CANLI

100 Etkisi Süren Sözler: Orhan Hançerlioğlu

Orhan Hançerlioğlu sözleri ve alıntıları

Orhan Hançerlioğlu'dan okurlara ulaşan sözler, yıllar geçse de etkisini koruyor. Bu sayfada 100 tanesi bir araya getirildi.

En Beğenilen Orhan Hançerlioğlu Sözleri

Gün, birdenbire doğmaz. Aydınlık, karanlığın içindedir. Gök, aydınlığını, karanlığının içinden süzer.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

"Allah'ı ararsan gönlünde ara,
Mekke'de, Kudüs'te, Hac'da değildir."

Yunus Emre

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

-Yalnızım…’’ dedi ‘’çok yalnızım…
-Eh, bizim anamız babamız mı var? Herkes yalnızdır şu dünya üstünde… Anası, babası, çoluğu çocuğu olanlar bile yalnızdır. İnsan yalnız yaratılmıştır nasılsa… Yalnızca sürükleyecek ömrünü…
-Değer mi ki?…
-Değse ne olacak?… Gelmek senin elinde miydi de gitmek elinde olsun?… Marifet ölmekte değil, yaşamakta.

📖 Sayfa 54 · Yedinci Gün, Orhan Hançerlioğlu

Huzur nerededir?... diye düşündü. Hangi sosyal yapılardadır?...

📖 Sayfa 93 · Ali - Kutu Kutu İçinde, Orhan Hançerlioğlu

Ispartalı Khilon, tutkularını dizginle, ölçülü ol, diyor. Dostlarının iyi günlerine yavaş yavaş git, kötü günlerine koşa koşa. Kendinden yaşlıyı say. Kanunlara uy. Haksızlığa uğrarsan barış, hakarete uğrarsan öç al. Ölmüşleri öv. Kendini bil.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Kendimi, amacına inanmadığım bir makinanın dişlilerinden biri haline koymuştum. Bütün öteki çarklar nasıl dönüyorsa ben de onlara bakarak öylece dönüyordum.

📖 Sayfa 30 · Yedinci Gün, Orhan Hançerlioğlu

"Bu kadar iğrenç bir şeye Tanrı razı olamaz". Sonya'nın ağzıyla bu yargıya varan Dostoyevski, yaşadığı sürece onu kıvrandıracak olan ikiliği, Suç ve Ceza'nın dördüncü bölümünde, Raskolnikov'un ağzından ortaya atıyor: "Ama gene de razı oluyor işte..."

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

İnsanlar eğriliği, eğrilik yapmak korkusundan değil, eğriliğe uğramak korkusundan ayıplarlar.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

"Tımarhaneden ya da idealist düşünürlerin okulundan çıkmamış her insan, dünyanın kendi benliği dışında varolduğunu bilir."

📖 Sayfa 329 · Felsefe Ansiklopedisi, Orhan Hançerlioğlu

Siz yaşıyorsunuz diye ben ölmek istiyorum. Dünyanız size mübarek olsun.

📖 Sayfa 66 · Yedinci Gün, Orhan Hançerlioğlu

İnsan, özünü anlamadığı nedenlerin kölesidir. Bu nedenleri bilirse, bilgiyle davranır ve özgürleşir. İrade, akıldan başka bir şey değildir. Aklı da akıl eden bilgidir. Aklın dışında olarak düşünülen irade özgürlüğü boş bir kuruntudur. Seçmek zorunda bulunduğumuz için seçeriz.

📖 Sayfa 273 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Hayvan, doğa karşısında tam ve uygun, insansa eksik ve doğaya karşıt bir varlıktır. Hayvanın bütün davranışları doğanın isteğine göre düzenlenmiştir, insanın bütün davranışlarıysa doğaya karşıdır.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Acılarımızda çeşitli ikiyüzlülükler vardır. Sevdiğimiz kişinin ölümüne acırken kendi yoksunluğumuza ağlarız. O ölünün bizim için iyi duygularını düşünerek acırız. O ölüyle birlikte ya malımız, ya mutluluğumuz, ya da gücümüz gitmiştir. Gerçekte acındığımız bunlardır. Ölüler sadece, diriler için akan gözyaşlarının şerefini taşırlar.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

İyi bir kanunu uygulayan bir ülkede duruşması gerçekten yapılarak asılan kişi, Osmanlı imparatorluğunda yaşayan paşaların herhangi birinden daha özgürdür.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Tek bir kişi yoktur ki, kendine kendinden büyük bir düşman bulmuş olsun.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

‘’Yaşamak?… Evet ama nasıl yaşamak?

