
Ahmet Özgür Türen'in Atatürk Ülkesine Sığınanlar adlı kitabı, tarih konusunda dikkat çekici bir bakış sunar. İlk kez 2019'da yayımlanmıştır. Atatürk Ülkesine Sığınanlar adlı eserin okurlar tarafından en çok beğenilen satırları aşağıda.
Atatürk Ülkesine Sığınanlar'dan En Beğenilen Alıntılar
Arndt'ın öğrencisi olan Rauf Birol anılarını şöyle anlatıyor: "Bir gün sınıfa ağlayarak girdi ve bugün ders yapamayacağım çünkü Atatürk ölmüş: Almanya'da bile bu kadar büyük bir insan ölmedi dedi. Hepimiz ağlamaya başladık.
📖 Sayfa 110 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
"Führer Hitler çoban, gerisi sürü... Führer Hitler yürü deyince yürüyen, dur deyince duran, asasını kaldırınca itirazsız ölüme bile giden, şartlanmış, beyinleri milliyetçilik ile yıkanmış, gözleri ırkçı bir kinle köreltilmiş, birbirinin kopyası haline getirilmiş insan yığınları..."
📖 Sayfa 15 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
"Atatürk'ün bedenen ölmesi, bütün halkı, bütün tabaka ve çevreleri sarstı. Gerçekten de bütün Türklerin babası ölmüştü, Atatürk'ün naaşını içeren lahdin önünden son saygı görevini yerine getirmek amacıyla geçen insan kalabalığı öylesine muazzamdı... İstanbul bir sel gibi akmış gelmiş ve ağlayan bir duvar oluşturmuştu. 1938 yılının o Kasım günündeki gibi içten bir halk yasını ne daha önce yaşamıştım ne de daha sonra bir daha böyle bir şeye tanık oldum."
📖 Sayfa 110 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Ernst Hirsch
"Radarın mucidi ve aynı zamanda nanoteknolojinin de babası olarak bilinen Von Hippel.
📖 Sayfa 9 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Nobel Kimya Ödülü'ne aday Fritz Arndt.
İzafiyet teorisini ilk doğrulayan Finlay Freundlich.
Dünya çapında otorite matematikçi Von Mises.
Manyas Kuş Cenneti'ni bulan zoolog Curt Kosswig. Ve daha niceleri...
Hocalar öğrencilere araştırma yöntemini ve bilimsel etiği öğretmedikleri gibi, sadece ders anlatmakla yetinmektelerdir. Bu da öğrencilerin yetersiz kalmasına neden olmaktadır. Halbuki hocanın öğrenciler için görevi onlara gerekli desteği sağlayarak kendi başlarına bilimsel aktivite veya araştırmaları yapacak konuma getirmektir.
📖 Sayfa 40 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
''Bu Alman profesörlerin Türkiye'de gerçekleştirdikleri esas hizmet onların yazdıkları ders kitapları, makaleler, bilirkişi raporları, kanun taslakları vb. gibi çalışmalardan çok, bir Türk profesörler elitinin yetiştirilmesinde yatar.''
Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Bunun ötesinde, kimya sözlüğüne birçok Türkçe terim de kazandırmıştı. Hükümet tarafından, resmi Terim Komisyonu’na davet edilmişti. Çözücü, Çözelti, Çözünme, Çözünen, Tartı, Değerlik, Anıklamak, Seyreltik, Çökelti sözcüklerini Türkçeye kazandıranın Prof. Arndt’tır.
Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Türkiye’ye sığınan meşhur bakteriyolog Hugo Braun savaş sonrası Almanya’ya çağrıldığı zaman söylediği şu sözler aslında durumu niteler: “Öyle bir dönemde, yani denizlerin dibinin bile bizi kabul etmediği bir zamanda bize kucak açan, bağrına basan Türkiye’ye bu vefasızlığı yapamayız.”
Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Türkiye’ye sığınan meşhur bakteriyolog Hugo Braun savaş sonrası Almanya’ya çağrıldığı zaman şu sözleri söyler; “ öyle bir dönemde, yani denizlerin dibinin dahi bizi kabul etmediği bir zamanda bize kucak açan, bağrına basan Türkiye’ye bu vefasızlığı yapamayız.”
Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
"Arkadaşları toplama kamplarında ölürken veya işkence görürken, Atatürk Türkiyesi'nde başbakandan dahi fazla maaş alarak Einstein'ın teorisine dayanak sağlayan gözlemler üzerine çalışma imkânı bulan Finlay Freundlich, bir süre sonra ülkemizden ayrılmış ve vefat ettiği 1964 yılına kadar bu alandaki çalışmalarına devam etmiştir. Bize de bilimi bir ucundan destekleyebilmiş bir liderin gururu kalmıştır."
📖 Sayfa 83 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
"Yurdumdan atılmış olmanın acı şaşkınlığına uğradığım günlerde bütün dünya kapılarını kapattığında yalnız ve yalnız Türkiye kollarını açarak bağrına bastı. Burası artık benim vatanımdır. Ayrılıp, nimetlerine küfranda bulunamam. Burada kalacak ve bu kutlu topraklara karışacağım."
📖 Sayfa 108 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Önemli antlaşmaların zeminini önce bilimadamları hazırlar, daha sonra diplomatlar tarafından imzalanır!
📖 Sayfa 92 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Tüm Avrupa, Hitler'in korkusundan bu duruma seyirci kalırken, başka ülkelere kaçmak isteyen Nobel Ödüllü Yahudi bilimadamlarını denizlerin dibi dahi kabul etmiyordu.
Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Ama onlara bir ülke kucak açacaktı. O da Türkiye.
Almanların deyimiyle: "Atatürk Ülkesi..."
"1935 senesinde Atatürk, ..... Hitler hakkında ne düşündüğümü sordu. Ben de kendisinin seçimlerle iktidara geldiğini filan söylemeye başlayınca beni susturdu ve devam etti: Bakın Herr Profesör, dünya tarihi, Hitler gibi kendisini bütün tarihlerin en güçlü devlet adamı ve komutanı sanan megalomanlarla doludur. O da göreceksiniz kendi ülkesini ve de dünyayı büyük bir felakete sürükleyecektir. Ve tarih de onu öyle anacaktır. Devlet adamı deneyimi olmayanlara devlet idaresini teslim etmek büyük hatadır."
📖 Sayfa 112 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
"Çünkü Atatürk Türkiyesi bilir ki eğitim en büyük yatırımdır."
📖 Sayfa 98 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
" Albert Einstein Almanya'dan ayrılırken eşi Elsa'ya şu ifadeyi söylemiştir: "Dreh dich um. Du siehst nie wieder" yani "Arkanı dön, bir daha asla görmeyeceksin." Albert Einstein Almanya'dan ayrılırken durum oldukça kötüdür ve daha da kötüye gidecektir."
📖 Sayfa 65 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Schwartz'ın, Hitler'in kendi ülkesindeki faşist politikalarının tüm dünya tarafından endişeyle izlendiği bir dönemde Atatürk ülkesi hakkında "Batı'nın pisliğinin bulaşamadığı harika bir ülke keşfediyorum." diye yazmıştır.
📖 Sayfa 99 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Hitler iktidara geldiğinde kimse Hitler'in Kavgam adlı kitabında açık açık yazdıklarını yapabileceğine ve siyasal hedeflerine ulaşabileceğine inanmıyordu.
📖 Sayfa 14 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
"Arkanı dön, bir daha asla görmeyeceksin." (Albert Einstein)
📖 Sayfa 65 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen

1940’ta Dobretsberger, Journal d’Orient’e verdiği bir mülakatta şunları söylemiştir: “Biz burada tamamen Türkleştik. Yeni bir anavatan bulduk. Bir kez daha askerlik yapmam icap etse, bunu Türk ordusunda yapardım.” Bu beyanından dolayı kendisi, karısı ve kızı Alman vatandaşlığından çıkartıldılar.
Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
"Bizi layık olduğumuz seviyeye çıkartmakta herhangi bir yabancı âlim muktedir olmayacaktır. Düştüğümüz uçurumdan bizi kurtaracak, âlemin en yüksek tabakalı sahasına çıkaracak, yine bu uçurumdan çıkıp yükselmesini bilenler olacaktır."
📖 Sayfa 49 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
-Mustafa Kemal Atatürk
Atatürk’ün ölümünden sonra katafalkının tasarımını Bruno Taut yapmış ve bunun karşılığında para almayı reddetmiştir.
Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Bruno Taut’un en önemli yapıtlarından biri de Ankara’da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi binasıdır.
