CANLI

60 Değerli Satırlar: Bahaeddin Ögel'in Tarih Üzerine Türklerde Devlet Anlayışı Kitabından

Türklerde Devlet Anlayışı - Bahaeddin Ögel kitap alıntıları ve sözleri

Bahaeddin Ögel'in Türklerde Devlet Anlayışı adlı eseri, tarih alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. İlk kez 1982'de yayımlanmıştır. Türklerde Devlet Anlayışı'yı okuyan herkesin işaretlediği sözler, aşağıda bir arada.

Yazar:Bahaeddin Ögel
İlk Yayın:1982
Yayınevi:Ötüken Neşriyat
Sayfa Sayısı:368
Dil:Türkçe
ISBN:9786051553559
Okuma Süresi:10 sa. 26 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Tarih

Türklerde Devlet Anlayışı'dan En Beğenilen Alıntılar

Tapan, Çingiz Han'a şöyle dedi: " Siz insanları öldürüp toprağı boş bırakıyorsunuz. Hâlbuki devlet, insan ile topraktan meydana gelir. Insansız devlet olmaz."

📖 Sayfa 43 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Destanlarda Oğuz Han'ın, dolayısıyla Türkler'in ana yurdunun kışlağı Talas, Sayram ve Almalık şehirleri; yaylağı ise Or-dağ ile Kür-dağ idi. Akınlarda, anayurtla ilişkilerini kesmemeğe dikkat ediyorlar ve "fütuhat hülyâsı ile anayurdumuzu fedâ etmeyelin" diyorlar ve bu, bir yasa oluyordu. Görülüyor ki, Türkler ne kadar uzaklara akın yaparlarsa yapsınlar, anayurtlarını akıllarından çıkarmıyorlardı.

📖 Sayfa 163 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Türk Şamanizminde "tın", "ruhtur ve nefestir". Bütün canlılarda bulunur. Tın vücuttan ayrılırsa, insan veya diğer bütün canlılar ölür. "Kut" ise her şeyde, cansızlarda da bulunur. Bulunduğu her yere kutluluk ve bereket verir. Bunun içindir ki, Osmanlılar bile "kutlu ev", "kutlu yurt", "kutlu otluk" sözlerini kullanmışlardı.

📖 Sayfa 189 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Prof. Osman Turan'ın da belirttiği gibi, Anadolu'ya gelen Türkmenler ilk önce çok sert ve katı oluyorlardı. Bu Türkmenler kendilerine yurt bulup, yerleşip Bizans karşısında bir beylik kurunca, Rumların artık Türkmenler'den bir şikâyeti kalmıyordu. Bizans'ın kötü ve baskıcı idaresi yerine, artık bu Türkmenlerin idaresini seçer oluyorlardı. Kendi kabilesi ile birlikte bir yurda sahip olan bir Türkmen beyi, mücadele sonunda küçük bir beyliğin sahibi olunca, derhâl asâyiş, emniyet ve nizamı kuruyordu... 1038'de Selçuklu İbrahim Yınal'ın da dediği gibi, yağma ve yolsuzluklar küçük halkın işiydi.

📖 Sayfa 161 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Taciklerin sakalı, nedense Türklerin pek hoşlarına gitmiyordu. Bilindiği üzere Türkler, sakal bırakmazlar ve sakaldan da hoşlanmazlardı.

📖 Sayfa 298 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Her eski medeniyet çevresi kendilerine göre insanların hayat ve davranışları için, bazı kaideler ve yollar koymuşlardı. Buna biz eskiden 'düstûrü'l-âmel' diyorduk.

📖 Sayfa 26 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Bektaşi şairi Caferoğlu'nun dediği gibi, "Paktır, hem arıdır insan, Mevlânın sırrıdır insan!"

📖 Sayfa 38 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Türkler Kutup yıldızına, altun kazuk veya demir kazuk derlerdi. Zaten bu deyimlerden de, Kutup yıldızının Türk düşüncesindeki, kozmogonik manası, anlaşılıyordu. İslamiyetin girişiyle, bu inanış da, azalmıştı.

📖 Sayfa 48 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Türk devletinin en mühim özelliği, tefrikaya karşı olması ve devletin ortağının bulunmamasıdır.

Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Şamanizmde kut insanın ruhudur ve çocuğa ana rahminde iken verilir. Fakat insan ruhu Türkler'de ve Türk şamanizminde daha çok "tın" adı ile anılırdı. Gerek Yakut ve gerekse inanışları hakkında sağlam ve geniş bilgiler toplanmış olan Altay Türklerinin Şamanizminde tın, bir 'esinti, rüzgâr ve nefes' idi. Tın ayrılırsa insan hemen ölürdü. Tın, bütün canlı yaratıklarda bulunurdu. Kut ise her şeyde var olabilirdi.

📖 Sayfa 179 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Çin'deki ünlü ve en büyük Tang Sülalesinin kurucusu, damarlarında Türk kanı taşıyordu. Bundan dolayı Göktürklere karşı bir saygısı vardı.

📖 Sayfa 313 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Tengri Kut sözünün anlamı " Gök veya Tanrı'dan kut bulmuş" veya " devletli ve saadetli" demekti.

📖 Sayfa 69 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Paktır, hem arıdır insan,
Mevlana'nın sırrıdır insan!

📖 Sayfa 38 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Mete, M.Ö. 176 yılında Çin imparatoruna yazdığı mektubunda, söze şöyle başlıyordu: "Gök tarafından tahta çıkarılmış Hunların Büyük Hakanı..."

📖 Sayfa 67 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Ön asya'daki bir inanışa göre,Kaf dağları dünyanın çevresini çepeçevre kaplamış lardı.

📖 Sayfa 49 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

M. Ö. 162 yılında ünlü bir Çin veziri de aynı davranışı göstermişti. Çünkü buda dini, et yemeğini yasak ediyordu. Halbuki Türklerin ekonomisi, hayvancılığa dayanıyordu. Giyeceklerini yapım ve hazırlanması da, hayvan ekonomisi ile ilgiliydi. Çin gelenekleri alınırsa, Türkleri Çin'e ekonomik bakımdan, bağlı olacaklardı.

📖 Sayfa 312 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Batılıların yapmış olduğu devlet tarif ve tasnifleri Bahaeddin Ögel'e göre, Türklerin kurmuş oldukları devletleri izah edemez. Bu sebeple onun devlet tarifinde "artı ürün" gibi tanımlara rastlanmaz.

📖 Sayfa 16 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Ok ve yay’ın Türklerde bir dünya hâkimiyeti veya bir dünya devleti kurma ile ilgili bir sembol olduğu da bir gerçektir. Bunu ilk önce Oğuz Destanı’nda görüyoruz.(…)

( Din ve Mitoloji Temelleri )

📖 Sayfa 66 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

İl beylerinin, pek fazla bir "idarî ve siyasî" faaliyetleri bulunduğu da söylenemezdi. Fuad Köprülü'nün' Osmanlı İmparatorluğu'nun Kuruluşu' adlı eserinde, aşiretler bölümünde tanıtılan il beylerinin, bir memur sınıfı yoktu. Sonradan geliştikçe, bunlar memur sınıfına, divana da sahip oldular.

📖 Sayfa 88 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Çin tarihleri, Göktürklerden söz açar açmaz, onların Hunların soylarından geldiklerini söylerlerdi.(…)

( Din ve Mitoloji Temelleri )

📖 Sayfa 64 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

"Gökteki güneşe, yerdeki ilime doyamadım." sözleri Göktürk yazılı mezar taşlarında görülüyordu.

📖 Sayfa 54 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Türk ailelerinde konuk hakkı atadan gelen bir mirâs olarak görülür. Dış tesirlerin daha az sızdığı bazı Kuzey Türk kesimlerinde, ölen bir kimse vâsiyetinde varlığını çocuklarına bırakırken, bir bölümünü de gelen konukların ağırlanması için bir yere ayırırdı. Daha tutucu Türk kesimlerinde, konuklanmayan bir misafir bu hakkını alıp gidebilirdi.

📖 Sayfa 119 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

(…)İnsanların Tanrı anlayışına gelmeden önceki düşünce çağları da vardır.(…)

( Din ve Mitoloji Temelleri )

📖 Sayfa 63 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

"Bilge Kağan" bütün Göktürk kağanlarına verilen bir addır.

📖 Sayfa 173 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Devleti yapan, toprak ile insan unsurudur. Bu sebeble Türk universismus'u yani "Türk Dünya Devleti" ideali, Orhun yazıtlarının hemen girişinde anlatılmıştır. Yeryüzü yani yağız yer ise, Türk Devletinin dayandığı bir toprak olarak kabul edilmişti: Yukarı da gök, aşağıda yer yaratıldığında; ikisi arasında insanoğlu yaratılmış. Insanoğlunun üzerinde ise, Türk kağanları Bumin ve istemi kaganlar, kagan olarak oturmuşlardı.