📖 Sayfa 66 · Yedinci Gün, Orhan Hançerlioğlu

"Ey insan kardeşlerim, sizler belki insanüstü olmayacaksınız, ama insanüstünün babaları olabilirsiniz. Dünya dediğiniz şeyi siz yaratmalısınız. O, sizin aklınız, düşünceniz, sevginiz olmalı..."
Friedrich Nietzsche

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Keşke Bakan olacağıma bir bakkal olsaydım.

📖 Sayfa 93 · Ali - Kutu Kutu İçinde, Orhan Hançerlioğlu

"İnsanın gücü güçsüzlüğündedir."

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

‘Sevmek de yaşamak için değil miydi?’

📖 Sayfa 158 · Ali - Kutu Kutu İçinde, Orhan Hançerlioğlu

Soyluluğunuz geçmişinizden değil, gittiğiniz yoldan geliyor. Sizler geleceğin ekincilerisiniz. Atalarınızın yurdundan sürülünüz, yurdunuz çocuklarınızın yurdudur. Babalarınızın çocukları olmak günahını çocuklarınızla temizleyiniz. Geçmiş böylece kurtarılacaktır.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

"Erdem, haz almakta ölçülü olmaktır."

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Yahudi sözcüğü, en büyük İsrail kabilesi olan Yahuda kabilesine ilişkinliği dile getirir, Yahuda kabilesinden olan demektir, daha sonra Musa dininden olan'ı adlandırmıştır. Yahudiliğe, Musa'nın adına bağlanarak Musevilik denir. Yahudilerin kutsal kitabı bu dinin kurucusu olarak peygamber Ibrahim'i gösterir. İlkin tanrının buyruklarını kabilesine ileten oymuş. Oğlu İshak ve İshak'ın oğlu Yakub da bu dini sürdürmüşler. Daha sonra Musa (Yahudi inançlarına göre İ.Ö. 1440 da ölmüş) Sinâ dağında Tanrı'nın on buyruğunu alıyor ve Yahudi dini böylelikle biçimleniyor.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

İnsan, bilinenin çok daha üstünde, çok daha güçlü, çok daha özgür bir yaratıktı. Her şey onun elindeydi, onun keyfine, dileğine bağlıydı.

📖 Sayfa 23 · Yedinci Gün, Orhan Hançerlioğlu

‘’Kötü bir dünya bu…’’ diye mırıldandı. ‘’Ben bu dünyayı sevmiyorum…

📖 Sayfa 66 · Yedinci Gün, Orhan Hançerlioğlu

Tanrı, dünyamızdan kötülükleri ya atmak istiyor ama atamıyor, ya atabilir ama atmak istemiyor, ya ne atabiliyor ne de atmak istiyor. Bu konuda başka bir ihtimal olamaz. Atmak istiyor da atamıyorsa, bu güçsüzlüktür. Tanrının özüne aykırıdır. Atabiliyor da atmak istemiyorsa bu kötülüktür. Tanrının özüne aykırıdır. Ne atabiliyor ne de atmak istiyorsa bu hem güçsüzlük, hem de kötülüktür ki, Tanrı'nın özüne büsbütün aykırıdır. Hem atabiliyor, hem atmak istiyorsa -Tanrı'ya yakışan da budur
-bütün bu kötülükler hâlâ neden duruyor?

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Sırlarımız içimizdeyken bizim emrimizdedirler, ama dışarıya çıkar çıkmaz biz onların emirlerine boyun eğmek zorunda kalırız.