"Bakın Herr Profesör, dünya tarihi, kendisini bütün tarihlerin en güçlü devlet adamı ve komutanı sanan megalomanlarla doludur. O da göreceksiniz kendi ülkesini ve de dünyayı büyük bir felakete sürükleyecektir. Ve tarih de onu öyle anacaktır. Devlet adamı deneyimi olmayanlara devlet idaresini teslim etmek büyük hatadır."
📖 Sayfa 112 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Mustafa Kemal Atatürk
Bazı kimselerin hoşuna gitmese de gerçek tektir. Atatürk Türkiyesi, Yahudi bilim insanlarına bütün Avrupa ülkelerinin sırt çevirdiği ortamda kapılarını açmıştır.
Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Rudolf Nissen, sadece İstanbul’daki kliniğinde çalışmakla yetinmiyor, Anadolu kentleri ve köylerine de gidiyor, oralarda çoğunlukla para almadan ameliyatlar yapıyor, tıbbi personel eğitiyordu. Otuzlu yıllarda pek çok kişinin bir minnettarlık nişanesi olarak çocuklarına “Nissen” göbek adını vermesi, dikkat çekicidir.
Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Biz Türkler, özellikle Türk inkılabını yapmış olanlar bilmelidirler ki, bizi layık olduğumuz seviyeye çıkarmaya bir yabancı uzman dahi bile olsa muktedir değildir. Düştüğümüz uçurumdan bizi kurtaracak âlemin en yüksek düzeyine çıkaracak olan, yine o bu uçurumdan çıkıp yükselmesini bilenler olacaktır. Bunu gerçekleştirecek olanlar elbette bilim dünyasında kendini kabul ettirmiş her adamın tespitlerinden görüş ve düşüncelerinden yararlanacaklardır.
📖 Sayfa 40 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
"Biz, o zaman İstanbul'a gelen değerli profesörlerden daha çok yararlanabilirdik. Ama yapamadık. Örneğin Von Mises'le beraber çalışmak yerine, onunla aynı düzeyde olduğumuzu gösterme çabası içine girdik, iyi bir işbirliği yapamadık. Oysa örneğin Polonyalılar, Fransızlarla işbirliği yaparak Polonya'da fonksiyonel analiz konusunda özgün bir ekol kurdular. Biz de belirli bir alanda öncü olarak ortaya çıkabilirdik, bu fırsatı kaçırdık.'
📖 Sayfa 80 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
'' Aramamız gereken şey, eski gelenek ile modern uygarlık arasındaki sentezdir. ''
Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
“ Söz konusu bilim adamlarına başbakandan bile fazla maaş verilmiştir. Bilim adamlarına 500-800 lira arasında maaş verilirken milletvekili maaşı 400 liradır. Bununla da kalınmaz ve her milletvekilinin maaşından 200 lira kesilerek bu bilim adamlarının maaşları ödenir. Çünkü Atatürk Türkiyesi bilir ki eğitim en büyük yatırımdır. Bir Türk profesörün maaşı o yıllarda 150 liradır. “
📖 Sayfa 98 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Çünkü Atatürk Türkiye'si bilir ki eğitim en büyük yatırımdır.
📖 Sayfa 98 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Ernest Hirsch’in Türk vatandaşlığına başvurusu kabul edilince, ‘sevindiniz mi’ diye soranlara; “sevinmek ne kelime, çok mutluydum ve Atatürk’ün ünlü cümlesi “Ne Mutlu Türk’üm diyene” sözleri döküldü dudaklarımdan” der.
📖 Sayfa 109 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Radarın mucidi ve aynı zamanda nanoteknolojinin de babası olarak bilinen Von Hippel, hatıralarında Türkiye'ye gelme noktasında karar vermesinde etkili olan düşünceyi şöyle anlatır: "Belki Atatürk'ün arkadaşı olacağım diye içimden gizlice seviniyordum. Onunla beyaz atlara binip dolaşmanın hayalini kuruyordum."
📖 Sayfa 109 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Yine ülkemize sığınan bilimadamlarından radarın mucidi Arthur Von Hippel'de nanoteknolojinin kurucusudur. Ne yazık ki bu bilimadamı da ülkemizdeki kısır tartışmalar ve iç çekişmeler yüzünden yeterince değerlendirilememiştir. Geliştirdiği radarlar İkinci Dünya Savaşı'nda kullanılan Von Hippel'e ABD Başkanı Truman tarafından özel takdir belgesi verilmiştir ve malzeme bilimi ve mühendisliği alanında yeni buluşlara imza atan bilimadamlarına 1976'dan beri verilen Von Hippel Madalyası bu alandaki en saygın ödüllerdendir."