📖 Sayfa 41 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Bilig biling ya begim,
bilig sanga eş bolur;
bilig bilgen ol erke bir gün devlet tuş bolur!
Biliglig altun belinge,
taş kurşansa kaş bolur,
biligsizning yanınga altun koysa taş bolur!

📖 Sayfa 241 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Türklerde, göğü yaratan bir güç vardır. Çin'de ise, göğün kendisi bir yaratıcıdır.

📖 Sayfa 8 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

"Kim kür, yiğit olsa, mağrur ve gururlu olur: XI. yüzyılda derlenmiş bir eski Türk atasözü böyle diyordu. Kaşgarlı Mahmud, buradaki "kür" sözünü "er-râbitu, el-ce'şi, kâviyyü'l - kalbî" yâni yiğid, korkmaz, kâvi ve katı kalpli olarak tercüme ediyordu. Bu yiğitlik ve cesaretin de üstünde, bir onur ve şeref unvanı gibiydi.

📖 Sayfa 71 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

"Yukarıda gök, aşağıda da yer yaratıldığında; ikisi arasında insanoğlu yaratılmış. İnsanoğlunun üzerine ise, Türk kağanları Bumin ve İstemi kağanlar, kağan olarak oturmuşlardı." Bu, aynı zamanda bir din inanışıydı. Türklerin bu din inanışının içinden de "devlet kavramı" gelişmişti.

📖 Sayfa 41 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Oğuzun Kınık boyunun içinde, İranlı bir girmenin ne işi vardı? Böyle bir şey olamazdı. Demek ki İran toprağında hüküm süren Selçuklu hanedanı, belkide hakimiyeti meşru kılmak için, böyle düzmece soy kütükleri kurulmuştu. Ebülgazi Babadır Han bunları eleştirdikten sonra, Selçuklunun ne Türk'e ve ne de Türkmen'e bir yararı olmamıştır, der ve sözünü bitirir. Aslında bu, doğru idi. Çünkü Anayurttan uzaklaşan Selçuklular, Türkistan'daki Türkler ve Türkmenler ile ilgilenememişlerdi.

📖 Sayfa 299 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Ortadoğu ile Hindistan'daki açların hepsi kendi başlarının çarelerine bakarlardı. Türklerde ise açlığın çaresi topluca aranırdı. Çünkü Türklerin sosyal yapısı ile boy düzeni bunu gerektiriyordu. Aileler topluluğu, bir askerî birlik yapısında oluşuyordu. Yalnız gezenler ise soysuz sopsuz, çingene kişilerdi.

📖 Sayfa 153 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Hunlar ile Göktürklerde âdeta ideal hâline gelmiş üstün bir millî gurur ve kendilerine karşı da bir güven gelişmişti. Halkın millî gururu ve bu gururun zamansız olarak patlak verip bir savaşa sebep olabileceği korkusu, hakanların kalplerini sarıyordu. Nitekim, M.Ö. 91 savaşından önce Hunlar Çin başkomutanını esir alırlarsa, Tanrı'ya kurban edeceklerine söz veriyorlar... Çin başkomutanı esir alınıyor... Ancak Hun hakanı Çin komutanını ağırlıyor... Fakat ana hatun hastalanınca Tanrı'ya verilen söz yerine getirilmedi diye, (ordu) Çin komutanını kurban ediyor.

📖 Sayfa 136 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Göktürk kağanlarının vücudu, yani eski Türklerin dediği gibi eti özü mukaddes değildi. "Mukaddeslik" anlayışını eski Türkçede "ıduk" sözü, Çincede ise "sheng" işareti karşılar.

📖 Sayfa 68 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Devletler yıkılıp yeniden kurulabilirler. Ancak kalıcı olan, Türk milleti ile Türk kavimleri ve onların zihinlerindeki düşüncedir. Türk devletlerinin çekirdeği de ailedir. Aile bozulmadıkça, bu düşünce ve anlayış devam etmiş ve devam da edecektir

📖 Sayfa 25 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

M.Ö. 53 kurultayında, taht kavgaları için millet ve devlet ikiye bölünemez, deniyordu. İşte Türk devlet felsefesinin ana temellerinden biri bu idi.