📖 Sayfa 40 · Yedinci Gün, Orhan Hançerlioğlu

Platon, Devlet adlı ünlü yapıtında, çömlekçi zengin olmamalı, diyor, çömlekçi zengin olursa çömlekçiliği bırakır, çömleksiz ne yaparız sonra?... İşte Platon'un devleti böylesine bir temele oturmaktadır. Amaç, çömlekçiye çömlek yaptırarak, hem çömlekçinin, hem de toplumun mutluluğunu sağlamaktır.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Pythagoras(Pisagor), gizli bir din okulu kurmuştur. Öğrencilerine ahlak, siyaset ve din öğretmektedir. Bu bilimlerin tümüne adını veriyor. Ilk anlamı, insan bilgisinin tümünü kuşatan demek olan matematik sözcüğü de buradan gelmektedir.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

"Gerçek tasavvufçu, herkesin anlayamadığı şeyleri bildiği halde, bunları halka söylemez. Bildiklerini açığa vurursa onu öldürürler. Buna, ikiyüzlülük diyebilirsiniz. Ama dış'la iç'in bir ayrılığı olmalıdır. Her inanış, kendi alanında değerlendirilmelidir. Gerçek, halka daha işin başında ve açıkça söylenirse ya yollarını sapıtırlar, ya da o gerçeği söyleyeni suçlarlar. Halk ve gerçek ayrı ayrı gözetilerek, ortalama bir yolla, halkı gerçeğe yavaş yavaş alıştırmak gerektir."
Şeyh Bedrettin
Varidat

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

ADIAPHORIE: Duygusuzluk.
ADIAPHORON: Umursamazlık, İlgisizlik.
ADÎMÜLİMKÂN: Olanaksız.

📖 Sayfa 26 · Felsefe Ansiklopedisi, Orhan Hançerlioğlu

Din kurumu, bütün biçimlerinde, usla çelişiktir. Dinin inanmayı şart koştuğu dogmalar çoğunlukla gerçekdışı konulardır.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

“Gelmek senin elinde miydi de gitmek elinde olsun?… Marifet ölmekte değil, yaşamakta..”

📖 Sayfa 54 · Yedinci Gün, Orhan Hançerlioğlu

"İnsanlar akla ne kadar bağlanırlarsa, mutluluktan o kadar uzaklaşırlar. Davranışlarını akla göre düzenleyenler, delilerden daha deli olduklarından, insanlıklarını unutur, Tanrılığa özenirler. Bilim üstüne bilim, sanat üstüne sanat yığarlar. Bütün bunları da doğaya karşı savaşmak için kullanmaya kalkarlar. Ey ulu Tanrılar; kendilerine deli, akılsız, budala, avanak gibi güzel adlar verilen kişilerden daha mutlu kişiler var mıdır yeryüzünde?..."
Erasmus

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Friedrich Nietzsche (1844-1900), insanüstü (Al. Über-mensch) varsayımıyla, geleceğin nazizm ve faşizm gibi ünlü canavarlıklarının temellerini atmaktadır. Zerdüşt böyle dedi adlı yapıtında bir peygamber gösterişiyle (yaşamının son yıllarında büsbütün çıldırmış ve mektuplarını peygamber olarak imzalamıştır) şöyle diyor: Maymuna göre insan neyse insana göre de insanüstü odur

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Kant'ın da dediği gibi, el, dışarıya doğru uzanmış bir beyindir.

📖 Sayfa 17 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

İyi olmayan insanlar arasında iyi kalmak isteyen bir insan er geç ortadan silinir.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

"Tanrı'yı arayan, sonunda kendisini bulur."

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

❝Bir gün güvendiğin o dağlara kar yağacak.❞

📖 Sayfa 70 · Ali - Kutu Kutu İçinde, Orhan Hançerlioğlu

Samuel Reinach, Orpehus adlı kitabında şöyle demektedir: Hamurabi kanunları, Musevi kanunları için ileri sürülmesi gelenek haline gelen tarihten yedi yüzyıl önce yapılmıştır. Eğer Musevi kanunlarının Musa'ya tanrı tarafından yazdırıldığı doğruysa, tanrı, Hamurabi'nin yapıtını aşırmış demektir.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Sen saf bir adamsın koca Sokrates. Şunu anlamalısın ki, doğru adam, her işte, doğru olmayanın karşısında zararlı çıkar. Bir doğruyla bir eğri ortak olsa, bu ortaklığın sonunda, zararda olan hep doğrudur. Doğru adam çok, eğri adam az vergi verir.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

İnsanı mutlu kılan; akla uygun ve sade alışkanlıklar, arayacağımız ve sakınacağımız şeyleri iyice ölçebilen, ruha rahatsızlık veren yanlış inanışları söküp atabilen bir akıldır. O halde bütün bu söylediklerimizin ilkesi, iyiliklerin en büyüğü olan bilgeliktir. Onu felsefeden de üstün tutmak gerek. O bütün erdemlerin kaynağıdır.

