
Çağan Irmak sözleri, okurların en çok paylaştığı alıntılar arasında yer alır. Bu sayfada 100 söz, alındığı eserle birlikte derlendi.
En Beğenilen Çağan Irmak Sözleri
en çok bağıranın en haklı sayıldığı köyde, haykırışı en yüksek olanın dediği olacaktı.
📖 Sayfa 24 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Yanıma gelenlere evvela tek bir şey söyleyebilseydim "Lütfen beni incitmeyin" derdim.
📖 Sayfa 98 · Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
“Her yokluğun bir rahatı vardır,"
📖 Sayfa 11 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Dünya bu akşam ayık kafayla hiç çekilmiyordu.
📖 Sayfa 54 · Ayrılış, Çağan Irmak
“Türkiye’yi sevmeyi anlat birilerine, birileri bunu hep yanlış anladı çünkü…”
Çemberimde Gül Oya Diyalogları, Çağan Irmak
Oysa şu dünyada aşık olduğu birinin elini tutamayan el elden, aşkın ateşiyle yanmamış bir kalp kalpten sayılır mıydı ki? Aşksız geçen bir ömür ömürden...
Ayrılış, Çağan Irmak
yüreğim yangın yeri biliyo musun? Gözü arkada kalmak böyle bi' şey galiba...
Babam ve Oğlum, Çağan Irmak
Bir şeyleri unutmak onları affetmek ile mümkün.
📖 Sayfa 111 · Ayrılış, Çağan Irmak
gidecem diyen adamın önünde dağ olsa durmaz..
Babam ve Oğlum, Çağan Irmak
Cahilliğin öğrettiği tek şey daha da katranlısından cahilliktir
Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
Oysa şu dünyada, âşık olduğu birinin elini tutamayan el, elden; aşkın ateşiyle yanmamış bir kalp, kalpten sayılır mıydı ki? Aşksız geçen bir ömür, ömürden…
Ayrılış, Çağan Irmak
Zaten hikayeler bunun için vardı. Hayata tutunabilmek için.
📖 Sayfa 36 · Ayrılış, Çağan Irmak
Alttakiler üsttekinin tek olma halinden şikayet ediyorlarsa kafalarını kullanıp üsttekinin emrine itaat etmeyeceklerdi. İşte o kadar. Ama bunun için de akıl ve cesaret gerekirdi.
📖 Sayfa 77 · Ayrılış, Çağan Irmak
Korkma, evlatlar babalarını hep hatırlamak istedikleri gibi hatırlarlar.
Babam ve Oğlum, Çağan Irmak
Kötülüğün insanın neresinde gizlendiğini, ne vakit gelip oraya yerleştiğini, en başından beri mi orada durduğunu bilememiş, bunun adaletsiz, kalleş bir imtihan olduğuna kanaat getirmişti.
Ayrılış, Çağan Irmak
Ressam yalan söyleyebilir ama fotoğraf yalan söylemez.
📖 Sayfa 59 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Dünya bir cenk meydanı idi. Öyle gelmiş, öyle gidecekti.
📖 Sayfa 76 · Ayrılış, Çağan Irmak
Elimi neye attıysam kurudu.
Babam ve Oğlum, Çağan Irmak
Bir ara unutmayayım da şu akılsız başımı duvara vurayım, lüzumsuz izzetinefsimin de iki yakasını tutup yerlere çalayım.
📖 Sayfa 42 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak

Kendi kendine konuşmayı sevdi. Zira konuşmaya değer bulduğu tek kişi yine kendisiydi.
📖 Sayfa 124 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Oysa şu dünyada aşık olduğu birinin elini tutamayan el elden, aşkın ateşiyle yanmamış bir kalp kalpten sayılır mıydı ki?
📖 Sayfa 30 · Ayrılış, Çağan Irmak
“Ne çok özlem, ne çok hüzün, ne çok sevinç birikmiş meğer… Ama hepsi aynı kapıya çıkıyor sonunda. İnsan dediğin sevdiğini yanında istiyor işte. Sevdiği herkesi… Mesele bu.”
Çemberimde Gül Oya Diyalogları, Çağan Irmak
Muhabbetin yalanını sessizliğin ağır hakikatine tercih ederdi.
📖 Sayfa 17 · Ayrılış, Çağan Irmak
…. mevtanın gözlerini kapatıp ruhuna okuduğu Fatiha ile kaderlerini bekleyen ikizleri can bulup , canını aldıkları bedenden çıkarmıştı.
