
Klasik edebiyat alanında yazılmış önemli eserlerden biri olan Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov'un kaleminden çıkmıştır. Kitap 336 sayfadır. Bu sayfa, Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3'den damıtılan en akılda kalan cümlelere ayrılmıştır.
Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3'den En Beğenilen Alıntılar
Sözlerin anlamı ne denli güzel ve derin olursa olsun, çoğu zaman mutlu insanları da etkilemez, mutsuzları da. Bunların etkisini ancak konunun dışındakiler, kayıtsızlar duyabilir. Çünkü mutluluğun ya da üzüntünün asıl anlamı suskunluktur. Âşık olanlar birbirlerini en çok sessiz durduklarında anlarlar. Mezar başında söylenen sıcak, coşkun sözler yalnızca yabancıları etkiler; bunlar ölünün karısı ile çocuklarına hem soğuk hem de önemsiz gelir.
📖 Sayfa 281 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Dostlarım, bir gününüzü dahi boş geçirmeyip yaşamanıza bakın... Tanrım sizi bugünü yarın için feda etmekten korusun! Asıl yaşadığınız şu anda gençlik ateşi, esenlik, coşku vardır; yarın ise bir aldatmaca, bir hiçtir."
📖 Sayfa 13 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Üzgün olduğu zaman insanları güldürmek ya da neşeli olduğu zaman ısmarlama gözyaşları dökmek zorunda kalan bir yazarın içindeki o acı çekişmeyi bugüne dek niçin biri çıkıp yazıya dökmedi acaba?"
📖 Sayfa 188 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Liharev onun sarınıp kuşanmasına yardım ediyor, bir yandan da gevezeliği elden bırakmıyordu. Gelgelelim her sözü ağır bir taş gibi oturuyordu genç kızın yüreğine. Mutsuz insanlar ya da ecel döşeğinde ölümü bekleyenler ne kadar şaka yapsalar gülünebilir mi?
📖 Sayfa 249 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Kırk iki yaşındayım, artık genç sayılmam, ama sürüden ayrılmış bir köpek gibi yersiz yurtsuzum. Yaşadığım yıllar boyunca huzur, dinginlik nedir bilmedim. Ruhum hep bir şeylerin eksikliğini duydu, umut ederken bile acı çektim."
📖 Sayfa 242 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Ne acıklı bir durum! İnsan ancak bir yakınını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığında onu sevdiğini anlıyor!"
📖 Sayfa 283 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Her ikisinde de mutsuz insanların bencilliğinin bütün duygularına egemen olduğu anlaşılıyordu. Çünkü mutsuzlar bencil, kinci, acımasız olurlar, kolaylıkla haksızlık yaparlar, birbirlerini anlamayacak kadar ahmaklaşırlar. Mutsuzluk insanları birleştirmez, birbirinden koparır; üzüntülerin benzer olduğu, karşılıklı yakınlaşmanın beklendiği durumlarda bile hallerinden oldukça memnun insanlarda görülenden daha çok haksızlık, kötülük yaparlar.
📖 Sayfa 289 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Öyle yerler vardır ki, orada ayık duran insanın midesi bulanır, sarhoş ise neşesi gelir."
📖 Sayfa 186 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Bu dünyada pek çok görüş ileri sürülür, ancak bunların en az yarısından çoğu başı derde girmemişlerce söylenir.
Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Köprüye varınca durdu, derin düşüncelere daldı. Kızcağıza karşı niçin böylesine garip, soğuk davranmıştı? Bunun nedenini bulmalıydı. Asıl nedenin dışarıda değil, kendi içinde olduğunu biliyordu. Ve açık yüreklilikle itiraf etti: Bu, zeki insanların böbürlendikleri bir mantık soğukluğu değildi, bencil bir budalanın vurdumduymazlığı da değildi. Bir ruhsal zayıflık, güzelliği ta derinden duyma yetersizliğiydi. Öğrenim görme, ekmek parası kazanma yolunda verilen karman çorman bir boğuşmanın, otel odalarında kimsesiz yaşamanın çabuklaştırdığı bir içigeçmişlikti.
📖 Sayfa 323 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Şu kocalar öyle can sıkıcı yaratıklar ki, durmadan uyusalar iyi ederlerdi."
📖 Sayfa 57 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Yaşam bu! Feleğin ne işler çevireceğini, önümüzde kaç perende atacağını kimse kestiremez."