📖 Sayfa 132 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Suçunu sadece kendisi bilen, cezadan yakayı kurtaran bir katilin çektiği vicdan acısı, insanın kendi varlığına, kendi benliğine dönmek isteyişidir.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Utanmayın, aslandan ya da gül ağacından geldiğiniz söylenseydi, hiç kuşku yok, hoşunuza gidecekti. Kutsal Kitap size, yüzyıllarca, bir toprak külçesinden varolduğunuzu söyleyip durdu da niçin utanmadınız? (Felsefe Tarihi, s. 345-346).
Prof.Dr. Alfred Weber

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Görüldüğü gibi, din kurumu her zaman ve her yerde güçlülerin yanındadır. Bu dünyadan umutlarını kesmiş bulunan ezilmişler, onun öbür dünya vaatlerine dört elle sarılmışlardır. Ne var ki bu oyalanma da yetmiyor, ara sıra canları boğazlarına gelip başkaldırıyorlar. Oyalamanın bir başka yolu dinleri çeşitlendirip, bu çeşitli dinleri de küçük ayrıntılarla çeşitli mezheplere ayırarak, ezilmişleri birbirlerine saldırtmaktır.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Ölüm, bir görünüşten başka bir şey değildir. Gerçekte ölüm yoktur, yaşamak vardır. Ölüm de yaşamak içindir. Ölümü önemseyişimizin nedeni, doğumu önemseyişimizdir. Doğum da, ölüm de yaşamak iradesinin birer görünüşünden ibarettir. Görünüşler ne olursa olsun yaşamak sürüp gitmektedir. Ölüm kendi objemiz için pek önemli görünmektedir ama, insan objesinin yaşama isteği için zorunludur. Sonsuz sürekliliğin bir parçası oluşumuz bizi avundurmalıdır. Kendilerini öldürenler sadece acı çeken bedenlerinin acısına son verebilirler, sonsuz sürekliliklerine engel olamazlar.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Kesin olan tek şey var: Bir şeyin doğruluğundan şüphe etme... Şüphe etmek, düşünmektir. Şu halde düşünmekte olduğum şüphesiz. Düşünmekse varolmaktır. Şu halde varolduğum da şüphesizdir. İşte bilgim: Ben varım. Şimdi bütün öteki bilgileri bu sağlam bilginden çıkarmalıyım.
İşte Descartes’i yeniçağ felsefesinin kurucusu yapan metot, bu metottur.

📖 Sayfa 258 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Atinalı Solon, hiçbir şeyde aşırı olma, ölçülü kal, diyor. Keder doğuran hazdan kaç. Çabuk dost edinme, edindiklerini de çabuk gözünden düşürme. Hükmedilmeyi inceleyerek hükmetmeyi öğren. Yurttaşlarına, en hoşlarına gideni değil, en iyiyi söyle. Görünmeyenleri görünenlerden çıkar.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

İnsanlar bilmediklerinin tutsağıdırlar,

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Kutsal kitapların dış anlamlarını (zahir ilmi) peygamberler, iç anlamlarını (bâtın ilmi) da imamlar bildirirler. Tenzil adı verilen dış anlamlar kafaları olgunlaşmamış insan sürülerini yönetmek içindir, gerçek tevil adı verilen iç anlamlardadır. Örneğin, dış anlamda evli erkek ve kadınların birbirleriyle cinsel ilişki kurmalarını bildiren zinâ, iç anlamda tarikat sırlarını açıklamak demektir.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Bedenimiz acısız ve ruhumuz rahatsa, mutluyuz Menokieos.