📖 Sayfa 22 · Ayrılış, Çağan Irmak
Onun hayatında yutkunamadığı bir yumru olacağım için de kendimden nefret ediyorum.
Babam ve Oğlum, Çağan Irmak
Göz dediğin doymazdı, istediğini alana kadar durmazdı.
📖 Sayfa 14 · Ayrılış, Çağan Irmak
Affedilmek ne güzel bir kelamdı, yahut ne büyük bir aldanıştı.
Ayrılış, Çağan Irmak
Hakikati bilsem, dümdüz seni suçlayabilsem, belki yaşamak benim için daha kolay olacaktı. Ama işte bilmemek vardı. Öğrenememek. Mutsuz sonu anlatan bir cümleye, acıtsa da noktayı koymak ve yürüyüp gitmek daha kolaydı belki ama sen hep virgülleri verdin bana.
📖 Sayfa 124 · Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
Bakıştılar. Hem birbirlerinin gözlerinde kayboldular hem o gözlerde yine birbirlerini buldular.
📖 Sayfa 80 · Ayrılış, Çağan Irmak
-Baba ben yine hayal mi görüyorum ?
Babam ve Oğlum, Çağan Irmak
-Öyle olsa bile ne farkeder, Böylesi daha iyi değil mi?
İlk kez ne hissetmem gerektiğini ben söyleyecektim kendime. Bir başkası değil.
Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
Şu kafasından geçenle dilinden dökülenin ayarını bir türlü tutturamıyordu ki zaten.
📖 Sayfa 100 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
İnsanlar büyüdükçe hayalleri küçülür mü?
Babam ve Oğlum, Çağan Irmak
Fikrimce gece olunca gelip öldürür bizi. İyicene el ayak çekilince.... Öfff hemen de koyuver figanı. Ağlama be. Sus! Latife yapmaya da gelmiyor sana. Ulan kafasız elli kere dedim. Ulak o ulak. Geçecek tabii geçmesin mi? Zırlama karı gibi.”
Ayrılış, Çağan Irmak
“Tamam. Sustum.
Şu dünyada aşık olduğu birininin elini tutamayan el elden,
Ayrılış, Çağan Irmak
Aşkın ateşi ile yanmamış bir kalp kalpten sayılırmıydı ki!
Aşksız geçen bir ömür ömürden..
Hiç bilir misin bu duyguyu?
Babam ve Oğlum, Çağan Irmak
Hayat devam edecek birileri yeni kitaplar yazacak okuyamayacaksın, yeni filmler çekilecek izleyemeyeceksin, sevdiğin bir şarkıyı bir daha dinlemek isterken dinleyemeyeceksin. Bunlar kolay alışır insan; ama onu büyürken izleyememek, yanında olamamak, ilk kız arkadaşını göremeyecek olmak...
Ona bir oda ver baba, bir evi olsun, ama zaman zaman da çıkıp gidebileceği bir ev. Ona söylemek istediğim o kadar çok şey var ki. Sen söyle ona baba… Ona de ki...
insanların isimlerinin, kaderlerine hükmettiğine inananlardandı.
📖 Sayfa 76 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Zannederim ki insan evladının en talihsiz macerası budur. Kati surette öleceğini bildiği halde, aksini hiç görmediği halde, ölmeyeceğine inanmak.
📖 Sayfa 105 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak

Sonra bakıştılar. Senelerdir birbirine hasret iki sevgili gibi. Uzun uzun bakıştılar. Birbirini asırlardır tanıyan iki yaren gibi.
Ayrılış, Çağan Irmak
İyilik hep birlikte yapılabilirdi çünkü zekâya ihtiyaç duymayan tek şeydi.
Ayrılış, Çağan Irmak
“Aşk kendini var etmek için, sahibi olduğu, kölesi ettiği kula, ne yapması gerektiğini fısıldar, sonra koyduğu kurala kendi uymaz, serkeşliği, asiliğiyle deli eylerdi kişiyi."
📖 Sayfa 95 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Bana gittin diyosun baba ama ben gitmedim, gidemedim, kalamadım evim nerde bilemedim; çünkü aklımın bir tarafında bir köşesinde hep sen vardın, seninle bu... bu olmamışlık, bu küslük... insanın dönebileceği bir evinin olmaması ne demek biliyo musun ?