📖 Sayfa 237 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
...bu iç çekişlerin ne anlama geldiğini anlamazdım, şimdi düşünüyorum da, pek çok şeyi açıklıyor olmalıydı.
📖 Sayfa 11 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Belki de biz insanlar yüreğimizin iskambil kağıtlarındaki kupaya benzediğini düşünürken yanıldığımız gibi, kötülükle boğuşmaya hakkımız, böyle bir zorunluluğumuz olduğu konusunda da yanılıyoruzdur."
📖 Sayfa 208 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Bana öyle geliyor ki, bizim kötülüklerle boğuşmamızda bir sahtecilik var. Kötülüğe karşı koymama felsefesinde de önyargılı davrandığımızı sanıyorum. Bu tavır öylesine içimize işlemiş ki, bundan bir türlü kurtulamıyor, o yüzden önyargılı davranıp davranmadığımızı dahi bilmiyoruz.
Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Gene de ölümden söz edilirken akla gelen o itici korku yatak odasında hissedilmiyordu. Odadaki her şeyin öylece donup kalışında, annenin duruşunda, doktorun umursamaz yüzünde insanın içine dokunan, etkileyici bir şey vardı. Biz insanların anlayıp başkalarına anlatmayı daha uzun süre öğrenemeyeceğimiz; sanırım, yansıtmaya yalnız müziğin gücünün yeteceği, insan kederinin güzelliğiydi bu; hissedilmesi oldukça güç, incenin incesi bir güzellik!
📖 Sayfa 279 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Biliyor musunuz, biz üniversite öğrencisi erkekler arasında kadınlara karşı belli başlı iki türlü tavır takınılır. Birinde kadın kafatasları ölçülür. Amaç, kadınların erkeklerden daha aşağı bir yaratık olduğunu kanıtlamak, onlarda kusur bulup alay konusu yapmak, böylece değişik bir görüş ortaya atarak iyi bir şeyler yaptıklarını sanmaktır... İkincisinde ise ellerinden geldiğince kadınları kendi düzeylerine yükseltmeye çalışırlar. Böylece kadınların da kendileri gibi otuz beş bin böcek türünü ezberlemelerini, kendi konuşup yazdıkları saçmalıkları onların da söyleyip yazmalarını isterler... "
📖 Sayfa 243 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Genç kız onu sevdiğini dile getirdikten sonra kadınlara yaraşan o erişilmez yücelikten uzaklaşmış, Ognev'in gözünde boyu bile kısalarak basit, silik bir genç kız oluvermişti.
📖 Sayfa 320 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Erkekler nedense çok kaygısız oluyorlar, kendileri için bile kıllarını kıpırdatmazlar."
📖 Sayfa 237 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov

"Sizi seviyorum. Hem de öyle çok seviyorum ki, her şey çığrından çıktı; işimi, en yakınlarımı terk ettim, Tanrı'ya inancımı yitirdim! Kimseyi böylesine sevmemiştim."
📖 Sayfa 67 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Ismarlama yazı yazmak, aman ne korkunç şey!"
📖 Sayfa 191 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Çünkü içten olanlar yalnız ilkel insanlar ile hayvanlardır. Uygarlık dediğimiz şey insan yaşantısına kadınlık erdemi gibi bir lüks getirdiğinden burada içtenliğe fazla yer kalmıyor..."
📖 Sayfa 66 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Sizin de çok iyi bildiğiniz gibi, beş kez gittim, ama her seferinde yarı yoldan geri döndüm. Aldığım tren biletlerini göstereyim isterseniz; yırtmadım, sakladım onları. Sizden kaçacak iradeyi bulamıyorum kendimde. Öyle bir savaş veriyorum ki duygularıma karşı, bilemezsiniz! Ama dayanıklılık, yüreklilik, güç olmadıktan sonra duygularımla savaşmışım, ne çıkar? Doğa her zaman üstün geliyor... Anlıyor musunuz, yapamıyorum işte! Ben buradan kaçıyorum, duygularım sımsıkı eteklerime yapışıyor. Aşağılık, iğrenç iradesizlik!"
📖 Sayfa 64 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
İçkiler genelde şöhrete ve deniz suyuna benzer: ikisi de tattıkça susatır insanı.
📖 Sayfa 305 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Gençliğim boş yere harcandı gitti."
📖 Sayfa 266 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Zaman farkına varılmadan geçip gittiğine göre mutlu ve rahat yaşanmış demekti.