📖 Sayfa 80 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Diğer bütün alanlarda olduğu gibi eğitim alaninda da geri kaldığını kabul eden Osmanlı Devleti, Abdulmecit döneminde ilk yüksekokul açma girişimlerine başladı.
Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Türkiye’de ilk kornea nakli Igersheimer tarafından yapılır ve Türkiye’de bulunduğu yıllarda 34 kornea nakli yapar.
📖 Sayfa 86 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Hitler’den kaçan bilimadamlarının ülkemize gelmesiyle 1930’lu yıllarda İstanbul Üniversitesi dünyanın en iyi üniversiteleri arasına girdi.
📖 Sayfa 75 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
“Biz burada tamamen Türkleştik. Yeni bir anavatan bulduk. Bir kez daha askerlik yapmam icap etse, bunu Türk ordusunda yapardım” 1940 yılında bu sözleri Dobretsberger’in ve ailesinin Alman vatandaşlığından çıkaralamasına sebep olmuştur.
📖 Sayfa 109 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Finlay Freundlich’ın yardımcısı Gleissberg, durumu şöyle özetlemektedir:
Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
“Astronomi eğitimi ve araştırması için İstanbul Üniversitesi’nde başlangıçta bütün malzeme eksikti. Cihazlar ve gözlem araçları bir yana, ne bir astronomi enstitüsü ne de herhangi bir astronomi literatürü mevcuttu. Ancak bütün bu eksiklikler, üniversitenin Türk hükümetinden gördüğü cömert teşvikler sayesinde giderildi.”

Kendilerine ve ailelerine devlet güvencesi altında yaşama imkanı verilen göçmen bilim insanları, Türk profesörlerdan 4-5 kat daha fazla maaş almışlardır. Hatta devlet, maaşları ödeyebilmek için o dönemde 400 lira olan milletvekili maaşlarından 200’er lira kesinti yapmış ve yabancı profesörlere vermiştir.
📖 Sayfa 58 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
"... Türk gökbilimci Takiyuddin'in 16. yüzyılda kurmuş olduğu, ama "meleklerin bacaklarını gözlemlediği gerekçesiyle" yıkılan gözlemevi....
📖 Sayfa 83 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
"Bizi layık olduğumuz seviyeye çıkartmakta herhangi bir yabancı âlim muktedir olmayacaktır. Düştüğümüz uçurumdan bizi kurtaracak, âlemin en yüksek tabakalı sahasına çıkaracak, yine bu uçurumdan çıkıp yükselmesini bilenler olacaktır."
📖 Sayfa 49 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Bazı kimselerin hoşuna gitmese de gerçek tektir: Atatürk Türkiyesi, Yahudi bilimadamlarına bütün Avrupa ülkelerinin sırt çevirdiği ortamda kapılarını açmıştır.
📖 Sayfa 74 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
1924 yılında Darülfünun bahçesinde fotoğraf çektirmek isteyen bir grup öğrenciye hocaları fotoğraf çektirmenin günah olduğunu söylemişlerdir.
📖 Sayfa 31 · Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Adının Istanbul Üniversitesi olduğu ve Atatürk'ün Üniversite Reformu uyguladığı tarihe kadar Darülfünun, üstün başarı gösterememiş ve hedeflerine ulaşamamıştır. Tevhid-i Tedrisat Kanunu'yla tamamen özgürleşen Darülfünun, Atatürk'ün yarattığı özgür eğitim ortamında kendini gösterebilmiştir.
Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen
Sıkça Sorulan Sorular
Atatürk Ülkesine Sığınanlar kimin eseridir?
Atatürk Ülkesine Sığınanlar, Ahmet Özgür Türen tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2019'da yayımlanmıştır.
Atatürk Ülkesine Sığınanlar kaç sayfadır?
Atatürk Ülkesine Sığınanlar, 136 sayfadır (Destek Yayınları baskısı).
Atatürk Ülkesine Sığınanlar'ın en ünlü sözü nedir?
“Arndt'ın öğrencisi olan Rauf Birol anılarını şöyle anlatıyor: "Bir gün sınıfa ağlayarak girdi ve bugün ders yapamayacağım çünkü Atatürk ölmüş: Almanya'da bile bu kadar büyük bir insan ölmedi dedi. Hepimiz ağlamaya başladık.”