📖 Sayfa 131 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Ilk din kitabı, İ.Ö. 2000 yılında Hindistan'da düzenleniyor. Evreni kişileştirip tanrılaştırmak da Hintlilere özgü buluş. Aşırı zengin azınlıkla aşırı yoksul çoğunluğun yaşadığı bu büyük ülke, aynı zamanda, gizemciliğin (mistisizmin) de kaynağı.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Mütezileciler, İslam felsefesinde özgür felsefeyi gerçeklestiren ilk ve tek felsefe akımıdır.

📖 Sayfa 200 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Sonrası olmayan, sonralarını vaat etmeyen hiçbir mutluluğun tadı yok.

📖 Sayfa 27 · Yedinci Gün, Orhan Hançerlioğlu

Yirmi dört saatlik günler ve yedişer günlük haftalar tertipleyen ilk takvimin günümüzden yetmiş yüzyıl önce (1.Ö. V. bin yıl) eski Mısır'da yapıldığını hatırlarsanız, gök bilgisinin eski Mısır'da ne kadar gelişmiş bulunduğunu bütün gerçekliğiyle belirtmiş olursunuz.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Tanrısal bilgeliği kötülüğe göz yumduran kaçınılmaz nedenlerin varlığına inanmak zorundayız.

📖 Sayfa 283 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Ozan Petrarca (1304-1374), Yalnızlık Üstüne (De Vita Solitaria) adlı kitabında yalnız yaşamanın erdemini savunuyor. Petrarca'ya göre mutluluk, iç ve dış etkilerden sıyrılmakla, bağımsız olmakla mümkündür. İnsanın ilk ödevi kendini geliştirmektir. Bu gelişmeye ancak yalnız yaşamakla erişilebilir. Yalnız yaşamak, insanları sevmeye engel değildir. İnsan yalnız yaşar ama, her zaman insanlarla ilgilenir, onlarla beraber olabilir.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Bu arada İslam disiplini, Câbir Ibni Hayyan gibi çok büyük bir hekim-düşünür yetiştirmiştir ki kimya biliminin babası sayılır. Câbir, bilginin duyularla elde edildiğini ve daha sonra derece derece ussal bilgiye erişildiğini ileri sürmüştür. Hayvan'dan insana yükselişi, karanlıktan ışığa çıkış olarak niteler ki bunda ışıkçılığın ilk izleri görülmektedir. Câbir'e göre bilgi elde etmek için görünenden görünmeyene doğru uslamlama ve yorumlama yoluyla yürümek gerekir.

📖 Sayfa 177 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Bizzat doğa, yaşamla ölüm karşılığının savaşımından oluşmuştu. 

📖 Sayfa 445 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Devlet yıkılmaya yaklaştığında vergiler artar. Vergilerin artması da devletin yoksulluğunu önleyemez. Böyle bir durumda, kazanmaktan umut kesilmiş olacağından, pazarlardaki alışveriş durur.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Varlık, tektir ve değişmez. Çokluk ve değişirlik görünüştedir.
Biz bu görünüşleri duyularımızla algılıyoruz, tekliğe ve değişmezliğe usumuzla (aklımızla) varıyoruz. Duyular aldatıcıdır, gerçeği gören sadece ustur. Çünkü, gerçek varlık görülemez, dokunulamaz, işitilemez; demek ki duyularımızla algılanamaz. Onu ancak usumuzla kavrayabiliriz.

📖 Sayfa 93 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

‘Sevgi bir sanı, bir aldanma, isteyerek, bilerek ya da kendi kendini zorlayarak bir düş yaratmadan başka bir şey değil…’

📖 Sayfa 118 · Ali - Kutu Kutu İçinde, Orhan Hançerlioğlu

Yaşlılar, iyi sofraların başında otururlar. Konuşma hevesini artırıp yiyip içme hevesini azaltan yaşlılığa çok şeyler borçluyuz. Ama insanın içini gıcıklayan öyle zevkler vardır ki, yaşlılar bunları duyamazlar diyebilirsiniz. Doğru, ama yaşlılar bu zevklerin yokluğunu da duymazlar. Yokluğunu duymadığın şeyin üzüntüsünü de duymazsın.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Doğruluğun ne olduğunu gerçekten öğrenmek istiyorsan, yalnız sormakla kalma, başkalarının verdiği karşılığı da alkış toplamak için çürütmeye kalkma. Sormak, karşılık vermekten kolaydır. Sen de karşılık ver bakalım söylenene, neymiş sence doğruluk?