📖 Sayfa 315 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Şarap insanı daha iyi yürekli yapar, gördüğü kusurları hoş karşılamasını sağlar..."
📖 Sayfa 186 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Gençliğimde çalışmaya kendimi fazla verdim, yaşamaya pek aldırmadım, ama yaşamın tadını çıkarmak istediğimde de geriye dönüp bakınca ellisini devirdiğimi fark ettim. Geç kalmıştım. Neyse, bu konuyu deşmeyelim. Canımı sıkıyor..."
📖 Sayfa 8 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Her şeyin bir sınırı vardır, insanın doğasıyla boğuşmasının da..."
📖 Sayfa 66 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Dalları kar yüklü yüksek kavak ağacı mavimsi karanlıkta kefenine bürünmüş bir dev gibi dikiliyordu karşımda. Kederli, hüzün dolu duruşundan benim gibi o da yalnızlığın acısını biliyor gibiydi. Uzun zaman gözlerimi ayıramadım kavaktan.
📖 Sayfa 266 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Kimi insanlar yalnızca votkadan, oburluktan zevk alırlar; bense boş zamanlarımda bir köşeye çekilir, kitabımı okurum. Hep okurum, sonra ağlarım, ağlarım..."
📖 Sayfa 195 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Ne diye ağlıyorsun ki?"
"Çok dokunaklı yazıyorlar da ondan... Kitaba ödediğin para üç-beş kapiktir, ama döktüğün gözyaşının, attığın çığlıkların hesabı yoktur."
-Saçmalık neresinde bunun? Tam tersine, hiç de saçma değil! Shakespeare nasıl söylemiş: «İnsan gençken gönlü de gençse mutludur!»
Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Ben ne kurtlardan, ne vahşi hayvanlardan ne de cadılardan korkarım; tek korktuğum şey insanlardır. Vahşi hayvanlara karşı kendini silahla, eline geçirdiğin başka bir şeyle savunabilirsin, ama kötü insandan hiçbir biçimde korunamazsın."
📖 Sayfa 49 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Korku, sağduyudan her zaman daha güçlüdür.
📖 Sayfa 32 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Evet, seviniz, evleniniz, saçmalıklar yapınız," diye sıraladı dayım. "Bana sorarsanız, saçmalıklar, yaşamın derin anlamını kavrama çabalarımızdan daha sağlıklı, daha yaşam doludur..."
📖 Sayfa 13 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Gözümün açılması yeni yeni esinler veriyordu bana. Evin içinde, ahırlarda deli gibi dolaşıyor, öğrendiğim gerçekleri başkalarına da anlatıyor, insanların bilgisizliğinden çılgına dönüyor, beyaz ışıkta yalnız beyazı görenlerden nefret ediyordum..."
📖 Sayfa 240 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Anladığım kadarıyla inanmak insan ruhunun bir parçasıdır. Yani yetenek gibi bir şeydir, bu ona doğuştan verilir"
📖 Sayfa 238 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Her bilim dalının, eczacılık biliminin bile amacı, yaşamdan yarar sağlamak, insanlar için bir kolaylık elde etmekten çok gerçeği bulmaktır."
📖 Sayfa 240 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov

Anlaşılmayan şeyler hep gizemli gözükür, insana korku verir.
📖 Sayfa 30 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Düşündükçe onu evden dışarıya İlyin'in kişiliğinin çekmediğini anladı. Onu dışarıya içindeki duygular, onu bekleyen duygular çağırıyordu. Yazlıkta gönül eğlendiren hanımefendi! Senin gibiler öylesine çok ki!
📖 Sayfa 76 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
(...)
Soluk soluğa yürüyor, yüzü utançtan yanıyor, adım atışlarını hissetmiyor, ama onu ileriye iten şeyin utançtan da, mantıktan da, korkudan da baskın olduğunu anlıyordu.
Yüzünde, gözlerinde uzak mutluluğun tatlı önsezisi donup kalmıştır sanki.
📖 Sayfa 198 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Yavrucuğum, her şey yaşamasını bilmeye bağlı."
📖 Sayfa 128 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Titriyor, konuşurken kekeliyor, ağlıyordu. Yalanla böyle kabaca yüz yüze gelmesi ilk acı olaydı onun için. Tatlı armutların, böreklerin, pahalı saatlerin dışında, çocuk dilinde adı olmayan birçok başka şeyin bu dünyada var olduğunu nereden bilecekti?