Babam ve Oğlum, Çağan Irmak
Affettim tabi ya. Affetmez mi insan?
Babam ve Oğlum, Çağan Irmak
Hiç bilir misin bu duyguyu?
Babam ve Oğlum, Çağan Irmak
Hayat devam edecek birileri yeni kitaplar yazacak okuyamayacaksın, yeni filmler çekilecek izleyemeyeceksin, sevdiğin bir şarkıyı bir daha dinlemek isterken dinleyemeyeceksin...
"Bağışlama kapısını açmak zor olsa da, bir kere açtıktan sonra içeri girmek kolaydır. Şu dünyada kalan zamanını da kolaylaştırır."
Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
Yaşamak dediğin öyle kolay ve gamsızca sürülebilecek bir tarla değildi. Oturduğu toprağın dikeni, arada kıçına batmalıydı insanın, ki insan yaşadığını hissetsindi.
📖 Sayfa 125 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
O bedende esir kalırken de ilk kez hürriyeti tattı. Hürriyet denen şeyin, esaretin kardeşi olduğunu ve ikisinin bir olup da iki insanı dünyanın en mutlu ''bir''i yapacağını o gece öğrendi.
Ayrılış, Çağan Irmak
Aşıklar birbirlerine ait olamayınca başka hiçbir yere de ait olamıyorlar galiba...
Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
En çok seni severim ben. Seni, senin sesini. Ondandır senin kenarını yurt tutmuşluğum. Ondandır bu durmuşluğum, bu susmuşluğum.
📖 Sayfa 29 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Mutsuz sonu anlatan bir cümleye, acıtsa da noktayı koymak ve yürüyüp gitmek daha kolaydı belki ama sen hep virgülleri verdin bana.
Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
“Bana gittin diyosun baba ama ben gitmedim, gidemedim, kalamadım evim nerde bilemedim; çünkü aklımın bir tarafında bir köşesinde hep sen vardın. Bu olmamışlık, bu küslük… İnsanın dönebileceği bir evinin olmaması ne demek biliyor musun baba?"
Babam ve Oğlum, Çağan Irmak
Bazen aklının ermediğini, dilinin söyleyemediğini zaman söyler.
📖 Sayfa 119 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Baturgan şaşkın baktı önce. Rüyada gibiydi. Abisinden hiç görmediği bu iyilik ya da onun iyilik sandığı şey onu gülümsetti. İkisi de saçlarından sular süzülürken birbirlerinin haline güldüler
Ayrılış, Çağan Irmak
Gülümsedi. O zaten yaşarken bile mevta ismini hak edenlerdendi.
📖 Sayfa 124 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Kaderinizde var olanı yaşayıp yaşamamak sizlerin elinde. Medeniyetin boynuna bir kement geçirip onu zapt etmek de var, boynuna kement geçirilen olmak da. Medeniyetin zapturaptına girip, onun kölesi olup yok olmak da...
📖 Sayfa 39 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Belki korkmak da gülmek, eğlenmek gibi, su gibi, ekmek gibi bir ihtiyaçtır. Belki insanların buna da ihtiyacı vardır da kerameti kendinden menkul bu efsaneleri yaratırlar. Kim bilir?
📖 Sayfa 85 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
"Baba! Yüreğim yangın yeri gibi biliyor musun? Gözü arkada kalmak böyle bir şey galiba..."
Babam ve Oğlum, Çağan Irmak

Boş bulunup da kardeşinin susmasını istediğinde gelen sessizlik herkesin aksine yalnızlığı değil ikiliğini hatırlatırdı Batuhan'a. O ise yalnızlığa hasretti. Sessizlik kafasındaki seslerin hücumu olur, ikiliğini daha da kafasına vurur, etini daha da ağırlaştırırdı. Batuhan muhabbetin yalanını sessizliğin ağır hakikatine tercih ederdi.
📖 Sayfa 17 · Ayrılış, Çağan Irmak
Hatta bir Ramazan Bayramı’nda Şayeste ile bir olup kurduğu hayal perdesinde, onlara oynattığı Karagöz ile yetinmeyip, hokkabazın birini bulup eve getirmişliği bile vardı. Hokkabazın gözlerini bağlarsa onun nümayişini bozacağını bilen Melek “Ev sahiplerim ehli namus kadınlardır. Görünmek istemezler” deyip ikizlerin olduğu odanın kapısına iki delik delmiş, oradan izletmişti adamın maskaralıklarını.