📖 Sayfa 114 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Düşünmek onu büsbütün yoruyor, bitiriyordu..

📖 Sayfa 19 · Yedinci Gün, Orhan Hançerlioğlu

"İnsanlar ölümlü tanrılar, tanrılar ölümsüz insanlardır."

📖 Sayfa 31 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

İdeler, bize dışarıdan gelmezler. Onlar, önceden zihinlerimizdedirler. Dışarıdaki maddesel bölgeler, bizlere onları hatırlatarak, onları uyandırırlar. Bu yüzdendir ki bilgilerimizi, duyularımız yoluyla, maddelerden aldığımızı sanmaktayız. Bu bir kuruntudur. Gerçekte, maddeler, evrensel akıldaki örneklerine göre biçimlenmişler, sonra da bizlere görünerek, zihinlerimizde uyuyan asıllarını uyandırmışlardır.
Niçin?... Çünkü gerçek olan, süreklidir, kalıcıdır. Sürekli ve kalıcı olanlarsa, maddeler değil, sadece düşüncelerdir.

📖 Sayfa 108 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Üstün güçlerle çevrili olduklarını gören, bu üstün güçlerden korkan ilk insan toplulukları koruyucularını çevrelerinde aradılar. Bu koruyucu çoğu zaman bir hayvan, kimi topluluklarda bir bitki, pek az rastlanmakla beraber kimi topluluklarda da deniz ya da yıldız oldu. Bu koruyucunun adına totem dendi. Insan denilen yaratığın ilk dini, totem dinidir.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Sebepler bir yana, dünyada ne çok bahtsız vardı. Gerçek olan insanların acı çekmesiydi. Saadet dediğimiz, belki de, bu acıların kısa bir zaman için dinmesinden, durulmasından ibaretti.

📖 Sayfa 90 · Ali - Kutu Kutu İçinde, Orhan Hançerlioğlu

Tevrat, Hermes'in İ.Ö. 3000 yılında yaşadığı bilindiğine göre, insan soyunun günümüzden on bin yıl önce başladığını bildirmektedir. Oysa bilim, günümüzden kırk milyon yıl önce insana pek benzeyen yaratıkların yaşamaya başladığını hesaplamış bulunuyor. Çağdaş bilimle Tevrat'ın arasında, var.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Hegel'e göre varolmak, oluş halinde bulunmaktır. Sürekli oluş halinde bulunmayı da varlığın özünde bulunan çelişme sağlar. Varlık, hem kendisi olan varlık ve hem karşıtı olan yokluğun çelişmesiyle varlaşmıştır. Sadece kendisi (varlık) olsaydı devimsiz ve kısır kalırdı, sadece karşıtı (yokluk) olsaydı gene devimsiz ve kısır kalırdı. Varlık, aynı zamanda hem varlık, hem de yokluk olduğu içindir ki, vardır. Varlığın özünde bulunan varlaştırıcı güç budur.

📖 Sayfa 362 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Galiye tarikatına bağlı olanlara göre Ali, Tanrı'dır ve bulutlar üstünde oturmaktadır. Bir gün yeryüzüne inerek dünyayı düzeltecektir. Gök gürlemesi Ali'nin sesi, yıldırım Ali'nin kamçısıdır.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Nedenini çözemediğimiz bir olayla karşılaştık mı Tanrıdan medet umuyoruz. Mademki bu olayın nedenini bulamıyorum, şu halde bu bir Tanrı işidir, demek kadar sakat bir düşünce olabilir mi?

📖 Sayfa 225 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Her şeyden önce, insan, elinde olmadan içine girdiği bir sosyal alanda, gönlünün dilediği gibi yaşayamıyordu. Saadeti engelleyen birçok toplum kuralları doğmuştu.