📖 Sayfa 137 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Kadın onun niçin kızıp içerlediğini anlamamakla birlikte yüzünün solgunluğu yüreğine dokundu. Okşayıcı bir sesle, "Gücenmeyin, ne olur," dedi. "Eskisi gibi dost kalalım. Anlaştık mı? İşte, elimi uzatıyorum."
📖 Sayfa 63 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
İlyin bu küçük, yumuşacık eli avuçlarının içine aldı, ağır ağır dudaklarına götürerek, "Ben lise öğrencisi değilim," dedi. "Sevdiğim bir kadının dostluğu beni hiç ilgilendirmiyor."
Ancak sevilen bir kadının seven erkek karşısındaki üstünlük duygusu kapladı ansızın yüreğini. Bu kocaman kara sakallı, yüzü erkek öfkesiyle titreyen, iriyarı, güçlü, zeki, kültürlü, söylendiğine göre çok yetenekli adamın kuzu kuzu yanına oturarak başını önüne eğmesi hoşuna gitmişti.
📖 Sayfa 64 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Kasabada herkes uykuda. Bir tek kasaba eczanesinin sahibi Çernomordik’in genç karısı uyumamış. Üç kere uyumak için yatağa girmiş, üçünde de uyku tutmamış. Pencereyi açmış, sırtında yalnızca bir gömlek, dışarıyı seyrediyor. Nedense canı sıkkın, sıcaktan bunalmış, içinde bir hüzün var. İnsana ağlamak arzusu veren, nedeni belirsiz bir hüzün bu. Kadın gerçekten ağlamak istiyor ama bir yumru gelip gelip boğazına düğümleniyor.
Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Peki, söyler misiniz, bunca ünlü yazar, bilim adamı, genelde bütün akıllı insanlar yaşlanınca niçin Tanrı'ya inanmaya başlıyorlar?"
📖 Sayfa 238 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Hanımefendiciğim, bir insan gençliğinde inanmıyorsa, ne denli ünlü bir yazar olursa olsun, yaşlılığında da inanmaz."
"Biz diyoruz ekmek tahtası, o anlıyor bayram haftası."
📖 Sayfa 328 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Her felaketin sonu mutlulukla biter.
📖 Sayfa 25 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Ruhum hep bir şeylerin eksikliğini duydu, umut ederken bile acı çektim.
📖 Sayfa 242 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Ne hoş değil mi ? Sırtına bir pelerin geçirince kendini dünyanın en akıllı adamı sanıyor!
📖 Sayfa 7 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Eczacı hırıltılı sesler çıkararak, esneyerek, uyuklaya uyuklaya, dizini tezgâha vura vura rafa uzanıyor, kavanozu alıyor
Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Bitkinsin, yorulmuşsun, yüreğini sıkıntı basmış... Buna da yaşamak mı denir?
📖 Sayfa 379 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Ah, ne gaddarmış insanlar.
Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
"Ah, şu kahrolası içi geçmişlik! İnsanın otuzunda da içi geçer mi?"
📖 Sayfa 338 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Geç kalmıştım. Neyse bu konuyu deşmeyelim. Canımı sıkıyor...
Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Kimler gelip geçmedi ki...
Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov

...mutluluk denge üzerine kurulur. Yani iki taraf da aynı biçimde... sevdikleri zaman...
📖 Sayfa 338 · Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Yazlığa gidince kırlara çıkacağım, bir fırtına
Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
kopacak, gök gürleyecek, yıldırım düşüp oracıkta canımı alacak. Böylece hepinizden kurtulacağım.
Ne gündüzüm rahat, ne gecem.
Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov
Sıkça Sorulan Sorular
Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3 kimin eseridir?
Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, Anton Çehov tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2000'de yayımlanmıştır. Türkçeye Mehmet Özgül çevirmiştir.
Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3 kaç sayfadır?
Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3, 336 sayfadır (Everest Yayınları baskısı).
Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3'in en ünlü sözü nedir?
“Sözlerin anlamı ne denli güzel ve derin olursa olsun, çoğu zaman mutlu insanları da etkilemez, mutsuzları da. Bunların etkisini ancak konunun dışındakiler, kayıtsızlar duyabilir. Çünkü mutluluğun ya da üzüntünün asıl anlamı suskunluktur. Âşık olanlar birbirlerini en çok sessiz durduklarında anlarlar. Mezar başında söylenen sıcak, coşkun sözler yalnızca yabancıları etkiler; bunlar ölünün karısı ile çocuklarına hem soğuk hem de önemsiz gelir.”