Ayrılış, Çağan Irmak
Nefret, yanmamayı bilene ateşten bir zırh, ona dokunmayı bilene, kılıçtan keskin bir demir olurdu. Mesele yanmadan dokunmayı bilmekti nefrete. İşte o zaman nefret güçlü hissettiren tek şey olurdu.
📖 Sayfa 95 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
“Affedilmek.” Ne güzel kelamdı.
📖 Sayfa 117 · Ayrılış, Çağan Irmak
Yahut ne büyük bir aldanıştı.
Şu dünyada âşık olduğu birinin elini tutamayan el elden, aşkın ateşiyle yanmamış bir kalp kalpten sayılır mıydı ki? Aşksız geçen bir ömür ömürden...
Ayrılış, Çağan Irmak
Birinin haklılığı, öbürünün haksızlığının sebebi ise, bu mesele hayatın çetin bir kördüğümü olup çıkıyordu. Kime hakkını vereceğini bilemeyenin hakkı ne olacaktı peki?
Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
Melek hiçbir yere gidemeyenlerin rüyalarında gittikleri yerlerin yürüyüp de gidebilenlerinkinden daha hakiki olduğunu anlatmıştı onlara. Çocukluklarında onları avutmak için rüyaların hakikatin kendisi olduğuna inanmalarını istemişti. Büyüdükçe tavsamış, sasılaşmış bir yalana tutunmak bile bazı sabahlar yine de tek eğlenceleri olmuştu.
📖 Sayfa 16 · Ayrılış, Çağan Irmak
Her ateş söner, her acı küllenirmiş derler. Sana olan bu muydu? Sen sana denilenlere, sana söylenenlere göre mi yaşamayı seçmiştin?
Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
Ben bilgiye, bilmeye açım.
📖 Sayfa 146 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
İki rüyasından biri mutlaka denize çıkardı,
Ayrılış, Çağan Irmak
"İnsan büyüdükçe hayalleri küçülür mü baba?"
Babam ve Oğlum, Çağan Irmak
Acaba başkalarının bize anlattıklarına mı inanıyoruz bir zaman sonra da kendimize yalan yanlış bir geçmiş yaratıyoruz? Başkalarının istediği bir geçmiş.
📖 Sayfa 97 · Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
Ben insanı insan gibi kabul ettim. Büyük manalar yüklemedim. Etten kandan olup da en nihayetinde çürüyecek, yok olacak bir varlığın neresi ulvi olabilir ki şu zeytin ağaçlarının yanında? Ben insanı insan gibi kabul ettim ve kötüydü insan. Bunu hep bildim.
📖 Sayfa 97 · Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
Ağaçlar yas tutarlar ama ölülerini taşıyamazlar. Gücendirme öbürlerini. Yeni fideler dik ki unutuşun kolları hepsini kucaklasın ve yaşamayı hatırlatsın. Unutma, biri hepsi için yaşar ve hepsi biri için ölebilir.
📖 Sayfa 58 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Sonra bakıştılar. Senelerdir birbirine hasret iki sevgili gibi. Uzun uzun bakıştılar. Birbirini asırlardır tanıyan iki yâren gibi. Söylencelerin âşık ile maşuku, masalların Leyla ile Mecnun'u gibi, aşkın kâinattaki bütün tarifleri, bütün kelamları gibi bakıştılar. Ezelden beri varlarmış da ebede kadar uzanacaklarmış gibi.
Ayrılış, Çağan Irmak
"Mühim olan, ölümü hayatın birinci sırasına yerleştirmemektir, onun üzerinden politika yapmamaktır, propaganda yapmamaktır. Bana ölüme düzdüğün övgüleri anlatma Vedat! Bana insanları nasıl yaşatacağını anlat. Nasıl mutlu, adil ve özgür yaşatacağını…"
Çemberimde Gül Oya Diyalogları, Çağan Irmak
Bağışlama kapısını açmak zor olsa da bir kere açıldıktan sonra içeri girmek kolaydır. Şu dünyada kalan zamanını da kolaylaştırır
📖 Sayfa 133 · Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
İnsanı, seni, beni var eden, mutlu eden tek şey arayıştır.