📖 Sayfa 90 · Ali - Kutu Kutu İçinde, Orhan Hançerlioğlu

İslam doğa felsefesinin kurucusu Ebû Bekr Zekeriya Râzi dir. Råzi, deney ve tümevarım yöntemlerini kullanan, bilginin sadece duyularla elde edildiğini savunan İslam felsefesinin ilk görgücüsüdür. Bedensel hastalıkların, aynı zamanda ruhsal nedenleri olduğunu ileri sürecek kadar çağını aşmış bir düşünürdür. Yetkeler, onun Hekimlik Kitabı'nı psiko-somatik hekimliğin ilk yapıtı sayarlar.

📖 Sayfa 177 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Mutluluğu gelecekte görüyorsanız onu şimdiden bulmuşsunuz demektir, ummak mutlu olmaktır. Gerçek nedenleri bulmaya çalışın, gerçek nedenleri bilmedikçe huylarınızı düzenleyemezsiniz. Sinirlenmemek elinizdedir ve sinirleriniz uysal köpekler gibidir, düşüncenizin buyruğundan dışarı çıkamazlar.
Mutsuzluğumuzu doğuran kuşku ve korku birer hastalıktır, hasta olduğumuzu değil, sağlam olduğumuzu düşünmeliyiz....

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Yaşamak?...ama nasıl yaşamak?..

📖 Sayfa 30 · Yedinci Gün, Orhan Hançerlioğlu

Ne tuhaf… Öyle bir adam ki, mutluluğunu bilgisizliğine, görgüsüzlüğüne borçlu.

📖 Sayfa 77 · Ali - Kutu Kutu İçinde, Orhan Hançerlioğlu

Ama niçin?... Niçin içimde bir tiksinti var? Niçin kendimden iğrenir gibiyim?...

📖 Sayfa 161 · Ali - Kutu Kutu İçinde, Orhan Hançerlioğlu

Animizme önceleri fetişizm deniliyordu. Bu sözü zencilerin perili ve büyülü nesnelerine bakarak Portekizli gemiciler yakıştırmışlardı. "Feitiço", Portekiz dilinde büyülü nesne demektir.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Ruhları ölümsüzlüğe götüren, dünya sınavında, iradelerini kullanarak, güçlerine dayanarak, acı çekerek elde ettikleri aydınlık bilinç'tir. Bu bilince (şuura) kavuşabilmek için, yükselmeyi istemek yeter. Yükselen ruh, aydınlık bilincine dayanarak, tüm güzellik, tüm güç, tüm akıl olacaktır. Buysa ölümsüzlüktür.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Yaşlılar aşırı zevklerden yoksundur. Eğer yaşlılık, bizlerden, gençliğin o en kötü kusurunu uzaklaştırıyorsa ne büyük bir iyilik ediyor. Bedensel zevk, doğanın insanlara verdiği en büyük beladır. Şehvetin göze aldırmadığı hiçbir kötülük yoktur. Şehvetle erdem bir arada bulunamazlar. Akıl, zevk isteğini uzaklaştırmaya yetmiyorsa, bunu yapabilen yaşlılığa saygı duymalıyız.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Rodoslu Kleobulos, ölçü en iyi şey, diyor, babayı saymak gerek. Dinlemeyi sevmeli, gevezeliği değil. Hazza hükmetmeli. Zorla hiçbir şey yapmamalı. Yurttaşlara en iyi öğütleri vermeli. Çocukları eğitmeli. Halka karşı olana düşman gözüyle bakmalı.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Yakınamıyacak kadar yorgun...

Yedinci Gün, Orhan Hançerlioğlu

"Tanrıyı arayan, sonunda kendisini bulur."

📖 Sayfa 153 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

[…] insanlardan uzak, insan kalabilmişlerdi.

📖 Sayfa 46 · Ali - Kutu Kutu İçinde, Orhan Hançerlioğlu

❝Güçsüzler temizlenir, güçlüler ayakta kalır. Bu, bir evren kuralıdır.❞

📖 Sayfa 76 · Ali - Kutu Kutu İçinde, Orhan Hançerlioğlu

“Gerçek dostlar az, demek yerine, kanımın yuvarları az, demek daha iyi olmaz mı?” diyor;
Alain (Emile Chartier, 1868-1951)

Bilindiği gibi, en çok oksijen, deniz yüzünde, alçak yerlerde vardır.
Gerekli oksijen gazını alabilmek için, deniz yüzünde, kanın bir milimetre küpüne dört buçuk milyon yuvar yeterken, deniz yüzünden dört bin metre yükseklikteki bir dağda sekiz milyon yuvar az gelir.
Bu hesaba göre, mutluluğumuz için dağlara tırmanmamız gerekmektedir....