📖 Sayfa 135 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Türk budun, yani "Türk milleti" denince, yalnızca devleti kuran ve koruyan Türkler mi, yoksa Göktürk Devleti'ne bağlı kavimler de mi anlaşılıyordu? Henüz bu nokta karanlıktır. Anlaşıldığına göre, "Türk Sir Budun" sözü, herhâlde yalnızca öz Türk olanları tanıtıyordu. Tonyukuk yazıtında, şöyle deniyordu: "Türk Sir Budun yerinde, ne boy, ne millet, ne kişi, ne de hakan kalmış olacak idi!" Buradaki "Türk Sir Budun yerinde" sözüyle, herhalde devleti kuran, idare eden ve koruyan Türklerin yurdundan söz açılıyordu.

📖 Sayfa 53 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

(…)Oğuz Destanı’nın Osmanlı devlet anlayışında bile bir ağırlığı ve tesirleri vardır.(…)

( Din ve Mitoloji Temelleri )

📖 Sayfa 63 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

(…)Çingiz Han Devleti’ndeki bir tahta çıkma kurultayında kullanılan büyük bir otağı, gezgin Plano Carpini geniş olarak anlatmıştı.(…)

( Hakan ve Kurultay )

📖 Sayfa 114 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Konfüçyus'ün bilgi teorilerine bakarak, Türk devlet teorisi içinde bunları aramak doğru değildir.

📖 Sayfa 95 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Türkler, Çinlilerden ayrı olarak göğün üstünde veya göğe benzer bir Ulu Tanrı'ya inanıyorlardı.

📖 Sayfa 79 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Çinli halk barış zamanında da savunma duvarları, kanallar, yollar, evler yapmakla vazifeli idiler. Hunlarda ise barış zamanında herkes kendi işine, kendi gücünü verirdi.

📖 Sayfa 172 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Dokuz Oğuzlar, Göktürk kağanlarının da dedikleri gibi, Türklerin kendi budunları, milletleri idiler. Bunun için Göktürk kağanları, Dokuz Oğuzlar isyan edip kaçsalar da, onların peşinden gider, Dokuz Oğuzları derleyip, toplarlar ve onların yaralarını sarmak isterlerdi.

📖 Sayfa 127 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Türkçe yarlık ve kut sözleriyle karşılaşmışlardı. Ancak Çin'de Tanrı'nın emir veya yarlığı, İslamiyette Kur'an'da olduğu gibi, yazılı kanunlar anlayışı içinde görülmektedir. Göktürk yazıtlarında ise yarlık, düşmanı yenmek için Tanr'nın verdiği bir güç veya yardım anlayışı ile görülmektedir. Çin düşüncesi bir bakımdan İslam düşüncesiyle benzerlik göstermektedir.

📖 Sayfa 219 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

(Avrupa'ya ve) Cermenlere, onlu, yüzlü, binli ve onbinli ordu teşkilatı Atilla ve Hunları yolu ile gelmişti. Bu düzen, Attila'dan sonra Cermen ordularında da görülmeye başlandı.

📖 Sayfa 352 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

(…)Uygur edebiyatında ayag, yani “içki kadehi” büyük bir yer tutuyordu.(…)

( Hakan ve Kurultay )

📖 Sayfa 117 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Otağın başlıca sembolü, hiç şüphe yok ki tuğ idi.(…)

( Hakan ve Kurultay )

📖 Sayfa 116 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Demokratik bir âyin veya din töreni, Oğuzların halk toylarının özünde yatar.(…)

( Hakan ve Kurultay )

📖 Sayfa 115 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Oğuz destanı'nın Osmanlı devlet anlayışında bile bir ağırlığı ve tesirleri vardır.

📖 Sayfa 63 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Göktürk yazıtlarında da, Türk budun, yani Türk milleti denince, çoğu zaman Türk devletinin sınırları içinde kalan bütün halk toplulukları anlatılmak istenmiştir. Ancak devleti kuran ve devletin sürekliliğini devam ettiren Türk unsur da ihmal edilmemişti. Devlet güçü oldukça, Türk olmayanlar da, devlet için hizmet vermişlerdi. Onlar da onudanmış ve devlet içinde saygı bulmuşlardı.

📖 Sayfa 2 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Eski Çin devlet fikri, diğer büyük Asya kültürlerinde, hatta Tür k devlet anlayışında olduğu gibi, evreni (cosmos) gözedemekle başlamıştı.