📖 Sayfa 223 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Bu nasıl bir dilemmaydı? Yaşamak dedikleri nasıl da kördüğüm olmuş bir yün yumağıydı...
📖 Sayfa 23 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak

İnsan büyüyünce hayalleri küçülür mü?
Babam ve Oğlum, Çağan Irmak
Savaş, zengine diş ağrısı, halka yürek yangınıydı.
📖 Sayfa 156 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Ama bu hikâye insanın korkaklığı ve aptallığı var oldukça, yaşanmış yahut yaşanacak hikayelerin ne ilki ne de sonuncusu idi.
📖 Sayfa 236 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Çocuğun biri içinden Pamuk Prenses’e küfretti. Hani öpünce uyanılıyordu?
Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
İnsanlar korkularına köle, cellatlarına âşık olmuştu.
📖 Sayfa 227 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Cehalet, büyük bir boşluk olarak girdiği her yeri kaplayıp her sesi duyulmaz kılıyor, rahatlatıyordu.
Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Batuhan ilk kez denizi gördü.
Ayrılış, Çağan Irmak
“Aman Ya Rabbi. Bu deniz dedikleri...”
Şaşkınlıktan, hayranlıktan tamamlayamadığı cümlesine Melek devam etti.
“Ya. Dedikleri kadar varmış değil mi?”
Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz.
Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
Hiç kimsenin şahit olmadığı, benim vuslat sandığım tesadüf, o başladığı gün bitmeliydi. Lanetmiş meğer, ben kavuşmak sandıydım.
Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
...gençliğim artık uzak bir hatıra bana.
📖 Sayfa 112 · Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
İnsan umutsuzca bir mutlu son istiyordu kendi için .
Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
Korku ne kadar büyükse imparatorluklar da o kadar ulu ve büyük kulelerle yükseliyordu bu korkunun üzerinde.
📖 Sayfa 31 · Artuçkule'nin Tepegöz'ü, Çağan Irmak
Bu koku dedikleri ne garip bir şey. Seni o an oturduğun yerden alıp, hatıraların kucağına atıveriyor.
📖 Sayfa 75 · Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
Yalan da olsa bir ümide tutunup yaşamak mı daha kolay yoksa acı hakikatle yüzleşip yola devam etmek mi ?
📖 Sayfa 117 · Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
İnsan evladının kendini kendi yarattığı kalabalığa kabul ettirebilmek için iki kişilik yalnızlıklara sığınması kendine benzer yavrular doğurup... doğurtup ölümü yenebileceğini düşünmesi ne acı, ne zavallı bir aldanıştır öyle değil mi?
📖 Sayfa 53 · Ayrılış, Çağan Irmak
İnsanlar büyüdükçe hayalleri küçülür mü baba ?
Babam ve Oğlum, Çağan Irmak
Ne çok özlem ne çok hüzün ne çok sevinç birikmiş meğer… Ama hepsi aynı kapıya çıkıyor sonunda. İnsan dediğin sevdiğini yanında istiyor işte. Mesele bu.
Çemberimde Gül Oya Diyalogları, Çağan Irmak
Konuşmak yalnız kalabilmenin tek yolu idi. Kendine konuşur, kendini anlatırdı o da.
📖 Sayfa 18 · Ayrılış, Çağan Irmak
"Bir şeyleri unutmak onları affetmek ile mümkün. Öyle değil?"
📖 Sayfa 111 · Ayrılış, Çağan Irmak

Susmak çözüm değil diyenler doğru demişlerdi de konuşmadan evvelki suskunluğun kıymetini unutmuşlardı.
📖 Sayfa 54 · Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
Bilirim gücendirmek istemezsin sen. Sormaman lazım gelen şeyi sormazsın. Öbürlerine benzemezsin sen. İnsan adamsın.
📖 Sayfa 23 · Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
Ben seninle başlamak isterdim yazdıklarıma. Bu sayfayı bir önsöz olarak düşün lütfen. Hani romanların başında olur ya.
Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
Ulan ben düştüğüm yerden bir avuç toprakla kalkarım be...
Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak
“Siz kimseyi sevdiniz mi bu hayatta? Hadi insandan geçtim. Dağı, taşı, hayvanı, şu denizi, herhangi bir şeyi... toz zerresi kadar sevdiniz mi acaba? Siz ne anlarsınız ki sevmekten?” dedim.
Gözümden Deliler Taştı, Çağan Irmak