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

İlk insan, soğumuş lav kayalarının üstüne çıkıp çevresine bakınca, kendisine göre değerlendirdiği iki şey gördü: Kendisinden aşağıda olanlar, kendisinden yukarda olanlar... Kendisinden aşağıda olanlara aldırmadı ama, kendisinden yukarda olanlardan ölesiye korktu.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

bulunca Şükrederiz, bulmayınca sabrederiz,

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

“Bizler, gizlerle dolu bir evrende bir düş'ün düşünü görmekteyiz. Gerçekte bildiğimiz hiçbir şey yoktur. Sezişlerimizin, kavramlarımızın, deneydışı ide'lerimizin içine gömülmüşüz; bir şeyler kuruyoruz. Ne var ki, bildiğimizi sandığımız şey sadece olay'lardır. O olaylar ki, bilmediğimiz nesneyle asla bilemeyeceğimiz bir öznenin birbirlerine olan ilişki'sinden doğmuştur".

📖 Sayfa 334 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

…özgürlüğü vererek karşılığında alınacak ekmek mi, yoksa ancak özgürlükle elde edilebilecek ekmek mi?

📖 Sayfa 321 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

İbni Sinâ, tüm bilgilerimizin sezgiyle elde edilen açık ilkelerden çıkarsama yoluyla oluştuğu kanısındadır. Bilgi sürecinin duyum ve algıyla başladığını kabul etmekle beraber gerçek bilginin ussal olduğunu ileri sürüyor. İbni Sinâ, çağını pek aşan bir görüşle cisimlerin kendi iç güçleriyle devindiğini savunuyor. Bu iç güçe öz-güç (Fr. Autodynamisme) anlamında Ar. Al-kuvvet al-nefsiye demektedir.

📖 Sayfa 181 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Ey insan… Temkinli bir akıl mutluluğun ilk gereğidir.

📖 Sayfa 101 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

‘Yenilmeyeceğim babacığım, üzülme, yenilmeyeceğim.’

📖 Sayfa 141 · Ali - Kutu Kutu İçinde, Orhan Hançerlioğlu

Ne var ki artık, yoksulluk ve acı çeken insan yığınlarına öğütler yetmiyor.Onları baskı altında tutacak, başkaldırmalarını önleyecek bir güç gerekmektedir.Bu güç ‘devlet’tir.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Yaşamak, devimlilik (hareketlilik) demek. Taşıyla toprağıyla, göğüyle yıldızıyla tüm evren yaşamakta. Ama biz insanlar bu deyimi, gözlerimizle görebildiğimiz kımıltılar ölçüsünde kullanmışız. Bitkilerle hayvanları canlı, bunların dışındaki tüm nesneleri cansız saymışız. Öyle olsun. Biz de, gerçekte henüz bir başlangıç olduğu halde bizlere pek uzun gelen insanlık serüvenimizde bu yanlış anlamı sürdüreceğiz...

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Sessizlik en güzel şeydir.

📖 Sayfa 61 · Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

büyük insanlarsa büyük acılar çekmek zorundadırlar.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu

Sümer Tanrısı Marduk'un büyük önemi, bugün dünya uluslarını etkileyen üç büyük dine kaynaklık etmiş olmasıdır. Tevrat'la Incil'deki hikâyelerin, kuralların kaynağını görmek isterseniz, İ.Ö. IV. bin yıla kadar inmeniz gerekecek. O zamanlar Dicle'yle Fırat nehirleri arasında (Mezopotamya) Sümerler diye adlandırılan bir kavim yaşıyordu. Sümerlerin birçok tanrıları arasında Marduk, maddeye biçim veren ve deltayı yaratan tanrı sayılıyordu. Tevrat'la İncil'deki hikâyelerin çoğu Sümer efsaneleridir.

Düşünce Tarihi, Orhan Hançerlioğlu
Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Her sözün altında alındığı eser belirtilmiştir.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4