · Yedinci Gün, Yu Hua

Yorucu düşünceler uzanıp dinleniyor ama bedenim uçsuz bucaksız bir boşlukta...
Yedinci Gün, Yu Hua
Beni özlüyor musun ?
📖 Sayfa 58 · Yedinci Gün, Yu Hua
Seni unutmak için elimden geleni yapıyorum .
Peki Unutabildin mi ?
Tam manasıyla unutamadım .
Senin unutmayacağından eminim. O ise muhtemelen çoktan unutmuştur beni.
"Ne bir pankart açmışlar ne de slogan atıyorlar, sadece birbirlerine talihsizlikleri yüzünden yakınıyorlardı."
📖 Sayfa 22 · Yedinci Gün, Yu Hua
Burası, mezarı olmayan ölülerin diyarı.
📖 Sayfa 124 · Yedinci Gün, Yu Hua
Düşüncelerim, anıların dolambaçlı yollarında bir yön arıyordu.
Yedinci Gün, Yu Hua
Karmakarışık anıların arasından çıkmak, tıpkı sık bir ormandan çıkmak gibidir...
Yedinci Gün, Yu Hua
Başkalarının çıkarımları, yorumları onun deyişiyle rüzgârda savrulan otlardan farksızdı.
Yedinci Gün, Yu Hua
Burada her gün seni göreceğim anın gelmesini umuyordum, ama bu kadar çabuk karşılaşacağımızı beklemiyordum.
📖 Sayfa 204 · Yedinci Gün, Yu Hua
“Onların laflarına, noktasından virgülüne hiç mi hiç inanmıyorum.”
📖 Sayfa 29 · Yedinci Gün, Yu Hua
Sesi âdeta suyu andırıyordu, ağzından çıkan her sözcük yere düşen bir su damlası gibiydi.
📖 Sayfa 172 · Yedinci Gün, Yu Hua
Bugünün önemli bir gün olduğunun nihayet farkına varmıştım: Ölümümün ilk günüydü.
📖 Sayfa 9 · Yedinci Gün, Yu Hua
Çok yoruldum, omzuna yaslanmak istiyorum...
📖 Sayfa 121 · Yedinci Gün, Yu Hua
Ben kimsesiz, yapayalnız biriydim.
📖 Sayfa 15 · Yedinci Gün, Yu Hua
Kesin olan tek şey, o günün dünyadaki son günüm olduğuydu.
📖 Sayfa 22 · Yedinci Gün, Yu Hua
Duygusal körlüğüm, kapı ve pencereleri sıkı sıkıya kapatılmış bir eve benzetilebilirdi. Aşk evin önünden gelip geçiyor, ben de bu ayak seslerini duyabiliyordum, ama bunların öylece yoldan geçen, hatta başka birine yönelen adımlar olduğunu düşünüyordum. Ta ki bir gün adımlar evimin önünde durup da kapının zili çalana dek.
📖 Sayfa 42 · Yedinci Gün, Yu Hua
Onların boş lakırdıları, onun gözünde şemsiye açmayı dahi gerektirmeyen, ince bir çisentiden ibaretti.
Yedinci Gün, Yu Hua
Karmaşık anıların arasından çıkmak, tıpkı sık bir ormandan çıkmak gibidir.
📖 Sayfa 109 · Yedinci Gün, Yu Hua
"Bu son sahne, anılarla kaplı yolun sonunda olmalıydı."
📖 Sayfa 22 · Yedinci Gün, Yu Hua
Bedenimim artık çoktan başka bir dünyaya göç etmiş olduğunun bir haberlerdi
Yedinci Gün, Yu Hua

Kendime çeki düzen vermeden yakılmak için gitmiştim
Yedinci Gün, Yu Hua
"Yaşamla ölümün kıyısında avare avare dolanıyordum. Kar ışıltılı, yağmur karaydı, sanki aynı anda hem seherde hem de gecede yol alıyordum..."
Yedinci Gün, Yu Hua
Yanaklarındaki gözyaşları, yapraklara düşmüş sabah çiyini andırıyordu...
📖 Sayfa 187 · Yedinci Gün, Yu Hua
Cenaze işleri dairesinden arıyorum dedi telefonun ucundaki ses yakılmayı istiyor musunuz istemiyor musunuz Bir anlık tereddütün ardından istiyorum dedim yakılmak istiyorsanız derhal gidin
Yedinci Gün, Yu Hua
Ölümümün ilk günüydü fakat ne yıkanmış ne de cenaze kıyafeti giymiştim üzerinde günlük kıyafetler Bir de paçavraya dönmüş torba gibi kabarık pamuklu bir palto ile cenaze işleri dairesine gidiyordum
📖 Sayfa 9 · Yedinci Gün, Yu Hua
Sıkça Sorulan Sorular
Yedinci Gün kimin eseridir?
Yedinci Gün, Yu Hua tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2016'da yayımlanmıştır. Türkçeye Alper Dayıoğlu çevirmiştir.
Yedinci Gün kaç sayfadır?
Yedinci Gün, 216 sayfadır (Jaguar Kitap Yayınları baskısı).
Yedinci Gün'ün en ünlü sözü nedir?
“”Oraya gitmesini, orada yaprakların ona el sallayacağını, taşların gülümseyeceğini, nehrin sularının onu selamlayacağına söyledim. Orada ne yoksulluk ne zenginlik, ne keder ne acı, ne kin ne nefret vardı. Orada herkes ölüm karşısında eşitti. -“Neresi orası?” diye sordu. -“Mezarı olmayan ölülerin diyarı,” dedim.””