📖 Sayfa 4 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Bilgesiz Türk, düşünülemez. Bunun içindir ki Türklerde devlet anlayışının, bir teori ve doktrin olarak süregelmiş ve süregitmiş olabildiğini kesinlikle söyleyebiliyoruz. "Dede Korkut Kitabı" bunun bir vesikasıdır. Başka hiçbir millet, böyle görkemli bir vesikaya sahip değildir. Aile, ahlâk, disiplin, protokol ve devlet anlayışının hepsi bu kitabın içindedir. Bu kitap, yazılmadan önce bütün bu bilgilerle halkın aklında ve zihninde idi. Ondan sonra yazıya dökülmüş ve kitap olmuştur.

📖 Sayfa 24 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Bir kurultayda veya toplantıda, kim nerede oturacaktır? Bu Türklerin deyimiyle orun, yani mevki meselesidir. Herkesin mülkiyet ve hâkimiyetini gösteren bir damga ile, yine her Türk topluluğun bir sembolü olan bir bayrak, Türk tarihinin hep bu mitolojik çağlarında oluşmuş hukukî belgelerdir. Bütün bu töreler, "topluluk düzeni ve askerî bir disiplin kurmak için konmuş kanunlardır" dır.

📖 Sayfa 105 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Anadolu'da, doğduğun toprağın kokusunu ver, derler...

📖 Sayfa 54 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

(…)Göktürkler, Hunların Orta Asya’da bulunan soyları ve kalıntıları idiler.(…)

( Din ve Mitoloji Temelleri )

📖 Sayfa 64 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

(…)On Oklar, Batı Göktürk devleti ile Oğuz ve Türkmenlerin atalarıdır.(…)

( Din ve Mitoloji Temelleri )

📖 Sayfa 65 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

(…)gerek Hunlar ve gerekse Göktürkler, kendi devletlerini Çin kadar eski, köklü, ulu ve yüce görüyorlardı.(…)

( Din ve Mitoloji Temelleri )

📖 Sayfa 64 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

(…)Çingiz Han Devleti aristokrat bir devlet idi.(…)

( Hakan ve Kurultay )

📖 Sayfa 115 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Türk devlet felsefesine göre töreyi yalnızca hakanlar değil, Türk milleti de kazanmalıdır. Töre, "işleyen güçlü devlet düzeni" demektir. Hakanın töreyi kazanması milli birliği sağlama, açları doyurma ve çıplakları giydirme gibi birçok vazifeyi hakkıyla yerine getirmesine bağlıydı. Kısacası hakan töre ile bağlıydı. Türk milletinin töreyi kazanması ise hakana saygıyla biat ve özgürlüğünü muhafaza için canını bile vermesiydi.

📖 Sayfa 285 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Kutadgu Bilig insanları karakterlere ayırıyordu. Kılk itig sözü "Allah'ın özenerek yarattığı kimse" demekti. Kılkı silig ise "özü temiz karakter" demekti. Kılkı tüz "uysal ve doğru" kimsedir. Karakteri kötü olana ise "kılığı kötü" deniyordu (gılıksız=karaktersiz). Türkler, özü ve karakteri iyi olarak anılan insanı şu kriterlerle belirliyordu; 1) Halka iyilik eder, 2) İyiliğini başa kakmaz, 3) Kendi yararını (öz asgını) istemez, 4) Başkasına yardım eder.

📖 Sayfa 294 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Türklerin kurduğu devletlerde idareciler ile halk arasında bir protokol veya seremoniler gibi engeller yoktu. Hun vezirlerine göre işlerin kolay yürümesi bu yüzdendi. Barış ve rahat zamanlarda aralarında engel olsa da çetin günlerde halk ile idareciler tamamen kaynaşmış durumdaydılar. Değer ve statü bakımından da idareciler ve halk arasında ciddi ayrılıklar yoktu. Ancak asker bir toplulukta disiplin gereği, idarecilerin gönüllerde kutlu ve soylu bir yeri vardı. Bazı hoş olmayan şeylere rağmen.

📖 Sayfa 166 · Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel

Sıkça Sorulan Sorular

Türklerde Devlet Anlayışı kimin eseridir?

Türklerde Devlet Anlayışı, Bahaeddin Ögel tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1982'de yayımlanmıştır.

Türklerde Devlet Anlayışı kaç sayfadır?

Türklerde Devlet Anlayışı, 368 sayfadır (Ötüken Neşriyat baskısı).

Türklerde Devlet Anlayışı'nın en ünlü sözü nedir?

“Tapan, Çingiz Han'a şöyle dedi: " Siz insanları öldürüp toprağı boş bırakıyorsunuz. Hâlbuki devlet, insan ile topraktan meydana gelir. Insansız devlet olmaz."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Türklerde Devlet Anlayışı — Bahaeddin Ögel. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4